AĞAÇ ĠġLERĠ ENDÜSTRĠSĠNDE Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ ĠLE ĠLGĠLĠ MEVCUT DURUMUN BELĠRLENMESĠ: MOBĠLYA SEKTÖRÜ ÖRNEĞĠ
A COMPREHENSIVE OVERVIEW OF THE
OCCUPATIONAL HEALTH AND SAFETY IN WOOD PRODUCTS INDUSTRY: CASE STUDY FOR FURNITURE
SECTOR
KIVANÇ YILMAZ
PROF.DR. ĠLKER USTA Tez DanıĢmanı
Hacettepe Üniversitesi
Lisansüstü Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinin Ağaç ĠĢleri Endüstri Mühendisliği Anabilim Dalı Ġçin Öngördüğü
YÜKSEK LĠSANS TEZĠ Olarak HazırlanmıĢtır.
2015
KIVANÇ YILMAZ’ın hazırladığı “Ağaç ĠĢleri Endüstrisinde ĠĢ Sağlığı Ve Güvenliği Ġle Ġlgili Mevcut Durumun Belirlenmesi: Mobilya Sektörü Örneği”
adlı bu çalıĢma aĢağıdaki jüri tarafından AĞAÇ ĠġLERĠ ENDÜSTRĠ MÜHENDĠSLĠĞĠ ANABĠLĠM DALI‘nda YÜKSEK LĠSANS TEZĠ olarak kabul edilmiĢtir.
Prof. Dr. Musa ATAR
BaĢkan ………...
Prof. Dr. Ġlker USTA
DanıĢman ……….
Doç. Dr. Mehmet ALTINÖZ
Üye ……….
Bu tez Hacettepe Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü tarafından YÜKSEK LĠSANS TEZĠ olarak onaylanmıĢtır.
Prof. Dr. Fatma SEVĠN DÜZ Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü
ETĠK
Hacettepe Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, tez yazım kurallarına uygun olarak hazırladığım bu tez çalıĢmasında,
tez içindeki bütün bilgi ve belgeleri akademik kurallar çerçevesinde elde ettiğimi,
görsel, iĢitsel ve yazılı tüm bilgi ve sonuçları bilimsel ahlak kurallarına uygun olarak sunduğumu,
baĢkalarının eserlerinden yararlanılması durumunda ilgili eserlere bilimsel normlara uygun olarak atıfta bulunduğumu,
atıfta bulunduğum eserlerin tümünü kaynak olarak gösterdiğimi,
kullanılan verilerde herhangi bir tahrifat yapmadığımı,
ve bu tezin herhangi bir bölümünü bu üniversitede veya baĢka bir üniversitede baĢka bir tez çalıĢması olarak sunmadığımı
beyan ederim.
15/07/2015
Kıvanç YILMAZ
i
ÖZET
AĞAÇ ĠġLERĠ ENDÜSTRĠSĠNDE Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ ĠLE ĠLGĠLĠ MEVCUT DURUMUN BELĠRLENMESĠ: MOBĠLYA SEKTÖRÜ
ÖRNEĞĠ
Kıvanç YILMAZ
Yüksek Lisans, Ağaç ĠĢleri Endüstri Mühendisliği Bölümü Tez DanıĢmanı: Prof. Dr. Ġlker USTA
Temmuz 2015, 180 sayfa
Bu çalıĢmada, Ankara ilinde faaliyet gösteren 9 mobilya firmasında incelemelerde bulunulmuĢtur. Bu dokuz firma, çalıĢan sayılarına göre: 10 kiĢiden az, 10‘dan çok 50‘den az sayıda ve 50‘den fazla çalıĢan istihdam eden olmak üzere üç gruba ayrılarak değerlendirilmiĢtir. Bu iĢletmelerde çalıĢanlardan, toplamda 112 kiĢiyle anket çalıĢması gerçekleĢtirilmiĢtir. Anket çalıĢmasının yanında, Fine-Kinney Risk Değerlendirme Yöntemi kullanılarak yapılan analizlerle, mobilya imalatı yapan iĢletmelerdeki iĢ güvenliği tedbirlerine yönelik durum tespiti yapılmıĢtır. Yapılan çalıĢmalar sonucunda elde edilen veriler dikkate alınarak değerlendirmeler yapılmıĢ ve öneriler sunulmuĢtur.
Anahtar Kelimeler: ĠĢ Güvenliği, Mobilya Ġmalatında Fine-Kinney Risk Analizi, Mobilya ve ĠSG, ÇalıĢanların Tehlike Algısı
ii
ABSTRACT
A COMPREHENSIVE OVERVIEW OF THE OCCUPATIONAL HEALTH AND SAFETY IN WOOD PRODUCTS INDUSTRY: CASE
STUDY FOR FURNITURE SECTOR
Kıvanç YILMAZ
Master Thesis, Department of Wood Products Industrial Engineering
Supervisor: Prof. Dr. Ġlker USTA July 2015, 180 pages
In this study, it was analyzed 9 furniture companies operating in Ankara. These firms were grouped according to the number of employees. It is that employment is "less than 10 employees", "between 10-50 employees" and "more than 50 employees" in the business context that is working. This survey collected data by interviewing in total 112 people working in the business. Besides the survey, Fine- Kinney Risk Assessment Method were used to identify furniture manufacturing company that makes the safety measures to control occupational risks.
Assessments were made in the light of the data obtained by the survey and according to risk analysis, recommendations are presented within the scope of Occupational Health and Safety.
Key Words: Occupational Safety, Fine-Kinney Risk Analysis in Furniture
Manufacturing, Furniture and OHS, Hazard Perception of Employees
iii
TEġEKKÜR
ÇalıĢmam süresince destek ve fikirlerini esirgemeyen değerli hocam ve danıĢmanım Sayın Prof. Dr. Ġlker USTA‘ya ve deneyimlerini paylaĢan, Anabilim Dalımızın değerli akademisyenlerine ve fikirleriyle destekleyici olan Sayın ArĢ.
Gör. Bulut AKKUġ‘a teĢekkür ederim. BaĢarı ve mutluluğum dıĢında beklentisi olmaksızın koĢulsuz desteklerini her zaman hissettiğim aileme, bugünüme geliĢimde göstermiĢ oldukları fedakârlık ve sabır için teĢekkür ederim. Anket çalıĢmalarının baĢından sonuna dek bilgi ve tecrübeleri ile yol gösterici olan Sayın Doç. Dr. Nursel KOYUNCU ile anket verilerinin iĢlenmesi ve raporlanması sürecinde emek veren Sayın ArĢ. Gör. Derya TURFAN hocamıza teĢekkür ederim.
Eğitim hayatım boyunca en alt kademeden en son seviyeye kadar bilgi dağarcığıma katkı veren tüm değerli eğitmenlerimi muhabbetle anarak teĢekkürlerimi sunarım.
iv
ĠÇĠNDEKĠLER
Sayfa
ÖZET ... i
ABSTRACT ... ii
TEġEKKÜR ... iii
ĠÇĠNDEKĠLER ... iv
ÇĠZELGELER ... vi
ġEKĠLLER... viii
KISALTMALAR ... ix
1. GĠRĠġ ... 1
1.1. GeçmiĢ ÇalıĢmalar ... 3
2. GENEL BĠLGĠLER ... 6
2.1. ĠSG (ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği) Kavramı, Tarihçesi ve GeliĢimi ... 6
2.1.1. ĠSG Tarihçesi ... 6
2.1.2. ĠSG Tanımı ... 13
2.1.3. ĠSG Temel Ġlkeleri ... 14
2.1.4. Tanımlar ve Teknik Terimler ... 15
2.2. Risk Analizi ve Risk Değerlendirmesi ... 17
2.3. Risk Değerlendirme Metodolojileri ... 22
2.4. ĠĢ Kazaları ve Meslek Hastalıkları ... 31
2.4.1. Meslek Hastalıklarının Sınıflandırılması... 35
2.4.2. ĠĢ Kazasının Sınıflandırılması ... 35
2.4.3. KüreselleĢme, ĠĢ Kazaları ve Meslek Hastalıklarının ArtıĢı ... 36
2.4.4. ĠĢ Kazaları ve Meslek Hastalıklarının Sonuçları ... 37
2.5. AB (Avrupa Birliği) ve Türkiye‘de ĠSG ... 40
2.5.1. Avrupa Birliği‘nde ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği ... 40
2.5.2. Türkiye‘de ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği ... 42
3. YÖNTEM ... 58
3.1. ĠSG Farkındalık Anketi ... 58
3.2. Kontrol Listesi Kullanılarak Birincil Risk Analizi ... 63
3.3. Fine Kinney Risk Analizi Yöntemi ... 65
4. BULGULAR ... 69
4.1. Anket Değerlendirme Sonuçları ... 69
v
Sayfa
4.1.1. Geçerlilik/Güvenilirlik Analizi ... 69
4.1.2. KiĢisel ve Mesleki Bilgiler (A Bölümü) ... 71
4.1.3. ĠĢ Kazası Etkenleri (B Bölümü) ... 80
4.1.4. Faaliyet Alanına Göre Tehlike Kaynakları ve Beklenti Algısı (C Bölümü) .... 83
4.2. Anket Sonuçlarına Yönelik KarĢılaĢtırmalı Değerlendirmeler ... 85
4.2.1. Kıyaslama Grubu: CS1 ile AS3, AS6, AS7 ve AS9 ... 85
4.2.2. Kıyaslama Grubu: AS9 ile CS7, CS9 ve CS11 ... 87
4.2.3. Kıyaslama Grubu: AS10 ile AS14, AS15, AS16, AS17, AS18 ve AS19 ... 89
4.2.4. Kıyaslama Grubu: AA ile BS4_1, BS4_2, BS4_3, BS4_4 ve BS4_5 ... 90
4.2.5. Kıyaslama Grubu: AA ile CS2, CS4, CS6, CS7, CS9, CS10 ve CS11 ... 91
4.2.6. Kıyaslama Grubu: AS2 ile AS8 ... 95
4.2.7. Kıyaslama Grubu: AS12 ile AS13_1 ve AS13_2 ... 96
4.3. Risk Analizi (Fine-Kinney Risk Değerlendirme Sonuçları) ... 97
5. SONUÇ VE ÖNERĠLER ... 108
KAYNAKLAR ... 117
EKLER ... 121
ÖZGEÇMĠġ ... 180
vi
ÇĠZELGELER
Sayfa
Çizelge 2.1. Risk Değerlendirme Metodolojileri KarĢılaĢtırma Çizelgesi-1 ... 27
Çizelge 2.2. Risk Değerlendirme Metodolojileri KarĢılaĢtırma Çizelgesi-2 ... 28
Çizelge 2.3. 6331 Sayılı ĠĢ Kanunu ve 4857 Sayılı iĢ Kanununa bağlı olarak uygulamada olan yönetmelikler. ... 47
Çizelge 3.1. Anket Sorularının Kod Numaraları, Etiketleri ve Seçim Değerleri ... 61
Çizelge 3.2. Fine-Kinney risk değerlendirmesine esas alınan olasılık, frekans ve Ģiddet skalası. ... 65
Çizelge 3.3. Risk düzeyine göre karar ve tavsiye edilen eylem ... 66
Çizelge 4.1. Anketin A Bölümü Soruları Ġçin geçerlilik Analizi Sonucu ... 69
Çizelge 4.2. Anketin B Bölümü Soruları Ġçin geçerlilik Analizi Sonucu ... 69
Çizelge 4.3. Anketin C Bölümü Soruları Ġçin geçerlilik Analizi Sonucu ... 70
Çizelge 4.4. ÇalıĢanların GeçmiĢ ĠĢ Tecrübeleri ... 77
Çizelge 4.5. ĠĢletmedeki ĠSG Faaliyet ve Dokümanları Hakkındaki Farkındalık Durumu Kapsamında (ÇalıĢanların AS14-AS19 Kodlu Anket Sorularına Verdikleri Yanıtların) Ortalama Değerleri ... 79
Çizelge 4.6. ÇalıĢanların GeçmiĢte YaĢadıkları ĠĢ Kazaları ... 81
Çizelge 4.7. ÇalıĢanların GeçmiĢte Tanık Oldukları ĠĢ Kazaları ... 81
Çizelge 4.8. ÇalıĢanların Gelecekte, Yaptıkları ĠĢ Sebebiyle KarĢılaĢacaklarını DüĢündükleri Mesleki Rahatsızlıklar ... 81
Çizelge 4.9. BaĢlıca ĠĢ Kazası Kaynaklarının Etkisi Ġçin Gözlenen (ÇalıĢanların BS4 Kodlu Anket Sorusuna Verdikleri Cevapların) Ortalama Değerler ... 82
Çizelge 4.10. Faaliyet Alanlarına Göre Tehlike Kaynakları ve Beklenti Algısı Kapsamında (ÇalıĢanların CS1-CS11 Kodlu Anket Sorularına Verdikleri Yanıtların) Ortalama Değerleri ... 84
Çizelge 4.11. AS3 ve CS1 Kodlu Anket Sorularının KarĢılaĢtırılması ... 85
Çizelge 4.12. AS6 ve CS1 Kodlu Anket Sorularının KarĢılaĢtırılması ... 86
Çizelge 4.13. AS7 ve CS1 Kodlu Anket Sorularının KarĢılaĢtırılması ... 86
Çizelge 4.14. AS9 ve CS1 Kodlu Anket Sorularının KarĢılaĢtırılması ... 87
Çizelge 4.15. AS9 ve CS7 Kodlu Anket Sorularının KarĢılaĢtırılması ... 87
Çizelge 4.16. AS9 ve CS9 Kodlu Anket Sorularının KarĢılaĢtırılması ... 88
Çizelge 4.17. AS9 ve CS11 Kodlu Anket Sorularının KarĢılaĢtırılması ... 88
vii
Sayfa
Çizelge 4.18. AS10 ve CS19 Kodlu Anket Sorularının KarĢılaĢtırılması ... 89
Çizelge 4.19. AA ve BS4_2 Kodlu Anket Sorularının KarĢılaĢtırılması ... 90
Çizelge 4.20. AA ve BS4_4 Kodlu Anket Sorularının KarĢılaĢtırılması ... 91
Çizelge 4.21. AA ve CS2 Kodlu Anket Sorularının KarĢılaĢtırılması ... 92
Çizelge 4.22. AA ve CS4 Kodlu Anket Sorularının KarĢılaĢtırılması ... 92
Çizelge 4.23. AA ve CS6 Kodlu Anket Sorularının KarĢılaĢtırılması ... 93
Çizelge 4.24. AA ve CS7 Kodlu Anket Sorularının KarĢılaĢtırılması ... 93
Çizelge 4.25. AA ve CS9 Kodlu Anket Sorularının KarĢılaĢtırılması ... 94
Çizelge 4.26. AA ve CS10 Kodlu Anket Sorularının KarĢılaĢtırılması ... 94
Çizelge 4.27. AA ve CS11 Kodlu Anket Sorularının KarĢılaĢtırılması ... 95
Çizelge 4.28. AS2 ve AS8 Kodlu Anket Sorularının KarĢılaĢtırılması ... 95
Çizelge 4.29. AS12 ve AS13_1 Kodlu Anket Sorularının KarĢılaĢtırılması ... 96
Çizelge 4.30. AS12 ve AS13_2 Kodlu Anket Sorularının KarĢılaĢtırılması ... 97
Çizelge 4.31. Genel Faaliyet Alanı Ġçin Değerlendirme Sonuçları ... 98
Çizelge 4.32. Pürüzlü ve Kaygan Yüzeyler Ġçin Değerlendirme Sonuçları ... 99
Çizelge 4.33. Hareket Eden Araç veya Makine Ġçin Değerlendirme Sonuçları ... 100
Çizelge 4.34. Hareketli Makine Parçaları Ġçin Değerlendirme Sonuçları ... 101
Çizelge 4.35. Elektrik Tesisatı ve Ekipmanı Ġçin Değerlendirme Sonuçları ... 102
Çizelge 4.36. Yangın Tehlikesi Ġçin Değerlendirme Sonuçları ... 103
Çizelge 4.37. Patlayıcı Madde Kullanımı Kaynaklı Tehlikeler Ġçin Değerlendirme Sonuçları ... 104
Çizelge 4.38. Kimyasal Madde Kullanımına Bağlı Tehlikeler Ġçin Değerlendirme Sonuçları ... 105
Çizelge 4.39. Gürültü ve TitreĢim Ġçin Değerlendirme Sonuçları ... 106
Çizelge 4.40. Aydınlatma Ġçin Değerlendirme Sonuçları ... 107
viii
ġEKĠLLER
Sayfa
ġekil 2.1. Risk değerlendirmesi ve risk yönetimi akıĢ diyagramı ... 20
ġekil 2.2. Risk Değerlendirme Metodolojilerinin Sınıflandırılması... 26
ġekil 2.3. Risk değerlendirmesi seçim akıĢ Ģeması ... 29
ġekil 2.4. Risk Yönetim Süreci ... 30
ġekil 2.5. ĠĢ Kazaları ve Meslek Hastalıkları Maliyeti ... 38
ġekil 2.6. Sektörlere Göre ĠĢ Kazası Geçirenlerin Oranı, 2007-2013 ... 45
ġekil 2.7. Ulusal ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Konseyi ... 52
ġekil 4.1. Katılımcıların Cinsiyet Durumu ... 71
ġekil 4.2. ÇalıĢanların YaĢ Dağılımı ... 71
ġekil 4.3. Katılımcıların Temel Eğitim Durumu ... 72
ġekil 4.4. ĠĢletmelerin Faaliyet Alanları ... 72
ġekil 4.5. ÇalıĢanların ĠĢletmedeki Ġdari Rolleri ... 73
ġekil 4.6. ÇalıĢanların Mesleki Eğitim Durumları ... 73
ġekil 4.7. ÇalıĢanların ĠĢletme Ġçerisindeki Ġdari Konumları ... 74
ġekil 4.8. Sektör ÇalıĢanlarının ÇalıĢma Hayatına BaĢlama YaĢı ... 75
ġekil 4.9. Mesleki Tecrübe/Birikim Durumu ... 75
ġekil 4.10. ÇalıĢanların, ĠĢletmelerinde ġimdiye Kadarki ÇalıĢma Süreleri ... 76
ġekil 4.11. Ġncelenen ĠĢletmelerde GeçmiĢten Günümüze ĠSG Eğitim Faaliyetlerinin Durumu ... 78
ġekil 4.12. ĠĢletmedeki ĠSG Faaliyet ve Dokümanları Hakkındaki Farkındalık Durumu ... 79
ġekil 4.13 ÇalıĢanların ĠĢ Kazası ve Meslek Hastalığı GeçmiĢi Ġle Beklenti Durumları... 80
ġekil 4.14. BaĢlıca ĠĢ Kazası Kaynakları ... 82
ġekil 4.15 ÇalıĢanların Tehlike Kaynağı Beklentileri ... 83
ix
KISALTMALAR
AB Avrupa Birliği
ABD Amerika BirleĢik Devletleri
AFAD Afet ve Acil Durum (Eylem Planı) AĠHM Avrupa Ġnsan Hakları Mahkemesi BM BirleĢmiĢ Milletler
ÇAġGEM ÇalıĢma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Eğitim ve AraĢtırma Müdürlüğü
ÇSGB ÇalıĢma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ETA Kaza Sonuç Analizi
EURATOM Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu EURO Avrupa Para Birimi
FMEA Hata Türleri Etkileri Analizi FTA Hata Ağacı Analizi Tekniği GSYH Gayri Safi Yurt Ġçi Hâsıla
HAZOP Tehlike ve ĠĢletilebilme ÇalıĢması Tekniği
ILO International Labor Organization(Uluslar arası ÇalıĢma Örgütü) IMF Uluslar Arası Para Fonu
ĠSG ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği
ĠSGGM ĠĢçi Sağlığı ve Güvenliği Merkezi ĠSGĠAD ĠĢ Güvenliği ĠĢ Adamları Derneği ĠSGÜM ĠĢçi Sağlığı ve Güvenliği Müdürlüğü
ISO Uluslararası Standardizasyon Organizasyonu ĠġKUR Türkiye ĠĢ Kurumu
ĠTK ĠĢ TeftiĢ Kurulu
KHK Kanun Hükmünde Kararname KKD KiĢisel Koruyucu Donanım
KOBĠ Küçük ve Orta Büyüklükteki ĠĢletmeler M. Ö. Milattan Önce
M. S. Milattan Sonra
MPM Milli Prodüktivite Merkezi(Verimlilik Genel Müdürlüğü) MSDS Malzeme Güvenlik Bilgi Formu
O Olasılık
x
OHSAS ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemleri OSGB Ortak Sağlık Güvenlik Birimi
OSHA Avrupa ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Ajansı
R Risk
RG Resmi Gazete
RS Risk Skoru
SGK Sosyal Güvenlik Kurumu SSK Sosyal Sigortalar Kurumu
ġ ġiddet
TBMM Türkiye Büyük Millet Meclisi
TĠSK Türkiye ĠĢveren Sendikaları Konfederasyonu TMMOB Türkiye Makine Mühendisleri Odaları Birliği TOOB Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği
TS Türk Standardı
TSE Türk Standartları Enstitüsü
TÜBĠTAK Türkiye Bilimsel ve Teknik AraĢtırma Kurumu TÜĠK Türkiye Ġstatistik Kurumu
TWA değeri Haftada 40 saat çalıĢan bir çalıĢanın, 8 saatlik mesai süresince maruz kalabileceği ortalama değer
WHO (DSÖ) Dünya Sağlık Örgütü
1
1. GĠRĠġ
GeliĢen ve değiĢen imalat teknolojisine bağlı olarak hızlanan ve giderek daha karmaĢık bir hal alan üretim iĢlemlerinin yanında, Ģirketlerin verimliliklerini artırma istekleriyle birlikte iĢin ve iĢçinin güvenliğinin sağlanmasında çeĢitli zafiyetlerle karĢılaĢılmaktadır. Meydana gelen bu zafiyetler neticesinde oluĢabilecek maddi ve manevi kayıpların önüne geçilebilmesi maksadıyla, ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği(ĠSG) açısından da çeĢitli önlemlerin alınması, çalıĢma koĢullarının sahip olduğu risklerin analiz edilerek, en düĢük seviyeye çekilebilmesine yönelik çalıĢmalar yürütülmektedir. ĠĢletmelerin, iĢin yürütümünden kaynaklanan riskleri tespit ve etüt ederek, belirlemiĢ olduğu iĢletme baĢarı hedeflerini yakalamak amacıyla yapıyor oldukları faaliyetlerde, karĢılaĢtıkları güvenlik risklerini azaltarak iĢ güvenliğini sağlamaları mümkün olabilmektedir. ĠSG; yapılan iĢ sebebiyle, çalıĢma ortamı üzerinde etkili olan; insan, makine, dıĢ ortam Ģartları, maddi ve manevi stresler gibi etkenlerin tesiri altındaki çalıĢanların sağlığı ve güvenliği ile aynı zamanda iĢin güvenliğini sağlamaya yönelik, sistemli ve bilimsel temele dayandırılan, proaktif (olay gerçekleĢmeden önceki) ve reaktif (olay gerçekleĢtikten sonraki) faaliyetlerin bütünü olarak ifade edilebilir. Buna göre; planlanan önleyici ve hafifletici faaliyetler dizisi olan ĠSG kapsamında, her iĢletmenin güvenli, verimli ve sürekliliği koruyucu Ģekilde çalıĢmalarını yürütmesi esas olup çalıĢanların ve tüm unsurlarıyla iĢin, sağlık ve güvenlik gerekliliklerini karĢılaması gerekir.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yapılan iĢ kazası tanımına göre: ―önceden planlanmamıĢ, çoğunlukla kiĢisel yaralanmalara, makinelerin ve teknik ekipmanın zarara uğramasına, üretimin kesintiye uğrayarak kısa süreli durmasına sebep olan olay‖ olarak tanımlanırken. Uluslararası ÇalıĢma Örgütü (ILO) ise iĢ kazasını: ―Bir zarar yahut yaralanmaya sebep olan, aniden gerçekleĢen, önceden planlamayan olay‖ olarak tanımlanmıĢtır [1].
Konunun önemi itibariyle ―ĠĢ Kazası‖ ve ―ĠĢ Güvenliği‖ kavramları, bu konuda yapılan değerlendirmelerle ayrıntılı Ģekilde açıklanmıĢtır. ĠĢ kazası; aniden meydana gelen, çoğunlukla ölümlere, yaralanmalara, teknik ekipmanın zarara uğramasına veya üretim faaliyetlerinin kesintiye uğramasına sebep olan, gerekli önleyici faaliyetler gerçekleĢtirildiğinde genellikle önlenebilen olaylar olarak tanımlanabilir. ĠĢ güvenliği; iĢ ortamında sağlıklı ve güvenli çalıĢma koĢullarını oluĢturarak; iĢ kazaları ve meslek hastalıklarını en düĢük seviyeye indirerek olası
2
tüm maddi ve manevi kayıpların önüne geçilerek verimliliği yükseltmek olarak tanımlanabilir [2].
Yaygın olan genel kabule göre, iĢ kazaları ve meslek hastalıklarından korunmanın en etkili yöntemi, meydana gelmeden kaynağında engellenmesidir. ĠĢyerlerinde güvenli ve sağlıklı bir çalıĢma ortamı yaratılabilmesi için ĠSG konusunda sistemli, kesintisiz ve değiĢen teknik bilgilerin takibi ve yenilikçi uygulama çalıĢmalarının yapılması gereklidir. Bunun sağlanabilmesi için ulusal ve uluslar arası düzeyde çeĢitli kurum ve kuruluĢlar tarafından belirli standartlar oluĢturulmuĢtur. Bunlardan birisi olan OHSAS 18001, BSI (British Standarts Institute) tarafından oluĢturulmuĢtur. Bu standart, sadece sağlık ve hijyen olarak çalıĢana yönelmeyerek, iĢin de güvenliğini dikkate alan bir standarttır. OHSAS 18001 Yönetim Sistemi gereğince ĠSG; ĠĢletmelerin yürüttüğü faaliyetlerden etkilenen tüm insan unsurunun (çalıĢanların, geçici iĢçiler, ziyaretçiler gibi iĢ yerinde bulunan herhangi birisinin) sağlığına ve güvenliğine tesir edebilecek tüm etkenlerin bütünüdür. ĠSG Yönetim Sistemleri ile iĢin yapısı gereği meydana gelen tehlikelerin tespit edildiği, bu tehlikelerden kaynaklanan risklerin çeĢitli önlemlerle kontrol altına alınarak ilgili yasalara uyumluluğun sağlandığı, iĢletme hedeflerinin yönetim programları ile hayata geçirildiği uygulamalar ifade edilmektedir. ĠSG yönetim sistemleri ile çalıĢanlara; iĢ sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin verildiği, acil durumlara hazırlıklı, sistemin sürekli olarak izlenerek değerlerinin analiz edildiği ve analiz sonuçlarına göre düzeltici, iyileĢtirici faaliyetlerin uygulamaya konularak, sonuçlarının denetlenerek raporlandığı devamlı iĢleyen bir yönetim gösterilmektedir.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ―Herkes için Mesleki Sağlık Küresel Stratejisi‖
çerçevesinde, 70 merkezden oluĢan ağıyla çeĢitli ülkelere konuyla ilgili uygulayacakları stratejileri geliĢtirmeleri için destek olmaktadır. Son dönemde ĠSG alanında, bölgeler olarak bakıldığında dünyanın genelinde elde edilen olumlu sonuçlara karĢın, küresel ölçekte değerlendirme yapıldığında, halen, ĠSG konusundaki sıkıntılar ciddi olarak varlığını koruduğu görülmektedir [3]. Örneğin, ülkemizde, ĠĢçi Sağlığı ve Güvenliği Meclisi‘nin verilerine göre; 2012‘de 878, 2013‘te 1235 iĢçi iĢ kazasında hayatını kaybetmiĢtir. 2014‘ün ilk üç ayında ise 276 iĢçimizi iĢ kazalarında hayatını kaybetmiĢtir. Ġlk üç ayda iĢ kazaları ve meslek hastaları sonucu hayatını kaybeden 276 iĢçiden 3‘ü 18 yaĢ altındaki çocuklardır.
3
TÜĠK‘in, ―ĠĢ Kazaları ve ĠĢe Bağlı Sağlık Problemleri AraĢtırması‖na göre, 2013‘te istihdamdakilerin % 2,3‘ü iĢ kazası geçirmiĢtir. ĠĢe bağlı sağlık sorunu yaĢayanların oranı % 2,1‘dir. Ġstihdamdaki kiĢilerin önemli bölümü iĢ kazası geçirmiĢ, tanık olmuĢ veya iĢe bağlı sağlık sorunlarına maruz kalmıĢtır. Ġstihdam edilenlerin % 7,1‘i de çalıĢtığı iĢle ilgili ―zaman baskısı ve aĢırı iĢ yükü‖ gibi zihinsel yüklenmeye bağlı ruhsal sağlığına olumsuz yönde tesir eden etkenlere maruz kalmıĢtır [3].
Ülkemizde, son yıllarda iĢ güvenliğine yönelik farkındalığın artması ve gerçekleĢtirilen yeni yasal düzenlemelerle, dağınık haldeki iĢ güvenliği ile ilgili mevzuatın tek bir çatı yasa altında birleĢtirilmesi sayesinde olumlu geliĢmeler gözlenmiĢtir. ―Ağaç ĠĢleri Endüstrisinde ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Ġle Ġlgili Mevcut Durumun Belirlenmesi: Mobilya Sektörü Örneği‖ baĢlıklı bu tez çalıĢmasında, çalıĢan sağlığını tehlikeye sokacak tehlikeli iĢ kollarından birisi olan ağaç iĢleri endüstrisinde çalıĢanların karĢılaĢtıkları tehlikelerin ve bu tehlikelere karĢı iĢletmelerde çalıĢanların yaklaĢımının tespit edilmesi amaçlanmıĢtır. Bu maksatla, doğrudan, çalıĢanların kendilerine yönelik olarak iĢ güvenliği farkındalıklarını ve tehlike algılarını test edecek nitelikte anket uygulanmıĢ olup anket çalıĢması yapılan her bir iĢletmede risk değerlendirme çalıĢması da gerçekleĢtirilerek kıyaslamalar yapılmıĢtır. AraĢtırma kapsamında elde edilen bilgiler ile istatistikî analiz sonuçları nezdinde çeĢitli önerilerde bulunulmuĢtur.
1.1. GeçmiĢ ÇalıĢmalar
Baykan ve Yılmaz [4], ağaç iĢleme makinelerinin tasarım aĢamasında bir takım güvenlik kriterlerinin dikkate alınması gerektiğini belirtmiĢ ve Avrupa Topluluğunun Makine Emniyeti Direktiflerinin bir an önce ülkemizde de uygulanması gerektiğini vurgulamıĢtır.
Dardar [5], ağaç iĢleri endüstrisinde iĢ güvenliği sorunlarının araĢtırılması suretiyle sorunların belirleneceğini, bu konuda gerekli önlemlerin alınması ile birlikte insan onuruna yaraĢır kaliteli ve güvenli bir çalıĢma ortamının sağlanması halinde, çalıĢma veriminin ve iĢletme kârlılığının artabileceğini bildirmiĢtir.
Yıldız [6], Ankara Siteler bölgesindeki mobilya atelyelerinde çalıĢan iĢçi sayısını belirlemiĢ ve iĢ kollarına göre bu iĢ yerlerinin iĢ yeri ortam koĢulları ile iĢveren ve iĢçilerin bazı sosyodemografik özelliklerini irdeleyerek, çalıĢanların sağlık hizmetlerinden faydalanma düzeylerine iliĢkin bazı özel sorunlar belirlemiĢtir.
4
Tuncel [7], Ankara Siteler Sanayi Bölgesindeki 1-9 iĢçi çalıĢtıran 100 ahĢap mobilya imalat atelyesinde, iĢ yerinde çalıĢan 100 iĢveren ile toplam 132 çocuk iĢçi ve çırak ile yüz yüze görüĢme yöntemiyle ankete dayalı veri elde etmek suretiyle, iĢyerinin çalıĢma ortamıyla ilgili ĠĢyeri Bilgi Formunu doldurmuĢtur. AraĢtırmada elde edilen veriler, iĢyerlerinde iĢverenlere ve çocuk iĢçilere-çıraklara iliĢkin bulgular olmak üzere 3 ayrı kategoride ele alınarak değerlendirilmiĢtir. ĠĢyerinin genel konumu, çalıĢma ortamı, makine-tezgâh ve aletler ile kullanılan hammadde ve ürünlerden kaynaklanan sorunlar, çalıĢan ile iĢveren, çocuk ve çırakların demografik özellikleri (doğum yerleri, yaĢları, aile yapıları, eğitim durumları), çalıĢma hayatına iliĢkin özellikleri (çalıĢma koĢulları, çalıĢma ortamı, geçirmiĢ oldukları iĢ kazaları, sağlık durumları) incelenmiĢ ve nedenleri irdelenmiĢtir.
Buzkon ve Buzkon [8], ĠĢ güvenliği ve risk analizi kapsamında, Zonguldak TaĢkömürü Havzası nezdinde 1983-1988 yılları arasında meydana gelen iĢ kazası kayıtlarının ayrıntılı istatistikî analizini yapmak suretiyle, bu iĢ kazalarındaki ölüm oranlarını etkileyen faktörleri belirlemeye çalıĢmıĢtır. Bu analizlere istinaden ölüm oranlarını etkileyen faktörler; grizu, gazlar, göçük ve nakliyat olarak belirlenmiĢtir.
Bacak [9], iĢ kazalarına sebep olan etkenler ve bunları önleme yaklaĢımları üzerine bir çalıĢma yapmıĢ ve bu çalıĢmayı Çanakkale çimento, toprak ve cam sektöründe tatbik etmiĢtir. ÇalıĢmasında, toplumun tüm kesimleri üzerinde olumsuz tesirleri olan iĢ kazalarına hangi etkenlerinsebep olduğunu ve bunların önüne geçebilmek için nelerin yapılması gerektiğini ortaya koymuĢtur. Bu doğrultuda, Çanakkale bölgesindeki çimento, toprak ve cam sektöründe faaliyet gösteren iĢletmelerdeki iĢçilerin, iĢletme yöneticilerinin, iĢçi ve sendika temsilcilerinin görüĢlerini alabilmek için anket ve mülakat uygulaması yapılmıĢ ve elde edilen verilerden hareketle çözüm yolları araĢtırılmıĢtır.
Ünsar [10], 1990-2000 yılları itibariyle Tekirdağ ilinin Çerkezköy Ġlçesi Organize Sanayi Bölgesi‘nde bulunan tekstil iĢletmelerinde çalıĢan yöneticilerin iĢ kazaları ve meslek hastalıklarına bakıĢı, uygulamalar, önlemler, sahip oldukları bilgi ve tecrübeler çerçevesinde belirlemeye çalıĢmıĢtır. AraĢtırma sonucunda; ĠSG ile ilgili sorunların giderilmesinde tek baĢına devletin değil, iĢ görenler ve iĢverenlerin de yüksek sorumlulukları olduğu belirlenmiĢtir.
AlataĢ [11], ĠSG Risk Değerlendirme Yöntemleri ve Risk Yönetimi çerçevesinde çalıĢma yapmıĢtır. ÇalıĢmasında, en düĢük seviyede sorun yaratarak tüm
5
tehlikeleri bünyesinde barındıracak, bütünleĢmiĢ bir risk yönetimi yaklaĢımına ne Ģekilde ulaĢılabileceği anlatılmıĢtır. AraĢtırma sonucunda, entegre edilmiĢ risk değerlendirme yaklaĢımı ile organizasyonun hedeflerine yönelik daha olumlu sonuçlar elde edilebileceği vurgulanmıĢtır.
Yakar [12], Sivas bölgesindeki çimento sektöründe OHSAS 18001 standartları dâhilinde ĠĢ Sağlığı ve ĠĢ güvenliği konusunda yapılan çalıĢmaları irdelemiĢtir.
YibitaĢ-Lafarge Çimento fabrikası evreninde yapılan ampirik çalıĢmayla, OHSAS 18001 standartlarına uygun olarak Ģekillendirilecek olan örnek ĠSG uygulamaları ile önlemleri ve ĠSG eğitim faaliyetleri neticesinde, iĢ kazası ve meslek hastalıklarının gerçekleĢme değerlerinde kayda değer bir düĢüĢ elde edilebileceği belirtilmiĢtir.
Çakıroğlu [13], ĠSG Yönetim Sistemi üzerine bir araĢtırma yapmıĢ ve Ġzmir Tetra Pak tesislerinde risk değerlendirme yöntemlerinden olan FMEA yöntemi ile optimum çözüm yollarını ortaya koymuĢtur
Seyhan [14], Ankara‘da ağaç iĢleri sektörünün içerisinden seçilerek tespit edilen iĢletmelere anket uygulamasının yapılması amacıyla hazırlanan anket soruları bu iĢletmelere uygulanmıĢtır. ĠĢ Güvenliğini sağlamada 5S yaklaĢımını ele almıĢ ve temin edilen verilerin değerlendirmesini yaparak iĢletmelerin özellikleri hakkında çizelge ve Ģekiller oluĢturulmuĢtur. Elde edilen çizelge ve Ģekillerden hareketle iĢletmelerin mevcut durumlarını ve sorunlarını belirlemiĢ ve çözüm önerileri üretmiĢtir.
Turgut [3], yonga levha tesislerinde iĢ güvenliğini tehdit eden tehlike ve riskleri analiz ederek, katlanılabilir sınırlar içerisinde tutabilmek amacıyla gerçekleĢtirilmesi gereken önleyici eylemleri tespit edebilmek için risk analizi uygulaması gerçekleĢtirmiĢtir. Kastamonu Entegre Ağaç Sanayi ve Ticaret A.ġ.
Gebze Tesisi bağlamında ―yonga levha ünitesi‖ seçilmiĢ ve olası tehlikeler ile riskler ―Fine-Kinney‖ Metoduna göre değerlendirilmiĢtir.
6
2. GENEL BĠLGĠLER
2.1. ĠSG (ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği) Kavramı, Tarihçesi ve GeliĢimi 2.1.1. ĠSG Tarihçesi
Günümüzde, örgütleri baĢarılı yahut baĢarısız kılan en önemli bileĢenin insan olduğu kanaati genel kabul görmektedir. Ġnsan, yaĢam süresinin büyük bir çoğunluğunu iĢinde geçirmektedir. Dolayısı ile iĢinde mutluluğu yakaladığı sürece üretkenliği ve iĢ verimi artmaktadır. Bu anlayıĢla, çalıĢanların sadece fiziksel değil beĢeri (zihinsel, ruhsal ve sosyal vb.) ihtiyaçlarını da dikkate alarak, çalıĢma koĢullarının ve çevresinin insani ihtiyaçlarla uyumlu Ģekilde tertip edilmesi gereklidir. ĠSG konusu da, çalıĢanların fiziksel ve ruhsal anlamda tam iyilik halinin sağlanmasını ve en yüksek seviyede sürdürülmesini, iĢ koĢulları ve kullanılan zararlı maddelerden ötürü çalıĢanların esenliğini bozucu etkenlerin ortadan kaldırılması, mümkün değilse kontrol altına alınmasını ve ayrıca iĢçinin fiziksel niteliklerine uygun iĢlere yerleĢtirilmesini (iĢin insana ve insanın iĢe uyumunu) amaç edinen bir bilim dalıdır. Bilim dalı olan ĠSG, üretim sürecindeki ve toplumsal yaĢamdaki farklılaĢmalara bağlı olarak geliĢim göstermiĢtir [15].
Dünyadaki GeliĢimi
ÇalıĢma olgusu, ilk insanla birlikte baĢladığından, onu korumaya yönelik önlemlerin de insanlık tarihi kadar geçmiĢe uzandığı görülmektedir. Bugünkü anlamıyla, ĠSG alanındaki çalıĢmalar antik Yunan ve Roma‘dan günümüze kadar ulaĢan köklü bir geçmiĢe sahiptir. Bu dönemde pek çok araĢtırmacı, çalıĢanların sağlık ve güvenliklerine yönelik öneriler ve tezler ortaya koymuĢlardır. Örneğin, Heredot (M.Ö. 484 – M.Ö. 425), yapılan iĢle çalıĢanların sağlığı arasındaki iliĢkiye yönelik bazı araĢtırmalar yapmıĢ ve iĢçilerin verimli çalıĢabilmesi için kendilerine yüksek enerjili besin verilmesi gerektiği üzerinde durmuĢtur [15]. ĠĢçi sağlığı ve iĢ güvenliği için atılan önemli adımlardan biri de Hipokrates‘in kurĢunun zararlı etkilerini ortaya koyduğu çalıĢmasıdır. Hipokrates (M.Ö. 460 – M.Ö. 370), kurĢunun zararlarından bahsetmiĢ, kurĢun koliğini tanımlamıĢ, halsizlik, kabızlık, felçler ve görme bozuklukları gibi belirtileri tespit etmiĢ ve bulguların kurĢun ile bağını açıkça göstermiĢtir. Hipokrates‘ in çalıĢmalarını daha da geliĢtiren Nicander (M.Ö. 197 – M.Ö. 130), kurĢun koliği ve kurĢun anemisini incelemiĢ ve bunların özelliklerini tanımlamıĢtır [15]. Pliny (M.S. 20 – M.S. 79), kurĢun ve kükürdün zehirli etkilerini ele almıĢ, çalıĢma ortamında bulunan havadaki tehlikeli tozlara
7
karĢı iĢçilerin korunması maksadıyla deri maskelerin kullanılmasını önererek sağlık ve güvenlik sorunlarının saptanmasıyla yetinmemiĢ, olumsuz etkilerinden korunma yöntemi geliĢtirmiĢtir. Yunanlı Doktor Galen (M.S. 129 – M.S. 216) ise kurĢun zehirlenmelerinin patolojisini inceleyerek bakır ocaklarındaki asit buharlarının zararlı etkilerini incelemiĢtir [16]. Juvenal (M.S. 60 – M.S. 130) özellikle demircilerde görülen göz rahatsızlıklarının, kiĢinin yaptığı iĢten kaynaklandığını ileri sürmüĢ, devamlı Ģekilde ayakta mesai görenlerde de varis oluĢumu görülebileceğini söylemiĢtir [15].
Alman düĢünür ve hekimi Paraselsus (1493 – 1541), Basel Üniversitesi‘nde verdiği dersler ile, tıpta farklı ve yeni bir anlayıĢa öncülük etmiĢtir. Tirol maden iĢletmelerinde iĢ yeri hekimliği görevi süresince, o dönemde dünyada ilk iĢ yeri hekimliği kitabı olan ―De Morbis Metallicis‖i yazmıĢtır. ĠSG‘nin bilimsel anlamda ele alınıĢıyla ilgili olarak 17. y.y.‘da Ġtalya‘da Ramazzini (1633 – 1714) tarafından yapılan çalıĢmalar iĢ sağlığı konusunun nüvesi olarak görülmektedir.
Ramazzini‘nin kendi tecrübe ve bulgularıyla 1713 yılında yayınladığı (De Morbis Artificum Diatriba) (Diseases of Workmen - ÇalıĢanların Hastalıkları) meslek hastalıkları kitabında, iĢ kazalarının önüne geçmek için iĢ yerlerinde önleyici güvenlik tedbirlerinin alınması gerektiğini vurgulamıĢtır. Ramazzini, yaptığı çalıĢmalarla, Hipokrates çağından beri hastalara sorulan gelenekselleĢmiĢ sorulara, iĢçi sağlığı ve iĢ güvenliği ilkesini eklemiĢtir [15].
ĠSG faaliyetleri özellikle 1760-1840 yılları arasında Ġngiltere‘de baĢlayan Sanayi (Endüstri) Devrimi‘yle beraber hız kazanmıĢtır. Ġmalatta makineleĢmenin baĢladığı, teknolojinin geliĢtiği, toplumsal dönüĢümün hızlandığı, mevcut değerlerin ve oluĢumların endüstriyel geliĢim sürecinin etkisiyle önemini yitirmesi sebebiyle çalıĢanların korumasız kaldığı bu dönemde, insan sağlığı ve güvenliğini sağlamak için yapılan uygulamalar ve alınan tedbirler ĠSG kapsamında dünyadaki ilk geliĢmeler olarak görülmüĢtür [17]. Sanayi devriminin ilk yıllarında Ġngiltere‘de, kadın ve çocuklar da dâhil olmak üzere, günlük çalıĢma süreleri 16 ile 18 saate kadar yükselmiĢtir. Bu süre, el dokumacılığı yapılan atelyelerde daha da uzun olmuĢ, maden ocaklarında ise gece çalıĢması, alıĢılmıĢ bir çalıĢma düzeni haline gelmiĢtir. Diğer Avrupa ülkelerinde de aynı uygulamalarla karĢılaĢılmıĢtır. Uzun çalıĢma süreleri ve olumsuz çalıĢma koĢulları, genç yaĢta can kayıplarına neden olmuĢ, sakatlıklar artmıĢ ve toplumsal huzur kaybolmuĢtur [15]. Sanayi devrimi
8
sonrasında artan bu huzursuzluklara karĢı, iĢçilerin tepkileri önce makinelere yönelmiĢ, ancak kısa sürede sorunların makine kaynaklı değil, gerekli sağlık ve güvenlik tedbirlerinin alınmamasından ötürü meydana geldiği anlaĢılmıĢtır. Bu süreçte, yaĢam ve çalıĢma koĢullarında karĢılaĢılan olumsuzlukların giderilmesi için grev ve miting gibi giriĢimler yaygınlaĢmıĢtır. Meydana gelen bu tepkiler ve geliĢmelerin etkileriyle 19. y.y. baĢlarından itibaren insan yanlısı aydınlar, hekimler, teknik elemanlar ve kimi iĢverenler, çalıĢma koĢullarının iyileĢtirilmesi için çaba göstermiĢ ve önerilerde bulunmuĢtur [15]. Bu dönemde konuyla ilgili çalıĢmalar yürütenlerden birisi olan Percival Pott‗un, baca temizleyicilerinin kanser hastalığı sahibi olmaları üzerine yapmıĢ olduğu çalıĢmalar sonrasında Ġngiliz Parlamentosu 1788 yılında ―Baca Temizleyicileri Yasası‖nı çıkarmıĢtır [18].
Ġngiltere‘de 1802 yılında "Çırakların Sağlığı ve Morali" adlı kanun çıkarılmıĢtır.
Yasa, mesai süresini günlük 12 saatle sınırlarken, iĢyerlerinin havalandırılmasını da öngörmektedir. Bu dönemde, ĠSG‘nin geliĢiminde iĢverenlerin önemli bir payı bulunmaktadır. Robert Owen (1771-1858), Ġskoçya'da bulunan fabrikasında 10 yaĢ altındaki kimseyi çalıĢtırmamıĢ ve çalıĢma sürelerini de azaltmıĢtır. Gençler ve yetiĢkinler için farklı eğitimler hazırlamıĢ ve iĢyerinde çalıĢma koĢullarının düzeltilmesi için önlemler almıĢtır. Ġngiltere‘de 1833 yılında yürürlüğe giren
"Fabrikalar Yasası" ile fabrikalara müfettiĢ görevlendirilmesi zorunlu kılınmıĢ, 9 yaĢın altındaki çocukların çalıĢtırılması yasaklanırken, 18 yaĢ altındakilerin 12 saatten fazla çalıĢtırılmaları yasaklanmıĢtır. 1842 yılında, kadınların ve yaĢı 10‘dan küçük olan çocukların madenlerde çalıĢtırılmaları yasaklanmıĢtır. 1844‘de ise, iĢ yerlerinde bulunan iĢ yeri hekimlerinin yetki ve sorumlulukları geniĢletilmiĢtir.
Böylece tehlikeli koĢullarda çalıĢanların sağlık kontrollerinin takibi de iĢ yeri hekimlerinin görevleri arasına dahil edilmiĢtir. 1847‘de, "On Saat Yasası" ile çalıĢma saatleri tekrar düzenlenmiĢtir. 1895‘de ise bazı tehlikeli meslek hastalıklarının bildirilmesi zorunluluk haline getirilmiĢtir [16]. Ġngiltere‘deki bu geliĢmelerin benzerleri, diğer Avrupa ülkelerinde de görülmüĢ ve dolayısıyla bu dönemde yaĢanan benzer sorunlar diğer ülkeleri de benzer arayıĢlara yöneltmiĢtir.
Örneğin Fransa‘da 1841 yılında gerçekleĢtirilen yasal değiĢikliklerle, makine ve ateĢ bulunan yerlerde, 20 kiĢinin üzerinde iĢçi çalıĢtıran tüm tesislerde çocukların çalıĢma koĢulları hususi olarak düzenlenmiĢtir [16]. Avrupa ülkelerinde yaĢanan bu geliĢmeler esnasında, Amerika‘da hızlı sanayileĢmenin meydana getirdiği kötü çalıĢma koĢullarının önüne geçilmesi amacıyla, eyalet hükümetleri kendi yetki
9
alanlarında ihtiyaç duydukları tedbirleri alma konusunda yetkilendirilmiĢtir [15].
Amerika BirleĢik Devletleri‘nde, iĢ kazalarının önlenmesini hedefleyen ilk yasal yaptırım, Massachusetts eyaletinde, 1836 yılında çocuk iĢçiler için çıkarılan yasa ile ortaya konulmuĢtur. 1867‘de denetim sisteminin yasallaĢmasıyla, istatistikî veri toplama çalıĢmaları yoğunlaĢmıĢtır [15]. 1877‘de yürürlüğe giren bir kanun ile asansör ve kaldırma makinelerinin halat ve kayıĢlarının, diĢli ve transmisyonlarının korunmasına iliĢkin çeĢitli düzenlemeler yapılmıĢtır [16].
ĠSG (ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği) alanında yapılan çalıĢmaların uluslararası boyuta taĢınması, ILO ―Uluslararası ÇalıĢma Örgütü‖ teĢkilatının 1919 yılında kurulması ile olmuĢtur. Dünya‘daki meslek hastalıkları ve iĢ kazalarının önüne geçilmesi amacıyla yaptığı çalıĢmalarda sendikaların katkılarına ilaveten, Uluslararası ÇalıĢma Örgütü (ILO) ―Milletler Cemiyeti‖ne bağlı olarak, konuyla ilgili önemli çalıĢmalar yapmıĢ ve 1946‘da, BirleĢmiĢ Milletler teĢkilatı ile yaptığı anlaĢma sonucunda iĢ sağlığı ve güvenliği hususunda bir uzmanlık kuruluĢu durumuna gelmiĢtir [15]. ILO, çalıĢma hayatının sosyal, ekonomik, yasal, iĢletme ve sağlıkla ilgili boyutlarını ele almakta, kendisine üye ülkelerin katkısıyla uygulamaya soktuğu sözleĢme ve tavsiye kararları ile iĢ hayatını düzenlemeye yönelik çalıĢmalarını uluslararası düzeyde sürdürmektedir. WHO (Dünya Sağlık Örgütü) ise, özellikle iĢ sağlığı konusunun uluslararası düzeyde ele alınmasına ve bu alandaki sorunların çözümüne yardımcı olan bir diğer önemli teĢkilattır [16]. Uluslararası ÇalıĢma Örgütü (ILO) ile Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve bu kuruluĢlarla iĢ birliği halindeki pek çok kuruluĢ, ĠSG yönünden önemli çalıĢmalarda bulunmuĢtur [15]. ĠSG alanında yapılan yasalar, önceleri kadınların ve çocukların korunma gereksinimine yönelik düzenlemeleri içerirken, 2. Dünya SavaĢı ile birlikte yaĢanan siyasi ve iktisadi koĢullardaki değiĢimler, ĠSG kavramını oldukça geniĢletmiĢ ve ĠSG baĢlı baĢına bir bilim dalı haline gelmiĢtir [16].
10
Türkiye’deki GeliĢimi
Dünya‘daki gibi ülkemizde de ĠSG konusu, çalıĢma yaĢamında meydana gelen geliĢmelere ve değiĢmelere göre belli aĢamalardan geçmiĢtir. Zaman içerisinde sanayileĢmenin geliĢimi ile meslek hastalıkları ve iĢ kazaları önemli bir sorun haline gelmiĢtir [15].
Türkiye‘de, ĠSG ile ilgili yapılan çalıĢmalar ilk kez Osmanlı Ġmparatorluğu zamanında yapılmıĢtır. 1865‘de yapılan Dilaver PaĢa Nizamnamesi‘nden günümüze kadar ĠSG konusunda yapılan çalıĢmalar, çözümün hep yasal zeminde arandığını göstermektedir [19]. Dilaver PaĢa Nizamnamesi ile sanayi bölgelerindeki çalıĢma koĢullarının düzenlenmesine gidilmiĢ, yöresel seviyede faaliyet gösterecek hekimlerin istihdam edilmesine çalıĢılmıĢ, iĢçilerin tedavi ve istirahatlarıyla ilgili konulara değinilmiĢtir. 1869‘da yayımlanan Maadin Nizamnamesi ile iĢverenlerce, iĢ kazalarına karĢı önleyici ve koruyucu tedbirlerin alınmasının, madenlerde hekim ve ihtiyaç duyulan ilaçların olmasının, iĢ esnasında kaza geçiren iĢçilerin ailelerine (tutarı yargı tarafından belirlenmek üzere) özel bir tazminat ödemesinin yapılmasının, kazanın iĢin kötü yönetiminden kaynaklandığının tespiti halinde, iĢverenlerin para cezalarına çarptırılmasının, kazanın iĢçinin kusurundan dolayı kaynaklandığının tespit edilmesi durumunda ise iĢçinin 5-20 altın ceza ödemesinin gerektiği vurgulanmıĢtır [15].
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, çalıĢma haklarının korunmasına yönelik ilk düzenlemeye, Cumhuriyet‘in kuruluĢundan hemen öncesinde, 1921‘de rastlanmaktadır. Bu dönemde tek enerji kaynağının kömür olması sebebiyle, kömür üretiminin kesintiye uğramaması hususu çok önemlidir. Bu sebeple, Zonguldak ve Ereğli Kömür ĠĢletmeleri‘nde tehlikeli ve ağır çalıĢma koĢulları içerisinde bulunan iĢçilerin, çalıĢma koĢullarının iyileĢtirilmesine yönelik düzenlemeler yapılmıĢtır [20].
28 Nisan 1921 tarihli 114 sayılı ―Havzası Fahmiyesinde Mevcut Kömür Tozlarının Amele Menafi Umumiyesine Füruhtuna dair yasa‖yla kömürden arta kalan kömür tozlarının satılmasıyla edinilecek gelirin iĢçilerin ihtiyaçlarının giderilmesi amacıyla ayrılması sağlanmıĢtır. Diğeri ise, ―Ereğli Maden Amelesinin Hukukuna Müteallik‖
10 Eylül 1921 tarihli 151 sayılı yasa olup bu kanunla kömür iĢçilerine, hastalık ve iĢ kazaları durumlarında gerekli yardımların yapılması sağlanmıĢtır [15].
11
Birinci TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi) döneminde, 4 Mart 1923 tarihinde Ġzmir‘de toplanan 1. Ġktisat Kongresi‘nde iĢçi katılımcılar 30 maddelik bir öneri sunmuĢtur. Bunlar, ileriki süreçte gerçekleĢen bazı yasaların çekirdeğini oluĢturmuĢtur. SanayileĢmenin geliĢmesiyle ortaya çıkan sorunların giderilmesi amacıyla, Cumhuriyet döneminde ĠSG ile ilgili birçok kanun, tüzük, yönetmelik çıkarılmıĢtır. Bu bağlamda, Cumhuriyetin ilanından sonraki dönemde yapılan ilk yasal düzenleme, 2 Ocak 1924 tarihli 394 sayılı ―Hafta Tatili Yasası‖ Cumhuriyet döneminde ĠSG konusundaki ilk olumlu yasal düzenlemelerdendir. 1926‘da yürürlüğe giren Borçlar Yasası‘nın 332‘nci maddesiyle, iĢverene iĢ kazaları ve meslek hastalıklarından doğan yasal sorumluluklar getirilmiĢtir [20].
Ülkemizde o dönem itibari ile iĢ yasası olmaması sebebiyle, ĠSG ile ilgili hükümler barındıran ―Umumi Hıfzısıhha Yasası ve Belediyeler Yasası‖ 1930‘da yürürlüğe girmiĢtir. 1580 sayılı Belediyeler Yasası‘na göre, iĢ yerlerinin ĠSG yönünden bazı konularda kontrolü belediyelere verilmiĢtir. 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Yasası ile iĢ yerlerine sağlık hizmeti götürülmesine karar verilmiĢtir. Bu yasanın 173-178 maddeleri ile endüstriyel kuruluĢlarda, çocuk ve kadınların çalıĢtırılması koĢulları, iĢçiler için gece hizmetleri, gebe kadınların doğum öncesi ve sonrası çalıĢma koĢulları, iĢ yerlerindeki iĢçi yasağı konuları hükme bağlanmıĢtır [20]. 1936‘da yürürlüğe giren 3008 sayılı ―ĠĢ Yasası‖ ile ülkemizde ilk kez ĠSG konusunda ayrıntılı ve sistemli bir düzenlemeye gidilmiĢtir. Yasa hükümlerine göre, bir yıl sonra kurulması hedeflenen ÇalıĢma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 1945 yılında kurulabilmiĢtir. 28 Ocak 1946 tarihli 4841 sayılı ÇalıĢma Bakanlığı kuruluĢ kanununun 1. maddesiyle bakanlığın görevleri arasında, sosyal güvenlik de yer almıĢtır. Ülkemizdeki mevzuatta sosyal güvenlik kavramı, ilk defa bu kanunda yer almıĢtır [20]. ĠSG yönelik çalıĢmaların tek merkezden yönetimi maksadıyla, ÇalıĢma Bakanlığı‘nın kurulmasını takiben, bu görev ĠĢçi Sağlığı Genel Müdürlüğü‘ne verilmiĢtir. Devamında 81 sayılı Uluslararası ÇalıĢma SözleĢmesinin 9. maddesinin onaylanmasına dair 5690 sayılı yasa, 13 Aralık 1950 tarihinde yürürlüğe girmiĢtir. Bu yasa gereği olarak, iĢ yerlerinin ĠSG bakımından kontrolünü yapmak, iĢ yaĢamını tertip etmek, yön verici ikazlarda bulunması amacıyla hekim, kimyager ve mühendis gibi teknik elemanların görevlendirilmesine yönelik 174 sayılı yasa çıkarılmıĢtır. Bu kanunun onaylanmasından sonra, ilk defa 12 Ocak 1963 tarihinde Ġstanbul, Ankara, Zonguldak, Ġzmir‘de ĠĢ Güvenliği MüfettiĢleri Grup
12
BaĢkanlıkları kurulmuĢtur. Daha sonra Bursa, Adana, Erzurum‘da kurulan ve sayıları artırılan Grup BaĢkanlıklarıyla, iĢ yerlerinin ĠSG yönünden denetim çalıĢmaları yapılmaya baĢlanmıĢtır [20].
3008 sayılı ĠĢ Yasasının gereksinimlere yanıt veremez duruma gelmesi nedeniyle, bunun yerine 1967‘de 931 sayılı ĠĢ Kanunu çıkarılmıĢtır. 931 sayılı ĠĢ Kanunu‘nun Anayasa Mahkemesi tarafından usul yönünden bozulması üzerine, neredeyse hiçbir değiĢiklik yapılmaksızın, 1971‘de 1475 sayılı ĠĢ Kanunu uygulamaya alınmıĢtır. Devam eden yıllarda, sosyal güvenlikle ilgili kanunlar yürürlüğe konulmuĢtur. Öyle ki; 09 Temmuz 1946 tarihinde 4792 sayılı ĠĢçi Sigortaları Kurumu Yasası, 1950 yılında 5502 sayılı Hastalık ve Analık Sigortası Yasası, 27 Haziran 1954 tarihinde 4772 sayılı ĠĢ Kazaları ve Meslek Hastalıkları Sigortası Yasası, 1957 yılında 6700 sayılı Ġhtiyarlık Sigortası Yasası çıkarılmıĢtır. Sosyal sigorta uygulamasının bu denli dağınık Ģekilde farklı yasalarla düzenlenmiĢ olmasından ötürü, bu dağınıklığı ortadan kaldırarak sosyal sigortalar sisteminin tek bir yasada toplanması amaçlanmıĢ ve 1964 yılında 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasası yürürlüğe konulmuĢtur. Ülkemizde meslek hastalıklarına yönelik resmi çalıĢmalar, 1946 yılında çıkarılan SSK Yasası ile baĢlamıĢ olsa da, 1964‘e kadar ciddi ve kapsamlı hiçbir çalıĢma yapılamamıĢ, iĢ sağlığı ve güvenliği konusunda olumlu geliĢmeler olmamıĢtır. 1965 yılında 506 sayılı SSK Yasası‘nın uygulanmasına kadar, daha çok iĢ kazaları üzerinde durulmuĢtur. Zonguldak kömür ocaklarında çalıĢan iĢçilerde yaygın Ģekilde pnömokonyoz (meslek hastalığı) görülmesiyle meslek hastalıkları da istatistiki belgelerde yer bulmaya baĢlamıĢtır [15]. 506 sayılı SSK Yasası‘nın yürürlüğe girmesi sonrasında, Türkiye ile BM Özel Fon Ġdaresi ĠĢbirliği‘nden yararlanılarak ĠĢçi Sağlığı ve ĠĢ Güvenliği AraĢtırma Enstitüsü (ĠġGÜM) kurulmuĢtur [15].
En son yürürlüğe giren 4857 sayılı ĠĢ Kanunu‘nun 5. bölümü ―ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği‖ baĢlığını taĢımakta olup 77. ve 90. maddeler arasındaki on üç madde bu konuyla ilgilidir. Bu maddelerde, kısaca iĢverenlerin iĢ yerlerinde iĢ sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasıyla, gerekli her türlü önlemi alması, araç ve gereçleri eksiksiz bulundurması, iĢçilerin de ĠSG konusunda alınan her türlü önleme uyması gerekliliği vurgulanmıĢtır. 4857 sayılı kanundan sonra geçtiğimiz iki yıl içinde çıkan ĠSG ile ilgili yönetmelikler, Avrupa Birliği uyum yasaları doğrultusunda düzenlenmiĢtir [20].
13
2.1.2. ĠSG Tanımı
Ġnsanlar, binlerce yıl öncesinden bu yana iĢ kazalarıyla karĢı karĢıya kalmaktadır.
21. yüzyılda bile çalıĢmanın, savaĢtan 3 kat daha tehlikeli olduğu, içki, uyuĢturucu veya savaĢlardan daha fazla insanın ölümüne yol açtığı, savaĢlar nedeniyle her yıl 650 bin kiĢi hayatını kaybediyorken, iĢ kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle yılda 2 milyon kiĢinin hayatını kaybettiği belirtilmektedir [21]. YaĢamın devam ettirilmesi için yapılan zorunlu uğraĢlar, iĢçilerin sağlığı ve çevresi için tehlikeler yaratabilir. Bununla beraber, iĢ çevresindeki olumsuz etkenlerin oluĢması bazı tedbirlerle engellenebilir [22]. Bu yaklaĢımla ele alındığında, iĢ sağlığı genel anlamıyla: ―Tüm mesleklerde çalıĢanların fiziksel, ruhsal, sosyal iyilik hallerininin devamını sağlamak, çalıĢanların çalıĢma koĢullarından ileri gelen risklerden korunmasını sağlamak, sağlıklarını korumak, kiĢiye uygun iĢlere yerleĢtirmek ve iĢin insana ve insanın iĢe uyumunu sağlamak‖ olarak tanımlanmaktadır [23]. ĠĢ Güvenliği çalıĢmalarının maksadı: ―çalıĢanları korumak, rahat ve güvenli bir ortamda çalıĢmalarını sağlamak, iĢletme güvenliğini sağlayarak tehlikeli durumları bertaraf etmektir‖ [10]. Bu tanım itibariyle, ĠSG‘nin konusunu; iĢin yürütümünden kaynaklanan tehlikelerin ortadan kaldırılması veyahut kontrol altına alınması için ihtiyaç duyulan yöntemlerin araĢtırılması ve bu maksatla ortaya konan hükümler oluĢturmaktadır [24]. ĠSG, iĢin bütün aĢamalarını etkisi altına alan bir konudur.
Farklı disiplinlerden etkilenmekte ve pek çok disiplin bu konu üzerinde çalıĢmaktadır [25].
ĠĢyerindeki makineler, üretim teknolojisi, teknik bakım, koruyucu donanımlar, risk değerlendirme çalıĢmaları, ergonomik koĢullar, çalıĢanların eğitim durumları, yasal düzenlemeler, örgüt yapısı, sağlık yapılanması, çalıĢanların yaĢ aralığı, çalıĢanların yapılan iĢe uygunlukları, tesislerin bulunduğu konumun coğrafi özellikleri, fiziksel ortam Ģartları (gürültü, toz, ısı, aydınlatma, havalandırma vb.), insan kaynakları ve ĠSG politikası, ücret politikası, sosyal hizmetler, mesai düzeni gibi çok sayıda bileĢen ĠSG olgusuna etki etmektedir. ĠSG: çalıĢanlara yönelik iĢçi güvenliği, çalıĢma ortamının koĢullarına yönelik iĢyeri güvenliği, imalat teknolojisine yönelik üretim güvenliği gibi konuların bütünüdür. Günümüzde, çalıĢma Ģekilleri ve üretim yapısının değiĢmesi ve yeni yönetim anlayıĢları, çalıĢan kavramının içeriğini geniĢletmiĢ ve ĠSG politikasının yalnızca iĢçileri değil iĢteki herkesi, unsurları ve iĢyerini kapsaması gerekliliği ortaya çıkmıĢtır [26]. ILO, 1950
14
yılında yaptığı ĠSG tanımına: “ÇalıĢanların sağlık ve refahlarının en üst düzeye çıkarılması; iĢyeri koĢullarının, çevrenin ve üretilen ürünlerin yol açtığı sağlığa aykırı sonuçların ortadan kaldırılması; ÇalıĢanların uygun iĢlere yerleĢtirilmesi ve ihtiyaçlara uygun bir iĢ ortamı oluĢturulması‖ Ģeklinde açıklamalar getirerek, iĢ ve iĢin dıĢında kalan dıĢ faktörleri de ĠSG kapsamına almıĢtır[27].
2.1.3. ĠSG Temel Ġlkeleri
ĠSG; ekonomi, hukuk ve teknoloji yoğun olmak üzere pek çok alanla etkileĢim içerisinde olan, hayli geniĢ bir bilim dalını ifade etmektedir. ĠSG‘nin ilgilendiği alanların çeĢitliliğine karĢın, ĠSG konusunda aĢağıdaki gibi belli baĢlı temel ilkelerin olduğunu söylemek mümkündür [28]:
ĠSG çalıĢanlar için bir haktır. Aynı zamanda çalıĢanlar bu hakkın geliĢtirilmesi ve iyileĢtirilmesinde hükümetler ve iĢverenler kadar söz sahibi olmalıdır.
ĠSG alanında politikalar oluĢturulmalıdır. Bu politikaların hazırlanması, geliĢtirilmesi ve yeniden gözden geçirilmesi aĢamalarında iĢçi ve iĢveren tarafları ve diğer ilgili temsilcilerle karĢılıklı görüĢ alıĢ veriĢinde bulunulmalıdır.
Koruyucu ve önleyici tedbirler, ĠSG‘ye iliĢkin hazırlanan program ve politikaların baĢlıca amacı olmalıdır. ĠĢyeri ve çalıĢma ortamının, güvenli ve sağlıklı olacak Ģekilde tasarlanması ve oluĢturulması gereklidir.
Etkin bir program ya da politikanın oluĢturulmasında en önemli unsur bilgidir. ĠĢyerinde tehlike arz eden faaliyet ya da unsurların risk analizi yapılarak belirlenmesi, uygulanan politikaların olumlu ve olumsuz geri dönüĢlerinin değerlendirilmesi, iĢyeri bölümlerinin gözlemlenmesi ve bunun gibi faaliyetler sonucunda elde edilecek bilgilere göre oluĢturulacak program ve politikalar daha etkin ve verimli olacaktır.
Sağlık tanıtımı, iĢ sağlığı uygulamalarının esas unsurunu oluĢturmaktadır.
ĠĢçilerin fiziksel, ruhsal ve sosyal durumlarını iyileĢtirmeye yönelik çaba gösterilmelidir.
ĠĢyeri bünyesinde, bütün iĢçilerin yararlanabileceği sağlık birimleri oluĢturulmalıdır. ĠĢçilerin sağlığının korunması ve desteklenmesi amacıyla
15
faaliyette bulunacak bu birimlerden bütün iĢçilerin yararlanması sağlanmalıdır.
ĠĢ kazası ya da meslek hastalığına maruz kalmıĢ iĢçiler için rehabilitasyon ya da iyileĢtirmeye yönelik servisler oluĢturulmalıdır. Bu sayede iĢ kazası ve meslek hastalıklarının olumsuz sonuçları azaltılmaya çalıĢılmalıdır.
Eğitim ve öğretim, sağlıklı ve güvenli bir çalıĢma ortamının oluĢturulabilmesinde çok önemli iki unsurdur. ĠĢçi ve iĢverenler iĢyerinde daha sağlıklı ve güvenli bir iĢ ortamının oluĢturulabilmesi için kurulmuĢ olan sistemin farkında ve önemini kavramıĢ olmalıdır.
ĠĢçi, iĢveren ve iĢyerinde ĠSG konusunda görevlendirilmiĢ olan kimselerin bazı yükümlülükleri bulunmaktadır. ĠĢçi; kurulmuĢ olan sisteme uymalı, iĢveren; sağlıklı ve güvenli bir iĢyeri için gerekli olan sistemi kurmalı, yetkili kiĢiler ise iĢ sağlığı ve güvenliği politikası oluĢturarak bu politikayı periyodik olarak gözden geçirmeli ve güncellemelidir.
Politikaların zorlayıcılığı olmalıdır. ĠĢyerinde uygulanan ĠSG politikaları ve yasal düzenlemelere uygun hareket edilip edilmediğini kontrol eden bir denetim sistemi kurulmuĢ olmalıdır.Bu temel ilkeler, ĠSG alanında uygulanacak politika ve programlar hakkında fikir vermesine karĢın, yeterince ayrıntılı değildir. ĠSG politikası oluĢturulacak özgün alanlara göre yukarıdaki ilkeler çoğaltılabilir [16].
2.1.4. Tanımlar ve Teknik Terimler
ĠSG (ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği) kapsamındaki tanımlar ve teknik terimler sırasıyla:
Kaza, Tehlike, Olay, Risk, Güvenlik, Objektifler, ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği, Risk Değerlendirme, Tetkik, Sürekli ĠyileĢtirme, Tehlike Tanımlanması, Uygunsuzluk, Hedefler, ĠĢ Sağlığı ve ĠĢ Güvenliği Yönetim Sistemi, Organizasyon, Performans, Güvenlik, Katlanılabilir Risk, Ġlgili Taraflar, Uygunsuzluk: Amaçlar, ĠĢçi Sağlığı ve Güvenliği, ĠSG Yönetim Sistemi olarak aĢağıda açıklanmıĢtır [29]:
Kaza: Can kaybına, sağlık sorunlarına, yaralanmaya, hasara, zarara yahut diğer türlü kayıplara yol açan istenmeyen ve aniden olan olay.
Olay: Kazaya sebep olan veyahut kazaya sebep olabilecek potansiyele sahip durum. OHSAS 18002'ye göre hiçbir sağlık bozulması, sakatlanma, hasar veya
16
baĢka kaybın yaĢanmadığı bir olay, ayrıca "yakın-ıskalama" olarak da ifade edilir.
Buradaki, "olay" terimi "yakın-ıskalama"yı da kapsar.
Tehlike: Yaralanmaya, sağlık sorunlarına, çalıĢma ortamının bozulmasına, maddi hasara veya bunlardan birkaçının aynı anda gerçekleĢmesine sebep olabilecek potansiyele sahip zararlı kaynak veya durum.
Risk: Bir tehlikeli durumun gerçekleĢme ihtimali ve önem derecesinin bileĢimi.
Güvenlik: Zarar ve kayıp riskinin bulunmadığı durum. Kabul edilemez zarar riskinden korunma.
Objektifler: Organizasyonun baĢarmak üzere seçtiği, sistemin performansını ortaya koyan hedefler.
ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği: ÇalıĢanların, geçici iĢlerin, sözleĢmeli personelin, ziyaretçilerin veya iĢ ortamı içindeki diğer tüm kiĢilerin sağlıklı ve güvende olmaları üzerinde etkili bütün koĢullar ve etkenler.
Risk Değerlendirme: Risk büyüklüğünün tahminlenmesi ve riskin ortadan kaldırılması ya da kontrol altına alınıp alınamayacağı konusunda karar vermeye yönelik kapsamlı süreç.
Tetkik: Faaliyetlerin ve sonuçlarının planlanmıĢ düzenlemelere uygunluğunu, bu düzenlemelerin etkili bir biçimde uygulandığını, politika ve hedefleri gerçekleĢtirmek için uygunluğunu belirlemek maksadıyla yapılan sistematik bir değerlendirme.
Sürekli ĠyileĢtirme: Örgütün ĠSG politikasına bağlı olarak genel ĠSG performansında geliĢmeler elde edebilmek için; ĠSG yönetim sistemini geliĢtirme prosesi.
Tehlike Tanımlanması: Organizasyonun ĠSG performansı ile ilgilenen ya da bundan etkilenen kiĢiler ve gruplar için tehlikeyi fark etme ve özelliklerini (karakteristiklerini) tanımlama sürecidir.
Uygunsuzluk: Doğrudan ya da dolaylı olarak yaralanmalara ya da sağlık sorunlarına, maddi zarara, iĢ yeri çevresinin zarar görmesi ya da bunların birleĢimine sebep olabilecek; iĢ standartları, pratikler, prosedürler, kurallar, yönetim sistemi performansı vb. unsurlardan herhangi birinde yaĢanan sapma.
17
Hedefler: Organizasyonun ĠSG performansı olarak ulaĢmak istediği sonuç.
ĠĢ Sağlığı ve ĠĢ Güvenliği Yönetim Sistemi: Organizasyonun yönetim sisteminin, faaliyet alanı ile ilgili ĠSG risklerini yönetmek için kullanılan kısmıdır. Bu sistem, organizasyonun yapısını, planlama faaliyetlerini, sorumlulukları, iĢ pratiklerini, prosedürleri, süreçleri ve ĠSG sisteminin geliĢtirilmesi, uygulanması, iyileĢtirilmesi, gözden geçirilmesi ve sürekliliğinin sağlanması için eldeki kaynakların tümünü kapsar.
Organizasyon: ġirket, iĢletme, firma, giriĢim, enstitü yahut birlik.
Performans: Organizasyonun ĠSG yönetim sisteminin; ĠSG politika ve amaçlarına dayanan, ĠSG risklerinin kontrolü ile ilgili ölçülebilir sonuçları.
Güvenlik: Kabul edilemez zarar riskinden uzak olma durumu (ISO/IEC Rehber 2).
Katlanılabilir Risk: Organizasyonun yasal yükümlülükleri ve ĠSG politikası kapsamında katlanılabilir/sürdürülebilir seviyeye indirgenmiĢ risk.
Ġlgili Taraflar: Bir kuruluĢun ĠSG performansıyla ilgili veya bundan etkilenen kiĢi veya grup.
Uygunsuzluk: Doğrudan veya dolaylı olarak sakatlanmaya, hastalığa, mülke zarara, iĢyeri ortamına veya bunların bazılarına veya hepsine yol açabilecek Ģekilde çalıĢma standartlarından, uygulamalardan, prosedürlerden, düzenleyici kuralardan, yönetim sistemi performansından vs. sapma.
Amaçlar: Bir kuruluĢun ulaĢmak için belirlediği ĠSG performansına yönelik hedefler.
2.2. Risk Analizi ve Risk Değerlendirmesi
Güvenilirlik alanında uluslararası bir standart olan ―IEC 60300-3-9‖de yapılan tanımlarda, risk analizi; eldeki bilginin, tehlikelerin tanımlanması ve kiĢilere, topluma, maddi varlığa veya çevreye karĢı risklerin tahminlenmesi amacıyla sistematik Ģekilde kullanılmasıdır. Standartta risk, sıklığın veya meydana gelme olasılığının ve söz konusu tehlikeli olayın sonucunun birleĢimini ifade eder. Risk analizi bazen Olasılıksal Güvenlik Analizi, Olasılıksal Risk Analizi, Kalitatif Güvenlik Analizi ve Kantitatif Risk Analizi olarak ifade edilir. Risk analizi, riske yönelik bir anlayıĢ geliĢtirmeyi hedefler [30].
18
Risk değerlendirmesi bağımsız bir faaliyet değildir ve risk yönetim sürecinde yer alan diğer tüm unsurlara tamamıyla entegre edilmelidir. Risk değerlendirmesi;
kapsamlı bir risk tanımlama süreci, risk analizi ve risk tespitinden oluĢur. Bu sürecin uygulanma biçimi yalnızca risk yönetim sürecine değil, risk değerlendirmesi yapılırken kullanılan yöntem ve tekniklere de dayalıdır. Risk analizinin geniĢ anlamda üzerinde uzlaĢılmıĢ bir tanımı olmamakla birlikte önerilen tanımlardan birisi, nitel ve nicel yöntemleri de içine alacak Ģekilde: ―Sistemlerin içerdiği tehlikelerin ve güvenlik karakteristiklerinin tanımlanması ve değerlendirilmesi amacıyla analiz edilmesidir‖ Ģeklindedir [30].
Risk analiz uygulamalarının çoğunda, güvenliği geliĢtirmek için öneriler üretilmesi, analizin temel parçasıdır. Ortak amaç, sistemdeki tehlikelerin genel bir resmini elde etmektir. Risk değerlendirme çalıĢmaları aĢağıda açıklanan, ―Tehlikenin tanımlanması; maruziyetin değerlendirilmesi; doz-cevap iliĢkisinin incelenmesi;
riskin karakterizasyonu‖ndan oluĢan dört aĢamada gerçekleĢtirilir [30]:
Tehlikenin tanımlanması:
Bu aĢamada iĢyerinde sağlık üzerinde olumsuz etkisi olabilecek (sıcaklık, gürültü, toz, tahriĢ edici etkisi olan madde, kötü koku vb.) herhangi bir durumun varlığı değerlendirilir. Bu değerlendirme için genel bilgi kaynaklarından istifade edilebileceği gibi, iĢyerinde süratle gerçekleĢtirilecek incelemeler yoluyla da fikir sahibi olabilmek mümkündür. ĠĢyerindeki incelemeler esnasında iĢyeri yöneticileri ve çalıĢanlarla görüĢülerek bilgi alınabilir veya iĢyerindeki kayıtlar incelenebilir. Bu incelemeler sonrasında iĢyerinde herhangi tehlikeli bir durumun veya etkenin var olduğu sonucuna ulaĢılırsa sonraki aĢamalara geçilir.
Maruziyetin değerlendirilmesi:
ÇalıĢanların iĢyerindeki etkenlerden ne ölçüde etkilendiklerini tespit etmek için ölçümler yapılır. Bu ölçümler iĢyeri ortamında yapılabildiği gibi çalıĢanların vücutlarındaki belli değerlerin ölçümü ile de bazı değerlendirmeler yapılabilir.
Gürültü, radyasyon, sıcaklık gibi fiziksel faktörler konusunda iĢyeri ortamında yapılan doğrudan ölçümlerle bilgi edinilir. Tozlar, kimyasal maddeler vs. ile ilgili değerlendirmeler ise iĢyeri ortam havasından alınan örnekler üzerinde yapılır.
ĠĢyeri ortamında değerlendirme yapılması daha pratik olup, bazen etkilenme düzeyi çalıĢanlar üzerinde; kan, idrar, nefes vb. ölçümlerin gerçekleĢtirilmesiyle de
19
yapılabilir. Kanda, idrarda kurĢun düzeyi veya idrarda fenol düzeyinin saptanması, nefeste benzen ölçümü gibi örnekler sıkça kullanılan yaklaĢımlardır.
Doz-cevap iliĢkisinin incelenmesi:
Risk faktörünün iĢyeri ortamında veya çalıĢanların vücutlarındaki tesirinin belirlenmesinden sonra, etkenin birikim dozuna göre etkilenmenin ne ölçüde değiĢtiği konusu incelenmelidir. Bu yönde gerçekleĢtirilecek çalıĢmalarda iĢyerindeki düzeyler ve çalıĢanlarda yapılan biyolojik ölçüm sonuçları birlikte değerlendirilir. Etkilenilen faktörün düzeyi arttıkça, yol açtığı zararın da arttığı sonucuna varılır. Bu çalıĢmalar sonrasında herhangi olumsuz etkiye neden olmayan düzeyle olumsuz etkilere sebep olan en düĢük düzey Ģeklinde değerlendirmeler yapılır. Bu değerlendirme sonuçlarına göre müsaade edilen sınır değerler geliĢtirilir.
Riskin karakterizasyonu:
Risk değerlendirilmesi çalıĢmalarında varılması gereken sonuç riskin tanımlanmasıdır. Nihayetinde, iĢyerinde ne tür risk faktörlerinin var olduğu, söz konusu faktörlerin kaç kiĢiyi, hangi seviyelerde etkilediği Ģeklinde kararlara ulaĢılır.
Bu etkilenmeye bağlı olarak ileriki dönemde kaç kiĢinin ne tür sağlık sorunları ile karĢılaĢma ihtimalinin olduğu veya çalıĢanların yaĢamı süresince belirli bir sağlık sorunu ile karĢılaĢma olasılığının ne olduğu Ģeklinde tahminler yapılır. Bu tahminler için önceki aĢamalarda edinilen bilgilerin hatasız ve güvenilir olması gerekir. Bu sebeple risk değerlendirme çalıĢmalarının tüm aĢamalarında özenle çalıĢılması gereklidir. Risk karakterizasyonunda yapılan tahminler iĢyerinde çalıĢanlar açısından yapılabildiği gibi, çevrede yaĢayanlar ve genel toplum açısından da yapılabilir. Risk değerlendirmesi ve risk akıĢ diyagramı ġekil 2.1.‘de verilmiĢtir.
20
ġekil 2.1. : Risk değerlendirmesi ve risk yönetimi akıĢ diyagramı [14]
21
Risk analizi, sistemlerin içerdiği tehlikelerin ve güvenlik karakteristiklerinin tanımlanması ve değerlendirilmesi amacını taĢır. Risk değerlendirme süreci, risklere müdahale edilip edilmemesi ve en uygun müdahale strateji ve yöntemlerine bağlı kararlar hakkında çeĢitli veriler sunmaktadır. Risk analizi, mevcut kontrollerin varlığı ve etkililiğini göz önüne alarak, tanımlanmıĢ risk olaylarına iliĢkin olasılığın ve sonuçlarının belirlenmesini içermektedir. Ardından, sonuçlar ve sonuçlara yönelik olasılıklar, risk düzeyinin saptanması için bir araya getirilir. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği Madde 9‘a göre tespit edilmiĢ tehlikelerin tümü ayrı ayrı dikkate alınarak bunlardan kaynaklanabilecek risklerin ne sıklıkla oluĢabileceğiyle bu risklerden kimlerin, nelerin, ne Ģekilde ve hangi Ģiddette zarar görebileceği tespit edilir. Bu tespit gerçekleĢtirilirken, var olan denetim önlemlerinin etkisi de göz önüne alınır. Elde edilen bilgiler ıĢığında belirlenen riskler; iĢletmenin faaliyetine iliĢkin özellikleri, iĢyerindeki tehlike veya risklerin nitelikleri ve iĢyerinin kısıtlılıkları gibi faktörler yahut ulusal veya uluslararası standartlar esas alınarak karar kılınan yöntemlerden biri veya birkaçı bir arada kullanılarak analize tabi tutulur. ĠĢyerinde birbirinden farklı iĢlerin yürütüldüğü kısımların varlığı durumunda birinci ve ikinci fıkralardaki hususlar her bir bölüm için tekrarlanır. Yine yönetmeliğe göre analizin farklı kısımlar için yapılması durumunda kısımların etkileĢimleri de dikkate alınarak bir bütün halinde dikkate alınarak sonuçlandırılır. Analiz edilen riskler, kontrol tedbirlerine karar verilmek üzere etkilerinin büyüklüğüne ve önemlerine göre en yüksek risk seviyesine sahip olandan baĢlanarak sıralanır ve yazılı hale getirilir [30].
Risk Kaynaklarının Gruplandırılması ĠĢyeri risk kaynakları:
Yapılan iĢler ya da yürütülen faaliyetlere,
Süreçlere,
Kullanılan maddelere,
ĠĢ ekipmanlarına,
ÇalıĢanlara,
Organizasyonlara,
ĠĢ çevresine göre olmak üzere yedi alt baĢlık altında gruplandırılabilir [14].