• Sonuç bulunamadı

GÜZEL SANATLAR LİSESİ ÖĞRENCİLERİNİN ÖZEL GEREKSİNİMLİ BİREYLERE YÖNELİK TUTUMLARI

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "GÜZEL SANATLAR LİSESİ ÖĞRENCİLERİNİN ÖZEL GEREKSİNİMLİ BİREYLERE YÖNELİK TUTUMLARI"

Copied!
9
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

http://doi.org/10.17740/eas.soc.2019.V26-02

ATTITUDES OF FINE ARTS HIGH SCHOOL STUDENTS TOWARDS INDIVIDUALS WITH SPECIAL NEEDS

M. Onur ÇELEBİOĞLU ⃰ & Tarkan YAZICI ⃰ ⃰ & Gülcan BOYRAZ ⃰ ⃰ ⃰

* Mersin Üniversitesi, Devlet Konservatuvarı, Yüksek lisans öğrencisi, [email protected]

** Doç. Dr. Mersin Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Müzik Eğitimi ABD., [email protected]

*** Öğr. Gör., Mersin Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik ABD., [email protected]

Copyright © 2019 M. Onur ÇELEBİOĞLU, Tarkan YAZICI, Gülcan BOYRAZ. This is an open access article distributed under the Eurasian Academy of Sciences License, which permits unrestricted use, distribution, and reproduction in any medium, provided the original work is properly cited.

ABSTRACT

The aim of this study is to determine attitudes of Fine Arts High School students (FAHL) towards individuals with special needs. In the study where survey model was used, the attitudes of Fine Arts High School students towards individuals with special needs were determined. In the study, “Multidimensional Attitude Scale for the Disabled” was used as data collection tool that developed by Yelpaze and Türküm (2018). The study was conducted with 97 students studying at Mersin Nevit Kodallı Fine Arts High School in 2018-2019 academic year. As a result of the study; there is no statistically significant difference between the variables such as department, class, presence of disabled person in the family/immediate environment, working status with disabled individual /individuals and attitudes of FAHL students towards individuals with special needs. It was found there was a significant difference between gender variable and attitudes of FAHL students towards individuals with special needs. This statically significant difference was found to be in favor of women participants.

Keywords: Fine Arts High School, Individuals with special needs, Attitude.

GÜZEL SANATLAR LİSESİ ÖĞRENCİLERİNİN ÖZEL GEREKSİNİMLİ BİREYLERE YÖNELİK TUTUMLARI

ÖZET

Bu çalışmanın amacı Güzel Sanatlar Lisesi (GSL) öğrencilerinin özel gereksinimli bireylere yönelik tutumlarını belirlemektir. Tarama modelinin kullanıldığı bu çalışmada, GSL öğrencilerinin özel gereksinimli bireylere yönelik tutumları belirlenmiştir. Araştırmada, veri toplama aracı olarak Yelpaze ve Türküm (2018) tarafından geliştirilen “Engellilere Yönelik Çok Boyutlu Tutum Ölçeği” kullanılmıştır. Çalışma; 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Mersin Nevit Kodallı Güzel Sanatlar Lisesinde öğrenim görmekte olan 97 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın sonucunda; bölüm, sınıf, ailede/yakın çevrede engelli bireyin var olma durumu, engelli birey/bireylerle çalışma durumu değişkenleri ile GSL öğrencilerinin özel gereksinimli bireylere yönelik tutumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Cinsiyet değişkeni ile GSL öğrencilerinin özel gereksinimli bireylere yönelik tutumları arasında anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. İstatistiksel olarak anlamlı olan bu farklılığın kadın katılımcılar lehine olduğu tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Güzel sanatlar lisesi, özel gereksinimli bireyler, tutum.

(2)

1. GİRİŞ

Toplumsal-ekonomik-siyasi gelişmelerin ana koşulu olan eğitim; bilim-sanat-teknik alanlarını kapsayan bir çerçevede düzenlenip, gerçekleştirilmektedir (Türkoğlu, 1983; Uçan, 1997). Bu üç genel konudan sanat; bir duygunun, bir tasarının/bir güzelliğin ifadesinde kullanılan metotların tümüdür ve aklın/duyguların eğitimi açısından bilincin tüm fonksiyonlarını harekete geçiren en etkili araçtır ve müzik-resim-dans-drama gibi sanat dalları aracılığıyla bireyin yaşantısına girilmektedir (Meydan Larousse, 1972; Etike, 1995).

Türkiye’deki sanat eğitimi yapılanması bağlamında ortaöğretim düzeyinde eğitsel-mesleki eğitim veren GSL bölümleri, Türkiye’nin kendi olanakları içinde kendi gerçekleri, gereksinimleri, beklentileri ve müzik-resim alanlarının özellikleri ile çağın gereklerini esas almaktadır (Uçan, 1995). Öğrencilerin güzel sanatlar alanında ilgi ve yetenekleri doğrultusunda eğitim-öğretim görmelerini, alanlarında yaratıcı ve üretken kişiler olarak yetişmelerini sağlamak amacıyla kurulan bu kurumlar; Türkiye’deki müzik-resim yaşantısının geleneksel-çağdaş boyutlarıyla bir bütün halinde ele alınıp yönlendirilmesinde ve geliştirilmesinde görev alacak nitelikli insan gücünün yetişmesinde etkin rol oynamakta; dört yıl boyunca öğrencilere genel müzik ve resim kültürü edindirerek, temel müzik-resim kuramlarını öğreterek, bu alanlarla ilgili temel bilgi ve becerisi kazandırarak müzik-resim öğretmenliği lisans eğitiminin de temelini oluşturmaktadır (Öz, 1999; Bulut, 2006; İzgi Topalak ve Yazıcı, 2014).

Bireyin yaşantısına girmemizi sağlayan sanat; kelimelerin anlatabileceği, aklın kavrayabileceği tüm ifadelerden/tüm kavramlardan çok daha ötelere ulaşmaktadır. İnsanların sanat dili aracılığı ile anlaşabilmesi, tanrının insanlara bağışladığı en büyük hazinedir ve bu hazineyi kötüye kullanmaya hiç kimsenin hakkı yoktur (Munch, 2008). Çünkü insanın kendi yaşam sürecinde yeteneklerinin-yapabilirliklerinin farkındalığına ulaşması ve bu yetilerin artmasında ayrı bir önem taşıyan sanat eğitimi; bireylerin bedensel-devinişsel-duyuşsal- bilişsel yapılarıyla dengeli birer bütün olarak ilgi-yetenekleri doğrultusunda en uygun-en üst düzeyde yetiştirmelerinde önemli bir rol üstlenmektedir (Boyraz ve Yazıcı, 2019). Dolayısıyla özel gereksinimli bireylerin de sanat eğitiminin olanaklarından yararlanmaları, sosyal yaşama katılımları için önem taşımaktadır (Çelik, 2014). Ülkemizdeki çağdaş eğitim anlayışının bir gereği olarak, özel gereksinimli bireylerin olağan eğitim hizmetlerinden ve olanaklarından en üst düzeyde yararlanmaları ve sosyal hayata katılımları adına son yıllarda önemli çalışmalar ortaya konmakta ve özel gereksinimli bireylerin eğitsel ihtiyaçlarının karşılanmasının önemi vurgulanmaktadır (Eripek, 2007).

Son yıllarda ülkemizde müzik eğitimi ve özel gereksinimli bireyler ile ilgili aşağıdaki örnek çalışmalar yer almaktadır:

• Ceylan (2012)’ın “Okul Öncesi Dönem İşitme Engellilerde Müzik Eğitimi ile Çocukların Gelişim Özellikleri Üzerine Terapötik Bir Çalışma” isimli yüksek lisans tezi sonuçlarına göre müzik eğitimi programları çocukların müziksel becerilerini, öz bakım becerilerini, bedensel-zihinsel-sosyal-dil gelişimlerini desteklemektedir.

• Yılmaz (2010)’ın “Otistik Çocuklarda Müzik Atölyesi Çerçevesinde Ortaya Çıkan Sözel Olmayan İletişim İşaretlerinin İncelenmesi” başlığı altında yaptığı ve Suzanne Maiello’nun doğum öncesi işitsel hafıza hipotezini temel aldığı yüksek lisans tezine göre müzik, otizimli bireylerde, sözel olmayan iletişim becerileri, konuşma dışı işaret ve işaretçilerin ortaya çıkışını destekleyerek onların kendilerini ifade etmeleri için yeni bir yol açmaktadır.

• Öner (2006)’in öğrenme güçlüğü yaşayan çocukların müziğe ilişkin duyarlılıklarını belirlemek ve onların dünyasında müziğin ne kadar etkili olduğuna ilişkin bilgiler elde etmek

(3)

amacı ile ortaya koyduğu “Müziğin Öğrenme Güçlüğü Çeken Çocukların Duyarlılıklarına Etkisi” başlıklı yüksek lisans tezinde; öğrenme güçlüğü yaşayan çocukların müziğe, yaklaşık üçte ikisinin duyarlılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır.

• Pirgon ve Babacan (2013)’ın ortaya koydukları “Görme Engelli Öğrencilerin Piyano Eğitimi Üzerine Durum Çalışması” başlıklı çalışmalarında, müzik eğitimi alanındaki eğitimcilerin daha önce görme engellilere yönelik eğitim almadıkları için özel gereksinimli bireyler hakkında hizmet içi eğitim-seminerlerinin faydalı olacağı; maddi imkânsızlıklarından dolayı görme engeli olan bireyler için hazırlanan mevcut teknolojik imkânlardan öğrencinin yararlanamamasının zaman ve enerji kaybına neden olduğu, bu durumun da motivasyon düşmesine neden olduğu sonucunu elde etmişlerdir.

• Önal ve Özsutun Çaydere (2011)’nin “Otistik Çocuklarda Müzik Eğitimi” başlıklı araştırmalarına göre, bireysel müzik eğitimi otizmli çocuklar için çok gereklidir ve her otizmli çocuk için ayrı özel bir müzik eğitimi programı hazırlanmalıdır.

• Artan (2001), “Engelli Çocukların Eğitiminde Etkili Bir Teknik: Müzik” adını verdiği araştırmada; müzik etkinliklerinin özel gereksinimli çocukların eğitim programlarına yerleştirilmeden önce ve yerleştirildikten sonra bu çocukların yaşayabilecekleri olası problem durumlarının göz önünde bulundurulması gerektiğini; dolayısıyla hedeflenen amaçların basitten karmaşığa doğru basamaklandırılarak öğretim programına yerleştirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

• Stephenson (2006), “Music Therapy and the Education of Students with Severe Disabilities” başlıklı çalışmasında; müzik terapinin bir eğitimsel müdahale olarak etkisinin olduğunu onaylamakla birlikte, müzik terapinin yetersizlikten etkilenmiş bireylerde terapi aracı olarak kullanıldığını vurgulamaktadır.

• Langan (2009), “A Music Therapy Assessment Tool for Special Education:

Incorporating Education Outcomes” başlıklı araştırmasında özel eğitim alanında ve özel gereksinimli bireylere yönelik kullanılması için bir müzik terapi değerlendirme aracı tasarlamıştır.

Diğer yandan özellikle şizofreni, zihinsel yetersizliği olan bireyler ve otizimli bireylerin tedavilerinde müzik hep kullanılmış ve bunun sonucunda bireylerin motivasyon düzeyleri artmış, sakinleşmiş ve dinginleşmiştir. Ayrıca özel gereksinimli çocukların şarkı söyleyerek dil becerilerinin geliştiği ve söz dağarcıklarında artış olduğu da bilinen ve kanıtlanan bir gerçektir (Hoskins, 1988; Despert, 2006). Müziğin/müzik eğitiminin özel gereksinimli bireylerin üzerindeki tüm bu olumlu etkilere rağmen, bazen sanat eğitimcileri özel gereksinimli bireylere nasıl yaklaşacakları, onlarla nasıl iletişim kuracakları, öğretimlerini nasıl planlayacakları ve öğretim uygulamalarını nasıl yapacakları konularında endişe duyabilmekte ve bu nedenlerle özel gereksinimli bireyler ile sanat eğitimini gerçekleştirmek istememektedir. Bu sorunların yaşanmasında, özel eğitim alanında gerçekleştirilen sanat eğitimi ile ilgili bilimsel araştırmaların az olması, özel gereksinimli bireylerin sanat eğitiminde yararlanacakları materyallerin yetersiz olması, özel eğitim müfredatının yetersizliği, eğitimcilerin özel gereksinimli bireylerin eğitimi konusunda kendilerini donanımsız ve çoğunlukla yetersiz hissetmeleri, uygun eğitim ortamlarının olmayışı gibi nedenler yer alabilmektedir.

Tüm bu olumsuzlukların/sorunların varoluşu karşısında geleceğin sanat eğitimcileri olacak olan GSL öğrencilerinin özel gereksinimli bireylere karşı tutumları çok önem taşımaktadır. Çünkü sosyal algıları ve davranışları etkilemesi nedeniyle sosyal psikolojinin ana konularından birini oluşturan tutum; bilgi, beceri, strateji, inanç-davranışların edinimi ve

(4)

değiştirilmesini kapsayan öğrenme-öğretme sürecinde önemli bir etkiye sahiptir (Bloom, 2012). Ayrıca tutum kavramının GSL öğrencilerin öğretim uygulamalarını etkilemesine, sevgi-nefret-davranışlarına yön vermesine ve özel gereksinimli bireylere karşı olumlu/olumsuz tepkilerde bulunmalarına neden olabilmektedir (Morgan 1991; Tezbaşaran, 2008).

Unutulmamalıdır ki; sanat aracılığı ile özel gereksinimli bireyler toplum nazarındaki kabulleri ile birlikte üretebilen bireyler olduklarını gösterebilmekte; normal gelişim gösteren çocuklar gibi müzik etkinliklerinden sayısız yararlar sağlayabilmekte ve en önemlisi müzik sayesinde hem toplumsal hem de akademik yaşamları olumlu yönde etkilenmektedir (Yazıcı ve Boyraz, 2018). Dolayısıyla GSL öğrencilerinin özel gereksinimli bireylere karşı tutumlarının belirlenmesi, özel gereksinimli bireylerin sanat eğitimi aracılığı ile elde edecekleri kazanımlar bakımından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle araştırmada GSL öğrencilerinin özel gereksinimli bireylere karşı tutumlarının belirlenmesi amacıyla aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır:

GSL öğrencilerinin özel gereksinimli bireylere karşı tutumları;

• Cinsiyet değişkenine göre farklılaşmakta mıdır?

• Bölüm değişkenine göre farklılaşmakta mıdır?

• Sınıf değişkenine göre farklılaşmakta mıdır?

• Ailede/yakın çevrede engelli bireyin var olma durumu değişkenine göre farklılaşmakta mıdır?

• Engelli birey ile çalışma durumu değişkenine göre farklılaşmakta mıdır?

2. YÖNTEM

Bu bölümde araştırmanın modeli, araştırmanın çalışma gurubu, araştırmada kullanılan veri toplama aracı ve veri analizleri ile ilgili bilgiler yer almaktadır.

2. 1. Araştırmanın Modeli

Araştırma, betimsel bir araştırmadır. Çalışma grubunun özel gereksinimli bireylere karşı tutumlarının belirlenmesi ve değerlendirilebilmesi için araştırma türü olarak tarama yöntemi seçilmiştir. Nicel araştırmanın en temel prensibi, elde edilen bulguların bir şekilde sayısal değerlerle ifade edilmesi ve ölçülmesidir. Ayrıca araştırmanın hipotezlere dayan- dırılması ve bu hipotezleri test etmesi nicel araştırmanın üzerinde durduğu en belirgin prensiptir. Nicel araştırmada en yaygın kullanılan yöntem survey (tarama) yöntemidir. Survey yöntemi içerisinde hem sosyal bilimlerde hem de eğitimde en çok yararlanılan veri toplama aracı da ankettir. Bu veri toplama aracı; araştırmacının katılımı ve etkisi olmadan, kişisel olmayan, doğrudan araştırılmak istenen kişilere sunulan bazı sorulardan oluşmaktadır. Bir araştırmada, anket kullanılmadan önce neden ankete ihtiyaç duyulduğu konusu üzerine karar verilmesi gerekmektedir. Bunun için de, araştırmanın doğasının, konusu ve amacının detaylı bir biçimde düşünülmesi, daha sonra da konunun araştırılabilir hale getirilmesi gerekmektedir (Ekiz, 2003).

2. 2. Çalışma Grubu

Çalışma, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Mersin Nevit Kodallı Güzel Sanatlar Lisesinde öğrenim görmekte olan 97 GSL öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunun demografik özelliklerine göre dağılımı Tablo 1’de sunulmuştur.

(5)

Tablo 1. Katılımcıların demografik özelliklerine göre dağılımı

Demografik Özellik Sayı (n) Yüzde (%)

Cinsiyet

Kadın 54 55,7

Erkek 43 44,3

Bölüm

Resim 38 39,2

Müzik 59 60,8

Sınıf

1. Sınıf 19 19,6

2. Sınıf 25 25,8

3. Sınıf 30 30,9

4. Sınıf 23 27,3

Ailede/Yakın Çevrede Engelli Bireyin Var Olma Durumu

Var 32 33,0

Yok 65 67,0

Engelli Birey İle Çalışma Durumu

Çalışmış 21 21,6

Çalışmamış 76 78,4

2. 3. Veri Toplama Aracı

Araştırmada veri toplama aracı olarak iki bölümden oluşan anket formu kullanılmıştır.

Anketin birinci bölümünde cinsiyet, bölüm, sınıf, ailede/yakın çevrede engelli bireyin var olma durumu, engelli birey ile çalışma durumu bilgilerinden oluşan kişisel bilgi formu yer almıştır. Anketin ikinci bölümünde Yelpaze ve Türküm (2018) tarafından geliştirilen üç alt boyuttan ve beşli Likert tipi 34 maddeden oluşan ve çalışma grubunun özel gereksinimli bireylere karşı tutumlarının belirlenmesi ve değerlendirilebilmesi için kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olan “Engellilere Yönelik Çok Boyutlu Tutum Ölçeği”

kullanılmıştır. Ölçeğin geçerlilik güvenirlik çalışmasında bütün ölçek, duygu alt boyutu, düşünce ve davranış alt boyutları için Cronbach Alfa değerleri sırasıyla, 0.90, 0.88, 0.89 ve 0.84 olarak bulunmuştur. Bu çalışmada “Engellilere Yönelik Çok Boyutlu Tutum Ölçeği”nin

(6)

bütün ölçek, duygu alt boyutu, düşünce ve davranış alt boyutları için Cronbach Alfa değerleri sırasıyla, 0.92, 0.74, 0.82, 0.79 olarak belirlenmiştir.

2. 4. Verilerinin Analizi

Araştırmadan elde edilen verilerin değerlendirilmesinde SPSS 20 (IBM Corp.

Released 2011. IBM SPSS Statistics for Windows, Version 20.0. Armonk, NY: IBM Corp.) istatistik paket programı kullanılmıştır. Değişkenler normallik, varyansların homojenliği ön şartlarının kontrolü yapıldıktan sonra (Shapiro Wilk ve Levene Testi) değerlendirilmiştir. Veri analizi yapılırken, iki grup karşılaştırması için Bağımsız iki grup t testi (Student’s t test), üç ve daha fazla grup karşılaştırması için Tek Yönlü Varyans Analizi kullanılmıştır. Tanımlayıcı istatistikler olarak, sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma değerleri verilmiştir. Testlerin anlamlılık düzeyi için p<0,05 değeri kabul edilmiştir.

3. BULGULAR VE YORUMLAR

Bu bölümde, çalışma grubunun özel gereksinimli bireylere karşı tutumları ile ilgili olarak elde edilen bulgular tablolar halinde gösterilerek araştırma sorularına göre alt başlıklar halinde analiz edilerek yorumlanmıştır.

Tablo 2. Ölçek Puan Ortalamalarının Cinsiyete Göre Karşılaştırılması

Cinsiyet

Kadın 125,42±16,60

Erkek 118,58±14,12

İstatistiksel Değer t

p

-2,153, 0,034

Tablo 2’de kadın katılımcıların ölçek puan ortalamalarının (125,42±16,60) erkek katılımcılardan (118,58±14,12) yüksek ve gruplar arasındaki farkın anlamlı olduğu belirlenmiştir (t= -2,153, p<0,05).

Tablo 3. Ölçek Puan Ortalamalarının Bölüme Göre Karşılaştırılması

Bölüm

Resim 120,55±16,73

Müzik 123,57±15,25

İstatistiksel Değer t

p

-0,917 0,362

Tablo 3’e göre müzik bölümünde okuyan katılımcıların ölçek puan ortalamaları 120,55±16,73; resim bölümünde okuyan katılımcıların ölçek puan ortalamaları 123,57±15,25 olarak tespit edilmiştir. Müzik bölümünde okuyan katılımcıların ölçek puan ortalamaları daha yüksek olmasına rağmen gruplar arasında istatistiksel düzeyde anlamlı bir fark bulunmamıştır (t=-0,917,p>0,05).

(7)

Tablo 4. Ölçek Puan Ortalamalarının Sınıfa Göre Karşılaştırılması

Sınıf

1.Sınıf 123,05±14,41

2.Sınıf 123,92±17,11

3.Sınıf 123,50±15,37

4.Sınıf 118,73±16,61

İstatistiksel Değer F

p

0,537 0,658

Katılımcıların öğrenim gördükleri sınıflara göre yapılan karşılaştırma Tablo 4’te verilmiştir. Buna göre 4. sınıftaki katılımcıların en düşük (118,73±16,61) ölçek ortalama puanına sahip oldukları ve gruplar arasındaki farkın anlamsız olduğu görülmektedir (f=0,537, p>0,05).

Tablo 5. Ölçek Puan Ortalamalarının Ailede/Yakın Çevrede Engelli Birey Olma Durumuna Göre Karşılaştırılması

Ailede ya da Yakın Çevrede Engelli Birey Olma Durumu

Var 123,28±14,20

Yok 121,95±16,68

İstatistiksel Değer t

p

0,386 0,700

Tablo 5’te katılımcıların ailede ya da yakın çevrede engelli birey olma durumuna göre karşılaştırılması verilmiştir. Ailesinde ya da yakın çevresinde engelli birey olan katılımcıların ölçek puan ortalamaları (123,28±14,20), olmayanlara göre (121,95±16,68) yüksek çıkmış ancak gruplar arasındaki farkın anlamsız olduğu bulunmuştur (t=0,386, p>0,05).

Tablo 6. Ölçek Puan Ortalamalarının Engelli Birey ile Çalışmış Olma Durumuna Göre Karşılaştırılması

Engelli Birey ile Çalışmış Olma Durumu

Çalışmış 123,95±11,77

Çalışmamış 121,96±16,84

İstatistiksel Değer t

p

0,508 0,613

Engelli birey ile çalışma durumuna göre, ölçek puan ortalamalarının karşılaştırılması Tablo 6’da verilmiştir. Engelli birey ile çalışmış olan katılımcıların ölçek puan ortalamaları (123,95±11,77) diğer gruptan daha yüksek olmasına rağmen anlamlı bir istatistiksel fark belirlenmemiştir (t=0,508, p>0,05).

(8)

4. SONUÇLAR, TARTIŞMA VE ÖNERİLER

Çalışmanın sonucunda; bölüm, sınıf, ailede/yakın çevrede engelli bireyin var olma durumu, engelli birey/bireylerle çalışma durumu değişkenleri ile GSL öğrencilerinin özel gereksinimli bireylere yönelik tutumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Cinsiyet değişkeni ile GSL öğrencilerinin özel gereksinimli bireylere yönelik tutumları arasında anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. İstatistiksel olarak anlamlı olan bu farklılığın kadın katılımcılar lehine olduğu tespit edilmiştir.

Çalışmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda çalışma grubunun özel gereksinimli bireylerin özellikleri hakkında daha detaylı bilgi sahibi olabilmelerinin sağlanması; özel gereksinimli bireylere yönelik daha olumsuz tutumlara sahip olan erkek öğrencilerin neden bu tutumlara sahip olduklarının araştırılarak, tutumlarının olumlu tutumlara dönüştürülmesinin sağlanması; araştırma konusu ile ilgili daha büyük örneklem gruplarını kapsayan farklı nicel çalışmaların, nitel çalışmalar ile desteklenerek yapılması önem kazanmaktadır. Ayrıca özel gereksinimli bireylere yönelik geliştirilen olumsuz tutumların sebepleri, GSL öğrencileri ile mülakat-anket biçiminde derinlemesine incelenmelidir.

KAYNAKÇA

Artan, İ. (2001). Engelli Çocukların Eğitiminde Önemli Bir Teknik: Müzik. Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi, 21 (2), 43-55.

Bloom, B. S. (2012). İnsan Nitelikleri ve Okulda Öğrenme. Durmuş Ali Özçelik (Çev.), Ankara: PEGEM Akademi.

Boyraz, G. ve Yazıcı, T. (2019). Türkiye’de Özel Gereksinimli Çocuklara Yönelik Yapılmış Müzik Eğitimi İle İlgili Lisansüstü Tezlerin İncelenmesi. Eurasian Academy of Sciences Eurasian Studies, 10, 59-67.

Bulut, D. (2006). Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri Piyano Dersi Öğretim Programında Yer Alan Hedef Davranışların Kazanılma Durumları. Ulusal Müzik Eğitimi Sempozyumu Bildiriler Kitabı, 26-28 Nisan 2006, Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Denizli.

Ceylan, F. (2012). Okul Öncesi Dönem İşitme Engellilerde Müzik Eğitimi İle Çocukların Gelişim Özellikleri Üzerine Terapötik Bir Çalışma. Yayımlanmış Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi.

Çelik, P. (2014). Türkiye’de ve Avrupa’da 2000-2013 Tarihleri Arasında Özel Gereksinimli Çocuklarla İlgili Yapılmış Olan Müzik Eğitimi Çalışmalarının Değerlendirilmesi. Yayınlanmamış yüksek lisans tezi, Dokuz Eylül Üniversitesi.

Despert, J. L. (2006). Psychotherapy in Child Schizophrenia. American Journal of Psychiatry, 104 (1), 36-43.

Ekiz, D. (2007). Öğretmen Adaylarının Eğitim Felsefesi Akımları Hakkında Görüşlerinin Farklı Programlar Açısından İncelenmesi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 24, 1-12.

Eripek, S. (2007). Özel Gereksinimi Olan Çocuklar ve Özel Eğitim. Eskişehir:

Anadolu Üniversitesi AÖF Yayınları.

Etike, S. (1995). Sanat Eğitimi Yazıları. Yüksel Matbaası, Ankara.

(9)

Hoskins, C. (1988). Use of Music to Increase Verbal Response and Improve Expressive Language Abilities of Preschool Language Delayed Children. Journal of Music Therapy, 25 (2), 73–84.

İzgi Topalak, Ş. ve Yazıcı, T. (2014). Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Öğretiminde Karşılaşılan Sorunların Öğretmen Görüşleri Açısından Değerlendirilmesi. Journal of Computer and Educational Research, 2 (3), 114-135.

Langan, D. (2009). A Music Therapy Assessment Tool for Special Education:

Incorporating Education Outcomes. The Australian Journal of Music Therapy, 20, 78-98.

Meydan Larousse (1972). Meydan Gazetecilik ve Yayıncılık. Cilt 10, İstanbul.

Morgan, C. T. (1991). Psikolojiye Giriş. (çev. Arıcı, H. vd.). Ankara: Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü Yayınları.

Munch, C. (2008). Ben Bir Orkestra Şefiyim. Pan Yayıncılık, İstanbul.

Önal, O. ve Çaydere, Ö. Ö. ( 2011). Otistik Çocuklarda Müzik Eğitimi. e-Journal of New World Sciences Academy, 6 (2), 225-235.

Öner, K. A. (2006). Müziğin Öğrenme Güçlüğü Çeken Çocukların Duyarlılıklarına Etkisi. Yayımlanmış yüksek lisans tezi, Selçuk Üniversitesi.

Öz, Ç. (1999). AGSL’den GÜGEF Müzik Eğitimi Bölümüne Gelen Öğrencilerin Piyano Dersindeki Başarılarının İncelenmesi. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Ankara.

Pirgon, Y. ve Babacan, E. (2013). Görme Engelli Öğrencilerin Piyano Eğitimi Üzerine Durum Çalışması. Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 29, 191-206.

Stephenson, J. (2006). Music Therapy and the Education of Students with Severe Disabilities. Education and Training in Developmental Disabilities, 41(3), 290–299.

Tezbaşaran, A. A. (2008). Likert Tipi Ölçek Hazırlama Kılavuzu. Mersin: e-Kitap.

Türkoğlu, A. (1983), Fransa, İsveç ve Romanya Eğitim Sistemleri: “Karşılaştırmalı Bir Araştırma”. Ankara: Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi.

Uçan, A. (1995). AGSL Müzik Bölümleri Modelinin Yapısı, Niteliği, Kapsamı ve Dayandığı Temeller. AGSL Müzik Bölümleri Semineri. Bursa: Uludağ Üniversitesi Yayınları, 106-146.

Uçan, A. (1997), Müzik Eğitimi: Temel Kavramlar-İlkeler-Yaklaşımlar. 2. Baskı, Müzik Ansiklopedisi Yayınları, Ankara.

Yazıcı, T. ve Boyraz, G. (2018). Özel Gereksinimli Çocukların Müziksel İletişim Boyutlarının İncelenmesi. Journal of New Approaches in Special Education, 1 (1), 22 - 45.

Yelpaze, İ. ve Türküm, A. S. (2018). Engellilere Yönelik Çok Boyutlu Tutum Ölçeğinin Türk Kültürüne Uyarlanması: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması, International Journal of Society Researches, 8 (14), 167-187.

Yılmaz, E. (2010). Otistik Çocuklarda Müzik Atölyesi Çerçevesinde Ortaya Çıkan Sözsüz İletişim İşaretlerinin İncelenmesi. Yayımlanmış yüksek lisans tezi, İstanbul Üniversitesi.

Referanslar

Benzer Belgeler

1.1.2006 tarihinden sonra ihraç edilmifl Hazine Bonosu, Devlet Tahvili Faiz ile Özel Sektör hvillerinden elde edilen gelirler, gelirin elde edildi€i s›rada %10 oran›nda

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılan iş ve meslek analizleri doğrultusunda engelliler için Millî Eğitim Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal

• Hastanelerde boğmaca ziyaretçilerden ve sağlık çalışanlarından hastalara veya hastalardan sağlık çalışanlarına bulaşabilir..

Aday öğrenciler sınava gelirken özel kimlik belgesini (nüfus cüzdanı, sürücü belgesi veya pasaport) ve sınav giriĢ belgesini mutlaka yanlarında bulundurmalıdırlar. Sınav

a) Sınav esnasında cep telefonu kullanılması yasaktır. b) Özel yetenek sınavları her bölüm için iki aşamalı olarak uygulanacaktır. c) Plastik Sanatlar grubunun

Sorusuna, %37 hiçbir zaman, %26 nadiren, %22 arada sırada, %12 sık sık ve %3’lük bir oran ise her zaman cevabını vermiştir. Her zaman oranının dü- şük olması

[r]

Bu tiyatrolar için devletin veya diğer kamu kurumlarının veya bireylerin mali olarak yapabileceklerini tartışmadan önce tiyatro hizmetinin kamusallığını ve onunla