Soru Cevap Soru:
Biliyoruz ki domuzun eti, yağı, kılı, derisi vb. her şeyi haramdır. Bugün bazı kimyasal bileşenlerle mesela altın ve araçların boyasını parlatmada parlaklık veren cila maddesinin oluşumunda kullanılmaktadır. Bildiğimiz kadarıyla hamr özelliğini yitirmiş alkol ve diğer maddelerden alkol özelliklerine sahip olmayan yeni bir madde oluştuğunda bu ürünün
kullanımı caizdir. Yukarıda bahsi geçen kimyasal parlatıcılar da domuzun yağı ile karışmakta ve artık domuz yağı bu ürünlerden ayrılamayacak hâle gelmekte aynı zamanda da domuz yağı özelliğini yitirmektedir. Bu tip sanayi ürünlerinde katkı maddesi olarak kullanılması caiz midir? Üretici açısından olmasa da son kullanıcı açısından durum değişir mi?
Bir Müslüman domuz eti satan bir iş yerlerinde çalışabilir mi? Gayri Müslimlere satsa dahi bunun hükmü nedir?
Cevap:
Allah şöyle buyurdu:
َّلِهُا ۤاَمَو ِرۡيِزۡنِخۡلا ُمۡحَلَو ُمَّدلاَو ُةَتۡيَمۡلا ُمُكۡيَلَع ۡتَمِّرُح
ُةَيِّدَرَتُمۡلاَو ُةَذۡوُقۡوَمۡلاَو ُةَقِنَخۡنُمۡلاَو ٖهِب ِهّٰللا ِرۡيَغِل ىَلَع َحِب ُذ اَمَو ۡمُتۡيَّكَذ اَم اَّلِا ُعُبَّسلا َلَكَا ۤاَمَو ُةَحۡيِطَّنلاَو
َمۡوَيۡلَا ؕ ٌقۡسِف ۡمُكِل ٰذ ؕ ِماَلۡزَاۡلاِب اۡوُمِسۡقَتۡسَت ۡنَاَو ِبُصُّنلا
ِنۡوَشۡخاَو ۡمُهۡوَشۡخَت اَلَف ۡمُكِنـۡيِد ۡنِم اۡوُرَفَك َنۡيِذَّلا َسِٕٮَي ؕ
ۡىِتَمۡعِن ۡمُكۡيَلَع ُتۡمَمۡت َاَو ۡمُكَنۡيِد ۡمُكـَل ُتۡلَمۡكَا َمۡوَيۡلَا
َرۡيَغ ٍةَصَمۡخَم ۡىِف َّرُطۡضا ِنَمَف ؕ اًنۡيِد َماَلۡسِاۡلا ُمُكـَل ُتۡيِضَرَو
ٌمۡيِحَّر ٌرۡوُفَغ َهّٰللا َّنِاَف ٍۙمۡثِاِّل ٍفِناَجَتُم
“ Ölü (leş, murdar) hayvan, kan, domuz eti, Allahtan başkası adına kesilmiş, boğulmuş, vurularak öldürülmüş, yuvarlanıp ölmüş, boynuzlanarak öldürülmüş hayvanlarla, henüz canı çıkmadan yetişip kestiklerinizin dışında, yırtıcıların yediği hayvanlar, dikili taşlar (put ve heykeller) önünde kesilen hayvanlar ve fal oklarıyla paylaşmanız size haram kılınmıştır. Çünkü bunlar fısktır (doğru yoldan sapmaktır).
Bu gün kâfirler dinininiz hakkında ümitlerini yitirmişlerdir. Öyleyse onlardan
korkmayın, sadece benden korkun. Bu gün sizin için dininizi tamamladım, sizin için din olarak sadece İslam’ı beğendim. (sizden sadece İslam’ı bir din olarak kabul ederim).
Kim açlıktan bunalıp çaresiz kalırsa, günah sınırına varmaksızın yiyebilir (helal bir şey bulamayınca hayatını devam ettirmek üzere bu haram şeylerden az bir şey yiyebilir).
Allah mağfiret eden ve bağışlayıcıdır” (Maide 3)
Allah bunları bize haram kıldı ama sadece yenmesini değildir, onlarla her işlemi haram kıldı.
Zira yemekle ilgili olmayan bir şey ekledi “fal oklarıyla paylaşmak” bu yenecek bir şey değildir. Bu şekilde bunların zatları haram kılınmasıyla her muamele haram kılınmış olur.
Onları yemek, kullanmak, satmak vs.
Nitekim Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem şöyle buyurdu:
[موحش تيأرأ هللا لوسر اي :ليقف .مانصألاو ريزنخلاو ةتيملاو رمخلا عيب مرح هلوسرو هللا نإ مث .مارح وه ،ال :لاقف ؟سانلا اهب حبصتسيو دولجلا اهب نهديو نفسلا اهب ىلطي هنإف ةتيملا اهموحش مرح امل هللا نإ ،دوهيلا هللا لتاق :كلذ دنع ملسو هيلع هللا ىلص هللا لوسر لاق هنمث اولكأف هوعاب مث هولمج]
“Şüphesiz Allah ve Rasulü, içki, ölü, domuz ve haç satışını yasaklamıştır. Denildi ki:
Ey Allah’ın Rasulü! Ölü (hayvanların) yağlarını gördün mü? Bunlarla gemiler cila ediliyor, deriler boyanıyor ve insanlar aydınlanıyor? Rasulullah ‘Hayır, bu
haramdır!’ dedi. Ondan sonra şöyle dedi: Allah Yahudileri kahretsin! Allah onlara hayvan yağlarını haram kılınca onu erittiler, ondan sonra sattılar ve fiyatını
(parasını) yediler.”[Buhari]
Şu sahih rivayet geçti: İbni abbas r.a, Halife Ömer r.a Samüre (kâfirlere) içki sattığını duyunca şöyle dedi: Samüre içki sattı, Allah onu kahretsin! Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellm’in şu dediğini duymadı mı?:
[موحشلا مهيلع مرح هللا نإ ،اثالث دوهيلا هللا لتاق ” ملسو هيلع هللا ىلص هللا لوسر لاق نإو ،اهنامثأ اولكأو اهوعابف موحشلا مهيلع مرح اذإ هللا نإو ،اهنامثأ اولكأو اهوعابف هنمث مهيلع مرح ءيش لكأ موق ىلع مرح اذإ هللا]
“Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem üç defa ‘Allah Yahudileri kahretsin!’
dedikten sonra Allah onlara hayvan yağlarını haram kılınca onu sattılar ve fiyatını yediler. Eğer Allah bir kavme bir şeyin yenmesi haram kılarsa onun fiyatını
(parasını) haram kılar.”[Buhari]
Bu hadislere binaen domuz yağını sanayide olsun veya başka yerde olsun herhangi bir şekilde kullanmak asla caiz değildir.
Şeriatça bir şey bizatihi necis ise onu hiçbir yerde kullanmak caiz olmaz. Domuz eti, yağı, kemiği, kılı vb. kullanılamaz, ticareti de yapılamaz.
Domuz eti ölü hayvanların necisliğinden daha fazla necistir. Zira yenmesi helal olan inek, koyun, deve gibi bu hayvanlar ölmeden taharetli, temiz idi. Ölünce, leş olunca onu
kullanmak haram olur. Onun değişik yerlerde kullanılması hakkında Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve
Sellem’e sorulunca bunun haram olduğunu gösterdi. Domuz yağı aynı şeydir, zira hadiste direk
geçti. Bunu herhangi bir şekilde kullanmak caiz değildir. Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem
Yahudilerin kendilerine kılınan harama nasıl bir hile yaptıklarını gösterip lanetlerken bizi onlar gibi yapmama hususunda uyarıyor. Onlar kendilerine haram kılınan hayvan yağını eritip kullandıkları ve sattıklarından dolayı lanetlendiler.
Alkol farklıdır, değişik alkoller vardır, kimyasal formülleri vardır, formülünde değişiklik yaparak aslı tamamen değişir. Haram olan alkol ise etil alkol, etanol, sadece bu alkol
sarhoşluk veriyor. İçkide kullanılan tek alkol budur. Diğer alkol çeşitleri zehirdir, sarhoşluk vermiyor, öldürüyor.
Etil alkolün formülü ise; C2H5OH veya CH3CH2OH
Bu formülde değişim yapılarak başka kimyasal maddeye dönüştürülebilir.
Misal olarak;
Metanol CH3OH,
Propanol C3 H8O veya CH3CH2CH2OH
Bu alkol ve başka alkol çeşitleri ise zehirdir, etanolden farklıdır, içkide kullanılamaz.
İçki veya etanol meyveden yapılır, meyve alkolleşip içki olur, bu nedenle haram olur.
Etil alkol başka kimyasal maddeye dönüştürülüp özelliğini kaybeder. O zaman sarhoş yapmaz, içkide kullanılmaz, zehir olur, insanı kör edebilir ve öldürebilir. Laboratuvarda kimyasal çalışmayla bu dönüştürme yapılır.
İçkiden sirke yapılabilir, fakat bunu yapmak caiz değildir, velev ki asıl hali değişip özelliğini
kaybetmişse de. Çünkü içki necistir, onu kullanmak caiz değildir. Ondan bir sirke yapmak caiz değildir.
Sirke direk belli meyvelerden yapılırken alkolleşme, mayalama merhalesinden geçer. Aynen hamur gibidir. Fakat bu tabi bir dönüşüm ve değişim olduğundan dolayı içkiden yapıldığı sayılmaz.
Ebu Talha RadiyAllahu Anh bazı yetimler içki miras edinince Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’e bunu sordu! Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle dedi:
[اهقرهأ]
“Bunu yere dök, at.” Ebu Talha: “Onu sirkeye çeviremez miyiz?” dediğinde Rasulullah
SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle dedi: [ال]“Hayır!” [Ebu Davud]
İşte içkiden sirke yapmak haramdır. Oysa sirke meyveden yapılırken alkolleşir ve ondan sonra normal olur.
Domuz da necistir, onun eti, yağı, derisi, kılı, kemiği, tırnağı vs. necistir, onu kullanmak caiz değildir.
Aslında onun yerine helal hayvanların yağı kullanılabilir. Fakat helali haramı tanımayan sırf çıkar ve menfaati tanıyan laik demokratik kapitalist sistem dünyaya hâkim olduğu için ucuz olan domuz yağını kullanıyorlar. Sorun bu sistemdedir, bütün sorunlar ondan doğar. Çözüm İslâm sistemindedir. İkame edilip yeryüzünde hâkim olunca bu sorun ve sair sorunlar
kalmaz.
Resulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem içki, leş, domuz ve putları kullanmanın ve satmanın kesin şekilde
haram olduğunu göstermiştir. Bu nedenle bu yerlerde çalışmak haramdır. Bu necis
maddeler İslam’a göre menfaat sayılmaz. İş ve çalışma akti, sözleşmesi ancak şeriatça kabul edilen menfaat üzerinde yapılabilir. Bu işlerde çalışanlar günah iş yaparlar ve rızkları
bereketli olmaz, pis işten rızklarını kazanıp çocuklarını yedirmeye çalışıyorlar. Batıl fetvalara bakılmaz.
Gayrı Müslimlere satmak üzere böyle işlerde kesinlikle çalışılmaz. Bize haram olanı diğerlerine satamayız, tersine bundan nehyederiz, ama onları İslam’a çağırırız.
Yukarıda gösterdiğimiz sahih hadislerde geçtiği gibi Yahudiler hayvan yağı kendilerine yasaklanınca diğerlerine satmaya başlayınca Allah onları lanetledi. Müslümanlar Yahudiler gibi davranamazlar, yoksa lanetlenirler. Müslümanlara satmayız, gayri Müslimlere satarak çalışırız derlerse lanetlenirler.
Samüre adlı Sahabe kâfirlerden içki olarak cizye alıp ta tekrar onu kâfirlere satınca Halife Ömer onu lanetledi ve ona yasakladı. Samüre bunun haram olduğunu bilmiyordu, hadisi duymamıştı, bunu duyunca hemen vazgeçti. İşte Müslüman bu hadisleri duyunca hemen domuz satan pizza ve lokantalarda çalışmaktan vazgeçmelidir. Müslüman Allahtan korkup helal rızkı elde etmeye çalışsın, Allah muhakkak ona yardım edecektir. Şöyle buyurdu:
اَل ُثۡيَح ۡنِم ُهۡقُزۡرَيَّو ۙ اًجَرۡخَم ٗهَّل ْلَعۡجَي َهّٰللا ِقـَّتـَّي ۡنَمَو
ُؕبِسَتۡحَي
“ Kim Allahtan korkarsa Allah ona çıkış yolu gösterecek ve ummadığı yerden ona rızk verecektir” (Talak 3)
Yahudiler riba, faiz kendilerine haram kılınınca gayri Yahudi kimselerle riba işlemleri yapmaya başlayınca Allah onları lanetledi. Zira Yahudiler kendileri dışındaki olanları kâfir
sayarlar her haram şeyi onlara satar ve sattırırlar. Bu nedenle Allah ve Resulü tarafından, Maide suresinde 78. Ayette geçtiği gibi İsa ve Davut lisanıyla da lanetlendiler.
Yukarıda gösterdiğimiz hadiste Resulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem ‘in dediği gibi “Eğer Allah bir kavme bir şeyin yenmesini haram kılarsa onun fiyatını (parasını) haram
kılar.”[Buhari]
Bu Yahudilere intibak ettiği gibi bize de intibak eder. Nitekim Allah ve Resulü İsrail
oğullarının yaptıkları muhalefetleri birçok ayet ve hadiste bize gösterdiler, bundan maksat onlar gibi olmayalım, onların yaptıkları batıl tevilleri yapmayalım. Direk uyarı da geldi.
Onların âlimleri gayri Yahudilerle her haram muamele ve iş yapılır diye batıl fetvalar verdiler, haramı hep hile yaparak helal kıldılar. Bu şekilde Müslüman âlimlerin aynı şeyi yapmalarına bir uyarı geldi, yoksa lanetlenirler. Maalesef Müslümanlardan öyle âlim veya hoca lakabı taşıyan kimseler çıkıp Yahudi âlimleri gibi böyle batıl fetvalar vermeye
başladılar. Önce gayrı Müslim’le riba caiz olur dediler, şimdi Müslümanlar arasında ribaya cevaz verdiler. Dün kâfirlerin domuz eti satan lokanta ve pizzalarına caiz olur dediler. Bu gün Müslüman lokanta ve pizza açıp domuz etinin kâfirlere satışını yapabilir demeye
başladılar. Yahudiler gibi önce “gayrılarla” haram muamele, satış ve değişik işlemlere cevaz verirler, normalleşince kendileri aralarında bunu yapmaya cevaz verirler! Bunlar Allah’ın lanetinden korkmuyorlar mı ve hesap vereceklerini düşünmüyorlar mı?
َمۡوَّي ٍۙمۡيِظَع ٍمۡوَيِل َۙنۡوُثۡوُعۡبَّم ۡمُهَّنَا َكِٕٮٰٓلوُا ُّنُظَي اَلَا
َؕنۡيِمَلٰعۡلا ِّبَرِل ُساَّنلا ُمۡوُقَي
“Onlar o büyük günde ki; işte o gün insanlar âlemlerin rabbinin huzuruna çıkacakları, dirilteceklerini hiç akıllarına getirmiyorlar mı?” (Mutaffifin 4-6) Esad Mansur