• Sonuç bulunamadı

GÖÇ,YOKSULLUK VE İŞSİZLİKLE İLGİLİ SORUNLAR Dönem III Ders 8 Prof.Dr.Erkan PEHLİVAN

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "GÖÇ,YOKSULLUK VE İŞSİZLİKLE İLGİLİ SORUNLAR Dönem III Ders 8 Prof.Dr.Erkan PEHLİVAN"

Copied!
37
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

GÖÇ,YOKSULLUK VE İŞSİZLİKLE İLGİLİ SORUNLAR Dönem III Ders 8 Prof.Dr.Erkan PEHLİVAN 2019-2020

(2)

Öğrenim hedefleri

Göç ve göçmenlerle ilgili tanımları izah etmek

Göç çeşitlerini saymak

Dünyada göç nedenlerini açıklamak

Türkiye’de göçün sonuçlarını izah etmek

Yoksulluğu tanımlamak

Küreselleşmenin yoksulluğa etkisini izah etmek

İşsizliği tanımlamak

İşsizlik türlerini saymak

Küreselleşmenin işsizliğe etkisini izah etmek

2

(3)

Kavimler Göçü

Tarihteki ilk büyük kitlesel göç olayı, 4. yüzyıl ortalarında

Çin devletinin egemenliğinden kurtulmak için batıya doğru hareket eden Hun’ların Karadeniz’in kuzeyine yerleşmesi sonucunda buradan kaçan Cermen

kavimlerinin yıllar boyunca Avrupa Kıtası’nı istila

etmesi olarak kendisini gösteren ve bugünkü Avrupa devletlerinin temelini attığı kabul edilen Kavimler Göçü’dür.

3

(4)

Kavimler Göçü

4

Kıtalar arası göç olayları Amerika kıtasının keşfi ile deniz aşırı bir boyut kazanmıştır. 16. yüzyıldan itibaren insanlar kitleler halinde Avrupa’dan yeni bir hayat umuduyla okyanus ötesine yani Amerika

kıtasına göç etmiş ve yerleşmiştir. 15. ve 18. yüzyıllar arasında (yoğun olarak 1619-1776 yılları arasında) Avrupalı tüccarlar Kuzey Afrika'dan topladıkları

yaklaşık 15 milyon insanı köle olarak çalıştırmak üzere Güney Amerika'ya, Karayib adalarına ve Brezilya'ya götürmüşlerdir.

(5)

Kavimler Göçü

Uluslararası Göç Örgütü (IOM) 2020 raporu

1999 yılında dünyadaki uluslararası göçmen sayısı 173 milyon

2019 yılında bu rakam %57’lik bir artış ile 272 milyona

Uluslararası göçmenlerin en büyük kaynak ülkesi

olarak, 17,5 milyon ile Hindistan’dır. Bu ülkeyi Meksika (11,8 milyon) ve Çin (10,7 milyon) takip etmektedir

Göçmenlerin en çok tercih ettikleri ülke 50,7 milyon ile ABD’dir.

2019 Yılında en fazla göç alan ülkelerin başında Türkiye gelmektedir. Bunu Hindistan’dan BAE’ne olan göç takip ederken, bu ülkeden boşalan yerleşim yerlerine

Bangladeşliler gitmişlerdir.

5

(6)

6

(7)

Göçmenler

A-ülkesine dönmek istemeyen kişiler

mülteci (refugee)olarak kabul edilmektedir.

B-Ülkesini terk ederek, mülteci olduğu iddiasıyla bir başka ülkeye sığınan fakat henüz mülteci olup olmadığı hakkında yetkili merciler tarafından karar verilmemiş kimseler ise sığınmacı (asylum seeker, defector)şeklinde ifade

edilmektedir.

C-Bir mülteci ya da sığınmacının ülkesi dışında başka ülkeye yasa dışı yollar ile gitmesi fiili ise iltica (sığınma, asylum)olarak isimlendirilir.

7

(8)

Yasa dışı göçmen, gittiği ülkede kendisi için koruma tedbiri alınmazken; mülteci ve sığınmacılar için

gittikleri ülkede kendileri için koruma tedbirleri alınır.

Bireyin zorlama, baskı, şiddet ya da tehdit yoluyla rızası dışında alıkonulması, bir yerden bir yere

götürülmesi, her konuda her türlü çalıştırılması insan ticareti (trafficking in human) bunu yapan kişi ya da şebekeler ise insan taciri (human trafficker) olarak adlandırılır.

8

(9)

Göç çeşitleri

Süresine göre göçler

Sürekli Göçler: Göç eylemine katılan insanlar gittikleri yerlerde bir yıldan az olmamak koşulu ile yerleşirler Mevsimlik göçler: Göçe katılan insanlar sezonluk yer

değiştir, iş sonunda tekrar geri dönerler. Mevsimlik Göçe Örnekler:

Yaylacık faaliyeti

İnşaat işçilerinin göçü

Turizm çalışanlarının göçü ve turizme katılanların göçü

Tarım işçilerinin göçü a) Pamuk işçileri b) Fındık işçileri

9

(10)

Dünya’da Göç’ün nedenleri

Doğal nedenler

 Doğal nedenler

 Siyasal nedenler

 Ekonomik nedenler

 Sosyal nedenler

 Erezyon

 Kuraklık

 Deprem

 Volkan patlamaları

 Heyelan

 Sel baskınları

10

(11)

Siyası nedenler Ekonomik/Sosyal

Savaşlar

Siyasi Rejim Değişiklikleri

Terör olayları ve iç karışıklık

Nüfus mübadelesi

Siyasi ve toplumsal baskılar

İş imkanları ve işsizlik

Doğal kaynakların varlığı

Eğitim ve sağlık imkanları

Turizm

11

(12)

Türkiye’de Göç’ün nedenleri

Göç alan bölge avantajları

Göç veren bölgede olumsuzluk

Hızlı nüfus artışı

Toprakların miras yolu ile parçalanması

İşsizlik

Alt yapı sorunları

Eğitim ve sağlık

hizmetlerindeki yetersizlik

Terör olayları

Tarımda makineleşme

Erezyon nedeniyle

toprakların verimsizleşmesi

İş imkanları

Alt ve üst yapı(Eğitim- Sağlık) hizmetlerinin daha gelişmiş olması

Kültürel çekicilikler

12

(13)

TÜRKİYE’DE GÖÇÜN YÖNÜ

DOĞUDAN BATIYA

Kırsal kesimden Kentsel kesime

Geri kalmış bölgeden Gelişmiş bölgeye

Küçük kentlerden Büyük kentlere

İç kesimlerden Kıyı kesimlere

İçe ve dışa göç verilen iller

Gelen kişi sayısı a

Sayı % Sıra

Giden kişi sayısı b Sayı % Sıra

İstanbul 5.187 17,7 1 7.348 23.3 1

Elazığ 3.465 11,8 2 1.705 5,5 3

Adıyaman 2.129 7,3 3 1.635 5,2 4

Ankara 1.517 5,2 4 2.406 7.6 2

Gaziantep 1.155 4.3 5 925 2,9 8

Malatya’nın en çok göç verdiği ve aldığı ilk beş ilin dağılımı (2013-2014)

(14)

GÖÇÜN SONUÇLARI

GÖÇ VEREN YERDE

1- Nüfus azalışı

2- Tarımsal üretimde azalma 3- Çevrenin bakımsızlaşması

4- Okul, sağlık ünitesi vb.

hizmet binalarının kapanması

GÖÇ ALAN YERDE

1- Nüfus artışı

2- Çarpık kentleşme 3- Çevre kirliliği

4- Sosyal hizmetlerde aksama

5- Eğitim ve sağlık hizmetlerindeki yetersizlik

6- Kent yaşamına uyum zorluğu

7-İşsizliğin artma

(15)

GÖÇÜ ÖNLEMEK İÇİN NELER YAPILABİLİR .

1- Modern tarım yöntemleri yaygınlaştırılmalı

2- Besi ve ahır hayvancılığı geliştirilmeli.

3- Tarıma dayalı sanayi kolları kırsal alanlara kaydırılmalı.

4- Kırsal kesimde sosyal hizmetler

yaygınlaştırılmalı

(16)

Yoksulluk tanımlanması

Yoksulluk genel olarak niceliksel çalışmalar bazında iki kavram ile değerlendirilir; mutlak ve göreceli

yoksulluk. Bu sınırı belirlemek için de, gelir seviyesi kavramı kullanılmaktadır. “Yoksulluk sınırı” olarak kabul edilen gelir seviyesi altında yaşayanların kimler olduğunun tespiti ile ölçülür. Bununla birlikte sorun sadece niceliksel değil, aynı zamanda nitelikseldir. Bu nedenle yoksulluğu değerlendirirken gelir

yoksulluğunun yanı sıra “insani yoksulluk”da değerlendirilmesi gerekir.

16

(17)

Yoksulluk tanımlanması-2

Gelir yoksulluğunu ortaya koyabilmek için genellikle ülke gelirinin nüfus yüzdeleri arasındaki dağılımı, kişi başına düşen ulusal gelir gibi göstergelerin yanı sıra özellikle Dünya Bankası gibi uluslar arası kuruluşların kullandığı günlük 1-2 dolar gelir elde etme sınırı gibi veriler kullanılmaktadır. Ancak, ülke gelirinin nüfus

yüzdeleri arasında dağılımı özellikle ülkeler arasında yapılacak yoksulluk karşılaştırmalarında sağlıklı

sonuçlar vermez. Öncelikle, her ülkede (her ulusal ekonomi içinde) en alt gelir grubu vardır.

17

(18)

İnsani yoksulluk

Bu durumda insani yoksulluk kavramı gündeme gelmekte, bu da bir kısım bireylerin insanca yaşam imkanlarına sahip olmaması anlamına gelmektedir.

Buna göre yoksulluk, yeterli beslenememe, sağlık

imkanlarından yoksunluk, evsizlik, eğiti imkanlarından yoksun olma, okumasını ve uygun bir şekilde

konuşmasını bilmemek, herhangi bir işi olmamak, gelecekten korkmak, sağlıklı içme suyuna sahip

olamamak, güçsüzlük ve özgürlüğün yetersiz oluşu anlamına gelmektedir.

18

(19)

Açlık ve Yoksulluk sınırı

Açlık sınırı ise dört kişilik bir ailenin asgari mutfak giderlerini sağlaması için gereken harcama miktarını gösteriyor. Açlık sınırı çalışan, eşi, (0-6) ve (6-15) yaş gruplarından iki çocuğun Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği asgari kalori miktarı dikkate alınarak tespit ediliyor.

Yoksulluk sınırı, yeterli hayat standardında yaşayabilmek için gerekli olan minimum gelir miktarıdır.

Yoksulluk sınırı (poverty line), aslında bir toplumda yoksul olanlarla olmayanları birbirinden ayırmakta kullanılan izafi bir hattır

19

(20)

Dünya’da açlık/yoksulluk görünümü

20

(21)

Kişisel gelir dağılımı göstergesi

Yüzde yirmilik dilimlerin gelirden aldığı pay

incelenerek bulunur. İlk %20 lik dilimin gelirden aldığı pay %30’larda seyrederken, az gelişmiş ülkelerde %

50’lerin üzerine çıkar.

Ayrıca Dünya’da savaş sonrası özellikle 1950’li yılların başlarındaki iyimser beklentinin aksine, 1980’li yılların sonlarına gelindiğinde gelişmiş ve azgelişmiş ülkeler arasındaki gelişmişlik farkının kapanmak bir yana, giderek daha da açıldığı görülmüştür

21

(22)

Bazı Ülkelerde Kişisel Gelir Dağılımı(1990-20)

22

(23)

TÜRK-İŞ Haber Bülteni

23

(24)

Türkiye’de Yerleşim Yerlerine Göre İşgücü Piyasası ve Yoksulluk Oranları (%)

24

(25)

Türkiye’de Ekonomik Büyüme, İstihdam Ve Yoksulluk Trendleri (2002-2009)

25

(26)

Küreselleşmenin yoksulluğa etkisi

Yoksulluk günümüz yeni dünya düzeninde, sadece az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeleri değil gelişmiş

ülkeler de dahil olmak üzere büyük bir coğrafyayı etkisi altına almış en önemli sosyal sorun

durumundadır.

Yoksulluğu belirtecek çok sayıda gösterge vardır.

Örneğin, gelir ve tüketim seviyesi, sosyal göstergeler, gittikçe artan risklerle karşılaşma olasılığı gibi

1965’de dünya nüfusunun zengin %20’sinin ortalama kişi başına geliri, en fakir %20’sinin 30 katı üstündeydi.

1990’larda ise bu fark 60 katına kadar yükselmiştir.

26

(27)

Gelişmiş ülkelerde yaklaşık yüz milyon kişi yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. ABD’de halkın %19,1’i, Fransa’da %7,5’i Belçika’da %5,5’ yoksulluk sınırı

altında

Ülkeler kendi içinde böyle eşitsizlikler yaşarken, dünya gelirinin ülkeler arasında dağılımı da adil ve eşit

olmaktan uzaktır

Dünya da 1,2 milyar insan1 doların altında bir gelire sahip iken, bu 1,2 milyar insanın dörtte üçü (yaklaşık

%70’i) Afrika kıtasında yaşamaktadır

27

(28)

Yeni dünya düzeni

Yeni dünya düzeni tüm dünya ülkelerine özellikle ekonomik büyüme anlamında önemli fırsatlar ve avantajlar sunmaktadır. Ancak olaya sosyal açıdan bakıldığında işlerin hiçte beklendiği gibi olumlu olmadığı görülmektedir.

Bu nedenle yeni dünya düzeni ile birlikte küresel bir boyut kazanan yoksulluk tüm uluslar için sosyal

patlamalar riskini arttırmakta ve toplumsal huzuru ve barışı tehdit etmekte buna bağlı olarak küresel barış ise ulaşılması daha da güç bir hedef haline

28

(29)

29

(30)

İşsizlik

Herhangi bir ekonomik toplumda çalışmak istediği halde iş bulamayan yetişkinlerin bulunması durumu.

İş bulamayan kimseye işsiz denir. Ekonomide

genellikle 16 yaş ve üzeri kimseler işsiz grubuna dahil edilirler.

Bir ekonomide işsiz miktarı, söz konusu ekonomide işi olmayan ve cari ücret düzeyinde çalışmak istediği

halde iş bulamayan yetişkinlerin miktarıdır.

Bir ekonomideki işsizlik oranı ise, söz konusu

ekonomideki işsizlerin toplam işgücü (çalışanlar + işsizler) içindeki payı ifade eder

30

(31)

İşsizlik kişinin üzerinde önemli bir psikolojik baskı yaratır, bu da kişiyi bunalıma kadar götüren bir ruhsal rahatsızlık süreci içerisine girebilirler. Ayrıca

istatistiklere bakıldığında işsizliğin yüksek olduğu dönemlerde suç oranlarının yükseldiği gösteriliyor.

Yüksek işsizlik oranına sahip bir ekonomi, sahip olduğu işgücünün önemli bir kısmını kullanamaz.

İşsizliğin yükselmesi toplumda bencilliğin artmasına yol açar, demokrasiye zarar verir

31

(32)

Az miktarda olan iş imkânını diğer ülkelerden gelen yabancılara kaptırmak istememe yabancı düşmanlığı ve sınırlardaki geçişlerin azalmasına neden olabilir.

Ayrıca toplumda bireyler mevcut işi kapabilmek için, kişilerin sağlığını olumsuz etkileyebilecek düzeye

ulaşan bir yarışmaya dönüşebilir. Ayrıca yüksek işsizlik oranı işçiyi, patronun karşısında güçsüz bir duruma düşürebilir. İşveren, işçiyi onun yerine başkalarını

alabileceği telkin ve tehditte bulunarak işçinin üzerine baskı uygulayabilir.

32

(33)

İşsizlik türleri

Temelde işsizlik; İstemli (İradi) işsizlik ve İrade dışı diğer tabirleriyle friksiyonel, arızi ve gayri iradi

işsizlik olarak iki türe ayrılıyor.

İstemli (İradi) İşsizlik: Kişi özgürlüğü ve çalışma

özgürlüğü bulunan toplumlarda çalışma gücüne sahip olup da ücret koşulları veya çalışabilme olanağı olduğu halde çalışmayan, çalışmak istemeyen kişilerin

oluşturduğu işsizliktir.

İstem Dışı (Gayri İradi) İşsizlik: İstem dışı işsizlik türü, iş bölümü ve uzmanlaşmanın ileri seviyelerde olduğu

ülkelerde sık sık ortaya çıkan ve ekonomik açıdan gerçek bir işsizlik türüdür.

33

(34)

İstem Dışı (Gayri İradi) İşsizlik

Geçici (Friksiyonel) İşsizlik: Yer ve iş değiştirme sırasında arızi işsizlik

Dönemsel (Konjonktürel) İşsizlik: Ekonomik dalgalnmalar sonucu sektörel iş çıkartma

Yapısal (Strüktürel) İşsizlik: Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yapısaldır

Teknolojik İşsizlik: Teknolojik ilerleme

Mevsime Bağlı İşsizlik: Mevsimle birlikte geçici

Gizli İşsizlik: Ekonomide çalışıyor görünmesine rağmen, üretime hiçbir katkısı olmayan işçilerin yarattığı durumdur.

Genellikle az gelişmiş ülkelerde görülür. 34

(35)

Gizli işsizlik

İşsizlik türleri arasında en çok karıştırılan da gizli işsizliktir. Bunun nedeni muhtemelen ekonomi yazınında gizli işsizliğin tanımının tam olarak yapılmayışıdır

Mevcutta bulunan emek öğesi, çalışır göründüğü halde gerçekte elde edebileceği verimliliğin altında

çalışıyorsa gizli işsizliği meydana getiriyor demektir.

Bu işsizlik türü genellikle az gelişmiş ülkelerde, tarım veya kapalı aile işletmelerinde görülmektedir

Küreselleşme işsizlik ve türlerinde olumsuz etkide bulunuyor

35

(36)

Türkiye’de istihdamın sektörel dağılımı

36

(37)

Kaynaklar

1-Acevit, F., Artun, E., Erginkaya, C., Adana Sürdürülebilir Eylem Planı, ve Adan a Mevcut Durum Raporu, Adana, 2006

2-Anonymous, Bölgesel Göstergeler, TR62 Adana Mersin, 2010, Türkiye İstatistik Kurumu, Ankara, 2011

3-Cafri, R.; Adana İlinde Yoksulluğun Analizi, Sınırlı Bağımlı Değişkenli Modellerle B ir İnceleme, Yüksek Lisans Tezi, Çukurova Üniversitesi Sosyal Bil. Enst., Ekonometri Anabilim Dalı, Adana, 2009

4-Gürçınar, Yusuf; Kültürlerin Ortak Kentinde Yok Olan Geleneksel Mimari, UIA2005 İstanbul XXII. Dünya Mimarlık Kongresi Türkiye Kongreleri Adana Antakya,2005

5-Keleş, R., Göç Olgusuna İlişkin Gözlemler, Güney Mimarlık Dergisi, Sayı 4, S.14ff, Adana, 2011

6-Mersinligil, Ö. Kent Kültüründe Göç Faktörü Adana Örneği, Güney Mimarlık Der-gisi, Sayı 4, S.28 ff, Adana, 2011

7-Yılgın, A., Türkiye’de Yaşanan Göç Olgusu Bağlamında Adana İlinde Göçün Sosyo - Ekonomik Yapıya Etkileri, Yarattığı Sorunlar ve Çözüm Önerileri, Uzmanlık Tezi, T. C. İçişleri Bakanlığı, Strateji Geliştirme Başkanlığı, Adana, 2007

8-Açıkalın, N. "Çalışan Kent Yoksullarıİstanbul ve Gaziantep Örnekleri", in A. E. Bilgili ve I. Altan (ed.) Yoksulluk, İstanbul: Deniz Feneri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Yayınları,2003; 368-385.

9-Ardıç, M. N.. Household Survival Strategies of The Urban Poor In Turkey, Unpublished MA Thesis, Ankara: Bilkent University. 2003

10-Adaman, F. ve Keyder, Ç. Türkiye’de Büyük Kentlerin Gecekondu ve Çöküntü Mahallerinde Yaşanan Yoksulluk ve Sosyal Dışlanma

ec.europa.eu/employment_social/ so-cial_inclusion/docs/2016/study_turkey_tr.pdf

11-Batmaz N. Özcan A. “KüreselleŞmenin Ekonomik Büyüme ve Yoksulluk Üzerindeki Etkileri: Finansal Krizler”, IV.

Uluslararası STK Kongresi Bildiri Kitabı, Onsekiz Mart Üniversitesi,2007; 37–51.

12-Demiral N, Evin H, Berkan D. “Yoksulluğun Küreselleşmesi ve Küresel Yoksulluk”, IV. Uluslararası STK Kongresi

37

Referanslar

Benzer Belgeler

Çalışmanın ampirik kısmında, yöresel bazdaki gelir dengesizliğinin iç göç üzerinde önemli rol oynadığı ve bu rolün de net göç veren illerin düşük

Eğer bir ülkede gelirin toplumu oluşturan bireyler arasındaki dağılımı ile ilgileniliyorsa kişisel; çeşitli sosyal grupların milli gelir içindeki payıyla

Daha düşük bir orta gelirli ülke (kişi başına 2.000 $ 'a ulaşan bir ülke), alt orta gelir tuzağından kaçmak ve üst orta gelir seviyesine ulaşmak için yıllık kişi

Türk Tarih Kurumu taraf~ndan yay~nlanan bu tercüme, Giri~~ (s. IX-X1)eten sonra, Ioannes Kommenos'un imparatorluk Devri (s.. Manuel Komnenos devri ise 7 kitaptan

Bu tez çalışmasında, klasik Anahtarlamalı Relüktans Motorlarda (ARM) ve sargı yapısı değiştirilerek elde edilen, aynı boyutlara sahip Karşıt Kuplajlı

Brucea ve ark.(13) yaptıkları KSD takılı olan hastalarda ağrı yönetimi isimli araştırmada cerrahi işlem öncesi yaşanan yüksek anksiyetenin işlem sonrası

Bu Araştırma, Kapıdağ yarımadasındaki zeytin alanlarından alınan 571 adet toprak örneğinin bazı fiziksel ve kimyasal (pH, tuz, organik madde, bünye, kireç, yarayışlı fosfor,

2011 yılında 91 KLL hastasıyla yapılan bir çalışmada SF3B1 ve MYD88 genlerinin yüksek sıklıkta varyasyon geçirdiği, tüm SF3B1 varyasyonlarının del (11q) olan