• Sonuç bulunamadı

> Nonobstrüktif azoospermili erkeklerde mikrodiseksiyon testiküler sperm ekstraksiyonu öncesi testosteron optimizasyonunun rolü

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "> Nonobstrüktif azoospermili erkeklerde mikrodiseksiyon testiküler sperm ekstraksiyonu öncesi testosteron optimizasyonunun rolü"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

ERKEK ÜREME SAĞLIĞI Güncel Makale Özeti

110

ICSI ile birlikte yapılan Mikro-Tese minimal testiküler hasar ile nonobstrüktif azoopsermik (NOA) olgulara çocuk sahibi olabilme imkanı sağlamaktadır. Hipogonadizm serum testosteron düzeyinin 300 ng/dl altında olması durumu olup NOA olgularında sıklıkla izlenir. Düşük tes- tosteron düzeyi olan olgularda pek çok farklı tedavi seçe- neği bulunmaktadır. Ancak, ampirik olarak uygulanan bu tedavilerin etkileri sınırlıdır. Bununla birlikte, hormonal tedavi intratestiküler testosteron konsantrasyonun artırır ve sonuçta spermatogenezde düzelme sağlayabilir.

Bu çalışmada, preoperatif total testosteron (TT) düzeyi optimizasyonunun Mikro TeSe uygulaması yapılan olgu- larda sperm ede etme ve gebelik oranlarına etkisi değer- lendirildi.

Mart 1999-Haziran 2010 tarihleri arasında Mikro TeSe yapılan 1.054 NOA olgusu çalışmaya alındı. Bu olgulardan 736’sında preoperatif hormonal değerlere ulaşıldı. Azo- opsermi en az iki semen örneği analizi ile değerlendirildi.

Operasyon günü tüm hastalardan tekrar örnek alınarak azoopserminin devamlılığı teyit edildi. Karyotip ve Y-kromozom analizi tüm olgulara uygulandı. Yapılan ince- lemeler sonucu Azf a, Azf b, Azf b+c ve komplet Y-delesyonu olan olgularda Mikro Tese yapılmadı.

Serum hormon düzeyleri ölçümü sonrası serum TT düzeyi 300 ng/dl altında olan olgularda TT/östradiol (E2) oranı 0,10’un altında ise aromataz inhibitörü, 0,10’un üze- rinde ise klomifen sitrat tedavisi cerrahiden önce 2-3 ay süre ile uygulandı. Tedaviye daha önce başlanan olgularda serum testosteron düzeyi normal sınırlarda ise aynı teda- viye devam edildi; düşük ise mevcut tedavi algoritmasına göre ilaç uygulaması yapıldı. Oral tedaviye rağmen testos- teron düzeyi düşük olan hastalara ise haftada 2-3 defa 1500-2000 IU hCG ilave edildi.

Mikro TeSe işlemi daha önce tanımlanan standart yön- tem ile yapıldı.

Çalışmaya alınan 736 hastanın 348’inde (%47) başlan-

gıç testosteron düzeyi <300 ng/dl, 388’inde (%53) ise

>300 ng/dl idi. Klinefelter sendromu olgularında testoste- ron düzeyi düşüklüğü daha belirgindi. Başlangıç TT düzeyi düşük olan olgularda sperm elde etme oranı %52, yüksek olanlarda ise %56 idi. Sperm elde etme ve canlı doğum oranları TT düzeyi yüksek olan grupta daha yüksek olması- na rağmen iki grup arasında anlamlı fark saptanmadı.

Serum TT düzeyi düşük olan 348 hastanın 307’si (%88) hormonal tedaviye alınırken, 41 hastaya (%12) tedavi uygulanmadı. Tedavi uygulanan hastalardan serum TT düzeyi 250 ng/dl’nin altında olan 252’si (%82) tedaviye yanıt verirken, 55’inde (%18) yanıt izlenmedi. Klinefeleter send veya varikosel olan olgularda tedaviye yanıt diğerle- rinden daha iyi idi. Testosteron tedavisi uygulanan ve uygulanmayan hastalar ile testosteron tedavisine yanıt veren ve vermeyen hastalar arasında sperm elde etme oranları, klinik gebelik ve canlı doğum oranları bakımından anlamlı farklılık yoktu.

NOA endokrin ve/veya ekzokrin nedenlerden kaynak- lanır. Gonodatropin eksikliği ile olan endokrin durumun hormonal tedavisi mümkün olmasına rağmen bu kesim çok az bir kısmı oluşturmaktadır. Olguların büyük bir kıs- mında ise spesifik bir neden ortaya konulmadan gelişen yüksek FSH ve düşük testosteron düzeyi ile olan primer tesiküler yetersizlik tablosu vardır. Bu olguların tedavisin- de klomifen sitrat, hCG ve/veya aromataz inhibitörü gibi farklı ajanlar kullanılmaktadır. Bu tedavilerde amaç sper- matogenez için gerekli intratestiküler testosteron düzeyini düzenlemektir. Preoperatif testosteron düzeyinin Mikro- TeSe ile sperm eldesi üzerine sonuçlar farklıdır.

Yapılan çalışmada serum testosteron düzeyi 300 ng/dl üzeri ve altı olan ve hormon tedavisi uygulanan olgularda sperm elde etme açısından fark izlenmemiştir. Mikro-TeSe ile sperm eldesi fokal spermatogeknetik aktivite ile ilişkili- dir. Serum testosteron düzeyi testiküler fonksiyonun bir göstergesi olmakla birlikte, fokal spermatogenetik aktivi-

> Nonobstrüktif azoospermili erkeklerde

mikrodiseksiyon testiküler sperm ekstraksiyonu öncesi testosteron optimizasyonunun rolü

Reifsnyder JE, Ramasamy R, Husseini J, Schlegel PN J Urol 2012; 188: 532-537

(2)

Güncel Makale Özeti ERKEK ÜREME SAĞLIĞI

111 teyi göstermez.

Bu çalışmada elde edilen veriler germ hücre varlığı olan hastaların yanıtlarının daha iyi olduğunu göstermektedir.

Bu etki Klinefelter sendromu olgularda daha belirgindir ve bu hastalarda preoperatif yapılan hormon replasmanı Mik-

ro-Tese ile sperm elde etme şansını artırmaktadır.

Çeviri:

Prof. Dr. M. Murad Başar

Memorial Şişli Hastanesi, Üroloji-Androloji Bölümü

Referanslar

Benzer Belgeler

Nonobstüktif azoospermik erkeklerde veya sperm sayısı 5 milyon/mL’nin altında olanlarda ve cerrahi yolla dokudan sperm elde etme işleminden veya ICSI tedavisi..

Tedavi grupları arasında istatistiksel anlamlı değişiklik varken (p=0.042) plasebo ile TT veya plasebo ile AI grupları kıyaslandığında anlamlı değişiklik gözlen-

IVF/ICSI ile testiküler sperm ekstraksiyonu (TESE) yapılan azoospermili erkekleri değerlendiren iki makalenin hiçbirinde, cerrahi geçiren ve tedavi edilmemiş varikosel

Testosteron veya dihidrotestosteron, prostat kanseri başlangıcı ve gelişimi üzerine etki etse de, androjenlerin direk karsinojen etki göstererek, normal prostat epitelyum

Altı aylık takipte ≥60 yaş olan T-jel grubundaki erkek- lerin ortalama PSA değerlerinde, &lt;60 yaş olan erkeklere oranla belirgin bir artış mevcuttu (n=151; 0.4 ng/mL

Saat 14’ten önce alınan değerlerde herhangi bir zamanda bakılan testosteron değerinde sirkadyan ri- tim açısından anlamlı bir fark bulunamamış, diğer taraftan 45 yaş altı

Bu çalışmada düşük testosteron düzeyli erkeklerde %2 testosteron jel tedavisi ile TRT doz ihtiyacı, 90 gün sonun- da maksimum testosteron konsantrasyonu ve yan etki- lerin

Artmış östradiol seviyesi ile libido artışı arasında tes- tosteron destek tedavisi alan hastalarda libido artışına et- kisi olduğu izlenmiştir. Halil