• Sonuç bulunamadı

Mülkiyeliler Birli

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Mülkiyeliler Birli"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Mülkiyeliler Birliği binası 'yeniden yapılandırma' gerekçesiyle bugün yıkılacak. Kimi Mülkiyeliler tepkili: 'Ankara'nın devrimci tarihi yok edilecek'

Yıllarca sadece Mülkiyelilerin değil sanatçı, aydın, akademisyen ve gazetecilerin masalarında memleket meselelerini konuştuğu, anılarını paylaştığı Ankara’nın simge yerlerinden Mülkiyeliler Birliği Vakfı’nın hizmet ve sosyal tesis olarak kullanılan binasına bugün kazma vuruluyor. Bazı Mülkiyeliler “Onca anımız, hikayemiz ve yaslandığımız koca bir tarih bir anda kaybolacak” diyerek yıkıma tepki gösterirken, dernek yönetimi ise binanın yeniden

yapılandırılması projesinin 1971 yılına ait olduğunu ancak 1980 darbesi nedeniyle yaşama geçirilemediğini savundu. Mülkiyeliler Birliği Vakfı’nca hizmet binası ve sosyal tesis olarak kullanılan Kızılay’daki Mülkiyeliler Birliği binasının yıkımına bugün başlanıyor. Binanın Mülkiyeliler Birliği Derneği ve Vakfı Yönetim Kurullarınca yenilenmek amacıyla yıkılmasına karar verilmişti.

Ancak Ankaralılar binaların ‘iş merkezi yapılacağı’nı belirterek duruma tepki göstermişti.Mülkileyilerin bir kısmı yönetimin binanın yıkılıp yeniden inşa edilmesi işini ‘yap-işlet-devret’ işlemiyle bir şirkete devretmesine tepki göstererek, binanın tadilattan geçirilerek uzun yıllar boyunca hizmet vermeye devam edebileceği uyarısında bulundu. Anılarımız yok edilecek

Anarşi Kollektifi adına yapılan açıklamada, “Yıllarla biriktirdiğimiz onca anımız, hikayemiz ve yaslandığımız koca bir tarih bir anda kaybolacak. Ankara’nın devrimci demokrat tarihi de bütün yaşananlarla birlikte yok edilecek. Ve yerine kimse için hiç bir anlam ifade etmeyen beton, cam, demirden ibaret bir yapı gelecek. Bu bir zihniyete işaret ediyor, neoliberal zamanın ruhu bu olsa gerek” denildi.

Darbe olmasaydı..

Bu iddialara Birlik ve Vakıf Yönetim Kurulları ise şu yanıtı verdi: “Mülkiyeliler Birliği Sosyal Tesislerinin yeniden yapılandırılması bugün ortaya çıkan bir durum değil. 1972’de Mülkiyeliler Birliği Vakfı’nın kurulmasıyla başlayan ve son üç yıldır da yeniden canlandırılarak yürütülen bir süreçtir. Binaların yeniden yapılandırılmasının iradesi 1971’de ortaya çıktı. Binaları satın alan ve Mülkiye Topluluğunun kullanıma sunan Ayhan Açıkalın başkanlığındaki Mülkiyeliler Birliği Yönetimi yeniden yapılandırmayla ilgili, 1978 yılında Vedat Dalokay’a bir proje hazırlattı. Bu proje, bütün hazırlıkları tamamlanmış olmasına rağmen 12 Eylül nedeniyle hayata geçirilemedi. Yeniden

yapılandırma sürecini tüm yetkili kurulların katılımı ve iradesiyle devam ettireceğini ifade eden mevcut Mülkiyeliler Birliği Yönetim Kurulları, Genel Kurul iradesiyle yeniden yetkilendirilmiştir. Mülkiyeliler Birliği yetkili tüm kurulları ile bu süreci devam ettirmiş ve belirli bir olgunluğa getirmiştir.”

Referanslar

Benzer Belgeler

Çevre Kanunu’na göre ÇED süreci tamamlanmadan hiçbir izin ve ruhsat alınamayacağı, buna rağmen yürütülen inşaat çal ışmalarının devam ettiğini gören

Avrupa Birliği, son bir ayda üye ülkelerde çıkan yangınlarda yanan ormanlık alanın toplam büyüklüğünün geçen yılın tamam ında yanan alanın büyüklüğüne eşit

Avrupa Hastal ık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) Başkanı Zsuzsanna Jakab, Avrupa’daki gerçek HIV/AIDS’li say ısının, yapılan tahminlerden çok daha yüksek olduğunu,

Süheyl Batum da öneri paketlerinin inan ılmaz gelişme sağlayan, en özgürlükçü, en ilerici niteliklere sahip oldu ğunu belirtti.. TBB'nin anayasa önerileri arasında

Gelişen teknolojinin hayatı kolayla ştırdığı kadar pek çok zararı da beraberinde getirdiğini belirten Biyologlar Birliği Derneği, özellikle cep telefonlar ı, bilgisayarlar

Takip eden süreç içerisinde Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyeleri ile Meclis çatısı altında bulunan ziraat-gıda mühendisleri ile veteriner hekimlere ZMO

ZMO Başkanı Gökhan Günaydın, bu yasayla, Anadoluya has birçok meyve, sebze ve bitkinin yok olaca ğını, çiftçilerin ihtiyacı olan tohumu, Anadolu'ya özgü bitkilerin

Sovyetler Birliği döneminde, Aral Gölü’nü besleyen Emuderya ve Sirderya ırmaklarının sularının pamuk tarlalarına ak ıtılması sonucu 1960’lı yıllardan bu yana