FİLİSTİN MESELESİ
FİLİSTİN MESELESİ
FİLİSTİN’İN KISA TARİHİ
FİLİSTİN’İN KISA TARİHİ
FİLİSTİN toprakları Akdeniz'in FİLİSTİN toprakları Akdeniz'in doğu kıyısında yer alır; Aşağı
doğu kıyısında yer alır; Aşağı Litani Irmağı, Gazze vadisi ve Litani Irmağı, Gazze vadisi ve
Arabistan Çölü ile sınırlanır. Bugün Arabistan Çölü ile sınırlanır. Bugün
İsrail ve Ürdün ile Mısır'ın bir İsrail ve Ürdün ile Mısır'ın bir
bölümü bu topraklar içinde kalır.
bölümü bu topraklar içinde kalır.
Filistin adını İÖ 12. yüzyılda Filistin adını İÖ 12. yüzyılda bölgenin güneyine yerleşen
bölgenin güneyine yerleşen
Filistler diye bilinen bir halktan Filistler diye bilinen bir halktan
alır. Bölge Museviler, Hıristiyanlar alır. Bölge Museviler, Hıristiyanlar
ve Müslümanlarca kutsal sayılır.
ve Müslümanlarca kutsal sayılır.
Bu tektanrılı üç büyük din için Bu tektanrılı üç büyük din için
kutsal kabul edilen yerlerin büyük kutsal kabul edilen yerlerin büyük
bölümü Kudüs yöresinde bölümü Kudüs yöresinde
toplanmıştır.
toplanmıştır.
Hz. İsa'nın doğduğu yer, Hz. Hz. İsa'nın doğduğu yer, Hz.
Muhammed'in göğe çıktığı (miraç) Muhammed'in göğe çıktığı (miraç)
yer sayılan Mescid-i Aksa, Hz.
yer sayılan Mescid-i Aksa, Hz.
İbrahim'in kurban kestiği kaya İbrahim'in kurban kestiği kaya
Sahra (Hacer-i Muallak) Kudüs Sahra (Hacer-i Muallak) Kudüs
yöresindeki önemli kutsal yöresindeki önemli kutsal
yerlerden birkaçıdır.
yerlerden birkaçıdır.
Kutsal Kitap'ta (Tevrat-İncil) Hz. Kutsal Kitap'ta (Tevrat-İncil) Hz.
İsa'ya ilişkin anlatılan öykülerin İsa'ya ilişkin anlatılan öykülerin
çoğu da Celile bölgesinde geçer.
çoğu da Celile bölgesinde geçer.
Filistin'de bilinen en eski yaşam izleri İÖ. Filistin'de bilinen en eski yaşam izleri İÖ.
5000-4000 yıllarına uzanır.
5000-4000 yıllarına uzanır.
O yıllarda Filistin halkı, göçebe ya da yarı O yıllarda Filistin halkı, göçebe ya da yarı göçebe yaşamı sürdüren küçük
göçebe yaşamı sürdüren küçük
topluluklardan oluşuyordu. Daha sonra topluluklardan oluşuyordu. Daha sonra
Mısırlılar ile Hititler'in uzun süre uğruna Mısırlılar ile Hititler'in uzun süre uğruna
savaştıkları bölge İÖ. 1286'da Kadeş savaştıkları bölge İÖ. 1286'da Kadeş
Savaşı'yla kesin olarak Mısır egemenliği Savaşı'yla kesin olarak Mısır egemenliği
altına girdi.
altına girdi.
Bu yıllarda İsrailoğulları da Hz. Bu yıllarda İsrailoğulları da Hz.
Musa önderliğinde Mısır'dan Musa önderliğinde Mısır'dan
kaçarak Filistin'e yerleştiler.
kaçarak Filistin'e yerleştiler.
Hz. Davud ve Hz. Süleyman'ın Hz. Davud ve Hz. Süleyman'ın
yönetimlerine sahne olan bölgede, yönetimlerine sahne olan bölgede,
sürgünler ve işgallerle dolu yıllardan sonra sürgünler ve işgallerle dolu yıllardan sonra
İ.Ö. 64'te Roma egemenliği başladı. Bu İ.Ö. 64'te Roma egemenliği başladı. Bu
dönemde 30 yıllarına kadar Hz. İsa ortaya dönemde 30 yıllarına kadar Hz. İsa ortaya
çıktı.
çıktı.
Bu toprakların tanrı tarafından Bu toprakların tanrı tarafından kendilerine vaat edildiğini öne kendilerine vaat edildiğini öne
sürerek İsrail Krallığı'nı kurdular.
sürerek İsrail Krallığı'nı kurdular.
Filistin, İslamiyet' in doğup Filistin, İslamiyet' in doğup
yayılmasına kadar İran, yayılmasına kadar İran,
Mezopotamya, Yunan, Roma, Mezopotamya, Yunan, Roma,
Mısır ve Makedonya devletleri Mısır ve Makedonya devletleri
arasında sık sık el değiştirdi.
arasında sık sık el değiştirdi.
Halife Hz. Ömer döneminde, 634-637 Halife Hz. Ömer döneminde, 634-637 yılları arasında Filistin'in üç büyük kenti yılları arasında Filistin'in üç büyük kenti
Gazze, Ecnadeyn ve Kudüs Araplar'ın eline Gazze, Ecnadeyn ve Kudüs Araplar'ın eline
geçti. Yörenin tümünün Araplar'ca fethi ise geçti. Yörenin tümünün Araplar'ca fethi ise
Abbasiler döneminde tamamlandı.
Abbasiler döneminde tamamlandı.
1099'da Kudüs'ü ele geçiren 1099'da Kudüs'ü ele geçiren Haçlılar burada bir Latin Krallığı Haçlılar burada bir Latin Krallığı
kurdularsa da kısa ömürlü olan bu kurdularsa da kısa ömürlü olan bu
krallığa 1187'de Eyyubiler son krallığa 1187'de Eyyubiler son
verince, Filistin yeniden Müslüman verince, Filistin yeniden Müslüman
egemenliğine girdi.
egemenliğine girdi.
Filistin 1516'da Yavuz Sultan Filistin 1516'da Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı
Selim tarafından Osmanlı
topraklarına katıldı. Bölgede 400 topraklarına katıldı. Bölgede 400
yıl süren Osmanlı egemenliği yıl süren Osmanlı egemenliği
1918'de sona erdi; Filistin İngiliz 1918'de sona erdi; Filistin İngiliz
kuvvetlerinin eline geçti.
kuvvetlerinin eline geçti.
SİYONİZM NEDİR?
SİYONİZM NEDİR?
“ “ Siyonizm” teriminin kökünü oluşturan “Siyon” Siyonizm” teriminin kökünü oluşturan “Siyon”
sözcüğü Musevi tarihinin ilk çağlarından beri sözcüğü Musevi tarihinin ilk çağlarından beri
Kudüs ile eş anlamlı olarak kullanılagelmiştir.
Kudüs ile eş anlamlı olarak kullanılagelmiştir.
Bu kelimeye Filistin’deki birinci Musevi Bu kelimeye Filistin’deki birinci Musevi
tapınağının Babililer tarafından yıkılmasından tapınağının Babililer tarafından yıkılmasından
sonra özel bir anlam verilmiş ve “Siyon”, sonra özel bir anlam verilmiş ve “Siyon”,
yurtlarından kovulmuş Yahudi halkının yurtlarından kovulmuş Yahudi halkının
Filistin’e dönme arzu ve özlemini benliğinde Filistin’e dönme arzu ve özlemini benliğinde
toplayan bir duygu hazinesi olmuştur.
toplayan bir duygu hazinesi olmuştur.
Nitekim, “Siyon” adı ilahilerde sık Nitekim, “Siyon” adı ilahilerde sık sık geçer. Eski Ahit, “
sık geçer. Eski Ahit, “ Babil Babil nehrinin kıyısında oturup ta nehrinin kıyısında oturup ta
ağladık / Siyon’u hatırladıkça!
ağladık / Siyon’u hatırladıkça! ” ” der.
der.
Siyonizm kelimesi bu kadar erken bir Siyonizm kelimesi bu kadar erken bir geçmişte kullanılmaya başlanmasına geçmişte kullanılmaya başlanmasına
rağmen , bir siyasal akımını simgeleyen rağmen , bir siyasal akımını simgeleyen
bir deyim olarak modern anlamıyla ilk kez bir deyim olarak modern anlamıyla ilk kez
XIX. Yüzyılın son çeyreğinde bir Rus XIX. Yüzyılın son çeyreğinde bir Rus
Yahudisi olan
Yahudisi olan Nathan Birnbaum Nathan Birnbaum (1864- (1864- 1937) tarafından siyasal edebiyata
1937) tarafından siyasal edebiyata sokulmuştur.
sokulmuştur.
Birnbaum kendisinin çıkarttığı Birnbaum kendisinin çıkarttığı Kendi Kendi Kendine Kurtuluş
Kendine Kurtuluş (Selbst emanzipation) (Selbst emanzipation) adlı derginin
adlı derginin 1 Nisan 1890 1 Nisan 1890 tarihli tarihli
sayısında , Siyonizmi, Musevileri Filistin’de sayısında , Siyonizmi, Musevileri Filistin’de
yerleştirmek amacını güden ve üyelerinin yerleştirmek amacını güden ve üyelerinin
Yahudilerden oluştuğu bir siyasal parti Yahudilerden oluştuğu bir siyasal parti
örgütünün kurulması olarak anladığını dile örgütünün kurulması olarak anladığını dile
getirmişti.
getirmişti.
Daha sonra kurulan Siyon Aşıkları denen Daha sonra kurulan Siyon Aşıkları denen örgütün çabalarıyla Filistin’deki Musevi örgütün çabalarıyla Filistin’deki Musevi
nüfus ve faaliyetleri artmaya başlamıştı.
nüfus ve faaliyetleri artmaya başlamıştı.
Rusya ve Orta Avrupa’dan Yahudi göçü Rusya ve Orta Avrupa’dan Yahudi göçü
başlamadan Filistin’de Musevilerin eski başlamadan Filistin’de Musevilerin eski
“Yishuv” dedikleri bir Musevi yerleşimi
“Yishuv” dedikleri bir Musevi yerleşimi vardı.
vardı.
Eski yishuv , çoğunlukla XVI. Yüzyılda Eski yishuv , çoğunlukla XVI. Yüzyılda İspanya Engizisyonu’ndan kaçmış ve o İspanya Engizisyonu’ndan kaçmış ve o
zamandan beri Osmanlı uyruğunda zamandan beri Osmanlı uyruğunda
bulunan Sefardim Musevilerinden bulunan Sefardim Musevilerinden
oluşuyordu.
oluşuyordu.
Görülüyor ki, Siyon Aşıkları ,Filistin’de Görülüyor ki, Siyon Aşıkları ,Filistin’de kolonizasyona başladıkları zaman o yörede kolonizasyona başladıkları zaman o yörede
bazı Musevi yerleşim merkezleri vardı.
bazı Musevi yerleşim merkezleri vardı.
Bundan cesaret alan Siyon Aşıkları hemen Bundan cesaret alan Siyon Aşıkları hemen
kolonizasyona giriştiler.
kolonizasyona giriştiler.
İsrail’in kuruluşu öncesinde Yahudilerin İsrail’in kuruluşu öncesinde Yahudilerin 28 28 milyon dönümden oluşan
milyon dönümden oluşan Filistin’de sahip Filistin’de sahip oldukları arazi miktarı
oldukları arazi miktarı 2 milyon 2 milyon dönümdü. dönümdü.
Yani tüm Filistin topraklarının
Yani tüm Filistin topraklarının %7’si %7’si . .
Bunun 650.000 dönümünü Osmanlı Devleti Bunun 650.000 dönümünü Osmanlı Devleti
döneminde mülk edinmişlerdir. 300.000 döneminde mülk edinmişlerdir. 300.000
dönümünü de İngiliz işgalciler onlara dönümünü de İngiliz işgalciler onlara
bağışlamışlardır.
bağışlamışlardır.
200.000 dönümünü yine İngiliz işgalciler, 200.000 dönümünü yine İngiliz işgalciler, Yahudilere göstermelik bir bedelle
Yahudilere göstermelik bir bedelle satmışlardır. Bu şekilde satılmayan satmışlardır. Bu şekilde satılmayan
arazilere de ağır vergi uygulamalarıyla el arazilere de ağır vergi uygulamalarıyla el
konulmuştur. 600.000 dönümü de, konulmuştur. 600.000 dönümü de,
kendileri Filistin dışından olan, Lübnan ve kendileri Filistin dışından olan, Lübnan ve
Suriye’de ikamet edip Filistin’de mülk Suriye’de ikamet edip Filistin’de mülk
edinmiş bazı Arap kökenlilerden satın edinmiş bazı Arap kökenlilerden satın
almışlardır. Buraya kadarki kısımda yani almışlardır. Buraya kadarki kısımda yani
Yahudilerin 1948’e kadar edindikleri Yahudilerin 1948’e kadar edindikleri
arazilerin 7/8’inde Filistinlilerin müdahalesi arazilerin 7/8’inde Filistinlilerin müdahalesi
söz konusu değildir.
söz konusu değildir.
250.000 dönüm araziyi de Filistinlilerden 250.000 dönüm araziyi de Filistinlilerden satın almışlardır. Yani Filistinlilerden
satın almışlardır. Yani Filistinlilerden aldıkları toplam arazi miktarı Filistin aldıkları toplam arazi miktarı Filistin
topraklarının %0,9’una (binde 9’una) topraklarının %0,9’una (binde 9’una)
tekabül ediyordu. Arazilerini satanlar da tekabül ediyordu. Arazilerini satanlar da
halktan çok şiddetli tepkilerle karşı karşıya
halktan çok şiddetli tepkilerle karşı karşıya
Kırsal Musevi nüfusu
Musevi Tasarru- funda arazi
(dönüm)
1882 480 22.530
1890 2960 104.630
1900 5210 218.170
OSMANLI DEVLETİ’NDE OSMANLI DEVLETİ’NDE SİYONİZM HAREKETİ VE SİYONİZM HAREKETİ VE
FİLİSTİN MESELESİ
FİLİSTİN MESELESİ
Yahudilerin Filistin’de bir anavatana sahip Yahudilerin Filistin’de bir anavatana sahip olma faaliyetleri, yani Siyonizm hareketi, olma faaliyetleri, yani Siyonizm hareketi,
1880’lerde Rusya’da ortaya çıkan Yahudi 1880’lerde Rusya’da ortaya çıkan Yahudi
aleyhtarlığı (anti-semitizm) karşısında aleyhtarlığı (anti-semitizm) karşısında
Rusya Yahudilerinin Filistin’e göç etmek Rusya Yahudilerinin Filistin’e göç etmek
zorunda kalmaları ile başlamış ve zorunda kalmaları ile başlamış ve
Budapeşte’li yahudi gazeteci Dr. Theodor Budapeşte’li yahudi gazeteci Dr. Theodor
Herzl’in 1896 da yayınladığı “Yahudi Herzl’in 1896 da yayınladığı “Yahudi
Devleti” (Judenstaat) adlı eseriyle Devleti” (Judenstaat) adlı eseriyle
hızlanmıştır.
hızlanmıştır.
Sultan II. Abdülhamid zamanında, Sultan II. Abdülhamid zamanında, Yahudilerin Filistin’e olan geri dönüş Yahudilerin Filistin’e olan geri dönüş
çabaları hızlanmıştı. Çünkü o zamanlar çabaları hızlanmıştı. Çünkü o zamanlar
imparatorluk ekonomik olarak zor imparatorluk ekonomik olarak zor
durumdaydı.
durumdaydı. 1881 1881 yılında yabancıların yılında yabancıların borçlarını tahsil etmek için kurulan
borçlarını tahsil etmek için kurulan Duyun- Duyun- u Umumiye
u Umumiye , Osmanlı Devleti’nin tüm , Osmanlı Devleti’nin tüm gelirlerin kontrol ediyor ve önemli bir gelirlerin kontrol ediyor ve önemli bir
kısmına el koyuyordu.
kısmına el koyuyordu.
Aslında bu durum, ulusal egemenlik ve Aslında bu durum, ulusal egemenlik ve bağımsızlık açısından kabul edilemezdi.
bağımsızlık açısından kabul edilemezdi.
Yahudi cemaatinin önde gelenleri Yahudi cemaatinin önde gelenleri
padişahın içinde bulunduğu bu mali krizin padişahın içinde bulunduğu bu mali krizin
farkındaydı ve sultana “dış borçların”
farkındaydı ve sultana “dış borçların”
ödenmesi konusunda yardım teklif ettiler.
ödenmesi konusunda yardım teklif ettiler.
Birçok kez İstanbul’a gelen ve Birçok kez İstanbul’a gelen ve
Avrupa’daki Osmanlı bonolarının Avrupa’daki Osmanlı bonolarının
ödenmesi için yardım önerenlerin ödenmesi için yardım önerenlerin
başında Avusturyalı gazeteci başında Avusturyalı gazeteci
Theodorl Herzl
Theodorl Herzl gelmekteydi. gelmekteydi.
Theodorl Herzl 1886 ile 1892 yılları Theodorl Herzl 1886 ile 1892 yılları
arasında beş defa İstanbul’u ziyaret etti.
arasında beş defa İstanbul’u ziyaret etti.
Fakat çabaları zaman kaybından başka bir Fakat çabaları zaman kaybından başka bir
şey değildi. Ne Osmanlı yöneticilerinden ne şey değildi. Ne Osmanlı yöneticilerinden ne
de Sultan II. Abdülhamid’in kendisinden de Sultan II. Abdülhamid’in kendisinden
herhangi bir cevap alamadı.
herhangi bir cevap alamadı.
Daha sonra Newlinski ve Herzl, Filistin’de Daha sonra Newlinski ve Herzl, Filistin’de Yahudi yerleşim yerlerinin açılması
Yahudi yerleşim yerlerinin açılması
konusunda Abdülhamid’i ikna edebilmek konusunda Abdülhamid’i ikna edebilmek
için birlikte hareket etme kararı aldılar.
için birlikte hareket etme kararı aldılar.
Abdülhamid için Polonya’da muhbirlik Abdülhamid için Polonya’da muhbirlik
yapan Newlinski, Herzl ve sultan arasında yapan Newlinski, Herzl ve sultan arasında
bir elçi gibi hareket ediyordu.
bir elçi gibi hareket ediyordu.
Newlinski Herzl ile görüştükten sonra Newlinski Herzl ile görüştükten sonra
İstanbul’a giderek, Filistin’de oluşturulacak İstanbul’a giderek, Filistin’de oluşturulacak
Yahudi yerleşim merkezleri karşılığında Yahudi yerleşim merkezleri karşılığında
sultana 20.000.000 pound önerdi. Fakat sultana 20.000.000 pound önerdi. Fakat
beklendiği gibi Abdülhamid bu cömert beklendiği gibi Abdülhamid bu cömert
teklifi elinin tersiyle itti. Sultanın cevabı teklifi elinin tersiyle itti. Sultanın cevabı
oldukça net ve açıktı. Hiçbir surette, oldukça net ve açıktı. Hiçbir surette,
Filistin’de Yahudi yerleşim merkezleri Filistin’de Yahudi yerleşim merkezleri
oluşturulamazdı.
oluşturulamazdı.
Yahudiler bu şartları kabul ettikleri Yahudiler bu şartları kabul ettikleri takdirde, Yahudi bankerler Osmanlı takdirde, Yahudi bankerler Osmanlı
borçlarını yeniden yapılandıracaklar, borçlarını yeniden yapılandıracaklar,
bunun karşılığında ise madenlerin bunun karşılığında ise madenlerin
işletilme hakkına sahip olacaklardı.
işletilme hakkına sahip olacaklardı.
Mevcut madenler ve yeni maden Mevcut madenler ve yeni maden
ocakları Yahudiler tarafından ocakları Yahudiler tarafından
işletilebilecekti.
işletilebilecekti.
Aslında mevcut durum ve gelişmeler Aslında mevcut durum ve gelişmeler Yahudilerin “ Yahudi Devleti” kurmaya Yahudilerin “ Yahudi Devleti” kurmaya
istekli olduğunu gösteriyordu. Bunu istekli olduğunu gösteriyordu. Bunu
başarabilmek için de öncelikle bütün başarabilmek için de öncelikle bütün
dünyadan Filistin’e ya da yakın bölgeler dünyadan Filistin’e ya da yakın bölgeler
Yahudi göçünün başlatılmasını sağlamaya Yahudi göçünün başlatılmasını sağlamaya
çalışıyorlardı.
çalışıyorlardı.
Özellikle Avrupa’dan gelenler tarımla Özellikle Avrupa’dan gelenler tarımla
uğraşan mültecilerdi. Fakat II. Abdülhamid uğraşan mültecilerdi. Fakat II. Abdülhamid
Yahudilerin gerçek niyetini çok iyi Yahudilerin gerçek niyetini çok iyi
bilmekteydi. Gerisini II Abdülhamid’in bilmekteydi. Gerisini II Abdülhamid’in
kendisinden dinleyelim:
kendisinden dinleyelim:
“ “ Siyonistlerin lideri olan Theodorl Herzl Siyonistlerin lideri olan Theodorl Herzl
sözleriyle beni ikna edemedi. Onların amacı sözleriyle beni ikna edemedi. Onların amacı
sadece tarımsal faaliyetler değil bunun sadece tarımsal faaliyetler değil bunun
yanında siyasi temsilciliklere ve kendi yanında siyasi temsilciliklere ve kendi
hükümetlerine sahip olmak istiyorlardı. Eğer hükümetlerine sahip olmak istiyorlardı. Eğer
benim buna izin vereceğimi zannediyorlarsa, benim buna izin vereceğimi zannediyorlarsa,
Yahudiler gerçekten çok saf olmalılar.
Yahudiler gerçekten çok saf olmalılar.
Yahudileri, Osmanlı tebaasının bir parçası Yahudileri, Osmanlı tebaasının bir parçası
olarak düşündüğümde seviyorum fakat olarak düşündüğümde seviyorum fakat
onların Filistin hakkındaki planlarını onların Filistin hakkındaki planlarını
düşündüğümde onlardan nefret ediyorum
düşündüğümde onlardan nefret ediyorum ” ”
Meşrutiyet ile birlikte azınlıklara verilen Meşrutiyet ile birlikte azınlıklara verilen haklar, Yahudilerin de işine yaradı ve haklar, Yahudilerin de işine yaradı ve
özellikle 1914 yılından sonra Filistin'deki özellikle 1914 yılından sonra Filistin'deki
Araplardan geniş topraklar satın alıp Araplardan geniş topraklar satın alıp
yerleşmeye başladılar.
yerleşmeye başladılar.
1916'da İngiltere temsilcisi Sir Mark Sykes 1916'da İngiltere temsilcisi Sir Mark Sykes ile Fransa temsilcisi M.F.George Picot
ile Fransa temsilcisi M.F.George Picot arasında imzalanan Sykes-Picot
arasında imzalanan Sykes-Picot
Antlaşması, Osmanlı topraklarını İngiltere, Antlaşması, Osmanlı topraklarını İngiltere,
Fransa ve Rusya arasında paylaştırırken Fransa ve Rusya arasında paylaştırırken
Filistin için de uluslararası bir statü Filistin için de uluslararası bir statü
öngörüyordu.
öngörüyordu.
Siyonistler savaş sırasında Başkan Siyonistler savaş sırasında Başkan
Wilson’a da etki yapmışlar ve Wilson’un da Wilson’a da etki yapmışlar ve Wilson’un da
Siyonizm davasına kazanılması, İngiltere’yi Siyonizm davasına kazanılması, İngiltere’yi
de bu davaya karşı sempatik ve de bu davaya karşı sempatik ve
destekleyici bir durum almaya destekleyici bir durum almaya
götürmüştür.
götürmüştür.
Balfour Deklarasyonu adını alan belge, Balfour Deklarasyonu adını alan belge,
Yahudilerin anavatan davasında bir dönüm Yahudilerin anavatan davasında bir dönüm
noktası olmuştur. İngiltere Dışişleri Bakanı noktası olmuştur. İngiltere Dışişleri Bakanı
Balfour, 22Kasım 1917 de, Siyonist Balfour, 22Kasım 1917 de, Siyonist
Federasyonu Başkanı zengin bankacı Lord Federasyonu Başkanı zengin bankacı Lord
Rothschild’a gönderdiği bir mektupta Rothschild’a gönderdiği bir mektupta
İngiltere’nin Filistin’de bir Yahudi İngiltere’nin Filistin’de bir Yahudi
anavatanının kurulmasını kabul ettiğini anavatanının kurulmasını kabul ettiğini
resmen bildirmiştir.
resmen bildirmiştir.
Bu deklarasyon, 1918 yılı içinde, sırasıyla, Bu deklarasyon, 1918 yılı içinde, sırasıyla, Fransa, İtalya ve Birleşik Amerika
Fransa, İtalya ve Birleşik Amerika
tarafından da kabul ve desteklenmiştir.
tarafından da kabul ve desteklenmiştir.
Paris barış konferansında Emir Faysal, Paris barış konferansında Emir Faysal,
Halep’den Mekke’ye kadar uzanacak Arap Halep’den Mekke’ye kadar uzanacak Arap
İmparatorluğu içinde Balfour İmparatorluğu içinde Balfour
Deklarasyonuna uygun olarak, Yahudilere Deklarasyonuna uygun olarak, Yahudilere
mahalli muhtariyet verileceğini bildirdiyse mahalli muhtariyet verileceğini bildirdiyse
de, Faysal’ın bağımsız Arap devleti bile
de, Faysal’ın bağımsız Arap devleti bile
Buna karşılık, San Remo Buna karşılık, San Remo konferansında İngiltere’nin konferansında İngiltere’nin
Filistin’in mandasını eline geçirmesi Filistin’in mandasını eline geçirmesi
ve ilk günden itibaren Yahudilerin ve ilk günden itibaren Yahudilerin
Filistin’e göç etmelerine göz Filistin’e göç etmelerine göz
yumması, Araplar üzerinde sert yumması, Araplar üzerinde sert
tepki yaptı. Araplarla Yahudiler tepki yaptı. Araplarla Yahudiler
arasında silahlı çatışmalar başladı.
arasında silahlı çatışmalar başladı.
Bu çatışmaların en önemlileri 1921, 1929, Bu çatışmaların en önemlileri 1921, 1929, 1933 ve 1937-39 yıllarında olmuştur.
1933 ve 1937-39 yıllarında olmuştur.
Almanya’da Hitler’in iktidara geçtikten Almanya’da Hitler’in iktidara geçtikten
sonra Yahudi düşmanlığı politikasına sonra Yahudi düşmanlığı politikasına
başlaması ile, Almanya ve İtalya da başlaması ile, Almanya ve İtalya da
Filistin’deki Arapları Yahudilere karşı Filistin’deki Arapları Yahudilere karşı
kışkırtmışlar ve Araplara, gizli olarak, para kışkırtmışlar ve Araplara, gizli olarak, para
ve malzeme yardımında bulunmuşlardır.
ve malzeme yardımında bulunmuşlardır.
1933 yılıyla birlikte Nazilerden kaçan 1933 yılıyla birlikte Nazilerden kaçan
Yahudi göçmenler de Filistin'e gelmeye Yahudi göçmenler de Filistin'e gelmeye
başladılar. 3 yıl içinde Yahudi sayısı toplam başladılar. 3 yıl içinde Yahudi sayısı toplam
nüfusun dörtte birine ulaştı ve 335 bin kişi nüfusun dörtte birine ulaştı ve 335 bin kişi
oldu. 1938 yılına kadar Atatürk oldu. 1938 yılına kadar Atatürk
yönetimindeki Türkiye'den çekinen yönetimindeki Türkiye'den çekinen
İngilizler bölgede bir Yahudi devleti İngilizler bölgede bir Yahudi devleti
kurulması yönünde açık bir girişimde kurulması yönünde açık bir girişimde
bulunamadılar.
bulunamadılar.
Hatta 1937 yılındaki ünlü Peel Paylaşım Hatta 1937 yılındaki ünlü Peel Paylaşım
Planı'na göre Yafa ve Tel Aviv, İngilizlerce Planı'na göre Yafa ve Tel Aviv, İngilizlerce
Araplara terk edilirken, Yahudilere verilen Araplara terk edilirken, Yahudilere verilen
önemli bir yerleşme merkezi bulunmuyordu.
önemli bir yerleşme merkezi bulunmuyordu.
Ancak Faysal, bu planı reddetmekle Filistin Ancak Faysal, bu planı reddetmekle Filistin
Arap Devleti'nin kurulmasına daha o yıllarda Arap Devleti'nin kurulmasına daha o yıllarda
engel olmuştu.
engel olmuştu.
1937 de başlayan çarpışmalar sırasında, 1937 de başlayan çarpışmalar sırasında, 1938 yılında, 3.717 Arap ve Yahudi ölmüş 1938 yılında, 3.717 Arap ve Yahudi ölmüş
bulunmaktaydı. 1937 de başlayan bulunmaktaydı. 1937 de başlayan
ayaklanma ancak 1939 Mayısında sona ayaklanma ancak 1939 Mayısında sona
erdirilebilmiştir. Arapların tepkisinde rol erdirilebilmiştir. Arapların tepkisinde rol
oynayan etkenlerden önemli biri de, Filistin’e oynayan etkenlerden önemli biri de, Filistin’e
yapılan Yahudi göçleri olmuştur.
yapılan Yahudi göçleri olmuştur.
Her ne kadar, İngiltere mandater devlet Her ne kadar, İngiltere mandater devlet olarak bu Yahudi göçü için bazı
olarak bu Yahudi göçü için bazı
sınırlamalar koymuş ise de, 1922 yılında sınırlamalar koymuş ise de, 1922 yılında
590.000
590.000 araba karşı araba karşı 84.000 84.000 kadar olan kadar olan Yahudi sayısının,
Yahudi sayısının, 1932 de 770.000 1932 de 770.000 araba araba karşılık
karşılık 181.000’ 181.000’ e yükselmesine engel e yükselmesine engel olamamıştır.
olamamıştır.
1933-35 1933-35 yılları arasında Filistin’e yılları arasında Filistin’e 134.540
134.540 Yahudi göç etmiştir. Bu ani Yahudi göç etmiştir. Bu ani
Yahudi göçü, Kudüs Müftüsü Hacı Emin Yahudi göçü, Kudüs Müftüsü Hacı Emin
el-Hüseyni liderliğindeki Filistin el-Hüseyni liderliğindeki Filistin
Araplarını daha da korkutmuş ve bunun Araplarını daha da korkutmuş ve bunun
içindir ki
içindir ki 1937-39 1937-39 çarpışmaları hepsinin çarpışmaları hepsinin en şiddetlisi olmuştur.
en şiddetlisi olmuştur.
Filistin’deki bu duruma bir çare Filistin’deki bu duruma bir çare
bulmak ve Araplarla Yahudilerin bir bulmak ve Araplarla Yahudilerin bir
arada yaşamalarını sağlamak amacı arada yaşamalarını sağlamak amacı
ile İngiltere Filistin için, 1930, 1931, ile İngiltere Filistin için, 1930, 1931,
1937, 1938 ve 1939 yıllarında bazı 1937, 1938 ve 1939 yıllarında bazı
planlar ortaya atmıştır.
planlar ortaya atmıştır.
Mesela 1937 Peel Komisyonunun raporu Mesela 1937 Peel Komisyonunun raporu Filistin’in Araplarla Yahudiler arasında
Filistin’in Araplarla Yahudiler arasında
taksimini, bu olmadığı takdirde, muhtariyete taksimini, bu olmadığı takdirde, muhtariyete
sahip kantonlara dayanan bir federal sahip kantonlara dayanan bir federal
sistemin uygulanmasını tavsiye etmiştir.
sistemin uygulanmasını tavsiye etmiştir.
1938 Woodhead Komisyonu raporu da 1938 Woodhead Komisyonu raporu da taksimi tavsiye etmiş, lakin Filistin’de taksimi tavsiye etmiş, lakin Filistin’de
kurulacak Arap ve Yahudi devletleri kurulacak Arap ve Yahudi devletleri
arasında bir gümrük birliği kurulmasını ileri arasında bir gümrük birliği kurulmasını ileri
sürmüştür. İngiltere hükümeti taksim sürmüştür. İngiltere hükümeti taksim
fikrini kabul etmediği gibi, kendisi fikrini kabul etmediği gibi, kendisi
tarafından ortaya atılan planlar da Yahudi tarafından ortaya atılan planlar da Yahudi
ve Araplar tarafından reddedilmiştir.
ve Araplar tarafından reddedilmiştir.
1939 Şubatında Londra’da topladığı Yuvarlak 1939 Şubatında Londra’da topladığı Yuvarlak Masa Konferansı da bir sonuç vermemiştir.
Masa Konferansı da bir sonuç vermemiştir.
Bunun üzerine, İngiltere, 1939 Mayısında Bunun üzerine, İngiltere, 1939 Mayısında
yayınladığı bir planda, on yıl içinde Filistin’e yayınladığı bir planda, on yıl içinde Filistin’e
bağımsızlık vereceğini bildirmiş ve Filistin’e bağımsızlık vereceğini bildirmiş ve Filistin’e
Yahudi göçünü de beş yıllık bir sürede Yahudi göçünü de beş yıllık bir sürede
75.000 sayısı ile sınırlamıştır.
75.000 sayısı ile sınırlamıştır.
Göçün sınırlanması Yahudilerin hiç hoşuna Göçün sınırlanması Yahudilerin hiç hoşuna gitmediği gibi, Araplar da bu planı tatmin gitmediği gibi, Araplar da bu planı tatmin
edici bulmamışlardır.
edici bulmamışlardır.
Filistin, İkinci Dünya Savaşına bu Filistin, İkinci Dünya Savaşına bu
şartlar içinde girdi. Filistin meselesinin şartlar içinde girdi. Filistin meselesinin
1930’lardan itibaren şiddetlenmesinde, 1930’lardan itibaren şiddetlenmesinde,
1930 da Irak’ın ve 1936’da da 1930 da Irak’ın ve 1936’da da
Suriye’nin hukuken bağımsızlıklarını Suriye’nin hukuken bağımsızlıklarını
almasından sonra Filistin Araplarıyla almasından sonra Filistin Araplarıyla
yakından ilgilenmelerinin de önemli yakından ilgilenmelerinin de önemli
etkisi olmuştur.
etkisi olmuştur.
Filistinliler, bu şekilde bir yandan Araplar Filistinliler, bu şekilde bir yandan Araplar bir yandan Batı tarafından yalnız
bir yandan Batı tarafından yalnız
bırakılıyordu. İngilizlerin paylaşımda bırakılıyordu. İngilizlerin paylaşımda
Araplara karşı bu kadar tavizkar Araplara karşı bu kadar tavizkar
davranmasında Atatürk'ün dış politikasının davranmasında Atatürk'ün dış politikasının
ve Kudüs Müftüsü Emin el-Hüseyni'nin ve Kudüs Müftüsü Emin el-Hüseyni'nin
büyük tesiri vardı.
büyük tesiri vardı.
Emin Hüseyin Türk asıllıydı ve Filistin Emin Hüseyin Türk asıllıydı ve Filistin politikasında büyük bir ağırlığa sahipti.
politikasında büyük bir ağırlığa sahipti.
Atatürk'ün ölümünden sonradır ki İngilizler Atatürk'ün ölümünden sonradır ki İngilizler
Peel paylaşma planından vazgeçtiler.
Peel paylaşma planından vazgeçtiler.
Takiben de Filistin'de İsrail devletinin Takiben de Filistin'de İsrail devletinin
kurulması yolunda birbiri ardınca adımlar kurulması yolunda birbiri ardınca adımlar
atıldı.
atıldı.
Fakat, II. Dünya Savaşı'na rastlayan Fakat, II. Dünya Savaşı'na rastlayan
yıllarda Yahudiler daha çok Hitler zulmü ile yıllarda Yahudiler daha çok Hitler zulmü ile
uğraşmak durumunda kaldılar.
uğraşmak durumunda kaldılar.
Araplar, İngilizler ve Yahudiler arasında Araplar, İngilizler ve Yahudiler arasında yıllar süren mücadeleler, 1947 yılında
yıllar süren mücadeleler, 1947 yılında
Birleşmiş Milletler'e aksetti. Kurulan Filistin Birleşmiş Milletler'e aksetti. Kurulan Filistin
Özel Komisyonu, Filistin'in Yahudi ve Özel Komisyonu, Filistin'in Yahudi ve
Araplar arasında ikiye bölünmesini,
Araplar arasında ikiye bölünmesini, % % 56’sını
56’sını azınlık durumunda olan Yahudilere azınlık durumunda olan Yahudilere verilmesini kararlaştırmıştır. Kudüs'ün ise verilmesini kararlaştırmıştır. Kudüs'ün ise
uluslararası bir statüye kavuşturulmasını uluslararası bir statüye kavuşturulmasını
önerdi.
önerdi.
1947 BM 1947 BM
Paylaşım Planı
Paylaşım Planı
Ancak öneri Arap ülkeleri tarafından kabul Ancak öneri Arap ülkeleri tarafından kabul edilmeyince, Yahudiler 14 Mayıs 1948'de edilmeyince, Yahudiler 14 Mayıs 1948'de
İsrail Devleti'nin kuruluşunu ilan ettiler.
İsrail Devleti'nin kuruluşunu ilan ettiler.
İsrail'in kuruluşu ile birlikte Arap-İsrail İsrail'in kuruluşu ile birlikte Arap-İsrail
Savaşları başladı.
Savaşları başladı.
Savaş sonunda Savaş sonunda Batı Şeria Ürdün Batı Şeria Ürdün , , Gazze Gazze Şeridi Mısır
Şeridi Mısır , kalan topraklar da İsrail , kalan topraklar da İsrail
tarafından işgal edildi. Tabiatıyla olan yine tarafından işgal edildi. Tabiatıyla olan yine
Filistin halkına oldu ve durumdan komşu Filistin halkına oldu ve durumdan komşu
Arap ülkeleri ve İsrail kazançlı çıktı. Takib Arap ülkeleri ve İsrail kazançlı çıktı. Takib
eden yıllarda pek çok Filistin kurtuluş eden yıllarda pek çok Filistin kurtuluş
örgütleri kuruldu.
örgütleri kuruldu.
Bunlardan en önemlisi gizli olarak 1950'de Bunlardan en önemlisi gizli olarak 1950'de kurulan Yaser Arafat öncülüğündeki el-
kurulan Yaser Arafat öncülüğündeki el- Fetih idi. Bu arada Arap ülkeleri, 1964'te Fetih idi. Bu arada Arap ülkeleri, 1964'te
Kudüs'te Filistin Kurtuluş Örgütü ve buna Kudüs'te Filistin Kurtuluş Örgütü ve buna
bağlı olarak Filistin Kurtuluş Ordusu'nun bağlı olarak Filistin Kurtuluş Ordusu'nun
kuruluşuna yardımcı oldular. Ancak Ahmet kuruluşuna yardımcı oldular. Ancak Ahmet
Şukayri önderliğindeki FKÖ, 1967 yenilgisi Şukayri önderliğindeki FKÖ, 1967 yenilgisi
ile etkinliğini yitirdi.
ile etkinliğini yitirdi.
1967 zaferi ile İsrail, topraklarını dört misli 1967 zaferi ile İsrail, topraklarını dört misli daha genişletmiştir.
daha genişletmiştir. Gazze, Batı Şeria, Sina Gazze, Batı Şeria, Sina Yarımadası ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri Yarımadası ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri
İsrail'in eline geçti. 1 milyondan fazla İsrail'in eline geçti. 1 milyondan fazla
Filistinli komşu Arap ülkelerine ve özellikle Filistinli komşu Arap ülkelerine ve özellikle
de Ürdün'e kaçtı.
de Ürdün'e kaçtı.
GOLAN
GOLAN
TEPELERİ
TEPELERİ
En son yapılan sayımda (1999) En son yapılan sayımda (1999) Filistinlilerin toplam sayısı
Filistinlilerin toplam sayısı 5.447.000 5.447.000 olarak belirtilmiştir. Bu nüfusun % olarak belirtilmiştir. Bu nüfusun %
40’ı Filistin’de , kalan
40’ı Filistin’de , kalan % 60’ı ise Arap % 60’ı ise Arap ülkelerine dağılmış vaziyette mülteci ülkelerine dağılmış vaziyette mülteci
olarak yaşamaktadır.
olarak yaşamaktadır.
Genel Kurul, 4 Temmuz’da, Pakistan Genel Kurul, 4 Temmuz’da, Pakistan
tarafından teklif edilen ve Türkiye, İran, tarafından teklif edilen ve Türkiye, İran,
Gine, Mali ve Nijer tarafından desteklenen Gine, Mali ve Nijer tarafından desteklenen
karar tasarısını kabul etti. 20 çekimsere karar tasarısını kabul etti. 20 çekimsere
karşı 88 oyla kabul edilen bu karar, İsrail'i, karşı 88 oyla kabul edilen bu karar, İsrail'i,
Kudüs'ün statüsünü değiştirebilecek her Kudüs'ün statüsünü değiştirebilecek her
türlü tedbirden kaçınmaya davet ediyor ve türlü tedbirden kaçınmaya davet ediyor ve
bu gibi tedbirlerin hukuken geçersiz bu gibi tedbirlerin hukuken geçersiz
olacağını hatırlatıyordu.
olacağını hatırlatıyordu.
Güvenlik Konseyi ise İsrail'i destekleyen Güvenlik Konseyi ise İsrail'i destekleyen Amerikan ve Arapları destekleyen Sovyet Amerikan ve Arapları destekleyen Sovyet
görüşlerini uzlaştırmak için uzun süren görüşlerini uzlaştırmak için uzun süren
görüşme ve tartışmalardan sonra, nihayet, görüşme ve tartışmalardan sonra, nihayet,
22 Kasım 1967'de 242 sayılı kararı kabul 22 Kasım 1967'de 242 sayılı kararı kabul
etti.
etti.
Karar, İsrail'in bu son savaşta işgal ettiği Karar, İsrail'in bu son savaşta işgal ettiği topraklardan çekilmesini öngörmekteydi.
topraklardan çekilmesini öngörmekteydi.
Kararın bundan sonraki kısmında da, Kararın bundan sonraki kısmında da,
bölgedeki her devletin egemenlik, toprak bölgedeki her devletin egemenlik, toprak
bütünlüğü ve siyasi bağımsızlığının bütünlüğü ve siyasi bağımsızlığının
tanınması ve buna saygı gösterilmesi tanınması ve buna saygı gösterilmesi
isteniyor ve yine her devletin barış içinde, isteniyor ve yine her devletin barış içinde,
tehdit ve kuvvet kullanılmasından uzak tehdit ve kuvvet kullanılmasından uzak
olarak, güvenlikli ve tanınmış sınırları olarak, güvenlikli ve tanınmış sınırları
içinde yaşaması hakkı kabul edilmekteydi.
içinde yaşaması hakkı kabul edilmekteydi.
Kararın üçüncü maddesine göre de, bu Kararın üçüncü maddesine göre de, bu
kararın yukarıdaki prensipleri çerçevesinde kararın yukarıdaki prensipleri çerçevesinde
barışcı ve taraflarca kabul edilmiş bir barışcı ve taraflarca kabul edilmiş bir
anlaşmanın gerçekleştirilmesi amacı ile, anlaşmanın gerçekleştirilmesi amacı ile, Genel Sekreteri, taraflar arasında temas Genel Sekreteri, taraflar arasında temas
sağlamak için bir özel temsilci tayin sağlamak için bir özel temsilci tayin
edecekti.
edecekti.
242 sayılı Güvenlik Konseyi kararının 242 sayılı Güvenlik Konseyi kararının 3'üncü maddesi gereğince, B.M. Genel 3'üncü maddesi gereğince, B.M. Genel
Sekreteri, İsveçli diplomat Gunnar Jarring'i Sekreteri, İsveçli diplomat Gunnar Jarring'i
taraflar arasında temas ve anlaşma taraflar arasında temas ve anlaşma
sağlamakla görevli özel temsilci seçti.
sağlamakla görevli özel temsilci seçti.
Ancak Jarring'in temasları ve faaliyeti hiç Ancak Jarring'in temasları ve faaliyeti hiç
bir netice vermedi. Fakat bu arada bir netice vermedi. Fakat bu arada
Amerika, barışı sağlama çabalarına aktif Amerika, barışı sağlama çabalarına aktif
bir şekilde girdi.
bir şekilde girdi.
Çünkü, 1968 seçimlerinde başkanlığa Çünkü, 1968 seçimlerinde başkanlığa gelen Richard Nixon, nasıl Vietnam gelen Richard Nixon, nasıl Vietnam
meselesini bir an önce sona erdirmeye meselesini bir an önce sona erdirmeye
karar vermiş ise, Orta Doğu'da da barışı karar vermiş ise, Orta Doğu'da da barışı
gerçekleştirerek Amerika'nın prestijini gerçekleştirerek Amerika'nın prestijini
tamir etmeye kararlı idi. Çünkü, İsrail'in tamir etmeye kararlı idi. Çünkü, İsrail'in
1967 Savaşı'ndaki tartışmasız zaferi, 1967 Savaşı'ndaki tartışmasız zaferi,
Araplar tarafından, Amerika'nın İsrail'e Araplar tarafından, Amerika'nın İsrail'e
yardım ettiği propagandası ile, bir
yardım ettiği propagandası ile, bir
Nixon, bilhassa bu aleyhte propagandayı Nixon, bilhassa bu aleyhte propagandayı
önlemek ve Amerika'nın Orta Doğu'daki itibarını önlemek ve Amerika'nın Orta Doğu'daki itibarını tekrar tesis etmek istiyordu. Bu sebeple Nixon'ın tekrar tesis etmek istiyordu. Bu sebeple Nixon'ın
Dışişleri Bakanı William Rogers, Araplarla İsrail'i Dışişleri Bakanı William Rogers, Araplarla İsrail'i
bir barış çözümü etrafında birleştirmek için çeşitli bir barış çözümü etrafında birleştirmek için çeşitli
planlar ortaya attı. Fakat Rogers'ın bu planlar ortaya attı. Fakat Rogers'ın bu
teşebbüslerinden hiç bir netice çıkmadı. Çünkü, teşebbüslerinden hiç bir netice çıkmadı. Çünkü,
Araplar bir barış için önce İsrail'in işgal ettiği Araplar bir barış için önce İsrail'in işgal ettiği
topraklardan çekilmesi gerektiğini söylüyordu.
topraklardan çekilmesi gerektiğini söylüyordu.
Arapların 242 sayılı Güvenlik Konseyi Arapların 242 sayılı Güvenlik Konseyi
kararını yorumlaması bu şekildeydi ve bu kararını yorumlaması bu şekildeydi ve bu
yorum, bugüne kadar devam etmiştir.
yorum, bugüne kadar devam etmiştir.
Buna karşılık, İsrail ise, 242 sayılı kararın Buna karşılık, İsrail ise, 242 sayılı kararın
3'üncü maddesine dayanarak, önce bir 3'üncü maddesine dayanarak, önce bir
müzakere masasına oturulmasını ve müzakere masasına oturulmasını ve
"güvenlikli ve tanınmış" sınırların tespitini
"güvenlikli ve tanınmış" sınırların tespitini ve ondan sonra da, İsrail'in, hangi
ve ondan sonra da, İsrail'in, hangi
topraklardan çekilecekse, oradan çekilmesi topraklardan çekilecekse, oradan çekilmesi
görüşünü savundu. İsrail'in bu görüşü de
görüşünü savundu. İsrail'in bu görüşü de
1967 Kasım'ında George Habbaş'ın Filistin 1967 Kasım'ında George Habbaş'ın Filistin Halk Cephesi kuruldu.
Halk Cephesi kuruldu. 1968 Haziran'ında 1968 Haziran'ında el-Fetih hareketi FKÖ'ye
el-Fetih hareketi FKÖ'ye hakim oldu. El- hakim oldu. El-
Fetih, Müslüman, Yahudi ve Hıristiyanların Fetih, Müslüman, Yahudi ve Hıristiyanların
eşit haklara sahip olduğu demokratik, laik eşit haklara sahip olduğu demokratik, laik
bir Filistin devleti kurulmasını önerdi.
bir Filistin devleti kurulmasını önerdi.
1973 Arap-İsrail Savaşı sonrasında İsrail'in 1973 Arap-İsrail Savaşı sonrasında İsrail'in Gazze ve Batı Şeria'dan çekilme eğilimine Gazze ve Batı Şeria'dan çekilme eğilimine
girmesi üzerine FKÖ, bu bölgelerde bir girmesi üzerine FKÖ, bu bölgelerde bir
devlet kuracağını açıkladı. Ancak, İsrail'in devlet kuracağını açıkladı. Ancak, İsrail'in
bölgedeki varlığını da kabul eden bu tavır, bölgedeki varlığını da kabul eden bu tavır,
Suriye desteğindeki örgütler ve Arap Suriye desteğindeki örgütler ve Arap
ülkeleri tarafından reddedildi ve Red ülkeleri tarafından reddedildi ve Red
Cephesi oluşturuldu, Filistin Kurtuluş Cephesi oluşturuldu, Filistin Kurtuluş
Hareketi parçalandı.
Hareketi parçalandı.
Suriye'nin bölgeye müdahale etmeye Suriye'nin bölgeye müdahale etmeye
başladığı bu dönemden sonra, çatışmalar başladığı bu dönemden sonra, çatışmalar
daha da hızlandı. Lübnan'a da giren daha da hızlandı. Lübnan'a da giren
Suriye, barış yaparak bölgedeki etkinliğini Suriye, barış yaparak bölgedeki etkinliğini
yitirmek istemiyordu.
yitirmek istemiyordu.
Bu yüzden Yaser Arafat başkanlığındaki Bu yüzden Yaser Arafat başkanlığındaki FKÖ, Suriye ve Libya karşıtı Arap
FKÖ, Suriye ve Libya karşıtı Arap
ülkelerinin desteğini aldı ve aynı tavrını ülkelerinin desteğini aldı ve aynı tavrını
sürdürerek Filistin'in tek yasal temsilcisi sürdürerek Filistin'in tek yasal temsilcisi
olduğunu belgeledi.
olduğunu belgeledi.
YASER
YASER
ARAFAT
ARAFAT
1978 Eylül ayında Enver Sedat İsrail ile 1978 Eylül ayında Enver Sedat İsrail ile Camp David antlaşmasını imzaladı. 1985 Camp David antlaşmasını imzaladı. 1985
Şubat ayında bu kez Ürdün Kralı Hüseyin Şubat ayında bu kez Ürdün Kralı Hüseyin
ile Yaser Arafat ortak harekette anlaştılar.
ile Yaser Arafat ortak harekette anlaştılar.
İsrail ile FKÖ arasındaki karşılıklı terör İsrail ile FKÖ arasındaki karşılıklı terör eylemlerinin ardından Arafat, aynı yılın eylemlerinin ardından Arafat, aynı yılın
Kasım ayında Filistin mücadelesinin sadece Kasım ayında Filistin mücadelesinin sadece
işgal edilen topraklarda süreceğini açıkladı.
işgal edilen topraklarda süreceğini açıkladı.
FKÖ, bir yandan Lübnan'da Suriye yanlısı FKÖ, bir yandan Lübnan'da Suriye yanlısı
örgütlerle, diğer yandan işgal altındaki örgütlerle, diğer yandan işgal altındaki
topraklarda İsrail ile mücadeleye girişti.
topraklarda İsrail ile mücadeleye girişti.
SABRA VE ŞATİLLA KATLİAMI
SABRA VE ŞATİLLA KATLİAMI
Sabra ve Şatilla katliamı Sabra ve Şatilla katliamı 16 Eylül 16 Eylül 1982 1982 tarihinde
tarihinde İsrail İsrail yanlısı aşırı sağcı Hristiyan yanlısı aşırı sağcı Hristiyan Falanjist milislerin Batı
Falanjist milislerin Batı Beyrut Beyrut 'ta Sabra ve 'ta Sabra ve Şatilla adındaki Filistin mülteci kamplarını Şatilla adındaki Filistin mülteci kamplarını
basarak çocuklar dahil binlerce (700 ile basarak çocuklar dahil binlerce (700 ile
3500 arasındadır) kişiyi katletmesi olayıdır.
3500 arasındadır) kişiyi katletmesi olayıdır.
Katliamda sonradan İsrail'in eski Katliamda sonradan İsrail'in eski
Başbakanlarından olan
Başbakanlarından olan Ariel Ariel Şaron Şaron 'un rolü 'un rolü olduğu bilinmektedir
olduğu bilinmektedir
Beyrut Beyrut ’ta iki hafta ( ’ta iki hafta ( 15 15 - - 29 Eylül 29 Eylül ) süren ) süren İsrail
İsrail işgalinin ikinci gününde ( işgalinin ikinci gününde ( 16 Eylül 16 Eylül ), ), Şaron’un emrindeki İsrail ordusunun açtığı Şaron’un emrindeki İsrail ordusunun açtığı
yoldan ilerleyen Hıristiyan Falanjist yoldan ilerleyen Hıristiyan Falanjist
milisler, Sabra-Şatila’da bulunan, ezici milisler, Sabra-Şatila’da bulunan, ezici
çoğunluğu çocuk, kadın ve yaşlılardan çoğunluğu çocuk, kadın ve yaşlılardan
oluşan kamp sakinlerine saldırdılar.
oluşan kamp sakinlerine saldırdılar.
Kampta bulunan Filistinli mültecilerle Kampta bulunan Filistinli mültecilerle Lübnanlı yoksullar silahsız ve savunmasız Lübnanlı yoksullar silahsız ve savunmasız
durumdaydılar. Falanjistlerin yanısıra İsrail durumdaydılar. Falanjistlerin yanısıra İsrail
ajanı
ajanı Said Said Haddad Haddad da saldırganlar da saldırganlar
arasındaydı. Katliamlardaki rolü dolayısıyla arasındaydı. Katliamlardaki rolü dolayısıyla
Ariel Şaron
Ariel Şaron Beyrut kasabı Beyrut kasabı diye anılır. diye anılır.
1986'da Ürdün ile arası bozulsa da 1987 1986'da Ürdün ile arası bozulsa da 1987 yılında Birleşmiş Milletler'in 242 sayılı
yılında Birleşmiş Milletler'in 242 sayılı kararından sonra
kararından sonra 15 Kasım 1988'de 15 Kasım 1988'de bağımsız Filistin Devleti
bağımsız Filistin Devleti Cezayir'de ilan Cezayir'de ilan edildi.
edildi. Yaser Arafat devlet başkanı Yaser Arafat devlet başkanı seçildi. seçildi.
1988'de Filistinliler, işgal altındaki 1988'de Filistinliler, işgal altındaki
bölgelerde silah kullanmadan taşlarla bölgelerde silah kullanmadan taşlarla
yaptıkları meşhur
yaptıkları meşhur İntifada İntifada hareketini hareketini
13 Eylül 1993 tarihinde İshak Rabin ve 13 Eylül 1993 tarihinde İshak Rabin ve Yaser Arafat arasında Washington'da Yaser Arafat arasında Washington'da
imzalanan "Filistin Özerklik İlkeleri imzalanan "Filistin Özerklik İlkeleri
Deklerasyonu" ile 5 yıllık bir süre içerisinde Deklerasyonu" ile 5 yıllık bir süre içerisinde
Gazze ve Eriha'da "
Gazze ve Eriha'da " Özerk Filistin Devleti Özerk Filistin Devleti " "
kurulması kararlaştırıldı.
kurulması kararlaştırıldı.
Bölgede başlayan normalleşme sürecinde, Bölgede başlayan normalleşme sürecinde, 26 Ekim 1994 tarihinde bu kez İsrail ile
26 Ekim 1994 tarihinde bu kez İsrail ile Ürdün arasında bir barış anlaşması
Ürdün arasında bir barış anlaşması
imzalandı. 4 Kasım 1994 tarihinde barışa imzalandı. 4 Kasım 1994 tarihinde barışa
imza atan
imza atan İshak Rabin İshak Rabin , , İsrail Gizli İsrail Gizli Servisi'nin
Servisi'nin bir şubesi tarafından öldürüldü. bir şubesi tarafından öldürüldü.
2000 yılında Ariel Şaron’un 2000 yılında Ariel Şaron’un
provokatif Mescid-i Aksa ziyareti, provokatif Mescid-i Aksa ziyareti,
ikinci intifada hareketinin ikinci intifada hareketinin
başlamasına yol açtı. Kassam başlamasına yol açtı. Kassam
roketleri sahneye çıktı.
roketleri sahneye çıktı.
2004 yılında Filistin Devlet 2004 yılında Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat öldü.
Başkanı Yaser Arafat öldü.
Filistin’deki iç mücadele Filistin’deki iç mücadele
şiddetlendi. Hamas’ın tekerlekli şiddetlendi. Hamas’ın tekerlekli
sandalyeye mahkum lideri Şeyh sandalyeye mahkum lideri Şeyh
Ahmet Yasin, cami çıkışında İsrail Ahmet Yasin, cami çıkışında İsrail
füzeleri tarafından şehit edildi.
füzeleri tarafından şehit edildi.
2005 yılında 38 yıldır işgal altında 2005 yılında 38 yıldır işgal altında tuttuğu Gazze’den askerlerini çekti.
tuttuğu Gazze’den askerlerini çekti.
Buna rağmen Gazze’nin sınırlarını, Buna rağmen Gazze’nin sınırlarını,
deniz kıyısını ve hava sahasını kontrol deniz kıyısını ve hava sahasını kontrol
altında tutmaya devam etti ve altında tutmaya devam etti ve
gerektiğinde operasyon düzenleme gerektiğinde operasyon düzenleme
hakkını saklı tuttu.
hakkını saklı tuttu.
2006 yılında Filistin genel seçimleri 2006 yılında Filistin genel seçimleri yapıldı. Seçimi kazanan Hamas ile yapıldı. Seçimi kazanan Hamas ile
iktidarı kaybeden El-Fetih arasında iktidarı kaybeden El-Fetih arasında
siyasi ve askeri mücadele başladı.
siyasi ve askeri mücadele başladı.
2007 yılı içerisinde Arap dünyasının 2007 yılı içerisinde Arap dünyasının girişimiyle varılan anlaşma kısa sürdü.
girişimiyle varılan anlaşma kısa sürdü.
Hamas Gazze’yi kontrol altına aldı.
Hamas Gazze’yi kontrol altına aldı.
Filistin lideri Mahmud Abbas, Hamas Filistin lideri Mahmud Abbas, Hamas
hükümetini feshederek, Batı Şeria’da hükümetini feshederek, Batı Şeria’da
Selam Feyyad hükümetini atadı.
Selam Feyyad hükümetini atadı.
Yıl 2008. 19 Haziran’da İsrail ve Hamas Yıl 2008. 19 Haziran’da İsrail ve Hamas arasında 6 aylık ateşkes antlaşması
arasında 6 aylık ateşkes antlaşması imzalandı. 4 ve 17 Kasım’da Gazze’yi imzalandı. 4 ve 17 Kasım’da Gazze’yi
bombalayan İsrail, ateşkesi kendisi bombalayan İsrail, ateşkesi kendisi
bozmuş oldu. İsrail ordusu, Kassam bozmuş oldu. İsrail ordusu, Kassam
roketlerini gerekçe göstererek Gazze’ye
roketlerini gerekçe göstererek Gazze’ye
İSRAİL NE İSTİYOR?
İSRAİL NE İSTİYOR?
1948'de İsrail'e tarihî Filistin topraklarının 1948'de İsrail'e tarihî Filistin topraklarının yüzde 56'sı verilmişken İsrail, 1967 savaşı yüzde 56'sı verilmişken İsrail, 1967 savaşı
ve arkasından gelen işgallerle bunu yüzde ve arkasından gelen işgallerle bunu yüzde
78'e çıkarmış bulunuyor. Hukukî açıdan 78'e çıkarmış bulunuyor. Hukukî açıdan
"Filistin sorunu" dediğimizde akla ilk gelen
"Filistin sorunu" dediğimizde akla ilk gelen
"işgal"dir. Fakat kuşkusuz mesele bundan
"işgal"dir. Fakat kuşkusuz mesele bundan ibaret de değildir.
ibaret de değildir. Filistin sorunu şu beş Filistin sorunu şu beş temel noktada toplanmaktadır:
temel noktada toplanmaktadır:
1) İsrail'in 1967 öncesi sınırlara çekilmesi. 1) İsrail'in 1967 öncesi sınırlara çekilmesi.
Bunun için işgal ettiği toprakları boşaltıp Bunun için işgal ettiği toprakları boşaltıp
sahipleri olan Filistinlilere devretmesi sahipleri olan Filistinlilere devretmesi
gerekir.
gerekir.
2) İsrail, terör, tedhiş, etnik arındırma, 2) İsrail, terör, tedhiş, etnik arındırma, sindirme, baskı ve başka yollarla 2,5
sindirme, baskı ve başka yollarla 2,5 milyon Filistinliyi kendi vatanlarından milyon Filistinliyi kendi vatanlarından
sürmüş, onları sağda solda mülteci sürmüş, onları sağda solda mülteci
kamplarında yaşamaya mecbur etmiştir.
kamplarında yaşamaya mecbur etmiştir.
Sorunun ikinci ayağı mülteci Filistinlilerin Sorunun ikinci ayağı mülteci Filistinlilerin
kendi yurtlarına dönmesinin sağlanmasıdır.
kendi yurtlarına dönmesinin sağlanmasıdır.
3) Üçüncü önemli sorun, İsrail kesintisiz olarak 3) Üçüncü önemli sorun, İsrail kesintisiz olarak dünyanın her bölgesinde yaşayan Yahudileri dünyanın her bölgesinde yaşayan Yahudileri
İsrail'e getirtmekte ve bunlara Filistinlilerin İsrail'e getirtmekte ve bunlara Filistinlilerin
toprakları üzerinde yerleşim alanları açıp toprakları üzerinde yerleşim alanları açıp
yerleştirmektedir. Yerleşimcilerin sayısı arttıkça yerleştirmektedir. Yerleşimcilerin sayısı arttıkça
ve yerleşim alanları genişledikçe Filistinliler biraz
ve yerleşim alanları genişledikçe Filistinliler biraz
daha toprak kaybına uğramaktadırlar ki, özellikle
daha toprak kaybına uğramaktadırlar ki, özellikle
Dışarıdan gelen yerleşimciler Filistinlilerin Dışarıdan gelen yerleşimciler Filistinlilerin topraklarını işgal etmekle kalmıyorlar,
topraklarını işgal etmekle kalmıyorlar,
zeytinliklerini, bağ-bahçelerini, evlerini ve zeytinliklerini, bağ-bahçelerini, evlerini ve
mal varlıklarını gasbediyorlar.
mal varlıklarını gasbediyorlar.
4) Sorunun dördüncü ayağı Kudüs'ün 4) Sorunun dördüncü ayağı Kudüs'ün statüsü meselesidir. İsrail, açık bir dille statüsü meselesidir. İsrail, açık bir dille
Kudüs'ü İsrail'in
Kudüs'ü İsrail'in "ebedî başkenti" "ebedî başkenti" ilan ilan etmekle, her üç din için kutsal olan bu etmekle, her üç din için kutsal olan bu
tarihî şehri hiç kimse ile paylaşmaya niyetli tarihî şehri hiç kimse ile paylaşmaya niyetli
olmadığını açıklamış bulunmaktadır.
olmadığını açıklamış bulunmaktadır.