Prof.Dr.Serap ÇETİNER
Prof.Dr.Serap ÇETİNER
Bireyin çürükle ilişkisini tanımlamada üç ayrı terim Bireyin çürükle ilişkisini tanımlamada üç ayrı terim
kullanılmaktadır:
kullanılmaktadır:
•
1.1.Çürüğe yatkınlıkÇürüğe yatkınlık: Bir dişin çürük oluşturucu : Bir dişin çürük oluşturucu ortama karşı direncini veya zayıflığını ifade eder.ortama karşı direncini veya zayıflığını ifade eder.
•
2.2.Çürük aktivitesiÇürük aktivitesi: Çürük lezyonunun ilerleme Çürük lezyonunun ilerleme hızının ölçümünü ifade eder.hızının ölçümünü ifade eder.
• 3.3.Çürük riski:Çürük riski: Belirli bir zaman periyodunda, Belirli bir zaman periyodunda, bireyin çürük geliştirme olasılığını ifade eder.
bireyin çürük geliştirme olasılığını ifade eder.
Çürük riski tayinin amacı; istikbalde Çürük riski tayinin amacı; istikbalde
oluşacak sonuçları önceden tayin etmektir oluşacak sonuçları önceden tayin etmektir..
Daha sonra 1988 yılında FDI, çürük risk Daha sonra 1988 yılında FDI, çürük risk faktörlerini aşağıdaki şekilde sınıflandırmıştır:
faktörlerini aşağıdaki şekilde sınıflandırmıştır:
1. Dişin fiziksel, kimyasal ve anatomik yapısı 2. Biyolojik ve biyokimyasal faktörler
3. Tükürükle ilgili faktörler 4. Diet
5. Epidemiyolojik bulgular 6. Sistemik koşullar
1985 yılında Krasse, 1985 yılında Krasse, ilk defa ilk defa çürük riskineçürük riskine neden olan faktörleri
neden olan faktörleri ‘pozitif’‘pozitif’ ve ve ‘negatif’‘negatif’ olarak olarak sınıflandırmıştır.
sınıflandırmıştır.
1998 yılında, çürük profilaksisindeki gelişmelerin 1998 yılında, çürük profilaksisindeki gelişmelerin
paralelinde bu sınıflama genişletilmiş
paralelinde bu sınıflama genişletilmiş ve ve yeni yeni sınıflamada,
sınıflamada,
• floridli diş macununun yanısırafloridli diş macununun yanısıra
• diğer diğer florid kaynakları tanımlanarak bireyin yararlandığı florid kaynakları tanımlanarak bireyin yararlandığı toplam florid alım miktarının belirlenmesi,
toplam florid alım miktarının belirlenmesi,
• diş ipi kullanımı, diş ipi kullanımı,
• pit ve fissür örtücülerin varlığı, pit ve fissür örtücülerin varlığı,
• profesyonel diş bakımının sıklığı,profesyonel diş bakımının sıklığı,
• eroziv özelliği olan yiyecek ve içeceklerin alımı da dahil eroziv özelliği olan yiyecek ve içeceklerin alımı da dahil edilmiştir.
edilmiştir.
1995 yılında North Carolina Üniversitesi’nde 1995 yılında North Carolina Üniversitesi’nde çürük riski ile ilgili bir kongrede o güne değin çürük riski ile ilgili bir kongrede o güne değin geliştirilen çürük riski tayin yöntemleri yeniden geliştirilen çürük riski tayin yöntemleri yeniden
değerlendirilmiştir.
değerlendirilmiştir.
Son on yıldaki tüm araştırmalar; kullanılan Son on yıldaki tüm araştırmalar; kullanılan çalışma yöntemi, deneklerin yaşı, değerlendirme çalışma yöntemi, deneklerin yaşı, değerlendirme süresi, sonuçların değerlendirilmesinde kullanılan süresi, sonuçların değerlendirilmesinde kullanılan istatistiksel yöntemler ve tahminlerin doğruluğu istatistiksel yöntemler ve tahminlerin doğruluğu
kriterleri baz alınarak tekrar değerlendirilmiştir.
kriterleri baz alınarak tekrar değerlendirilmiştir.
Çürük riski tahmini modellerinin Çürük riski tahmini modellerinin geliştirilmesinde yaşın çok önemli bir unsur olduğu geliştirilmesinde yaşın çok önemli bir unsur olduğu
saptanmıştır.
saptanmıştır.
FFarklı yaş gruplarında ağızda arklı yaş gruplarında ağızda mevcut olan dişlerin hem ağızda kalış süresi mevcut olan dişlerin hem ağızda kalış süresi hem de ağız ortamından etkilenme süresi hem de ağız ortamından etkilenme süresi
değiştiğinden risk tahmin kriterlerinin;
değiştiğinden risk tahmin kriterlerinin;
Süt dişlenmeSüt dişlenme
Karışık dişlenmeKarışık dişlenme
Erken daimi dişlenmeErken daimi dişlenme
Olgun dentisyonda ayrı olarak Olgun dentisyonda ayrı olarak değerlendirilmesi önerilmiştir.
değerlendirilmesi önerilmiştir.
a.a. Bireyde çürüğe neden olabilecek etiyolojik Bireyde çürüğe neden olabilecek etiyolojik faktörlerin belirlenmesiyle en
faktörlerin belirlenmesiyle en doğru ve etkin doğru ve etkin tedavi planının yapılabilmesine olanak sağlar
tedavi planının yapılabilmesine olanak sağlar.
b.b. Toplumda çürük riski yüksek bireylerin Toplumda çürük riski yüksek bireylerin saptanması ile koruyucu önlemlerin hangi saptanması ile koruyucu önlemlerin hangi
yoğunlukta uygulanacağı programlanır.
yoğunlukta uygulanacağı programlanır.
c.c. Risk taşımayan bireyler belirlenerek bu kişilere Risk taşımayan bireyler belirlenerek bu kişilere koruyucu hekimlik tedavilerinin gereksiz koruyucu hekimlik tedavilerinin gereksiz
yoğunlukta uygulanması engellenir.
yoğunlukta uygulanması engellenir.
d. d.
Bireyde çürüğe neden olan en önemli Bireyde çürüğe neden olan en önemli etiyolojik faktörler belirlenir. Bunları hedef etiyolojik faktörler belirlenir. Bunları hedef alan tedavi ve motivasyon programları alan tedavi ve motivasyon programları uygulanır(Kemoproflaksi, diet düzenlenmesi uygulanır(Kemoproflaksi, diet düzenlenmesigibi).
gibi).
e. e.
Uygulanan tedavinin etkinliği saptanır, Uygulanan tedavinin etkinliği saptanır, gerekli ise ilave önlemler önerilir.gerekli ise ilave önlemler önerilir.
f. f.
Klinisyen Klinisyen bireyin bireyin gelecekteki gelecekteki çürüğe çürüğe yatkınlığını tahmin ederek, ortodontik yatkınlığını tahmin ederek, ortodontik tedavi, köprü gibi komplike tedavilere tedavi, köprü gibi komplike tedavileregeçmeden önce gerekli önlemleri alır.
geçmeden önce gerekli önlemleri alır.
Ağızda mevcut olan çürükler ve opak mine lezyonları bireyin o güne değin karşılaştığı çürük riski ile ilgili tüm faktörlerin birikimini yansıtır.
Bireylerin mevcut çürük aktivitesi, ağız sağlığı ile ilgili alışkanlıklarında önemli bir değişiklik olmadığı sürece değişmeyeceğinden, hekime bireyin gelecekteki çürük aktivitesi hakkında en doğru bilgiyi verir.
Bu konudaki ilk çalışma Burszt ve arkadaşlarına(1959) ait olup, 5-11 yaş grubunda, süt dişlenme döneminde çürüksüz olan çocukların çevresel faktörler değişmediği sürece sürekli dişlenmede de çürük oluşturmayacakları saptanmıştır.
• Süt ve sürekli dişlenmedeki çürük riski Süt ve sürekli dişlenmedeki çürük riski arasındaki ilişki:
arasındaki ilişki:
Kaste ve arkadaşları (1996),
Kaste ve arkadaşları (1996), 2,5 - 3,5 yaş 2,5 - 3,5 yaş grubundaki opak mine lezyonlarının %64’ünün daha grubundaki opak mine lezyonlarının %64’ünün daha
sonra kavitasyon haline dönüştüğünü bildirmişlerdir sonra kavitasyon haline dönüştüğünü bildirmişlerdir..
BİBERON ÇÜRÜKLERİ hem süt hem BİBERON ÇÜRÜKLERİ hem süt hem de daimi dişlenmedeki yüksek çürük de daimi dişlenmedeki yüksek çürük
riskinin habercisidir
riskinin habercisidir . .
Küçük yaştaki
Küçük yaştaki çocuklardaçocuklarda çürük riski tayininde
çürük riski tayininde opak mine opak mine lezyonlarının,
lezyonlarının, dolgulu ve çürük dolgulu ve çürük diş yüzeylerine oranla çok daha diş yüzeylerine oranla çok daha
anlamlı sonuçlar verdiği anlamlı sonuçlar verdiği
kanıtlanmıştır.
kanıtlanmıştır.
Bireyin ağzında en Bireyin ağzında en yakın zamanda sürmüş yakın zamanda sürmüş
olan dişin durumu olan dişin durumu
Yeni süren Yeni süren
dişler için en iyi tahmin dişler için en iyi tahmin
faktörüdür
faktörüdür
SSüt azılardaki üt azılardaki çürük
çürük
SSüt üt
keserlerdeki çürük keserlerdeki çürük
lezyonunun varlığı lezyonunun varlığı
Birinci daimi Birinci daimi
azılardaki çürük azılardaki çürük gelişimini tahmin gelişimini tahmin
etmek için etmek için
Sürekli dişlenmedeki çürük riski tahmininin duyarlılığı, süt dişlenmedeki çürük prevalansının yanı sıra, sürekli birinci molarların da değerlendirmeye dahil edilmesiyle artmaktadır.
Avustralya’da 5-15 yaş arasında 9690 çocuğu kapsayan bir çalışmada süt ve sürekli dişlerdeki restore edilmemiş çürük lezyonları ile bireylerin istikbaldeki çürük riski arasındaki ilişki araştırılarak;
Yüksek çürük riski tayininde proksimal yüzde görülen çürüklerin oklüzal çürüklere oranla daha doğru sonuçlar verdiği saptanmıştır.
Çocukların çürük riski tayininde bakteriyel ve Çocukların çürük riski tayininde bakteriyel ve farklı değişkenlerin etkinliğinin karşılaştırıldığı farklı değişkenlerin etkinliğinin karşılaştırıldığı
çalışmalarda,
çalışmalarda, mevcut çürük sayısının,mevcut çürük sayısının, diğer diğer değişkenlerden çok daha anlamlı bir şekilde değişkenlerden çok daha anlamlı bir şekilde
istikbaldeki çürük durumunu yansıttığı istikbaldeki çürük durumunu yansıttığı
gösterilmiştir.
gösterilmiştir.
Çürüğe neden olan temel faktörler, bebeklik ve çocukluk dönemi arasında değişebilmektedir. Bu nedenle, süt dişlenmedeki çürük düzeyinin her zaman sürekli dişlerdeki çürük riskini yansıtmadığını belirten araştırıcılar da bulunmaktadır.
Çok küçük yaşta ve çürük prevalansının düşük olduğu Çok küçük yaşta ve çürük prevalansının düşük olduğu çocuklarda bu tahmin faktörünün duyarlılığı sınırlıdır.
çocuklarda bu tahmin faktörünün duyarlılığı sınırlıdır.
Ancak !
Ancak !
Sonuç olarak, sürekli dişlenmedeki çürük riski için süt dişlenmedeki çürük düzeyinin kullanılmasının başarısı ile ilgili tartışmalar olsa da bu ölçütün önemi ile ilgili bulgular daha ağırlıklıdır.
Sürekli molarların istikbaldeki çürük Sürekli molarların istikbaldeki çürük
riski tayinindeki rolü
riski tayinindeki rolü
Sürekli Sürekli dişlenmedeki dişlenmedeki çürük çürük riskinin riskinin tahmininde, 7 ve 11 yaşları arasında gelişen tahmininde, 7 ve 11 yaşları arasında gelişençürüklerin, süt dişlenmeye oranla çok daha çürüklerin, süt dişlenmeye oranla çok daha
anlamlı sonuçlar verdiği belirtilmektedir.
anlamlı sonuçlar verdiği belirtilmektedir.
Aktif çürüklü çocuklarda süren birinci Aktif çürüklü çocuklarda süren birinci sürekli molar dişlerin %80’i 2 yıl içersinde sürekli molar dişlerin %80’i 2 yıl içersindeçürümektedir.
çürümektedir.
Küçük yaşlarda, sürekli birinci molar Küçük yaşlarda, sürekli birinci molar dişlerinde mevcut olan çürük ve dolgular büyük dişlerinde mevcut olan çürük ve dolgular büyükönem taşır önem taşır. .
Sürekli birinci molar dişteki restorasyonlar, istikbalde
diğer molar dişlerin de restorasyona ihtiyacı
olacağının en önemli göstergesidir.
Sürekli birinci molar dişteki restorasyonlar, istikbalde
diğer molar dişlerin de restorasyona ihtiyacı
olacağının en önemli göstergesidir.
Gençlere yönelik Gençlere yönelik
çalışmalar:
çalışmalar:
13 ile 19 yaş arası gençlerde 13 ile 19 yaş arası gençlerde ve genç yetişkinlerde çürük riski ve genç yetişkinlerde çürük riski tahmin modelleri ile ilgili olarak tahmin modelleri ile ilgili olarak yapılmış sınırlı sayıda çalışma yapılmış sınırlı sayıda çalışma
bulunmaktadır.
bulunmaktadır.
Bu yaş grupları için, opak Bu yaş grupları için, opak mine lezyonlarının en önemli çürük mine lezyonlarının en önemli çürük riski tahmin faktörü olduğu riski tahmin faktörü olduğu
konusunda birleşilmektedir konusunda birleşilmektedir..
Diş hekiminin, çürük riskini tahmini için yararlanabileceği en kolay ve en doğru tahmin faktörü DMFS değerlerindeki artıştır.
Ancak, çürük riski tayininde geçmişteki çürük düzeyinin göz önüne alınması kolay ve duyarlı bir uygulama olsa da bireyin çürük aktivitesi, florid, fissür örtücü, diş fırçalama sıklığı gibi değişkenlerle değişebilmekte ve bireyin geçmişteki çürük durumunun istikbaldeki çürük riskini tahmin edebilme gücünü azaltabilmektedir.
.
Sonuç olarak;
Süt dişlenme, dmfs (özellikle süt keser dişlerinin) 2 -6 yaş arası S. mutans ve laktobasiller
Karışık dişlenme, dmfs (özellikle süt azı dişlerinin) 6-10 yaş arası 1.büyük azı dişin oklüzal morfolojisi
DMFS
Karışık dişlenme, dmfs (1.büyük azı dişin);
10-13 yaş arası Daimi 1. büyük azı dişin oklüzal morfolojisi opak mine lezyonları
Erken daimi dişlenme, Opak mine lezyonları;
14-21 yaş arası DMFS
Olgun dentisyon, Koronal ve kök DMFS
>45 Diş sayısı, periodontal hastalık
Tablo 1- Yaşa göre çürük tahmin faktörleri
Powell LV: Caries prediction: a review of the literature. Community Dent Oral Epidemiol 1998; 26: 361-71 (35)
Bir gıdanın karyojenitesi bileşenlerine bağlı olup çeşitli faktörlerle etkilenir. Bu nedenle, içerdiği şeker miktarı ile gıdanın karyojenitesinin doğru olarak tahmin edilebilmesi mümkün değildir.
Çürük açısından alınan karbonhidratların miktarı tek başına bir risk faktörü olarak değerlendirilemez.
Bu gıdaların toplam alınma miktarının yanı sıra alınma sıklıkları da değerlendirilmelidir.
Günümüzde çürüğün önlenmesi amacıyla toplumda alınan şeker miktarının azaltılması ile ilgili tartışmalar mevcuttur.
König (2000), toplumda oral hijyenin iyi ve florid alımının yeterli olduğu koşullarda ağız-diş sağlığı açısından şeker alımı ile ilgili herhangi bir kısıtlama yapılmasına gerek olmadığını belirtmiştir.
Diş çürüğü riski ile şeker alımı arasındaki ilişkinin incelendiği bir derlemede; floridden orta ve yaygın düzeyde yararlanılan ülkelerde yapılan çalışmalar değerlendirilmiştir.
İncelenen 36 yayından sadece 2’sinde çürük gelişimi ile şeker alımı arasında kuvvetli bir ilişki bulunmuştur.
16 yayında ise çürük gelişimi ile şeker alımı arasındaki ilişkinin orta düzeyde olduğu, 18’inde ise zayıf bir ilişki bulunduğu ya da bulunmadığı belirtilmiştir.
Sonuç olarak; günümüzde, florid alımının yeterli olduğu koşullarda, şeker tüketimi ile çürük riski arasındaki ilişkinin bilinenden çok daha zayıf olduğu kabul edilmektedir.
Çürük riskinin tayininde şeker tüketimi faktörünün doğruluğu sadece düzensiz florid alımı hikayesi olan bireylerde kullanıldığında artmaktadır.
• Erken çocukluk döneminde biberon içerisinde Erken çocukluk döneminde biberon içerisinde karyojenik içeceklerin özellikle geceleri yıllar boyu karyojenik içeceklerin özellikle geceleri yıllar boyu
verilmesi, verilmesi,
• Sukrozlu ilaçların sık tüketilmesi, Sukrozlu ilaçların sık tüketilmesi,
• Ana öğünler arasındaki şekerli gıda tüketiminin fazla Ana öğünler arasındaki şekerli gıda tüketiminin fazla olması,
olması,
• Emziklerin şekere ve bala batırılarak kullanılması ile Emziklerin şekere ve bala batırılarak kullanılması ile çürük riski arasında somut bir ilişki bulunduğu konusunda çürük riski arasında somut bir ilişki bulunduğu konusunda
görüş birliği mevcuttur.
görüş birliği mevcuttur.
Ancak, 5 yaş altındaki çocuklarda çürük ve şeker tüketimi (alım miktarı, alım sıklığı, alım zamanı)
arasındaki ilişki genellikle anlamlı bulunmaktadır..
Ancak, 5 yaş altındaki çocuklarda çürük ve şeker tüketimi (alım miktarı, alım sıklığı, alım zamanı)
arasındaki ilişki genellikle anlamlı bulunmaktadır..
Bireyin gelir ve eğitim düzeyi ile sosyal çevresi, diet ve sağlık ile ilgili alışkanlıklarını etkilemektedir. Günümüze değin yapılan bir çok çalışmada sosyoekonomik düzey ile çürük prevalansı arasında ters bir bağıntı olduğu bildirilmiştir.
Eğitim ve meslek önemli sosyal faktörler arasında yer almaktadır.
Annenin yaşı, bulunduğu sosyal sınıf ve Annenin yaşı, bulunduğu sosyal sınıf ve eğitim seviyesi çocuğunun çürük durumu eğitim seviyesi çocuğunun çürük durumu
ile ilişkilidir;
ile ilişkilidir;
Eğitim düzeyi yüksek olan annelerin Eğitim düzeyi yüksek olan annelerin çocuklarında çürük seviyesi eğitim düzeyi düşük çocuklarında çürük seviyesi eğitim düzeyi düşük
olanlara oranla daha düşüktür.
olanlara oranla daha düşüktür.
Sosyodemografik Sosyodemografik
değişkenler içerisinde annenin eğitim değişkenler içerisinde annenin eğitim seviyesinin çürük gelişiminde en seviyesinin çürük gelişiminde en önemli tahmin faktörü olduğunu önemli tahmin faktörü olduğunu
rapor etmişlerdir.
rapor etmişlerdir.
Düzenli florid alımı, çeşitli Düzenli florid alımı, çeşitli koruyucu mekanizmalarla diş koruyucu mekanizmalarla diş çürüğünün azalmasına, yetersiz çürüğünün azalmasına, yetersiz alımı ise çürük riskinin artmasına alımı ise çürük riskinin artmasına
neden olmaktadır.
neden olmaktadır.
Tükürükteki florid miktarının çürük riskini tahmin Tükürükteki florid miktarının çürük riskini tahmin
edebilme değeri hakkında tartışmalar mevcuttur edebilme değeri hakkında tartışmalar mevcuttur..
Bir çok sistemik hastalık veya hastanın genel durumu, çürük oluşumunu direk veya indirek olarak etkileyebilir . Bu hastalıklar, hastalıkların tedavisi veya hastalık nedeniyle alınan ilaçlar tükürük formasyon ve kompozisyonunu etkileyebilir.
Minedeki gelişimsel yapısal defektlerin varlığı ve mine maturasyonundaki bozuklukların küçük yaştaki çocuklarda çürük riskini arttırmaktadır.
Düşük doğum ağırlığı, süt dişlenmede çürük riski açısından bir risk faktörüdür.
Genel sağlıkla ilgili faktörlerden çürük riski tayininde ikincil bir unsur olarak yararlanılmaktadır.
. .
ÇÜRÜK RİSKİNİ BAZ ALAN ÇÜRÜK RİSKİNİ BAZ ALAN
KORUYUCU VE RESTORATİF TEDAVİ KORUYUCU VE RESTORATİF TEDAVİ
PLANLAMASI:
PLANLAMASI:
2001 yılında National Institutes of Health Consensus Development Conference Statement(NIH)
“Yaşam Boyu Çürük Teşhis ve Tedavisi” başlığı altında düzenlenen toplantı sonrasında koruyucu ve restoratif tedavilerin çürük riskini baz alarak planlanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
a- Koruyucu uygulamalar:
Günümüzde çürüğün başlama ve ilerleme hızının florid, antibakteriyel tedavi ve fissür örtücü uygulamaları ile etkin bir şekilde azaltılabildiği kanıtlanmıştır.
Özellikle çocuk ve genç yetişkinlerde yeterli verilerin mevcut olduğu koşullarda yüksek çürük riskli bireyler yüksek bir doğruluk payı ile belirlenebilmektedir.
Tinanoff ve ark. (2001), süt dişlenme ile ilgili doğum ve 12 yaş grubuna ait çocuklarda 1966 ve 2000 yılları arasında yapılan 1039 yayını değerlendirerek aşağıdaki sonuçlara varmışlardır:
Buna karşın, yüksek çürük riskli çocuklarda öncelikle çürüğün başlamasının engellenmesi daha sonra da başlamış çürük lezyonlarının durdurulması için çok daha yoğun koruyucu programlara gereksinim vardır.
Bu nedenle günümüzde koruyucu önlemlerin uygulanma yoğunluğunun bireysel bazda planlanmasının gerektiği konusunda görüş birliği mevcuttur.
Çürük açısından düşük risk grubundaki çocuklar, koruyucu uygulamalardan çok az yararlandığından bu gruba uygulanacak yoğun profilaksi uygulamaları kar-yarar dengesi açısından yararlı değildir.
b - Restoratif tedavi:
b - Restoratif tedavi:
Günümüzde diş hekimliği fakültelerinin hem eğitim Günümüzde diş hekimliği fakültelerinin hem eğitim hem de klinik pratiklerinde çürük tedavisi restorasyona hem de klinik pratiklerinde çürük tedavisi restorasyona
dayalı olarak verilmektedir.
dayalı olarak verilmektedir.
Restoratif tedavi, dişi fraktüre ve daha sonraki Restoratif tedavi, dişi fraktüre ve daha sonraki çürüklere yatkın kılmaktadır. Özellikle çocuklarda süt çürüklere yatkın kılmaktadır. Özellikle çocuklarda süt dişi restorasyonlarının ömrünün, sürekli dişlere oranla dişi restorasyonlarının ömrünün, sürekli dişlere oranla daha kısa olması bu konunun önemini daha da daha kısa olması bu konunun önemini daha da
arttırmaktadır.
arttırmaktadır.
NIH konferansı sonucunda, diş tedavisinin NIH konferansı sonucunda, diş tedavisinin öncelikle koruyucu bazda planlanması, endike olduğu öncelikle koruyucu bazda planlanması, endike olduğu koşullarda restoratif tedavi ile desteklenmesi sonucuna koşullarda restoratif tedavi ile desteklenmesi sonucuna
varılmıştır.
varılmıştır.
Proksimal lezyonların hemen restore edilmesi Proksimal lezyonların hemen restore edilmesi ve çok yüzeyli restorasyonlar yerine paslanmaz çelik ve çok yüzeyli restorasyonlar yerine paslanmaz çelik
kron(PÇK) yapılması kron(PÇK) yapılması
Koruyucu uygulamalarla önlenemeyecek Koruyucu uygulamalarla önlenemeyecek düzeyde çok sayıda çürük lezyonu varsa restore düzeyde çok sayıda çürük lezyonu varsa restore
edilmesi edilmesi
Yer kaybının önlenmesi ve çürüğün pulpaya Yer kaybının önlenmesi ve çürüğün pulpaya doğru ilerlediği koşullarda restoratif tedavinin doğru ilerlediği koşullarda restoratif tedavinin
yapılması yapılması
Opak mine lezyonu veya küçük lezyonlarda Opak mine lezyonu veya küçük lezyonlarda kavitasyona doğru gidiş söz konusu olduğunda kavitasyona doğru gidiş söz konusu olduğunda
restorasyon endikedir.
restorasyon endikedir.
Çürük riski yüksek çocuklarda
Çürük riski yüksek çocuklarda ; ;
Çürük riski orta çocuklarda;
Çürük riski orta çocuklarda;
Kavitasyon oluşmuş lezyonların Kavitasyon oluşmuş lezyonların ilerlemesini önlemek için restorasyon ilerlemesini önlemek için restorasyon
gereklidir.
gereklidir.
Opak mine lezyonları, koruyucu Opak mine lezyonları, koruyucu uygulamalarla tedavi edilmeli ancak takip uygulamalarla tedavi edilmeli ancak takip
edilmelidir.
edilmelidir.
Çürük riski düşük çocuklarda Çürük riski düşük çocuklarda ; ;
Restoratif tedaviye gereksinim Restoratif tedaviye gereksinim olmadığı belirtilmektedir.
olmadığı belirtilmektedir.
Klinikte, komplike test yöntemlerinin Klinikte, komplike test yöntemlerinin kullanılamadığı koşullarda dahi bütün klinik kullanılamadığı koşullarda dahi bütün klinik
ve sosyodemografik değişkenlerin birlikte ve sosyodemografik değişkenlerin birlikte
değerlendirilmesiyle diş hekiminin özellikle değerlendirilmesiyle diş hekiminin özellikle
çocuklarda çürük riskiyle ilgili doğru çocuklarda çürük riskiyle ilgili doğru
tahminler yapma olasılığı yüksektir.
tahminler yapma olasılığı yüksektir.
Çocuk / Adölesan Yetişkin
Geçmiş yılda hiç çürük lezyonu
gelişmemesi
Geçmiş 3 yıl içerisinde hiç çürük lezyonu
gelişmemesi
Düz veya fissür örtücü uygulanmış pit ve
fissürler
Düzgün bir biçimde restore edilmiş yüzeyler
İyi oral hijyen İyi oral hijyen
Yeterli florid alımı Düzenli diş hekimi kontrolü
Düzenli diş hekimi kontrolü
Geçmiş yılda 1 çürük lezyonu gelişmesi Geçmiş 3 yıl içerisinde 1 çürük lezyonu
gelişmesi
Derin pit ve fissürler Ekspoze olmuş kök yüzeyleri
Orta düzeyde oral hijyen orta düzeyde oral hijyen
Yetersiz florid alımı Beyaz nokta lezyonları
Beyaz nokta lezyonları Düzensiz diş hekimi kontrolü
Düzensiz diş hekimi kontrolü Ortodontik tedavi görme
Ortodontik tedavi görme
Geçmiş yılda ≥2 çürük lezyonu gelişmesi Geçmiş 3 yıl içerisinde ≥2 çürük lezyonu
gelişmesi
Mevcut opak mine lezyonları Mevcut kök çürükleri veya çok sayıda
ekspoze olmuş kök yüzeyi
S. mutans miktarında artış S. mutans miktarında artış
Derin pit ve fissürler Derin pit ve fissürler
Yok/çok az sistemik ve topikal florid alımı Kötü oral hijyen
Kötü oral hijyen Sık şeker alımı
Sık şeker alımı Yetersiz topikal florid alımı
Düzensiz diş hekimi kontrolü Düzensiz diş hekimi kontrolü
Yetersiz tükürük akış hızı Yetersiz tükürük akış hızı
Uygunsuz biberon kullanımı (yeni doğanlar
için)
Yüksek
Tablo: JADA, Vol. 126, June 1995, Special Supplement Risk
kategorisi
Yaş kategorisi
Düşük
Orta
Bu tablodaki
Bu tablodaki verilerin kullanılması ile çocuğun verilerin kullanılması ile çocuğun istikbaldeki
istikbaldeki çürük riskini komplike ve pahalı test çürük riskini komplike ve pahalı test yöntemleri kullanılmadan da büyük bir doğruluk payı yöntemleri kullanılmadan da büyük bir doğruluk payı
ile değerlendirmemiz mümkündür.
ile değerlendirmemiz mümkündür.
GGünümüzde riske dayalı olarak planlanmış ünümüzde riske dayalı olarak planlanmış koruyucu ve restoratif tedavi uygulamaları konusunda koruyucu ve restoratif tedavi uygulamaları konusunda
çok sayıda araştırma yapılmaktadır.
çok sayıda araştırma yapılmaktadır.
Bu çalışmaların ışığında istikbalde çağdaş diş Bu çalışmaların ışığında istikbalde çağdaş diş hekimliği uygulamalarında geleneksel yaklaşımların hekimliği uygulamalarında geleneksel yaklaşımların yerini çürük riski bazında planlanan koruyucu ve yerini çürük riski bazında planlanan koruyucu ve
restoratif tedavilerin alaca
restoratif tedavilerin alacaktırktır..