• Sonuç bulunamadı

Topikal ve Ýntralüminal Papaverin Uygulamalarýnýn ÝnternalTorasik Arter Akýmýna Etkisi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Topikal ve Ýntralüminal Papaverin Uygulamalarýnýn ÝnternalTorasik Arter Akýmýna Etkisi"

Copied!
5
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Topikal ve Ýntralüminal Papaverin Uygulamalarýnýn Ýnternal

Torasik Arter Akýmýna Etkisi

INFLUENCE OF THE TOPICAL AND INTRALUMINAL PAPAVERINE

APPLICATIONS ON THE INTERNAL THORACIC ARTERY FLOW

Murat Mert, Ahmet Özkara, *Sinan Seren, *Füsun Gülcan, Can Çaðlar Erdem, Kaya Süzer

Ýstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü, Kalp Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalý, Ýstanbul *Ýstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü, Anestezi Ana Bilim Dalý, Ýstanbul

Ö

Özzeett

Giriþ: Ýnternal torasik arter (ITA) grefti spazmýnýn önlenmesi ve akýmýnýn arttýrýlmasý amacý ile deðiþik papaverin uygulama teknikleri tarif edilmiþir. Çalýþmamýzda topikal ve intralüminal papaverin uygulamalarýnýn ITA akýmý üzerine olan etkileri araþtýrýlmýþtýr. Materyal vve Metod: Koroner arter bypass operasyonu geçiren 50 hasta üç ayrý grupta incelendi. Ýnternal torasik arter hazýrlandýktan sonra birinci gruptaki hastalarda hiçbir vazodilatatör ajan kullanýlmadý. Ýkinci gruptaki hastalara topikal papaverin uygulamasý, üçüncü gruptaki hastalara ise intralüminal papaverin uygulamasý yapýldý. Ýnternal torasik arter akýmlarý üç ayrý zamanda ölçülerek (papaverin uygulamasýndan önce: T1, kardiyopulmoner bypassa girilmeden önce: T2 ve anastomoz öncesi: T3) her iki uygulamanýn ITA akýmý üzerine etkisi araþtýrýldý.

Bulgular: Her üç grupta da T1 ile T2 akýmlarý arasýndaki artýþ anlamlý bulunurken, T2 ve T3 akýmlarý arasýndaki fark sadece Grup 2 ve Grup 3’te anlamlý bulundu. Gruplar birbirleri ile karþýlaþtýrýldýðýnda Grup 2’nin T2 deðeri diðer iki gruba göre anlamlý bir artýþ gösterirken, Grup 1 ve Grup 3 arasýnda anlamlý bir fark saptanmadý. T3 deðerleri karþýlaþtýrýldýðýnda ise Grup 2 ve Grup 3 arasýndaki farkýn kapandýðý gözlenirken, her iki grupla kontrol grubu arasýndaki farkýn anlamlý olduðu gözlendi.

Sonuçç: Ýntralüminal ve topikal papaverin uygulamalarý ITA akýmýnda belirgin artýþa yol açmaktadýr. Topikal papaverin uygulamasý intralüminal uygulamaya oranla daha erken dönemde akým artýþýný saðlamaktadýr ve anastomoz öncesi akým artýþý en az intralüminal uygulamadaki kadar etkin olmaktadýr. Ýntralüminal papaverin uygulamasýnda oluþabilecek problemler göz önüne alýndýðýnda topikal papaverin uygulamasýnýn tercih edilmesinin daha güvenli olacaðý kanýsýndayýz.

Anahtar kelimmeler: Ýnternal torasik arter, papaverin, greft spazmý, arteriyel greft, vazodilatatör

Türk Göðüs Kalp Damar Cer Derg 2004;12:76-80

S

Su

um

mm

maarry

y

Background: Papaverine is one the most widely used vasodilator agent to prevent internal thoracic artery (ITA) spasm. Diverse papaverine application techniques have been reported. The effects of topical and intraluminal papaverine applications on the ITA flow were compred in this study.

Methods: Fifty patients undergoing coronary artery surgery were studied in three different groups. Upon ITA harvesting, no vasodilator agent was applied in Group 1 patients while topical and intraluminal applications were used in Group 2 and 3, respectively. The two methods were compared by measuring ITA flows in three different times (before papaverine application: T1; before aortic cannulation: T2; before the coronary artery anastomosis: T3).

Results: The increase in ITA flow between T2 and T1 was statistically significant in all groups while the difference between T3 and T2 was significant in Groups 2 and 3. When the groups were compared, T2 flow in Group 2 was significantly higher than Groups 1 and 3, but Group 3 closed this difference during T3 measurements where Groups 2 and 3 flows were significantly higher than the control group.

Conclusions: Topical and intraluminal papaverine applications provide a considerable increase in ITA graft flow. Topical application provides this increase earlier than the intraluminal application and the flow increase is at least as effective as intraluminal application before the anastomosis. When the adverse effects of intraluminal ITA injection are considered, the preference of intraluminal application seems to be safer.

Keywwords: Internal thoracic artery, papaverine, graft spasm, arterial graft, vasodilator

Turkish J Thorac Cardiovasc Surg 2004;12:76-80

S

Sunulduðu Kongrre: The 12thAnnual Meeting of the Asian Society for Cardiovascular Surgery, 18-22 Nisan 2004, Ýstanbul

Adrres: Dr. Murat Mert, Ýstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü, Kalp Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalý, Ýstanbul e-mmail: [email protected]

Mert ve Arkadaþlarý Papaverinin ITA’ya etkisi Türk Göðüs Kalp Damar Cer Derg

(2)

G

Giirriiþþ

Ýnternal torasik arter (ITA), mükemmel uzun dönem açýk kalým süreleri ile günümüz koroner arter cerrahisinin öncelikli olarak tercih edilen grefti konumundadýr. Ýlk önceleri sol ITA’in sol ön inen koroner artere kullanýlmasý ile baþlayan bu akým, elde edilen baþarýlý sonuçlarý takiben daha da geliþtirilerek günümüzde her iki ITA’nýn ayný anda ve yaygýn olarak kullanýmýný da gündeme getirmiþtir. Ancak bu süreç içerisinde, koroner arter cerrahlarý safen ven greftlerinden arteriyel greftlere geçerken daha önce rastlamadýklarý yeni komplikasyonlarla da tanýþmýþlardýr. Bu tür komplikasyonlarýn en önemlilerinden biri arteriyel greftlerin perioperatif spazmýdýr. Daha önceden kestirilmesi mümkün olmayan ve oluþtuðunda yeni revaskülarize edilmiþ koroner arter akýmýnda önemli azalmaya yol açarak perioperatif morbidite ve mortalite artýþýna neden olan bu komplikasyona ITA greftlerinde de rastlanmýþ ve önlenebilmesi için bir çok yöntem geliþtirilmiþtir [1,2].

Papaverin, kalp cerrahisinde ITA spazmýnýn oluþumunun engellenmesi amacýyla kullanýlan farmakolojik ajanlarýn en önemlilerinden biridir. Arteriyel greft spazmýnýn önlenmesi için deðiþik papaverin uygulama teknikleri tarif edilmiþir. Çalýþmamýzda topikal ve intralüminal papaverin uygulamalarýnýn ITA grefti akýmý üzerine etkileri araþtýrýlmýþtýr.

M

Maatteerry

yaall v

vee M

Meetto

od

d

Ýleri dönük ve karþýlaþtýrmalý olarak yapýlmasý planlanan bu çalýþma için Ana Bilim Dalý etik kurul izni alýnmýþtýr. Çalýþma grubunu oluþturan tüm hastalar sternotomi insizyonu ile ve kardiyopulmoner bypass altýnda ameliyat edildiler. Hastalarýn tümünde sol ITA sol ön inen koroner artere anastomoz edilirken, diðer anastomozlar safen ven greftleriyle yapýldý. Ýnternal torasik arter anastomozu safen ven greftlerinin distal anastomozlarýnýn tamamlanmasýndan hemen sonra yapýldý ve bunu takiben aort klempi kaldýrýlarak safen ven greftlerinin proksimal anastomozlarý parsiyel aort klempi altýnda tamamlandý. Tüm hastalarda ITA sternotomi sonrasý her iki venini de içeren bir pedikül þeklinde ve düþük voltajlý koter cihazý ile hazýrlandý, yan dallarýnýn kontrolü titanyum kliplerle (Weck Atrauclip, TFX Medical Ltd, Ýngiltere) saðlandý. Çalýþmaya dahil edilen hastalar üç gruba ayrýldýlar:

Grup 1’de bulunan 10 hasta çalýþmanýn kontrol grubunu oluþturdu. Bu hastalarda ITA hazýrlanmasý ve sistemik heparinizasyonu (4 mL/kg) takiben ITA distal bifurkasyonunun proksimalinden transekte edildi, distal ucu bulldog klemp ile oklüde edilerek izotonik sodyum solüsyonunda bekletilen bir gazlý beze sarýlarak anastomoz anýna dek bu þekilde bekletildi. Bu gruptaki hastalarda ITA üzerine veya lümenine hiç bir vazodilatatör ajan uygulamasý yapýlmadý.

Grup 2’yi oluþturan 20 hastada topikal papaverin uygulamasý yapýldý. Ýnternal torasik arter hazýrlandýktan sonra hasta heparinize edildi ve ITA distal bifurkasyonunun hemen proksimalinden transekte edildi ve distal ucu bull-dog klemp ile oklüde edildi. Eþit miktarda (4 mL). Papaverin (Papaverin HCl. 0.05 g/2 cc, Galen Ýlaç Sanayi ve Ticaret A½, Ýstanbul) ve 4 mL izotonik sodyum içeren 8 ML’lik dilüe edilmiþ papaverin solüsyonu ITA pedikülü üzerine homojen bir daðýlým

saðlayacak þekilde enjektörle verildi ve bu iþlemi takiben ITA pedikülü yine ayný þekilde hazýrlanmýþ solüsyonda bekletilen bir gazlý beze sarýlarak anastomoz anýna dek bekletildi. Bu iþlem için kullanýlan dilüe papaverin solüsyonunun pH’ý 3.5 olarak tespit edildi.

Grup 3’ü oluþturan 20 hastaya ise intralüminal papaverin uygulamasý yapýldý. Bu gruba dahil edilen hastalarda ITA transseksiyonunu takiben 0.5 mL papaverin ve 2 mL izotonik sodyum içeren dilüe edilmiþ papaverin solüsyonu, ITA distal ucu ince uçlu venöz kanül (Intravenous canula 0.7x22 mm, Sherwood Medical, Ýrlanda) ile kanüle edildikten sonra ITA içine enjekte edildi ve bu uygulamayý takiben ITA distal ucu bulldog klempi ile oklüde edilerek, daha önceden sadece izotonik sodyum içeren solüsyonda bekletilen bir gazlý beze sarýlarak anastomoz anýna dek bekletildi. Bu iþlemde kullanýlan papaverin solüsyonunun pH’ý ise 3.7 olarak tespit edildi. Her üç grupta da ITA akýmý yan yana tutulan 50 mL’lik enjektörlere serbest olarak 20 saniye kanamaya býrakýlarak üç ayrý zamanda ölçüldü. Birinci ölçüm ITA transseksiyonu hemen sonrasýnda ve papaverin uygulanmasýndan önce idi, ki bu inisiyal ITA akýmý olarak kabul edildi (T1) ve hemen bu ölçümden sonra papaverin uygulamasý yapýldý. Ýkinci ölçüm aort kanülasyonunu takiben ve kardiyopulmoner bypassa geçilmeden hemen önce yapýldý (T2). Son ölçüm ise kardiyopulmoner bypass altýnda ITA anastomozu yapýlmadan hemen önce gerçekleþtirildi (T3). Elde edilen deðerler üç ile çarpýlarak bir dakikalýk ITA akýmý hesaplandý. T1 ve T2 ölçümleri sýrasýnda sistolik kan basýncýnýn 100 ila 130 mm Hg arasýnda, T3 ölçümünde ise kardiyopulmoner bypass altýnda perfüzyon basýncýnýn 60-80 mmHg arasýnda kalmasýna dikkat edilerek gruplar arasýnda kan basýncýnýn ITA akýmý üzerindeki etkisinin homojenizasyonu saðlandý. Tüm ölçümler ITA’nýn distal bifurkasyonunun hemen altýndan yapýldý. Her üç gruba da dahil edilen toplam 50 hastanýn hiçbirinde operasyon öncesi veya anestezi indüksiyonu sýrasýnda intravenöz nitrogliserin, sodyum nitroprussid gibi sistemik vazodilatasyon yapan ajanlar kullanýlmadý.

Her üç grup için de T1, T2, ve T3 deðerlerinin ortalamalarý hesaplanarak akým eðrileri çizildi ve gruplar arasýndaki fark araþtýrýlarak topikal ve intralüminal papaverin uygulamalarýnýn ITA akýmý üzerindeki etkileri gözlendi.

Çalýþmada kullanýlan istatistiksel hesaplamalarda her grubun kendi içindeki T1, T2 ve T3 deðerleri arasýndaki farklýlýk "ANOVA tekrarlayan deðiþkenler" (Repeated measures of ANOVA) tekniði ile araþtýrýldý ve p deðeri LSD (least significant test) testi ile hesaplandý. Gruplarýn birbirleri ile karþýlaþtýrýlmasýnda ise "Tek deðiþkenli ANOVA" (One-way ANOVA) tekniði kullanýldý ve p deðerinin hesaplanmasýnda kontrol grubu ile (Grup 1) diðer gruplarýn karþýlaþtýrýlmasýnda Dunnet testi, Grup 2 ile Grup 3’ün karþýlaþtýrýlmasýnda ise Benferoni testi kullanýldý. Hesaplanan p deðerlerinden 0.05’ten daha küçük olan deðerler istatistik olarak anlamlý kabul edildi.

B

Bu

ullg

gu

ullaarr

Hastalarýn demografik özellikleri Tablo 1’de verilmiþtir. Çalýþmanýn baþlangýcýnda 20 hasta olarak planlanan kontrol grubunda anastomoz öncesi yapýlan T3 ölçümlerinde 5 hastada ITA akýmýnýn çok düþük tespit edilmesi ve çapýnýn çok küçük olduðunun saptanmasý üzerine bu hastalarda ITA’ya T3 ölçümünden sonra topikal papaverin uygulamasý yapýldý ve bu

Turkish J Thorac Cardiovasc Surg 2004;12:76-80 Mert et al

(3)

uygulamadan sonra akýmýn arttýðý tespit edildi. Bu bulgular üzerine Grup 1 10 hasta ile sýnýrlandýrýldý. Grup 2’de bir ITA disseksiyon nedeni ile kullanýlmazken, Grup 3’te 4 ITA’da distal bölgeye sýnýrlý disseksiyon saptandý ve bu bölge eksize edildikten sonra her dört ITA’da kullanýldý. Hastalarda perioperatif dönemde rastlanýlan diðer komplikasyonlar Tablo 2’de özetlenmiþtir.

Gruplarýn her üç ölçüm zamanýndaki akým ortalamalarý hesaplandýðýnda T1 deðeri sýrasý ile Grup 1 için 19.8 ± 13.5 mL, Grup 2 için 13.5 ± 10.7 mL, Grup 3 için ise 15.05 ± 13.78 mL olarak bulundu. T2 deðeri, Grup 1 için 30.6 ± 18.15 mL, Grup 2 için 68.4 ± 40.52 mL, Grup 3 için ise 36.7 ± 26.8 mL. Olarak saptandý. T3 deðeri, Grup 1 için 39.6 ± 29.85 mL, Grup 2 için 83.5 ± 42.39 mL, Grup 3 için ise 79.05 ± 42.23 mL olarak saptandý. Gruplarýn her üç zamandaki akým deðerleri

Grafik 1’de özetlenmiþtir.

Gruplarý kendi içlerindeki akým artýþlarý deðerlendirildiðinde Grup 1’de T2 ile T1 akýmlarý arasýndaki akým artýþý istatistiki olarak anlamlý bulunurken (p = 0.04), T3 ile T2 arasýnda anlamlý akým artýþý saptanmadý (p = 0.18). Grup 2’de T2-T1 (p < 0.0001) ve T3-T2 akým farklarý (p = 0.01) oldukça anlamlý bulundu. Grup 3’te de her iki fark, T2-T1 (p < 0.001) ve T3-T2 (p < 0.0001) istatistiki olarak anlamlý bulundu.

Gruplarýn akým deðerleri birbirleri ile karþýlaþtýrýldýðýnda T1 ölçümleri arasýnda her üç grup arasýnda istatistiki olarak anlamlý bir fark bulunmadý (p deðeri Grup 1 ve Grup 2 için 0.31; Grup 1 ve Grup 3 için 0.49; Grup 2 ve Grup 3 için 1). Bir baþka deyiþle inisiyal akým ortalamalarý her üç grup için de aynýdýr. T2 ölçümünde gruplar karþýlaþtýrýldýðýnda Grup 2 ile Grup 1 arasý (p = 0.009) ve Grup 2 ile Grup 3 arasý farklar (p = 0.01) anlamlý bulunurken Grup 1 ve Grup 3 arasý fark anlamlý olarak saptanmadý (p = 0.82). Anastomoz öncesi yapýlan ölçümlerde ise Grup 2 ve Grup 3 arasýndaki istatistiki farkýn kapandýðý gözlenirken (p = 1) her iki grupla kontrol grubu (Grup 1) arasýndaki farkýn sürdüðü tespit edildi (p = 0.01 ve 0.02).

T

Taarrttýýþþm

maa

Ýnternal torasik arterin perioperatif dönemdeki spazmý koroner arter bypass cerrahisinde morbiditeyi arttýran önemli nedenlerden biridir. Arterin hazýrlanmasý esnasýndaki aþýrý manipülasyon, yüksek voltajlý koter ile arterin hazýrlanmasý veya hazýrlanma esnasýnda arterin intimasýnda meydana

Türk Göðüs Kalp Damar Cer Derg 2004;12:76-80

Mert ve Arkadaþlarý ITA ve Papaverin uygulamalarý

Tablo 2. Çalýþma grubu hastalarýnda peri-operatif dönemde rastlanan komplikasyonlar.

GRUP 1 GRUP 2 GRUP 3

Plevral efüzyon 1 1 ---Pnömotoraks --- 1 2 Gastrointestinal kanama --- --- 1 Serebrovasküler aksidan --- 1 ---Perioperatif MI 1 --- ---Kanama Revizyonu --- --- 1 Mortalite --- 1

---Tablo 1. Çalýþma grubunu oluþturan hastalarýn demografik özellikleri.

GRUP 1 GRUP 2 GRUP 3

Yaþ 57.8 (± 6.49) 60.2 (± 9.74) 58.85 (± 10.34)

Erkek / Kadýn 7/3 15/5 17/3

KPB 88.9 (± 18.29) 75.75 (± 25.88) 78.75 (± 28.94)

Aort Klempi 49.9 (± 8.55) 41.75 (± 15.89) 45.7 (± 20.41)

Distal anastomoz sayýsý* 2.8 (± 1.03) 2.5 (± 0.82) 2.6 (± 1.63)

Geçirilmiþ MI 5/10 4/20 13/20 Sigara 5/10 11/20 13/20 Diyabet 4/10 8/20 6/20 Aile Hikayesi 5/10 5/20 6/20 Hiperlipidemi 4/10 5/20 6/20 Hipertansiyon 4/10 10/20 7/20

* : ITA dýþýnda kullanýlan safen ven greftleriyle yapýlan distal anastomozlarýn ortalamasý, KPB = kardiyopulmoner bypass, MI = miyokard infarktüsü

(4)

gelebilecek hasar sonucu intimadan tromboksan salgýlanmasý ITA spazmýnýn en önde gelen nedenleridir [3]. Ýnternal torasik arterin ilk kullanýlmaya baþlandýðý yýllarda bu komplikasyonla çok daha fazla karþýlaþýlmýþ olup, çýkarýlan ITA greftlerinin önemli bir kýsmý yeterli akým olmadýðý gerekçesiyle kullanýlamamýþtýr [4]. Ancak, ITA’nýn koroner arter cerrahisinde kullanýlmasýnýn yaygýnlaþmasý ve artan tecrübe ile ITA spazmýnýn perioperatif dönemde oluþumunun önlenebilmesi yolunda önemli geliþmeler kaydedilmiþtir. Preoperatif dönemde veya ITA hazýrlanmasý esnasýnda bir çok farmakolojik ajan deðiþik yollardan kullanýlarak bunlarýn ITA akýmý üzerine etkisi araþtýrýlmýþtýr. Bu amaçla kullanýlan ajanlarýn en önemlileri nitrogliserin ve sodyum nitroprussid gibi sistemik vazodilatasyon yapan ajanlar, fosfodiesteraz inhibitörü olan milrinon; nifedipin, verapamil ve diltiazem gibi kalsiyum kanal blokerlerinin sistemik, topikal veya intralüminal olarak kullanýlmasý olup bu uygulamalarýn herbiri ile ITA akýmýnda önemli artýþlar kaydedilmiþtir [5-7]. Ancak tüm bu araþtýrma sonuçlarýna raðmen vazodilatatör ajanlarýn ITA akýmý üzerinde anlamlý bir etkisinin olmadýðýný savunan yayýnlar da vardýr [8].

Yukarýda saydýðýmýz tüm bu ajanlarýn yaný sýra bir fosfodiesteraz inhibitörü olan papaverinin lokal kullanýmý, ITA akýmýnýn arttýrýlmasý ve ITA spazmýnýn önlenmesi için en çok araþtýrýlmýþ olan uygulamadýr. Genelde topikal veya intralüminal olarak kullanýlan papaverin uygulanmasý yöntemleri ile ilgili olarak yapýlan çalýþmalarda bugüne dek çok deðiþik sonuçlar elde edilmiþtir. Topikal veya intralüminal uygulamalarýn ITA akýmý artýþýnda birbirlerine üstünlük saðlayamadýðý [9], intralüminal uygulamanýn akým artýþýnda önemli bir üstünlük saðladýðý yönünde [10] veya intralüminal uygulamanýn ITA lümeninde hasara yol açtýðý yönünde çok deðiþik sonuçlar açýklanmýþtýr [11-13].

Bizim çalýþmamýzdaki temel amaç literatürde çeliþkili sonuçlarý açýklanan topikal ve intralüminal papaverin uygulamalarýný karþýlaþtýrmak ve bu karþýlaþtýrmayý bir kontrol grubunun varlýðýnda yapmaktý. Çalýþmada papaverin uygulanmadan önce alýnan ilk ölçümlerde (T1) gruplar arasýnda farklýlýk gözlenmedi ve her grupta T2 deðeri T1 deðeri ile karþýlaþtýrýldýðýnda akým artýþýnda anlamlý farklýlýk saptandý. Bu farklýlýk kontrol grubu için de geçerli idi. Hiç papaverin uygulamasý yapýlmayan kontrol grubunda da bu artýþýn olmasý, muhtemelen ITA hazýrlanmasý aþamasýnda yapýlan manipülasyonlarla ITA’de belli bir miktar spazm oluþtuðunu ve T2 ölçümüne kadar geçen sürede (aort kanülasyonuna dek geçen zaman = yaklaþýk 10-15 dakika) bu spazmýn kontrol grubu da dahil olmak üzere bir miktar çözülerek her grupta T2 deðerindeki anlamlý artýþa neden olduðu þeklinde yorumlandý.Ancak T2 deðerinin T1 deðerine göre artýþ oraný gruplar arasýnda incelendiðinde, sadece topikal papaverin uygulanan gruptaki artýþ oraný kontrol grubu ve intralüminal papaverin uygulamasý yapýlan gruplara oranla istatistiki olarak anlamlý bulundu. Buna karþýlýk intralüminal papaverin grubu (Grup 3) ve kontrol grubu (Grup 1) arasýnda akým oranlarýnda anlamlý farklýlýk saptanmamasý, intralüminal uygulamanýn erken dönemde topikal uygulamaya oranla ITA’da akým artýþýný engellediði ve muhtemel olarak bu uygulama sýrasýnda yapýlan manipülasyonlarýn topikal uygulamayla karþýlaþtýrýldýðýnda ITA’da sýnýrlý bir spazm oluþturduðunu düþündürdü. Ayrýca bu uygulama sýrasýnda 4 greftte distal uca sýnýrlý disseksiyon

oluþtu ve T3 ölçümleri sýrasýnda yani tam anastomoz öncesi bu greftlerin yaklaþýk distal 1 cm’lik bir kýsmý kesilerek anastomoz yapýldý. Kontrol grubunda böyle bir komplikasyonla karþýlaþýlmazken, topikal uygulama yapýlan grupta sadece bir ITA’da tüm greft boyunca disseksiyon saptandý ve bu greft kullanýlmadý. Ancak bu komplikasyonun ITA çýkarýlmasý seyrinde zaman zaman görülebilen ve papaverin uygulama tekniðinden çok ITA’nýn hazýrlanmasýndan kaynaklanan teknik bir sorun olduðunu düþünmekteyiz. T3 ölçümleri gruplar arasýnda karþýlaþtýrýldýðýnda ise topikal ve intralüminal uygulamalarý arasýndaki farkýn tamamen kapandýðý ve akým artýþýnýn kontrol grubu ile karþýlaþtýrýldýðýnda belirgin olarak artmýþ olduðunun gözlenmesi, ITA’ya vazodilatatör uygulamasýnýn greft akýmýnda önemli artýþa neden olduðunu düþündürdü. T3 ölçümünde intralüminal uygulama grubundaki deðerin topikal uygulama grubundaki deðeri yakalamasýnýn ise intralüminal uygulama sýrasýndaki ITA kanülasyonu ve manipülasyonuna baðlý olarak geliþen spazmýn çözülmesinden kaynaklandýðýný düþündürdü.

Sonuç olarak, intralüminal ve topikal papaverin uygulamalarý koroner arter cerrahisinin en önemli grefti konumundaki ITA akýmýnda belirgin artýþa yol açmaktadýr ve erken postoperatif dönemin güvenliði açýsýndan mutlaka kullanýlmalýdýr. Topikal papaverin uygulamasý intralüminal uygulamaya oranla daha erken dönemde akým artýþýný saðlamaktadýr ve anastomoz öncesi akým artýþý en az intralüminal uygulamadaki kadar etkindir. Ýntralüminal papaverin uygulamasýnda oluþabilecek problemler ve ITA’nýn içine pH’ý oldukça asidik bir solüsyonun enjekte edilmesinden doðabilecek intima hasarý göz önüne alýndýðýnda, topikal papaverin uygulamasýnýn tercih edilmesinin daha güvenli olacaðý kanýsýndayýz.

K

Kaay

yn

naak

kllaarr

1. Dregelid E, Heldal K, Andersen KS, Stangeland L, Svendsen E. Dilation of the internal mammary artery by external papaverine application to the pedicle. An improved method. Eur J Cardiothorac Surg 1993;7:158-62.

2. Sasson L, Cohen AJ, Hauptman E, Schachner A. Effect of topical vasodilators on internal mammary arteries. Ann Thorac Surg 1995;59:494-6.

3. Salmanpera M, Levy JH. The in vitro effects of phosphodiesterase inhibitors on the human internal mammary artery. Anesth Analg 1996;82:954-7.

4. Okies JE, Page US, Bigelow JC, et al. The left internal mammary artery: The graft of choice. Circulation 1984;70:213.

5. Lobato EB, Janelle GM, Urdaneta F, Martin TD. Comparison of milrinone versus nitroglycerine, alone and in combination, on grafted internal mammary artery flow after cardiopulmonary bypass: Effects of alpha-adrenergic stimulation. J Cardiothorac Vasc Anesth 2001;15:723-7. 6. Chanda J, Canver CC. Reversal of pre-existing vasospasm

in coronary artery conduits. Ann Thorac Surg 2001;72:476-80.

7. Montgomery WD, Spence P, Ali AT, et al. Evaluation of the long-term effectiveness of extraluminal and intraluminal vasodilators in an in vitro porcine model of arterial graft spasm. Eur J Cardiothorac Surg

Mert et al

Effect of Papaverine on ITA

(5)

1996;10:1071-81.

8. Us MH, Pekediz A, Süngün M ve ark. Ýnternal torasik arterin hazýrlanmasýnda vazodilatatör ilaçlar gerçekten gerekli mi? Türk Göðüs Kalp Damar Cer Derg 2003;11:5-8. 9. Yavuz S, Celkan A, Goncu T, Turk T, Ozdemir IA. Effect of papaverine applications on blood flow of the internal mammary artery. Ann Thorac Cardiovasc Surg 2001;7:84-8.

10. Mills NL, Bringaze WL. Preparation of the internal mammary artery graft. Which is the best method? J Thorac Cardiovasc Surg 1989;98:73-9.

11. Haussmann H, Photiadis J, Hetzer R. Blood flow in the internal mammary artery after administration of papaverine

during coronary artery bypass grafting. Tex Heart Inst J 1996;23:279-83.

12. Gao YJ, Yang H, Teoh K, Lee RM. Detrimental effects of papaverine on the human internal thoracic artery. J Thorac Cardiovasc Surg 2003;126:179-85.

13. Cooper GJ, Gillot T, Parry EA, Kennedy A, Wilkinson GA. Papaverine injures the endothelium of the internal mammary artery. Cardiovasc Surg 1995;3:553-5.

Türk Göðüs Kalp Damar Cer Derg 2004;12:76-80

Referanslar

Benzer Belgeler

yatık üçgen (Alm. oblique triangle) mat. Hiçbir açısı dik olmayan üçgen. Bir kuvvetin etkisi altında kaldığı zaman elastik şekil değiştirebilme özelliğine

100’den küçük doğal sayı- ların hangi onluğa daha yakın olduğunu belirler5.

ETKİNLİK Sayı örüntülerini 100’den küçük doğal sayılar arasında karşılaştırma ve7.

1.864.500 YTL' ye kadar olan kısım için Sonra gelen 3.729.000 YTL' lik kısmı için Sonra gelen 6.215.000 YTL' lik kısmı için 11.808.500 YTL' yi aşan kısım için..

!!!!NOT:Yüz yüze eğitim dersinizin olmadığı günler ders programınızdaki tüm derslere zoom üzerinden katılmanız

HASGÜLLER İLETİŞİM GIDA İNŞAAT TEMİZLİK HİZMETLERİ YAKIT TEKSTİL TARIM VE HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ. Faal 46.52.01 Telekomünikasyon ekipman

01 47.72.90 Belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda başka yerde sınıflandırılmamış deriden veya deri bileşimlerinden diğer ürünlerin perakende ticareti (deri veya

BALTADIM TARIM ORMAN ÜRÜNLERİ İNŞAAT GIDA ELEKTRONİK TURİZM HAYVANCILIK TEKSTİL İTHALAT İHRACAT DIŞ TİCARET SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ..