TURİZM EKONOMİSİ
• Tam Rekabet Piyasasında Piyasa ve Firma Talep Eğrisi Eğer bir piyasadaki malların ikamesi ne kadar yüksekse, firmanın karşılaşacağı talep de o kadar esnek olur. Tam rekabet koşullarında firmalar tarafından üretilen mallar birbirinin tam ikamesi olduğundan firma fiyatı belirleme gücüne sahip değildir. Piyasada oluşmuş fiyatı veri almak zorundadırlar.
• Tam Rekabet Piyasasında Kısa Dönemde Kar Maksimizasyonu Tam rekabet piyasasında faaliyette bulunan firma, piyasa fiyatını kabul etmek zorundadır. Ancak ne kadar üretim yapacağına
kendisi karar verebilir. Bunun için de maliyet ve hasılat (gelir) düzeylerini dikkate alması gerekir. Firma, bir önceki ünitede açıklandığı gibi birtakım maliyetlerle karşılaşır. Ancak firmanın kar maksimizasyonunu açıklayabilmek için toplam hasılat,
marjinal hasılat ve ortalama hasılat kavramlarının açıklanması gerekir. Toplam Hasılat Belli bir miktar ürünün satışından elde edilen para toplamına toplam hasılat veya toplam satış hasılatı denir. Toplam hasılat malın satılan miktarı ile fiyatının çarpımına eşittir. TH = F x M
• Ortalama Hasılat Ortalama hasılat, toplam hasılatın satılan mal miktarına bölünmesiyle bulunur. Ortalama hasılat ürünün bir biriminin firmaya getirdiği para miktarıdır. Ortalama
hasılat fiyata eşittir. Marjinal Hasılat Ürünün satılan miktarı bir birim arttırıldığı zaman
toplam hasılatta meydana gelen değişmeye marjinal hasılat denir.
• Marjinal hasılat fiyata eşittir.
• Kısa dönemde firma için ortalama hasıla (OH) ve marjinal hasılat (MH), fiyata (F) eşittir. Fi yatta firma talep eğrisine (t) eşittir.
• Marjinal Hasılat - Marjinal Maliyet Eğrileri Yardımıyla Kar Maksimizasyonu Tam rekabet piyasasında
faaliyette bulunan bir firmanın karını maksimize etmesi için en önemli koşul, marjinal hasılatı ile
marjinal maliyetlerini karşılamaktır. Firma MH > MM olduğu sürece üretmeye devam edecektir. Firma
karının maksimum olmasının ilk şartı marjinal maliyetin marjinal hasılata eşit olmasıdır. (MM = MH), ikinci şart ise bu eşitliğin sağlandığı yerde marjinal maliyetin yükseliyor olmasıdır.
• Tam Rekabet Piyasasında Uzun Dönem Kar Maksimizasyonu Tam rekabet piyasasında faaliyet gösteren firmaların aşırı kar elde etmeleri giriş-çıkış serbestliğinden dolayı yeni firmaların endüstriye girmelerine yol açar. Yeni firmaların piyasaya
girmesi endüstride mal arzını arttırır ve talep değişmediği için arzın artması fiyatın düşmesine neden olur. Tersine kısa
dönemde bazı firmalar zarar ediyorsa, bunlar piyasayı terk edeceklerdir. Arz azalacağı için (talep sabit) malın fiyatı
yükselecektir. Öte yandan uzun dönemde daha fazla firma piyasada olacağı ve endüstride toplam olarak üretim artacağı için fiyat daha düşük olacaktır. Uzun dönemde aşırı karlar
ortadan kalkacaktır.
• Tam Rekabet Piyasasının Turizm ile İlişkilendirilmesi Tam rekabet
piyasasının özelliklerini göz önüne aldığımızda bazı durumların turizmde faaliyette bulunan herhangi bir firma için söz konusu olabileceğini
söyleyebiliriz. Örneğin; turizm açısından ilgi duyulan bölge yeni firmalar için cazip ve çekicidir. Firmalar kolayca bu piyasaya girebilirler (mobilite koşulu). Bazı firmalar aşırı kar elde ederken bazıları normal kar elde
edebilir. Hatta zarar ederek piyasayı terk eden firmalar da olabilir. -6- Tam rekabet piyasasında uzun dönemde üretim etkinliği sağlanarak aşırı karlar ortadan kalkar. Oysa bu durum turizm sektörü açısından tartışmalıdır.
Çünkü turizm sezonluk bir alandır. Dolayısıyla üretim faktörleri sezon dışında atıl kalabilirler. Bu ise etkinlik durumuyla çelişir. Turizmde piyasa talep eğrisi, sonsuz esnek değildir. Çünkü fiyatların sabit olması mümkün değildir. Fiyat sezon, müşteri grubu vb. bağlı olarak değişebilir.
• Monopol Piyasası ve Turizm Monopol, belirli bir mal ya da hizmet piyasasında tek bir satıcının ya da üreticinin olduğu, rekabetin olmadığı bir piyasadır. İkamesi güç malın üretim ve satışı tek bir firma tarafından yapılmaktadır.
Monopolde; Yakın ikamesi olmayan bazı mal ve
hizmetlerin piyasada tek satıcısı vardır. Satıcı fiyatlar üzerinde kontrol gücüne sahiptir. Piyasaya girişleri engelleyen düzenlemeler söz konusudur. Monopolün Ortaya Çıkış Nedenleri Bir firmanın piyasadaki tüm arzı
kontrol etme gücü çeşitli nedenlerden kaynaklanmaktadır.
Bunlar doğal, yasal, akdi ve fiili nedenlerle olabilir.
• Doğal Nedenler Bazen bir firma, ülkedeki hammaddelerin tüm rezervlerine sahip olabilir. Örneğin dünya elmas satışının tamamına yakını De Bears şirketinin kontrolü altındadır. Yasal Nedenler Yasalar; ikamesi güç olan bir malın tek üretici ve satıcı olma hakkını bir firmaya verebilir. Yasal olarak ortaya çıkan monopoller mali amaçlı, sosyal amaçlı ve hukuki amaçlı yasal monopollerdir. Ülkemizde devlete gelir sağlamak
amacıyla alkollü malların tek üreticisi olma hakkı kanunla Gümrük ve Tekel
Müdürlüğüne verilmiştir. Bu mali amaçlı yasal monopoldür. Ülkemizde devlete gelir sağlamak amacıyla alkollü malların tek üreticisi olma hakkı kanunla Gümrük ve Tekel Müdürlüğüne verilmiştir. Bu mali amaçlı yasal monopoldür. Sosyal amaçlı yasal
monopoller ise sosyal hizmetlerin en iyi karşılanabilmesi için bu hizmetlere yönelik faaliyetlerin devlete veya mahalli idarelere bırakılmasıyla oluşur. Ülkemizde
demiryolu işletmeciliği DDY işletmelerine, şehir içi otobüs işletmeciliği kanunla
belediyelere bırakılmıştır. Hukuki amaçlı yasal monopoller, yeni buluşları, özendirmek, haksız rekabeti önlemek amacıyla buluşu yapan kişi ve firmalara patent verilmesiyle oluşur. Özellikle ilaç endüstrisinde bu çeşit monopollere rastlanır.
• Akdi Nedenler Bir endüstride, aynı malı üreten
firmalar aralarındaki rekabeti ortadan kaldırmak için ortak hareket edebilirler. Aralarında yaptıkları
anlaşma sonucu piyasadaki tüm firmalar tek firma gibi hareket etmeyi başarırlarsa monopol oluşur. En yaygın akdi monopol kartel ve tröstlerdir. Fiili
Nedenler Üretim tesis ölçeği büyüdükçe parça
başına maliyetin düştüğü endüstrilerde zamanla tek firma tüm piyasaya egemen olarak monopolleşebilir.
En tehlikeli monopoller akdi ve fiili olanlardır.
• Monopolcü firma, fiyatı belirleme gücüne sahiptir. Daha çok çıktı (ürün) satabilmek için fiyatını düşürmesi gerekecektir. Eğer daha fazla ürün satabilmek için fiyatı düşürürse, düşen fiyat diğer tüm birimlerin de bu yeni fiyattan satılması anlamına gelecektir. Bu durumda monopolcünün belirlediği fiyat, ortalama hasılata eşit olacaktır. Ortalama Hasılat Toplam hasılatın çıktı düzeyine bölünmesiyle ortalama hasılat (OH) elde edilir. Monopolcü firmanın ortalama hasılatı fiyat
düzeyine eşittir. Monopolcü firma daha çok çıktı/ürün satmak istediğinde fiyatı düşürmek zorundadır. Dolayısıyla monopolcünün karşı karşıya bulunduğu piyasa talep eğrisi negatif
eğimlidir. Talep eğrisinin böyle olmasının nedeni, monopolcünün daha çok ürün satmak için daha düşük fiyat belirlemesi gerektiğidir. Firmanın talep eğrisi aynı zamanda ortalama hasılat eğrisidir.
Marjinal Hasılat Çıktı (ürün) düzeyindeki bir birimlik artışın toplam hasılatta meydana getirdiği ilave hasılattır. Tam rekabet piyasasının aksine monopol piyasasında fiyat monopolcü firmanın marjinal hasılatına eşit değildir. Monopolcü firma daha fazla mal satmak için tüm çıktı
düzeylerinde daha düşük fiyat belirlemek zorundadır. Ancak daha çok çıktı satışı ile toplam hasılatı arttırabilir. Ancak daha fazla olan çıktısını satabilmek için fiyatı düşüreceğinden toplam hasılatı düşecektir. Ortalama hasılatta satış miktarı arttıkça azalacaktır. Ortalamanın azaldığı
bölgede marjinalin ortalamadan mutlaka küçük olacağı bilindiğinde (Şekil 6: Marjinal ve ortalama hasılat eğrileri) monopolcü firmanın marjinal hasılatı daima ortalama hasılatta küçüktür. Bir başka deyişle monopolcü firmanın marjinal hasılatı her zaman fiyattan küçüktür.
• Monopol Piyasasında Fiyat Farklılaştırması Tam Rekabet Piyasasında ürün homojen ve tüketiciler mal ve hizmetler hakkında tam bilgiye sahip olduklarından her tüketici satın almak istediği her birim için aynı fiyatı öder. Yüksek fiyattan mal satan bir kişiden bu malı satın almaz.
Oysa monopol piyasasında, monopolcü malın tek satıcısı olduğundan malın fiyatını arttırabilir, aynı mal için farklı fiyatlar belirleyebilir. Aynı malı farklı tüketicilere farklı fiyatlardan satarak karını arttırabilir.
Monopolcü firmanın aynı malı değişik tüketicilere değişik fiyatlardan satmasına fiyat farklılaştırması denir. Fiyat farklılaştırması üç şekilde yapılabilir: Eğer monopolcü mal ya da hizmeti mümkün olan en yüksek fiyattan başlayarak aşağıya doğru bir fiyatta satabilirse bu birinci derece fiyat farklılaştırması ya da birimler arasında
farklılaştırmadır.
• Doktorun müşterilerinin gelir durumuna göre farklı ameliyat ücreti alması gibi. Bazen monopolcü insanların zorunlu ihtiyaçları arasında yer alan ve bol olarak ürettiği bir malın belli bir miktarı için tek fiyat, daha sonra kademeli olarak daha düşük fiyat koyabilir. Bu ikinci derecede fiyat farklılaştırması ya da miktarlar arasında farklılaştırmadır. Elektrik tüketiminde belli bir düzeye kadar elektriğin kilovatına yüksek fiyat konulması daha sonra kademeli olarak fiyatların düşürülmesi örnek olarak verilebilir. -11- Monopolcünün farklı piyasalarda farklı fiyat uygulaması üçüncü dereceden fiyat farklılaştırması ya da alıcılar arasında farklılaştırmadır. Sinemalarda öğrencilere daha düşük fiyattan bilet satılması 3.
dereceden fiyat farklılaştırmasıdır. Monopolcü firmanın fiyat farklılaştırmasına gidebilmesi için bazı koşulların olması gerekir. Bunun için monopol piyasası ya da oligapol piyasası kartel oluşturup aynı fiyat politikasını uygulamaları gerekir. Ayrıca malın bir piyasadan alınıp diğer bir piyasada satılmaması gerekir. Son olarak satıcı talebi esnek olan veya olmayan
tüketicileri birbirinden ayırması gerekir. Monopolcü firmanın fiyat farklılaştırmasına
gidebilmesi için bazı koşulların olması gerekir. Bunun için monopol piyasası ya da oligapol piyasası kartel oluşturup aynı fiyat politikasını uygulamaları gerekir. Ayrıca malın bir
piyasadan alınıp diğer bir piyasada satılmaması gerekir. Son olarak satıcı talebi esnek olan veya olmayan tüketicileri birbirinden ayırması gerekir.
• Monopol Piyasasının Turizm ile İlişkilendirilmesi Turizm sektöründe faaliyette
bulunan firmaların sundukları hizmetler taklit edilebilir ve turistik ürünlerin ikamesi bulunmaktadır. Turizmde monopol iki durumda ortaya çıkar: Çekicilik unsurlarından birine sahip olmak; monopolcü güç yaratabilir. Piyasa mekanizmasının ortaya
çıkardığı bazı eğilimler, turizmde monopolcü etkiler yaratabilir. Turizm sektöründe fiyat farklılaştırması oldukça sık rastlanan bir durumdur. Oteller; şirketlere, tur gruplarına, spor kulüplerine farklı fiyat verebilirler. Yine ülkemizde konaklama işletmelerinin elektrik ve su bedelleri mevzuat gereği diğer işletmelere göre daha düşük olması da ikinci dereceden fiyat farklılaştırmasına örnektir. Monopollü Rekabet Piyasası ve Turizm Tam rekabet piyasası ve monopol piyasası iki uç piyasadır. Tam rekabet piyasasında alıcı ve satıcı çok, piyasaya giriş çıkış serbest olmasına karşılık monopol piyasasında çok alıcı karşısında malın tek satıcısı vardır.
Ayrıca piyasaya giriş engelleri mevcuttur. Bu piyasalar günlük yaşantımızda
karşılaştığımız piyasa türleri değildir. Günlük yaşantımızda en sık gözlenen eksik rekabet piyasaları monopollü (monopolcü) rekabet ve oligopol piyasalarıdır.
• Monopolcü (Monopollü) Rekabet Piyasasının Özelikleri Monopolcü rekabet piyasası adından da anlaşılacağı gibi hem monopol hem de tam rekabet piyasalarını çağrıştırmaktadır. Monopollü rekabet
piyasasında farklılaştırılmış fakat birbirinin yerini kolayca alabilen malları satan çok sayıda firma vardır. -12- Piyasada çok sayıda alıcı ve satıcı vardır. Monopolcü rekabet piyasasının bu özelliği tam
rekabet piyasasına benzer. Ancak piyasada fiyat veri değildir.
Monopolcü rekabet piyasasında firmalar piyasada oluşan fiyatları etkileyebilirler. Farklılaştırılmış mallar söz konusudur. Bu
monopolcü rekabet piyasasının en önemli özelliğidir. Mal
farklılaştırması sadece ürünün şekline, ambalajına vb. değil aynı zamanda dükkanın yerine, görünümüne, giyime, davranışlara, reklama, taksitli satışlara vb. kadar uzanır.
• Monopolcü, rekabet piyasasına giriş-çıkış kolaylığı vardır. Bu durum tıpkı tam rekabet
piyasasında olduğu gibi uzun dönemde aşırı karların ortadan kalkmasına ve normal kar elde edilmesine neden olur. Monopolcü rekabet piyasasında firmalar monopolcü karından pay almak için reklam, marka, promosyon gibi fiyat dışı rekabet araçlarını kullanırlar. Tam
rekabette aynı malı üreten firmalar endüstriyi oluşturuyordu. Monopolde ise tek firma yanı zamanda endüstriydi. Oysa monopolcü rekabette ürünler çok az farklılık gösterdiğinden firmaların oluşturduğu topluluk endüstri yerine ürün grubudur. Monopollü (Monopolcü) Rekabet Piyasasında Kısa Dönem Dengesi Monopolcü rekabet piyasasında kısa dönem
dengesi monopolcü piyasadan farklı değildir (Şekil 7). Talep eğrisi negatif eğimli ancak daha esnektir. Denge üretim hacmi MM = MH eşitliğinin gerçekleştiği noktadadır. Kısa dönemde aşırı kar, zarar veya normal kar elde edilebilir. Tabii ki firmanın kar elde edebilmesi için fiyat, ortalama toplam maliyetin üstünde olmalıdır (P > OTM). Monopolcü Rekabet Piyasasında Uzun Dönem Dengesi Bir ürün grubu içindeki firmaların aşırı kar elde ediyor olmaları yeni firmaların ortaya çıkmasına yol açacaktır. Piyasaya yeni firmaların girmesi ile piyasa arzı artar ve fiyatlar ortalama maliyete eşit oluncaya kadar düşer. Aşırı kar, ortadan kalkar firma;
normal kar ile yetinmek zorundadır. Uzun dönemde aşırı karın ortadan kalkması monopolcü rekabeti tam rekabete yaklaştıran özelliktir.
• Monopollü Rekabet Piyasasının Turizm İle İlişkilendirilmesi Turizm sektöründe gerçekleşen ekonomik faaliyetler genellikle monopollü rekabet piyasasında gerçekleşmektedir. Turizm piyasasına baktığımızda gerek alıcı gerekse de satıcı
sayısının çok sayıda olduğu ve benzer özelliklere sahip ürün sunduklarını görmekteyiz.
Firmalar yoğun bir rekabet içerisindedirler. Bunları da tanıtım, reklam, promosyon vb.
faaliyetlerle gerçekleştirmektedirler. Oligopol Piyasası ve Turizm Birbirine etki edebilecek kadar az sayıda firmanın çok sayıda alıcı ile karşı karşıya geldiği piyasa
türüne oligopol piyasası denir. Oligopol piyasası tam rekabet ile monopol arasında yer almaktadır. Gerçek hayatta fazla görülen bir piyasa türüdür. Oligopolist firmalar
tarafından üretilecek mallar standartlaşmış olabileceği gibi farklılaştırılmış da olabilir.
Demir - çelik üretimi standartlaştırılmış üretimdir. Otomobil, sigara gibi mallar farklılaştırılmış üretimdir. Bu piyasalar ülkemizde oligopol piyasasına örnek oluştururlar. Çünkü birkaç dev firmanın hakim olduğu piyasalardır. Oligopol piyasasında az sayıda (birkaç) satıcı ve çok alıcı olması, firmaların homojen veya farklılaştırılmış mal satmaları ve piyasaya girişi kısıtlayan engellerin olması oligopol piyasasının özellikleridir.
• Oligopollerin Sınıflandırılması Oligopoller ana hatlarıyla ürün farklılaştırılmasının olup olmamasına göre, gizli anlaşmalarla veya ihtiyari işbirlikleriyle oluşup
oluşmadıklarına göre iki sınıfta sınıflandırılabilirler. Ürün farklılaştırmasının olup olmamasına bağlı olarak oligopol saf oligopol ve farklılaştırılmış oligopol olmak üzere de ikiye ayrılabilir. Saf oligopolde firmaların ürünleri homojendir. Çimento, demir-çelik, alüminyum sanayileri bunlara örnek olarak verilebilir. Saf oligopolde firmalar birbirlerine bağımlıdırlar. Farklılaştırılmış oligopolde firmaların ürünleri homojen değildir. Yani mallar bir birinden farklıdır. Farklılaştırmanın derecesinin artması firmalar arasında karşılıklı bağımlılığın azalmasına neden olur. En fazla farklılaştırılmış oligopolle karşılaşmaktayız. Otomobil üreten az sayıda firma farklılaştırılmış oligopole örnektir. Oligopoller gizli anlaşmalarla veya ihtiyari işbirlikleriyle oluşabilirler. Gizli anlaşmalarla oluşan oligopolde rakip firmalar doğrudan görüşüp, anlaşabilirler. Ancak çoğu kez ihtiyari işbirlikleriyle ortaya çıkan oligopollere rastlamaktayız. Buna göre her firma kendi hareketine tepki olarak rakibinin tepkisini dikkate alır ve ona göre politikasını belirler.
• Oligopolde Piyasa Dengesi Oligopol piyasasında firmalar arasında karşılıklı bağımlılığın olması fiyatın belirlenmesini karmaşık hale getirmektedir. Dirsekli Talep Modeli: Buna göre eğer piyasada bir firma fiyatlarını
düşürürse rakipleri de aynı şekilde fiyatlarını düşürürler. Ancak firma
fiyatları arttırdığında rakipleri bu kez fiyatlarını yükseltmezler. Bu nedenle oligopolcü için piyasa fiyatının üzerinde daha az esnek olan piyasa talep eğrisi, bu fiyatın altında ise çok esnek olan firma talep eğrisi geçerlidir. Yani talep eğrisi, piyasa fiyatı düzeyinde dirsek yapar. Fiyat Önderliği Teorisi: Bazı oligopoller fiyatları belirlerken işbirliği yaparlar. Böyle işbirliğinde
piyasada lider durumunda olan firma fiyatı belirler. Diğer firmalar saptanan bu fiyatı izlerler. Kartel Teorisi: Burada oligopolcüler piyasada tek bir firma faaliyette bulunuyormuş gibi davranırlar. Kartelde oligopolcüler,
monopolcünün elde ettiği bütün faydalardan yararlanmak için bir araya gelirler. OPEC petrol ihracatçısı ülkelerin oluşturduğu kartele örnektir.
• Oligopol Piyasasının Turizm ile İlişkilendirilmesi Turizm, oligopol piyasasının özelliklerinin en
yoğun yaşandığı üretim alanlarından birisidir.
Özellikle dikey ve yatay bütünleşmelere sık rastlanmaktadır. Otellerin kendi aralarında birleşerek piyasaya yön verme çalışmaları
yatay bütünleşme örneğidir. Havayolları, otel ve acentenin bir grup altında toplanması ise dikey bütünleşmeye örnektir
• Turizmin Ekonomik Fonksiyonları (İşlevleri) Turizm faaliyeti, boş zaman ve tasarrufun nasıl kullanılacağıyla ilgili ekonomik karara varılmasıyla başlar. Ekonomi üzerinde birtakım etkiler yaratır. Bu etkiler parasal (moneter) ve reel karakterlidir. Gelişmekte olan bir ülkede turizmin, gerek ekonomik kalkınma için ihtiyaç duyulan döviz girdisini sağlaması, gerekse de ekonomik yararlılığı ve verimli oluşu yüzünden ekonomik sorunların çözümünde önemli etkiler vardır. Turizmin birtakım ekonomik fonksiyonları (işlevleri) vardır. Bunlar: Gelişmekte olan ülkelerde turizm daha kısa sürede ekonomik yararlılık göstermektedir. Başarılı bir tanıtım kampanyasıyla birkaç yılda büyük ihtiyaç duyulan döviz geliri sağlanabilir. Gelir ve istihdam artışı sağlanabilir. Diğer endüstrilere nazaran turizmde verimlilik daha yüksektir. Turizm yatırımlarında doğrudan sermaye yatırımının yaratılan gelir akımına oranı daha düşüktür. Dolayısıyla turizmde marjinal sermaye/hasıla oranı düşüktür. Bu oran ne kadar düşükse yeni yatırım verimliliğinin o kadar yüksek olduğu kabul edilir. Turizmde çarpan etkisi önemlidir. Turizm yatırımlarındaki artış; önce bölge halkına daha sonra ekonominin diğer kesimlerine yayılarak kişi, kurum ve devletin gelirlerinin çarpan katsayısı kadar artmasına neden olur. Turizm geniş istihdam olanakları yaratır. Turizm endüstrisinde istihdam/yatırım oranı diğer endüstrilere oranla oldukça yüksektir. Dolayısıyla turizmde bir kişiye iş alanı yapmak için yapılması gereken yatırım diğer endüstrilere göre düşüktür. Turizmin gelişmesiyle alt yapı kullanımında etkinlik sağlanır. Gerçekten de turizmin bir endüstri olarak doğması için belirli düzeyde alt yapı olmalıdır. Turizm kalkınma için gerekli döviz girdisini sağlar. Turizmin tarımsal ürün ve hammadde ihracatından daha fazla gelir kazandırıcı etkisi vardır. Gelişmekte olan ülkelerin dış satımı için bir çeşitlendirme olanağı yaratır ve döviz gelirlerinden kaynaklı büyük dalgalanmaları ortadan kaldırır. Bu ülkelerin dış alımları (ithalatları) nedeniyle doğan
ödemeler dengesi, açıklarını kapatmayı kolaylaştırır. Turizm, yarattığı her bir birim döviz için diğer endüstrilere oranla daha az dış girdi; yani döviz çıkışı gerektirir. Dolayısıyla, turizm dövizlerinin daha büyük bir kısmı, üretim endüstrisinin geliştirilmesinde veya dış borçların ödenmesinde kullanılabilir. Turizm, gelir ve refahın yeniden dağılımını sağlar. Uluslararası turizm
hareketlerinin gelişmesi, gelişmiş ülkelerden, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere doğru bir gelir akımı yaratır. Turizm doğal kaynakların korunması ve geliştirilmesi yönünde bir ilginin doğmasını sağlar. Doğal kaynakların korunması ve zenginleştirilmesi konusunda çabalar yoğunlaşır. Turizm aynı zamanda gelişmekte olan bir ülkenin sosyal ve kültürel zenginliklerine dikkatleri çekeceğinden geleneksel törenlere, örf ve adetlere, bölgesel giysilere ve el sanatlarına önem verilir.
• Turizm ve Milli Gelir Milli Gelir Kavramları Bir ülkenin belli bir dönemde mal ve hizmet üretiminden doğan üretim faktörleri (sermaye ve emek gibi) gelirlerinin parasal değerine milli gelir denir. Milli gelir hesaplamaları ekonomide bir yılık
sürede üretilen nihai (tamamlanmış) mal ve hizmetlerin piyasa değerlerinin toplam olarak ölçümünü sağlar. Ülkemizde milli gelir istatistikleri, üç aylık dönemler
itibariyle Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) tarafından hesaplanıp yayınlanmaktadır.
Yayınlanan bu rakamlar ekonominin tarım, sanayi, konut, turizm gibi farklı
sektörlerine ait üretim verilerini, ülkedeki gelirlerin (ücret, faiz ve kâr) kaynaklarını ve çeşitli türdeki mallara yapılan harcamaları kapsar. Bu nedenle milli gelir hesapları hem ekonomik faaliyetlerin genel bir özetini sunar hem de ülkedeki üretim, gelirler ve harcamalar arasındaki karşılıklı ilişkileri gösterir. Ülkemizde milyonlarca mal ve hizmet üretilmektedir. Bunların her biri ton, adet, saat, metreküp gibi farklı
birimlerle ifade edilmektedir. Bu sorunu çözmek için söz konusu mal ve hizmetlerin değerini ifade eden ortak bir ölçüt olarak fiyatları kullanılmaktadır. Çünkü üretilen ve satılmak üzere piyasaya arz edilen her mal ve hizmetin fiyatı vardır.
• Bir ekonomide belirli bir dönemde tamamlanmış mal ve hizmetlerin piyasa değerinin toplamına gayri safi milli hasıla (GSMH) denir. Bu
kavram ülkenin genel ekonomik performansının değerlendirilmesinde önemlidir. GSMH, o ülke vatandaşlarının sahip olduğu üretim
faktörleri tarafından gerçekleştiren üretimin değerini ifade eder.
GSMH’nin bir kısmı yurtdışında üretilen mal ve hizmetlerden oluşurken, bir kısmı da yurtiçinde üretilmesine rağmen GSMH
hesapları dışında kalmaktadır. Bir Türk firmasının Azerbaycan’da elde ettiği kâr Türkiye’deki GSMH hesaplarına dahil edilir; ancak bir
Amerikan firmasının Türkiye’de elde ettiği kâr Türkiye’deki GSMH
hesaplarına dahil edilmez. Gayri safi yurtiçi hasıla (GSYİH), GSMH’den net dış alem faktör gelirlerinin (işçi dövizleri, yurtdışından elde edilen müteşebbis gelirleri vb.) düşülmesiyle bulunur.