Akşamdan börekler açılır, yapraklar sarılır, tatlılar yapılır,
Bir yandan yıkanılıp bir yandan şarkılar söylenir, sohbetler edilir, Bir neden bulunur ve mutluluklar, keyifler ve hayat paylaşılır…
Su ile yaşayan bir kültür: Türk Hamamı
Hamam, Anadolu kültürünün oldukça önemli bir parçasıdır. Hamamlar sadece temizlenilen bir yer değil, yaşayan ve kuşaklar boyu aktarılan bir kültürün simgeleridir. Hamamlar 6 bin yıl öncesinde Sümerlerle tarih sahnesine çıkmış, Anadolu’da kurulmuş tüm medeniyetlerin kültüründe yaşatılmıştır.
Roma döneminde oldukça geniş alanlar üzerine kurulan hamamlar, temizliğin yanı sıra sportif ve kültürel etkinliklerin de merkezi olmuştur. Hamamlar, insanların yıkanma ve temizlenme ihtiyaçlarına cevap vermelerinin yanı sıra, her dönemde toplumların dini inançları doğrultusunda mimari şekillenme göstermişler ve sosyal yaşantıların bir parçası olmuşlardır. Yıkanmanın hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde kullanımı da çok eski tarihlere dayanır.
Anadolu’da Sümerler ile başlayan ve çeşitli toplumlara ev sahipliği yapan hamam kültürü zaman içinde Türk banyosu geleneği ile birleşerek Türk Hamamı kimliğine kavuşmuştur. XV. yy’ın ortalarından itibaren sosyal yaşamın bir parçası olarak hamamların sayıları tüm Anadolu’da giderek artmıştır. XVII.
yy’da sadece İstanbul’daki hamam sayısının 15 bine ulaştığı bilinmektedir. Bu dönemden itibaren Türk Hamamı kavramı tüm Dünya literatürüne yerleşmiştir.
Hamam sözcüğü; Arapça “Hammam”= Banyo, İbranice “Hamam”= Sıcak olmak sözcüklerinden türemiştir. Hamam, kısaca “yıkanma, arınma ve şifa bulmaya mahsus yer” olarak tanımlanabilir.
Sosyal yaşamın bir parçası olarak hamamlar nefse, gelin, güvey, adak, kırk, loğusa, sünnet, kız beğenme gibi çeşitli nedenlerle ziyaret edilmişlerdir. Hamamlar kapalı Osmanlı toplumunda eğlence mekânlarının en önemlilerindendi.
Günümüzde tarihe tanıklık etmiş ve halen işler durumda bulunan hamamlarımız mevcuttur. İstanbul, Ankara, Bursa, Afyon, Kayseri, Mardin gibi pek çok şehrimizde tarihi hamamlara ve onların müdavimlerine rastlamak mümkündür. Mimari özellikleri ile de eşsiz ve güzel olan tarihi hamamların yanı sıra günümüzün modern Türk Hamamları da hamam kültürünün yaşatılmasını sağlamaktadır.
HAMAM MİMARİSİ
Mimarimizin çok önemli parçalarından biri olmasına karşın, üzerinde yeterince durulmamış öğelerinden biri de hamamlardır. Mimarlık sanatı açısından çok önemli yapılar olan hamamlar, kültür tarihi açısından da önem arz eder. Kubbelerinin bulunması ve diğer bazı mimari özellikleri ile camileri andırırlar.
Hamamlar iç tasarımları ve mimari organları açısından bakıldığında çok sade olanları olduğu gibi, çok muhteşem olanları da vardır. Günümüzde gerek Osmanlı öncesi ve gerek Osmanlı döneminden kalma pek çok hamam harabesi görülebilir.
Osmanlı dönemi öncesi hamamlar
Tarihçiler ve arkeologların kaydettiği bilgilere göre yıkanmak için yapılan bağımsız binalara Mezopotamya, Babil, Hindistan ve eski Mısır’da rastlamak mümkün. Ancak büyük hacimli binalar inşa edilmesi, kendinden ısıtmalı bir sistemin bulunması ve sıcak suyunun akıyor olması Roma dönemine rastlayan gelişmeler. M.Ö. 1. yy’da Roma’da anıtsal hamam binalarının yapıldığı ve M.Ö. 33 yılında 170 adet genel hamam olduğu kayıtlara geçtiği belirtiliyor. Roma’da klasik bir hamam binası; heykel, yüzme havuzu, büyük bahçe ve kütüphanelerin olduğu, spor yarışmalarının yapıldığı, bayramlarda şiir okunup, şarkı söylenen büyük bir kompleks özelliğini taşıyor ve oldukça geniş alanlar üzerinde kuruluyor. Dünya tarihinde yapılmış en büyük hamam bir Roma Hamamı olan Diclaotianus’tur ve 14 futbol sahası büyüklüğünde bir alanı kaplamaktadır. Ülkemizin pek çok yerinde antik Roma hamamlarına rastlamak mümkündür. Anadolu’daki hamam kültürü Roma’dan sonra da sürdürülmüş ancak Dünya çapındaki ününe Osmanlılar döneminde kavuşmuştur.
Osmanlı Döneminden Günümüze Hamamlar:
Osmanlılar idareyi ele aldıklarında kendilerinden önceki kültürleri koruyarak üzerine kendi kültürlerini eklemişlerdir. Bu sayede Anadolu’daki hamam kültürü daha da gelişmiştir. Diyebiliriz ki Anadolu’daki hamamların mermerleri tüm sıcaklıklarıyla yerinde kalırken üzerlerinde yıkanan insanlar Orta Asya’ya dayanan geleneklerini beraberlerinde getirip göbek taşının üzerine yerleştirmişlerdir. Hamam dilden edebiyata ve gündelik hayata kadar Osmanlı kültüründe ağırlıklı bir yer tutar. Önemli günlerde mutlaka hamama gidilir ve hamamlar sosyalleşme mekânlarıdır. Anadolu’da hamam geleneği yüzyıllardır olduğu gibi günümüzde de güncelliğini korumaktadır. Kadınlar için “gelin hamamı”, “loğusa hamamı”,
“bebeğin kırk hamamı”, “adak hamamı”, “yas alma hamamı” erkeklerde için “damat hamamı”, “sünnet hamamı”, “asker hamamı” ve “bayram hamamı” günümüzde de korunmakta, Anadolu’da pek çok yerde bu hamamlarda yıkanmak bir tören olarak yerine getirilmektedir.
Mimari açıdan Türk Hamamı genel olarak 3 bölümden oluşur:
Soyunma yerleri (câmegâh): Geniş bir sofa ve bunun çevresinde bölmeli sekiler bulunur. Sekiler yıkanan kimselerin uzanıp dinlenmesi içindir.
Yıkanma yerleri: Soğukluktan geçilerek yıkanma yerlerine girilir. Yıkanma yerleri “Kurna başı” denilen ve herkesin teker teker yıkandığı bölüm, “halvet” adı verilen, kapalı ve yalnız başına yıkanma bölümleri ve bir de üzerine uzanıp ter dökülen “göbek taşı” bölümlerinden oluşur. Göbek taşı, hamamın mermer kaplı zemininden daha yüksek yapılmıştır ve çeşitli geometrik şekillerde olabilir.
Isıtma yerleri (külhan): Hamamın altında ateş yanan yere külhan adı verilir. Isıyı taşıyan alev ve duman mermer zeminin altındaki özel yollardan ve duvar içlerinden geçerek dolaşır ve hamamın ısınmasını sağlar ve sonra "tüteklik" adı verilen bacadan dışarı çıkar.
Türk hamamına özgü terimler:
Külhan: Hamamların ısıtıldığı, kapalı ve geniş ocak Sıcak halvet: Külhanın üstü
Soğuk halvet: Külhana uzak olan yer
Natır: Müşteriyi yıkayıp keseleyen kadın çalışan Tellak: Müşterileri yıkayıp keseleyen erkek çalışan Peştemal: Örtünmek için kullanılan ince dokuma Takunya: Hamam terliği
Anadolu Türk hamamlarını kullanılan suya göre, doğal sıcak su ve suni ısıtma sistemi ile çalışan hamamlar olarak ikiye ayırmak mümkündür. Doğal sıcak su kaynağı üzerine inşa edilmiş ve genellikle sağlık amacıyla kullanılan yapılar, kaplıcalar olarak adlandırılır.
Anadolu Türk hamamlarının, temizliğin yanı sıra, eğlence, doğum ve evlilikle ilgili pek çok sosyal olaya sahne olması açısından, Türk toplumsal yaşamında oldukça önemli bir yeri vardır. Günümüzde, daha çok temizlik, sağlık ve güzellik amacıyla kullanılan hamamların içerisinde sıcak ve soğuk su havuzlarını, aromatik köpük, çamur, yosun, kil, bal ve bitkisel yağ masajlarını ve vücut bakımlarını görmek mümkündür.
Türk hamamında yapılabilen uygulamalar:
1. Temizlenme ve arınma: Bu amaçla hamamlarda kese, köpük banyosu ve lif masajı uygulamaları yapılır. Kese iyi bir terlemeden sonra uygulanır ve deri gözeneklerinde biriken bakterileri, zararlı atıkları uzaklaştırır, cildin ölü tabakasının atılmasını sağlar, gözenekleri açar, bağışıklık sisteminin de güçlenmesine katkıda bulunur. Köpük banyosu iyi bir keseden sonra uygulanır ve tüm vücut köpüklerle kaplanıp vücudun daha iyi temizlenmesi sağlanır. Lif masajı ise köpük banyosundan sonra doğal liflerle tüm vücuda yapılan masajdır ve kan dolaşımının hızlanmasını ve toksinlerin atılımının artmasını sağlar. Temizlenme ve arınma uygulamaları özellikle yaz aylarında haftada 1-2 kez alınabilir.
2. Hamam Masajları: Hamamda sıcağın da etkisiyle vücut gevşer ve masaja uygun hale gelir.
Çeşitli türlerde masaj uygulamaları mevcuttur. Yukarıda anlatıldığı üzere köpük masajı bunlardan biridir ve keseden sonra uygulanır. Sultan/Paşa masajı defne ve zeytinyağı sabunu ile veya gülsuyu içeren köpüklerle en az iki kişi tarafından yapılan masajdır. Rahatlama ve gevşeme sağlar. Bu uygulamanın da keseden sonra yapılması tavsiye edilir. Bir diğer masaj türü selülit ve drenaj masajıdır. Sıcak soğuk uygulamalar, lifler ile ovma teknikleri ile yapılan selülit masajları hamamda yapıldığında daha etkili sonuç vermektedir. Terapi amaçlı termal derin doku masajları da hamamda uygulanabilir.
3. Hamamda Vücut Bakımı: Osmanlı döneminde sultanlara hamamda uygulanan bakım uygulamaları Sultan Bakımı olarak adlandırılırdı. Bu uygulamalarda saç, vücut ve tırnak bakım uygulamaları yapılır, zeytinyağlı sabunlar, gül suyu, esanslar, kına vb. ürünler kullanılırdı.
Günümüzde de temizlenme ve arınma aşamasını takiben çamur, kil, yosun gibi malzemeler, bal, süt, yoğurt, bitkisel yağlar ve aromatik ürünler ile derinlemesine masaj uygulamaları yapılmaktadır. Bu masajlarla bedenin toksinleri atmasına yardımcı olunmaya ve bedenin daha temiz, canlı ve sağlıklı görünmesi sağlanmaya çalışılmaktadır.
Hamamın sağlık için faydaları:
Günümüzde buhar banyolarının cildi ve bedeni temizlemek (arındırma) ve toksinlerden arındırmak, kan dolaşımını arttırmak, immün sistemi uyarmak ve fiziksel ve zihinsel bir arınmayı desteklemek için önemli bir yöntem olduğu bilinmektedir. Buhar banyoları kişiyi gevşetir ve stresi azaltır. Kas ve
romatizmal ağrılar sıcağın kasları gevşetmesi ile rahatlar. Sıcak, yaygın soğuk algınlığını tedavi etmez fakat tıkanıklığı azaltır ve hızlı toparlanmaya yardımcı olur. Buhar banyoları, deri kan akımını arttırdığı ve terlemeyi oluşturduğu için cilde iyi gelir. Yetişkin bir kişi hamamda, ortalama bir saatte yaklaşık 1 L ter ya da su kaybeder. İyi bir terleme gözeneklerden kir ve yüzeydeki ölü deri tabakasını çıkarır ve cilde sağlıklı bir parlaklık kazandırır. Genel olarak hamam:
Stresi hafifletir, gevşetir ve dinlendirir
Kas gerginliklerini ve ağrılarını giderir ve kısıtlı eklemleri açar
İmmün sistemi uyarır
Lenf sisteminin drenajını artırır.
Kan dolaşımını arttırır.
Bedenin metabolik aktivitesini arttırır.
Soğuk algınlığı, astım ya da alerjik durumlardan dolayı oluşan sinüs tıkanıklıklarını azaltır.
Cildin genç ve taze kalmasını sağlar.
Buhar banyoları bedeni yağ-depo toksinlerden arındırmak için çok etkilidir.
Terleme sırasında buhar etkili bir biçimde toksinleri derinin yüzeyinden temizler.
HAMAM ve SPA
SPA “sanus per aquam” kelimelerinin kısaltılmasıdır ve “suyla kazanılan sağlık, su ile gelen sağlık ya da suyun sağlık için kullanımı” anlamını taşımaktadır. Günümüzde sıkça duyduğumuz ve birçok uygulamayı bünyesinde bulunduran SPA, aslında hamam geleneğinin modernize edilmesi ve her yerde kullanılabilir hale getirilmesidir. SPA, kozmetik ve güzellik uygulamalarını su ve sağlıkla kombine etmeye çalışan sağlık kompleksleridir. SPA sistemi, Türk hamam kültüründe zaten vardır.
Aslında bizim ihtiyacımız olan hem geleneksel hem de birçok modern yöntemi içinde barındıran hamam geleneğini daha modern yöntemlerle kombine ederek, herkesin kullanımına sunan, bilgili ve eğitimli kişilerin, mantıklı bakış açısı ve dürüst işletme kuralları ile hizmet verdiği modern hamamlardır.
Hamamdan önce dikkat edilmesi gerekenler:
Sağlık için olumlu etkilerinden faydalanmak üzere hamama girerken sağlığımıza zarar vermek istemiyorsak hamama girmeden önce bazı noktalara dikkat etmemiz gerekir:
Hamama girmeden önce tüm takılar ve aparatlar (lens, gözlük vb) çıkarılmalıdır.
Tok vaziyette hamama girilmemelidir. En son öğünden en az 2 saat sonra hamama girilmelidir.
Çok aç şekilde de hamama girmek doğru değildir, tansiyonun düşmesine ve baygınlık oluşumuna neden olabilir.
Alkollü şeklide hamama girilmez.
Kendinizi yorgun ve bitkin hissediyorsanız hamama girmemelisiniz.
Güneş yanığı olduysanız hamama girmeyin.
Ciddi kalp, dolaşım veya solunum sorununuz varsa doktor ile görüşmeden hamama girmemeniz gerekir.