• Sonuç bulunamadı

1911-1914 yılları arasında İstanbul'da yayınlanan Ğuaze (Rehber) gazetesi ışığında Osmanlı devleti'nde yaşayan Çerkeslerin siyasi ve sosyo-kültürel faaliyetleri

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "1911-1914 yılları arasında İstanbul'da yayınlanan Ğuaze (Rehber) gazetesi ışığında Osmanlı devleti'nde yaşayan Çerkeslerin siyasi ve sosyo-kültürel faaliyetleri"

Copied!
133
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

NEV EH R ÜN VERS TES

SOSYAL B

MLER ENST TÜSÜ

1911-1914 YILLARI ARASINDA STANBUL’DA

YAYINLANAN UAZE (REHBER) GAZETES I

INDA

OSMANLI DEVLET ’NDE YA AYAN ÇERKESLER N S YAS

VE SOSYO-KÜLTÜREL FAAL YETLER

Tezi Haz rlayan

Fatih G DE

Tezi Yöneten

Yrd. Doç. Dr. Nejdet GÖK

Tarih Anabilim Dal Yüksek Lisans Tezi

USTOS 2011

NEV EH R

(2)
(3)
(4)

ÖNSÖZ

Çerkesler, Kafkasya’n n en eski halklar ndan birisidir. Kafkasya’daki yerle imleri M.Ö. 3000 tarihlerine de in uzanmaktad r. Türkiye’de ise Çerkes denilince akla Kafkasya’da ya an ve belirli giyim tarzlar ve folklorik özellikleri ile birbirine akraba, ayn etnik kökene mensup gibi görülen bir halk akla gelmektedir. Bu ekildeki bir alg tamamen yanl r. Zira “Çerkes” denildi inde Kuzeybat Kafkasya’da ya ayan -tezimizde yeri geldi inde de inilmi - aralar nda dil ve rki bak mdan birliktelikleri bulunan halklar akla gelmelidir. Bu bak mdan günümüzde Azeriler, Gürcüler, Lazlar, Da stanl lar gibi birçok Kafkasyal halk n, kültürel, sosyal aç dan benzerlikleri bulunmas nedeniyle “Çerkes” olarak adland ld görülmektedir ki bu tamamen yanl bir alg r.

Çerkesler, 19. yüzy n ilk çeyre inden itibaren sava lar, açl k ve Halifenin yurdunda ya amak gibi sebeplere binaen Osmanl topraklar na göç etmeye ba lam lard r. üphesiz en büyük göç -bu tarihten sonra yap lan göç faaliyetini sürgün olarak nitelemek yerinde olacakt r- 21 May s 1864 y ndan itibaren görülmeye ba lanm ve birçok Kafkasyal bu yer de tirme olay neticesinde Karadeniz’de veya Osmanl topraklar nda hastal k yüzünden ölmü tür. Geli lerinden bu yana Kafkasya’ya dönme hayali kuran bu insanlar bu amaçla çe itli örgütlenmelerde bulunmu lar ve geri dönmeyi ba aramasalar bile Çerkes olarak kalman n yollar aramay tercih etmi lerdir. Tezimizde Çerkesler ile Osmanl Devleti, K m ve Rusya aras ndaki ili kilere de de inilecek, Anadolu’ya geldikten sonra siyasal, sosyal, kültürel amaçlara yönelik kurduklar cemiyetlerin tetkik edilmesine geçilecektir. Bu cemiyetler vas tas ile Çerkes Tarihi, dili ve kültürünün ara lmas ve Çerkes halk na aktar lmas için ne tür çal malar yap ld göz önüne serilecektir. Bahsi geçen çal malardan ba ka Çerkesler, kendilerinin ve Osmanl toplumunun aksayan yönlerine de e ilmi ler ve bu sorunlara çözüm aray içerisinde olmu lard r. Kendilerini her zaman Osmanl Devleti’nin bir parças olarak gördükleri aç kt r.

(5)

Tezimizin haz rlanmas nda hocam, Say n Yrd. Doç. Dr. Nejdet GÖK ve uaze gazetesinin nüshalar n temini konusunda yard mlar esirgemeyen Kafkas Ara rma Kültür Dayan ma Vakf (KAFDAV) Ba kan Say n Muhittin ÜNAL Bey’e te ekkürü bir borç bilirim.

Fatih G DE Nev ehir-2011

(6)

1911-1914 YILLARI ARASINDA STANBUL’DA YAYINLANAN UAZE (REHBER) GAZETES I INDA OSMANLI DEVLET ’NDE YA AYAN ÇERKESLER N S YAS VE SOSYO-KÜLTÜREL FAAL YETLER

ÖZET

Tezimiz, “ uaze” gazetesi nda Çerkeslerin sosyal, siyasal, kültürel faaliyetlerini ara p, yak n tarihimiz aç ndan önemli gördü ümüz bu faaliyetlerin ortaya ç kar lmas sa lamakt r. Osmanl topraklar na sürgün yoluyla geldikten sonra Kafkasya’ya geri dönebilmek ve kültürlerini ya atabilmek amac yla ad geçen gazeteyi karm lar ve hem kendilerini hem de Osmanl toplumunu ilgilendiren yaz lar yay nlam lard r. Gazetenin içeri ine bakt z zaman Çerkeslerin kültürel ve rki özellikleri, tarihleri, sava lar ve sürgün sonras çekmi olduklar s nt lar anlatan yaz lar yer almaktad r. Ayr ca ilk kez olmasa da Çerkes Dili’nin, kendine has bir alfabeye kavu turulmas amac yla birçok defa ça larda bulunulmu , sonunda da “Kuban Alfabe” ad yla an lan ve Met Yusuf zzet Pa a’n n ortaya ç kard Arap harflerinin slah edilmi ekli olan bir alfabe tasla yay nlanm r.

Tezimizin “Giri ” bölümü tamamen Kafkasya’y ve burada ya ayan milletleri özet olarak tan tmaya yöneliktir. Çerkeslerden ba ka Türk, Ermeni, Gürcü, Tatar gibi birçok milletin Kafkasya’daki yerle imlerine ve k sa tarihçelerine de inilmi tir.

I. Bölüm’de Çerkesler, Osmanl Devleti, Rusya ve K m Hanl aras ndaki münasebetlere de inilmi tir. Bu devletlerin birbiri ile olan münasebetlerini incelerken Ruslar ile olan anla mazl klar n tarihte hangi sebep ve politikalara göre ortaya

kt anlatmaya çal k. Bu bölümde ayr ca Çerkeslerin sürgünü meselesine de indik. Uzun y llar devam eden sava lardan sa kalmay ba arm yüzbinlerce insan bu olay neticesinde hayat kaybetmi tir. Çerkeslerin, 1864 y ndan sonra Osmanl topraklar na gelmeleri ve bu topraklarda hayatta kalabilmek için kurmu olduklar birçok dernek ve cemiyetin incelemesi yap lm r. Bu cemiyetler, hem Osmanl Devleti’ni hem de Kafkasya’y etkilemi , Kafkasya’ya göndermi olduklar ayd nlar vesilesi ile buran n slam’ daha iyi tan mas ve kültürel olarak kalk nmas sa lam lard r.

(7)

II. Bölümde ise uaze gazetesinin ekil bak ndan de erlendirilmesinden sonra yazarlar n hayat hikayeleri ve siyasal faaliyetleri tetkik edilmeye çal lm r. Bundan ba ka Çerkeslerin en büyük problemi olan köleli in kald lmas hususundaki aktivitelerini de gazete sütunlar nda görmekteyiz. Çerkesler olu turduklar “Kuban

Alfabe” ile e itim-ö retim yapabilmek için okul açma te ebbüsüne giri mi ler ve

ba ar olmu lard r. Görüldü ü üzere Çerkesler, Osmanl Devleti’ne geldikten sonra çok h zl bir ekilde örgütlenmi ler ve cemiyetlerde kararla rm olduklar kaideleri teker teker gerçekle tirmi lerdir.

(8)

1911-1914 YILLARI ARASINDA STANBUL’DA YAYINLANAN UAZE (REHBER) GAZETES I INDA OSMANLI DEVLET ’NDE YA AYAN ÇERKESLER N S YAS VE SOSYO-KÜLTÜREL FAAL YETLER

ABSTRACT

Our wish, " uaze" newspaper, the Circassians in the light of social, political, cultural, research and activities, in terms of our history we have seen close to the detection of these activities provide. After coming through the return to exile in the Ottoman lands and cultures of the Caucasus in order to perpetuate the name of the newspaper ç karm lar and published articles concerning both themselves and the Ottoman society. When we look at the cultural and racial characteristics of the Circassians in the newspaper's content, dates, wars and exile, they are drawn after the articles were published about the problems. In addition, the Circassian Language is not the first time, calls many times I have to provide a unique alphabet, at the end of the "Alphabet of the Kuban," named after the reveals and Met Yusuf Izzet Pasha, improved the shape of Arabic letters of the alphabet which is published in draft.

Our thesis, "Introduction" section as a summary of all the nations of the Caucasus and is designed to provide living here. Circassians other Turkish, Armenian, Georgian, Tatar settlements, short histories, such as was mentioned in many of the nation in the Caucasus.

I. Chapter Circassians, Ottoman Empire, relations between Russia and the Crimean Khanate, is mentioned. With each other, the relations with these states to examine the disputes with the Russians at the time tried to explain what has occurred according to the causes and policies. This section also addressed the issue of deportation of Circassians. For many years, has managed to survive the ongoing wars, hundreds of thousands of people died as a result of this event. Circassians, Ottoman Empire after 1864, and to come up with their counterparts in order to survive in this land of many associations and societies have been review. These societies, and the Ottoman Empire and the Caucasus have been affected and they are sent to the Caucasus, on the occasion of intellectuals and cultural development in this area have provided readers know better than Islam.

(9)

II. After the evaluation of the department in terms of the shape Guaze newspaper writers attempted to examine the life histories and political activities. Furthermore, the abolition of slavery, Circassians, the biggest problem we see in newspaper columns in hususundaki activities. Circassians have created "Alphabet of the Kuban," with education and launched a successful attempt to establish schools have to be able to. As can be seen, Circassians, organized in very quickly after arrival in the Ottoman Empire and the communities agreed on one by one gerçekle tirmi lerdir bases.

(10)

NDEK LER

ONAY SAYFASI………...I ÖNSÖZ……….II ÖZET...………IV ABSTRACT………VI NDEK LER ………VIII KISALTMALAR………XI

1. KAFKASYA

1.1. Kafkasya’n n Co rafi Yap ………..1

1.2. Kafkasya’da Nüfus ve Etnik Da m……….2

1.2.1. Kuzey Kafkasya Halklar ……….2

1.2.1.1. Çerkesler (Adi eler ve Abazalar)……….2

1.2.1.2. Asetinler (Osetler)………6

1.2.1.3. Çeçenler (Nohçiler)………...7

1.2.1.4. Da stanl lar (Lezgiler)……….8

1.2.1.5. Türkî Halklar………8

1.2.2. Güney Kafkasya Halklar ………..………11

1.2.2.1. Gürcüler (Kartvel) Grubu …..………11

(11)

I. BÖLÜM

1. ÇERKESLER VE KAFKASYA

1.1. Çerkeslerin Osmanl Devleti, Rusya ve K m Hanl le Olan li kilerine Genel

Bir Bak ………..13

1.2. Çerkeslerin Osmanl Devletine Sürgün Edilmesi Hadisesi………..26

2. OSMANLI DEVLET NDE ÇERKES ÖRGÜTLENMELER ……….31

2.1. Çerkes ttihâd ve Teâvün Cemiyeti……….……….31

2.2. Çerkes Kad nlar Teâvün Cemiyeti………..35

2.3. Kafkas Teâli Cemiyeti………..………40

2.4. imâli Kafkas Cemiyeti………..………..43

2.5. ark- Kârib Çerkesleri Temin-i Hukuk Cemiyeti………...…………52

II. BÖLÜM 1. UAZE GAZETES 1.1. Osmanl Devleti’nde Bas n-Yay n Hayat ………54

1.2. uaze Gazetesi Hakk nda Genel Bilgiler……….56

1.3. uaze Gazetesinde Yer Alan Çerkes Büyükleri………...58

1.3.1. eyh amil……….………58

1.3.2. Berzeg Hac Giranduk ………..59

1.3.3. Hac Giranduk Seferi……….60

1.3.4. Hacemuk Hasan Fuad Pa a………62

1.3.5. Kostan go smail Pa a………...62

(12)

1.4.1. Yusuf Suat (Ne uç) ………..63

1.4.2. Met Yusuf zzet Pa a (Çünat ko)...………64

1.4.3. Hayriye Melek (Hunc)………...65

1.4.4. Dr. Mehmet Ali (Pç Haluk) ……….66

1.4.5. Ahmet Nuri (Tsa o) ………...67

1.4.6. Tahir Hayreddin Bey (Tle ) ………...………69

1.4.7. Hüseyin em’i Tümer (Seyin Time) ………69

1.5. uaze Gazetesine Göre Osmanl Devleti’nde Çerkesleri Etkileyen Sosyal-Siyasal Olaylar……….……70

1.6. Gazeteye Göre Çerkeslerin Savunduklar Meseleler………78

1.6.1. uaze Gazetesinin Yay n Hayat Boyunca Savunmu Oldu u Siyasi Fikirler….78 1.6.2. Çerkesce E itim Yapan Okul Açma Meselesi………..82

1.6.3. Çerkesce’nin Yaz Diline Kavu turulmas Çabalar ………...88

1.6.4. Köleli in Kald lmas Meselesi………93

SONUÇ………..100

KAYNAKLAR………..………102

EKLER………..113

(13)

KISALTMALAR a.g.e.: Ad geçen eser a.g.m.: Ad geçen makale bkz.: Bak z

Çev.: Çeviren H.: Hicri

M.Ö.: Milattan önce M.S.: Milattan sonra

ODTÜ: Ortado u Teknik Üniversitesi s.: Sayfa

ss.: Sayfa say

TBMM: Türkiye Büyük Millet Meclisi TTK: Türk Tarih Kurumu

TÜBAR: Türklük Bilimi Ara rmalar vd.: Ve di erleri

(14)

GİRİŞ

1. KAFKASYA

1.1. Kafkasya’nın Coğrafi Yapısı

Kafkasya, Anadolu yar madas n kuzeydo usunda yer alan oldukça yüksek ve da k bir co rafyaya sahiptir. Ad bölgeyi boydan boya kat’ eden Kafkas da silsilesinden almaktad r. Kafkas Da lar kuzeybat -güneydo u istikametinde uzanmakta olup, kuzey ucu Karadeniz’de Anapa Kalesi’nden ba lay p güney ucu ise Hazar Denizi’nde Bakü taraflar nda son bulmaktad r. Kafkas Da lar n uzunlu u yakla k 1200 kilometre olup bölgeyi co rafik olarak 3 k sma ay rmaktad r. Birinci bölge, Tamam Yar madas ile Kuban Irma aras ndaki bölgedir ki burada yükseklik Pseha Vadisi’nde 1000 metreye kadar iken do uya gidildikçe 1500 metrenin üzerine

kmaktad r. kinci bölge ise Kuban Vadisi ile Daryal Geçidi aras ndaki yüksekli i 5000 metrenin üzerine ç kan Elbruz1 ve Kazbek gibi yüksek da lar n oldu u Orta Kafkaslar olarak an lan bölgedir. Bir di er bölge ise Daryal Geçidi ile Hazar Denizi’ne uzanan Ap eron Yar madas aras ndaki daha alçak ve engebesiz aland r. Bu kesimin merkezinde Da stan Platosu bulunur. Bat kesimi engebeli da yülseltilerinden olu makla birlikte do uya gidildikçe yükseklik azalmakta ve yerle ime daha müsait alanlar bulunmaktad r. Tarih boyunca do u-bat ve güney-kuzey aras nda birçok göçe sahne olmu Kafkasya’da Daryal ve Derbend önemli geçitlerin ba nda gelirler. Daryal Geçidi’nin deniz seviyesinden yüksekli i 2379 metredir. Vladikafkas' Tiflis'e ba layan ve Ruslar n "Gürcü Askeri Yolu" dedikleri yol da bu geçitten geçmektedir. Terek Nehri'nin ana kolu bu geçitten geçmektedir ki bu vesile ile ortaya ç km r. Orta ve güney kesimleri üzerinde Asetinler (Osetler) ya amaktad r. Derbend Geçidi ise Hazar

(15)

Denizi k boyunca uzanmaktad r. Da stan'da bu iki geçit kadar önemli olmasa da Avar, Karayan, Sol ve Mamison geçitleri de bulunmaktad r.2

1.2. Kafkasya’da Nüfus ve Etnik Dağılımı

Kafkasya Bölgesi da k olmas hasebiyle tarihte ve bugün dahi halen birçok etnik unsuru içerisinde bar nd rmaktad r. Nicelik bak ndan nüfusu milyonlarla ifade edilen milletler oldu u gibi yine nüfusu birkaç binden fazla olmayan etnik unsurlarda bulunmaktad r. Bu bak mdan bölgenin hem co rafik hem de kültürel olarak ikiye ayr ld görmekteyiz. Kuzey Kafkasya ve Güney Kafkasya olarak ikiye ayr lmakla beraber, Kuzey Kafkasya’da Çerkesler (Abhaz-Adi e), Asetinler (Tagavurlar, Digorlar, Kurtailer, Alagirler), Çeçenler (Çeçen, ngu , Galgay, Kist, Karabulak), Da stanl lar yani Lezgiler (A ul, Rutul, Tabasaran, Arç n, Dargi, Didolar, Lak, Avarlar, Andiler vd.) bunlardan ba ka Türki Halklar olan Karaçay, Balkar (Malkar), Kalmuk, Nogay ve Kumuklar ya amaktad r. Bu halklar ayn bölgede ya aman n d nda kültürel ve tarihi mazi olarak birbirlerinden ba ms z de illerdir. Etnik, kültür ve dil bak ndan di erlerine nazaran daha s ili ki içinde olanlarda bulunmakla beraber kadim Kafkas kültürü içerisinde erimi ve kimliklerinde de im olanlarda mevcuttur. Güney Kafkasya ad verilen bölge ise Kafkas Da lar ’n n güney yamaçlar belirtmektedir. Buralarda ise Gürcü yani Kartvel (Mengrel3 Hevsur, P av, Tu lar, Guri ve mereti), Ermeni ve Azeriler ya amaktad r. Bu haklar n birbirleri ile olan kültürel ve etnik ba lar ise Kuzey Kafkasya’ya nazaran daha aç k ve belirgindir.4

1.2.1. Kuzey Kafkasya Halkları

1.2.1.1. Çerkesler (Adiğeler ve Abazalar)

Kuzeybat Kafkasya di er bir tabirle Çerkezistan, bat da Karadeniz sahili, güneyde Gürcistan ve kuzey kesimi Kuban Nehri ile s r olup, do u k sm ise Terek Nehri’nin ba mecras nda Çeçenistan'la s r te kil eden bölgedir. Çerkesler bat da Karadeniz ve Azak Denizi, güneyde Gürcistan ve Mengrelya, kuzeyde Nogaylar ve

2 Mustafa Ayd n; Üç Büyük Göçün Çatışma Alanı Kafkaslar (1800-1830), 2.Bask , Gökkubbe

Yay nlar , stanbul 2008, s.18-19

3 Mengrel kavmi bugün “Laz” olarak bilinen halk n bir parças r. “Lazistan” olarak bilinen bölge ise

Türkiye s rlar içerisindeki Do u Karadeniz k lar ile Acaristan’ içine almaktad r.

4 Mehmet Fetgeri oenü; Tüm Eserleriyle Mehmet Fetgeri Şoenü, (Çev.: Do an Erdinç; Metin

(16)

Avarlar, do uda ise Çeçen ve Da stan halklar ile kom udurlar.5 “Kafkas rk ” ad yla an lan insan tipi Avrupal lar taraf ndan bu bölgede ya an Çerkeslere at fla verilmi tir. Baz ara rmac lara göre ise Avrupal birçok millet esasta Çerkesler ile akrabad r.6

“Çerkes” kelimesi tarih boyunca ve halen günümüzde Kafkasya’da ya ayan tüm halklar kapsayan bir anlamda kar za ç kmaktad r. Ancak unu belirtmekte fayda vard r ki “Çerkes” ad sadece Kuzey Kafkasya’da ya ayan Adi e yani Kabardey, Hatukay, Abzeh, aps , Bjedu , Çemguy, Kemirkoy, Maho , Besleney, Jane, Memha , Adamey, Yecerikuay, Natuhaç ve Ub h7 gibi kabilelerden müte ekkil bir kabileleri nitelemektedir. Nitekim bu halklar n ya am olduklar bölge “Çerkezistan” diye yâd edilmektedir.8 Bu say lan boylar n aras nda rk ve tarih bak ndan mü tereklik olmakla beraber dil bak ndan ise “Kafkas Dilleri” içinde “Ad e-Abhaz

Dil Ailesi ” olarak an lan Ad ece’nin Do u ve Yukar Ad ece ile Bat ve A

Adi ece (Çerkesce) diye an lan iki ivesini konu maktad rlar. Abzeh, Bjedu , Çemguy ve aps a zlar ndan olu an Bat Ad e lehçesi; Baksan, Terek, Kuban, Kuban-Zelencuk, Malka (Balk) ve Besleney a zlar ndan olu an Do u Adi e veya Kabardey lehçesine ayr lmaktad r.9 Yaln zca Ub hlar n bugün hala Adi ece mi yoksa Abazaca’ya daha yak n bir dil konu tu u hususunda bilim çevrelerince tart malar devam etmektedir. Ancak unu belirtmeliyiz ki ayn iveye mensup olsa bile aralar nda küçük

z farkl klar n oldu unu unutmamak gereklidir. Bu sebeple bu tasnifler kesin çizgiler ile olu turulmam r.

“Çerkes” kelimesi nitelemi oldu u halktan ba ka men e’i oldu u dil bak ndan da ihtilaflar bulunmaktad r. “Çerkes” kelimesine benzer kullan mlar günümüzden yakla k 2500 sene öncesine kadar Scylax’ n eserlerinde rastlanmaktad r. “Kerket-Kerketes” veya “Kirket-Kirketes” eklinde kullan mlar görülmektedir. Ayn ekilde Strabon’da “Sirakes” diye ayn kavimden bahsetmi tir. Heredot ise eserinde “Serekes” ad alt nda bu kavimden bahsetmi tir. Bugün bu kelimenin nereden geldi i hususunda birkaç görü bulunmaktad r. Bu görü lerden ilki Türk ve Tatar kökenli

5 Mustafa Ayd n; a.g.e., s.20

6 Met zzet; “Kafkasya Tarihi-11: Adi ey (Çerkezistan)”, uaze, No 15, 17 Temmuz Efrenci 1911, s.4 7 Met zzet; “Kafkasya Tarihi-18: Adi ey (Çerkezistan)”, uaze, No 22, 19 Te rin-i Evvel Efrenci 1911,

s.5

8 Erdo an Boz; Çerkes Etnik Kimliğinin Yeniden İnşasında Akrabalık, Bas lmam Yüksek Lisans

Tezi, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2010, s.29-30

(17)

oldu u yönündedir ki “Char-kesi” kelimesinden geldi i ve “Dört Ki i” anlam nda kullan r. Ancak Türkçe bir kelime olarak görülüp bu ekilde aç klanmaya çal lan “Char-kesi” kelimesi Farsi’dir bu yüzden bu aç klama zay f görülmektedir. kinci bir görü ise Avrupal lar n bu bölgede ya ayanlar için kulland “Sirkaseyen” veya

“Circasien” kelimeleri ile Türk, Rus ve Tatarlar n deyimiyle Çerkes kelimesi “Çer-yol”

ve “Kes-kesmek” kelimelerinin birle mesinden ve “Yol Kesen Adam” manas na geldi i sav r. Ancak “Çer” kelimesinin “Yol” anlam na gelen kullan mlar na Türkçe’de rastlanamam r. Üçüncü bir görü ise bu kelimenin Arapça kaynakl oldu u ve “Serakise” den geldi i sav r. “Sera-Kise” yani “Sera kaçt ” olarak aç klanan bu kelime Çerkeslerin aslen Arap (Kurey i) oldu unu ve Hz. Ömer zaman nda buradan kaçan bir grup Arap olduklar belirtilmektedir. Ancak kanaatimize göre bu kelime yine ismi verilen halk olan Çerkeslerin kendi dillerinde aç klanabilmektedir. Adi e “Güne ’in O lu” veya “Güne ’den Olanlar” Aet veya Aetes ile Çerkes’de Aetes’in k z karde i olan “Nimef Perse” nin güne ten olan k “Sirse (Circe)” ile büyük râb olan güne e ba lanmaktad r. Di er bütün görü lere nazaran Çerkes kelimesinin “Sirse” veya “Circe” den bozulmu oldu una üphe yoktur. “Sirkesia” veya “Kirketia” yani “Sirce” lerin ülkesi olarak kullan Scylax’ n eserlerinde görmekteyiz. “Sirset” veya “Kirket” söyleyi leri de Gürcü dilinde yine ayn manaya tekabül etmektedir. Bu haliyle Çerkes “Sirsenin Torunlar , Ahfad ” anlam na gelmektedir.

“Adi e” kelimesi ise Çerkes kelimesi ile anlamda olarak kullan lmaktad r. Bu kelimenin Adi elerin atas olarak kabul edilen Hattilerden geldi i dü ünülmektedir. “Hatti-khe” eklinde kullan lmaktad r. Ermenilerin iddias na göre bu kullan m asl nda Haig’dir ve Kafkasyal manas ndad r. Ernest Cantre’ye göre ise Hattilerin Kafkasya’da ki ismi “Haus” ve “Aetes” dir ki bu da Yunan yaz belgelerinde “Tanr lar Nesli” anlam na gelmektedir. Babas Güne , annesi ise Nimef Perse’dir. Bu itibarla

“Hatti-khe” kelimesi anlam olarak “Güne ten Olanlar” yani eski tanr lar n soyundan gelenler

anlam ta maktad r. Kelimeyi Çerkes lisan ile aç klamaya kalkt z zaman Adi e “Aet” den gelmektedir. “Aet” ise Nimef Perse’nin güne ten olan o lu ve Çerkeslerin Tanr Sirce’nin karde i “Güne Krall ” olarak bilinen Kolkhida’n n hükümdar r. Çerkesce’de “ e” güne anlam na gelir ve “A-d e-he” kelimesi tam olarak “Güne ’e Mensup Olanlar, Güne ’in Çocuklar ” manas vermektedir. Görüldü ü üzere hem

(18)

Çerkes hem de Ad e kelimesi farkl fakat anlamda kelimeler olup “Tanr lar Nesli” anlamlar na gelmektedir.10

Abhazlar, co rafi olarak Güney Kafkasya’da ya yor olmalar na ra men ço u zaman kültürel ve rki ba ktan dolay Kuzey Kafkasya gruplar aras nda zikredilmi lerdir. Bu tasnif bilim çevrelerince Adi eler (Çerkes) ile olan rki ba klar ve dillerinin Adi e dili ile akraba olmas ndan kaynaklanmaktad r. Bugün iki grubun dil olarak anla mas zor olsada iki dilin birbirinden ayr ld fakat bu ayr n hangi tarihlerde ba lad tam olarak bilinmemektedir.11 Abhazlar kendilerine “Apsua” ülkelerine ise “Apsn ” ad vermektedirler.12 Gürcüler ise bu halka “Apsili, Obesa,

Obasa”, Svanlar “Mikhbaz”, Çerkesler “Az gha” Ub hlar ise “Adzyghe”

demektedirler.13 Gürcüler ile Adi eler aras nda merkezi Suhum olan bölgenin Karadeniz k nda kuzey-güney yönünde uzanan sahil eridinde ya amaktad rlar. Kuzey’de Soçi’den güneyde Mengrelya topraklar na kadar olan bu bölge Abhaz topraklar olarak yâd olunmaktad r. Abaza yani Abazinler ise genel olarak 2 kola ayr lmaktad r. Bunlardan ilki “ uva” lard r ki 14. yüzy l sonlar nda Abhazya’dan kuzey yönüne, da lar n içlerine Çerkeslerin yo un olduklar topraklara göç etmi lerdir. Bu gruptaki Abazalar, Loo, Cantemir, K ç, Geç, Bibard, Dudaruko namlar ndaki prensler taraf ndan yönetilmi lerdir. Söz konusu bölge bugün Rusya’ya ba Özerk bir cumhuriyet olan Karaçay-Çerkesk Bölgesi olarak an lmaktad r.14 A uvalara di er baz halklar ise bilinen bu isminden ziyade daha farkl ekilde seslenmektedirler. Kabardeyler “Basha ”, Asetinler “Tapanta”, Tatarlar ise “Alt kesek” nam yla ça rmaktad rlar. Abhazya’dan di er bir nüfus hareketi ise 17-18. yüzy llarda olmu tur. Abhazya’dan Çerkeslerin ya am olduklar daha önceki Abhazlar n göç yolunu izleyerek Kafkas Da lar ’n n iç k mlar na yerle mi ler ve “ karuva” veya “ karuva” (Da ) ismiyle yâd olunan ba ka bir Abaza kitlesini olu turmu lard r.15 A karuvalar, Tam, K lbek, ahgirey (Çegerey), Barakay, Ba vd. boylar ndan müte ekkildir.16

10 Mehmet Fetgeri oenü; a.g.e., s.48-57

11 Met zzet; “Kafkasya Tarihi-18: Adi ey (Çerkezistan)”, s.5

12 Papapha Mahinur Tuna; Apsilya ve Tsabal, As Yay nlar , stanbul 2001, s.23

13 Aytek Nam tok; Çerkeslerin Kökeni I (Origines Des Circassiens), (Çev.: Aysel Çeviker), 2.Bask ,

Kafdav Yay nlar , Ankara 2009, s.10

14 Muhittin Ünal; Uzunyayla Rapor ve Belgeleri II, Kafdav Yay nlar , Ankara 2008, s.274

15 Murat Pap u; “Bir Adland rma Sorunu: Abhaz M Abaza M ?”, Nart Dergisi, Say 51, Eylül-Ekim

2006, s.35

(19)

Abhaz dili yine Kafkas Dillerinin “Adi e-Abhaz Dil Ailesi” grubuna mensuptur. Adi ece ile akraba olmas na ra men kendine has bir gramer yap vard r. Adi e diline nazaran daha karma k ve çok sesli olan bu dil 19’ncu yüzy la de in 12 aksan halinde konu ulmaktayd . Ancak bugün Abhazya ve Kafkasya’n n di er bölgelerinde 4 aksan olarak konu ulmaktad r. Di er aksanlar ise “1864 Büyük Çerkes Sürgünü” neticesinde Osmanl topraklar na göç eden Abhazlar vesilesi ile Türkiye’ye ta nm ve Kafkasya’da konu an kalmam r. Bu aksanlar; Sadz, Ts’ cu, Pshu, Ahç ps, Aybga, Dal-Tz’abal, Abjakhua ve Guma’d r. Bunlardan ba ka Kafkasya ve ayn zamanda Anadolu’da da konu ulan A uva, A karuva, Bzib, Abj va diyalektleri bulunmaktad r.17 Abhaz dilinin bu kadar lehçe veya aksana sahip olmas nda ku kusuz ses çe itli inin büyük etkisi vard r. Durum böyle iken Abhaz alfabesinin Hint-Avrupa dilleri alfabesindeki harfler ile kar k bulmas imkâns zd r. Dilbilimciler bu dilin ölü diller grubunda olan eski yak ndo u dilleri ile ba lant n oldu unu dü ünmektedirler.18

Di er kültürler ile yo un ili kilerine ra men yine de kendine özgü bir dil halinde kald na vurgu yap lmaktad r.

1.2.1.2. Asetinler (Osetler)

Asetinler, ran dilli bir grup olan Sarmatlar n neslinden gelmektedirler. Sarmatlardan sonra bölgeyi ele geçiren ve bir güç olarak ortaya ç kan Alanlar da keza bu halk ile akrabad r. Asetinler ayr ca ron, Ku ha, Oset ve Alan gibi isimlerle de an lmaktad r. M.Ö. 7. as rda Sarmatlar n Kafkasya’ya göçleri ile görülmeye ba lam lard r. M.S. I. yüzy lda ise Alan kabile birli i Azak Denizi çevresinde ortaya

km r. Alanlar n, Sarmatlardan koparak bu bölgeye yerle tikleri bilinmektedir. Alanlar, etkin bir rol oynamaya ba lad bu yüzy ldan Hun göçlerine kadarki dönemde Kafkasya’da güçlü bir devlet olarak varl k göstermi lerdir.19 Asetinler, Hazar ve Karadeniz’in tam ortas nda kuzeyde Terek Nehri gündeyden ise Kur Nehri ile çevrili alanda ya amaktad rlar. Bu halk n kuzey kom usu bir Adi e (Çerkes) kabilesi olan Kabardeyler, güneyde Gürcüler ve do uda Çeçenlerlerdir.20 Asetinler, bölgede en fazla Çerkeslerden etkilenmi lerlerdir. Zira Asetinler çocuklar atal k olarak Kabardeylere

17 Habat ogan; “Ya ayan Abaza Boylar ve Aksanlar yla Günümüz Abazacas ”, Nart Dergisi, Say 53,

2007, s.16-17

18 Sula Benet; Abhazlar: Kafkasya’nın Uzun Ömürlü İnsanları, 2.Bask , Kafkas Derne i Yay nlar ,

Ankara 2002, s.6-7

19 Ruslan Betzorov; Çerkeslerin Etnik Tarihi, (Çev.: Orhan Uravelli), Kafdav Yay nlar , Ankara 2009,

s.180

(20)

göndermekte ve Adi e kültürünü bu vesile ile onlardan ö renmektedirler. Osetler bugün Kuzey-Güney olmak üzere iki k sma ayr lmaktad rlar. Kuzey Osetya (Alanya) ki Rusya Federasyonu içerisinde Özerk bir bölge olarak yer almaktad r. Güney Osetya ise son birkaç y la kadar Gürcistan içerisinde Özerk bir bölge iken ba ms zl kazanm r.21 Asetinler kendi aralar nda Tagavurlar, Digorlar, Kurtailer, Alagirler gibi kabilelere ayr lmaktad rlar.22

1.2.1.3. Çeçenler (Nohçiler)

Çeçenlerin ya ad klar bölge bugün bat da Terek Nehri ve Kabardey Bölgesi, do usunda Da stan, güneyde Kafkas Da lar ile çevrili bir bölgedir. Sunja Nehri Çeçenistan’ Büyük ve Küçük Çeçenistan olarak ikiye ay rmaktad r. Çeçenler ya da kendilerine verdikleri isimle “Nohçiler”23 kendilerini “Turpil” in soyundan sayarlar. Turpil ise Çeçenlerde bir halk kahraman r. Çeçenleri, Ruslar “Çeçen” Çerkesler “Çeçen” veya “ en”, Lezgiler ve Kumuklar “Misçe am”, Gürcüler ise “Kist”

isimleriyle ça rmaktad rlar. Çeçenler aslen Çerkesler gibi Kafkasya’n n yerli ahalisidir ve Çerkesler ile rki ba klar bulunmaktad r. Çeçenler, Heredot’un bahsetti ine göre Azak Denizi’nin do u k lar nda meskun olan “Tarpatlar” d r. Bu kavim daha sonralar Kafkasya içlerine do ru göç etmi tir. Zira Kabardeyler de ilk zamanlar Azak Denizi’nin kuzeyinde meskûn iken daha sonra çe itli bask lar yüzünden bugünkü bulunduklar topraklara çekilmi lerdir. Çeçenlerde t pk bu ekilde bir bask yolu ile göç etmi lerdir. Çeçenlerin sürekli olarak do udan gelen Mo ol ve Türki kavimler ile olan münasebetleri neticesinde dillerinde de meler olmu ve Çerkes lisan na uzak kalm r. Vücut yap lar , giyim ku am tarz , adet ve gelenek bak ndan Çerkeslere oldukça yak nd rlar. Çeçenler Kafkasya’da oldukça fazla nüfusa sahiptir ve ngu , Galgay gibi kabilelere ayr lmaktad r.24 Çeçen dili “Vaynakh” ad yla da bilinmektedir ki Kuzeydo u Kafkas Dil Ailesinin “Çeçen-Lezgi Dil Ailesi” ne girmektedir. Çeçen dili Çerkes dil grubuna girmese de benzerlik gösterdi i bilinmektedir.25

21 Merve rem Yap ; “Kafkasya’n n Sorunlu Bölgesi: Güney Osetya”, Orta Asya ve Kafkasya

Araştırmaları Dergisi, Cilt 2, Say 3, 2007, s.72-73

22 Adolf Berje; Kafkasyalı Dağlı Kavimlerin Kısa Tasviri, (Çev.: Murat Pap u), Kafkas Derne i Yay.,

Ankara 1999, s.55-59

23 “Nohçi” kelimesi Çeçence’de “Milletimiz” anlam na gelmektedir.

24 Met Çünat ko Yusuf zzet; Kafkasya Tarihi I, (Çev.: Fahri Huvaj), 2.Bask , Kafdav Yay nlar ,

Ankara 2009, s.291-294

(21)

1.2.1.4. Dağıstanlılar (Lezgiler)

Da stan, Kafkasya’n n kuzeydo usunu kapsayan ve Hazar Denizi’nin bat sahillerinde yer alan bölgedir. Kafkasya’n n di er bölgelerine nazaran daha fazla da k ve engebeli bir aland r. Do ulu yazarlarca bu bölge “Lezgistan” diye de bilinmektedir. ranl lar “Lezki” ad yla Gürcü, Ermeni ve Osetler ise “Leki” diye ça rmaktad rlar. Lezgiler, Kafkasya’n n en kadim halklar ndand rlar zira isimlerine “Lehaî” olarak Strabon’da dahi rastlanmaktad r.26 Da stan Bölgesi’nin oldukça engebeli araziye sahip olmas ve bölgeye giri ç lar n belirli yerlerden yap lmas dolay yla gelip geçmi tüm halklara do al bir s nak görevi de görmü tür. Burada ya ayan birçok kavim bulunmakla beraber bunlardan en çok zikredilebilecek olanlar Avarlar, Laklar, Tabasaranlar, Dargiler, A ullar, Rutullar, Andiler’dir.27 Oldukça karma k bir etnik çe itlili e sahiptir. Bat ya nazaran etnik köken bak ndan ihtilaflar n daha fazla oldu u bir co rafyad r. Bu bölgede en fazla nüfus potansiyeline sahip Avarlard r. “Avar” kelimesi Türkçe’de ba bo gezen, yerinde duramayan anlamlar na gelmektedir ve bu kelime Ruslar taraf ndan daha çok kullan lmakla beraber Kumuklardan al nm r. Ancak Avarlar bu ismi kullanmamaktad rlar zira kendilerini mensup olduklar kavmin ad yla ça rmakla beraber herkese ortak olarak “Mârulâl” demektedirler. Dillerini de “Mârulâl Mats” yani “Da Dili” olarak adland rmaktad rlar. Avarlar bugün bulunduklar co rafyadan ba ka daha kuzeyde de ya amaktayd lar. Bu durum ise onlar n sava , açl k gibi birçok nedenden dolay daha güney kesimlere bugünkü topraklar na çekildikleri tezini ortaya koymaktad r. Avarlar, 5. ve 9. yüzy llarda Avrupa’da görülen ve ayn isimle ma’ruf Türk topluluklar na benzetilebilir ancak dil bak ndan hiçbir benzerlikleri bulunmamaktad r. Zira kendilerine verdikleri isimde bunu do rulamaktad r. Fakat unu da belirtmek gerekir ki bu halk n bulundu u bölge dolay yla kar ma u ramad ve Türki izler ta mad dü ünülemez.28

1.2.1.5. Türkî Halklar

Kafkasya’da Türk kavimleri aras nda Karaçaylar, Balkarlar (Malkarlar), Ah ska Türkleri, Kara Kalpaklar, Kumuklar, Kalmuklar ve Nogaylar zikredilebilir. Bu halklar Türk kültürünü ya amaktan ba ka özgün Kafkasya kültüründen de etkilenmi ler ve bu

26 Adolf Berje; a.g.e., s.73

27 Tolga Akay; Kafkasya’dan Uzunyayla Havalisine Göçler ve İskân (1859-1876), Bas lmam Yüksek

Lisans Tezi, Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2009, s.13

(22)

etkile im örf, adet ve ya amlar n her safhas na yans r. Zira bak ld nda eklen pk bir Çerkes gibi görülmelerine ra men bu halklar n özünde Türk olduklar anlayabilmek oldukça zor bir durumdur. Günümüzde Kafkasya’dan gelmi her millete Çerkes denilmesi ve bununda bak ld nda hiçbir fark görülememesinden dolay oldu u herkesçe malumdur. Ancak belirtildi i üzere belirli bir etkile im olmu sa da etnik ve kültürel bak mdan bir ayr k mevcuttur. Bu halklar n tamam Kafkasya d ndan Orta Asya’dan göç neticesinde gelmi ve nüfus bak ndan bölgedeki en kalabal k halklar aras nda yer almaktad rlar.

Ah ska Türkleri 1944 y na de in Gürcistan’ n Türkiye s na yak n Ah ska, Aspinze, Adigen, Ah lkelek ve Bo danovka bölgelerinde oturmaktayd lar. Türk ve Müslüman olan bu halk Orta Asya’ya sürgüne gönderilmi tir. Di er bir tabir ile “Meskheti”, “Meskhetiya” olarak da an lmaktad rlar. Ah ska ad Gürcüce “Yeni Kale” anlam na gelen “Ahal-Tsihe” den geldi i söylenmektedir ancak Gelibolu’lu Mustafa Âlî’nin “Ak- ehir” demekle me hur olmu “Akhal-Kelek” ad ndaki kale ile bugünkü Ah lkelek’ten bahsetmesi Gürcü ismiyle aç klama tezini çürütmektedir. Ah ska ad n geçti i ilk kaynak Kitâb- Dede Korkut’dur. Tarihi kaynaklarda “Aksaka” olarak da bilinmektedir. Aksaka Kalesi olarak bilinen yer ise Gürcista’a ba bir kale iken 1635 nda Osmanl topraklar na kat larak Ç ld r Eyaleti’ne ba lanm r.29 Mesketi da lar olarak tabir edilen Acar- mereti, Acar-Akhalsikikh Da lar olarak da bilinmektedir. Sovyet bas burada ya ayan Türklerin ad Ah ska-Aksaka olarak vermelerindeki sebep ise bölgeye izafetledir. Ah ska Türkleri cumhuriyetin ilk y llar nda Batum Konferans ’na kat larak Türkiye’ye ba lanmak istediklerini belirtmi lerdir. Bu aç dan Türkiye ile olan ba lar da hala korumaktad rlar. Ah ska Türkleri genel kabul edilen görü e göre bu bölgeye 18. yüzy lda De t-i K pçak’tan gelmi lerdir.30

Kumuklar Kafkasya’da Terek Nehri’nin denize döküldü ü yerde engebesiz, gayet verimli topraklarda ya amaktad rlar. Hazar Denizi’nin kuzeyinde yer alan bu bölge Kafkasya’n n di er bölgelerine nazaran daha çok ova görünümündedir. Kumuklar, Türkçe konu maktad rlar ve Turan rk na mensupturlar. Ancak unu belirtmek gerekir ki Kumuklar n Kafkasya’ya geli leri konusunda net bir tarih yoktur.

29 Rasim Bayraktar; Ahıska: 21. Yüzyılda İnsanlık Dramı, hlas Matbaac k, stanbul 1999, s.9 30 K yas Aslan; Ahıska Türkleri, Ah ska Türkleri Kültür ve Dayan ma Derne i Yay , Ankara 1995,

(23)

Özellikle geli leri hakk ndaki tarihin tespit edilemeyecek kadar eski oldu u dü ünülmektedir. M.Ö. 3000-2000 aras nda Kafkas halklar Mezopotamya havalisine kadar olan topraklar i gal etti i vakit “Khmukh” ad nda bir halk bu istilalar s ras nda yer alm r. Bu halk ba larda Kilikya’da meskûn iken daha sonralar yap lan sava lar neticesinde di er Kafkasyal halklar gibi Kafkasya içlerine çekilmek zorunda kalm r. Bu ekilde bir bilgi olmas na kar n bu iddia tam olarak kan tlanamam r. Dilleri konusuna gelince, bu bölgenin Derbent Geçidi’ne giden yol üzerine olmas hasebiyle birçok Turani kavmin gelip geçti i, istila etti i bir co rafyad r. Tarih boyunca hâkimiyetin bu rka mensup olan kavimlerin elinde olmas nedeniyle zaman içinde kendi dillerini unutmu olabilecekleri dü ünülmektedir. Kumuklara “Gazi Kumuk” veya “Lak” da denmektedir. Zira bu halk Kafkasya’da slam dinini seçen ve yaymaya gayret eden ilk gruptur.31 Fiziki görünü leri itibariyle iki k sma ayr lmaktad rlar. Da stan’daki

Sulak Irma ’n n kuzeyindeki düzlüklerde ya ayan Kumuklar aras nda sar n ve mavi gözlülere daha s k rastlan rken, güneydeki da k bölgeye yak n olan Kumuklar aras nda esmer, siyah saçl ve koyu renk gözlüler hâkimdir. D görünü lerindeki farkl k Kumuklar n hayat tarzlar na ve dillerine de yans r. Kumuk Türkçesi’nin üç farkl diyalekte ayr lmas nda bu farkl n önemli rolü vard r. Kumuk Türkçesi, Karaçay-Malkar, Karaim ve K m Türkçeleriyle birlikte Türk lehçelerinin “Kuzeybat -K pçak” grubuna dâhildir. K pçak grubuna dâhil olmakla birlikte Kumukça’da O uz Türkçesi’nin özellikleri de önemli ölçüde görülmektedir. Kumuk Türkçesi üç ana diyalekte ayr lmaktad r. Bunlar “Kuzey (Hasavyurt)”, “Orta (Buynaks)” ve “Güney

(Haydak)” diyalektleridir.32

Nogaylar, Tatarlar n en tan nm boylar ndand r. Büyük k sm Kafkasya'da Kuzey Da stan, Volga Nehri’nin güney boylar , Stavropolsk Vilâyeti ile Karaçay-Çerkesk Cumhuriyeti’nde ya amaktad rlar. K m Hanl ’n olu turan as l kitle Nogay (Tatar) toplulu udur. Siyasî kavim ad olan “Nogay” ad Cengiz Han' n torunu Nogay Han'dan gelmektedir.33 Kuzey Kafkasya’da ya ayan bu halk oldukça kalabal k bir nüfusa sahiptir. Terek havzas nda ya ayanlara “Ak Nogay” denmektedir. Nogayca’n n üç a bulunmaktad r: Da stan'da ve Kuma ile Terek Irmaklar ’n n a k mlar nda

31 Met Çünat ko Yusuf zzet; Kafkasya Tarihi I, s.302-304

32 Ufuk Tavkul; “Kumuk Türkleri: Tarihleri, Sosyal Yap lar ve Dilleri Üzerine Bir nceleme”, Kırım

Dergisi, Cilt 8, Say 32, 2005, 29-34

(24)

“Kara Nogay A ”, Karaçay-Çerkesk Cumhuriyeti'nde ve Mineralny Vodi Bölgesi’nde ki Kangl Köyü’nde “Ak Nogay A ”, Stavropol Bölgesi’nde ise “Merkez Nogay A ” kullan lmaktad r.34

Karaçay Türkleri, Elbruz Da ’n n do u ve bat ndaki yüksek da k alanlarda ya amaktad rlar. Karaçaylar, yayg n olan görü e göre tarih boyunca bu bölgeden geçen Türk topluluklar n bölgedeki bakiyeleridir. Bunlar aras nda K pçak Türkleri, Hunlar ve Bulgar Türkleri zikredilebilir. Bu topluluklar göç veya daha ba ka sebeplerle Kafkasya’dan gelip geçtikleri vakit kendi içlerinde bulundurduklar baz gruplar n burada kal p kadim Kafkas kültürü ile kayna mas sonucu Karaçaylar n ortaya ç kt klar sav yayg nd r.35 Bugün konu tuklar dil, Türk Dili’nin ivesi niteli indedir. Karaçaylar n bölgedeki kom ular olan Çerkesler ile yo un faaliyetleri olmu tur. “Karaçay” ad yla bilinen baz ailelerin bu kökenden geldikleri ve Çerkesle tikleri malumdur. Balkarlar (Malkar) eski Kuban Bulgarlar ’n n torunlar ndan olup uzun müddet göçebe bir hayat ya ad klar bilinmektedir. Bu görü ün aksine Balkarlar n Hazar Türkleri’nden olduklar yönünde iddialarda mevcuttur. Balkarlar (Malkar) ismi ise yerle mi bulunduklar “Malki” ismindeki bir nehirden alm lard r. Elbruz Da ’n n do u etekleri olan ve bugün Kabardey-Balkar Özerk Cumhuriyeti’ne (Rusya) dâhil olan bölgede ya amaktad rlar.36

1.2.2. Güney Kafkasya Halkları 1.2.2.1. Gürcüler (Kartvel) Grubu

Kafkasya’n n yerli halk ndan olan Gürcüler’in atalar , bu co rafya içinde M.Ö. 2000’lerden itibaren do ulu halklarla ili kiler içinde olmu lard r. Bunlar aras nda

ras yla Hititler, Mitanniler, Asurlular ve Urartular yer almaktad r. Bu konudaki ilk bilgilere Asur çivi yaz metinlerde rastlanmaktad r.37 Gürcüler köken bak ndan kendilerini “Kartolos” nam nda bir zat n ahfad olarak saymaktad r. Bu zat Kafkasya’da Kor ve Aragoy Nehirleri aras nda zuhur etmi ve Gürcü nesli buradan türemi tir denilmektedir. Gürcü ismi tamamen yabanc bir kelimedir ki zira onlar kendilerine

34 Pelin Ek i; “Türkiye’de Nogayca Çal malar na Genel Bir Bak ”, TÜBAR, Say 28, Güz 2010, s.184 35 Adilhan Adilo lu; “Karaçay-Malkar Türklerinin Etnik Olu umunda Bulgar ve Sabir Hunlar n Rolü”,

Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi, Say 24, Güz 2007, s.8

36 Ahmet Cafero lu; “Kafkasya Türkleri”, Türk Kültürü Dergisi, Say 38, Aral k 1965, s.176-177 37 Muhittin Gül; “Türk-Gürcü li kileri ve Türkiye Gürcüleri”, Sakarya Üniversitesi Fen-Edebiyat

(25)

“Kartveli” demektedirler. Gürcülerin nesli “Ari” dir ki baz yazarlarca Çerkesler özellikle Abazalar ile köken olarak ayn olduklar belirtilse de bu tamamen yanl bir yönlendirmedir. Gürcüler eskiden daha güneyde hatta Van vilayetinde de in uzanan topraklarda ya ad klar daha sonralar ran taraf ndan sava lar ve bask lar neticesinde Kafkas Da lar ’n n güney eteklerini yurt edindikleri bilinmektedir.38 Gürcü kavmi

Hevsur, P av, Tu lar, Guri, mereti, Svan, Kurti ve Mengrel gibi birçok alt gruptan olu maktad r. Kurti ler d nda bütün Gürcüler Hristiyan-Ortadoks dinine mensupturlar.39 Gürcülerin dili “Güney Kafkas Dil Ailesi” grubuna girmektedir. En yak n akrabalar ise Mengrelce (Lazca) ile Svancad r.40

1.2.2.2. Ermeniler

Kafkasya’da Güney Kafkasya Bölümü’ne dâhil olan Ermeniler oldukça köklü ve eski bir uygarl a sahiptir. M.Ö. 1300 sene evvel znik, zmit ve Balkanlarda ya ad klar bilinmektedir. Ayr ca Kayseri ve Konya havalisnde ya am lar ve daha sonralar Erzurum ve Van taraflar na hatta Kur Nehri boylar na kadar yay lm lard r. Ermeniler kendilerine ncil’de ad geçen “To arme” ve o lu “Hayi ” in neslinden sayarlar. Ülkelerine ise “Hayastan” demektedirler. Ermeni isminin ise bunun o lu “Armana ” veya bunun ahfad “Aram” dan geldi ini savunmaktad rlar.41 “Armania” kelimesine ise ilk defa M.Ö. 515 y nda Büyük Darius’un Behistun’daki kaya yaz tlar na 3 dilde yazd rd metinlerde geçti i bilinmektedir ki bu tarihlerde Ermeniler Do u Anadolu topraklar na yerle mi lerdir. Armania, Pers Krall na ba co rafyalardan birisini nitelemek için kullan lmaktad r. Böylece o idari bölgede oturanlarda ayn Armani olarak adland lmaktad r ki bu bölge imdiki Do u Anadolu Bölgesi ve Güney Kafkasya’n n bir bölümünü kapsamaktad r.42 Ermenilerin hiçbir zaman Armen ismini kullanmad klar görmekteyiz. Bunun yerine Torkomyan, Torkomaçi, A kenaz gibi isimleri daha çok kullanm lard r.43

38 Met zzet; “Kafkasya Tarihi: Gürcistan Tarihi”, uaze, No 7, 18 May s Efrenci 1911, s.6 39 Mustafa Ayd n; a.g.e., s.9

40 Cahit Aslan; “Türk-Rus-Gürcü li kilerinin Merkezindeki Ülke: Abhazya”, Akademik Bakış

E-Dergisi, Say 16, Nisan 2009, s.2

41 Met zzet; “Kafkasya Tarihi: Ermenistan Tarihi”, uaze, No 4, 27 Nisan Efrenci 1911, s.4 42 Nejat Göyünç; Türkler ve Ermeniler, Yeni Türkiye Yay nlar , Ankara 2005, s.30-31

43 dris Bal; Mustafa Çufal ; Dünden Bugüne Türk-Ermeni İlişkileri, Nobel Yay n Da m, Ankara

(26)

I. BÖLÜM

1. ÇERKESLER VE KAFKASYA

1.1. Çerkeslerin Osmanlı Devleti, Rusya ve Kırım Hanlığı İle Olan İlişkilerine Genel Bir Bakış

Kafkasya hem Osmanl Devleti hem de Rusya için oldukça önemli bir bölgeydi. Burada hâkim unsur öteden beri hüküm sürmekte olan K m Hanl idi ki Karadeniz’in kuzeyini te kil eden bölgeye sahiptir. Daha içerilerde Hazar Denizi’nin kuzeyinde Kazan ve Astrahan gibi hanl klar hüküm sürmekteydir. K m Hanl ’n n ba nda bulunan ki iye “Giray” lafz verilmektedir. Bu lâkâb daha sonralar 143744 tarihinde Han olan ve 30 sene kadar hüküm süren Hac Giray Han’dan itibaren kullan la gelmi tir.45 K m Hanl , Fatih Sultan Mehmet zaman nda 1475 y nda Kefe’nin zapt yla Osmanl himayesine geçmi tir. Bu s ralarda Alt n Ordu Hanl ’n n Rus Knezlerini tehdit etmesi ve K m Hanl ’n geri almak istemesi gibi sebepler Osmanl ile Moskova Knezli i aras nda yak nla maya sebebiyet vermi tir. Alt n Ordu Hanl ’n n 1480 y na do ru zay flamas ndan yararlanan Ruslar, ilk kez 1487 y nda Kazan Hanl ’n i gal etmi lerdir.46 Bu harekete ra men Ruslar Osmanl Devleti ile iyi geçinme politikas sürdürmek istemi ler ve Kefe’de bulunan Osmanl idarecilerine bir iyi niyet mektubu göndermi tir. III. Ivan’ n ölümünden sonra Kazan Hanl Rus

galinden kurtulmu tur ancak Ruslar 1547 ve 1550 y llar nda buraya tekrar sefer düzenlemi se de ba ar olamam r. 1552 y nda Kazan Hanl ’n tekrar i gal etmeye muvaffak olabilmi lerdir. Bu olay n ard ndan Çar IV. (Korkunç) Ivan, 1557 y nda

44 Bu tarih Ahmet Cevdet Pa a’n n “ m ve Kafkas Tarihçesi” adl kitab nda Hicri 841 olarak verilmi tir

ki konunun ak na uygun olarak Türk Tarih Kurumu’nun web sitesindeki tarih çevirme klavuzuna göre Miladi takvime çevrilmi tir.

45 Ahmet Cevdet Pa a; Kırım ve Kafkas Tarihçesi, 2.Bask , Matbaa-i Ebû-z Ziya, Konstaniyye 1307,

s.1-2

46 Akdes Nimet Kurat; Rusya Tarihi: Başlangıçtan 1917’Ye Kadar, TTK Yay nlar , Ankara 1993,

(27)

Astrahan’ da i gal etmi tir. K m ve Osmanl Devleti’nin ayn y llarda (1552) Kafkasya üzerindeki bask oldukça artmaktad r. Çerkes beyleri de bu bask dan ötürü Rus Çar’ ndan himaye talep etmek için Moskova’ya gitmi lerdir. Rus Çar ise Osmanl ile iyi ili kilerin devam etmesini istedi inden onlara kar bir ey yapamayaca ancak m Hanl ve Tatarlara kar kendilerini koruyabileceklerini bildirmi tir.47 Bu

anla man n ard ndan Kabardey beylerinden Yidar Temriko Çar I. Ivan’a k vererek bir izdivaç gerçekle mi tir ki üphesiz yap lan bu anla man n akrabal k yoluyla da desteklenmesi sa lanm r.48 1555 y nda Çerkes ve Abazin beylerinden Jane Prensi Sibok, o lu Kudatek ve a abeyi Astemguk ile Abazin Prensi Dudaruko Ebzoluy 150 ki ilik bir heyet ile Rusya’ya gelerek himaye talebinde bulunmu lard r. K m yani dolay yla Osmanl Devleti’nin bask ndan kurtar lmalar yönünde ricalarda bulunmu lard r. Rusya ise gelen Çerkes elçilerini memnuniyet ile kar lamakla birlikte onlar Tatarlar n bask lar ndan koruyabilece ini ancak Osmanl ile bar içinde bir politika izlemeyi tercih etti ini bildirmi tir. Gelen elçiler ise Rusya’ya ba klar bildirdikten sonra Hristiyan dinini benimsemi ve isimlerini de de tirmi lerdir. 1555-1556 y llar aras nda Rusya’da ki Çerkes müfrezesinin 5000 civar nda oldu u tahmin edilmektedir. Rusya’n n deste inden kuvvet alan Prens Temriko ve Sibok, Taman ile Temrük ehirlerini K m Hanl ’ndan alm lard r.49 1560-1561 aras nda Çerkesler ile Ruslar n müttefikli i neticesinde K m’a ve Tatarlar üzerine pek çok sefer düzenlenmi tir. Osmanl Devleti ise K m’ savunmak maksad yla bir ordu haz rlam r. Bu zaman zarf nda Çerkesler aras nda da Osmanl ve dolay yla K m taraftar olan gruplarda te ekkül etmi tir. 1563 y nda Çerkes prenslerinden baz lar n Astrahan’ yeniden Osmanl Devleti’ne tabi k labilmek için Devlet-i Âliye beraber hareket etmek için bir teklif sundu u bilinmektedir. 1565 y nda bu öneri tekrarlanm r. Osmanl Devleti ile hareket etmek istemeyenler ise Bat Çerkesler olmu K m Hanl ise bu yöne do ru bir sefer düzenlemi se de ba ar olamam r.50

1560 y ndan sonra Çerkesler ile Ruslar aras ndaki ba kopmaya ba lam ve baz Çerkes kabileleri Osmanl taraftarl tercih etmeye ba lam lard r. Bunu müteakip Osmanl Devleti ilk defa 1572 y nda ünlü komutan Çerkes Özdemiro lu Osman Pa a

47 Mustafa Ayd n; a.g.e., s.26-27

48 Nihat Berzeg; Çerkes Sürgünü: Gerçek, Tarihi ve Politik Nedenleriyle, Takav Matbaac k, Ankara

1996, s.28

49 Kadir Natho; Kafkasya’da ve Kafkasya Dışındaki Çerkesler, (Çev.: Ömer Aytek Kurmel), Kafdav

Yay nlar , Ankara 2009, s.143

(28)

komutas nda Çerkezistan’a girmeyi ve buray tamamen zabt etmeyi ba arm r. Rusya ise Çerkes ve Abaza kavimlerinin Rusya taraftar olduklar ve Rusya’n n emellerine hizmet ettiklerini ifade etmekte ve bunlar ile aras ndaki diplomatik ba lar koparmamaktad r.51

Çerkesler ve K m aras ndaki ili kiler ise Osmanl Devleti’nden önce atal k müessesesi yoluyla daha dostane bir ekilde devam etmekteydi. Zira K m hanedan yeni do an varislerini Çerkeslere emanet ederek ergenlik ça na de in onlar n yan nda yeti tirilmesine izin vermekteydi. Tarihi kaynaklarda bu hususta bir örnek mevcuttur. Han’ n bir o lu oldu u zaman, Çerkesler toplanarak Han’ n o lunu besleme almay dü ünürler ve bunun için bir tart ma (Wunafe) yaparlar. Bu tart ma neticesinde varise bakmak üzere bir kad görevlendirmi lerdir. Bu kad n elbette ki o günkü Çerkes adet ve geleneklerini en iyi bilen ahlaki olarak düzgün ve asil bir aileye mensup oldu u ku kusuzdur. Daha sonra görevlendirilen bu kad n ve toplumun ileri gelenlerinden olu an bir heyet yanlar nda birkaç yüz ki ilik bir ma’iyyet ile beraber K m Han ’n n saray na giderek burada birkaç gün misafir olduktan sonra heyetin ileri gelenleri o lunu yeti tirmek istediklerini belirtmi ve K m Han’ da bu iste i kabul etmi tir. Çerkesler bu çocu u alm lar ve her türlü güzel ahlak ve sava maharetlerini ö rettikten sonra 15 ya lar nda iken K m Han’ na at, z rh ve sava tak mlar yla mücehhez tam bir asker gibi götürmü lerdir. Han ise bu durumdan ötürü Çerkeslere çe itli hediyeler ve makamlar ihdas ederek onlar onurland rm ve Çerkesler de memleketlerine geri dönmü tür. Yeti tirilen bu çocuk bir emanet olarak görüldü ünden yeti tiren aile kendi evlatlar ndan daha fazla ihtimam göstermektedir.52 Bu ekilde yeti tirilen varislerden baz lar çe itli vesileler ile atal k oca na geri döndüklerinde Çerkeslerin P (Bey) makam n üzerine “Hatoka” nam yla bir mevki’de görülmü ve bu suretle Çerkesle mi lerdir.53

Ruslar n Kafkaslarda nüfuz kazanmas n en büyük sebeplerinden biriside üphesiz Hristiyan olan Gürcüler ile münasebetleriydi. Gürcü kral II. Aleksander, Rus Çar’ ndan Tarku amhal’a kar yard m talebinde bulunmu ve 1587 y nda aralar nda imzalanan gizli bir anla ma ile Gürcüleri dü manlar na kar korumay taahhüt

51 Kadir Natho; a.g.e., s.148 52 Ahmet Cevdet Pa a; a.g.e., s.6-8

(29)

etmi tir.54 Gürcüler ile olan münasebet devam etmi ve 1578-1590 y llar aras nda Osmanl ran sava lar s ras nda dü tü ü mü kül durumdan kurtulmak isteyen II. Aleksander Rusya’dan bir kez daha yard m talebinde bulunmu tur. Rusya, Gürcistan’a özel bir önem vermi tir.55 Zira Gürcistan’ Rusya’n n bir parças yapmak ve bu ülke üzerinden Da stan’a ula may planlamaktad r. Gürcü kral n Tarku amhal’a kar dü tü ü mü kül durumu da f rsat bilerek buraya ordu sevk etmi tir. 1594 y nda Boyar Khvorostin komutas nda bir kuvvet amhal’ n ba kentine sald rarak buray ele geçirmi tir. Ancak Rus ordusu amhal’ n kuvvetleri taraf ndan yenilgiye u rat lm ve Sulak Nehri k nda yakla k 7000 ki ilik ordu imha edilmi tir. Bu olaya ra men Rus Çar kendisine “ berya topra n, Gürcü krallar n, Kabardeylerin, Çerkeslerin ve Da prensliklerin Efendisi” ünvan vermi tir. Çar Boris Godunov u ran lan bu

hezimetin intikam almak amac yla biri Boutourlin kumandas nda Kazan’dan di eri ise Pleshtceyef kumandas nda Astrahan’dan olmak üzere iki ordu ç karm ancak sonuç al namam r.56

Rusya 1604-1605 y llar nda Da stan’a sald rm r. Ancak Çeçen ve Da stanl lar n ortak savunmalar sonucunda Ruslar yenilgiye u ram lard r. Bu tarihten sonra Rusya ve Osmanl Devleti’nin birkaç olay hariç bölgede fazla a rl kl bir rol oynamad görmekteyiz.57 Çar I. Petro (Deli) zaman nda Ruslar bu bölgede tekrar aktif olmaya ba lam lard r. I. Petro, ran ve Orta Asya üzerinden Hindistan’a ula mak, ticari faaliyetlerde bulunarak ülkeyi daha iyi bir konuma getirmeyi planlamaktad r. Bunun içinse buradaki stratejik olarak öneme haiz hammadde kaynaklar n denetimini kendi eline almay gerekli görmektedir. Hem Hindistan’a hem de stanbul’a yak n olmak niyetinde oldu u için Balt k Denizi’ni kendi denetimine almay , Basra’da ise söz sahibi olmay planlamaktad r. Bütün bunlar yapabilmek içinse Kafkasya’n n kay ts z

arts z kendi elinde olmas gerekti ini dü ünmektedir. Bu s ralarda Osmanl Devleti bir gerileme dönemi içerisindedir. ran ise kendi iç kar kl klar ile u ra maktad r. Afganistan’da bir ayaklanma ç km ve bölge ile yeterince alakadar olamamaktad r. 1722 y nda, irvan ve Revan Hanl klar na bir sald düzenleyen Gazi Kumuklar

54 Abdullah Saydam; Kafkasya’da Bağımsızlık Mücadeleleri ve Türkiye, Karadeniz Teknik

Üniversitesi Kafkasya ve Orta Asya Ülkeleri Uygulama ve Ara rma Merkezi Yay , Trabzon 1983, s.17

55 Mustafa Ayd n; a.g.e., s.27-28

56 John F. Baddeley; Rusların Kafkasya’yı İstilası ve Şeyh Şamil, (Çev.: Sedat Özden), Kay han

Yay nlar , stanbul 1996, s.41

(30)

buralar ele geçirmi ler ve irvan Hanl ’n n merkezi emahi’yi ya malam lard r. Bu esnas nda Rus tüccarlar n mallar da ya ma edilmi ve Rus Çar bu zarar n telafi edilmesini istemi se de sonuçsuz kalm r. Bu olay n ard ndan I. Petro Kafkasya’y gal için önemli bir f rsat yakalam r. Bunun üzerine bir sefer ba latan I. Petro Derbend önlerine kadar ilerlemi ve güçlü bir direni le kar la mam r.58 Ruslar

bundan sonra Bakü’yü de ku atm r ancak irvan Hâkimi Davut Han Osmanl lardan yard m istemi ve Rus kuvvetlerini durdurmu tur. 1723 ve 1724 y llar nda ilki ran sonraki Osmanl Devleti ile olmak üzere yap lan anla malarda Derbend ve Bakü dâhil Hazar Denizi’nin bat sahilleri tamamen Ruslara b rak lm r.59

Svyatov Krest surlar çevresinde yerle im birimlerinde ya ayanlar 1724 y nda Terek’den al nm lard r. Buralarda Çar’ n atad Elmurza Bekoviç idaresi alt nda birkaç yüz aile meskûn bulunmaktayd .60 Ancak ran ile yap lan bar anla mas gere i

Rus ordusu 1735 y nda Svyatov Krets, Bakü ve Derbend topraklar ndan çekilmi tir. Bu kay plar neticesinde Ruslar, Kuzey Kafkasya’ya sald rm lar ancak buradan bir sonuç elde edememi lerdir.61 Buradaki önemli olan nokta ise Rus d politikas yönlendiren güvenli in korunmas ve s cak denizlere aç lacak bir yol bulunmas politikas nda bir de iklik olmad görülmektedir. Zira bu plan n gerçekle tirilmesi için Hazar sahilleri ve Kafkasya’ya hâkim olmak zorundad r. Bu do rultuda Kafkaslara eri ebilmesi için Çerkesya’n n do usu olan Kuzey Kafkasya bölgesinin merkezi konumundaki Kabardey Bölgesi’ni i gal etmesi gerekmektedir. Fakat bu tarihlerde Rusya ve Osmanl Devleti aras ndaki “Çerkes Sorunu (1736-1739)” nedeniyle sava

km r. Çariçe Anna vanova, Kabardey Bölgesi beylerine bir ça da bulunarak bu sava ta Ruslar n yan nda yer almalar ister ve Kabardeyler ald klar ba ms zl k karar na ra men bu sava ta Rusya saflar nda yer al rlar. Sava n sonunda 18 Eylül 1739 tarihinde Belgrad Antla mas imzalanm ve Kabardey’in ba ms z bir ülke oldu unu teyit etmi lerse de Rusya, gizli olarak el alt ndan buray kendisine ba lamay hedeflemi ve bu do rultuda ad mlar atm r.62 Rusya bu anla man n kendi politikalar na uygun olmad için bu artlara hiçbir zaman riayet etmemi tir. Zira

58 Ahmet Cevdet Pa a; a.g.e., s.70 59 Abdullah Saydam; a.g.e., s.17-18 60 Kadir Natko; a.g.e., s.185

61 Hayri Ersoy; Aysun Kamac ; Çerkes Tarihi, Tümzamanlar Yay nc k, 3.Bask , stanbul 1994, s.112 62 John Longworth; Kafkasya Halklarının Özgürlük Savaşı (1837-1838), (Çev.: Sedat Özden), Rey

(31)

Kafkasya’n n en zengin ve stratejik bak mdan oldukça önemli bir yerde bulunan Kabardeyleri tamamen ba ms z b rakmak veya güçlü kalmalar na müsaade etmek Rus

karlar na ayk idi. 1759 y nda kurulmu olan Mezdok63 kenti Rusya ile direk temas olan oldukça önemli bir ehirdir. Ruslar buray 1763 y nda ele geçirmi ler ve kendilerine s nm olan Kabardey prenslerinden birisini himaye amac yla buraya yerle tirmi lerdir. Daha sonralar Mezdok-K zlar Kalesi aras nda bir askeri hat olu turulmu tur.64 1770 y nda Don-Volga Kazaklar ndan bir grupta takviye amaçl buraya yerle tirilmi tir. Bu hat olu turma plan sürekli devam etmi ve Azak Denizi’ne de in bu hatlar n uzat lmas na çaba harcanm r.65 Osmanl Devleti ise bu olaya kay ts z kalmam bir taraftan da Belgrad Antla mas ile verdi i Azak Kalesi’ni geri almay planlam r ancak kendisini Rusya ile yeni bir sava n içinde bulacakt r.

1768-1774 y llar aras nda Rusya in a etmi oldu u bu kale ve savunma hatlar neticesinde Kafkasya’n n merkezine art k yerle meye ba lam r. Osmanl Devleti bu llarda Çerkes ve Çeçenleri Kafkas hatt na göndererek yard mlar sa lama dü üncesine muvaffak olamam r. Ruslar Daryal Geçidi’nde bir yol in a ederek buray a may ba arm lar ve meretya’n n ba kentini ele geçirmi lerdir. Bunun sonucunda Osmanl ile Rusya aras nda Küçük Kaynarca Antla mas imzalanm r. Sava tan yenik ayr lan Osmanl Devleti antla man n III. maddesi gere ince K m’a ba ms z devlet statüsü kazand lmas önerisini kabul etmi tir. Dini olarak ise stanbul’daki Osmanl Halifesine ba olduklar belirtilmi tir. Antla mada belirtilen yerler K m topraklar olarak gözükse de buras Çerkesya’d r ve burada ya ayan halklar göz ard edilmi lerdir. Bu yüzdendir ki Kabardey Bölgesi’nde bu anla maya riayet edilmemi ve çe itli sava lar yap lm r. Bu sava lar n Çerkesler özellikle Kabardeyler için çok a r neticeler do urdu u bilinmektedir. K m’ bu ekilde Osmanl ’dan ay ran Rusya, K m’da ortaya ç kan taht kavgalar neticesinde ahin Giray’ n han olmas için yard m etmi ancak Osmanl Devleti’de bu durumdan ho nut olmayarak Selim Giray’ K m Han’ tayin etmi ve Bahçesaray’a göndermi tir. Bu iki Han aras nda mücadele olmu ve Selim Giray kaybederek stanbul’a geri dönmü tür. Osmanl Devleti bunun üzerine Rusya ile sava may dü ünmü se de Fransa’n n araya girmesiyle 1779 y nda

63 Adi ece “Mezdog” kelimesinden gelen bir isimdir. Anlam “Sa r Orman” d r ki ormanlar n s kl

dolay yla verilmi bir isimdir.

64 Kadir Natho; a.g.e., s.185 65 John F. Baddeley; a.g.e., s.45

(32)

“Aynal kavak Antla mas ” imzalanm r. Bu antla maya göre ahin Giray, Han ilan edilmi Ruslar ise K m’daki askerlerini çekmeyi taahhüt etmi lerse de bunu yerine getirmeyip ülkede kar kl k ç nca bu f rsat de erlendirmekte gecikmemi ve K m’ 1783 y nda ilhak etmi tir.66 Küçük Kaynarca Antla mas ’ndan sonra Osmanl Devleti, m politikas ndan birazda olsa vazgeçerek Çerkesler ile direk temas kurmay planlamaktad r. Bu amaçla Ferruh Ali Pa a, So ucak Kalesi muhaf olarak gönderilir. Ali Pa a buray imar ederek çok daha büyük bir kale kenti olarak vücut bulacak olan Anapa’y kurmu tur. Onun geli iyle Çerkesler Osmanl ’y ve slam dinini daha iyi tan yarak ili kilerin geli mesi sa lanm r. Oldukça ml kadir inâs bir ki ili e sahiptir ki bu yüzden Çerkesler taraf ndan da sevilmi tir. So ucak Kalesi’nin tahkiminden önce Sinop’a gitti i ve buradan gerekli olan malzemeyi tedarik etti i bilinmektedir.67 1782 nda Rusya’n n Kafkasya’da ki Kuban ve Kafkas Ordular olarak iki k sma ayr lmaktad r. Azak-Mezdok Hatt , Don ve Güney Rusya steplerini da kavimlerin sald lar ndan korumak için tertip edilmi tir ancak baz Nogay kavimleri Kazak köylerine bask nlar yapmakta ve bölgede kar kl a sebep olmaktad r. 1783 y nda Ruslar, K m’ n Rusya’ya taraf ndan i gal edilmesinden sonra Nogaylar n Volga önündeki bozk ra yerle tirilmesini emretmi ve bu amaçla yap lan sava kaybeden Nogaylar K m’da zorunlu iskâna tabî tutulmu lard r. Bu olay Kuban’dan Don Nehri’ne kadar olan bölgede sükûneti sa lam r.68 1783-1785 y llar aras nda Kafkasya, Müridizm hareketinin önderlerinden olan mam Mansur önderli inde birle mi tir. K zlar Kalesi ve Mezdok civar ndaki Ruslar Kuban ötesine atmay ba arm lard r. Sava lar genellikle Kafkas ordular n geri çekilerek münasip bir nt kada ani bask nlar neticesinde dü man ordusunun imhas eklinde geli mektedir. Bu sava larda art k Çerkesler ve dolay yla Kafkas kuvvetlerinin Osmanl Devleti ile hareket etmeye ba lad klar görülmektedir.69 1787-1789 y llar nda Osmanl -Rus sava lar nda Ruslar ilk defa Kuban’ geçmi ler ancak çok büyük zayiat vererek geri çekilmek zorunda kalm lard r. Bu tarihlerde Kafkasya’ya Battal Hüseyin Pa a gönderilmi tir. Ruslar n sald lar na kar sava mak yerine Battal Hüseyin Pa a, Anapa Kalesi’nden ç kmamay ye lemi ve bu hareketi Çerkeslerin tepkilerine neden olmu tur.

66 Fahir Armao lu; 19. Yüzyıl Siyasi Tarihi (1789-1914), TTK Yay nlar , Ankara 1997, s.16

67 Cemal Gökçe; Kafkasya ve Osmanlı İmparatorluğu’nun Kafkasya Siyaseti, amil E itim ve Kültür

Vakf Yay., stanbul 1979, s.45

68 Semen Esadze; Çerkesya’nın Ruslar Tarafından İşgali, (Çev.: Murat Pap u), Kafkas Derne i

Yay nlar , Ankara 1999, s.5-6

(33)

Daha sonra stanbul’dan gelen emirle Kabardey Bölgesi’ne kadar ilerlemi ancak burada da sava stratejisinde hata yapm , Ruslar ile topyekûn sava mak yerine birlikleri parça parça göndermeyi tercih edince bir sonuç al namam r. Bu durum üzerine Ruslara iltica etmi tir. Ordu ise Çerkesler ile birlikte Anapa Kalesi’ne çekilmi tir. 1791 y nda bu kale ku at lm ve Ruslar taraf ndan i gal edilmi tir. 1792

nda yap lan bir antla ma sonucunda Kuban Nehri s r kabul edilmi tir.70 19.

yüzy n ilk çeyre i boyunca Rus idaresine kar Kabardey Bölgesi’nde birkaç büyük isyan gerçekle mi tir. syanlar n ana sebeplerine gelince bölgeye Rus Kazaklar n yerle tirilmesi, yerli ahalinin askeri i lerde yol, köprü ve kale in aatlar gibi a r i lerde zorunlu olarak çal lmas zikredilebilir. Suçlular kurulan Rus mahkemelerinde yarg lanmakta ayr ca bölgedeki veba salg yüzünden Kabardeylerin ticaret ile ra malar da yasaklanmaktad r. Bütün bu geli meler zamanla Kabardey Bölgesi’ni ve Kafkasya’y bir sömürge bölgesine dönü türmü tür. Kabardeyler bu geli meler kar nda tepki koymaya ba lam lar ve 1804 y nda onlara Bat Çerkesleri, Balkarlar, Karaçaylar, Abazalar, Osetler, nguslar ve Çeçenlerinde kat ld bir büyük ayaklanma haline dönü mü tür. Halk buradaki Kislovosk Kalesi’nin kald lmas istemekte zira bu kale Bat Çerkesleri ile Kabardeyler aras ndaki ili kiye mani olmaktad r. Rusya tüm bu olumsuzluklar görmezden gelmi ve isyan askeri yollarla bast rmay seçmi tir. Çar bu do rultuda Kabardey Bölgesi’ne özel bir ordu göndermi tir ve yap lan sava larda Kabardeyler ve di er müttefik halklardan olan grup Ruslara teslim olmak zorunda kalm r.71 1809 y nda yeni Kabardey prensleri seçilmi ve Rusya’ya kar sava mama, boyun e me karar al nm sa da yine de 1000 ki ilik bir grup Kafkas hatt na sald rmak için Malka ehrine gelmi lerdir. Ayn y llarda Rusya’n n Kabardey Bölgesi’nde ki karga ay önlemek amac yla daha fazla asker sevk etti i görülmektedir. Ayr ca da larda köyler kurulmas ve itaat etmeyen Kabardey beylerinin cezaland lmas öngörülmü tür. 1810 y nda 200’e yak n Çerkes ve Balkar köyü yak p y lm ve a r vergilere çarpt lm r. Bask lara dayanamayan birçok aile Kuban ötesine geçerek oralarda yerle meye ba lam r. 1811 y nda Kabardey soylular Çar’a bir heyet göndererek baz isteklerde bulunmu lard r. Ticaret ve tar m ile ilgili k mlar n hepsini kabul eden Rusya, topraklar n geri verilmesi hususunda çekimser davranm r. Ayr ca para ve mevki sözü vererek baz susturmu bunun

70 Hayri Ersoy; Aysun Kamac ; a.g.e., s.114

71 Ali Kasumov; Hasan Kasumov; Çerkes Soykırımı: Çerkeslerin XIX. Yüzyıl Kurtuluş Savaşı

(34)

nda kalanlar ise türlü zulüm ile bask itaat alt na almaya çal r.72 1812 y nda Osmanl Devleti ile Rusya aras nda Bükre Antla mas imzalanm ve Anapa Kalesi Osmanl lar n eline geçmi tir. Anapa Kalesi, Osmanl Devleti’nin Kuban Çerkesleri olan ba lant sa layan yegâne kaleydi. Buradan Çerkeslere gerekli olan silah ve mühimmat deste i sa lan yor ayr ca Osmanl ile ticaretlerini bu kalenin güvencesi alt nda yap yorlard .73 Buran n al nmas Çerkesler için oldukça önemli olsa da 1822

na de in sava ve ayaklanmalarla geçen dönemde ayr ca birde veba salg kmas ndan dolay Kabardey nüfusu oldukça azalm ve bunun sonucu olarak bölge Rusya’ya teslim olmak zorunda kalm r.74 1828 y nda I. Nikola zaman nda ba layan sava neticesinde ilk sald lan yer ise Anapa Kalesi olmu tur. Hem Osmanl Devleti hem de Çerkeslere büyük zarar verebilecek bu hareket 1829 y nda ki Edirne Antla mas ile son bulmu Osmanl Devleti bu sava tan yenik ayr lm r. Antla maya göre Ruslar, Anapa Kalesi dâhil olmak üzere Kuban’ n denize döküldü ü yerden ba layarak güneye do ru Karadeniz k lar eline geçirmi tir. Ayr ca Rusya Ahalstihe (Ah ska) Pa al , Poti ve Anapa Kalelerini bütün Kuban Bölgesi’ni ve Karadeniz sahilini alm r.75 Bu antla ma ile beraber gelen bar ortam Rusya kar nda Osmanl mparatorlu u’nun toprak ve prestij kayb na yol açm sa da Osmanl ’n n Rusya ile olan ili kilerinde son derece temkinli davranmas na neden olacak as l olay bir iç meseleden kaynaklanmaktad r. 1832’de ba layan M r Valisi Mehmet Ali Pa a isyan kontrol alt na alamayan II. Mahmud’un Rusya’n n yard m teklifini kabul edip ard ndan yard n kar olarak Hünkâr skelesi Antla mas (1833) imzalamas tarihinde ilk defa stanbul’a hem de Osmanl Sultan ’n n davetiyle giren Rusya’y imparatorluk üzerindeki en etkin güç haline getirmi tir.76

Osmanl Devleti’nin, Kafkasya’y bir Rus topra olarak tan mas ve buras yla ba lar koparmas Çerkesler aras nda tepkilere neden olmu tur. Ancak unu da belirtmek gerekir ki Çerkezistan Osmanl topra de il sadece müttefik olan iki toplumun ortak dü mana kar sava bir co rafya oldu u muhakkakt r. ngiltere’nin

stanbul Konsolosu Lord Ponsonby ise sürekli Londra’y Çerkesleri desteklemeleri

72 Kadir Natho, a.g.e., s.187-189 73 Semen Esadze; a.g.e., s.19 74 John Longworth; a.g.e., s.4

75 Osman Çelik; İngiliz Belgelerinde Türkiye ve Kafkasya, Geli im Matbaas , Ankara 1992, s.56 76 Nazan Çiçek; “Talihsiz Çerkeslere ngiliz Peksimeti: ngiliz Ar iv Belgelerinde Büyük Çerkes Göçü

ubat 1864-May s 1865)”, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, Cilt 64, Say 1, 2009, s.62-63

(35)

konusunda uyarmaktad r. 1830 y nda ngiltere’nin stanbul Konsoloslu u’na müste ar olarak atanan David Urguhart, Lord Ponsoby’nin iste i üzerine Çerkeslerin

stanbul’daki temsilcisi Zan ko Sefer Bey ile görü tükten sonra alm oldu u bilgiler ve tavsiye mektuplar ile Çerkezistan’a gitmi tir. 1834 y nda John Longworth Kafkasya’ya bir gezgin olarak gitmi ve burada ngiliz Hükümeti’nin temsilcisi gibi kar lanm r. Bu ekilde ba layan ngiliz münasebetleri neticesinde özellikle k boyunda ya ayan Çerkeslere barut ve silah yard yap lm ve Rusya kar nda bu yard mlar neticesinde Çerkesler, daha fazla dayanma olana bulmu tur. Edirne Antla mas ’n n Çerkesler ile ilgili k sm tan mayan ngiltere, 1837 y nda Çerkezistan’ n ba ms z bir devlet oldu unu dünya kamuoyuna duyurmu tur. Ayn

llarda Da stan ve Çeçenistan halklar “Müridizm” bayra alt nda ba ms zl k mücadelesine devam etmekteler ve buna Adi eler (Çerkesler) de dâhil olmu lard r.77 Bu

ak ilk defa kabullenen Da stan’da Kioren Bölgesin’de ki Yaragil Köyü’nde ya ayan Molla Muhammed ad ndaki bir ki idir. Molla Muhammed, Müridizm hareketini dini bir ak m olmaktan ziyade siyasi bir karakterde kazand rm r. Bu hareketin ilk “ mam” olarak kabul edilse de gerçekte Gazi Muhammed’dir.78 1829 y nda Ruslara kar cihat ilan etmi ve Çeçenistan’daki bir kaleyi ku atarak Ruslar bozguna u ratm lard r.1830 nda ise Derbend’i ard ndan Terek Nehri’nin Hazar Denizi’ne döküldü ü K lyar’ ku atm lard r. Çeçenler’de Vladikavkaz ehrini ku atarak Ruslar oldukça zor durumda

rakm lard r. Tüm bu sava lar sonunda bölgedeki ordusunu takviye eden Ruslar Gimri’yi ele geçirmi ve Gazi Muhammed ise burada ehit olmu tur. eyh amil bu sava ta yaral halde kaçmak zorunda kalm r. Gazi Muhammed’in yerine mam olarak Hamzat seçilmi tir. eyh amil ise onunla beraber Ruslara kar sava lar na devam etmi tir. Hunzah al narak burada karargâh kurulmu tur. Ancak mam Hamzat bölgedeki Avar asilzadeleri ile ihtilafa dü ünce 1834 y nda camide bir suikast sonucu öldürülmü ve yerine eyh amil mam seçilmi tir.79 eyh amil, mam Hamzat’ n dü tü ü bu

durumu anlam olmas ndan dolay ilk i olarak bu asilzadelerin katledilmesi emrini vermi tir. Bu dönemde Çerkesler ile temas halinde olmaya gayret edilmi tir. Bat Çerkeslerinde ise Hac Giranduk Seferi gibi oldukça mühim komutanlar sayesinde Ruslar bu dönemde iki tarafta da s lard r. Zira 1840 y nda hem do u hem de bat da da lar Rus mevzilerine e zamanl sald lar düzenlemi ler ve birkaç Rus

77 Hayri Ersoy; Aysun Kamac ; a.g.e., s.116-117 78 John F. Baddeley; a.g.e., s.231

Referanslar

Benzer Belgeler

Bu bölge bizden ›fl›k h›z›- na göre daha h›zl› uzaklaflt›¤› için, kay- naktan bize do¤ru gelmeye çal›flan ›fl›k, hiçbir zaman bize ulaflamayacakt›r.. Bu, yürüyen

Akvaristler için haz›rla- nan bal›k ve sucul bitki atlaslar›, bal›k türlerinin yaflad›klar› biyotop alanlar en detayl› bilimsel nitelikli kitaplardan daha fazla

Yönetmeliğin amacı doğrultusunda tescil “Bakanlıkça tespiti yapılan taşınmaz kültür varlıkları ile sitlerin korunması gerekli olanlarının, koruma bölge kurulu

Hint Hilafet Komitesi üyelerinden Şeyh Kıdevî’nin, dünya Müslümanlarının Osmanlı milletine yardım etmeleri ve halifenin etrafında toplanmaları konusunda

Ahmed Muhtar Paşa aslında Akabe ile El Ariş arasında çizilecek hattın aynı zamanda El Ariş Tuzlası’na Osmanlı Devleti’nin sahip olması bakımından da önemli

Mecmuada ortaöğretim kurumları istatistiği daha ayrıntılı olarak tablolarla gösterildiğinden darulmualliminler, sultaniler, idadiler ve özel ortaöğretim okulları

Bursa Yeşil Türbe çini süslemelerinde, kuzeydoğu cephesinde yer alan pencere alınlığında hatayi motifi kobalt zemin üzerine beyaz, sarı, siyah, turkuaz

Gider büroları; merkezde ve taşra kalelerinde muhafız olarak görev yapan Yeniçerilerle acemi oğlanlarına, saray bahçeleri görevlilerine, baltacılara yapılan