• Sonuç bulunamadı

Yaratıcılığın Sinirbilimi”nden

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Yaratıcılığın Sinirbilimi”nden"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Yaratıcılığın Sinirbilimi”nden

Minik İpuçları

Doğaçlama yapan bir caz müzisyeninin performansı çoğumuza sihir gibi gelebilir.

Anlık olarak yapılan bu kadar yoğun bir müzikal üretimin nasıl gerçekleştiğini hayal etmek bile zordur.

Bu, beynin gizemlerini çözmeye çalışan sinirbilimciler için de çok farklı değil. Çünkü sanatsal yaratıcılık beyindeki

sinirsel süreçler düzeyinde de çok karmaşık bir işlev. Yaratıcılığı anlamaya çalışan sinirbilimciler yeni deneysel

tekniklerden yararlanarak bu gizemli alana küçük pencereler açmaya başladı. “Yaratıcılığın sinirbilimi”

yeni filizlenmekte olan bir araştırma alanı olsa da şimdiden ilginç bulgular elde ediliyor.

Bu yılın başında Scientific Reports’ta yayımlanan bir çalışmada da doğaçlama yapan caz müzisyenleri

üzerindeki incelemeler, yaratıcılık ile duygular arasındaki bazı ilginç bağlantıları ortaya çıkardı.

K

endisi de bir klasik viyola icracısı olan Malin-da McPherson’un liderliğindeki çalışmaMalin-da be-lirli bir duygu durumunu müzikal doğaçlama yapa-rak ifade etmeye çalışan caz müzisyenlerinin beyin-leri fMRI yöntemiyle incelendi. Duyguların insanla-rı yaratıcılık içeren ifade biçimlerine yönelten bir

et-men olduğu biliniyor. Daha önceki çalışmalar sanat-sal etkinlikler ile duygular arasındaki ilişkiyi çoğun-lukla sanatsal etkinliklerin duygular üzerindeki etki-leri üzerinden ele alırken bu yeni çalışmada duygu-ların yaratıcılığı doğuran sinirsel mekanizmalar üze-rindeki etkilerine odaklanıldı.

İlay Çelik Sezer TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi

(2)

Bilim ve Teknik Nisan 2016

> <

Araştırmacılar yaptıkları deneyde caz piyanistle-rine fMRI cihazı içindeyken küçük bir klavyeyle do-ğaçlama ezgiler çaldırdı. Dodo-ğaçlamalardan önce pi-yanistlere bir kadının neşeli ve üzgün yüz ifadeli iki fotoğrafı gösterildi. Piyanistler iki fotoğrafın her bi-ri için ayrı ayrı doğaçlama yaptı. Doğaçlamalar sıra-sında da beyinlerinin fMRI görüntüleri alındı. Sade-ce doğaçlamadan kaynaklanan etkinin ayırt edilebil-mesi için piyanistler hiçbir şey çalmadan sadece fo-toğraflara bakarken de fMRI görüntüleri alındı. Ay-rıca araştırmacılar piyanistleri duygu durumları ko-nusunda taraflı olarak yönlendirmemek için “üz-gün”, “neşeli” gibi sözel tanımlamalar kullanmaktan kaçındı.

Araştırma San Francisco’daki University of Cali-fornia’da sinirbilimci Charles Limb’in laboratuva-rında yapıldı. Limb ve bazı başka araştırmacılar da-ha önce doğaçlama davranışlarla ilgili fMRI çalış-maları yapmıştı. Bu araştırmalarda, örneğin bir sen-foni bestelemek ya da bir roman yazmak gibi uzun soluklu eylemler yerine müzikal doğaçlama, serbest stil rap yapma ve karikatür çizme gibi laboratuvar ortamına daha uygun eylemleri incelediler. Araş-tırmalarda yaratıcılık içeren bu eylemlerin beynin dorsolateral prefrontal korteks (DLPFC) olarak bili-nen bölgesini etkisizleştirdiği görüldü. Bu bölge ha-fıza, davranışların üst düzey planlanması ve denet-lenmesi, algısal esneklik ve soyut düşünme gibi çe-şitli işlevlerle ilişkili. DLPFC’nin etkisizleşmesi, sa-natçıların kendini performansın akışına kaptırıp ya-ratıcı dürtülerini serbest bıraktığı özel halin bir çe-şit imzası olarak kabul ediliyordu. Ancak yeni araş-tırmada piyanistler olumlu yüz ifadesindeki duy-guyu yansıtmak üzere doğaçlama yaptıkları zaman DLPFC’deki etkisizleşmenin daha fazla olduğu gö-rüldü. Olumsuz yüz ifadesindeki duyguyu yansıt-mak üzere doğaçlama yaptıklarındaysa beynin ödül bölgelerinin etkinleştiği ve bu bölgelerin DLPFC ile daha sıkı şekilde bağlantılı olduğu görüldü. Beynin ödül bölgeleri keyif veren davranışların pekiştirildi-ği kısımlar.

Yaratıcılık beyindeki çok çeşitli bölgelerin, ağların ve süreçlerin dahil olduğu bir olgu. Yeni araştırma-nın sonuçları yaratıcılığın, beyindeki belirli bölgeler-den oluşan tek bir ağın etkinleşip etkinleşmemesiyle açıklanabilecek kadar basit bir süreç olmadığını gös-teriyor. Dolayısıyla sinirsel etkinlik anlamında tek bir yaratıcılık sürecinden değil çeşitli yaratıcılık sü-reçlerinden söz etmek belki de daha doğru.

McPherson’a göre sonuçlar neşeli ve hüzünlü mü-zikler üretmenin verdiği keyfin beyindeki farklı me-kanizmalara dayanabileceğinin de bir göstergesi.

Hüzünlü müzikal ifadelerin ödül bölgeleriyle ilin-tili oluşu ilk bakışta aykırı görünüyor. Sonuçta kimse olumsuz duygular hissetmek istemez. Ancak yakın zamanda yapılan araştırmalar aslında hüzünlü ifade biçimlerini deneyimlemekten de hoşlandığımızı dü-şündüren sonuçlar ortaya koydu. Bunun, bu tür ifa-de biçimlerini belirli bir duygusal uzaklıktan algıla-yabilmemizden kaynaklandığı düşünülüyor. Bu da galiba bizleri en çok etkileyen ve defalarca dinlemek istediğimiz bazı müzik parçalarının neden çok hü-zünlü melodiler, amiyane tabirle “damar” şarkılar da olabildiğini açıklıyor.

McPherson, DLPFC’nin neşeli doğaçlamalarda daha fazla etkisizleşmesininse, olumlu duyguların ifadesinde müzisyenlerin müziğin içine daha fazla gömülüp kendilerini müziğin akışına daha fazla kap-tırabildiğinin göstergesi olabileceği görüşünde.

Öte yandan bazı doğaçlamalarda ödül mekaniz-malarının devreye girmesi, insanları yaratıcı eylem-lere teşvik eden mekanizmalardan birinin bu olabile-ceğini düşündürüyor. Ayrıca bunun belirli bir duygu durumunda (burada hüzün durumunda) geçerli ol-ması, duygu durumu-yaratıcılık ilişkisini destekliyor. Limb’e göre araştırmayla ilgili temel sonuç duy-guların belirleyiciliği. Bir duygunun olumlu ya da olumsuz oluşunun, o duyguyla motive olarak ger-çekleştirdiğimiz yaratıcı eylemler sırasında beyni-mizde işleyen mekanizmalar üzerinde belirleyici bir etkisi var. Öte yandan Limb, söz konusu araştırma doğru yönde atılmış bir adım olsa da, yaratıcı süreç-lerin beyindeki iç işleyişinin sinirbilimciler için hâlâ büyük ölçüde gizemini koruduğunu vurguluyor. Başka bir deyişle yaratıcılık, sinirsel işleyiş düzeyin-de bile bir muamma.

Kaynaklar

• McPherson, J. M. ve ark., “Emotional Intent Modulates The Neural Substrates Of Creativity: An fMRI Study of Emotionally Targeted Improvisation in Jazz Musicians”, Scientific Reports, Sayı 6, No 18460, 3 Mart 2016.

• https://www.ucsf.edu/news/2016/01/401241/mind-blue-conveying-emotion-affects-brains-creativity-network • http://www.huffingtonpost.com/entry/musician-brain-creativity_us_568a7e3ce4b06fa68882c94e

Malinda McPherson

Referanslar

Benzer Belgeler

az sayıda ki futbolcu dıĢında (ki bunların da çalıĢma koĢullarının hafif olduğu söylenemez) profesyonel futbolcuların büyük bir kısmı bu yoğun çalıĢma

‹lk üretildi¤inde Türkiye’de rakibi olmad›¤› için bofl kutularla sumo gürefli yapan Tosun Pafla, daha sonra Bilkent’te bir robot toplulu¤u kurulmas› ve ortak

Ölçeğin yapı geçerliğini belirlemek amacıyla yapılan AFA sonucunda, 41 maddelik madde havuzundan madde yükü .30’dan düşük olan ve birden çok faktörde yakın

• Aynı anda konuşulmayalım/ konuşmamalarımız üst üste binmesin.. • Rolümüzün amacının ne

Rol Oynama ve Doğaçlama İlkeleri..

• Rol üzerine konuşurken rolü canlandıran kişiye değil, rolün kendisine yönelik yorum yapalım.. • Bedenimizi, mimik ve jestlerimizi etkili bir

Türkiye Kaynaklı Yazınla ilişki: Türkçe Kaynak ve Türkçe Makale Oranı Türkiye kaynaklı yazınla ilişkinin iki ölçüsü için yine dönem ve kurum

Do¤ru yan›t verenler aras›nda yap›lacak kura ile belirlenecek flansl› meslektafl›m›za kitap arma¤an edilecektir.. Bir önceki say›da yer alan