• Sonuç bulunamadı

Doç. Dr. Mustafa SAYGIN SDÜ Tıp Fakültesi Fizyoloji ABD.

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "Doç. Dr. Mustafa SAYGIN SDÜ Tıp Fakültesi Fizyoloji ABD."

Copied!
16
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Doç. Dr. Mustafa SAYGIN

SDÜ Tıp Fakültesi Fizyoloji ABD.

(2)

Uyku tıbbının tarihsel gelişimini sıralayabilmek

Uyku için ilk adımları sayabilmek

REM uykusunun keşfini açıklayabilmek

Uyku Tıbbında klinik gelişmeleri sayabilmek

Uyku Tıbbının Klinik Pratiğini anlatabilmek

Türkiye’de Uyku Tıbbının gelişimini sıralayabilmek

ÖĞRENME HEDEFLERİ

(3)

Uyku biliminin tarihsel gelişim sürecini öğrenmek.

(4)

İlk olarak 1834’te Robert Macnish «ölüm ile uyanıklık arası bir dönem» olarak tanımlamıştır.

Son 60 yılda, geçtiğimiz 6000 yıldan daha fazla bilgi birikimi olmuştur.

İlk bilimsel deneyler 1907’de Legendre ve Pieron tarafından uykusuz bırakılmış köpekten alınan kanın, yeni uyanmış köpeklere verilmesiyle bu köpeklerin yeniden uyudukları gözlenmiştir. «Hipnotoksin Teorisi»

1930’larda Elektroensefalogram (EEG) kayıtlarının yapılmaya başlanması ile uyku ve uyanıklık EEG kayıtlarındaki farklılıklar ortaya çıkarılmıştır.

Berger tarafından uyuyan insan da ilk EEG kaydı yapılmıştır.

(5)

1935 ve 1936 yıllarında Bremer iki ayrı kedi üzerinde yaptığı deneylerde ilk örnekte sürekli bir derin uyku, ikince de EEG aktivitesinin değişkenlik gösterdiği görülmüştür.

1950’li yıllarda Moruzzi ve Magoun’un kedi ve maymunlar üzerinde yaptıkları çalışmalar, beyin sapının uyanıklık ve uykuda ortaya çıkan EEG aktivitesindeki rolü ortaya konularak pasif teori son bulmuştur.

(6)

1950’lerde fizyolog Nathaniel Kleitman çocuklarda siklik hareketler ve göz küresi hareketleri ile ilgileniyordu.

1951’de asistanı Aserinsky ile göz küresi hareketlerin inceleyerek ilk olarak uzun süreli göz küresi hareketleri kaydı EOG aldılar.

Bu hareketin ilk olaraka kalp ritmi ve solunum ile ilgili olduğunu ikinci olarak rüya ile ilgili olduğunu düşünmüşlerdir.

Bu çalışma ile hızlı göz hareketleri olan evrede rüyaların görüldüğünü gösterdiler.

(7)

1959 yılında Dement ve Kleitman ilk kez 33 denekte 126 tane spontan gece uykusunu kaydederek, uykunun 90-120 dakikalık sikluslardan oluştuğu ortaya konuldu.

Bu bulgularla gecenin ilk yarısında derin uyku, ikinci yarından daha çok REM uykusu olduğu ve REM uykusunun uykunun %20-25’ini oluşturduğu bulundu.

Bu sırada kedilerde çalışan Michel Jouvet’te hızlı göz hareketleri ve EEG uyanıklığa yakınken kas tosunusun tamamen kaybolduğunu göstermiştir.

(8)

1960’lı yıllarda New York’ta Mount Sinai Hastanesinde bir Narkolepsi hastasının uykusunun REM ile başladığı bulunmuştur.

1963 yılında San Fransisco’da Stanford Üniversitesinden Dement gazete ilanı vererek hasta bulmuştur.

İlk olarak 1965’te Paris’te uyku ile ilgilenen bilim adamları bir ayara gelmiştir.

Yine 1965’te ilk olarak uyku sırasında nefes durması (apne) tanımlanmıştır.

1967’de ilk olarak Gastaut ve Lugaressi Bologna’da klinik uyku tıbbı toplantısı yapılarak, apne, insomni, narkolepsi ve parasomni konuları gündeme gelmeye başlamıştır.

(9)

1970’li yıllardan itibaren Demet Stanford’daki Narkolepsi kliniğinde insomni hastaları da incelenmeye başlamıştır.

Bu yıllarda Christian Guilleminault tarafından Avrupada’ki deneyimin Standford’a aktarılması ile uyku testine solunum ve kardiyovasküler parametrelerde girmiş oldu.

Bu grubun bir üyesi olan Holland tarafından polisomnografi (PSG) tanımlanmıştır.

PSG ilk kez 1975’te sigorta kurumları tarafından ödenmeye başlamıştır.

(10)

Bu yıllarda yine Guilleminault tarafından gündüz aşrı uykululuk ve uykuda solunum bozukluğuyla ilgili ayrı bir klinik tablo

olarak bildirilmiştir.

Bu sırada gündüz aşırı uykululuğun objektif olarak

belirlenmesine de çalışılmış, Mary Carskadon tarafından

multipl uyku latansı testi (MSLT) ilke kez uygulanarak değişik hasta gruplarında testin parametreleriin neler olacağı ortaya konmuştur.

(11)

İlk kurumsal gelişme 1975 yılında «Assosication of Sleep Disorder Center (ASDC)» kurulmuştur.

Sleep dergisi yayın hayatına başlamıştır.

1979’ta ASDC ve APSS (Assosication for the Psychophysiological Study of Sleep) 3 yıllık bir çalışma ile ilk olarak uyku bozuklukları sınıflamasını ortaya koymuştur.

(12)

Classification of Sleep and Arousal Disorders.

1989 yılında ilk uyku kitabı Dement önderliğinde yayımlanmıştır.

1990’lı yıllar uyku tıbbının dünyada kabul görmeye başladığı dönem olmuştur.

(13)

Avrupa’da 1960’larda uyku çalışmaları sürerken Prof. Dr. Esat Eşkazan Lyon’da, Prof. Dr. Ayhan Arguner de Montpellier’de bu çalışmalara ilk katılan isimler olmuştur.

Ancak ülkemiz için en değerli isimlerden biri ABD’deki en önemli 5 merkezden birinin direktörü olan Prof. Dr. İsmet Karacan’dır.

Ülkemizde ilk uyku merkezi 1985 yılında Prof. Dr. Hayrünnisa Denktaş’ın desteği ile ve Prof. Dr. Erbil Gözükırmızı tarafından Cerahpaşa Tıp Fakültesi’nde, Prof. Dr. Hamdullah Aydın tarafından GATA’da açılmıştır.

(14)

1988 yılında ilk uyku araştırmaları derneği kurulmuştur.

Dernek tarafından organize edilen, kurs ve bilimsel etkinlikler ile uyku tıbbı bugünkü haline gelmiştir.

2000 yılında ESRS (Europen Sleep Research Society) 15. kongresinin ülkemizde organize edilmesi ile bir adım daha atılmıştır.

Bu yıllarda hızla ilerlemeye başlayan Uyku Tıbbı Pratiği ile uzman ve teknisyen yetiştirlmesi konusunda adımlar atılmaya başlanmıştır.

(15)

TEŞEKKÜRLER

SORULAR?

15

(16)

 saglikveuyku.com

adresinden indirebilirsiniz.

Referanslar

Benzer Belgeler

▪ Konjuge, düzensiz, genellikle <500msn süren ilk defleksiyonu olan keskin zirveli göz hareketleri. ▪ Uyanıklık

gözlemlediği uyku apnesi veya gündüz aşırı uykululuk hali olup olmadığı uzman hekim tarafından OSAS olduğu düşünülen adaylardan PSG raporu istenir. 45 yaşından büyük

 Büyüme hormonu geceleri yavaş dalgalı uyku periyodunda salgılanır,yavaş dalgalı uyku periyodu bebeklerde hakim olup yaşla azalır... YAVAŞ DALGA UYKUSU

Nihayetinde misafir işçiler ve yasa dışı göçmenler gibi gruplar için gün- deme gelebilen “ayrıştırma” (segregasyon) politikalarının toplumun tam üyesi olmak

b) Aletin bağlantı hatlarını düzenli olarak kontrol ediniz ve hasar durumunda bunu yetkili bir uzmana yeniletiniz. Elektrikli el aletinin bağlantı hattı hasarlandığında, bu

 Parlak ışık karşısında NREM 1 ve NREM 2’de % 85’inden fazlasına yanıt vermediği görülmüştür.. UYKUNUN

 Genç erişkinlere göre, yaşlılarda uykuda beden hareketleri belirgin bir şekilde daha fazla uykuyu bölücü nitelik kazanır; bu nedenle uyku fazlarında daha sık

 Mikst apne; başlangıçta santral tipte olan apnenin solunum çabasının başlamasına rağmen devam etmemesidir..  Hipopne; 10 sn ve daha fazla süreyle hava akımında en az %50