Türk Kardiyol Dem Arş 20: 179-181,1992
Defibrotid Uygula~asının PTCA Restenoz Sıklığı Uzerine Etkisi
Sonrası
Y. Doç. Dr. Vedat
AYTEKİN,Prof. Dr. Muzaffer ÖZTÜRK, Doç. Dr. Servet ÖZTÜRK, Prof. Dr. Orhan ULUTİN, Prof. Dr. Cem'i DEMİROGLU
İ.Ü.
Kardiyoloji Enstitüsü,
İ.Ü. Cerrahpaşa TıpFakültesi
HemaıolojiBilim
DalıÖZET
Defibrotid'in PTCA
sorırasırestenoz
sıklığıüzerine etki- sini incelemek
amacıyla66 hasta
çalışmaya alındı. Has-talara randomize olarak defibrotid (D)
uygulandı. PTCAişlemi,
defibrotid uygulanan
(D (+) grup)
33hastadan 27'sinde, uygulanmayan (D (-) grup)
33hastadan 30' unda
başarılıoldu.
PTCA işlemi başarılıolan 57 hasta
değerlendirmeye alındı. Kontrol
koroner anjiyografisi, semptomlu hastalara semptomu takiben, semptomsuz hastalara 6.
ayve
sonrasında yapıldı.D ( -) ve D (+)gruplardaki
hastaların yaş, cins, hipertan-siyon, diabet, hiperkolesterolemi, sigara ve ailede koroner arter
hastalığıanamnezi,
PTCA uygulanan tezyonlarınsol öne inen arter, sirkumfleks arter ve
sağkoroner arter
oluşu
ve PTCA
öncesi darlık ortalama değerleri açısından
yapılan karşılaştırmalamıda anlamlıfark saptan-
madı.
PTCA
sonrası darlıkortalama
değerleri açısından yapılan karşılaştırmalarda anlamlıfark
bulunmadı.An- jiyografik restenoz D(-) grupta 9 hastada
(o/o30) ve 9lez- yonda
(o/o24.3), D(+) grupta 15 hastada
(o/o57.6) ve 15 lezyonda
(o/o45.4)
saptandı(p: ns).
Çalışmamızın
sonucunda rutin tedavi prensipleri
eşliğinde, defibrotid
uygulanmasınınanjiyografik restenoz
sıklığını istatistiksel olarak anlamlı
derecede
etkilemediği kanısına vardık.Anahtar kelimeler: Defibrotid,
PTCA, restenoz
Perkütan transluminal koroner anjiyoplasti (PTCA), ilk
uygulandığı1977
yıllarındanbu yana, koroner arter
hastalığıtedavisinde giderek
yaygınlaşan
bir yöntemdir
<1•2>. Ancak PTCA
sonrasında% 25- 35
oranındagörülen restenoz, bu tedav i yönte- min en önemli sorunu olarak kabul edilmektedir
(2,3).
Restenoz
sıklığınıazaltmak
amacıylabirçok
araştırma yapılmıştır (2,3,4).
Antiagregan tedavinin , Omega-3
yağasidlerinin, ACE inhibitörlerinin
Alındığı
tarih: 28 Ocak
1992(özellikle cilazapril) restenoz
oranını azalttığıöne
sürülmüştür <2·5•6>.
Düşükdoz aspirin ve dipirida- mal
kullanımıile restenoz insidensinin % 25 ci-
varında azaldığıbildirilmektedir
(2).Post PTCA erken dönemde heparin, oral antikoagülan
kullanımıve kortikosteroid
uygulamasınınrestenoz
oranınıdeğiştirmediği görülmüştür (3.4). Vazospazmı
önle- mek
amacıile
yaygınolarak
kullanılankalsiyum an- tagonistlerinin restenoz üzerindeki etkileri halen
tartışmalıdır (2,3).
Memeiiierin
akciğerdokusundan elde edilen bir po- lideoksiribonükleotid olan defibrotidin endotel
fonksiyonlarını düzelttiği,
profibrinolitik , anti- trombotik ve trombolitik bir ajan
olduğudeneysel
çalışmalarda bildirilmiştir (7 .8).Ulutin ve ark.
<7>defibrotidin periferik arter
hastalıklanndakietkisi- ni
göstermişlerdir.Bu özellikleri gözönüne
alınarak.defibrotidin res- tenoz üzerine etkisi olup
olmadığını araştırmaküzere bu
çalışma planlanmıştır.MATERYEL ve METOD
Çalışınaya İ.
Ü. Kardiyoloji Enstitüsü'nde
Şubat 1990,Al-alık
1990 tarihleri
arasındaPTCA
uygulamasıplanla- nan
sıralı66 hasta
alındı.Hastalar defibrotid verilmeye- cekler
(D (-)ve defibrotid verilecekler
(D ( +)olarak ran-
doınize
edildi. D
( +)olarak
rondoınizeedilen hastalarda defibrotid,
PTCA yapılınadan1 saat önce 200
ıngve
PTCA sonrasıilki hemen olmak üzere 12 saat arayla 200
ıng
intravenöz verildi ve
7gün devam edildi, daha sonra 200
ıngcap. x 2/gün oral tedavi ile 15 gün sürdürüldü.
Hastaların
tümline PTCA
sonrasıkalsiyum antagonisti
başlandı.24
saat süre ileheparin (1000 Ü/saat) perfüz- yonu
yapıldı.PTCA'dan
3gün önce
başlananasetil salisi-
lik asit (150 mg/gün) ve dipiridaınol (150 ıng/gün)sürdü-
rüldü.179
PTCA
başarıkriteri olarak,
darlığın %50'nin
altınain- mesi kabul edildi. PTCA
uygulaması başarılıolmayan hastalar
çalışma dışı bırakıldı.Kontrol koroner anj
iyog-rafisi, semptomlu hastalara semptomu takiben, semptom- suz hastalara 6. ay ve
sonrasında yapıldı.PTCA
yapılandamar bölgesinde % 50 ve üzerinde
darlık bulunmasıan- jiyografik restenoz kriteri olarak kabul edildi.
Her iki gruptaki hastalar
yaş,cins
yanında; diğerrisk faktörleri, lezyon
damarı, lezyonlannPTCA öncesi ve
sonrası darlık ortalamaları
ve kontrol anjiyografisinde restenoz saptanan hasta ve lezyon
sayısı açısından karşılaştınldı.Yapılan karşılaştırmalarda
Student t testi, Ki-kare testi ve Fischer'in kesin
olasılıktesti
kullanıldı.BULGULAR
PTCA
uygulaması,D (-) grupta 33 hastadan
6'sında,D(+) grupta 33 hastadan 3'ünde
başarısızoldu. Bu nedenle
değerlendirmeye57 hasta
alındı.D (-) grup- taki 30
hastanın25'i (% 83) erkek, 5'i (% 17)
kadın, yaş ortalaması54.06±8.97 (37-73
arası)idi. D(+) gruptaki 27
hastanın22'si (% 81.5) erkek, 5'i (%
18.5)
kadın, yaş ortalaması52.74±10.8 bulundu.
D (-) ve D ( +) gruplardaki
hastaların; yaş,cins, hi- pertansiyon, diabet, hiperkolesterolemi, sigara ve ai- lede koroner arter
hastalığıanamnezi
açısından yapılan karşılaştırmalarında anlamlıfark saptan-
madı
(Tablo 1).
D (-) grupta PTCA
yapılan37 lezyondan 20'si (%
54.05) sol ön inen arter (LAD), 12'si (% 32.4)
sağkoroner arter (RCA) ve 5'i (% 13.5) sirkumfleks
Tablo ı. Tedavi ve kontrol gruplarının niteliği
D (-) grup D (+) grup
Yaş 54.06
±
8.97 52.74±
10.8 n sCins Erkek 25 (% 83.3) 22 (% 81.5) n s
Kadın 5 (% 16.6) 5 (% 18.5) n s Hihpertansiyon 12 {%40 ) 8 (% 29.6) n s Diabel 7 (% 23.3) 2 (% 7.4 ) n s
Sigara 17 (% 56.6) 18 (%66.6) n s
Aile KAH 13 (% 43.3) 15 (% 55.5) n s
Lezyon n: 37 n: 37
LAD 20 (% 54.05) 22 (%66.6) n s RCA 12 (% 32.4) 6 (% 18.1) n s
cx
5 (% 13.5) 5 (% 15.1) n s180
Türk Kardiyol Dem Arş 20: 179-181, 1992
Tablo 2. Hastalarda anjiyografik restenoz sayısı
D (·) grup D (+) grup
n/N n 1 N p
Anjiyografik reslenoz (Hasta sayısına göre)
9130 (% 30) 15/27 (% 55.5) n s
Anjiyografik restenoz 9137 (% 24.3) (Lezyon sayısına göre)
15/33 (% 45.4) n s
arter (CX) idi. D ( +) grupta PTCA
yapılan33 lez- yondan 22'si (% 66.6) LAD,
6'sı(% 18.1) RCA. 5'i (% 15.1) CX idi (p: ns) (Tablo 1).
Lezyonlardaki PTCA öncesi
darlıkortalama
değeriD(-) grupta% 80.8, D(+) grupta% 82.5 (p: ns) bu- lundu. Her iki grupta da PTCA
sonrasıerken dönemde kamplikasyon görülmedi.
PTCA
sonrası darlıkortalama
değeriD (-) grupta % 22.1, D(+) grupta% 25.9 bulundu (p: ns) (Tablo 1).
Anjiyografik restenoz D(-) grupta 9 hastada(% 30) ve 9 lezyonda (% 24.3), D(+) grupta 15 hastada(%
55.5) ve 15 lezyonda (% 45.4)
saptandı(p: ns) (Tablo 2).
TARTIŞMA
Defibrotid, deney
hayvanlarındaprofibrinolitik, an- titrombotik ve trombolitik
olduğu gösterilmişbir
ajandır.
Ancak antikoagülan
özelliğiyoktur. Bu et- kilerini cr2-antiplasmin ve cr2-makroglobulin gibi fibrinoliz inhibitörlerinin inakti vasyon u ve doku plasminojen aktivatörü (t-PA)
miktarındaartma
sağlayarak gösterdiği düşünülmektedir. Sağlıklı kişilerde yapılan çalışmalar;
defibrotid'in kanda
dolaşan
t-PA inhibitörü seviyelerini
düşürdüğünügöstermektedir
(7,9).Ulutin ve ark. bu
ilacınfibri- nolitik sistemi aktive
ettiğini göstermişlerdir.Ayrıca
protein C ve Faktör V seviyelerini ve pros-
tacyclin (PGI2) - benzeri aktiviteyi
artırdığıbildi-
rilmektedir
<7>. Trombosit
fonksiyonlarınıise cy-
clic AMP
artışı,malonyldialdehyde (MDA) trom-
boxane B2 (TXB2) sentezinde azalma yaparak etki-
lemektedir. Kollajen etkisiyle
oluşturulanagregas-
yon süresini hafif
uzatmaktadır.Defibrotid'in en be-
V. Aytekin ve ark: Defibrotid Uygulamasının PTCA Sonrası Restenoz Sıklığı Üzerine Etkisi
lirgin etkisinin damar endotel hücrelerinin direkt ya da indirekt stimülasyonu olduğu bildirilmiştir
(7).PTCA
sırasındameydana gelen endotel hasarlan-
ması çeşitli
olaylar zincirini
başlatır.Hemostatik sistemin aktive
olmasıve düz kas hücrelerinin pro- liferasyonu sonucunda, restenoz
gelişir.Damar en- doteli
bilindiğigibi oldukça
karmaşıkbir tromboz- fibrinoliz sisteminin
ortasındayer
almaktadır.Olağan şartlarda
nontrombojenik bir yüzey
oluşturan endotel, bu
özelliğinisentezini
yaptığıpros- taglandinler -özellikle PGI2 ve yüzeyindeki hepa- ran sülfat- sayesinde göstermektedir
(lO).Aynca plasminojen gibi fibrinolitik, von Willebrand fak- tör gibi prokoagülan, PDGF ve angiatensin conver- ting enzyme gibi vazoaktif maddelerin sekresyonu- nu yaparlar
<10).PTCA
sırasındaendotel
bütünlüğünün bozulmasıile
başlayantrombüs
oluşumu, işlem sırasındave
sonrası
erken dönemde
kullanılanheparin ve antiag- regan tedavi ile önlenmeye
çalışılmaktadır.PTCA
sonrası
endotel rejenerasyonunun ortalama 1 haf-
talık
bir süre içinde
tamamlandığıbildirilmektedir
(ll).
Endotelin daha çabuk rejenere
olmasıve aktif sekretuar görevini üstlenmesinin trombotik ve ate- rosklerotik proçese
bağlı komplikasyonlarıazalt-
ması
beklenir.
Nitekim bir klinik
çalışmadaakut miyokard in- farktüsü
sonrasıdefibrotid
uygulamasıile rekanali- zasyonun daha çabuk
olduğuve infarkt
alanınındaha küçük
olduğuöne sürülmektedir
(12).Bu
çalışmadadefibrotid 2800 mg /gün dozda
kullanılmıştır.Bir
başka çalışmada
defibrotid'in miyokard infarktüsü
sonrasında, miyokardı
erken reperfüzyonun ha-
sarından koruduğu bildirilmiştir <13•14).Ulutin ve ark.
<7)periferik arter
hastalıklannda12
haftalıkde- fibrotid tedavisi
sonrasıefor kapasitesinin
arttığıve radyonüklid arteriografide kan
dolaşımınındaha iyi
olduğunu bildirmişlerdir. Araştırıcılar
defibrotid'i 600 mg/gün dozda
kullanmışlardır. Çalışmamızdadefibrotid 400 mg/gün dozda
kullanılmıştır.Bu doz
diğer çalışmalara
göre daha
düşüktür.Defibrotid'in, trombosit agregasyonunu
azaltıp,en- dotel proliferasyonuriu ve t-PA seviyesini
artırarak;PTCA
sonrasıerken dönem trombotik komplikas-
yonlan ve restenoz
sıklığını azaltabileceğini düşündük. Literatürde PTCA
sonrasıdefibrotid uygula-
ması
ile ilgili
çalışmaya rastlamadık.Bu nedenle
planladığımız çalışmada,
sonuç olarak defibrotid'in anjiyografik
değerlendirmesi yapılanrestenoz
sıklığını etkilemediği
görüldü.
Bu konuda, daha çok hasta
sayısınasahip ve
değişikdoz
şernalarınıda içeren bir
çalışmaile daha kesin bilgi elde
edinilebileceği düşünüldü.KAYNAKLAR
1. Gruentzig AR: Transluminal dilatation of coronary
aıtery
stenosis. Lancet i: 263, 1978
2. Topol EJ: Textbook of Interventional Cardiology, Philedelphia, WB Saunders Company 1990. p 384 3. Mc Bride W, Lange RA, Hillis LD: Restenesis af- ter successful coronary angioplasty: Pathophysiology and prevention. N Engl
JMed 318, 1734, 1988
4. Bettmann MA: Anticoagulation and restenesis after percutaneous transluminal
coronaryangioplasty. Am J Cardiol60:17B,1987
S. Macdonald RG, Panush RS, Pepine CJ: Rationale for use of glucocorticoids in modification of restenesis af- ter percutaneous transluminal coronary angioplasty.
Am JCardiol60:56B, 1987
6. Clozel JP, Powell JS, Kuhn H, Müller RKM, Her-
tl F, Baumgartner HR: Vascular protection with cilaz-april. Drugs 41(Suppl 1): 62, 1991
7. Ulutin ON: Clinical effectiveness of defibrotide in vaso-occlusive disorders and its
ınodeof actions. Sernin
Throınb Heınost
14(Suppl): 58, 1988
8. Ulutin ON, Fareed J, Kumar A, Walenga JM, Hoppensteadt DA:
Pharınacologic profilingof the
ac-tion of defibrotide on hemostatic and thrombotic models.
Thrombosis and Hemonhagic Disease.
İstanbul,Gözlem
Yayınevi,
1986. p 98
9. Ulutin ON,
İlhan-BerkelN,
.Balkuv-Uiutin Ş:Some observations in man with a new extractive drug:
defibrotide. Progress in fibrinolysis, Edinburgh, Churchiii- Livingstone, 1985. p 327
10. Braunwald E: Heart Disease, A Textbook of Cardi- ovascular Medicine. Philadelphia, WB Saunders Compa- ny, 1988. p 1137
11. Chesebro JH, Lam JYT, Badlmon L, Fuster V:
Restenesis after arterial angioplasty: A hemorrheologic response to injury. Am J Cardiol60: IOB, 1987
12. Milazzotto F, Careili M, Citone C, et al: Use of defibrotide in the treatment of acute myocardial infarc-
tioıı.
Sernin
Throınb Heınost15:464, 1989
13. Thiemermann C, Loebel P, Schroer K:
Useful-ııess