Unit 4 – ON THE PHONE VOCABULARY
• Communicate: İletişim kurmak
• Communication: İletişim
• Online communication: Çevrimiçi iletişim
• Conversation: Sohbet, muhabbet
• Call/Phone: Telefonla aramak
• Call center: Çağrı merkezi
• Keep in touch: İrtibatta kalmak, iletişimi koparmamak
• Text a message: Mesaj yazmak
• Send a message: Mesaj göndermek
• Leave a message: Mesaj bırakmak
• Make a phone call: Telefon görüşmesi yapmak
• Write a letter: Mektup yazmak
• Write a postcard: Kartpostal yazmak
• Send an e-mail: Mail göndermek
• Use social networks: Sosyal ağlar kullanmak
• Talk face to face: Yüz yüze konuşmak
• Meet up: Buluşmak
• Share: Paylaşmak
• Smoke signals: Duman sinyalleri, dumanla haberleşme
• Messenger birds: Haberci kuşlar
• Printing machine: Yazıcı
• Transatlantic television transmission: Transatlantik televizyon yayını
• Telegraph: Telgraf
• Telephone: Telefon
• Cell phone: Cep telefonu
• Smartphone: Akıllı telefon
• Application: Uygulama
• Technological developments: Teknolojik gelişmeler www.ingilizcele.com
• Invent: İcat etmek
• Warn: Uyarmak
• Confirm: Onaylamak
• Have information from distant places: Uzak yerlerden bilgi almak
• Improve a foreign language: Yabancı dili geliştirmek
• Find your way in the traffic: Trafikte yolunu bulmak
• Share ideas and opinions: Fikirlerini ve düşüncelerini paylaşmak
• Play an educative game: Eğitici oyun oynamak
• Solve puzzles: Bulmacaları çözmek
• Make a video: Video yapmak
• Learn the lyrics of a song: Şarkının sözlerini öğrenmek
• Translate a sentence: Bir cümleyi çevirmek
• Practice your lessons: Derslerini çalışmak
• Buy something online: Birşeyi internet üzerinden (çevrimiçi) satın almak
• Learn how to cook something: Birşeyi nasıl pişireceğini öğrenmek
• Give tips about a foreign country: Yabancı bir ülke hakkında ipuçları vermek
• Order something to eat: Yiyecek bir şey sipariş etmek
• Help the people in need: İhtiyacı olan insanlara yardım etmek
• Help disabled children: Engelli çocuklara yardım etmek
• Donate: Bağışlamak
• Plant trees: Ağaçlar dikmek
• Give medical care: Tıbbi bakım vermek
• Collect garbage for a clean environment: temiz bir çevre için çöp toplamak
• Send materials to the refugees: Mültecilere malzemeler göndermek
• Say good wishes: İyi dileklerini söylemek
• Hang up the phone: Telefonu kapatmak
• Make a complaint: Şikayet etmek, bir şikayette bulunmak
• Change/Return a product: Bir ürünü değiştirmek/iade etmek
• Report problems with delivery: Teslimatla ilgili sorunları bildirmek
• Learn about a bill: Fatura hakkında bilgi edinmek
• Book a flight ticket: Uçak bileti rezervasyonu yaptırmak
• Learn about something more: Daha fazla şey öğrenmek
• Buy something: Bir şey satın almak
• Ask for a service: Servis talep etmek
• Put someone through to someone: Birini birine bağlamak (telefonda)
• Connect: Bağlamak, bağlanmak, iletişim sağlamak
• Hold on: Hatta kalmak, hatta beklemek
• Easy: Kolay
• Fast: Hızlı
• Available: Uygun
• Old-fashioned way: Eski (moda) yollar
• Throughout: Boyunca, süresince
• History: Tarih
• Purpose: Amaç
• Soldier: Asker
• Commander: Komutan
• Range: Aralık, menzil, ara, mesafe
• Reality: Gerçeklik
• Voluntary: Gönüllü
• Gift: Hediye
• Customer: Müşteri
• Single ticket: Tek yönlü bilet / Tek kişilik bilet
• Return Ticket: Gidiş dönüşlü bilet
• Ticket price: Bilet fiyatı
• Flight reservation: Uçuş rezervasyonu
• Flight cost: Uçuş bedeli
• Departure: Kalkış
• Arrival time: Varış zamanı
• Travel agent: Seyahat acentası
• For the sake of: … yararına, … uğruna
• I beg your pardon: Affedersiniz, affınıza sığınıyorum, özür dilerim