• Sonuç bulunamadı

Hastalar m z, Ailemiz. Ankara Üniversiteliler Poliklini i Hizmet Anlay fl :

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "Hastalar m z, Ailemiz. Ankara Üniversiteliler Poliklini i Hizmet Anlay fl :"

Copied!
36
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Ankara Üniversiteliler Poliklini¤i Hizmet Anlay›fl›:

Hastalar›m›z, Ailemiz”

(2)
(3)

Sevgili Ankara Üniversiteliler,

Üniversite bültenimize göstermifl oldu¤unuz ilgi ve be¤eni, Ankara Üniversitelilere daha iyisini sunma yolunda her zaman yeniliklere aç›k bir yönetim olma

kararl›l›¤›m›z›n ne kadar hakl› oldu¤unu gösteriyor. Düflünce ve bilgi paylafl›mlar›m›z›n her geçen gün artt›¤›n› görmekten mutluluk duyuyorum.

Geride b›rakt›¤›m›z ay içerisinde 2010-2011 Akademik Y›l›n› görkemli bir törenle ve seçkin bir resepsiyonla kutlad›k. Aç›l›fl töreninde, köklü bir Cumhuriyet ç›nar›

olarak Ankara Üniversitesi’nin Türkiye Cumhuriyeti ve bilim dünyas› için önemini, Üniversitemizin Cumhuriyetin de¤erlerine ba¤l›l›¤›n› bir kez daha vurgulad›k. O günkü konuflmamda da belirtti¤im gibi bu ülkenin bilim ve yüksekö¤retim

yaflam›nda daima öncülük yapm›fl, say›s›z ilklere imza atm›fl olan Üniversitemiz bu konumunu gelece¤e tafl›yan gücünü seçkin ö¤retim üyelerinden ve büyük

enerjisini de sevgili ö¤rencilerinden almaktad›r.

Ekim ay› içinde pek çok bilimsel ve kültürel etkinli¤e imza att›k. Türkiye’nin ilk ve tek olma özelli¤i tafl›yan Kök Hücre Enstitümüzün çal›flmalar›n› kamuoyuyla paylaflt›k. Ankara Çal›flmalar› Merkezimizle "Atatürk’e Ankara’n›n Fahri Hemflehrilik Berat›n›n Verilmesi ve Ankara’n›n Baflkent oluflunun 87.

Y›ldönümünü"nü önemli etkinliklerle karfl›lad›k. fiunu belirtmeliyim ki, Araflt›rma Merkezlerimizin kurulum amaçlar› do¤rultusunda ülkemize önemli katk›lar sa¤layacak çal›flmalar gerçeklefltirmeleri Üniversitemizin gurur kaynaklar›ndan birisidir.

Önemini s›kça dile getirdi¤imiz uluslararas›laflma kapsam›nda bu ay içerisinde de önemli ad›mlar att›k. ‹flbirliklerimize yenilerini eklemenin, Üniversitemizin uluslararas› arenadaki rekabet gücünü artt›raca¤›na inan›yoruz.

Bir kez daha tüm Ankara Üniversitesi ailesi olarak sa¤l›kl›, mutlu ve baflar›l› bir e¤itim-ö¤retim y›l› geçirmemiz dileklerimle, sevgi ve sayg›lar›m› sunar›m.

Prof. Dr. Cemal Talu¤

Rektör

(4)

Genel Yay›n Yönetmeni:

Doç. Dr. Nuran Y›ld›z Yay›n Koordinasyon:

Ufuk Koyuncu

Sorumlu Yaz› ‹flleri Müdürü:

Özkan K›ymaz Editör:

Hayret Sümer Söylefliler:

Hayret Sümer Özkan K›ymaz Yay›n ‹dare Merkezi:

Ankara Üniversitesi Rektörlü¤ü, Bas›n Halkla ‹liflkiler Birimi, Tando¤an 06100, Ankara

Yay›n ‹dare Merk.Tel: (0 312) 223 63 72 - 222 85 32 Faks: (0 312) 221 16 43

[email protected] [email protected] www.ankara.edu.tr Yay›n›n Türü:

Yerel Süreli Yay›n (3500 adet bas›lm›flt›r)

Bask›: Ankara Üniversitesi Bas›mevi,

‹ncitafl› Sok. No:10, Beflevler/Ankara Tel: (0 312) 213 66 55, 222 28 40 Bas›m Tarihi: 10 Kas›m 2010 Renk Ayr›m›: Vadi Grafik

Matbaac›lar Sitesi. 35. Cad. No: 76, Ostim/Ankara

Ankara Üniversitesi Bülten’de yer alan haber ve foto¤raflar, izin al›nmadan kullan›lamaz.

Bülten’de kullan›lan haberlerin sorumlulu¤u yazarlar›na aittir.

12 34

26

30

(5)

6 2010-2011 Akademik Y›l› Aç›l›fl Töreni

8 Ankara Üniversiteliler Poliklini¤i Hizmet Anlay›fl›: “Hastalar›m›z, Ailemiz”

10 ANKAMER’de Anlaml› Kutlama

12 Sa¤l›k Bilimleri Fakültesi Yeni Yerinde

13 ANKÜDEM Kuruldu

14 “Yurt ve Dünya” Yeniden Yay›n Hayat›nda

16 Kök Hücre Enstitüsü Çal›flmalar›n› Anlatt›

18-20Söylefliler:

- Mensuplar›m›zdan: Gülhan Özdemir - Mezunlar›m›zdan: Aliye Ça¤la Özgen

22 “Türkiye’de Cumhuriyet Politikalar›” Tart›fl›ld›

24 Japon Filmleri Haftas›

26 Ba¤bozumu fienli¤i

28 3. Mülkiye Genç Sosyal Politikac›lar Kongresi

30 Ankara T›p 65 Yafl›nda

32 Türkiye’de Veteriner Hekimli¤i Ö¤retimi 168 Yafl›nda

34 Hukuk Fakültesi Mezuniyet Töreni

36 SBF Dragon Boat fiampiyonu

Bu Say›da

20

28

36

(6)

Ü

niversitemizin 2010-2011 akademik y›l›, 4 Ekim 2010 tarihinde DTCF Farabi Salonu’nda KKTC Cumhurbaflkan› Dr. Dervifl Ero¤lu, CHP Genel Baflkan› Kemal

K›l›çdaro¤lu, Üniversitemiz yöneticileri ve ö¤retim üyeleri ile ö¤rencilerin kat›ld›¤› bir törenle bafllad›. Aç›l›fl dersini Hukuk Fakültesi’nin önceki Dekan› Prof. Dr. Lale Sirmen "Hukuk Devrimi ve Ankara Üniversitesi" bafll›¤›yla sundu.

Dr. Dervifl Ero¤lu Konu¤umuz

Sayg› duruflu ve ‹stiklal Marfl› ile Devlet Opera ve Balesi Sanatç›lar›n›n sundu¤u konserden sonra bir konuflma yapan Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Cemal Talu¤, Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC aras›ndaki dostluk ve birlikteli¤in yaln›zca K›br›s’›n stratejik önemiyle aç›klanamayaca¤›n›, baflta AB olmak üzere d›fl iliflkilerimizde K›br›s’›n en önemli belirleyen oldu¤unu, ancak her koflulda iki ülkenin iliflkilerinin siyaset üstü oldu¤unu ve hep öyle kalmas› gerekti¤ini dile getirdi.

K›br›s Rum Kesimiyle sürdürülen görüflmelerin olumlu bir sonuca ulaflmas›n› içtenlikle arzulad›¤›n› belirten Prof. Dr. Talu¤, bu görüflmelerden bir bar›fl ç›kacaksa, bunun K›br›s Türkleri için onurlu ve adil bir bar›fl olaca¤›n› vurgulad›. KKTC’nin ilk

Cumhurbaflkan› Rauf Denktafl’›n "Ankara Üniversitesi Onursal Doktoru" unvan›

tafl›mas›n›n bize büyük gurur verdi¤ini de kaydeden Prof. Dr. Talu¤, KKTC’de önemli görevlerde bulunan birçok siyasetçi, yönetici ve akademisyenin Üniversitemiz mezunu olmas›n›n bizim için büyük bir k›vanç kayna¤›

oldu¤unu belirtti. Baz› d›fl çevrelerin büyük tepkilerine karfl›n bafllat›lan ve sürdürülen Salamis Bay kaz›lar›n›n Ankara Üniversitesi taraf›ndan gerçeklefltirilmesinden onur duyduklar›n›, KKTC üniversiteleriyle yak›n akademik iflbirli¤imizi sevgiyle, sorumlulukla sürdürdü¤ümüzü ve gelifltirmeye çal›flt›¤›m›z›

vurgulad›.

“Bilimsel Araflt›rma Bütçesi Artmal›”

Atatürk’ün, üniversitelerin de¤iflim ve geliflimin kavflak noktalar› oldu¤unu daha o günlerde gördü¤ünü ve Cumhuriyetin yap›lanmas›n›n temel tafllar› aras›nda yüksekö¤retime özel bir de¤er ve yer verdi¤ini anlatan Prof. Dr. Talu¤, siyaset ve toplumu bu güzel ülkenin üniversitelerine yeniden sahip ç›kmaya ça¤›rd›¤›n› dile getirdi. Prof. Dr.

Talu¤, "Üniversitelerimiz, rekabet etti¤imiz ülkelerin kendi üniversitelerine sa¤lad›¤›ndan

Bar›fl›n Ne Oldu¤unu En ‹yi,

Savafla Tan›kl›k Edenler Bilir”

KKTC Cumhurbaflkan› Dr. Ero¤lu:

daha küçük bütçelerle çal›flmaktad›r.

Yaflad›¤›m›z dönemde kaliteli e¤itimin ve özellikle kaliteli araflt›rman›n maliyeti yüksektir. Öte yandan, ülkemizde endüstrinin yenilik ve araflt›rma talebi henüz çok düflüktür.

Bu nedenle devlet üniversiteleri artan harcamalar›n›n önemli bir bölümünü kamu kaynaklar›ndan karfl›lamaya devam etmek durumundad›r. Türkiye’nin yüksekö¤retim ve bilimsel araflt›rma bütçesini h›zla Avrupa Birli¤i ortalamas›na yükseltmesi gerekti¤ine inan›yorum. Ülkemizde bugün ulafl›lan ekonomik geliflmifllik düzeyinde bunun gerçekçi bir hedef oldu¤unu düflünüyorum.

Kuflkusuz mali kaynaklara eriflmek kadar önemli olan bu kaynaklar›n etkin ve hesap verilebilir biçimde kullan›m›d›r. Bugün üniversitelerin görev alanlar› genifllemifl, etkinlikleri farkl›laflm›fl, gelir kaynaklar›

çeflitlenmifl ve mali yönetimleri giderek zorlaflm›flt›r. Kamu kurumlar›n›n tümünün tabi oldu¤u karmafl›k ve binlerce sayfa tutan mevcut mevzuat altyap›s› ile üniversitelerin kaynaklar›n› amaçlar›na uygun bir flekilde yönetmesini, uluslararas› rekabet koflullar›na uygun, dinamik ve esnek yönetim

sergilemesini beklemek afl›r› iyimserliktir.

Önerimiz, kamu üniversitelerine özgü, basit ve anlafl›l›r bir yasal çerçevedir. Böyle bir çerçevede; üniversitelerin kaynaklar›n›

stratejik önceliklerine göre kullanabilmelerini sa¤lamal› ve onlara kaynaklar›yla neler yapabildiklerini gösterebilme f›rsat›

vermeliyiz" dedi.

Üniversitemizde yap›lan çal›flmalar hakk›nda da bilgi veren Prof. Dr. Talu¤, Ankara Üniversitesi’nin stratejik hedefleri aras›nda "toplumla buluflma" ve

"uluslararas›laflma"n›n bütün ifllevlerimizi kapsayan ve birbirini tamamlayan iki temel alan oldu¤unu, bu alanlarda yönetim dönemlerinde önemli mesafeler ald›klar›n›, yeni kurumsal yap›lanmalar gerçeklefltirdikleri ve çeflitli etkinlikler düzenlediklerini,

Üniversitemizin atama ve yükseltilme ilkelerine bu alan› dâhil ettiklerini kaydetti.

"Böylece, Ankara Üniversitesi toplumla buluflmay› ve do¤rudan toplum hizmetini ö¤retim üyelerinin görev ve

sorumluluklar›ndan birisi olarak kabul etti¤ini ortaya koymufl oldu. Bu ad›mla ayn› zamanda, akademik birimlerimizin ve

akademisyenlerimizin topluma yak›nlaflma ve toplumla aralar›ndaki etkileflimi art›rma yolundaki çabalar›n›n desteklenmesi ve

özendirilmesi, üniversite yönetiminin bir yükümlülü¤ü haline geldi" diyen Prof. Dr.

Talu¤, Ülkemizin ilk jeopark ve jeoturizm uygulamas› olan "K›z›lcahamam-Çaml›dere Jeopark Projesi"nin Ankara Üniversitesi’nin toplum ve bilim alan›nda yeni bir öncülü¤ü oldu¤unu, Kalk›nma Çal›flmalar› Araflt›rma ve Uygulama Merkezi’nin (AKÇAM), topluma hizmet alan›nda yeni bir kurumsal birim olarak Üniversitemize kazand›r›ld›¤›n› söyledi. Geçen sene ülkemizde bilim kültürünün kökleflmesine katk›da bulunmak amac›yla Türkiye’nin ilk Çocuk Üniversitesini kuran Üniversitemizin, bu kez hedef kitlesi yafll›lar olan bir araflt›rma ve uygulama merkezini kurdu¤unu belirten Prof.

Dr. Talu¤, Gölbafl› yerleflkemizde yer alan Teknoloji Gelifltirme Bölgesi’nin

tamamland›¤›n› ve hizmete aç›ld›¤›n›, uzun y›llar›n rüyas› olan bir Çocuk Hastanesini T›p Fakültemize iki y›l içinde kazand›rabilmek için büyük bir çal›flma içerisinde olduklar›n›

kaydetti. Veteriner Fakültemizin ça¤dafl bir Hayvan Hastanesine kavuflturulmas›n›n da gündemin öncelikli konular› aras›nda

oldu¤unu anlatan Prof. Dr. Talu¤, yeni kurulan Ankara Çal›flmalar› Araflt›rma ve Uygulama Merkezi’nin (ANKAMER), Ankara konusundaki duyarl›l›klar›n›n ürünü olan özgün ve öncü bir kurum oldu¤unu, Ankara ile ilgili her anlaml›

tarihte mutlaka bir etkinlik düzenlemeye bafllad›klar›n›, 2011 y›l›n›n ilk aylar›nda temeli

(7)

at›lacak olan "Ankara Üniversitesi Kültür ve Kongre Merkezi"ne büyük önem verdiklerini ifade etti. Yay›nevi hakk›nda da bilgi veren Prof. Dr.Talu¤, "Ankara Üniversitesi Yay›nevi k›sa sürede yüksek kalitede, kal›c› de¤er yaratan, bilimsel, entelektüel, elefltirel ve yarat›c› yay›nlar arac›l›¤›yla toplumla buluflacakt›r. Üniversitemizin topluma ve dünyaya aç›lan yeni bir penceresi olan yay›nevimiz bilgi birikimimizi, duruflumuzu ve bilimsel yaklafl›m›m›z› genel okurla

paylaflmam›z› sa¤layacakt›r. Umudumuz, ufkunu sürekli gelifltirerek Türkiye’deki üniversite yay›nc›l›¤›n› dünya standartlar›na tafl›yan bir yay›nevine sahip olmakt›r" dedi.

“Çift Diploma Programlar› Aç›lacak”

Bu akademik y›lda çeflitli yabanc›

üniversitelerle ön görüflmeleri tamamlanan

"çift diploma" programlar›n›n protokollerini gerçeklefltireceklerini de anlatan Prof. Dr.

Talu¤, "Çift diploma programlar›m›z yaln›zca ABD ve AB üniversiteleri ile s›n›rl›

kalmayacak. Güney Kore ve Japonya üniversiteleri ile görüflmeler ileri bir düzeye gelmifl bulunuyor. Büyük bir akademik iflbirli¤i potansiyeli oldu¤unu düflündü¤ümüz Rusya üniversiteleri ile ön görüflme aflamas›nday›z.

Bunun yan›nda, yak›n co¤rafyam›za ve tarihi- kültürel ba¤lar›m›z bulunan ülkelere de bu anlamda önem veriyoruz" diye konufltu.

“Bar›fl›n Ne Oldu¤unu ‹yi Bilirim”

KKTC Cumhurbaflkan› Dr. Dervifl Ero¤lu da 19 y›ll›k baflbakanl›k döneminde kurdu¤u bütün hükümetlerde Ankara Üniversitesi mezunlar›n›n bulundu¤unu, bugün KKTC’de mevcut hükümette de Baflbakan, ‹çiflleri ve D›fliflleri bakanlar› ile müzakarelerde kendisinin özel temsilcisinin Ankara Üniversitesi mezunu oldu¤unu söyledi.

Cumhurbaflkan› Ero¤lu, "Üniversitenizin çeflitli fakültelerinden mezun olan insanlar, KKTC’nin ekonomi ve siyasetinde söz sahibi olan insanlard›r" dedi. Bugüne kadar K›br›s Türk halk›n›n haklar›n›n savunulmas›nda katk›lar›

olan Ankara Üniversiteli akademisyenlere teflekkür etti¤ini söyledi.

Ulusal K›br›s davas› bak›m›ndan kritik bir dönemden geçildi¤ini de belirten Dr. Ero¤lu, müzakerelerden BM parametreleri

çerçevesinde adil ve kal›c› yeni bir ortakl›k devleti ç›kmas› için ellerinden gelinin en iyisini yapmaya çal›flt›klar›n› kaydetti.

K›br›s’ta savafla tan›kl›k etti¤ini, hem savafl doktorlu¤u yapt›¤›n› hem de K›br›s’ta yaflananlar› halk›yla birlikte yaflad›¤›n›, dolay›s›yla bar›fl›n ve anlaflman›n ne oldu¤unu iyi bildi¤ini ve kendisini elefltirenlerden daha çok bar›fl istedi¤ini vurgulad›. K›br›s’ta kal›c›

bir anlaflma peflinde olduklar›n› ama anlaflma için en az iki taraf›n gerekti¤ini sözlerine ekledi.

Törende, 2009-2010 akademik y›lda emekli olan ö¤retim üyelerine plaketleri verildi. Bu akademik y›lda DTCF’den Prof. Dr.

Altan Aykut, Prof. Dr. Hamdi Kara, Prof. Dr.

Ifl›n Yalç›nkaya ve Prof. Dr. Nurhan Karada¤;

Eczac›l›k Fakültesi’nden Prof. Dr. Tamer Baykara; E¤itim Bilimleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Cahit Kavcar ve Prof. Dr. Emine Mine Tan; Fen Fakültesi’nden Prof. Dr.

Mehmet Zengin, Prof. Dr. Mehmet Cihat Toker, Prof. Dr. Mesude Sa¤lam, Prof. Dr.

Öner Çakar ve Prof. Dr. Tülay Alemdaro¤lu;

Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Erdal Onar;

‹lahiyat Fakültesi’nden Mehmet Bayraktar;

‹letiflim Fakültesi’nden Prof. Dr. A. Metin Kazanc› ve Doç. Dr. Dilek Beybin Kejanl›o¤lu; Mühendislik Fakültesi’nden Prof. Dr. Ahmet Ümran Do¤an; Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden Prof. Dr. Hüsnü Cem Ero¤ul; T›p Fakültesi’nden Prof. Dr. Ali Özden, Prof. Dr. Ayd›n Vedia Gedik, Prof. Dr.

Ayfle Günefl Akgün, Prof. Dr. Dervifl Oral, Prof. Dr. Ersöz Tüccar, Prof. Dr. Ferit Pehlivan, Prof. Dr. Fevziye Rana Anadolu, Prof. Dr. Filiz Tüzüner, Prof. Dr. Hatice Özenci, Prof. Dr. ‹lkkan Dünder, Prof. Dr.

Murat Duman, Prof. Dr. Mustafa Remzi Karao¤uz, Prof. Dr. Nermin Mutluer, Prof.

Dr. Refik Taflöz, Prof. Dr. Runa ‹dil Uslu, Prof. Dr. Semih Ayd›ntu¤, Prof. Dr. Sevim Cengiz, Yrd. Doç. Dr. Yavuz Peksar› ve Prof.

Dr. Yüksel Saran; Veteriner Fakültesi’nden Prof. Dr. Nejdet Dursun, Prof. Dr. Öznur Poyraz ve Prof. Dr. Sadi Aral; Ziraat

Fakültesi’nden Ayhan Tufan, Prof. Dr. Do¤an Erdo¤an, Prof. Dr. Hasan Çelik, Prof. Dr.

Mehmet Alpaslan, Prof. Dr. Salih Maden, Prof. Dr. Selahattin Eraktan ve Prof. Dr.

Yusuf Sabit A¤ao¤lu emekli oldu.

Ö¤retim

Üyelerimiz:

(8)

Ankara Üniversiteliler Poliklini¤i

G

eçen y›l Aile Hekimli¤i Anabilim Dal›’na ba¤l› olarak aç›lan Ankara Üniversiteliler Poliklini¤i, k›sa sürede Ankara Üniversitesi personelinin ilk baflvuru noktas› oldu.

Poliklinik sorumlusu Aile Hekimli¤i Uzman› Dr.

Serpil ‹nan ve T›p Fakültesi Aile Hekimli¤i Anabilim Dal› Baflkan› Yrd. Doç. Dr. Ayfle Gülsen Ceyhun Peker’den poliklinikle ilgili bilgi ald›k.

Poliklini¤i, s›radan bir poliklinikten farkl›

olarak, akademik bir birim gibi yürütmeye çal›flt›klar›n› belirten Dr. Serpil ‹nan; güncel k›lavuzlara göre uygulamaya çal›flt›klar›

periyodik muayenenin büyük önem tafl›d›¤›n›

vurgulad›.

‹nan: "Hizmet verdi¤imiz kitleye daha sa¤l›kl› bir hayat sunmak gibi hedeflerimiz var. Bunun için diyabet, obezite,

kardiyovasküler gibi kontrollerden geçmelerini sa¤l›yoruz. Aile Hekimli¤i tan›m›nda bireysel ve bütüncül yaklafl›m kavram›

vard›r. Poliklini¤imize hasta bo¤az a¤r›s›yla gelse sadece o rahats›zl›¤›yla ilgilenmiyoruz mutlaka bütüncül yaklafl›yoruz.

Hastan›n risk profili neye

uygunsa, o konuda öneriler sunuyoruz" dedi.

Kimler Yararlanabiliyor?

Ankara Üniversitesi’nde çal›flan herkese ve emekli ö¤retim üyelerine hizmet veren poliklinikte hasta profili iki gruptan olufluyor.

Akut hastal›klar ve kronik hastal›k takibi.

Genellikle hemen muayene edilen akut

hastalar›n d›fl›nda bir de periyodik sa¤l›k muayenesi

program› uygulan›yor. Tüm Ankara Üniversitesi

personeline y›lda bir kez olmak üzere uygulanmas›

planlanan program kapsam›nda, günde sadece üç hasta kabul ediliyor ve randevuyla çal›fl›l›yor. Sadece uzman doktorlar›n çal›flt›¤› poliklinikte bir hafta tek, ikinci hafta iki uzman doktor bulunuyor.

Periyodik sa¤l›k muayenesi bafltan afla¤›

fizik muayeneyi kaps›yor. Hastan›n hikayesi al›nd›ktan sonra hastan›n profili ç›kart›l›yor ve hastan›n riskine göre 55 yafl üzeri ise kolon kanseri tetkikleri, menopozdaki hastaya ise

GÖRÜŞ:

Prof. Dr. Süleyman Çetin Özoğlu (Emekli):

“Özlediğimiz bir hizmetti. Özellikle biz emekliler için çok büyük

yararlar sağlıyor. Poliklinikteki hekimlerimiz hekimliğin insani

boyutunu da yerine getiriyorlar .

Ben çok memnunum ve bu hizmetin devamını diliyor

um.”

Hastalar›m›z, Ailemiz”

Anlay›fl›yla Hizmet Veriyor

(9)

mamografisinin istenmesi gibi uygulamalar yap›l›yor.

‹stenilen bütün tetkikler, poliklinik bünyesinde gerçeklefltirilebiliyor.

Hastalar›n sadece film çektirmek için kampus içinde bulunan radyolojiye gitmeleri yeterli oluyor.

Ankara Üniversitesi çal›flanlar›, sevk zorunlulu¤u gelmedi¤i için ister semtlerinde bulunan aile hekimli¤ini isterlerse de Ankara Üniversiteliler Poliklini¤ini tercih edebiliyorlar.

Aile hekimli¤i uygulamas› tam anlam›yla uygulanmaya bafllad›¤›nda ise Aile Hekimli¤i Ana Bilim Dallar› kendi hasta listelerini oluflturabildikleri için hastalar sadece tek bir liste seçebilecekler. Yine

durum hastan›n tercihine b›rak›l›yor.

Geçen y›ldan bu yana 4.469 hastaya hizmet veren poliklinikte, 250 hastaya periyodik sa¤l›k muayenesi yap›ld›¤›n› belirten Dr. ‹nan, hastalar›n 3’te 1’inin akut flikâyetlerle, 3’te 2’sinin ise kronik hastal›k takibi için

baflvuru yapt›¤›na de¤indi. ‹nan: "Birinci basamak hekimlik deyince ba¤›fl›klama, aile planlamas›, çocuk büyüme-geliflme takibi gibi s›n›rlar›m›z vard› ama gitgide bu s›n›rlar geniflliyor. Kapsam de¤iflti. ‹lk planda kronik hastal›klar takibi yer almaya bafllad›. Çünkü kronik hastal›klar, hem sa¤l›k harcamalar›

üzerinde yük olmaya bafllad›, hem sa¤l›k bilinci geliflti, hem de kronik hasta say›s› artt›.

Sonuç olarak toplum yafllan›yor."

"Hastalar›m›z Emin Ellerde Olduklar›n› Bilsinler"

Dr. ‹nan: "Örne¤in mide problemi olan bir

hastan›n ilk baflvuru yeri biziz. Muayenenizi yapar›z,

laboratuar tetkiklerinizi yapar›z. Birinci basamak

tedaviyi uygular›z sonuç alamazsak sizi

gastroenterelojiye yönlendiririz. Böylece hem hasta gereksiz iflleme maruz kalmaz hem de sa¤l›k kaynaklar›

do¤ru kullan›lm›fl olur. Hastalar›m›z emin ellerde olduklar›n› bilsinler yeter.

Elbette bazen hastalar›m›z beklentileri çok yüksek olarak buraya gelebiliyorlar. Birinci basamak hekimleri olarak biz s›n›rlar›m›z›

biliyoruz, hastal›¤› ilerlemifl ve o konunun uzman›na yönlendirilmesi

gereken hastalar›m›z›

bilgilendirerek, gerekli anabilim dal›na

yönlendiriyoruz. Bizler ilk baflvuru noktalar›y›z. ‘Önce

zarar verme’ slogan›m›z var, biz takip ederiz

tedavimizi yapar›z ama bir yerden sonra

konunun uzmanlar›n›n görmesi gereken durumlar var.

Poliklini¤imiz, konsültan hekim belirlenmesi konusunda di¤er anabilim dallar›yla, kliniklerimizle iletiflime geçti, yaz›flmalar›m›z devam ediyor. Periyodik muayenede hastal›klar›n› tespit etti¤imiz hastalar›m›z›

konsültan hekime yönlendiriyoruz."

Sadece hastal›k takibi de¤il, sa¤l›kl› bir yaflam ad›na neler yap›labilecekse poliklinikte hastalara benimsetilmeye çal›fl›ld›¤›na de¤inen Yrd. Doç. Dr. Ayfle

Gülsen Ceyhun Peker:

"Aile hekimli¤i do¤um öncesinden ölüme kadar sizi takip eden bir doktorunuz oldu¤u

anlam›na geliyor. Bu uzun süreli iletiflim, bir ba¤l›l›k, karfl›l›kl› güven ve sizi bilen bir doktor demek. Polikliniklerimizde ve sahadaki aile hekimli¤inde ayn› doktorla iletiflim kuruyorsunuz. Bu büyük bir avantaj. Yurt d›fl›nda çok uzun y›llard›r uygulan›yor ve ülkemizde de çok yeni de¤il. Ancak devlet hastanelerinde, üniversitelerde uygulan›yordu.

Aile hekimi ad› alt›nda çal›flan hekimlerin olmas› ise daha yeni. Yeterince aile hekimi uzman› yok, a盤›n büyük bir k›sm› uyum e¤itimi alm›fl pratisyen hekimlerce kapat›ld›.

Tabii daha uygulama bafllang›ç aflamas›nda, zamanla daha da geliflece¤ine inan›yorum. Bu noktada bile hastaneye gitme oranlar› %50 oran›nda azalm›fl durumda. Memnuniyet de çok yüksek." dedi.

Ankara Üniversitesi ailesinin çok kalabal›k oldu¤unu vurgulayan Dr. ‹nan; flu an talebi karfl›layabildiklerini ancak ilerleyen günlerde yo¤unlu¤a bak›lmas› gerekti¤ini belirtti. Dr.

‹nan flunlar› söyledi: "Bir aile hekiminin takip edebilece¤i kifli say›s› 1800-

2000’dir.

Kaliteli hizmet, say› artt›kça düfler. Bütüncül yaklafl›m kolay de¤il, hastaya gereken zaman›

ay›rmam›z gerekiyor.

Üniversitemizin

personel say›s› düflünüldü¤ünde, tek veya iki hekimle bu talebi karfl›lamak çok mümkün

görünmüyor. Daha iyiye

gidebilmemiz için kadro talebimiz oldu¤unu eklemek istiyorum."

GÖRÜŞ:

Prof. Dr. Ahmet Öztürk:

“Her gittiğimde güler yüzle karşılandım, çok memnunum.

Gerek kendim gerekse de

çocuklarım için ilk gideceğim adres olarak görüyorum.”

GÖRÜŞ:

Prof. Dr. Sedat Sever

“Poliklinik ekibinden ben ve bölümümdeki tüm meslektaşlar

ım

övgüyle söz etmekteyiz. Hekimden önce insan arıyoruz ve

polikliniğimizde bizler gerçekten çok iyi karşılanıyor ve ilgi

görüyoruz. Çok çok memnunum.”

GÖRÜŞ:

Prof. Dr. Yavuz Okan:

“Bir sene önce ilk kez gittim periyodik sağlık kontrolüm için. Altı

ayda bir sürekli gidiyor

um. Ailecek

çok memnunuz. Özellikle Serpil Hanımın dört dörtlük bir doktor

olduğunu belirtmek isterim.”

GÖRÜŞ:

Prof. Dr. Yıldız Ersoy Canpolat (Emekli):

“Öncelikle çok kolay randevu alıyoruz. İlaç yazdırmak için de

polikliniği tercih ediyor

um. Çok iyi

karşılıyorlar ve her konuda yardımcı oluyorlar. Bizler için çok büyük

kolaylık oldu.”

Periyodik muayene randevusu için:

0312 595 77 00

(10)

Ü

niversitemiz Ankara Çal›flmalar› Merkezi (ANKAMER), Atatürk’e "Ankara’n›n Fahri Hemflehrilik Berat›"n›n verilmesi ve

"Ankara’n›n Baflkent Oluflu"nun 87. Y›ldönümü kapsam›nda bir dizi etkinlik düzenledi.

Etkinlikler kapsam›nda 5 Ekim’de Prof. Dr.

Özer Ergenç, Ankara Kulübü Derne¤i Genel Baflkan› Dr. Metin Özaslan ve Ankara Kalesi Derne¤i Baflkan› fievket Bülent Yahnici’nin konuflmac› olarak kat›ld›¤› "Hemflehrimiz Atatürk" konulu söylefli ve Seymen gösterisi;

12 Ekim’de Timur Özkan’›n rehberli¤inde

"Ankara’da Atatürk’e ev sahipli¤i yapm›fl tarihi mekanlar"›n ziyaret edildi¤i, üniversite ö¤rencilerine yönelik düzenlenen gezi ve 13 Ekim’de Prof. Dr. ‹lhan Tekeli taraf›ndan sunulan "Ankara’n›n baflkentlik karar› ve imar›

için yap›lanlar" konferans› gerçeklefltirildi.

“Hemflehrimiz Atatürk” konulu toplant›da konuflan Dr. Metin Özaslan, Anadolu’dan

padiflaha çekilen ilk isyan telgraf›n›n Ankara’dan gönderildi¤ini söyledi. 27 Aral›k 1919’da Ankara’n›n nüfusunun 15-17 bin aras›nda olmas›na ra¤men onu karfl›lamak üzere çevre ilçe ve köylerden gelenlerle birlikte 80 bin kiflinin topland›¤›n›, 3 bin atl›

ve 700 yaya seymenin Mustafa Kemal’i karfl›lad›¤›n› kaydeden Dr. Özaslan,

Ankara’n›n baflkent olarak kabul edilmesinde, 1344-1354 aras›nda gerçekleflti¤i söylenen Ankara Ahiler Devleti-Ankara Cumhuriyeti’nin de çok etkili oldu¤unu kaydetti.

Prof. Dr. Özer Ergenç de Ankara’n›n, tarihin her döneminde önemli bir kent oldu¤unu, ticaret yollar›n›n kesiflme noktas›nda bulundu¤unu, kesinlikle içine kapal› olmad›¤›n› ve tarihinde önemli oranda bilim adam›n› misafir etti¤ini kaydetti.

fievket Bülent Yahnici ise Milli

Mücadelede kahramanlar kadar hainliklerin

de oldu¤unu, Mustafa Kemal ve arkadafllar›n›n öldürülmesi için fetvalar bulundu¤unu, bunun bir hainlik belgesi oldu¤unu söyledi. Ankara’n›n Ahilik döneminin Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde incelenmesini de öneren Yahnici, ‹stanbul’a telgraf çekip padiflah› tan›mad›¤›n›

söylemenin bir ba¤›ms›zl›k vurgusu oldu¤unu kaydetti.

Ö¤rencilerin Ankara Gezisi

Ö¤rencilerimiz, ANKAMER’in yapt›¤›

organizasyon çerçevesinde, Timur Özkan’›n rehberli¤inde Atatürk’ün Ankara’da 19 y›l boyunca yaflad›¤› mekanlar› görme olana¤›

buldular. Gezide, Keçiören’deki flimdi Meteoroloji Binas› olarak kullan›lan, Kurtulufl Savafl›’n›n ilk Genelkurmay Binas›, Gar’daki eski Direksiyon Binas›, Atatürk Orman Çiftli¤i’nde Atatürk’ün Selanik’te do¤du¤u

Atatürk’e Ankara’n›n Fahri Hemflehrilik

Berat›’n›n Verilmesi ve Ankara’n›n Baflkent

Oluflu’nun 87. Y›ldönümünü Kutlad›k

(11)

evin t›pk›yap›m› ve Sö¤ütözü’ndeki Kobila ile Çankaya’da halen müze olarak kullan›lan köflkü gezdi.

Ankara’n›n Baflkentlik Karar›

Etkinlikler kapsam›nda Prof. Dr. ‹lhan Tekeli de 13 Ekim’de "Ankara’n›n baflkentlik karar› ve imar› için yap›lanlar"› anlatt›.

Ankara’n›n tarihin her döneminde önemli bir kent oldu¤unu, Roma Eyalet Sisteminde eyaletin baflkenti oldu¤unu, bir bedesteni bulundu¤unu ve 1892’de demiryolunun geçti¤ini belirten Prof. Dr. Tekeli, demiryolu geldi¤inde onu yayl› sazlar quartetinin karfl›lad›¤›n› söyledi. Ankara’n›n kültürel yönden de ileri oldu¤unu, Ermeni mahallesi yand›¤›nda, alevlerden kurtarmak için yaklafl›k 200 piyanonun meydana getirildi¤ini de anlatan Prof. Dr. Tekeli, ayr›ca çok say›da deresi ve kalesi oldu¤unu, demiryolu bulundu¤u için Kurtulufl Savafl›’n›n karargah›

oldu¤unu kaydetti. Temel sorunun, Ankara’n›n niye baflkent olarak seçildi¤i olmad›¤›n›,

‹stanbul’dan niye vazgeçildi¤i oldu¤unu belirten Prof. Dr. Tekeli, Cumhuriyetin kurucular›n›n, Tanzimat yöneticilerinin aksine e¤itimlerini yurt d›fl›nda de¤il Osmanl› devleti içinde yapt›klar›n›, ‹stanbul’da iyi bir bat›n›n kurulamayaca¤›, iyi bat›n›n asl›nda bat›dan uzakta Ankara’da kurulaca¤›na inand›klar›n›

ifade etti. Yeni bir baflkent kurman›n zor bir ifl oldu¤unu, baflkent kurulurken ayn› zamanda 1929’da dünya krizi, daha sonra da ikinci dünya savafl›n›n ç›kt›¤›n› hat›rlatan Prof. Dr.

Tekeli, bir kenti ortaya ç›karmak için hiç piflmanl›k duymamak gerekti¤ini, çünkü herkesin asl›nda vazgeçmeye haz›r oldu¤unu, zaten uzunca bir süre sefaretlerin Ankara’ya gelmedi¤ini söyledi. Mustafa Kemal’in de

‹stanbul’u çok sevmesine ra¤men, Ankara’y›

oturtabilmek için uzun y›llar oraya gitmedi¤ini anlatan Prof. Dr. Tekeli, Ankara’n›n ilk

flehremini Haydar Bey’in inflaat yapabilmek için asgari tesisleri kurmaya çal›flt›¤›n›, iflçileri Macaristan’dan getirdi¤ini ama Macar iflçilerin flarap istediklerini, Kavakl›dere fabrikas›n›n onlar için kuruldu¤unu söyledi.

Ankara’da 1926’dan sonra mimaride modern stile geçildi¤ini de anlatan Prof. Dr.

Tekeli, Ankara için mimari yar›flmas›n›n aç›ld›¤›n› ve Jansen Plan›n›n seçildi¤ini, di¤er iki mimar›n planlar›n›n pahal› oldu¤u için reddedildi¤ini söyledi. Jansen’den 300 bin kiflilik plan istendi¤ini oysa o tarihte Ankara’n›n nüfusunun 75 bin oldu¤unu da kaydeden Prof. Dr. Tekeli, Ankara’n›n bir batakl›k oldu¤unu ama bu batakl›¤›n do¤al olmad›¤›n›, hayvanlar› otlatmak için yapay olarak yap›ld›¤›n›, Ankara’n›n valilerinden Abidin Pafla batakl›¤› kuruttu¤u zaman halk›n,

‘hayvanlar›n otlaklar› kuruyor’ bahanesiyle isyan etti¤ini ve batakl›¤›n yeniden oluflturuldu¤unu sözlerine ekledi.

"Ankara: Kara Kalpakl› Kent 1923-1938" Sergisi Aç›ld›

Ankara Üniversitesi, Suna ve ‹nan K›raç Vakf› ‹stanbul Araflt›rmalar› Enstitüsü iflbirli¤iyle "Ankara: Kara Kalpakl› Kent 1923- 1938" sergisini 1 Ekim 2010 tarihinde Galeri Kara’da açt›. Küratörlü¤ünü Ekrem Ifl›n’›n, dan›flmanl›¤›n› Turan Tanyer’in yapt›¤› sergi, merkezi "Meclis" olan bir Cumhuriyet imgesi ve ulus düflüncesinin örnek bir yaflama mekan› olarak baflkent Ankara’y›, flehrin Atatürk’ün flahs›nda ve çevresinde flekillenen sosyal yaflam›n›, modernleflen çehresini anlat›yor. Ankara Üniversitesi için yeniden kurgulanan sergi bir y›l sonra bu kez evine, Baflkent Ankara’ya geldi.

Serginin aç›l›fl›n› Rektörümüz Prof. Dr.

Cemal Talu¤ ve Çankaya Belediye Baflkan›

Bülent Tan›k yapt›. Prof. Dr. Talu¤, Ankara’n›n Cumhuriyetin okulu oldu¤unu ve

Üniversitemizin de Cumhuriyetin ilk üniversitesi oldu¤unu belirterek, böyle bir sergiye ev sahipli¤i yapmaktan büyük mutluluk duydu¤unu belirtti. Prof. Dr. Talu¤, sergi için haz›rlanan katalog için yazd›¤›

önsözde de flu ifadelere yer verdi:

"Suna ve ‹nan K›raç Vakf› ‹stanbul Araflt›rmalar› Enstitüsü’nün haz›rlad›¤› sergi, tarihte efli bulunmayan bir serüvenin tan›kl›¤›n› yapan, çok önemli ve de¤erli bir görsel flölendir. Bu sergi, siyasetten sanat ve kültüre, mimariden gündelik yaflama, Ankara’y› Ankara yapan; Ankara’y›

Cumhuriyet yapan tüm unsurlar› özenli bir araflt›rmaya dayanarak, özgün bir sunumla izleyicisiyle buluflturuyor. Ankara Üniversitesi

‘Ankara: Kara Kalpakl› Kent 1923-1938’

sergisinin Ankara’ya getirilmesinde pay sahibi olmakla k›vanç duymaktad›r. Bu etkinlikle kente karfl› sorumlulu¤unu bir kez daha yerine getirmektedir. Ankara Üniversitesi

‘Ankara’n›n Üniversitesi’ oldu¤unu bir kez daha göstermektedir."

(12)

Sa¤l›k Bilimleri Fakültesi Yeni Yerinde Ü

niversitemiz Sa¤l›k Bilimleri Fakültesi’nin

Keçiören’de bulunan birimleri, halen Hemflirelik ve Ebelik Bölümlerinin de e¤itim ald›¤› Aktafl’taki yerleflkeye tafl›nd›.

Fakültenin yeni yerinde e¤itime bafllamas›

nedeniyle 12 Ekim 2010 tarihinde Rektör Prof.

Dr. Cemal Talu¤ ve Fakülte dekanlar› ile Sa¤l›k Bilimleri Fakültesi ö¤retim elemanlar›

ve ö¤rencilerin kat›ld›¤› bir tören düzenlendi.

Törende bir konuflma yapan Rektör Prof.

Dr. Cemal Talu¤, 1992 y›l›nda ç›kan yasayla Sa¤l›k E¤itim Fakültesi olarak kurulan Sa¤l›k E¤itim Fakültesi’nin bugün asl›nda 18 yafl›nda oldu¤unu, 18 yafl›n› bitirince de ayr› bir mekan› olmas› gerekti¤ini belirterek “Rüfltünü ispat ederek bu güzel eve tafl›nd›” dedi.

Yerleflkenin düzenlenmesi döneminde ö¤retim elemanlar›n›n gece gündüz buray› izledi¤ini, hatta kendilerinin temizlik yapt›¤›n›, yo¤un emekle buray› çal›fl›labilir hale getirdiklerini anlatan Prof. Dr. Talu¤, Fakültenin kurucu Dekan› Prof. Dr. Sezai Yaman hoca ve o dönemki Rektör Prof. Dr. Günal Akbay’dan itibaren eme¤i geçen herkese teflekkür etti¤ini belirtti. Sevgiyle yap›lan bu binada ö¤rencilerle birlikte e¤itime baflland›¤›n›

anlatan Prof. Dr. Talu¤, Sa¤l›k Bilimleri Fakültesi’nin, Ankara Üniversitesi’nin durufluna ba¤l›, ayn› zamanda dinamik, yenili¤e aç›k bir fakülte oldu¤unu, görevini her zaman yapt›¤›n› kaydetti.

Dekan Prof. Dr. fiengül Hablemito¤lu da her yenilik güzel fleyler getirdi¤i gibi di¤er fleylere uyumu da gerektirdi¤ini, bu binayla birlikte ciddi e¤itim ö¤retim ortam›na

kavufltuklar› için Rektörlü¤e teflekkür ettiklerini söyledi. Mutlu olacaklar› de¤iflime imza att›klar›n› kaydeden Prof. Dr.

Hablemito¤lu, flu an itibar›yla 56 ö¤retim eleman› ve alt› bölümleri oldu¤unu, ancak bu bölümlerle s›n›rl› kalmayacaklar›n›, çok daha büyük ad›mlar atacaklar›n› ifade etti. Bugünkü

duruma bak›ld›¤›nda binan›n yeterli

gözüktü¤ünü ancak yak›nda yeni binalar›n da gerekece¤ini anlatan Prof. Dr. Hablemito¤lu, yaklafl›k 1500 ö¤rencileri oldu¤unu, onlar›n mutlulu¤u için Üniversite yönetimiyle birlikte çal›flt›klar›n› kaydetti.

(13)

Ü

niversitemiz Dil ve Tarih-Co¤rafya Fakültesi Bilgi ve Belge Bölümü’nde yaz aylar›ndan beri devam eden inflaat çal›flmalar›

sona erdi ve ö¤retim elemanlar›, günün estetik de¤erlerine göre yeniden oluflturulan mekanlar›nda yeni akademik y›la bafllad›.

Çal›flmalar sonucunda ö¤retim elemanlar›

kendilerine ait odalara kavuflurken, ö¤renciler

için de aç›k alan ö¤renme merkezi yap›ld›.

Ö¤renciler burada ö¤retim elemanlar›yla daha yak›n çal›flma olana¤›na kavufltular.

Çal›flmalar›n bitmesi nedeniyle 25 Ekim 2010 tarihinde Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr.

Cemal Talu¤ ve ö¤retim elemanlar›n›n kat›ld›¤› bir tören düzenlendi. Törende bir konuflma yapan Prof. Dr. Talu¤, çal›flmalar›n herfleyden önce karfl›l›kl› anlay›fl ve iyi niyetle yap›ld›¤›n›, buras›n›n sevgiyle yarat›lan çok güzel bir yer oldu¤unu söyledi. Ö¤retim elemanlar›n›n yeni mekanlar›nda özenli, baflar›l› çal›flarak baflar›lar›n› daha da artt›racaklar›n› kaydetti.

Dekan Prof. Dr. Rahmi Er de ö¤retim üyelerinin daha üretken olmalar› için bireysel odalar›n›n olmas›n›n önemli oldu¤unu, mekanlar›n yenilenmesinde yönetim olarak ellerinden gelen deste¤i verirken, bölüm

hocalar›n›n da özveriyle çal›flt›¤›n› hatta çal›flmalara destek olmak için yaz tatili bile yapmad›klar›n› söyledi. Ö¤rencilerin de ö¤retim elemanlar›yla daha yak›n çal›flabilmeleri için bir ortam yaratt›klar›n›

kaydetti.

Bölüm Baflkan› Prof. Dr. Fatofl Subafl›o¤lu ise Temmuz’dan beri yap›lan çal›flmalarda destek olan Rektör, Rektör Yard›mc›lar›, idari görevliler ve Fakülte yöneticilerine teflekkür etti.

Modern Çal›flma Ortam›na Kavufltu

Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü

Ü

niversitemiz, ölçme ve de¤erlendirme alan›ndaki çal›flmalar› düzenlemek amac›yla yeni bir merkez kurdu. Ölçme ve De¤erlendirme Uygulama ve Araflt›rma Merkezi (ANKÜDEM) ad›n› tafl›yan Merkez, Ankara Üniversitesi’nin birimlerinde yürütülen ölçme ve de¤erlendirme çal›flmalar›n›n niteli¤ini yükseltmeyi, çeflitli kamu kurum ve kurulufllar›na ölçme ve de¤erlendirme konular›nda dan›flmanl›k hizmeti sunmay›, kamu kurum ve kurulufllar› ile özel sektör kurulufllar›n›n çal›flanlar›na belgelendirmeye dayal› ölçme ve de¤erlendirme seminerleri, sertifika programlar› düzenlemeyi, e¤itim sorunlar›yla ilgili araflt›rmalar yapmay›, ölçme ve de¤erlendirme alan›nda ulusal ve

uluslararas› düzeyde kongre, sempozyum, panel ve benzeri bilimsel toplant›lar

düzenlemeyi amaçl›yor. Yönetmeli¤i 19 Nisan 2010 tarihli Resmi Gazete’de yay›nlanan ANKÜDEM Müdürlü¤ü’ne E¤itim Bilimleri Fakültesi Ölçme ve De¤erlendirme Bölümü ö¤retim üyesi Prof. Dr. Nizamettin Koç, Müdür Yard›mc›l›klar›na da Yrd. Doç. Dr. Ömer Kutlu ve Yrd. Doç. Dr. Canan Z. Karababa atand›.

ANKÜDEM’in amac› ve çal›flma alanlar›

hakk›nda bilgi veren Prof. Dr. Nizamettin Koç, Ankara Üniversitesi’ne ba¤l› birimlerde yürütülen ölçme ve de¤erlendirme çal›flmalar›n›n niteli¤ini yükseltmeye çal›flacaklar›n› ve Ankara Üniversitesi’ne, istenildi¤inde s›nav hizmeti vereceklerini belirterek flunlar› söyledi:

"Ölçme ve de¤erlendirme alan›nda karfl›lafl›lan sorunlar› ve çözüm önerilerini ortaya koymaya yönelik çal›flmalar yapaca¤›z.

Çeflitli kamu kurum ve kurulufllar› ile özel sektör kurulufllar›na ölçme ve de¤erlendirme konusunda dan›flmanl›k, e¤itim ve s›nav hizmeti verece¤iz. E¤itim sorunlar›yla ilgili araflt›rmalar ve incelemeler yapaca¤›z, bu gibi çal›flmalara kat›laca¤›z ve destekleyece¤iz.

Çeflitli amaçlarla (seçme, s›n›flama, yerlefltirme, rehberlik, ö¤retimi gelifltirme, araflt›rma gibi) kullan›lan ölçme araçlar›n›n gelifltirilmesi, uyarlanmas› çal›flmalar›n›

planlayaca¤›z, gerçeklefltirece¤iz ve bu alanda yap›lan çal›flmalara kat›l›p destekleyece¤iz.

Ulusal düzeyde ö¤renci baflar›s›n› belirleme amaçl› s›navlar düzenleyece¤iz, bu yolla

e¤itim politikalar›n›n oluflmas›na katk›da bulunaca¤›z. Ulusal ve uluslararas› düzeyde kongre, sempozyum, panel vb. bilimsel toplant›lar düzenleyece¤iz. Ulusal ve uluslararas› kurulufllarla iflbirli¤i yaparak, ölçme ve de¤erlendirme ile ilgili rapor, bülten, proje, kitap, dergi ve benzeri yay›nlar

yapaca¤›z. Merkezin amaçlar› do¤rultusunda telif eserler üretece¤iz, çeviri yapaca¤›z, yapt›raca¤›z.”

Ölçme ve De¤erlendirme

Uygulama ve Araflt›rma

Merkezi Kuruldu

(14)

Ü

niversitemiz Dil ve Tarih-Co¤rafya Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nün kuruluflunun 70’inci y›l› ile Behice Boran ve arkadafllar› taraf›ndan ç›kar›lan “Yurt ve Dünya” dergisinin yeniden yay›n hayat›na bafllamas›, 8 Ekim 2010 tarihinde düzenlenen törenle kutland›. Farabi Salonu’ndaki toplant›da, Sosyoloji Bölümü’nü bitiren ve bugün hepsi de akademisyenlik yapan eski mezunlar ald›klar› e¤itimin kendilerine sa¤lad›¤› katk›lar› anlatt›lar.

Toplant›da bir konuflma yapan Bölüm Baflkan› Prof. Dr. Aytül Kapaso¤lu, Türkiye’de sosyolojinin, Ziya Gökalp’in 1914’te ilk sosyoloji dersini vermesiyle bafllad›¤›n›, ikinci olarak ise 1939 y›l›nda DTCF Felsefe Bölümü içinde Sosyoloji Kürsüsü’nün aç›ld›¤›n› anlatt›.

Bu kürsüde oldukça önemli sosyologlar›n,

“Uygulamal› Sosyoloji” gelene¤inin temelini att›klar›n›, Cumhuriyetin kurulmas›na ve Türkiye’nin modernleflme deneyimine tan›kl›k eden Niyazi Berkes ve Behice Boran gibi önemli sosyal bilimcilerin, toplumsal sorunlara duyarl›, bu sorunlara yönelik çözüm aray›fllar› sunan ve politika yönelimli araflt›rmalarla yeni aç›l›mlar getiren bir yaklafl›m sergilediklerini, bu yaklafl›m sayesinde Sosyoloji Kürsüsü’nün, bugünden bak›ld›¤›nda “DTCF Gelene¤i” olarak an›ld›¤›n›

ve ülkenin modernleflmesinin bir aya¤› olarak anlafl›ld›¤›n› söyledi. 1948 tasfiyesi sonucu Niyazi Berkes ve Behice Boran’›n DTCF’den uzaklaflt›r›lmalar› ve kürsünün kapat›lmas›na kadar olan süreçte Sosyoloji Kürsüsü’nde

yürütülen çal›flmalar aras›nda toplumsal yap›

çal›flmalar› ve kültürel çal›flmalar›n öne ç›kt›¤›n› da anlatan Prof. Dr. Kasapo¤lu, dönemin toplumsal yap› analizlerinin DTCF’de Uygulamal› Sosyoloji gelene¤inin temellerini oluflturdu¤unu kaydetti. Yapt›klar›

incelemeler sonucunda o dönem Behice Boran ve arkadafllar› taraf›ndan ç›kar›lan “Yurt ve Dünya” dergisinin “Halk Sosyolojisi”

yapt›¤›na karar verdiklerini ve yeniden yay›nlanmas›n› kararlaflt›rd›klar›n› da anlatan Prof. Dr. Kasapo¤lu, “Yurt ve Dünya”n›n elektronik ortamda okuyucuyla bulufltu¤unu, ilk say›n›n, sosyolojinin geliflimine katk›da bulunanlara ayr›ld›¤›n› söyledi. Sosyolojinin, bireysel iyiliklerin, toplumsal iyilikten geçti¤ine inand›¤›n› sözlerine ekledi.

Yurt ve Dünya”

Yeniden Yay›n Hayat›nda

(15)

Ü

niversitemiz Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin unutulmaz hocalar›ndan Prof. Dr. Oral Sander, Siyasal Tarih Anabilim Dal›’n›n 21 Ekim 2010 tarihinde düzenledi¤i “1945’ten Günümüze Türk-Amerikan ‹liflkileri” konulu panelle an›ld›. Doç. Dr. Erel Tellal’›n yönetti¤i panelde Marmara Üniversitesi’nden Doç. Dr.

Ayflegül Sever “1945-1960 Dönemi”ni, Prof.

Dr. Melek F›rat “1960-1970 Dönemi”ni, Prof.

Dr. Ça¤r› Erhan “1970-1990 Dönemi”ni ve Bilkent Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ersel Ayd›nl› “1990 Sonras› Dönem”i anlatt›.

Panelin aç›l›fl›nda bir konuflma yapan Prof.

Dr. Ömer Kürkçüo¤lu, Prof. Dr. Sander’in yapt›¤› çal›flmalar› anlat›rken, Dekan Yard›mc›s› Prof. Dr. Yalç›n Karatepe de Prof.

Dr. Oral Sander’in, Fakülteden hiç ayr›lmad›¤›n›, Fakültenin s›n›flar›nda, koridorlar›nda, Meray odas›nda hep yaflad›¤›n› söyledi. Bu nedenle bu toplant›y›

bir anma de¤il, akademik bir toplant› olarak gördü¤ünü anlatan Prof. Dr. Karatepe, Oral hoca’n›n ö¤rencileriyle iliflkilerinin unutulmaz oldu¤unu, tarihi, ilgili duyulacak flekilde anlatt›¤›n› belirtti. Prof. Dr. Karatepe,

“Omuzlar›nda yükseldi¤imiz devleri unutmuyoruz, Oral hoca da o devlerden biridir” dedi.

Türkiye ile ABD aras›ndaki iliflkilerin 1945- 1960 aras›n› anlatan Doç. Dr. Ayflegül Sever, bu dönemin, Türk-ABD iliflkileri için çok

önemli oldu¤unu, daha önce iki ülke

iliflkilerinin bu kadar geliflmedi¤ini söyledi. Bu iliflkinin, Sovyet talepleri nedeniyle güvenlik temelli bir bafllang›c› oldu¤unu ancak bu iliflkinin ikinci dünya savafl› sonras›nda kolayca kurulan bir iliflki olmad›¤›n› belirten Prof. Dr. Sever, iliflkilerin ad›m ad›m kuruldu¤unu, Missouri z›rhl›s›n›n ziyaretine kadar Türkiye’nin bariz bir yaln›zl›k hissi içinde oldu¤unu, farkl› partiler iktidara gelmesine ra¤men güvenlik aray›fl›nda süreklilik oldu¤unu söyledi. Bu dönemde Amerikan hayat tarz›n›n benimsenmeye bafllad›¤›n›, iliflkilerin, toplumun tümü taraf›ndan desteklendi¤ini sözlerine ekledi.

1960-1970 aras›n› anlatan Prof. Dr. Melek F›rat da 1960’ta darbe olunca, daha önce DP hükümetiyle iyi iliflkiler gelifltiren ABD’nin ters tepki verece¤inden endifle edildi¤ini, bu nedenle de ABD’ye baz› garantiler verildi¤ini kaydetti.

1970-1990 dönemini anlatan Prof. Dr.

Ça¤r› Erhan da bu dönemde, 1960’l› y›llarda do¤u ile bat› bloklar› aras›nda bafllayan yumuflaman›n devam etti¤ini, 1970’li y›llar›n Türkiye’de ekonomik ve siyasi istikrars›zl›k y›llar› oldu¤unu anlatt›. Bu dönemde k›sa süreli koalisyon hakümetleri kuruldu¤unu, 10 senede 10’dan fazla hükümetin iktidara geldi¤ini belirten Prof. Dr. Erhan, haflhafl krizinde ABD’ye giren haflhafl›n Türkiye’den

geldi¤i söylenerek üretimin k›s›lmas›n›n istendi¤ini, Demirel hükümetinin buna direndi¤ini ama daha sonra gelen Nihat Erim hükümetinin ürütemi k›s›tlad›¤›n›, Ecevit iktidara gelince k›s›tlaman›n kald›r›ld›¤›n›, K›br›s harekat›ndan sonra ABD’nin Türkiye üzerinde ambargo bask›s›n›n yo¤unlaflt›¤›n›

kaydetti. 1975’te Demirel’in, ambargo kald›r›lmazsa ABD üslerini kapataca¤›n›

söyledi¤ini de belirten Prof. Dr. Erhan, 12 Eylül’den sonra insan haklar› ihlalleri sonucu AET ile iliflkilerin donmas› nedeniyle iktidara gelenlerin, ister istemez ABD ile iyi iliflkiler kurduklar›n› ancak Çevik Güç konusunda baz›

s›k›nt›lar›n yafland›¤›n› da sözlerine ekledi.

1990’dan günümüze kadar olan bölümü anlatan Doç. Dr. Ersel Ayd›nl› ise 11 Eylül’de ABD’ye yap›lan sald›r›lardan sonra ABD’nin kimyas›n›n bozuldu¤unu, liberal tart›flma mekanizmalar›n›n tam düflünüldü¤ü gibi çal›flmad›¤›n›n anlafl›ld›¤›n›, radikal islam sorununu, bölgeyi iflgal ederek çözebilece¤ini düflündü¤ünü; TBMM’de tezkereye hay›r denilmesinin de ABD ile k›r›lma noktas›n›

oluflturdu¤unu söyledi. ABD’lilerin, zor zamanda Türkiye’nin kendilerine yard›m etmedi¤ini düflündüklerini, Türkiye’nin ‹srail ile sorunlar›n›n da ABD’nin gözünde Türkiye’nin farkl› alg›lanmas›na yol açt›¤›n›

sözlerine ekledi.

Türk-Amerikan

‹liflkileri Paneli

(16)

T

ürkiye’de sahas›nda ilk ve tek olan Ankara Üniversitesi Kök Hücre Enstitüsü,

kuruluflunun üzerinden geçen k›sa sürede yapt›¤› faaliyetler ile tedavilerinin olanaks›z oldu¤u düflünülen hastal›klar›n kökten sa¤alt›lmalar› konusunda ulafl›lan noktalar›

kamuoyuyla paylaflmak üzere 15 Ekim 2010 tarihinde bir bas›n toplant›s› düzenledi.

Görsel unsurlar›n da yer ald›¤› bas›n toplant›s›nda, Enstitünün Mükemmeliyet Merkezi Projesi’yle ilgili yap›lan çal›flmalar da anlat›ld›.

Toplant›ya kat›larak bir konuflma yapan Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Cemal Talu¤, Kök Hücre Enstitüsü’nün, Ankara

Üniversitesi’nin heyecanla yaratt›¤› büyük bir umut alan› oldu¤unu söyledi. ‹leri teknoloji alan›nda kök hücre çal›flmalar›n›n Ankara Üniversitesi ö¤retim üyeleri taraf›ndan uzun süredir sürdürüldü¤ünü, Üniversitemizin bu alanda insanl›¤a katk› sa¤lama aç›s›ndan önemli birikimi bulundu¤unu kaydeden Prof.

Dr. Talu¤, dünya çap›ndaki bu ö¤retim üyelerinin el ele verdi¤ini ve Kök Hücre Enstitüsü’nün oluflturuldu¤unu belirtti.

Kök Hücre Enstitüsü Müdürü Prof. Dr.

Günhan Gürman da kamuoyuna müjdeli haberler aktarmak için bu toplant›y›

düzenlediklerini söyledi. Ülkemizde Ulusal Mükemmeliyet Merkezi kurmak üzere haz›rlad›klar› projeyi DPT’ye sunduklar›n›, 140 milyon liraya malolmas› beklenen merkezin yap›laca¤› 100 dönümlük arsa için Milli Emlak Müdürlü¤ü’ne baflvurular›n› da yapt›klar›n›

kaydetti. Bu merkezde çaresiz hastal›klar›n hücresel tedavisi, doku bankac›l›¤› ve gen tedavisi yap›labilece¤ini, kanser afl›s› gibi çal›flmalar›n yürütülece¤ini, kök hücreyle ilgili üst düzey bilimsel araflt›rmalar yap›laca¤›n›

belirten Prof. Dr. Gürman, bununla birlikte Ülkemizin, kök hücre konusunda geliflmifl ülkelerin önüne geçme f›rsat›n› yakalad›¤›n›

kaydetti. Kök hücre teknolojisinin, atomun icad›, tekerle¤in bulunuflu gibi çok önemli oldu¤unu da anlatan Prof. Dr. Gürman, insanlar›n hemen ümitlenmemesini, bunun uzun bir yol oldu¤unu da söyledi. Ancak bu uzun yolun sonunda bunlar›n mutlaka gerçekleflece¤ini anlatan Prof. Dr. Gürman, Mükemmeliyet Merkezi sayesinde dünyada uç noktalara ilk ulaflan ülke olacaklar›n› kaydetti.

Toplant›da, Ankara Üniversitesi bilim insanlar›n›n, insan ya¤ dokusundan k›k›rdak kemik gibi dokular da ürettikleri, damar ve kas hücresi gelifltirilmesi konusunda da çal›flmalar›n sürdürüldü¤ü belirtildi. Dünyada ilk kez dokuyu Ankara Üniversitesi Kök Hücre Enstitüsü’nün dondurdu¤u, bu konuda bir patent baflvurusu yap›ld›¤› da kaydedildi.

Toplant›ya kat›lan T›bbi Onkoloji Bilim Dal› ö¤retim üyesi Prof. Dr. Hakan Akbulut gö¤üs, akci¤er ve kal›n ba¤›rsak kanserlerinin kök hücrelerine ulaflarak bu hücreleri yok edecek yeni bir afl› bulduklar›n›, bununla kanserin ana kayna¤› olan kök hücreyi ortadan kald›rmay› planlad›klar›n› söyledi.

Prof. Dr. Akbulut, “fiimdiye kadar baz›

hastal›klardaki kanser kök hücrelerini bulduk.

Kendi laboratuvar›m›zda bunlar› tan›mlay›p afl› gelifltirdik. Bir afl›m›z için ABD’deki Ulusal Sa¤l›k Enstitüsü’nden izin ald›k. Burada üretim olana¤› olmad›¤› için afl›n›n ABD’de üretimi yap›l›yor. 2011 ortalar›nda meme ve kolon kanserinde kök hücreyi hedefleyen afl›

çal›flmalar›na bafllayabilece¤iz. ‹lk aflamada baflka tedavi seçenekleri bulunmayan gönüllü 20 meme ve kolon kanseri hastas›nda denenecek. Hayvan araflt›rmalar›nda yüzde yüz baflar› sa¤land›” dedi.

Göz Hastal›klar› Anabilim Dal› ö¤retim üyesi Prof. Dr. Emin Özmert de gözdeki kornea tabakas›n›n etkilenmesi halinde görme kayb›

ortaya ç›kt›¤›n›, di¤er gözden, bu da etkilenmiflse akraba veya kadavradan al›nan kök hücre nakliyle kornean›n onar›labildi¤ini, böylece görme kayb›n›n ortadan kalkt›¤›n›

söyledi.

Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dal›’ndan Prof. Dr. Rüçhan Akar ise kök hücre tedavisinin kalp damar hastal›klar›nda hasar gören bölge ve damarlar›n onar›lmas›nda bir umut olarak görüldü¤ünü ancak bu

çal›flmalar›n da henüz deneme aflamas›nda oldu¤unu kaydetti.

Enstitü Müdür Yard›mc›s› Prof. Dr. Murat Elçin, böbrek ve kalp gibi organlarda

yetmezlik geliflmesi halinde baflvurulacak kök hücre çal›flmalar›n›n daha bafllang›ç

aflamas›nda oldu¤unu ancak k›k›rdak, deri ve kemik dokular›yla ilgili uzun zamand›r baflar›l›

çal›flmalar yürütüldü¤ünü vurgulad›.

Kök Hücre Konusunda

Geliflmifl Ülkelerin Önüne Geçme F›rsat›n› Yakalad›k”

Kök Hücre Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Gürman:

(17)

Tarihi An›tlar› Korumada,

Öncülü¤ümüze

Önemli Bir Örnek:

‹lyas Bey Külliyesi B

at› Anadolu k›y›lar›ndaki antik

Milet/Miletos, bugünkü ad›yla Balat (Söke, Ayd›n) ören yerinde bulunan ‹lyas Bey Külliyesi, Mentefle Beyli¤i zaman›nda (15.

Yüzy›l) Antik Roma ve Bizans harabeleri üzerine infla edildi. Cami, medrese, hamam ve çeflme binalar›ndan oluflan külliye yap›lar›, 1955 y›l›ndaki depremin ard›ndan terk edilen Balat kentinin ayakta kalabilmifl önemli ‹slami devir an›tlar›ndan. Hamam, medrese ve çeflme yap›lar› k›smen, cami ise özgün bütünlü¤ünü büyük ölçüde koruyarak bugüne ulaflabildi. Cami, mimari kuruluflu, özgün cephe tasar›m› ve dekoratif özellikleriyle Anadolu Türk Mimarisi’nin seçkin yap›tlar›

aras›nda yer al›yor. Y›llard›r bak›m› ihmal edilen tarihi ve kültürel de¤eri yüksek bu an›tlar›n bilimsel esaslara uygun yöntemlerle korunmas› ve yaflat›lmas› amac›yla 2007 y›l›nda bir araflt›rma ve uygulama projesi bafllat›ld›.

Mülkiyeti Vak›flar Genel Müdürlü¤ü’ne ait olan Milet ‹lyas Bey Cami ve Külliyesi’nin mimarisinde ve inflas›nda kullan›lan özgün malzemelerin belgelenmesi, araflt›r›lmas› ve korunmas› hizmetlerini Üniversitemiz ö¤retim elemanlar› üstlendi.

"Milet ‹lyas Bey Külliyesi’nde Bulunan Yap›lara, Kal›nt›lara ve Buluntulara Ait Özgün

Malzemelerin Korunmas›na Yönelik Araflt›rma ve Uygulama Projesi" ad› alt›nda ö¤retim elemanlar›m›zca yürütülen çal›flmalar bir taraftan jeofizik, petrografik ve arkeometrik incelemeler ile malzemeler üzerinde oluflan bozulma türleri ve nedenlerinin araflt›r›lmas›, tespit edilmesi, belgelenmesi; di¤er taraftan, mevcut sorunlar›n giderilmesine iliflkin olarak belirlenen müdahale yöntemlerinin do¤rudan uygulanmas› konular›n› içerdi.

Alanda ve laboratuvar ortam›nda sürdürülen araflt›rma ve koruma çal›flmalar›

Baflkent Meslek Yüksekokulu ö¤retim elemanlar›ndan Doç. Dr. Bekir Eskici (proje baflkan›, koruma uzman›), Doç. Dr. Yaflar Selçuk fiener (proje baflkan yard›mc›s›, koruma uzman›), Dr. Ali Ak›n Akyol

(arkeometrist), Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisli¤i Bölümü ö¤retim üyesi ve Yer Bilimleri Uygulama ve Araflt›rma Merkezi (YEB‹M) Müdürü Prof. Dr. Yusuf Ka¤an Kad›o¤lu (araflt›rmac› jeokimya ve petrografi) taraf›ndan gerçeklefltirildi. Külliye yap›lar› ve çevresindeki alan›n toprak alt› durumunu belgelemek amac›yla gerçeklefltirilen jeofizik (GPR-Yer radar›) çal›flmalar› da Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisli¤i Bölümü’nden Doç. Dr. Selma Kad›o¤lu taraf›ndan yürütüldü.

(18)

Yafll›lar Gelece¤imize

Ayna Tutmam›z› Sa¤l›yor”

Hastanelerimizin beyaz meleklerinden Gülhan Özdemir hemşireyle mesleğini ve Ankara Üniversitesi’ni konuştuk...

Ankara Üniversitesi ile ba¤›n›z mesle¤inizle mi s›n›rl›?

Ö¤rencili¤im, çal›flma hayat›m, gençli¤im, yetiflkinli¤im hepsi Ankara Üniversitesi’nde geçti. Umar›m yafll›l›¤›m da burada geçer.

Yani ben %100 Ankara Üniversiteliyim diyebilirim. Sa¤l›k Bilimleri Koleji’nde okuyan bir tan›d›¤›m›z vard›, çok memnundu, onun tavsiyesiyle ben de s›navlar›na girdim, iyi bir dereceyle kazand›m okulu. Mesle¤imi çok severek yapt›m, son 23 y›ld›r baflhemflireyim.

Hasta baflhemflireli¤i de yapt›¤›m için çok büyük bir doyum ald›m.

Geriatri’de kaç›nc› y›l›n›z?

Yedinci y›l›m bitti, zaten kurucu üyelerindenim buran›n.

Yafll›larla ilgilenmek, yafll›lara bak›fl aç›n›z› de¤ifltirdi mi?

Tabii. Bir kere yafll›lar›n profilini yak›ndan görüyorsunuz, duygusal ve fiziksel

de¤iflimlerine tan›k oluyorsunuz, bak›mlar›n›n ne kadar zor oldu¤unu daha iyi anl›yorsunuz.

Evdeki büyüklerimiz, buradaki hastalar›m›z kadar yafll› de¤il ama onlarla da iletiflimimiz daha iyiye gitti. Gelece¤imize ayna tutuyoruz asl›nda. Çocuklar›ma flimdi çok iyi

davran›yorum, gelecekte bizlere iyi baks›nlar diye. Çocuklar›ma yat›r›m yap›yorum yani, sonra biçmek için flimdi ekiyorum.

Geriatri’de ne yap›l›yor?

Buras›n›n bak›mevi hizmeti verdi¤ini düflünen kiflilerle karfl›lafl›yoruz. Buras›

yafll›lar›n dâhiliye klini¤i, t›bbi yönden tedavi edildikleri bir yer. Tedavi edilip, taburcu ediliyorlar. Bölümümüzde 22 yatak var, bir hastam›z için tetkiklerin tamamlanmas›

ortalama on befl gün sürüyor.

Bu bölümde hemflire olarak çal›flman›n zorluklar›?

Yafll›lar çocuk gibiler art›k. Ancak yafll›lar›m›z›n bak›mlar› bir çocu¤a göre çok daha zahmetli. fiöyle bir söz vard›r "Ha pediatri ha geriatri". Yaflam süremizi bir daire olarak düflünürseniz dairenin bafllang›ç noktas›nda pediatri, bitifl noktas›nda da geriatri vard›r ve bu iki nokta aras›nda çok az bir boflluk. Yafll›lar›m›z›n duygular›

çocuklafl›yor, hem bu nedenle hem de ataerkil bir toplum olmam›zdan ötürü onlara çok sayg›l› ve hassas davranmak durumunday›z.

Bir yerden bir yere tafl›nmalar› zor, hastalar›m›z›n bafl›nda refakatçi kalma zorunlulu¤u var bizde, ancak çocuklar› çal›flt›¤›

için ço¤u zaman bak›c›larla iletiflim halinde oluyoruz. Yafll› bak›m› çok iyi bilinmedi¤i için yatak yaralar› gibi sorunlarla karfl›lafl›yoruz.

Bizler elimizden geldi¤ince onlarla birebir ilgilenerek, bilinçlendirmeye çal›fl›yoruz.

tamamlayan Özdemir, Ankara Üniversitesi Göğüs Kalp Damar Cerrahisi’nde başladığı mesleğinde, 30 yılını

evli ve iki çocuk annesi.

Gülhan

Özdemir

(19)

Gözlemledi¤iniz kadar›yla yafll›lara gösterilen hoflgörü, sayg› halen devam ediyor mu?

Günümüzde halen devam ediyor tabi ama gözlemledi¤im kadar›yla ne ekerse onu biçiyor insanlar. Gençli¤inde çocuklar›na düflkün olan, iyi bir aile ba¤› olan, özveride bulunan yafll›lar, flimdilerde çocuklar›ndan da ayn›

ilgiyi ve flefkati görüyorlar. Ama geçmiflte duyars›z olan ebeveynler çocuklar› taraf›ndan umursanmayabiliyorlar. Çok çocu¤u olanlar daha çok arada kal›yorlar, çocuklar aras›nda

"sen bak, ben bakt›m" gibi tart›flmalara tan›k oluyoruz.

Ailesi taraf›ndan terk edilen hastan›z oldu mu?

Zaman zaman oluyor. Yaz tatillerinde b›rak›p gitmeye kalkanlar oldu. Bir toplumda yafll›lara verilen de¤er o toplumun kültür seviyesini gösterir bence. Huzurevi say›s› az örne¤in. Hasta yak›nlar› evde bak›m›n zor

oldu¤unu dile getiriyorlar. Günümüzde çocuklar›n hepsi kad›n erkek demeden çal›flt›¤› için yafll›lar›m›z çok yaln›z kalm›fl durumda maalesef.

Yafll›larla iletiflim kurmak kolay m›?

Yafll›larla çok iyi anlafl›yoruz. Tatl› dille her fleyi anlat›rsan›z, hiçbir sorun

yaflam›yorsunuz. Tabii kiflisine göre de¤ifliyor ama genellikle resmi dilden pek

hofllanm›yorlar, amca, teyze diye hitap edince bizleri kendilerine daha yak›n hissediyorlar.

Bu kabullenmelerini çok iyi anlatan fleyler yafl›yoruz. Örne¤in tetkikler için aç gelin diyoruz, evlerinden getirdi¤i bir ekme¤in yar›s›n› bölüp size verebiliyorlar. Kendi elleriyle ördükleri patik, flal gibi hediyeler getiriyorlar. Gönüllerinden kopuyor, bunlar bizim için çok de¤erli. Hatta biz bunlar›

biriktirip kermes yapal›m diye düflünüyoruz.

Asl›nda, Ankara Üniversitesi çal›flanlar› olarak bizlerin de kendi aram›zdaki iletiflim fleklimiz

ahbap- çavufl iliflkisine dayan›yor. Baflka üniversitelerde daha resmi bir dil kullan›ld›¤›n› gözlemledim ama bizde çok daha s›cak bir iletiflim var.

Kendi yafll›l›¤›n›z› düflünüyor musunuz?

Elbette, burada gelece¤inizi sorguluyorsunuz. Mesela art›k çok fazla yaflamak istemiyorum, önemli olan›n kaliteli yaflamak oldu¤unu düflünüyorum. Yafll›larla bir arada olunca, ekonomik anlamda da sorguluyorsunuz kendinizi. Yafll›l›¤›mda kenarda biraz param olmal› bak›c› için, çocuklara yük olmamam gerek diye düflünüyorum. Kendi anne babam›

düflünüyorum, onlar henüz bu kadar yafll›

de¤il, ilerleyen zamanlarda nas›l olacaklar diye endifleleniyorsunuz. Yafll›lara karfl› daha anlay›fll› olmay› ö¤rendim. Örne¤in

kay›nvalidemin zor bir hayat› olmufl geçmiflte, flimdi onu daha iyi anlayabiliyorum.

Meslekte akl›n›za gelen ilginç bir olay ? Merkez laboratuar›nda çal›fl›rken, sabah bir hasta geldi, yan taraftaki tuvaletin kap›s›n›

yumrukluyor ve "aç›n lütfen" diyerek ba¤›r›yordu. Ben de telaflla d›flar› ç›kt›m, sonradan anlafl›ld›, poliklinik doktorunun "24 saat idrar biriktireceksiniz" demesi üzerine yanl›fl anlayarak mesanesinde biriktirmifl, 24 saat sonra art›k dayanamayarak kötü bir halde gelmiflti hastaneye.

Hemflirelik zor bir meslek, bu 30 y›l nas›l geçti?

‹lk y›llar çok zordu. Eflim de Ankara Üniversitesi’nde çal›fl›yor, onun da deste¤i çok oldu. Çocuklar›m burada do¤du, burada krefle gittiler, burada büyüdüler. K›z›m Oxford’ta doktora yap›yor, o¤lum da Ankara Üniversitesi T›p Fakültesi ikinci s›n›f

ö¤rencisi, Üniversitemizin tiflörtleriyle geziyor.

Ankara Üniversitesi’ni çok seviyorum.

Misyonu ve vizyonuyla Ankara

Üniversitesi’nde görev yapmaktan hep gurur duydum. Buras› bizim için ekmek yedi¤imiz tekne.

Mesleki haz ne sizin için?

Hastan›n "Allah raz› olsun" demesinden geçiyor. Çok kapsaml› bir söz bu, hem memnuniyeti hem de mutlulu¤u anlat›yor.

Ben her sabah vizite ç›kar›m, t›bbi olarak bir müdahalede bulunmuyorum ama hat›rlar›n›

soruyorum, ihtiyaçlar› olup olmad›¤›n›

ö¤reniyorum. Bundan o kadar memnun oluyorlar ki, bir gün burada olmasam, "dün neden gelmedin" diye soruyorlar. Ben de çok mutlu oluyorum.

‹dari hemflire olunca hasta bafl›

hemflireli¤i özleniyor mu?

‹kisinden ald›¤›m haz da ayr›. Halâ kan al›yorum mesela, el al›flkanl›¤›m› unutmamak için de çok yararl› oluyor. Alt yap›dan gelen bir idari hemflire olarak daha kolay empati kurabiliyorsunuz. ‹flin mutfa¤›ndan gelmek bizim meslekte de çok önemli.

Emekli olmay› düflünüyor musunuz?

Çal›flt›¤›m ortam çok huzurlu, hem en verimli ça¤›mda oldu¤uma inan›yorum o nedenle henüz düflünmüyorum.

(20)

İtalyan Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu.

Bursla gittiği İtalya’da araştırmalar yaptı. 21 yaşında

geziyor, dansla, müzikle ve sporla iç içe yaşıyor, hepimize hayat dersi veriyor.

Yar› Yolda B›rakmam Hiçbir fieyi, Bafllarsam Bitiririm”

Akıntıya karşı yüzerek İstanbul Boğazı’nı geçen, spordan dansa pek çok aktiviteyle uğraşan Aliye Çağla Özgen ile kanser ve hayatı konuştuk...

Hastal›¤›n›za ra¤men yüzerek bo¤az›

geçmeniz dikkatleri üzerinize çekti diyebilir miyiz?

Asl›nda evet. 750 kiflinin kat›ld›¤› yar›flta ço¤u kifli tamamlayamad›. Oldukça zordu.

Hastal›¤›ma ra¤men ak›nt›ya karfl› yüzerek bunu tamamlamam dikkat çekti diyebilirim.

‹stedi¤im bir ifli sonuna kadar götürme h›rs›m var. Yar› yolda b›rakmam hiçbir fleyi,

bafllarsam bitiririm. Yüzme de 11 yafl›mdan bu yana hayat›m›n bir parças›. Çeflitli kulüplerde yüzdüm. Ankara Üniversitesi Yüzme

Kulübü’nde de ikinci y›l›m. Kulüple yar›fllara kat›l›yorum. Son olarak Marmaris’teki yar›fllarda derecelerimi gelifltirdim, kupa ald›m ve çok duyguland›m. Hem derecelerden ötürü hem de örnek olmaktan ötürü kupa almak beni çok mutlu etti. 21 yafl›mdan bu yana kanser derdiyle u¤rafl›yorum, örnek olarak nitelendirilerek kupa almak bambaflka bir his.

Hastal›¤›n›z ?

1992’de üniversite ikinci s›n›f

ö¤rencisiyken ö¤rendim hastal›¤›m›. Ablam t›p fakültesi son s›n›f ö¤rencisiydi, TUS’a haz›rlan›yordu. Ben mememde bir fley fark ettim ama bir fley söyleyemedim. Kendim takip ediyordum, büyüdü¤ünü fark ettim. O s›ralarda ‹talya’ya gitmeye haz›rlan›yordum.

Bir ayl›k bir burs alm›flt›m. Fakat gitmeden önce ablama durumdan bahsettim, doktora götürdü beni. Kontrol etti ancak o dönemde gencecik bir k›za, ailede de böyle bir hastal›k olmay›nca kanser tan›s› koymak pek

karfl›lafl›lan bir durum de¤ildi. O nedenle doktor, "sen ‹talya’ya git döndü¤ünde bakar›z"

dedi. Buna ra¤men ablam biyopsi yap›lmas›n›

istedi ve benim hayat›m› ablam kurtard›.

Biyopsi sonucunda ölümden döndüm. Ailem flok geçirdi, çok üzüldüler. Ama benim hastal›¤› karfl›lamam biraz enteresan oldu, o dönem çok aktiftim. Bir sene öncesinde su topu oynad›m, SAT komandolar›yla e¤itim ald›m, mono palet yar›fllar›na kat›ld›m, bo¤ulma tehlikesi geçirenlere yüzme e¤itimi verdim. O dönem de yüzüyordum, ‹talya’ya gitme planlar› yap›yordum ve birden böyle bir hastal›k ortaya ç›k›nca komi¤ime gitti, "Beni mi buldu" dedim.

Nedeni belli mi?

Ailemde hiç yok, tetkikler sonucunda genetik olmad›¤› da söylendi. Ben de doktoruma sordum tabi, "genetik de¤il, peki ama neden?". Doktorum "E¤er bunu bilseydim Nobel Ödülü kazan›rd›m" dedi.

Okula ara verdiniz mi peki?

Hay›r hiç ara vermedim. Biyopsi sonucunda hemen ameliyat oldum, tek

memem al›nd›. Kemoterapi ald›m, çok kötü bir dönemdi. Peruk takmay›, protez takmay›

reddettim ama sonra koruma amaçl› protez kullanmaya bafllad›m.

Üniversite e¤itimi zor bir döneme denk gelmifl…

Evet ama bölümüm hastal›¤›m döneminde çok yard›mc› oldu. Gülbende Kuray hocam›z›

çok severdim. Ben hep dil ö¤renmek

istiyordum, dile yatk›nl›¤›m var. Frans›z Kültür Derne¤ini bitirdim, Frans›zca ö¤rendim.

Üniversitede ‹talyan Dili ve Edebiyat›

Bölümü’nü tercih ettim. Bölümüm edebiyat›

sevdirdi bana. Ald›¤›m dersler bana çok fley katt›. Dili dil olarak ö¤renmeye bafllad›m üniversitede. Detay›na inerek, matematiksel bakmay› ö¤rendim.

Neler de¤iflti hayat›n›zda?

Ben befl y›ll›k kalk›nma planlar›

yap›yordum. Bundan sonra gördüm ki, hayatta her fley olabiliyormufl, plan yapmamaya karar verdim. Dördüncü s›n›f›n sonunda babam, hastal›¤›m nedeniyle kendini Fransa’ya tayin ettirdi. Orada kanser hastal›¤›n›n kontrolü çok daha iyiydi. Bir y›l Fransa’da kald›m.

Oradayken ‹talya için araflt›rma bursu kazand›m. 13 yafl›mdan beri Yunus Emre’yi okurum, incelerim. Zaten hayat felsefem de Yunus Emre’nin flu dörtlü¤üdür : "Ben gelmedim dava için, benim iflim sevi için.

Dost'un evi gönüllerdir, gönüller yapma¤a geldim." Araflt›rma konum da Yunus Emre ve San Francisco D'assisi karfl›laflt›rmas›yd›.

‹talya’da çok güzel bir 8 ay geçirdim. Dans kursuna gittim ve salsa, manbo, merenge hepsini ö¤rendim.

Türkiye’ye ne zaman döndünüz?

1996’da araflt›rmam bitince döndüm.

‹talyan Büyükelçili¤i’nde ifle bafllad›m.

Her fley yoluna girmiflti…

Hastal›k benim için bitmiflti o dönem. Ben üç y›l öncesine kadar kanser hastal›¤›n›n kronik oldu¤unu bilmiyordum maalesef. Tekrar edece¤ini hiç düflünmemifltim. Benim bafl›ma bir kere geldi bir daha gelmez diye

düflünüyordum. ‹talya’dayken de yo¤un, yorucu bir yaflam›m vard›, döndükten sonra da devam ettim. ‹fle girdi¤imde iki y›ll›k iznimi

Özgen

Referanslar

Benzer Belgeler

Rusya ve Güney Kore ile imzalanacak ikili anla şmalarla Mersin ve Sinop'ta nükleer santral kurma giri şimlerine karşı mücadele kararlılığını ortaya koyan NKP ilk

Boğaz manzaralı yüksek rant potansiyeli olan iki gecekondu mahallesi Sarıyer'deki Fatih Sultan (Armutlu) ve Derbent, Bakanlar Kurulu karar ıyla "Afet Yasası"

Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, CHP Ankara Milletvekili Zekeriya Akıncı’nın soru önergesine verdiği yan ıtta, "Ankara yazın susuz

Küresel ısınmanın gıda krizine ve salgın hastalıkların yayılmasına etkisi Guatemala'da düzenlenen "İklim Değişikliği Kar şısında Sivil Toplum" adlı

dan haber geldi önce iki ile 3 kişilik Rum askeri var dedi harekat durdurmadım ben keşif için öne çıktım sayıları artıyordu bi ü durdurdum acele pusu düzeni aldırdım

Ardından Kızılırmak suyunun Ankara'ya gelişi için yeni tarih aralık ayının son haftası olarak verildi ama olmad ı.... Yetkililer, aralık sonu olmazsa ocak ayının

Bir tarafta siyasal iktidar gücünü ve meşruiyetini tüm kolluk kuvvetleriyle simgelerken, diğer taraftan toplumun daha çok özgürleşme talebiyle kamusal alanda var olma

Belediye, lodostan etkilenmemesi için yeni teleferi ğin alçaktan geçirileceğini bu yüzden ağaçların kesildiğini söyledi.. Uludağ Milli Parkı'nda teleferik hattını