• Sonuç bulunamadı

OSMANGAZİ REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ BÜLTENİ

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "OSMANGAZİ REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ BÜLTENİ"

Copied!
5
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

OSMANGAZİ REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ BÜLTENİ

KASIM 2021

OYUN, OYUNCAK VE ÇOCUK

Oyuncak, sözlüklerde oynayıp eğlenmeye yarayan her şey olarak tanımlanmakta; oyun ise vakit geçirmeye yarayan, belli kuralları olan eğlence ile özetlenmektedir. Ancak çocuk gelişimi açısından ele alındığında oyuncak ile anlam açısından ayrılmaz bir parçası olan oyunu, yalnızca eğlence olarak nitelemek yetersiz kalmaktadır. Bu açıdan değerlendirildiğinde, oyun çocuğun hiçbir dış baskı etkisinde kalmadan kendi isteği ile giriştiği tüm etkinliklerdir. Oyuncak ise bir ayağı düş dünyasında diğer ayağı ise gerçek dünyada bir köprüdür.

Yeni doğan bir bebek, yaşamda işlevsel bir birey haline gelebilmek için çevresi hakkında olduğu kadar kendi vücudu hakkında da bilgi sahibi olmak zorundadır. Tüm yetilerin kazanılması öncelikle, oyun ve onun bir aracı olan oyuncakla başlar. Bu anlayış içinde düşünüldüğünde oyun, çocuğa kendini anlatma, yeteneklerini anlama ve dil, akıl, sosyal, duygusal ve motor becerilerini geliştimede önemli bir olay olarak tanımlanabilir. Bu nedenle Montaigne’ göre oyun, çocukların en gerçek uğraşıdır ve bizim işe gitmemiz gibi onlar

oyuna gider.

Oyun ve Öz-denetim

Örneğin olabildiğince uzun bir süre kıpırdamadan durması istenen dört yaşında bir çocuk, buna ortalama bir dakikadan biraz daha az dayanabilir.

Bir kalenin kapısında bekleyen muhafızmış gibi yapıp durması istendiğindeyse, bu süreden dört kat daha fazla durabilir. Nedeni basit: Oyun oynamak eğlencelidir ☺ Bu yüzden çocuk istediğinizi seve seve yapar. Şöyle düşünün: Çocuğun işi oyun oynamaktır. Yaşam becerilerini öğrenmelerinin ve sevdikleri şeyi bulmalarının belki de en etkili yoludur. Çocuklar kendi ilgi alanlarına yönelik oyunlar seçtiklerinde başarılı olmak için kendi kendilerini motive ederler. Bu da onlara öz-denetimi öğretir ki bu yetenek

(2)

yetişkinlikte, davranışlarını başkalarını memnun etmek için değiştirmekten daha faydalıdır.

En önemlisi, çocuklar hayali oyunların kurallarını son derece ciddiye alırlar. Okulculuk oynamak için öğretmen veya öğrenci gibi davranmanız, bir pilot ya da bir bebek gibi davranma dürtülerinizi bastırmanız gerekir. Bu kurallara uymak, çocuklara istenen bir amaca ulaşmak için kendi davranışlarını kontrol etme konusunda deneyim kazandırır.

Çocuğunuzu kutu oyunları gibi zevkli vakit geçirecekleri etkinliklere teşvik ederek öz- denetim alıştırması yapmasını sağlayabilirsiniz. Oyunun kuralları, çocuğunuzun dürtülerine karşı koymasını gerektirir. Örneğin piyonunu kendi sırası gelmeden ilerletemez. Bu tarz kutu oyunlarını akşam evde ailece oynadığınızda hem çocuğunuzla nitelikli zaman geçirmiş hem de çocuğunuzun öz-denetim yeteneğininin gelişmesine katkı sağlamış olacaksınız.

Oyunun Çocuğa Verdikleri

Oyun çocuğun zihinsel gelişiminin bir aynasıdır. Ancak oyun, yalnızca bir ayna olarak kalmamakta, çocuğun gerek zihinsel ve bedensel, gerekse duygusal gelişiminde aktif rol oynamaktadır. Araştırmacılar üç ana oyun tipi olduğunu kabul ediyor. En yaygını nesnelerle oyun, bir diğeri hiçbir nedeni yokken hoplayıp zıplamak gibi harekete dayalı oyundur.

Üçüncü ve en karmaşık oyun şekli ise sosyal oyundur. Sosyal oyunun en önemli bileşenlerinden biri ise rol yapmaktır.

Yeni doğan bebek kendi ekstremiteleri ile oynayarak, onları kullanmayı öğrenir. Çevresindeki nesnelerle oynamaya başlayan çocuk, onların işlevlerini öğrenir ve alıştırmalar sonucunda o işlevleri yerine getirebilme yetisini arttırır.

Ardından yaşamsal olayları taklit eden çocuk, o olaylarda deneyim kazanır ve onları daha iyi anlar.

En sonunda ise oyununa kurallar koymayı ve onlara uymayı öğrenen çocuk, sosyal bir birey olarak, kendi başına toplumda yer almaya hazırdır.

Sosyal oyunun önemli işlevlerinden biri de gerçek hayat için pratik yapmaktır. Çocukların oyunda risk alması önemli bir gelişimsel süreçtir. Bu şekilde sınırları test edip neyin güvenli, neyin tehlikeli olduğunu belirler.

(3)

Oyunun Bir Parçası Olarak “Oyuncak”

Oyuncaklar günümüzde çok çeşitlidir. Farklı maddelerden yapılmış, farklı renklerde ve farklı özellikte olabilirler. Ancak en iyi oyuncak, çocuğun tekrar tekrar oynamak isteyeceği ve her defasında ona daha çok oyun ve daha fazla haz veren oyuncaktır. Oyuncak çocukta merak uyandırmalı, kasları çalıştırmalı, girişimciliği ve düş gücünü arttırmalı, çocuğu problem çözmeye yönlendirmelidir. Oyuncak seçiminde öncelikle göz önüne alınan etken çocuğun yaşıdır. Okulöncesi devreye ulaşan çocuklar yaratıcı yönlerini destekleyen her türlü nesneden ve resim yapmaktan hoşlanırlar. Boyama ve çizme yaratıcılığı özendirir.

Yaş grubu sadece çocuğun ne oynayacağını değil aynı zamanda nasıl oynayacağını da belirler. Dört-beş yaşlarında oyunda işbirliğini keşfeden çocuk, beş-altı yaşında tüm bu oyun deneyimini belirli kurallar üzerine oturtur. Yine dört-sekiz yaşındaki çocuklar oyun ve oyun seçiminde cinsiyet farklılarını gözeterek davranırlar.

Basit ama eğlendirici oyuncaklar, yaratıcı ve aktif bir uyarı olanağı sağlar. Örneğin, evde bulunan kaplar, makaralar ve hamurların tümü, çocuğa istediği gibi şekillendirebileceği bir oyun ortamı sağlar. Çocuk, bu ortamda aslında kendi kişiliğini biçimlendirir. Su, kum, toprak, çamur ve boyalar çocuğun dış dünyayı tanımasına ve deneyim kazanmasına neden olur. Örneğin çamur, çocuğun yaratıcı yeteneğini geliştirerek kendini yönetme becerisi geliştirmesini sağlar. Bunlara diğer bir örnek olan bebekler ve bebek elbiseleri çocuğun hayal gücünü geliştirir.

Oyuncak, yalnızca çocuğu kendi dünyasını yaratmaya yöneltmekle kalmayıp, anne ve babanın bu farklı yaşama katılmalarını sağlayan bir kapıdır.

Beraber oyun oynayan anne-baba ve çocuk arasında, günlük aktiviteler dışında birer iletişim oluşur. Anne ve baba, artık çocuk için birer oyun arkadaşıdır.

(4)

Bu, birbirlerini daha iyi anlamalarını sağlar. Aslında bununla birlikte anne baba için çocuklarını eğitme olanağı da sağlar. Örneğin temel sağlık alışkanlıkları, bu oyunlar aracılığıyla verilebilir. Tuvalete gidince elini yıkayan bir bebeği konuştururken anne, çocuğa çok daha kolay kabul edilebilir bir mesaj vermektedir. Dediğimiz gibi her çocuğun yaşına göre gelişimine katkıda bulunan oyuncak ve oyun şekli farklıdır. Burada önemli olan çocuğun oyuncak yığını içinde kalmasına izin vermeden, ev için özgürce oynayabileceği bir oyun odası ya da oyun köşesinin olmasıdır. Eğer çocuklar oyuna dalmışsa bırakın oyunun keyfini çıkarsınlar. Biz kendimizi bir şeye vermiş çalışırken rahatsız edilmekten nasıl hiç hoşlanmazsak, çocuklar da oyundaki her aksaklığı, her katkı ve müdahaleyi, kesmeyi hemen hissederler.

Son olarak spor ve egzersizi unutmayalım.

Çocuklukta spor ve egzersiz motor kontrol ve bilişsel yetenek için çok faydalıdır. Ama belki en önemlisi, çocuğunuzun beynini yaşlanana dek sağlıklı tutmasını sağlayacak alışkanlıklar kazandırabilirler.

OSMANGAZİ REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA HİZMETLERİ BÖLÜMÜ

(5)

YARARLANILAN KAYNAKLAR

Aamodt, S. ve Wang, S. Çocuğunuzun Beynine Hoşgeldiniz. Ntv Yayınları: İstanbul, 2013 Yavuzer, H. Çocuk Psikolojisi. Remzi Kitabevi. İstanbul

Mustafa Ergün, Oyun ve Oyuncak Üzerine. Milli Eğitim. I/1,1980. s.102-119

Egemen, A., Yılmaz Ö. ve Akil İ. Oyun, Oyuncak Ve Çocuk ADÜ Tıp Fakültesi Dergisi 2004; 5(2) : 39 - 42

Referanslar

Benzer Belgeler

ların  düşmanca  bir  dünyada  çok  hızlı  bir  şekilde  büyümek  zorunda  kalanların  hikâyesini  de  içerir.  Oyun 

Büyük çocuklar için hazýr bir dünyayý onlara sunan ve onlarý toplumdan uzaklaþtýran, günümüzde her evde olan televizyon, bazen çocuðun geliþimine katkýda bulunan bazen

• Çocuk oyunlarına bakıldığında taşla, aşık kemiği ile oynanan oyunlar genelde en eski oyunlar olarak kabul edilmektedir.. Arkeologlar, yaptıkları çeşitli araştırmalarda

Buna göre öğretmen görüşlerinin çoğunluğu; robotik kodlama eğitiminin öğrencilerin olumlu sosyal davranışlarını artırıcı etkiye sahip olduğu yönünde iken

Çocuk oyunları üzerine oldukça erken dönem derleme çalışması olan Yusuf Ziya Demircioğlu’nun (1934) Anadolu’da Eski Çocuk Oyunları adlı çalışmasında

• Çocuk, başka bir/birkaç çocuğun yanında aynı türden oyunu bağımsızca oynar.. • Aynı mekanda ve aynı tür oyun tercih edilmesine rağmen,

Oyuncak telefonlar, oyuncak arabalar, trenler, kamyonlar, bebekler, saç fırçaları, bebek giysileri, oyuncak kasalar ve paralar, oyuncak ev (içinde ocak, banyo, buzdolabı vb

Diğer yandan elimizde yabancı dille eğitim veren üniversitelerimizde daha fazla uluslararası ve nitelikli yayın yapıldığını ortaya koyan bir araştır- ma