• Sonuç bulunamadı

T.C. BALIKESĠR ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ COĞRAFYA ANABĠLĠM DALI ÇAYGÖREN VE KERTĠL MAHALLELERĠNDE (SINDIRGI) KIRSAL SOYLULAġTIRMA YÜKSEK LĠSANS TEZĠ Alpcan DEMĠRÖZER Balıkesir, 2022

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2023

Share "T.C. BALIKESĠR ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ COĞRAFYA ANABĠLĠM DALI ÇAYGÖREN VE KERTĠL MAHALLELERĠNDE (SINDIRGI) KIRSAL SOYLULAġTIRMA YÜKSEK LĠSANS TEZĠ Alpcan DEMĠRÖZER Balıkesir, 2022"

Copied!
107
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

T.C.

BALIKESĠR ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ

COĞRAFYA ANABĠLĠM DALI

ÇAYGÖREN VE KERTĠL MAHALLELERĠNDE (SINDIRGI) KIRSAL SOYLULAġTIRMA

YÜKSEK LĠSANS TEZĠ

Alpcan DEMĠRÖZER

Balıkesir, 2022

(2)

T.C.

BALIKESĠR ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ

COĞRAFYA ANABĠLĠM DALI

ÇAYGÖREN VE KERTĠL MAHALLELERĠNDE (SINDIRGI) KIRSAL SOYLULAġTIRMA

YÜKSEK LĠSANS TEZĠ

Alpcan DEMĠRÖZER

Tez DanıĢmanı

Prof. Dr. Alpaslan ALĠAĞAOĞLU

Balıkesir, 2022

(3)

T.C.

BALIKESĠR ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ

TEZ ONAYI

Enstitümüzün Coğrafya Anabilim Dalı‟nda 201812515001 numaralı Alpcan DEMĠRÖZER‟in hazırladığı Çaygören ve Kertil Mahallelerinde (Sındırgı) Kırsal SoylulaĢtırma konulu YÜKSEK LĠSANS tezi ile ilgili TEZ SAVUNMA SINAVI, Lisansüstü Eğitim Öğretim ve Sınav Yönetmeliği uyarınca ……../……/………

tarihinde yapılmıĢ, sorulan sorulara alınan cevaplar sonunda tezin onayına OY BĠRLĠĞĠ/OY ÇOKLUĞU ile karar verilmiĢtir.

Üye (BaĢkan)……… Ġmza

Üye (DanıĢman) ……… Ġmza

Üye………. Ġmza

.../.../…

Enstitü Onayı

(4)

ETĠK BEYAN

Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tez Yazım Kuralları‟na uygun olarak hazırladığım bu tez çalıĢmasında;

• Tez içinde sunduğum verileri, bilgileri ve dokümanları akademik ve etik kurallar çerçevesinde elde ettiğimi,

• Tüm bilgi, belge, değerlendirme ve sonuçları bilimsel etik ve ahlak kurallarına uygun olarak sunduğumu,

• Tez çalıĢmasında yararlandığım eserlerin tümüne uygun atıfta bulunarak kaynak gösterdiğimi,

• Kullanılan verilerde ve ortaya çıkan sonuçlarda herhangi bir değiĢiklik yapmadığımı,

• Bu tezde sunduğum çalıĢmanın özgün olduğunu, bildirir, aksi bir durumda aleyhime doğabilecek tüm hak kayıplarını kabullendiğimi beyan ederim

…./…./20…

Ġmza

Alpcan DEMĠRÖZER

(5)

ÖNSÖZ

SoylulaĢtırma son yıllarda yoğun olarak ele alınmaya baĢlanmıĢ olan sosyal, ekonomik ve mekansal boyutları bir arada içeren bir kavram olarak karĢımıza çıkmaktadır. YaĢanılan coğrafya değiĢtikçe soylulaĢtırma kavramı da çeĢitlilik göstermiĢtir. SoylulaĢtırma sürecinin yeni yayılma alanlarından biri de kırsal alanlardır.

Bu çalıĢmada Balıkesir‟in Sındırgı Ġlçesi‟nde ki Çaygören ve Kertil Mahallelerindeki kırsal soylulaĢtırma süreçlerini ve pratiklerini, neden bu alanları tercih ettiklerini, alanda ne gibi değiĢikliklere yol açtıklarını, yerel halkın soylulaĢtırıcılara karĢı tutumu ele alınmıĢtır.

Bu çalıĢmanın gerçekleĢmesinde, süreç boyunca, değerli bilgilerini benimle paylaĢan çalıĢma konusunun belirlenmesinde, tez aĢamasında, çalıĢmanın hazırlanma sürecinde, desteklerini ve zamanını benden esirgemeyen saygıdeğer danıĢman hocam Prof. Dr. Alpaslan ALĠAĞAOĞLU‟na sonsuz teĢekkürlerimi sunarım.

ÇalıĢmanın baĢlangıcından sonuna kadar bilgi birikimini ve desteklerini benimle paylaĢan, aynı zamanda lise öğretmenim olan ve beni bu alana yönlendiren değerli hocam Doç. Dr. Ferhat ARSLAN‟a teĢekkür ederim.

ÇalıĢmamın baĢlangıç kısmında kaynak okuma ve temin etme sürecinde bana destek veren değerli hocam Prof. Dr. Yılmaz ARI‟ya, yüksek lisans dersleri boyunca elde edindiğim bilgiler vasıtasıyla tez sürecinde de engin bilgilerinden faydalandığım Doç. Dr. Alper UZUN‟a teĢekkür ederim.

AraĢtırma konusu ile ilgili haritaların hazırlanmasında bana yardımcı olan arkadaĢım Mustafa TOPUZ‟a teĢekkürler ederim.

Son olarak bugünlere gelmemde büyük emeği olan, süreç boyunca maddi ve manevi desteklerini benden esirgemeyen canım aileme tüm kalbimle teĢekkür ederim.

BALIKESĠR, 2022 ALPCAN DEMĠRÖZER

(6)

ÖZET

ÇAYGÖREN VE KERTĠL MAHALLELERĠNDE (SINDIRGI) KIRSAL SOYLULAġTIRMA

DEMĠRÖZER, Alpcan

Yüksek Lisans, Coğrafya Anabilim Dalı

Tez DanıĢmanı: Prof. Dr. Alpaslan ALĠAĞAOĞLU

2022, 91 sayfa

Bu çalıĢmada Sındırgı Ġlçesi‟ndeki Çaygören ve Kertil mahallelerinde yaĢanan kırsal soylulaĢtırma pratiklerinin incelenmesi amaçlanmıĢtır. AraĢtırmada çalıĢma sahasının soylulaĢtırıcılar tarafından tercih edilme nedenleri, yerel halkın soylulaĢtırıcılara karĢı tutumu ve soylulaĢtırma sürecinin çalıĢma sahasına ekonomik, sosyal ve mekansal etkilerinin neler olduğu incelenmiĢtir.

ÇalıĢmanın oluĢum aĢamasında makale, tez, kitap ve dergi gibi birçok kaynaktan yararlanılmıĢtır. ÇalıĢmanın evrenini Sındırgı (Balıkesir) Ġlçesinde bulunan Çaygören ve Kertil Mahalle sakinleri , örneklemini Çaygören ve Kertil mahallelerinde yaĢayan 181 kiĢi oluĢturmaktadır. ÇalıĢma kapsamında analizi gerçekleĢtirilmiĢ veriler katılımlı gözlem, anket ve görüĢme yoluyla elde edilmiĢtir.

Anketler ile elde edilen veriler IBM SPSS STATISTICS 24 programı ile araĢtırmanın konusuna ve ulaĢmak istenilen amaca yardımcı olması adına bazı analiz ve testlere tabi tutulmuĢtur. Güvenirlilik analizinde Cronbach‟s Alpha değerleri hesaplanmıĢtır. Her bir birimin ortalaması IBM SPSS programı üzerinden oluĢturulmuĢtur.

ÇalıĢma sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda soylulaĢtırıcıların bu alanları doğal güzellikleri, kent yaĢamından uzaklaĢmak, kentteki soylulaĢtırma türünden farklı olarak yeĢil alan talebi nedenleriyle tercih ettikleri görülmüĢtür.

Çaygören ve Kertil mahallelerinin soylulaĢtırma süreçlerinde farklı aĢamalarda olduğu, Çaygören mahallesinde soylulaĢtırma sürecinin daha ileri seviyelerde gerçekleĢme durumu söz konusu iken, Kertil Mahallesinde henüz seyrek

(7)

soylulaĢtırma gerçekleĢtiği tespit edilmiĢtir. Bundan kaynaklı olarak Çaygören Mahallesi‟nde kültürel peyzajın değiĢmeye baĢlamasıyla beraber Kertil‟de bu durumun daha yavaĢ ilerlediği görülmüĢtür. Çaygören Mahallesi‟nde yerel halk, artık daha fazla yabancının alana gelmesini istememiĢken, Kertil Mahallesinde oranlar birbirine yakın olsa da daha fazla yabancının alana gelmesini sorun etmemiĢlerdir.

Ġki mahalle kapsamında oluĢan bu farklılığın, elde edilen bulgular çerçevesinde, soylulaĢtırma süreçlerini farklı aĢamalarda yaĢamasından kaynaklı olabileceği sonucu ortaya çıkmıĢtır. ÇalıĢma sahasında kırsal sakinlerin kentlere, kentlerde yaĢayanların kırsal alanlara talebi artmaktadır. SoylulaĢtırma süreci ile birlikte kırsal nüfus ile kent nüfusunun bir yer değiĢtirme sürecine girdiği görülmüĢtür.

Anahtar Kelimeler: SoylulaĢtırma, Kırsal SoylulaĢtırma, Sındırgı, Çaygören, Kertil.

(8)

ABSTRACT

RURAL GENTRIFICATION ÇAYGÖREN AND KERTIL (SINDIRGI) NEĠGHBORHOODS

DEMĠRÖZER, Alpcan

Master Thesis, Department of Geography Adviser: Prof. Dr. Alpaslan ALĠAĞAOĞLU

2022, 91 pages

In this study, it is aimed to examine the rural gentrification practices in Çaygören and Kertil neighborhoods in Sındırgı District. In the research, the reasons why the study area is preferred by the gentrifiers, the attitude of the local people towards the gentrifiers and the economic, social and spatial effects of the gentrification process on the study area were examined.

During the formation phase of the study, many sources such as articles, theses, books and journals were used. The population of the study consists of the residents of Çaygören and Kertil Neighborhoods in Sındırgı (Balıkesir) District, and the sample consists of 181 people living in Çaygören and Kertil districts. The data analyzed within the scope of the study were obtained through participatory observation, questionnaire and interview.

The data obtained through the questionnaires were subjected to some analyzes and tests with the IBM SPSS STATISTICS 24 program in order to help the subject of the research and the aim to be achieved. Cronbach's Alpha values were calculated in the reliability analysis. The average of each unit was created using the IBM SPSS program.

In line with the findings obtained as a result of the study, it was seen that the gentrifiers preferred these areas for their natural beauty, to get away from urban life, and because of the demand for green spaces, unlike the gentrification type in the city.

It has been determined that Çaygören and Kertil neighborhoods are at different stages in the gentrification processes, while the gentrification process is more

(9)

advanced in Çaygören neighborhood, infrequent gentrification has taken place in Kertil Neighborhood. As a result, it was observed that this situation progressed more slowly in Kertil, as the cultural landscape began to change in Çaygören District.

While the local people in Çaygören District did not want more foreigners to come to the area, they did not mind that more foreigners would come to the area, even though the rates were close to each other in Kertil District. It was concluded that this difference within the scope of the two neighborhoods may be due to the fact that the gentrification processes were experienced at different stages, within the framework of the findings obtained. In the study area, the demand of rural residents to cities and urban residents to rural areas is increasing. With the gentrification process, it has been seen that the rural population and the urban population have entered a process of displacement.

Keywords: Gentrification, Rural Gentrification, Sındırgı, Çaygören, Kertil.

(10)

ĠÇĠNDEKĠLER

ETĠK BEYAN ... 4

ÖNSÖZ ... iii

ÖZET... iv

ABSTRACT ... vi

ĠÇĠNDEKĠLER ... viii

ġEKĠLLER LĠSTESĠ ... x

TABLOLAR LĠSTESĠ ... xi

FOTOĞRAFLAR LĠSTESĠ ... xii

KISALTMALAR LĠSTESĠ ... xiv

1. GĠRĠġ ... 1

1.1. AraĢtırmanın Konusu ... 1

1.2. AraĢtırmanın Amacı ... 1

1.3. AraĢtırmanın Önemi ... 1

1.4. AraĢtırmanın Varsayımları ... 2

1.5. AraĢtırmanın Sınırlılıkları ... 3

1.6. Tanımlar ... 3

2. ĠLGĠLĠ ALANYAZIN ... 5

2.1. Kuramsal Çerçeve ... 5

2.1.1. SoylulaĢtırma ... 5

2.1.2. Kırsal SoylulaĢtırma ... 6

2.2. Ġlgili AraĢtırmalar ... 7

2.2.1. SoylulaĢtırma Ġle Ġlgili AraĢtırmalar ... 7

2.2.2 Kırsal SoylulaĢtırma Ġle Ġlgili ÇalıĢmalar ... 21

3. YÖNTEM ... 28

3.1. AraĢtırma Modeli ... 28

3.2. AraĢtırma Evreni ve Örneklemi ... 29

3.3. Veri Toplama Araç ve Teknikleri ... 31

3.4. Veri Toplama Süreci ... 32

3.5. Verilerin Analizi ... 33

4. BULGULAR VE YORUMLAR ... 34

4.1. Ankete Katılanların Demografik Özellikleri ... 34

4.2. Sındırgı Bölgesinin Genel Coğrafi Özellikleri ... 35

4.3. Çaygören Mahallesi‟nin Coğrafi Özellikleri ... 40

(11)

4.4. Çaygören Mahallesi‟nin Kırsal Çekicilikleri ... 42

4.4.1 Çaygören Barajı ... 42

4.4.2. Laguna Termal Otel ... 43

4.4.3. Balkuru Meyve Kurutma Tesisleri ... 44

4.4.4. Lavanta Bahçeleri ... 46

4.5. Kertil Mahallesinin Genel Coğrafi Özellikleri ... 47

4.6. Kertil Mahallesi‟nin Kırsal Çekicilikleri ... 48

4.6.1. Sındırgı-Akhisar Karayolu ... 48

4.6.2. Misya YürüyüĢ Yolları Projesi ... 49

4.6.3. Kertil‟de Yaban Hayatı ve YaĢam Alanı ... 51

4.6.4 KıĢ Turizmi ve Kar Festivali ... 54

4.7. Çaygören Mahallesi‟nde Kırsal SoylulaĢtırma Süreci ... 56

4.8. Çaygören Mahallesinde Kırsal SoylulaĢtırmanın Etkileri ... 63

4.8.1. Ekonomik Etkiler ... 63

4.8.2. Sosyal Etkiler ... 65

4.8.3 Kültürel Etkiler ... 65

4.8.4. Çevresel Etkiler ... 66

4.9. Kertil Mahallesinde Kırsal SoylulaĢtırma Süreci ... 68

4.10. Kertil Mahallesinde Kırsal SoylulaĢtırmanın Etkileri ... 72

4.10.1. Ekonomik Etkiler ... 72

4.10.2. Sosyal Etkiler ... 74

4.10.3. Kültürel Etkiler ... 75

4.10.4. Çevresel Etkiler ... 78

5. SONUÇ VE ÖNERĠLER ... 80

KAYNAKÇA ... 84

EKLER ... 90

EK 1: ANKET FORMU ... 90

(12)

ġEKĠLLER LĠSTESĠ

ġekil 1. Örneklem Büyüklüğü Hesaplama Formülü Tablosu (Balcı, 2004) ... 30 ġekil 2. ÇalıĢma Sahasının Lokasyon Haritası ... 36 ġekil 3. SoylulaĢtırıcıların Sahayı Tercih Nedenleri Ġle Ġlgili Katılımcı GörüĢleri ... 56 ġekil 4. Çaygören Mahallesindeki SoylulaĢtırıcıların Aylık Gelirleri ... 57 ġekil 5. Yerel Halktan Katılımcıların SoylulaĢtırıcılara KarĢı Tutumları ... 58 ġekil 6. Yerel Halkın SoylulaĢtırma Süreci Hakkındaki GörüĢleri ... 59 ġekil 7. SoylulaĢtırıcıların Sahayı Tercih Nedenleriyle Ġlgili Katılımcı GörüĢleri .... 69 ġekil 8. Kertil Mahallesinde'ki SoylulaĢtırıcıların Aylık Gelirleri ... 70 ġekil 9. Yerel Halktan Katılımcıların SoylulaĢtırıcılara KarĢı Tutumları ... 71 ġekil 10. Kertil Mahallesinde Yerel Halkın SoylulaĢtırma Süreci Hakkındaki

GörüĢleri ... 72

(13)

TABLOLAR LĠSTESĠ

Tablo 1. ÇalıĢmada OluĢturulan Örneklem Tablosu ... 30

Tablo 2. Seçilen Örneklem Sayısındaki Hata Hesaplama Tablosu ... 30

Tablo 3. Ankete Katılanların Demografik Özellikleri ... 34

Tablo 4. Sındırgı ġehri Nüfus GeliĢimi ... 38

Tablo 5. Sındırgı'nın Mahalli Nüfus Kayıtları... 38

Tablo 6. Çaygören Mahallesinin Yıllara Göre Nüfusu ... 41

Tablo 7. Kertil Mahallesinin Yıllara Göre Nüfusu ... 48

Tablo 8. Çaygören Mahallesindeki Son Yirmi Yılda OluĢan Yapı Stoğu ... 60

(14)

FOTOĞRAFLAR LĠSTESĠ

Fotoğraf 1. Sındırgı‟nın Helikopterle Havadan ÇekilmiĢ Görüntüsü (Arslan, 2013).

... 37

Fotoğraf 2. Yeni Yapılan Çevre Yoluyla Birlikte Sındırgı (Kaynak: Sındırgı Belediyesi)... 37

Fotoğraf 3. Çaygören Mahallesi (Kaynak: Sındırgı Belediyesi)... 41

Fotoğraf 4. Çaygören Barajı... 42

Fotoğraf 5. Laguna Termal Otel ve Çaygören Mahallesi ... 43

Fotoğraf 6. Laguna Termal Otel ve Eklentileri ... 44

Fotoğraf 7. Balkuru Jeotermal Meyva Kurutma Tesisi... 45

Fotoğraf 8. Balkuru Tesisinde Üretilen Elma Kurusu ... 45

Fotoğraf 9. Sındırgı Lavanta Bahçesi ... 46

Fotoğraf 10. Sındırgı Lavanta ġenliği (Kaynak: Sındırgı Belediyesi) ... 47

Fotoğraf 11. Kertil Köyünde KıĢ Ayı ... 47

Fotoğraf 12. Sındırgı-Akhisar Karayolu Yol Yapım ÇalıĢmaları ... 49

Fotoğraf 13. Sındırgı-Akhisar Yolu (Kertil Mahallesi) ... 49

Fotoğraf 14. Misya YürüyüĢ Yolu Projesi Kertil Tabelası ... 50

Fotoğraf 15. Kertil-Sinandede Parkuru ... 51

Fotoğraf 16. Kertil'de çam ve çalı formasyonları ... 52

Fotoğraf 17. Kertil Mahallesinde Yaban Hayatı Tabelası ... 53

Fotoğraf 18. Kertil'de Fotokapana YakalanmıĢ Bir Karaca (Kaynak: Sındırgı Belediyesi)... 53

Fotoğraf 19. Kardan Adam ġenliği (Kaynak: Sındırgı Belediyesi) ... 54

Fotoğraf 20. Kertil'de festival alanı ... 55

Fotoğraf 21. Festival alanındaki yerel turistler ... 55

Fotoğraf 22. Çaygören Mahallesindeki Et Restorantı ... 58

Fotoğraf 23. GölbaĢı Balıkevi ... 60

Fotoğraf 24. Çaygören Ġzci Evi ... 61

Fotoğraf 25. Ġzci Evi Albalık Tesisi ... 61

Fotoğraf 26. Laguna Termal Otel ... 62

Fotoğraf 27. Termal Otel ve Eklentileri ... 62

Fotoğraf 28. Çaygören Mahallesindeki Dubleks Evler ... 63

(15)

Fotoğraf 29. Çaygören Mahallesinde Arazi Fiyatları (1) Kaynak: Yağcıbedir Emlak

Ofisi ... 64

Fotoğraf 30. Çaygören Mahallesinde Arazi Fiyatları (2) Kaynak: Yağcıbedir Emlak Ofisi ... 64

Fotoğraf 31. Çaygören Mahallesi'nde Baraj Kenarında Bir Dubleks Konut ... 66

Fotoğraf 32. Çaygören Barajının Kıyısında Yapılan Evler... 66

Fotoğraf 33. Çaygören Barajı Atık Sular ... 67

Fotoğraf 34 Çaygören Mahallesinde Dereye KarıĢan Atıklar ... 67

Fotoğraf 35. Çaygören Barajı Kenarındaki Çöpler ... 68

Fotoğraf 36. Kertilde dubleks konut ... 70

Fotoğraf 37. Kertilde Eklentileri ile Bir TaĢ Ev... 73

Fotoğraf 38. Kertilde Arazi Fiyatları Kaynak: Yağcıbedir Emlak Ofisi... 74

Fotoğraf 39. Kertilde Kar Festivali ... 74

Fotoğraf 40. Kertilde Lüks Konutlar... 75

Fotoğraf 41. Çitlerle Çevrili Bir TaĢ Ev ... 76

Fotoğraf 42. TaĢ Evin Hobi Odası Eklentisi ... 76

Fotoğraf 43. Kertil Mahallesinde Bir AhĢap Ev ... 77

Fotoğraf 44. Kertilde Etrafı Duvarla Çevrili Dubleks Konut Alanı ... 77

Fotoğraf 45. Kertil'de Çitlerle Çevrili Bir Konut Alanı ve Çiftlik ... 78

Fotoğraf 46. Kertilde ĠnĢaat Alanı ... 79

Fotoğraf 47. Kertilde ĠnĢaat Alanı (2) ... 79

(16)

KISALTMALAR LĠSTESĠ

BBB : Balıkesir BüyükĢehir Belediyesi

DKMP : Doğa Koruma Milli Parklar DSĠ : Devlet Su ĠĢleri

HES : Hidroelektrik Santral STK : Sivil Toplum KuruluĢu

OSB : Organize Sanayi Bölgesi TOKĠ : Toplu Konut Ġdaresi TÜĠK : Türkiye Ġstatistik Kurumu

(17)

1. GĠRĠġ

1.1. AraĢtırmanın Konusu

Bu tez soylulaĢtırma kavramının farklı bir versiyonu olan kırsal soylulaĢtırma bağlamında Balıkesir‟in Sındırgı ilçesi Çaygören ve Kertil mahallelerindeki soylulaĢtırma pratiklerini incelemektedir. Bu durum incelenirken sosyal, politik, ekonomik faktörleri, aktörleri (soylulaĢtırıcılar, sermaye, yerel nüfus) ve soylulaĢtırmanın bu aktörlere etkileri araĢtırılmıĢtır. SoylulaĢtırma olgusunun Çaygören ve Kertil mahallelerine ekonomik, sosyal ve mekansal etkilerinin neler olduğunu, zaman içerisinde bu lokasyonların çehrelerinin nasıl değiĢtiği incelenmiĢtir.

1.2. AraĢtırmanın Amacı

Birçok sebepten ötürü farklı gruplar Ģehirlerden uzaklaĢmaya çalıĢmaktadır.

AĢırı kalabalık, gürültü, stresli Ģehir yaĢamı ve Ģehirlerin tehlikeli yerler olarak algılanması Ģehirden uzaklaĢma kararında etkili olabilmektedir. Turistik aktiviteler, deneyimler, modernite karĢıtlığı, döneme uygun çekici lokasyonların var oluĢu veya ortaya çıkıĢı insanları kentten kır yerleĢmelerine doğru sürüklemektedir. Bu çalıĢma çağa göre yeni olan bu nüfus hareketlerinin, araĢtırma sahasının çehresini nasıl değiĢtirdiği, bu hareketlerin bölgeye getirdiği toplumsal değiĢimleri ve sürecin sosyo-kültürel dinamikleri ile sosyo-mekansal etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır.

1.3. AraĢtırmanın Önemi

AraĢtırma sahasında daha önceden bu konuya iliĢkin herhangi bir çalıĢmaya rastlanmadığı için Balıkesir ili Sındırgı ilçesi Çaygören ve Kertil mahalleleri kapsamında sosyo-mekansal biçimlenmeler bağlamında kırsal soylulaĢtırmayı

(18)

inceleyen bu çalıĢma literatüre önemli katkıda bulunabilecek ve gelecekte yapılacak yeni çalıĢmalara ve araĢtırmalara örnek oluĢturacaktır. Ayrıca sahada sosyo-kültürel dinamikler kır nüfusu ve kent nüfusu arasındaki farklılıklardan doğabilecek sorunların önüne geçilmesi ya da mekanın özellik ve dokusunun bozulmasının engellenmesi açısından önem arz etmektedir.

1.4. AraĢtırmanın Varsayımları

AraĢtırmada öngörülen varsayımları birkaç madde ile sıralamak gerekirse;

 SoylulaĢtırıcıların alana gelmesiyle birlikte sahanın çehresi ve kültürel peyzaj özelliklerinde bir değiĢim olmuĢtur.

 Özellikle emekli ve gelir seviyesi yüksek olan soylululaĢtırıcılar mekanın doğal ve daha keĢfedilmemiĢ bir destinasyon olduğunu düĢünerek burayı tercih etmiĢlerdir.

 Sahanın henüz çok popüler olmayıĢı ve arazi fiyatlarının uygunluğu soylulaĢtırıcıların burayı tercih etmesindeki önemli sebeplerden biridir.

 Sahanın yerli sakinleri, baĢlarda yabancıların buraya yaptığı yatırımlardan ve arsa alımlarından memnun iken, soylulaĢtırıcıların alana geliĢinin artmasıyla tutumlarını değiĢtirmiĢlerdir.

AraĢtırmanın ilerleyeceği yönü belirlemek için çalıĢma konusuyla ilgili olarak bazı araĢtırma soruları oluĢturulmuĢtur. Bunları sıralamak gerekirse;

-SoylulaĢtırıcılar neden özellikle kırsal alanları tercih etmektedirler?

-Tercih ettikleri bu kırsal alanlarda ne gibi değiĢikliklere yol açmıĢlardır?

-AraĢtırmaya konu alan yerleri tercih eden kiĢilerin profilleri nelerdir?

-AraĢtırmaya konu alan yerde soylulaĢtırma sürecinden önceki arazi ve arsa fiyatlarıyla sonraki arsa fiyatları arasında farklılıklar nelerdir?

-Köylülerin soylulaĢtırıcı gruba karĢı tutumları nasıldır ve zaman içerisinde nasıl değiĢmiĢtir?

(19)

1.5. AraĢtırmanın Sınırlılıkları

AraĢtırma konusu ile ilgili alan yazın kısmındaki özellikle tez çalıĢmalarının sınırlı sayıda olması, güncel kaynak ve verilerin bulunamaması, mevcut kaynak ve verilerin elde edilmesinde ki güçlükler sınırlılıkların baĢında gelmektedir. Yöre halkının sahada araĢtırma yapacağımız esnada bizleri devlet görevlisi veya yabancı zannederek bilgi vermeye yanaĢmaması sorulan araĢtırma sorularının sebebinin irdelenmesi ve zaman konusunda yaĢanılan güçlükler de mevcuttur. Kertil ve Çaygören Mahallelerinde soylulaĢtırıcıların bu sahaları tercih nedenleri arasında bir korelasyon analizi yapılmak istenmiĢ ancak soylulaĢtırma süreçlerinin farklı zaman dilimlerinde gerçekleĢmesinden dolayı bu iĢlem gerçekleĢtirilememiĢtir. Ġdari amirlerin iĢ yoğunluğundan dolayı da iletiĢime geçmek uzun zaman sürmüĢ bu da tezin gecikmesine sebep olmuĢtur.

1.6. Tanımlar

SoylulaĢtırma: SoylulaĢtırma kavramı ilk kez sosyolog Ruth Glass tarafından 1964 yılında kullanılmıĢtır. Bu Kavram, Londra‟da bulunan iĢçi mahallelerindeki konutların üst sınıflar tarafından satın alınması ve alınan yerlerin yerine lüks yapıt ve konutların yapılması sürecinde mahallenin görünüĢünün, kimliğinin farklılaĢması ile ilgili olarak kullanmıĢtır. SoylulaĢtırma, çöküntü alanı haline gelmiĢ, gerilemiĢ ya da değer kaybetmiĢ eski kent mekânlarında yeni bir sınıfsal ve mekânsal ayrıĢmayı anlatmaktadır (Uysal, 2006).

Kırsal SoylulaĢtırma: SoylulaĢtırma artık sadece batıdaki küresel Ģehirlere ait bir kavram değildir. Orta ve yüksek sınıfların artması ve yeni yer arayıĢları kentlerin odak noktasından uzaklaĢarak daha minimal bölgesel alanlara yoğunlaĢmasını sağlamıĢtır (Rowland ve Gary, 2005). Bu da soylulaĢtırma kavramının baĢka yönlere evrildiğinin göstergesidir.

Smith ve Phillips‟e göre soylulaĢtırma süreçlerinin yeni yayılma alanlarından biri olan kırsal alanlar, varlıklı orta sınıfların kültürel tüketim istekleri sebebiyle göç ettikleri yerlerden biridir. Smith ve Phillips, kırsal yerleĢim alanlarına ilgili yeni orta sınıfların, kimlik ve aidiyet duyguları elde etmek için kırsal alanlara doğru

(20)

gerçekleĢtirdiği hareketi “greentrification” (kırsal soylulaĢtırmanın eĢ anlamlısı) olarak adlandırmaktadır. Onlara göre bu hareket, kırsal yerleĢim alanlarının görünümünde sosyo-kültürel ve ekonomik değiĢimler ve yeni konut ve servislere maddi gücü yetmeyenlerin ötekileĢtirilmesi ve yerinden edilmesi ile sonuçlanmıĢtır.

Smith ve Phillips‟e göre kırsal soylulaĢtırıcıların kentsel soylulaĢtırıcılardan ayrıldığı nokta ise, yeĢil yaĢam alanı talepleridir (Smith ve Philips; 2001‟den akt. Arslan, 2018).

Sosyo-Mekansal FarklılaĢma: Göçün kentlerde yaratmıĢ olduğu hızlı değiĢim, göç eden kırsal kesim insanının sosyoekonomik ve kültürel nedenlerle kentle bütünleĢememesi sorununu da beraberinde getirmektedir. Bu sorun, kentle bütünleĢemeyen insanların kümelenmesine, ayrıĢmasına, kutuplaĢmasına ve/veya farklılaĢmasına neden olmaktadır. Sosyo-mekansal farklılaĢma Kümelenme (agglomeration), ayrıĢma (segregation) ve/veya kutuplaĢma (polarization) kavramlarıyla da ifade edilmektedir (YüceĢahin ve Tuysuz, 2011).

Kırsal Alan (Mekan) : Kırsal mekân, Ģehirsel toplanma alanlarına ait olmayan yerler Ģeklinde karakterize edilebilir. Böylece de Ģehirler arasında uzanan mekânı ifade etmektedir (Ceylan ve Somuncu, 2018).

Kent terimleri sözlüğünde KeleĢ (1998) kırsal alanı “üretim etkinlikleri tarıma dayalı olan kırsal nüfusun yaĢadığı ve çalıĢtığı alan“ olarak tanımlamaktadır.

(21)

2. ĠLGĠLĠ ALANYAZIN

2.1. Kuramsal Çerçeve

2.1.1. SoylulaĢtırma

MutenalaĢma, seçkinleĢtirme, ehlileĢtirme, kibarlaĢma gibi yerine birçok kelime kullanılan soylulaĢtırma kavramı günümüzde çok farklı anlamlarıyla açıklanmaya ve anlamlandırılmaya çalıĢılmıĢtır.

„Gentrification‟ kelimesi Ġngilizce kökenli olup, „orta sınıf, aydın tabaka‟

anlamındaki „gentry‟ kavramından gelmektedir. Ġngilizce‟den dilimize aynen çevrildiğinde de „soylulaĢtırma‟ olarak tanımlanabilir (Kayalar, 2009).

SoylulaĢtırma, en basit ve sınırlı tanımıyla, dar gelirlilerin yaĢadığı, kent içerisindeki köhneleĢmekte olan konut alanlarına, daha üst sınıfların yerleĢmeye baĢlaması süreci olarak tanımlanmaktadır. DeğiĢimin gerçekleĢtiği mahallelerde, bir taraftan eski ve bakımsız kalmıĢ konutların yenilenmesiyle gözle görülür fiziksel iyileĢmeler yaĢanırken; diğer taraftan eski sakinlerin, yerlerini biraz da gönülsüz olarak sonradan gelenlere bıraktığı, literatürde yerinden edilme (displacement) olarak adlandırılan bir süreç yaĢanmaktadır (Ġslam, 2006).

Özgüç (1992) çalıĢmasında bu kavramı “Ģehrin restore edilen kısmının daha üst sınıfların kullanımını sağlayacak bir biçimde yenilenmesi“ olarak tanımlarken, yine Özgüç ve Tümertekin (2014) eserlerinde soylulaĢtırma kavramını

“güzelleĢtirme“ terimiyle bağdaĢtırarak merkezi iĢ alanı (MĠA) ile bağlantısının göz ardı edilemeyeceğinden bahsetmiĢtir.

(22)

Koç (2015) ise soylulaĢtırmayı, mekânın dönüĢtürülmesi için uygulanan bir stratejiden ziyade restorasyon, rehabilitasyon, yenileme, yeniden inĢa etme gibi dönüĢüm stratejileri aracılığıyla ulaĢılmak istenen sonuç olarak tanımlamıĢtır.

2.1.2. Kırsal SoylulaĢtırma

Kırsal alanlarda önemli gelir kaynağı tarım ve hayvancılık iken tarımda makineleĢme ve uzmanlaĢma, küçük ölçekte bu sektörde var olan kiĢileri olumsuz yönde etkilemiĢtir. Bu koĢullar nedeniyle birçok kırsal alan boĢalma sürecine girmiĢtir. Doğal ve bozulmamıĢ alanlarda sağlıklı bir Ģekilde yaĢamak isteyen orta üst sınıf gelir grubuna mensup kiĢiler bu alanlara yerleĢme isteği duymaktadırlar.

Kapitalizmin de etkisiyle, ucuz bir maliyetle kırsalda yer edinme süreci baĢlamıĢtır.

Bu süreci Özgen (2018) kırsal soylulaĢtırma olarak adlandırmıĢtır.

Uysal (2017) ise kırsal soylulaĢtırmayı; sürekli nüfus kaybeden kırsal alanların zaman içerisinde savunmasız duruma geldiği, kentlilerin ise doğaya daha yakın olma istekleri ve karmaĢık kent yaĢamından uzaklaĢıp daha basit yaĢama isteği sonucunda kırsal alanlara kendileriyle birlikte isteklerini, ihtiyaçlarını ve alıĢkanlıklarını getirdiği bir süreç olarak tanımlamıĢtır.

Önceden ülkemizden kırsal alanlardan kentsel alanlara bir göç yönü hakim iken, kentlerin çekiciliğinin giderek azalması kırsalın çekiciliğinin ise artması ve köylerin modernleĢmesi sonucu oluĢan bir süreç olarak ifade etmiĢtir. Yazarlar göç olgusunu köylüleĢtirme kavramıyla açıklamaktadır (Keyder ve Yenal, 2015).

Kırsal alanların giderek kent özelliklerini içinde barındırması, teknolojinin geliĢmesiyle birlikte bir çok meslek grubunun evden çalıĢma imkanı yakalaması kentlerden kırsal alanlara doğru bir göç hareketine sebep olmaktadır. Counter- urbanization olarak kavramsallaĢtırılan, kırsal soylulaĢtırma olgusu kısaca kentlerden vazgeçen üst ve orta gelir gruplarının kırsal alanlara yönelmesi durumudur (Perkins, 2006)

Doksanlı yıllara kadar daha çok kent merkezindeki alanlara konu olan soylulaĢtırma, doksanlarla birlikte kentin çeperlerinde, kırsal alanlarında konu edilmeye baĢlamıĢtır. SoylulaĢtırma kavramı kırsal alanda “kırsal soylulaĢtırma (rural

(23)

gentrification)” kavramıyla birlikte tartıĢılmaya baĢlanmıĢ, literatürde yeni bir çalıĢma alanını oluĢturmuĢtur (Yenigül, 2016).

.

2.2. Ġlgili AraĢtırmalar

2.2.1. SoylulaĢtırma Ġle Ġlgili AraĢtırmalar

Loretta vd. (2003), çalıĢmalarında 1964‟de Ruth Glass soylulaĢtırma terimini ifade ederek 1990 yılında vefat etmesinden sonra bu döneme kadar soylulaĢtırma adına zengin bir literatür belleği oluĢmadığını ifade etmiĢtir. Sınıf mücadelelerinin ve kentsel toplumsal hareketlerin çeĢitli bağlamında kentsel sınıf yapısının en altındakiler, üst sınıf tarafından yerinden edilmiĢtir. Bu durum günümüzde de hızlanarak devam etmektedir. Kapitalist kentsel arazi piyasalarının yarattığı sınıfsal eĢitsizlikler, adaletsizlikler, politikalar süreçte etkili olmuĢtur. DüĢük gelirli ve iĢçi sınıfı haneleri için artan ev masrafları, tahliye, evsizlik gibi durumlar kentlerin yeniden organize edilmesi gerekliliğini göstermiĢtir.

Budak (2017), soylulaĢtırma olgusunu incelediği çalıĢmasında;

soylulaĢtırmanın alt gelir gruplarının yaĢadıkları bölgeden taĢınmasını gerekli kıldığından bahsetmiĢtir. Yerinde kalmak isteyen yerli sakinler, hızla yükselen kiralar veya mülkiyet vergilerindeki artıĢlar nedeniyle ödeme güçlüğü çekerek taĢınmak zorunda kalmaktadırlar. SoylulaĢtırmanın alandaki konut stokunu iyileĢtirme sonucundan baĢka, fiziksel ve sosyal bileĢenleri de vardır. SoylulaĢtırma alanın karakterinde değiĢiklikle sonuçlanır. Bu tanımın en subjektif özelliğidir fakat çok önemlidir. SoylulaĢtırma sadece yüksek gelirlileri alana çekmekle kalmamakta, alandaki birçok özel sosyal dokuyu da değiĢtirmektedir. SoylulaĢtırma genellikle bir konut alanı bazında tanımlanırken, süreç ve etkileri tüm kent ve bölge düzeyinde görülmektedir. SoylulaĢtırmayı, orta ve üst-orta sınıfların kent içinde düĢük gelirli ve yoksul grupların yaĢamakta olduğu köhneleĢmeye yüz tutmuĢ tarihi konut alanlarına yerleĢmelerini ve buraları yenileyerek kendi yaĢam standartlarına uygun hale getirmelerini içeren bir süreç olarak ifade etmiĢtir.

(24)

Koç (2015), Ġstanbul‟da kentsel soylulaĢtırma kapsamında yaptığı çalıĢmasında öncelikle literatürde soylulaĢtırma kavramı üzerindeki tartıĢmalara değinmiĢtir. KüreselleĢmenin hız kazanmasıyla kentsel politikaların belirlenmesinde küresel ağların ve sermaye hareketlerinin artan ağırlığı soylulaĢtırmanın yayılımına sebep olurken, neo-liberal ekonomi yapılanmalarıyla birlikte kendisine biçilen rolün değiĢmesi de devleti, soylulaĢtırmanın aktörü haline getirmiĢtir. Klasik soylulaĢtırma olarak isimlendirilen ilk kısım soylulaĢtırmanın basit görünümünün tersine, farklı mekânsal ve zamansal bağlamlarda değiĢik görünümler altında ortaya çıkan soylulaĢtırmanın bu yeni görünümünün Ģehir içerisinde hangi mekânsal dönüĢüm süreçlerini tanımlayacağı konusunda bir kavramsallaĢtırma sorunu ortaya çıkmıĢtır.

Ġstanbul‟da meydana gelen soylulaĢtırmanın, kentsel politika uygulamaları sonucu ortaya çıkan kentsel dönüĢüm süreçlerinin oluĢturduğu mekânların farklılaĢtığı ileri sürülmüĢtür. Mekanlardaki bu farklılaĢmanın temel sebebi ise kentsel dönüĢüm projeleri olarak görülmüĢtür. Süreçte soylulaĢtırmaya dâhil olan alt ve üst gelir gruplarının sahip oldukları sermaye birikimi, ekonomik Ģartları, sosyal ve kültürel özellikleri birbirlerinden çok farklıdır. Bu farklılaĢma mekanın özelliklerinin değiĢmesine de yol açmıĢtır. SoylulaĢtırma ve kentsel politika arasındaki farklılığı anlatmak için geçmiĢ yıllarda çıkarılan tarihi alanların yeniden kullanılması ve afet riski alanlarının dönüĢtürülmesini içeren kentsel politika kanunlarının incelenmiĢ olup, bu kanunlar ile kentsel rantın önüne geçerek atıl durumundaki mekanların dönüĢtürülmesi amaçlanmıĢtır. Bu kanunlar ise zaman içerisinde devlet eliyle soylulaĢtırma oluĢmasına sebebiyet vererek, Ģehirsel geliĢimin hızla devam etmesinden dolayı Ġstanbul‟da bulunan bazı gecekondu alanlarının Ģehir içerisinde kalarak değerinin artmasını sağlamıĢtır. Bu açıdan bakıldığında kentsel politika stratejileri sebebiyle uygulanan, kentsel dönüĢüm projelerinin tam anlamıyla soylulaĢtırmayı doğurduğunu ifade etmiĢtir.

BaĢyazıcı (2012), çalıĢmasında soylulaĢtırmayı bir yerinden etme süreci olarak ele almıĢtır. Yeni orta sınıfın, kent merkezlerinde yaĢayan iĢçi sınıfının yaĢadıkları yerleri ellerinden alarak, dönüĢtürmesi ve yenilemesi ile iĢçi sınıfının yersiz kalmasına sebep olmuĢtur. SoylulaĢtırma sürecinin varlığından söz etmek için, öncelikle düĢük fiyatlı olan konutların yenilenerek daha yüksek fiyatlara satılması, yüksek gelirli grubun kendisinden düĢük gelirli grubu yerinden çıkartması ve bu değiĢimin kent merkezinde geliĢiyor olması gereklidir. ÇalıĢmada Cihangir‟de

(25)

1990‟lardan itibaren gözle görülür bir Ģekilde baĢlayan soylulaĢtırma süreci ile alandaki konut fiyatlarında yüksek oranda bir artma görülmüĢtür. Bu artıĢ kısa zamanda çöküĢ döneminde bölgeye gelmiĢ bölge halkının karĢılayamayacağı seviyelere ulaĢmıĢtır. SoylulaĢtırmanın en önemli üç bileĢeninden sonuncusu olan

“yerinden etme” sürecinin de yaĢanması ile Cihangir‟deki soylulaĢtırma sürecinin varlığı kesinlik kazandığını ifade etmiĢtir.

Erkan ve AltıntaĢ (2018) Balat Mahallesi‟ndeki soylulaĢtırma sürecini inceledikleri çalıĢmalarında kademeli bir değiĢim durumu olduğunun vurgusu yapılmıĢtır. Bu durumun oluĢmasındaki temel sebep ise soylulaĢtırma sürecinde aktörlerin mekansal ve sosyal açıdan farklı düzey ve isteklerinden kaynaklanmaktadır. Balat Mahallesi dar sokakları, birbiriyle kesiĢen yol ve caddeleri, özgün bir mimari yapısıyla tarihsel kimliğin korunduğu nadir bölgelerden biridir.

Balat 90‟lı yıllardan beri alt orta sınıfın yaĢadığı bir yer olarak bilinmekteydi.

SoylulaĢtırma süreciyle birlikte ön plana çıkan aktörler ise; devlet ve yeni orta sınıf üyeleri olmuĢtur. Kapitalistler ve iĢ adamları gibi farklı guruplar bölgeye ilgi göstermiĢ olsa da Balat‟ın dokusunda aktif olarak en yoğun grubu yeni orta sınıf temsil etmektedir. Devlet, yerel ve merkezi yönetimler aracılığıyla Balat‟ın soylulaĢtırma sürecini dolaylı olarak baĢlatan bir etkide bulunurken devam eden süreçte yeni orta sınıf üyeleri de sürece dâhil olarak mahallenin mekânsal ve sosyal dokusundaki değiĢimlerde etkili olmaktadırlar. Devletin soylulaĢtırma sürecine etkisi kentsel dönüĢüm projeleri ve yasal düzenlemelere giderek mahallede emlak piyasasında hareketliliğe sebep olmasıdır. Bu hareketliliği fırsat bilen üst gelir grupları sahada etkin olmayı çabalamıĢlardır. Devletin sahada attığı bu adımlar tam anlamıyla hayata geçirilememiĢtir. Sahada süreci ve emlak hareketliliğini baĢlatan devlet vadettiği projeleri ve hukuksal yaptırımları uygulayamamıĢtır. Bundan dolayı da devletin soylulaĢtırma sürecindeki etkisinin “bilinçli ve planlı” olmadığı anlaĢılmaktadır. Devlet soylulaĢtırma sürecine doğrudan olarak katkı vermemesine rağmen, geliĢtirdiği bu hamlelerle yönlendirici rolü üstlenmiĢtir. Sahada 2010 yılından itibaren mahalle, sokak, tasarım, özgünlük gibi kavramlar vurgulanmıĢ, kısmen ilgi çekici bu durum sahaya yeni orta alt sınıf çekmiĢtir. Yeni orta alt sınıf ile eski orta alt sınıf sahada birlikte kalmaya devam etmiĢtir. Bundan dolayı Balat‟ta yaĢayanların profiline bakacak olursak bir homojenlikten kesinlikle söz edilemediği ifade edilmiĢtir.

(26)

ġeker (2020), Roman vatandaĢlar üzerinde soylulaĢtırmanın etkisini incelediği çalıĢmasında ise; Yeni inĢa yoluyla soylulaĢtırma ve yerinden edilme kavramlarını bir arada düĢünmüĢtür. Fiziksel olarak sahadan uzaklaĢılması, terk edilmesinin o insanların kimlik ve adiyet gibi duygularında, varoluĢ biçimlerinde doğal bir dönüĢüme neden olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Bu bağlamda Sulukule'den TaĢoluk'a giden Romanlar ve Sulukule'de kalan Romanlar soylulaĢtırmayla beraber, hem kendi toplumuyla hem de diğer toplumlarla bir soylulaĢtırma sürecinin içerisine girmiĢlerdir. SoylulaĢtırma kavramı, karmaĢık bir çok süreci ifade eder. Bu karmaĢık süreç birçok olumsuz sonuç doğurmaktadır.

Psikolojik olarak, insanın kendini evinde hissetmemesi, anlamsızlık gibi his ve duygulara kapılmasıdır. Sosyolojik olarak ise; toplumsal iliĢki ve süreçlerin rasyonelleĢmesi, mekanikleĢmesi, bunun sonucunda dünyanın büyüsünün bozulması, ve yine toplumsal süreçlerin bireyler için kontrol edilemez oluĢu olduğunu ifade etmiĢtir.

P.Hubbard ise eserinde konuya çok farklı bir yönüyle yaklaĢarak ticari soylulaĢtırma üzerinde durmuĢtur. "High Street" diye bilinen, merkezi alıĢveriĢ caddelerindeki ticari soylulaĢtırma Ġngiltere kentlerinin ana caddelerinde devam eden değiĢimden bahsetmiĢtir. Bahsedilen değiĢim toplumsal uzlaĢmaya dayalı sorunsuz bir süreç olmanın aksine kutuplaĢmayı ve ayrımlaĢmayı sağlayan bir döngü durumunu ortaya çıkarmıĢtır. ġehir merkezleri genellikle çöküntü noktaları haline gelerek kumar, seks, eğlence alanları ile bağdaĢtırılıp olumsuz bir algı yaratmıĢtır.

Ġngiltere‟de ki bu ana caddelerin sadece üst ve orta sınıfların kullanımına açılan alanlar olmaması, tekrardan dönüĢüme uğratılarak canlandırılması gerekliliğine vurgu yapmıĢtır. Ġngiltere‟deki ana caddelerin genellikle üst sınıfa hizmet etmektedir.

Gelir seviyesi bakımından alt-orta sınıfa ait kiĢileri bu caddeleri kullanamadıkları için kendilerini bu alanlara ait hissedememektedir. Bunun aksine ana caddelerin her sınıftan gelir grubuna ait kiĢilerin kullanımına açılması gerektiğine vurgu yapılmıĢtır (Hubbard; 2017‟den akt. Kırmızı, 2017).

GüneĢ (2014), Kentsel dönüĢümün soylulaĢtırmaya etkilerini incelediği çalıĢmasında, ülkemizde yapılan kentsel dönüĢüm projelerinin hedef grubunun ilk etapta alt gelir grubu olmasına rağmen, zaman içerisinde artan maliyetlerin karĢılanamamasından dolayı haklarını daha üst gelir gruplarına devretmek zorunda

(27)

kaldığını tespit etmiĢtir. Bu ise kentsel dönüĢüm projeleriyle oluĢturulan soylulaĢtırma sürecinde gruplar arası bir haksızlığa yol açmaktadır. Kentsel dönüĢüm projesi kapsamında alt gelir grubu yerlerinden edilmiĢtir. Daha önce müstakil, bahçeli ve geniĢ evlerde ikamet eden alt gelir grupları, projeler kapsamında kendilerine yaĢam alanı olarak gösterilen apartman hayatına kolay kolay uyum sağlayamamıĢtır. Kent planlamalarının bir amacı da kette yaĢayanlar arasında eĢitsizliğe neden olmamaktır. ġerifali‟de görülen durum ise bunun aksini bize göstermektedir. SoylulaĢtırma olarak adlandırılan bu sürecin sınıfsal yer değiĢikliklerine ve toplumsal yapıda ayrıĢmalara sebep olduğunu belirtmiĢtir.

Uçak (2012), Alaçatı‟da soylulaĢtırma sürecini incelediği çalıĢmasında, Alaçatı‟da geçmiĢ yıllarda öncelikli iĢ kolu tarım iken zaman içerisinde turizm yönüyle anılan bir sahil kasabası haline büründüğünden söz etmiĢtir. Büyük Ģehirlerde yaĢayan insanların ve turizm alanında çalıĢmak isteyen kiĢilerin sahaya ilgisinin artması alanda yeni görünümlere sebebiyet vermiĢtir. Bu soylulaĢtırma süreci Alaçatı‟nın ekonomik, sosyal ve fiziksel mekanında bir çok olumlu ve olumsuz etki yaratmıĢtır. Alaçatı‟ ki göze çarpan en büyük olumlu sonuç ise emlak sektöründe yaĢanmıĢtır. Sahaya yoğun ilgi gösterilmesi, arazi ve gayrimenkul fiyatlarının artmasına sebep olurken bölgede ekonomik canlılık oluĢmuĢtur. Bu canlılık da sahanın yerlileri için hizmet sektöründe önemli iĢ imkanları yaratmıĢtır.

Emlak sektöründe yaĢanan bu geliĢmeler ticaret sektörünü de olumlu etkilemiĢtir.

Alaçatı‟daki soylulaĢtırma sürecinin sahaya fiziksel olarak en önemli katkısı, günümüzde çoğu yerli turistin aĢina olduğu tarihi Alaçatı evlerinin yanlıĢ restorasyonunun engellenmesi, tarihi konut ve alanların korunması durumudur. Bu olumlu etkilerinin yanında Alaçatı‟da ki soylulaĢtırma sürecinde çoğunluğunun sahanın yerli sakinlerinin oluĢturduğu alt gelir grupları, artan kira ve arazi maliyetlerini karĢılayamayarak sahadan uzaklaĢmıĢtır. Bu uzaklaĢtırma daha çok Ģehrin odağının dıĢındaki sosyal konutlar sayesinde gerçekleĢtirilmiĢtir. YozlaĢan komĢuluk iliĢkileri, yerli halk ve soylulaĢtırıcılar arasındaki sosyal problemler, artan çevre kirliği soylulaĢtırma sürecinde Alaçatı‟da görülen diğer olumsuz sonuçlardır.

Sahayı yerli halk gibi benimsemeyen yeni grup ile artan nüfusun, bu sonuçları doğuran diğer nedenler olduğu ifade edilmiĢtir.

(28)

Sam (2010), SoylulaĢtırma sürecine daha çok ekonomik açıdan yaklaĢtığı çalıĢmasında, soylulaĢtırmanın basit bir Ģekilde üst ve alt gelir gruplarının yer değiĢtirmesi olarak tanımlanmasına karĢı çıkmıĢtır. SoylulaĢtırma süreci ile ilgili çalıĢmalarda genel olarak demografik yapı, kültürel tercihler gibi nitelikler ön planda tutulmuĢtur. Ona göre ekonomik ve toplumsal boyutlar bir arada ele alınmalıdır.

Köhne ve eski Ģehir alanlarına, alt gelir grupları ve marjinal topluluklardan kurtarmak adına üst gelir grupları yerleĢtirildiğinde kentsel eĢitsizlik kavramının ortaya çıkabileceğini vurgulamıĢtır.

BaĢyazıcı, (2012) yersizlik kavramına vurgu yaparak yeni gelen üst gelir grubuna ait kiĢilerin iĢçi sınıfının yaĢadıkları yerleri ellerinden alarak farklı bir alana dönüĢtürmesi ve yenilemesi durumu söz konusu olduğunu ifade etmiĢtir. Sürecin tamamlanması için düĢük fiyatlara alınan eski konutlar restore edilip yenilenerek, çok daha yüksek fiyatlara satılması ve kentin geliĢerek değiĢimin yaĢanması gerekmektedir. SoylulaĢtırmaya sebep olan küresel faktörler ise Ģu Ģekilde sıralanmıĢtır;

-DeğiĢen demografik yapı sonucunda azalan aile nüfusunun daha fazla konut ihtiyacı doğurması,

-ĠĢ imkanlarının merkezde, konut imkanlarının banliyöde olması sonucu iĢ ev arası mesafenin uzunluğu,

-Bönliyölerin gençler için sıkıcı yaĢam Ģartları

-Ġnsanların yaĢam Ģartlarının banliyölerdeki geleneksel 3 odalı, müstakil ev standartlarından uzaklaĢması,

-Bunların karĢılığında kent merkezinin ucuz mekan, hızlı ulaĢım ve kültür- sanat aktiviteleri sunması.

Bu faktörler ıĢığında batıdaki soylulaĢtırma örnekleri incelendiğinde Ġngiltere‟de soylulaĢtırma geleneksel Victorian ve Georgian evlerinin ve ambarlarının tekrardan dönüĢtürülmesi ile baĢlamıĢtır. Bölgenin bilinirliği arttıkça buralarda konut ve arazi ihtiyacı ortaya çıkmıĢ, bölgedeki eski, yıpranmıĢ konut ve araziler üst gelir gruplarından alınarak restore edilip, yenilenerek yeni sahiplerine verilmiĢtir. Batıda Londra ile baĢlayan soylulaĢtırma süreçlerini Newcastle,

(29)

Birmingham takip etmiĢtir. Bu bölgelerde düĢük gelir gruplarına mensup kiĢilerin sosyal, ekonomik ve çevresel karakterlerini değiĢikliğe uğratmıĢtır. Cihangir‟de ise batıdaki bu süreçten farklı olarak kentin genel dokusu korunmuĢ olsa bile soylulaĢtırma sürecinin etkisiyle farklılaĢmaya uğrayan mahalle esnafı, Ģehrin popüler hale gelmesi ile geliĢen gıda ve kafe kültürü ile rekabet edememiĢtir. Yerel esnaf ve yeni gelen esnaflar karĢılaĢtırıldığında; yeni esnafların artmasının sebebi, alandaki var olan esnafların insanların ihtiyaçlarını istenilen ölçüde karĢılamadığından ve geliĢen sektörlere ayak uyduramadığından oluĢmuĢtur.

Starbucks, Burger King gibi büyük markalara zaman içerisinde pek direnç gösterilemediğini ifade etmiĢtir.

Smith ise Neoliberal Ģehircilik ile sözde küreselleĢme arasındaki değiĢen iliĢki hakkında iki temel argümanı baĢlatmak için 1990‟ların sonunda New York‟ta yaĢanan birkaç olayı temel almaktadır. Birincisi neoliberal devlet piyasanın düzenleyicisi olmaktan çok, bir faili haline geldikçe geliĢmiĢ kapitalist dünyanın Ģehirlerinde liberal kentsel politikaları yerini alan yeni intikamcı Ģehircilik, toplumsal yeniden üretimden ziyade kapitalist üretimin itkilerini giderek daha fazla ifade etmektedir. KüreselleĢme, küreselin yeniden ölçeklenmesinden söz ederken, kentin ölçeği de yeniden biçimlendirilir. Gerçek küresel Ģehirler, Avrupa, Kuzey Amerika ve Japonya'nın komuta merkezleri kadar Asya, Latin Amerika ve (daha az ölçüde) Afrika'nın hızla büyüyen metropol ekonomileri olabilir. Ġkincisi, baĢlangıçta bazı komuta merkezi Ģehirlerin konut piyasalarında düzensiz, tuhaf ve yerel bir anormallik olarak ortaya çıkan soylulaĢtırma süreci, Ģimdi liberal kentsel politikadan devralan bir kentsel strateji olarak tamamen genelleĢtirilmiĢtir. Artık izole veya Avrupa, Kuzey Amerika veya Okyanusya ile sınırlı değil, soylulaĢtırmanın arkasındaki itici güç artık genelleĢmiĢ durumda; ortaya çıkıĢı küreseldir ve küresel sermaye ve kültürel dolaĢımın devreleriyle yoğun bir Ģekilde bağlantılıdır. Bu iki argümanı birbirine bağlayan Ģey, toplumsal yeniden üretim koĢullarına göre tanımlanan bir kentsel ölçekten, üretken sermaye yatırımının kesin önceliğe sahip olduğu bir ölçeğe geçiĢtir (Smith, 2002).

Ġnan (2017), Ġstanbul‟un tarihi ve kültürel alanlarını kapsayan kentsel dönüĢüm / soylulaĢtırma projelerinde, düzenleme, kontrol ve sosyo-kültürel dinamikler açısından kültürel yönetimin ele alınmasını Fener-Balat örneğinde

(30)

incelediği çalıĢmasında, soylulaĢtıran aktörlerin ve soylulaĢtırmaya maruz kalan yerel sakinlerin durumlarını incelenmiĢtir. Tarihi semt ve bölgelerde uygulanan saha çalıĢmalarında „soylulaĢtıran‟ aktör ve soylulaĢmaya maruz kalan bölge sakinlerinin nasıl pozisyon aldığı irdelenmiĢtir. Zengin tarihi ve kültürel dokusuyla ön plana çıkan bu sahada soylulaĢtırma sürecinin, var olan sosyal bilinç ve ortak tarihi de dönüĢüme uğrattığı görülmüĢtür. Zaman içerisinde zihinlerin boĢaltılması, kentsel yabancılaĢma, kültürel köksüzleĢme gibi kavramlar ortaya çıkmıĢtır. SoylulaĢtırma projeleri veya kentsel dönüĢüm projelerinin iĢleyiĢinin merkezinde sermaye ve serbest piyasanın belirleyici olduğu ve kentlerin eski kimliklerini kaybedip araçsallaĢtırıldığı vurgusu yapılmıĢtır. Yeni kentsel mekanın tasarlanması ve bölgenin dokusunun değiĢmesi, kolektif hafıza ve ortak bilince zarar vermiĢtir.

Sonuç olarak bu karmaĢanın ortasında Neoliberal kentleĢmenin çok boyutlu ve birbirinden farklı bir çok kültür ögelerini bir arada görme imkanı sunduğunu ifade etmiĢtir.

Koç (2015), soylulaĢtırma kavramı üzerinde durduğu ve Ġstanbul‟daki soylulaĢtırma süreçlerini incelediği çalıĢmasında; Kentsel dönüĢüm kavramı ile soylulaĢtırma olgusunun iç içe geçtiğine vurgu yapmıĢtır. Batıda tamamıyla birbirinden ayrılan bu iki kavram, ülkemizdeki soylulaĢtırma örneklerinde keskin sınırlarla birbirinden ayrılamamaktadır. Batı Avrupa ve Kuzey Amerika gibi kapitalist bölgelerde soylulaĢtırma aĢamaları dalgalar halinde meydana gelmektedir.

Ġlk etapta zaten kaynak konusunda yetersiz olan devlet soylulaĢtırma sonucunda ortaya çıkacak rant dağılımını elinde tutmak istemektedir. Devletin olaya bu denli müdahil olmasından dolayı soylulaĢtırma ve kentsel dönüĢüm kavramlarının sınırlarının nasıl çizileceği en önemli sorunlardan biri haline gelmiĢtir. Bu süreçte ise sermayesini artırma fırsatı bulan devlet ve zaten sermayesi elinde bulunan soylulaĢtırıcı grup süreçten ekonomik yönde kazançlı çıkarken, hem kültürel hem de maddi açıdan zararlı çıkan ise yerli sakinler olmuĢtur. Türkiye ise batıya göre daha geç kentleĢme yaĢayan bir ülke olduğu için soylulaĢtırma kavramı da yine batıdan ithal edilen bir kavramdır. Ülkemizde bu kavramın incelenmesi, araĢtırılması ise Ġstanbul ekseninde görülen soylulaĢtırma çalıĢmalarıyla baĢlamıĢtır. Ülkemizde görülen soylulaĢtırma olgusu ve çalıĢmaları, batıda olanları yani ileri kapitalist ülkeleri rehber aldığı için genel anlamda bir uyumsuzluk durumu oluĢmuĢtur.

SoylulaĢtırma aĢamasında oluĢturulmak istenen genel yapı ile o muhite

(31)

yerleĢtirilecek kiĢilerin sosyo-kültürel ve ekonomik özelliklerinin örtüĢmesi çok önemli durumdadır. Bundan dolayı soylulaĢtırmanın bir dönüĢüm stratejisinden ziyade, mekanların nasıl ve kimin için dönüĢtürüleceğini belirleyen bir olgu olduğu ifade edilmiĢtir.

AltıntaĢ (2016), Balat‟ta soylulaĢtırma sürecini incelediği çalıĢmasında normal süreçlerden farklı olarak; Yerli mahalleli ve esnafla, yeni gelenlerin birbirine kolayca alıĢtığı, „‟mahalle‟‟ kültürünün hemen özümsendiği ve yeni gelenlerinde

„‟aynı mahalleliyiz‟‟ tavrının süreci iki taraf içinde kolaylaĢtırdığını belirtmiĢtir.

Ġstanbul‟un kozmopolit yapısından dolayı Balat‟taki esnafların entelektüel oluĢu ve çoğunun yabancı dil bilmesi yeni gelenler ile çok kolay iletiĢim kurmalarını, çoğu noktada birlikte hareket etmelerini sağlamıĢtır. Balat‟ta rehabilitasyon adı altında yapılan devlet müdahaleleri devlet eliyle yapılmıĢ soylulaĢtırma türüne örnektir.

Mahalle kültürünün yanı sıra Balat‟ta soylulaĢtırma olgusunun tam anlamıyla oluĢmasını geciktiren diğer nedenler ise; yoksulluk, muhafazakar grupların varlığı, mülteci sorunu, alanın büyüklüğü ve rant, semt sakinlerinin mahallelerine sahip çıkması ve sit alanlarının varlığıdır. Balat‟ta Emlak piyasasındaki artıĢ, turistlerin alana ilgisi, boĢ zamanların değerlendirilmesi, STK‟lar, bölgeye çok sayıda hizmet sektöründen birçok meslek grubunun gelmesi, yerel medya ve basın sayesinde Balat‟ta sosyal ve mekansal bir değiĢim görülmektedir. Söz konusu değiĢimlerle birlikte Balat; çay ocakları, haftalık kurulan semt pazarı, kapı eĢiğinde oturan kadınları, sokaklarda gezinen meczupları, kapı önlerinde oyun oynayan çocukları ile hem hala „yerel‟ ve „yoksul‟ hem de kafeleri, sanat atölyeleri, emlak büroları, fotoğrafçıları ve dizi setleri ile de „yeni‟ ve „zengin‟dir. Bu iniĢli çıkıĢlı soylulaĢtırma sürecinin ne zaman ve nerede sonlanacağı hakkında öngörüde bulunmanın oldukça zor olduğunu ifade edilmiĢtir.

Bali (2020), çalıĢmasında kentsel yenileme ve soylulaĢtırma kavramlarının kentsel belleğe etkilerine vurgu yapmıĢtır. Kentsel dönüĢüm veya yenileme çalıĢmaları, emlak piyasasında artıĢa, yerli sakinlerin yerinden edilmesine, var olan ve kullanılan yerlerin iĢlevlerinin bozulmasına veya değiĢmesine sebep olmaktadır.

Ülkemizde yeni sayılabilecek soylulaĢtırma kavramının belirli bir takım göstergeleri mevcuttur. Yüksek kira ve konut fiyatları, iĢ merkezlerine kolay ulaĢım, yüksek mimari değer ve Ģehirsel tıkanıklık soylulaĢtırma göstergeleri olabilir.

(32)

SoylulaĢtırmanın mekan üzerindeki etkileri olduğu gibi sosyal anlamda da bazı değiĢikliklere yol açtığı bilinmektedir. Yenilenen veya dönüĢen sahalardan yerli sakinler uzaklaĢtırılıp, soylulaĢtırıcılar yerleĢtirildiğinde bölgedeki sosyal doku da bozulmaktadır. Eyüp Sultan Meydan‟ı yakınlarındaki Kızılmescit Sokak bu tarihi ve sosyal dokunun korunması gereken yerlerden biridir. Yenileme, dönüĢtürme yada soylulaĢtırma hangi kavramın kullanıldığı fark etmeksizin, tepeden inme, dokuya aykırı bir proje yapılmamalıdır. YeĢil alanlar da dahil olmak üzere, sürecin bir bütün olarak düĢünüldüğünde kentlerde görülen soylulaĢtırma olgusunun olumsuz özellikleri en alt seviyeye indirilerek soylulaĢtırma kavramıyla ele alınan kentsel mekânlar koordineli ve aktif bir Ģekilde kullanılabilecektir. Ġstanbul‟daki diğer soylulaĢtırma örnekleri incelendiğinde mekanın pazarlanılabilir oluĢu sonucunun önüne geçilmelidir. SoylulaĢtırma olgusunun henüz baĢında olan bu sokak, Ġstanbul‟daki diğer soylulaĢtırma örneklerinde olduğu gibi asıl kullanıcıların yerinden edildiği ve yeni mekan sahiplerinin alana dahil edildiği bir süreç olmaktan çıkıp, soylulaĢtırma süreçlerine olumlu bir örnek sergilemesi gerektiği vurgulanmıĢtır.

Meder ve Bal (2018), incelemelerinde soylulaĢtırma çalıĢmalarını iki gruba ayırmıĢtır. Amerikan merkezli olan ilk dönem çalıĢmalarında, semt değiĢimine ve sosyal değiĢimlere vurgu yapan bir tarz hakimdir. Daha çok sosyal değiĢimle ilgilendikleri için sahaya gelen kiĢilerin demografik ve kültürel özellikleri önemsenmiĢtir. Yapılan analizler genelde orta sınıfa yönelik olurken, yerinden edilen iĢçi veya düĢük alt gelir gruplarıyla kimse ilgilenmemiĢtir. Ġlk dönem soylulaĢtırma çalıĢmalarında daha çok ampirik sorular sorulmuĢ, soylulaĢtırmanın nedenlerinden daha çok sonuçlarına odaklanılmıĢtır. Ġngiliz merkezli olan Ġkinci dönem soylulaĢtırma incelemelerinde süreçteki sonuçlardan çok nedenler ile ilgilenilmiĢ, kendine has izole bir süreçten ziyade bütüncül bir süreç olarak ele alınmıĢtır. Son zamanlarda ise artık soylulaĢtırma sadece sınıfsal eĢitsizliğin mahalledeki karĢılığı olmaktan çıkmakta, yerinden etme sürecini kavramının içinin boĢaltıldığından bahsedilmiĢtir.

Castels (2007), eserinde soylulaĢtırma olgusunun temelinde var olan yoksulluk yönüne vurgu yapmıĢtır. SoylulaĢtırma yaĢanan bölgelerin ilk zamanlarındaki en dikkat çekici özelliği bu yoksulluk durumudur. Tek baĢına bu

(33)

durum bile soylulaĢtırılan alan için önemli bir problemdir. Bu durum aynı zamanda eĢitsizlik, kutuplaĢma, toplumsal dıĢlanma ve sınıf ayrımları gibi problemlere yol açmaktadır. Kapitalizm çerçevesinde zengin ve yoksul arasındaki makas açıldıkça kutuplaĢma seviyesi de artmaktadır. Alt gelir gruplarının sosyal eĢitsizlikten kaynaklanan dezavantajlı durumu, nesiller boyu devam edecek sosyal dıĢlanmaya neden olabilmektedir. Tüm bunların sonucunda bu üst üste gelen toplumsal sorunlar bölgede zaten güvenlik sorunları yaratırken, üstüne birde soylulaĢtırma uygulamaları eklenince sorunların boyutlarının daha da hissedilir hale gelebileceğinden bahsetmiĢtir

Arın (2013), çalıĢmasında soylulaĢtırmayı; kentsel dönüĢüm esnasında oluĢan. konut piyasasının etkisiyle, daha önceden düĢük gelirli grubun konakladığı bölgelere orta ve yüksek gelir grubundan kiĢilerin yerleĢtirilmesi olarak tanımlamıĢtır. Bursa‟daki Korupark ve Emek Mahallesi‟de bu açıdan birçok yeni kentsel dönüĢüm projelerini içeren dolayısıyla kentsel bir yer değiĢtirmenin yaĢandığı bölgeler halini almıĢtır. Özellikle Emek ve Akpınar Mahalle‟leri Organize sanayi bölgesine yakın olduğu için yapılaĢma süreci baĢlamıĢ, buraya çalıĢmaya gelen iĢçiler gecekondulaĢma Ģeklinde konut ihtiyaçlarını karĢılamaya çalıĢmıĢlardır.

Devlet bu kaçak yapılaĢmanın önüne geçmek ve bölgenin ritüelini koruma için

„‟Konutlar Projesi‟‟ adı altında büyük yerleĢim alanları inĢa etmiĢtir. Korupark olarak bilinen bu projelerin en büyüğü sahanın çehresini değiĢtirmiĢtir. Sahanın eski sahipleri ile Korupark gibi projelerle alana yeni gelen yerleĢmeciler arasında hiçbir sosyal alıĢveriĢ bulunmamaktadır. Bu uzaklık hatta bazen kutuplaĢma ilerleyen zamanlarda yapılacak olan kentsel dönüĢüm ve yenileme çalıĢmalarına önyargı ile yaklaĢılmasına sebebiyet vermektedir. Bursa‟da yapılan kentsel dönüĢüm projelerine halkın katılımının sağlanırsa daha sağlıklı ve daha sosyal gruplar ortaya çıkacağını ifade etmiĢtir.

Saçlı (2019) soylulaĢtırma ve kent güvenliğini ele aldığı çalıĢmasında; bazı Ģehirlerin popülerlik anlamında kendi ülkelerinin önüne geçebildiğini, bundan dolayı da o kentlere küresel bir insan hareketi olduğundan bahsetmiĢtir. Bu durumdan dolayı bazen alanın yeniden rehabilite edilmesi gerekmektedir. SoylulaĢtırmanın ilk örneklerini gördüğümüz Londra ve Newyork gibi Ģehirlerde herkes merkeze yakın olmak istemiĢ, bu alanlar sermayeleĢmenin merkezi olmuĢtur. Bu bölgeler aynı

(34)

zamanda göç alan ve kalabalık yerler olmaya baĢlamıĢ sorun küresel bir boyuta bürünmüĢtür. Sermaye piyasası bu etkinliğini arttırdıkça alanda alt gelir grubuna mensup kiĢilerin yaĢaması olanaksız hale gelmiĢtir. Orta ve üst gelir grubu, sosyo- kültürel anlamda alt gelir gruplarıyla çok farklı düzeyde olduklarını düĢünmektedir.

Alt gelir gruplarıyla birlikte aynı alanı paylaĢma düĢüncesi güvensizlik duygusuna neden olmuĢtur. SoylulaĢtırma genelde alt gelir gruplarının yerinden edilmesi Ģeklinde gerçekleĢiyor olsa bile bazen gönüllü olarak soylulaĢtırılan alanlar da olabilmektedir. DönüĢen veya değiĢen alanlara yerli sakinler hemen adapte olamamaktadır. Sonuç olarak soylulaĢtırma bir sosyal dönüĢüm projesidir. Bu uygulamalara her düzeyden katılım sağlanmaz ise aktörler arasında sorunlar ve gerginlikler yaĢanabilir. SoylulaĢtırma uygulamalarını gerçekleĢtirirken bunlara dikkat edilmeli ve her türlü önlemi alarak uygulamalara baĢlanması gerektiğini ifade etmiĢtir.

Solmaz (2018), soylulaĢtırma olgusunu kent ve mekan bağlamında incelediği çalıĢmasında; Büyük kentlerin artık sanayi merkezleri olmaktan çok sanat, eğlence, kültür, eğitim noktaları olmaya doğru bir tavır sergilediğine vurgu yapmıĢtır. Kentsel mekanlar artık bu yönde bir dönüĢüme uğramaya baĢlarken, soylulaĢtırma bu dönüĢümü gerçekleĢtirmede baĢrol oynamaktadır. Devlet politikaları, sanatçılar, sermaye sahipleri istemeden de olsa soylulaĢtırma sürecinde aktif rol oynamaktadır. DönüĢtürülen yerler belirli bir kesim için dizayn edilmiĢ olup, bölgenin yerli sakinleri artan maliyetleri karĢılayamaz hale gelmektedir.

SoylulaĢtırma büyük kentsel projeler ve dönüĢüm stratejileri ile çok geniĢ alanlara yayılma imkanı bulabilmektedir. Bu ise sosyo-ekonomik anlamda bir dönüĢüme neden olmaktadır. Bu dönüĢüm, alt gelir gruplarıyla üst gelir grupları arasında tercih edilen mekanların farklılaĢmasına, farklı yönelim ve isteklerin oluĢmasına neden olmaktadır. Bölgelere yeni orta ve üst sınıfın geliĢiyle, kültür ve sanat etkinlikleri oluĢarak modern kent olgusunu yakalanmaya çalıĢılmaktadır. Mekanların sürekli değiĢim içerisinde olması yapay ortamların ve hızlı tüketen bir toplumun oluĢmasına neden olmaktadır.

Yazar ve Önkal (2019) soylulaĢtırma kavramıyla ilgili olarak; toplumdaki ayrıĢmanın, bölünme isteğinin soylulaĢtırma kavramıyla ve kentsel dönüĢüm projeleriyle manipüle edildiğini vurgulamıĢtır. Eski kentlerde görülen eski yaĢam

(35)

alanına aidiyet duygusu, dönüĢen kentler sayesinde zarara uğramıĢtır. GeliĢen teknoloji, iletiĢim araçları, farklı istek ve ihtiyaçlar sosyal olarak ayrıĢmayı ve dönüĢümü hızlandırmıĢtır. EĢitsizliğin bu kapitalist düzende her alanda görülmesi yerleĢme olgusuna da yansımıĢtır. SoylulaĢtırılan alanlarda ise en önemli endiĢe olarak güvenlik gösterilebilir. Sonuç olarak günümüzde kentler ayrıĢmanın ve farklılaĢmanın ekonomik, sosyal ve kültürel olarak en çok yaĢandığı yerlerdir.

Kentlerin kendine haslığını ve tarihselliğini zaman içerisinde unutularak geleceğe hazırlık yaptığı vurgulanmıĢtır.

Zengin (2014) çalıĢmasında; Sincan‟da soylulaĢtırma olgusunu incelerken gecekondulaĢma kavramına vurgu yapmıĢtır. Zaman içerisinde eski ve köhne olarak adlandırılan gecekondu bölgeleri üzerindeki baskı, orta ve üst gelir gruplarının tepkileriyle artmıĢ ve bu alanlar devletinde desteklediği kentsel dönüĢüm projeleriyle soylulaĢtırılmıĢtır. Bu alanlar zaman içerisinde rehabilite edilerek orta ve üst sınıfın kullanımı açısından uygun hale getirilmiĢtir. Kentlerdeki yoksulluk bölgeleri güvenlik sorunlarını ve gerilimleri doğurabileceğinden bazı bölgelere güvenlikli siteler formatı altında yaĢam alanları inĢa edilmiĢtir. TOKĠ konut alanlarında ortaya çıkan bu ihtiyaçları kısa vadede karĢılamıĢ, kentte problemli olarak tanımlanan alanlarda yaĢayan kiĢiler kent çeperinin dıĢına doğru itilmiĢtir. Sincan‟da soylulaĢtırılan bölgelerin problemli olduğunu kent sakinleri de fark etmiĢ durumdadır. Zaman içerisinde demir parmaklıklarla çevrili, kendi içinde homojen yerleĢim alanları oluĢmuĢ ve hissedilen sosyal ayrıĢma artık gözle görülür bir hal almıĢtır. Bu ayrıĢmanın taĢra/kent gerilimini tırmandırdığı ifade edilmiĢtir.

Aktay (2018) çalıĢmasında kentsel mekanın paylaĢılmasında, soylulaĢtırma adı altında birçok sorun yumağı oluĢtuğunu ifade etmiĢtir. Kentsel alanlardaki çöküntü sahalarına alt gelir gruplarının yerleĢmesi ve mekanda organize olamamaları bu alanların güvenliksiz mekanlar olarak nitelendirilmesini sebep olmuĢtur. Zaman içerisinde bu durumdan rahatsız olan seçkinler alandan uzaklaĢmaya çalıĢmıĢ, bazı kesimlerde bunu bir rant fırsatı olarak görmüĢtür. Kentteki bu değiĢim ve dönüĢüm planlamalarını yapan grupların kent aidiyeti, kültür, doku gibi kavramları öneminin farkında olmamaları sahanın organize olması esnasında pek çok sorunun temelini oluĢturmuĢtur. Kentsel mekanı düzenleyen kiĢilerin, mekanı metalaĢtırmaları konusunda verdikleri çaba karĢısında herhangi bir direnç görmemesi buraların

(36)

”Dirençsiz Semtler” olarak adlandırılmasına sebep olmuĢtur. Ġstanbul‟da görülen soylulaĢtırma süreçleri/planlamaları rant sağlama durumunu ön plana çıkarmıĢ ve bahsedilen bu dirençsiz semt örneklerinin sayısı oldukça artmıĢtır. Kentlerdeki var olan rant odaklı dönüĢüm politikalarına karĢı koyamayan bölgeler olduğu gibi, aksi durumların görüldüğü yerlerin olması da umut vericidir. Tophane, TarlabaĢı gibi semtlerde aidiyet, kimlik, kavramlarının baskınlığıyla mekanın dokusunun korunması için çaba gösterilmektedir. Bir bölgeyi soylulaĢtırma veya dönüĢtürme çalıĢmalarında bu kavramların varlığının atlanmadan planlamaların yapılmasının en sağlıklı biçim olduğu ifade edilmiĢtir.

Eyidiker (2021), soylulaĢtırma ve kentsel dönüĢüm kavramlarını ele aldığı çalıĢmasında; Kentsel dönüĢüm adı altında gelir düzeyi düĢük grupların yerlerinden edildiğini vurgulamıĢtır. Bu yerinden edilmenin sebebi ise, köhne ve alt gelir gruplarının yaĢadıkları bölgelerin, sosyo-kültürel etmenler ile kentlerin bozulmasına neden olduğu düĢüncesidir . Bu dönüĢen alanlar zaman içerinde küresel sermayenin egemenliği altına girerek önceki haline göre çok farklı yapı stokları oluĢturmuĢtur.

1950‟li yıllarda daha çok iç göçü azaltmak için yapılan bu çalıĢmalar günümüzde ise daha çok rant elde etmek için yapılmaktadır. Ġlk sahibinin elinden alınan alanlar, soylulaĢtırma yada kentsel dönüĢüm adı altında rant için yeni sahiplerine devredilmemesi gerektiği vurgulanmıĢtır.

Çubukçu (2011) çalıĢmasında; SoylulaĢtırma kavramının, Sulukule‟de yaĢayan Roman vatandaĢlar üzerindeki etkilerini incelemiĢtir. Osmanlı‟dan beri bölgede yaĢayan romanlar dans, eğlence ve müzik sektöründe baĢı çekmekteydi.

Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar devam eden süreç artan suçlar ve bu bölgenin arındırılması gerektiği düĢüncesiyle zaman içerisinde bir yıkıma uğratılmak istenmiĢtir. Son alınan kararla birlikte eğlence evlerinin yasaklanması ve alanda eğlence sektöründe çalıĢan birçok kiĢinin iĢsiz kalması bölgede yaĢayanları ekonomik yönden olumsuz etkilemiĢtir. Tarihsel kültür ve toplum dokusunda önemli bozulmalar yaĢayarak soylulaĢtırma deneyimi boy göstermeye baĢlamıĢ, roman vatandaĢlar zaman içerisinde alandan dıĢlanmıĢlardır. YaĢamsal alanları elinde alınan Roman vatandaĢların oluĢturduğu kültür zaman içerisinde silinmeye yüz tutmuĢtur.

Tamamıyla sınıfsal olarak yer değiĢtirmeye iĢaret eden bu süreçte kendilerini dıĢlanmıĢ hissetmiĢlerdir. Bu dıĢlanmayı birçoğu içselleĢtirmiĢ ancak uzun zamandır

Referanslar

Benzer Belgeler

atma türküler hem horonda hem kadınlar kendi arasında da olurduı veya sığır bakiyosun mesela bi tarefta biir bakiyo bi tarefta biri, kendi baĢina türkü

Milli eğitim sistemimizde oluşan ve karşılanamayan İngilizce öğretmeni ihtiyacı nedeniyle, öğretim programlarında yoğun olarak İngilizce eğitimin verildiği farklı

Kurumlar Vergisi Kanununda cemaatler vakıf hükmünde sayılarak mükellef addedilmektedirler(KVK. Menkul kıymetler yatırım fonları da tüzel kiĢiliğe haiz

24.12.2015 tarih ve 29572 sayılı Resmi Gazete‟de yayımlanan 464 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği‟nde:“Başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin

Gerek EGM‟den dilekçe ile baĢvurarak aldığımız veriler gerek Avrupa Birliğinin Sınır Güvenliği Birimi olan FRONTEX‟in 2015 yılında yayımlamıĢ olduğu

Bu anket formu, Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde yürütülmekte olan “ĠĢ YaĢam Kalitesinin ĠĢe YabancılaĢma Eğilimi Üzerindeki Etkileri:

2002-2018 yılları arasında Kırıkkale Belediyesi‟nin Emlak Vergisini oluĢturduğu düĢünülen bina, arsa ve arazi vergilerinden tahakkuk olarak hedeflediği vergi

alındığında birçok benzerlikleri ve farkları mevcuttur. GüneĢ pilleri fotovoltaik temele dayalı çalıĢırlarken termoelektrik jeneratörler termoelektriksel etki