• Sonuç bulunamadı

Rusya’nın Kırım’ı ilhakına yönelik Türk dış politikası

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2023

Share "Rusya’nın Kırım’ı ilhakına yönelik Türk dış politikası"

Copied!
144
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

T.C.

ĠSTANBUL TĠCARET ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ

ULUSLARARASI ĠLĠġKĠLER ANABĠLĠM DALI

ULUSLARARASI ĠLĠġKĠLER YÜKSEK LĠSANS PROGRAMI

RUSYA'NIN KIRIM'I ĠLHAKINA YÖNELĠK TÜRK DIġ POLĠTĠKASI

Yüksek Lisans Tezi

Mürvet ġAHĠN 1350Y81103

Ġstanbul, Mayıs 2016

(2)

T.C.

ĠSTANBUL TĠCARET ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ

ULUSLARARASI ĠLĠġKĠLER ANABĠLĠM DALI

ULUSLARARASI ĠLĠġKĠLER YÜKSEK LĠSANS PROGRAMI

RUSYA'NIN KIRIM'I ĠLHAKINA YÖNELĠK TÜRK DIġ POLĠTĠKASI

Yüksek Lisans Tezi

Mürvet ġAHĠN 1350Y81103

DanıĢman: Doç.Dr. Ahmet YÜKLEYEN

Ġstanbul, Mayıs 2016

(3)
(4)

iii

ÖZET

Soğuk SavaĢ sonrası ve özellikle de Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) iktidarı sonrası daha çok ön plana çıkmaya baĢlayan Türkiye‟nin yumuĢak gücünü ve bu bağlamda tarihi miras, kimlik ve kültür gibi değerlerin de ön plana çıktığı Ak Parti dönemi Türk dıĢ politikasının sınırlarını ölçebilmek adına 2013 yılı sonunda patlak veren Ukrayna krizi ve akabinde Ukrayna‟nın toprak parçası olan ve Karadeniz‟in kontrolü açısından stratejik bir öneme sahip olan Kırım‟ın Rusya tarafından ilhak edilmesi yeni Türk dıĢ politikası açısından bir test ve çözümlenmesi gereken bir vaka olarak ortaya çıkmıĢtır. Altı ile sekiz milyon arası Kırım Tatar kökenli vatandaĢı olan ve Kırım bölgesindeki Kırım Tatarları ile de tarihi, etnik ve kültürel bağları bulunan Türkiye‟nin, 2008 yılı öncesine göre iliĢkileri göreceli olarak Rusya ile kötüleĢse bile, Türk dıĢ politikası açısından diğer bölgelerde vuku bulan olaylar karĢısında izlediği politikalar ile kıyaslandığında Kırım‟ın ilhakı konusunda izlediği politikanın kendisinden beklenen seviyede olmadığı görüĢü genel kabul görmektedir.

Bu çalıĢmanın araĢtırma sorusunu, Türkiye‟nin Kırım konusunda izlediği dıĢ politikanın belirleyici faktörlerinin neler olduğu oluĢturacaktır. Tezin ana argümanını ise, Türkiye‟nin yumuĢak gücünün sınırlarına ulaĢtığı ve sert güç olmadan yumuĢak gücün tek baĢına yetmediği için Kırım‟ın Rusya tarafından de facto ilhakına etkin bir Ģekilde karĢı çıkamadığı olacaktır. AraĢtırmada metod olarak niteliksel, niceliksel ve röportaj yöntemleri kullanılacaktır. Niteliksel yöntem olarak, güç, sert güç, yumuĢak güç ve Rusya‟nın yakın komĢu politikası kavramları ile ilgili literatür taraması yapılarak ilgili kavramların teorik çerçevesi çizilecektir. Niceliksel yöntem olarak ise, Türkiye ve Rusya askeri ve ekonomik güç karĢılaĢtırması ile ilgili istatistiki veriler analiz edilecektir. Röportaj yöntemi ile de, konunun taraflarından Kırım Tatar temsilcileri ve Rusya alanında uzmanlarla yapılan röportajlar tezin ana argümanı çerçevesinde analiz edilecektir.

Anahtar Kelimeler: Güç, Sert Güç, YumuĢak Güç, Türk DıĢ Politikası, Rusya‟nın Yakın KomĢu Politikası

(5)

iv

ABSTRACT

Annexation of Crimea by Russia which has strategic importance to control Black Sea after political crisis in Ukraine at the end of 2013 has emerged a test and case study for new Turkish foreign policy to measure Turkey's soft power that began to come to more prominence after Cold War and especially in the ruling of Justice and Development Party (AK Party) and the limits of Turkish foreign policy in the ruling of AK Parti in which period historical heritage, identity and culture has begun to come to more prominence. Turkey which has six and eight millions of the Crimean Tatar origin citizens and has historical, ethnic and cultural ties with Crimean Tatars in Crimea has relatively worse relations with Russia than before 2008, compared with Turkish foreign policies followed for the cases in other regions, it is generally accepted that Turkish foreign policy on annexation of Crimea by Russia is not in the level at which it is expected from Turkey.

The determinant factors of Turkish foreign policy on annexation of Crimea by Russia will constitute the research question of the study. That Turkey has reached her limits of soft power and as soft power without hard power is not enough, Turkey could not go effectively against annexation of Crimea by Russia will constitute the main argument of the thesis. As research method, qualitative, quantitative and interview methods will be used. As qualitative method, literatüre research for power, hard power, soft power and the concept of Russia's near abroad policy will be made and their theoretical frameworks will be drawn. As quantitative method, statistical datas related with Turkey and Russia military and economic power comparison will be analyzed. Lastly, as interview method, the interviews with representatives of Crimean Tatars who are one of the sides of the case and specialists on Russia will be analyzed in the framework of main argument of the thesis.

Key Words: Power, Hard Power, Soft Power, Turkish Foreign Policy, Russia‟s Near Abroad Policy.

(6)

v

ĠÇĠNDEKĠLER

ÖZET ... iii

ABSTRACT ... iv

TABLOLAR LĠSTESĠ ... vii

ġEKĠLLER LĠSTESĠ ... viii

KISALTMALAR ... x

GĠRĠġ ... 1

1. GEREKLĠ ĠÇERĠK AÇIKLAMALARI ... 4

1.1. YumuĢak Güç ... 4

1.2. YumuĢak Güç ve Türk DıĢ Politikası ... 5

1.3. Kırım ... 6

1.3.1. Kırım‟ın Ġlhakına Giden Süreç ... 6

1.3.2. Yeni Türk DıĢ Politikasında Kırım‟ın Yeri ... 8

1.3.3. Türkiye‟nin Resmi Kırım Politikası ... 11

1.3.4. Rusya‟ya Uygulanan Ambargo ve Yaptırımlar ... 16

1.3.5. Kırım‟da YaĢanan Ġnsan Hakları Ġhlalleri ... 21

2. RUSYA’NIN YAKIN KOMġU POLĠTĠKASI VE TÜRKĠYE ... 24

2.1. Sistem Seviyesinde DıĢ Politika Analizi ... 25

2.1.1. Sistem YaklaĢımı ... 25

2.1.2. Soğuk SavaĢ Sonrası Uluslararası Sistem ve ABD-Rusya ĠliĢkileri .... 27

2.2. Rusya ve Yakın KomĢu Politikası ... 31

2.3.Soğuk SavaĢ Sonrası Türkiye‟nin Orta Asya ve Kafkasya Politikası ... 36

2.4. Türkiye‟nin Kırım Politikasının Sistem Seviyesinde Analizi ... 43

(7)

vi

3. TÜRKĠYE-RUSYA EKONOMĠK GÜÇ KARġILAġTIRMASI ... 46

3.1. Enerji ... 48

3.1.1. Petrol ... 51

3.1.2. Doğalgaz ... 54

3.1.3. Nükleer Enerji ... 59

3.2. Türkiye‟nin YurtdıĢı Müteahhitlik Faaliyetleri ve Rusya‟nın Payı ... 67

3.3. Türkiye Turizm Sektörü ve Rus Turistlerin Payı ... 73

4.TÜRKĠYE-RUSYA ASKERĠ GÜÇ KARġILAġTIRMASI ... 87

4.1. Güç ... 87

4.1.1. Sert Güç ... 89

4.1.2. YumuĢak Güç ... 91

4.1.3. Türk DıĢ Politikasında YumuĢak Güç ... 96

4.2. Askeri Güç KarĢılaĢtırması ... 99

4.2.1. Ġnsan Gücü ... 100

4.2.2. Kara Gücü ... 101

4.2.3. Hava Gücü ... 102

4.2.4. Deniz Gücü... 103

4.2.5. Öz Kaynaklar ... 104

4.2.6. Lojistik ... 105

4.2.7. Finansal Yapı ... 106

4.2.8. Coğrafi Güç ... 107

4.2.9. Nükleer Güç ... 108

4.3. Türkiye- Rusya Güç Asimetrisinin Kırım‟ın Ġlhakına Yönelik Türk DıĢ Politikasına Etkisi ... 108

SONUÇ ... 112

KAYNAKÇA ... 116

KAYNAKÇA RÖPORTAJLAR ... 130

(8)

vii

TABLOLAR LĠSTESĠ

Tablo 1 Türkiye'nin Nükleer Enerji Tarihçesi ... 64 Tablo 2 1972-2015 (6ay) Döneminde Türk ĠnĢaat Firmalarının AlmıĢ Olduğu

Projelerin Ülkelere Göre Toplam Değeri ... 70 Tablo 3 2014 Yılı Türk ĠnĢaat Firmaları YurtdıĢı Projeleri Tablosu ... 71

(9)

viii

ġEKĠLLER LĠSTESĠ

ġekil 1 Ukrayna'nın Yıllara Göre TĠKA Bütçeden Aldığı Pay ... 10

ġekil 2 TĠKA Harcamalarının Sektörel Dağılımı 2013... 10

ġekil 3 Yıllık Enerji Talebi ArtıĢ Ortalaması ... 49

ġekil 4 Türkiye'nin Yıllık Büyüme Hızı ... 50

ġekil 5 Türkiye Enerji Üretiminin Birincil Enerji Kaynaklarına Göre Dağılımına ... 50

ġekil 6 Yıllara Göre Ham Petrol Temin Oranları ... 52

ġekil 7 Yıllara Göre Toplam Ham Petrol Ġthalatı ... 52

ġekil 8 Yıllara Göre Ham Petrol Ġthalatındaki DeğiĢim ... 53

ġekil 9 Yıllara ve Ülkelere Göre Ham Petrol Ġthalat Rakamları ... 53

ġekil 10 Yıllara Göre Ülkelerin Ham Petrol Ġthalatındaki Payı ... 54

ġekil 11 2005-2014 Arası Doğalgaz Tüketim Verileri (Milyon Sm3) ... 55

ġekil 12 2014 Yılı Toplam Doğal Gaz Arzının KarĢılandığı Kaynakların Payları .... 55

ġekil 13 2007-2012 Yılları Türkiye Doğal Gaz Üretim Miktarları (milyon Sm3) .... 56

ġekil 14 2005-2012 Yılları Doğal Gaz Ġthalat Miktarları (milyon Sm3) ... 56

ġekil 15 2014 Yılı Kaynak Ülkeler Bazında Türkiye‟nin Doğal Gaz Ġthalatı ... 57

ġekil 16 2005-2014 Yılları Rusya'dan YapılanDoğal Gaz Ġthalat Miktarları (Milyon Sm3) ... 57

ġekil 17 2005-2014 Yılları Rusya'dan Yapılan Doğal Gaz Ġthalat Miktarı DeğiĢim Oranları ... 58

ġekil 18 Rusya'dan Yapılan Doğalgaz Ġthalatının Toplam Ġçindeki Payı (%) ... 58

ġekil 19 2014 Yılı Doğal Gaz Sektörel Tüketim Dağılımı (%) ... 59

ġekil 20 Dünya ve Türkiye‟de Üretilen Elektriğin Enerji Kaynaklarına Göre Dağılımı ... 61

ġekil 21 Dünyada Nükleer Enerji Görünümü ... 61

ġekil 22 Türkiye'nin Enerjide Ġthalata Bağımlılık Oranı ... 63

ġekil 23 Petrol-Doğalgaz-Kömürde Türkiye'nin Ġthalat-Yerli Üretim Oranı ... 63

(10)

ix

ġekil 24 2023 Türkiye enerji Görünümü / kWh ... 65

ġekil 25 GSYH ve ĠnĢaat Sektörü GeliĢme Hızı KarĢılaĢtırması ... 68

ġekil 26 Dünyada ĠnĢaat Firmaları Sıralaması ... 69

ġekil 27 Türk ĠnĢaat Firmaları YurtdıĢı Proje Değerleri ... 69

ġekil 28 YurtdıĢı Faaliyetlerin Ülkelere Göre Dağılımı (1972-2014) ... 70

ġekil 29 Rusya'da Ġstihdam Edilen Türk ĠĢçilerin Toplam ĠĢgücü Ġçindeki Oranı .... 71

ġekil 30 Dünyada En Fazla Turist Alan Ġlk 10 Ülke ... 74

ġekil 31 Milliyetlerine Göre Türkiye'ye Gelen Ġlk 3 Ülke Sıralaması ... 74

ġekil 32 Ġlk 3 Ülkenin Toplam Turizmdeki Payları ... 75

ġekil 33 Yıllara Göre Türkiye‟ye Gelen Turist Sayısı ... 75

ġekil 34 Yıllara Göre Turizm Gelirlerinde YaĢanan DeğiĢim ... 76

ġekil 35 Turizm Gelirlerinin GSMH Ġçindeki Oranı ... 76

ġekil 36 Turizm Gelirlerinin Ġhracat Ġçindeki Payı ... 77

ġekil 37 Turzim Gelirlerinin Ġthalata Oranı ... 77

ġekil 38 Turizm Gelirlerinin Ġthalat Açığını KarĢılama Oranı ... 78

ġekil 39 Milliyetlerine Göre Turistlerin Toplam Bireysel ve Paket Harcamaları ... 78

ġekil 40 Türkiye-Rusya Ġnsan Gücü KarĢılaĢtırması ... 100

ġekil 41 Türkiye‟nin Rusya KarĢısında Oransal Ġnsan Gücü... 100

ġekil 42 Türkiye-Rusya Kara Gücü KarĢılaĢtırması ... 101

ġekil 43 Türkiye'nin Rusya KarĢısında Oransal Kara Gücü ... 101

ġekil 44 Türkiye-Rusya Hava Gücü KarĢılaĢtırması ... 102

ġekil 45 Türkiye-Rusya Hava Gücü KarĢılaĢtırması ... 102

ġekil 46 Türkiye-Rusya Deniz Gücü KarĢılaĢtırması ... 103

ġekil 47 Türkiye'nin Rusya KarĢısında Oransal Deniz Gücü ... 103

ġekil 48 Türkiye-Rusya Özkaynak KarĢılaĢtırması / (bbl/günlük) ... 104

ġekil 49 Türkiye'nin Rusya KarĢısında Oransal Özkaynağı ... 104

ġekil 50 Türkiye-Rusya Lojistik Güç KarĢılaĢtırması ... 105

ġekil 51 Türkiye'nin Rusya KarĢısında Oransal Lojistik Gücü ... 105

ġekil 52 Türkiye Rusya Finansal Güç KarĢılaĢtırması ... 106

ġekil 53 Türkiye'nin Rusya KarĢısında Oransal Finansal Güç KarĢılaĢtırması ... 106

ġekil 54 Türkiye-Rusya Coğrafi Güç KarĢılaĢtırması ... 107

ġekil 55 Türkiye'nin Rusya KarĢısında Oransal Coğrafi Gücü ... 107

ġekil 56 Ülkelerin Sahip Olduğu Nükleer Reaktör BaĢlığı Sayısı ... 108

(11)

x

KISALTMALAR

AB : Avrupa Birliği

ABD : Amerika BirleĢik Devletleri

AGĠT : Avrupa Güvenlik ve ĠĢbirliği TeĢkilatı

AK : Avrupa Konseyi

AK PARTĠ : Adalet ve Kalkınma Partisi

AKKA : Avrupa‟da Konvasiyonel Güçler AntlaĢması AKPM : Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi AKÜ : Afyon Kocatepe Üniversitesi

BDT : Bağımsız Devletler Topluluğu BM : BirleĢmiĢ Milletler

BÜ : Bilkent Üniversitesi DAEġ : Irak ve ġam Ġslam Devleti

DDOP : DerinleĢtirilmiĢ Doğu Ortaklığı Projesi DEĠK : DıĢ Ekonomik ĠliĢkiler Kurulu

DKTK : Dünya Kırım Tatar Kongresi DOĞAKA : Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı DOP : Doğu Ortaklığı Projesi

(12)

xi

EBRD : Avrupa Ġmar ve Kalkınma Bankası EIB : Avrupa Yatırım Bankası

EĠT : Ekonomik ĠĢbirliği Örgütü ENR : Engineering News Record

EPDK : Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ETKB : Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı FSB : Rusya Federal Güvenlik Servisi G20 : Yirmiler Grubu

G7 : Yediler Grubu G8 : Sekizler Grubu GB : Gümrük Birliği GFP : Global Firepower GSMH : Gayri Safi Milli Hasıla GSYH : Gayri Safi Yurtiçi Hasila HASEN : Hazar Strateji Enstitüsü

ICAO : Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü IMF : Uluslararası Para Fonu

ĠĠT : Ġslam ĠĢbirliği TeĢkilatı KGB : Devlet Güvenlik Komitesi KÖC : Kırım Özerk Cumhuriyeti KTB : Kültür ve Turizm Bakanlığı

KTKYD : Kırım Türkleri Kültür ve YardımlaĢma Derneği

(13)

xii KTMM : Kırım Tatar Milli Meclisi KÜ : Koç Üniversitesi

LDPR : Rusya Liberal Demokrat Parti NATO : Kuzey Atlantik AntlaĢması Örgütü NGS : Nükleer Güç Santrali

OECD : Ekonomik ĠĢbirliği ve Kalkınma Örgütü OPEC : Petrol Ġhraç Eden Ülkeler Birliği

PYD : Demokratik Birlik Partisi QHA : Kırım Haber Ajansı RF : Rusya Federasyonu

SDÜ : Süleyman Demirel Üniversitesi SGH : Sabiha Gökçen Havalimanı

SSCB : Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği START II : Stratejik Silahların Azaltılması AntlaĢması II TAEK : Türkiye Atom Enerjisi Komisyonu / Kurumu TBMM : Türkiye Büyük Millet Meclisi

TC : Türkiye Cumhuriyeti

TFC : Tataristan Federe Cumhuriyeti

TĠKA : Tükiye ĠĢbirliği ve Koordinasyon Ajansı TMB : Türkiye Müteahhitler Birliği

TÜĠK : Türkiye Ġstatistik Kurumu

TÜRSAB : Türkiye Seyahat Acentaları Birliği

(14)

xiii

UNWTO : BirleĢmiĢ Milletler Dünya Turizm Örgütü ÜDĠK : Üst Düzey ĠĢbirliği Konseyi

WTO : Dünya Ticaret Örgütü

(15)

GĠRĠġ

Soğuk SavaĢ sonrası ve özellikle de AK Parti iktidarı sonrası daha çok ön plana çıkmaya baĢlayan Türkiye‟nin yumuĢak gücünü ve bu bağlamda tarihi miras, kimlik ve kültür gibi değerlerin de ön plana çıktığı Ak Parti dönemi Türk dıĢ politikasının sınırlarını ölçebilmek adına 2013 yılı sonunda patlak veren Ukrayna krizi ve akabinde Ukrayna‟nın toprak parçası olan ve Karadeniz‟in kontrolü açısından stratejik bir öneme sahip olan Kırım‟ın Rusya tarafından ilhak edilmesi yeni Türk dıĢ politikası açısından bir test ve çözümlenmesi gereken bir vaka olarak karĢımıza çıkmaktadır. 2014 yılına kadar Karadeniz‟e en uzun kıyısı olan ülke Ukrayna iken Kırım‟ın ilhakı sonrası Rusya Karadeniz‟de egemenliği kontrolüne almıĢ ve donanma olarak Türkiye için tehdit boyutuna ulaĢmıĢtır.

Altı ile sekiz milyon arası Kırım Tatar kökenli vatandaĢı olduğu tahmin edilen1 ve Kırım bölgesindeki Kırım Tatarları ile de tarihi, etnik ve kültürel bağları bulunan Türkiye‟nin, 2008 yılı öncesine göre iliĢkileri göreceli olarak Rusya ile kötüleĢse bile, Türk dıĢ politikası açısından diğer bölgelerde vuku bulan olaylar karĢısında izlediği politikalar ile kıyaslandığında Kırım‟ın ilhakı konusunda izlediği politikanın kendisinden beklenen seviyede olmadığı görüĢü genel kabul görmektedir. Bu çalıĢmanın araĢtırma sorusunu, Türkiye‟nin Kırım konusunda izlediği dıĢ politikanın belirleyici faktörlerinin neler olduğu oluĢturacaktır. Tezin ana argümanını ise, Türkiye‟nin yumuĢak güç potansiyeli olmasına rağmen sert güç unsurları yeterli seviyede olmadığından Kırım‟ın Rusya tarafından de facto ilhakına etkin bir Ģekilde karĢı çıkamadığı olacaktır.

Tezin inĢa edileceği üç ana argumana geçmeden önce gerekli içerik açıklamaları baĢlığı altındaki birinci bölümde, öncelikle yumuĢak güç ve Türk dıĢ politikasında

1 ĠÇTEN, Celal. (9 Ekim 2015). KTKYD Ġstanbul ġube BaĢkanı ile gerçekleĢtirilen röportaj. Ġstanbul

(16)

2

yumuĢak güç ele alındıktan sonra Kırım‟ın ilhakına giden sürecin nasıl geliĢtiği, yeni Türk dıĢ politikasında Kırım‟ın yeri, ilhak konusunda Türkiye‟nin resmi politikasının ne olduğu, ilhaka yönelik batılı devletlerin Rusya‟ya karĢı hangi yaptırımları aldığı ve yaptırımlar konusunda Türkiye‟nin politikasının ne olduğu ve son olarak da konunun taraflarından biri olarak Kırım Tatarlarının yaĢadığı insan hakları ihlallerinin neler olduğu incelenecektir.

Tez üç arguman üzerine inĢa edilecektir. Birinci argumanda, Rusya‟nın yakın komĢu politikasının ne olduğu ele alındıktan sonra bu politikayı Amerika BirleĢik Devletleri (ABD)‟nin de desteklediği ve uluslararası sistem seviyesinde gerçekleĢen bu durum karĢısında Türkiye‟nin de tek baĢına gücü yetmediği için Rusya‟nın yakın çevresine hükmetme politikasını kabullenmek zorunda kaldığı iddia edilecektir. Bu iddiayı desteklemek açısından da Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) ‟nin dağılması sonrası Türkiye‟nin Orta Asya Türk cumhuriyetlerine yönelik olarak geliĢtirmeye çalıĢtığı aktif dıĢ politikadan nasıl vazgeçmek zorunda kaldığı ele alınacaktır. Rusya‟nın yakın çevresindeki etkinliğinden ve ona karĢı gücü yetmediğinden dolayı Türkiye‟nin bu bölgelerden geri çekildiği iddia edilecektir.

Ġkinci argumanda ise, sert gücün önemli enstrümanlarından olan ekonomik güç ele alınacak ve Türkiye‟nin ekonomik ve ticari iliĢkiler çerçevesinde Rusya‟ya bağımlı olduğu iddia edilecektir. Bu iddiayı destekleyecek veri olarak da Türkiye‟nin enerji konusunda Rusya‟ya olan bağımlılığı incelenecek ve bu çerçevede doğalgaz ve petrol ithalatı ile Rusya‟ya ihalesi verilen Mersin Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) örnekleri üzerinden değerlendirilecektir. Ayrıca, diğer belirleyici ekonomik faktörler olarak da Türkiye‟nin yurtdıĢı müteahhitlik faaliyetleri ve bu sektörde Rusya‟nın sahip olduğu pay ile Türkiye‟ye gelen turist sayısı bakımından Almanlardan sonra ikinci sırada yer alan Rus turist rakamları ele alınacaktır.

Ekonomik olarak Türkiye‟nin Rusya‟ya olan bağımlılığının Türkiye‟nin izlemiĢ olduğu Kırım politikasını belirlediği iddiasına karĢı Türkiye‟nin Türkiye-Suriye sınırında Kasım 2015‟de neden Rus uçağını düĢürdüğü sorusu karĢı argüman olarak sorulacak ve bu karĢı argümana karĢı da iki arguman sunulacaktır. Birinci argumanda, Suriye‟de yaĢanan geliĢmelerin Türkiye‟nin iç bütünlüğünü tehdit ettiği ve Demokratik Birlik Partisi (PYD) gibi Türkiye‟nin terör örgütü olarak gördüğü bir grubun Rusya tarafından da desteklendiği ve Rusya‟nın sınırın Suriye tarafında

(17)

3

yaĢayan Bayır Bucak Türkmenlerini bombaladığı ve Türkiye için tüm bu geliĢmelerin kendi varlığına karĢı bir yaĢamsal tehdit oluĢturduğu iddia edilecektir.

Dolayısıyla Suriye‟de Rus uçağını düĢürecek kadar Türkiye‟nin Rusya‟yı karĢısına almasının sebebi olarak Türkiye‟nin yaĢamsal bir tehditle karĢı karĢıya kaldığı iddia edilecektir. Oysa Kırım‟ın Rusya tarafından ilhakı Türkiye adına böyle bir yaĢamsal tehdit olarak görülmemektedir. Ġkinci argüman olarak da, olayların retrospektif bir çerçeveden değerlendirilemeyeceği karĢı argümanı sunulacaktır. Çünkü Kırım‟ın Rusya tarafından ilhakı ve sonrasında Türkiye‟nin izlediği dıĢ politika sürecinde Suriye konusunda son dönemde vuku bulan olaylar henüz yaĢanmamıĢtı.

Üçüncü argumanda da, devletlerin dıĢ politikalarını sadece yumuĢak güce dayanarak inĢa edemeyecekleri ve sert güç olmadan sadece yumuĢak güce dayanarak inĢa edilecek olan dıĢ politikaların sınırlı olacağı ve belli bir noktada tıkanacağı iddia edilecektir. Kırım‟ın Rusya tarafından ilhakına yönelik olarak Türkiye‟nin kendisinden beklenmeyen derecede etkisiz bir dıĢ politika izlemesinde Türkiye‟nin Rusya‟yı eski bir süper güç olarak askeri güç bakımından karĢısına alamadığı iddia edilecektir. Bu iddiayı desteklemek açısından iki ülkenin sahip olduğu askeri güç unsurlarının karĢılaĢtırması yapılacaktır.

Tezin sonuç bölümünde ise, genel bir özet yapılarak çalıĢmanın ana iddiası olan sert güç olmadan yumuĢak gücün tek baĢına devletlerin dıĢ politikalarını oluĢturmalarında belli bir noktadan sonra yeterli olmadığı ve sert gücün uluslararası politikada hala ana belirleyici olduğu sonucuna varılacaktır.

(18)

4

1. GEREKLĠ ĠÇERĠK AÇIKLAMALARI

1.1.YumuĢak Güç

Uluslararası iliĢkiler disiplininin mihenk taĢını oluĢturan güç kavramının ne olduğu ile ilgili disiplinde farklı yaklaĢımlar ortaya çıkmıĢtır. Fakat, tüm bu farklı tanımların genel bir değerlendirmesi ile gücü, bir aktörün diğer aktörlerin davranıĢlarını istediği yönde değiĢtirebilme kapasitesi olarak tanımlayabiliriz. Disiplinde güç ile ilgili sert güç, yumuĢak güç ve akıllı güç gibi sınıflandırmalar yapılarak bu kategorilerde gücün ne olduğu ve unsurlarının neler olduğu ile ilgili farklı yaklaĢımlar bulunmaktadır. Uluslararası politikanın temel aktörü olarak devletler de dıĢ politikalarında sert güç, yumuĢak güç ve akıllı gücü ve bunların enstrümanlarını hedeflerine ulaĢmak için kullanmaktadırlar. Soğuk SavaĢ döneminin sona ermesine kadar uluslararası politikada devletler dıĢ politikalarında ağırlıklı olarak sert gücü kullanırlarken, SSCB‟nin dağılması ile sona eren Soğuk SavaĢ sonrası dönemde ise sert güce alternatif olarak yumuĢak güç yeni bir kavram olarak uluslararası iliĢkiler disiplininde ön plana çıkmaya baĢlamıĢtır. Ġlk olarak Josept Nye tarafından geliĢtirilen yumuĢak güç, bir devletin diğer devletleri ikna ve cazibe yolu ile istediğini yapmalarını sağlama yeteneği olarak tarif edilmektedir.2

Soğuk SavaĢ sonrası dönemde dünyada yaĢanan bütünleĢme, karĢılıklı bağımlılık ve küreselleĢme devletlerin dıĢ politikalarında yumuĢak gücü daha uygun hale getirmiĢtir. Ulusların karĢılıklı iletiĢim halinde olmaları, küresel politikada devlet dıĢı aktörlerin yükseliĢi, bölgesel ve uluslararası bütünleĢme çabalarında ortaya çıkan artıĢlar ve geleneksel sert güç araçlarındaki düĢüĢ, yumuĢak gücün küresel güç politikasında yeni bir kavram olarak ortaya çıkmasına zemin hazırlamıĢtır. ABD‟nin sert güç kullanarak Irak ve Afganistan‟da baĢarısız olması, Avrupa Birliği (AB) ‟nin eski SSCB ülkeleri olan Merkez ve Doğu Avrupa ülkelerini birliğe dahil ederek

2 Joseph Nye, Soft Power: The Means to Success in World Politics, New York, Public Affairs, 2004; ve Joseph Nye, The Powers to Lead, New Yoek, Oxford University Press, 2008.

(19)

5

geniĢlemesi, kimlik siyasetinin yükseliĢi ve teknolojik inovasyonlar ile insanın güçlenmesi gerçek zaferin ancak diğerlerinin kalplerini ve zihinleri kazanarak olabileceğini açık hale getirmiĢ ve bu da uluslararası iliĢkiler disiplinin de sert gücün düĢmesine ve yumuĢak gücün yükselmesine sebep olmuĢtur. Fakat, uluslararası iliĢkilerde yumuĢak gücün artan bu etkisine karĢı, yumuĢak gücün sert güç olmadan devletlerin dıĢ politikalarını belirlemede tek baĢına yeterli olup olmayacağı da diğer bir tartıĢma konusu olarak ortaya çıkmıĢtır.

1.2. YumuĢak Güç ve Türk DıĢ Politikası

DıĢ politikada sert güç-yumuĢak güç tartıĢmaları Türkiye‟de de yaĢanmıĢtır ve yaĢanmaya devam etmektedir. 1923 yılında cumhuriyetin kuruluĢundan Soğuk SavaĢ döneminin sona ermesine kadar güvenlik kaygılarının ön planda olması sebebi ile dıĢ politikasında sert gücü ve unsurlarını kullanan Türkiye için, SSCB‟nin dağılması ile sona eren Soğuk SavaĢ dönemi sonrası sahip olduğu yumuĢak güç unsurlarını kullanabilmesine olanak sağlayan yeni bir dönemi beraberinde getirmiĢtir. Türkiye‟nin demokratik, çağdaĢ ve nüfusunun büyük bir bölümü Müslüman olması ile eski SSCB ülkelerinin olduğu Balkanlar ve Orta Asya ile Müslüman Orta Doğu ülkeleri için model ülke olabileceği tartıĢmaları yaĢanmıĢtır ve yaĢanmaya devam etmektedir.

Özellikle de 2010 yılında ortaya çıkan Arap Baharı sürecinde Türkiye‟nin diktatörlükler ile yönetilen bu ülke halkları için bir rol model olabileceği değerlendirmeleri yapılmıĢtır. Türkiye‟nin Orta Doğu‟da oynamaya çalıĢtığı uzlaĢtırıcı rolü, komĢu ülkelerle geliĢtirdiği ekonomik olarak sıkı karĢılıklı bağımlılık stratejisi, Kuzey Irak yönetimi ile düĢmanlık ve rakiplik pozisyonundan ortaklık ve stratejik iĢbirliğine evrilen dıĢ politikası ve kazan-kazan stratejisi Türkiye‟nin yumuĢak güç enstrümanları olarak karĢımıza çıkmaktadır ve ikna ve müzakere yöntemlerini dıĢ politikasında artan bir Ģekilde kullanmaktadır. Fakat, bütün bunlar Türkiye‟nin sert gücü yeterli olmadan yumuĢak gücünü kullanarak dıĢ politikada istediği sonuçlara ulaĢması için yeterli olup olmadığı baĢka bir tartıĢma konusu olarak ortaya çıkmıĢ ve bununla ilgili birçok makale yayınlanmıĢtır. Tarık Oğuzlu tarafından 2014 yılında yayınlanan “Soft Power: The Concept and Its Relevancy” 3

3 Tarık Oğuzlu, Soft Power: The Concept and Its Relevancy”, „Ġstanbul‟, BĠLGESAM Analysis/International Politics, N. 1125, (7 April 2014).

(20)

6

ve 2007 yılında yayınlanan “Soft Power in Turkish Foreign Policy”4 adlı makalelerde Türkiye‟nin hem uluslararası sistem hem de kendi iç sorunlarından kaynaklı nedenlerden dolayı henüz tam anlamıyla bir yumuĢak güç aktörü olmadığı değerlendirmesi yapılmıĢtır. Ayrıca, 2008 yılında Insight Turkey adlı dergide Meliha Benli AltunıĢık tarafından kaleme alınan “The Possibilities and Limits of Turkey‟s Soft Power in the Middle East”5 adlı makalede Türkiye‟nin hem kendi iç sorunlarından, hem AB ile olan iliĢkisindeki sorunlardan hem de bölgedeki radikalleĢme hareketlerinden kaynaklı olarak yumuĢak güç aktörü olması konusunda çeĢitli sınırlamalar olduğu değerlendirmesi yapılmıĢtır. Türkiye, söylemleri ve hedefleri ile gücü arasında ciddi bir makas farkı olduğu ve bu sebepten birçok olayda baĢarısız olduğu eleĢtirilerine maruz kalmıĢtır ve kalmaktadır. Bu baĢarısız politikalara örnek olarak, Mısır‟da yaĢanan askeri darbe ile Muhammed Mursi‟nin görevden uzaklaĢtırılması, Suriye‟de yaĢanan iç savaĢ ve bu tezin de konusu olan Kırım‟ın Rusya tarafından ilhakı ve bu konuda Türkiye‟nin izlediği dıĢ politika örnek olarak verilmektedir6.

1.3.Kırım

1.3.1. Kırım’ın Ġlhakına Giden Süreç

SSCB‟nin dağılmasından sonra 1994 yılında Ġngiltere, ABD ve Rusya arasında imzalanan BudapeĢte AntlaĢması ile nükleer silahlarından vazgeçmesi karĢılığında Ukrayna‟nın sınır güvenliği bu üç ülkelerin teminatı altına alınmıĢ ve Rusya da Ukrayna‟nın toprak bütünlüğünü tanıyacağını ve koruyacağını taahhüt etmiĢtir.

Ayrıca, antlaĢma Ġngiltere ve ABD‟ye de Ukrayna‟nın toprak bütünlüğünü koruma sorumluluğu yüklemiĢtir. Soğuk SavaĢ sonrası dönemde Batı‟nın Doğu Ortaklığı Projesi (DOP) ile Rusya‟nın Gümrük Birliği (GB) projesi arasında sıkıĢan ve iki tarafın güç mücadelesi alanına dönen Ukrayna‟da Devlet BaĢkanı Victor Yanukoviç‟in AB ile 2010 yılında paraf edilen DerinleĢtirilmiĢ Doğu Ortaklığı Projesi (DDOP) görüĢmelerini 23 Kasım 2013 tarihinde sona erdirdiğini açıklaması ve bunu takiben 28-29 Kasım 2013 tarihlerinde aĢırı milliyetçi “Svoboda”,

4 Tarık Oğuzlu, Soft Power in Turkish Foreign Policy, Australian Journal of International Affairs, Vol..61, S.1, March 2007, s.81-97.

5 Meliha Benli AltunıĢık, The Possibilities and Limits of Turkey’s Soft Power in the Middle East, Ġstanbul, Insight Turkey, Vol.10, S.2, 2008, s.41-54.

6 Tarık Oğuzlu, Soft Power: The Concept and Its Relevancy”, „Ġstanbul‟, BĠLGESAM Analysis/International Politics, N. 1125, (7 April 2014).

(21)

7

“BarkivĢina” ve “Udar” Partilerinin önderliğinde ve batılı ülkelerin desteğiyle ülkenin batı bölgelerinde halk ayaklanması baĢlamıĢtır. Artan Ģiddet olayları ve ülkenin içine düĢtüğü kaostan çıkmak için Devlet BaĢkanı Victor Yanukoviç ile muhalif liderler Almanya, Fransa ve Polonya DıĢiĢleri Bakanları‟nın ve Rusya‟nın özel temsilcisinin gözetiminde 21 ġubat 2014 tarihinde iktidarın paylaĢımı ve anayasal düzenin sağlanması konusunda bir uzlaĢı metni üzerinde anlaĢmıĢlardır.

Varılan uzlaĢma metnine muhalifler sadık kalmayarak iktidarı silahlı baskınla ele geçirerek yeni bir yönetim oluĢturmuĢlardır. OluĢturulan bu yeni yönetim ABD ve AB tarafından da tanınmıĢtır. Victor Yanukoviç‟in baĢkent Kiev‟den ayrılmasından sonra Ukrayna Parlamentosu Victor Yanukoviç‟in devlet baĢkanlığına son vermiĢ ve 23 ġubat 2014 tarihinde de Rusçanın Ukrayna‟da ikinci resmi dil olmaktan çıkarılması kararı alınmıĢtır. Rusya‟ya sığınan Victor Yanukoviç devlet baĢkanlığının devam ettiğini ileri sürerek Rusya Devlet BaĢkanı Vladimir Putin‟e mektup yazarak Rusya‟nın Ukrayna‟da yaĢananlara müdahale etmesi çağrısında bulunmuĢtur. Bu çağrıyı Rusya olaylara müdahalesine meĢruiyet kaynağı olarak ileri sürmüĢtür. Victor Yanukoviç‟in iktidardan uzaklaĢtırılması ve aĢırı sağcı partilerin yönetime gelmesi Rusya‟nın Ukrayna politikasını değiĢtirmesine neden olmuĢtur.

Kırım ve Ukrayna‟nın doğu ve güney bölgelerindeki Rus nüfusu harekete geçirerek ve gizli servisler üzerinden askeri birlikler oluĢturarak mobilize olmalarını sağlamıĢtır.

Victor Yanukoviç‟in çağrısından sonra Kırım Özerk Cumhuriyeti (KÖC)‟nin güvenliğini Rusya sağlamaya baĢlamıĢtır. Kırım yönetimi de yeni oluĢturulan Kiev yönetiminin yasal olmadığını ileri sürerek kendi ordusunu ve güvenlik güçlerini oluĢturarak kendi güvenliklerini sağlamaya baĢlamıĢtır. 6 Mart 2014 tarihinde Kırım Parlamentosu bölgenin kaderi ile ilgili iki önemli karar almıĢtır. Bunlardan birincisi, Kırım‟ın Rusya‟ya katılmasına iliĢkin karar, diğeri ise Sivastopol liman kenti dahil Kırım‟da 16 Mart 2014 tarihinde referandum yapılması kararı olmuĢtur. 11 Mart 2014 tarihinde Kırım Parlamentosu Kırım‟ın bağımsızlığını ve Ukrayna‟dan ayrıldığını duyurmuĢtur. Bunu takiben Rusya‟nın Karadeniz‟deki en büyük üssünün bulunduğu Sivastopol liman kenti de Rusya‟ya katılma kararı almıĢtır. SSCB‟nin dağılmasından sonra KÖC‟ne dahil edilmeyen Sivastopol kentine Ukrayna Anayasası‟nda özel statü verilmiĢ ve 1997 yılında Ukrayna ile Rusya arasında

(22)

8

yapılan antlaĢmayla Sivastopol askeri üssü, %81‟i Rusya‟ya, %19‟u da Ukrayna‟ya olmak üzere iki taraf arasında paylaĢtırılmıĢtır. Kırım bölgesinde %10-12 civarında bir nüfusu olan Kırım Tatarları için bölgede yaĢanan geliĢmeler endiĢeyle karĢılanmıĢ ve Kırım Tatarlarının bölgedeki siyasi varlıklarının tehdit altına gireceği endiĢesine neden olmuĢtur. Bu endiĢeleri gidermek adına KÖC BaĢbakanı Sergey Aksyonov Kırım Tatarlarına baĢbakan birinci yardımcılığı ve iki bakanlık vermeye hazır olduklarını ve referandumdan sonra Kırım Tatarcasının Rusçanın yanında ikinci resmi dil olacağını ve diğer bakanlıklarda da kilit görevler verileceğini taahhüt etmiĢtir. Kırım Parlamentosu da Kırım Tatarlarının haklarının iade edileceğine dair karar almıĢtır. Rusya da Kırım Tatarlarının haklarının garanti altına alınacağını taahhüt etmiĢtir. 16 Mart 2014 tarihinde yapılan referandumda %97 evet oranı ile Rusya‟ya bağlanma kararı alınmıĢtır. Türkiye‟deki Kırım Türkleri Kültür ve YardımlaĢma Derneği (KTKYD) Ġstanbul Ģube yetkilileri, Kırım Tatarları tarafından boykot edilen referanduma katılım oranının Devlet Güvenlik Komitesi (KGB) ‟den edindikleri bilgilere göre %33 civarında olduğunu iddia etmektedirler. 18 Mart 2014 tarihinde ise Rusya ile Kırım Cumhuriyeti arasında Rusya‟ya katılım antlaĢması imzalanmıĢtır. 20 Mart 2014 tarihinde Anayasa Mahkemesi tarafından antlaĢmanın Rusya anayasasına uygunluğu onaylandıktan sonra parlamentonun alt ve üst kanatları tarafından da onaylanarak yürürlüğe girmiĢtir.

1.3.2. Yeni Türk DıĢ Politikasında Kırım’ın Yeri

1774 yılında Osmanı Devleti ile Rusya arasında imzalanan antlaĢma ile Kırım bölgesi Osmanlı Devleti himayesinden çıkmıĢtı. Bu antlaĢmaya göre, yarımada üçüncü taraflara teslim edilemeyecek ve aykırı bir adım atılması halinde Kırım otomatik olarak Türklerin himayesine geri dönecekti. Türkiye‟nin bu antlaĢma maddesinden doğan haklarını kullanması için hem SSCB‟nin 1991 yılında dağılmasından sonraki süreçte hem de son 2014 yılında yaĢanan Kırım‟ın Rusya tarafından ilhakı sürecinde fırsat doğmasına ragmen Türkiye her iki süreçte de bu maddeyi gündeme bile getirmemiĢtir.7

SSCB‟nin dağılmasından sonra Ukrayna‟ya bağlı özerk bir cumhuriyet olarak kalan Kırım bölgesi ve buranın asli unsurları olan Kırım Tatarları için Türkiye bugüne kadar siyasi ve diğer alanlarda destek olmaya çalıĢmıĢtır. Türkiye‟nin dıĢ

7 Salih Yılmaz, Kırım Krizi ve Dünya Kırım Tatar Kongresi, Ankara, SDE, N.12, Ağustos 2015.

(23)

9

politkasında yumuĢak güç unsuru olarak en önemli enstrümanlarından biri olan Tükiye ĠĢbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TĠKA) ‟da ilk ofisini Kırım bölgesinde açmıĢ ve bugün hem Kiev‟de hem de Kırım‟da ayrı koordinasyon ofisleri bulunmaktadır.8 Bu süreçte bölgede 17 cami, 4 medrese ile hastaneler, okullar ve Kırım Tatarlarına ait kültür merkezleri Türkiye‟nin desteği ile kurulmuĢtur. Dönemin CumhurbaĢkanı Turgut Özal, 1992 yılında Ankara‟da gerçekleĢen ilk Türk Dili KonuĢan Ülkeler BaĢkanları zirvesinde protokol kurallarını çiğneyerek Kırım ve Ahıska Türklerinin sorunlarının görüĢülmesini isteyen bir talebe destek vermiĢtir.9 Kırım Tatarları için ayrı bir yeri olan Süleyman Demirel de 1994 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)‟de Kırım Tatarlarının sürgün faciasını en üst seviyede dile getirmiĢ, Kırım Tatarlarının sorunlarını Türkiye olarak devlet politikası olarak desteklemiĢ, Kırım‟da Kırım Tatarlarının baĢlattığı cami, üniversite, kütüphane, müze projelerine Türkiye‟den devlet yardımı baĢlatmıĢ ve Kırım Tatarları için bölgede bin ev projesini hayata geçirmiĢtir.10 27 Kasım 1996 yılında Türkiye ile Ukrayna arasında imzalanan Kültürel ĠĢbirliği AntlaĢması Kırım Tatarlarının çeĢitli kültürel haklar elde etmesini sağlamıĢtır.11

1944 yılındaki Büyük Sürgün ile Kırım bölgesinden sürgün edilen Kırım Tatarları SSCB‟nin dağılma sürecinde bölgeye yeniden dönmeye baĢlamıĢtır. 1989-1993 yılları arasında 250 binden fazla Kırım Tatarı bölgeye geri dönmüĢ ve demografik yapıda da köklü değiĢikliğe sebep olan bu büyük geri dönüĢ geri dönen insanların siyasi, ekonomik ve sosyal düzene sağlıklı bir Ģekilde entegre olmaları için çeĢitli çalıĢmaların yapılması ihtiyacını da gündeme getirmiĢtir. 1992 yılında kurulan TĠKA aracılığı ile Türkiye‟de bugüne kadar çeĢitli alanlarda Kırım Tatarlarına destek olmaya çalıĢmıĢtır.

8 ĠÇTEN, Celal. (9 Ekim 2015). KTKYD Ġstanbul ġube BaĢkanı ile gerçekleĢtirilen röportaj. Ġstanbul

9 Abdulvahap Kara, Tugut Özal ve Türk Dünyası Türkiye-Türk Cumhuriyetleri ĠliĢkileri 1983- 1993, 1. b, „y.y.‟, IQ Kültür Sanat Yayıncılık,‟t.y.‟.

10 “9. CumhurbaĢkanı Süleyman Demirel‟in Vefatı üzerine”, KTKYD, (Çevrimiçi) http://www.kirimdernegi.org.tr/sdetay.asp?did=606,0,a (EriĢim Tarihi: 17.03.2016).

11 Ġçten, a.g.e.

(24)

10

ġekil 1 Ukrayna'nın Yıllara Göre TĠKA Bütçeden Aldığı Pay

Kaynak: TĠKA (Çevrimiçi) http://www.tika.gov.tr/upload/oldpublication/faaliyet-raporu- 2013.pdf (EriĢim Tairih: 17.03.2016)

Ak Parti döneminde de Kırım bölgesinde yaĢayan Kırım Tatarlarına TĠKA aracılığı ile eğitim, sağlık, barınma, konut, idari ve sivil altyapılar, diğer sosyal hizmetler ve ekonomik altyapılar alanlarında çeĢitli yardımlar yapılmıĢtır ve yapılmaya devam etmektedir. Fakat, 2008 yılında 1,86% olan bu pay 2013 yılında -65,05% düĢerek 0,65% olarak gerçekleĢmiĢtir.

ġekil 2 TĠKA Harcamalarının Sektörel Dağılımı 2013

Kaynak: TĠKA (Çevrimiçi) http://www.tika.gov.tr/upload/oldpublication/faaliyet-raporu- 2013.pdf (EriĢim Tairih: 17.03.2016)

TĠKA tarafından gerçekleĢtirilen faaliyetlerin ve harcamaların sektörel dağılımına baktığımızda ise, 35,35% ile eğitim ilk sırada yer almaktadır.

1.86%

2.86%

1.30% 1.45%

0.87%

0.65%

2008 2009 2010 2011 2012 2013

35.35%

10.58%

29.47%

23.48%

0.80% 0.32%

Eğitim Sağlık

Ġdari ve Sivil Altyapılar Diğer Sosyal altyapı ve Hizmetler

(25)

11

2005 yılında dönemin DıĢiĢleri Bakanı olan Abdullah Gül Turuncu Devrim sonrası Ukrayna‟yı ziyaret eden ilk dıĢiĢleri bakanı olmuĢ ve gezinin ikinci gününü Kırım‟a ayırarak Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) BaĢkanı Mustafa Abdulcemil Kırımoğlu ve Bakanlar Kurulu BaĢkanı Anatoli Matvirenko'nun da bulunduğu heyetle meclis binasında görüĢmüĢ ve TĠKA aracılığı ile Kırım‟a destek sözü vermiĢtir.12 Diğer kayda değer bir geliĢme olarak da, 2011 yılında Londra‟da sürgünde ölen ve Kırım Tatarları için çok önemli bir kiĢilik olan yazar Cengiz Dağcı‟nın Londra yerine Kırım‟da defnedilmesi konusunda Türkiye ve dönemin DıĢiĢleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Ukrayna nezdinde giriĢimlerde bulunarak Yalta‟da defnedilmesini sağlamıĢ ve Ahmet Davutoğlu Yalta‟daki cenaze törenine de bizzat katılmıĢtır.13 Bağımsız Kırım devleti mücadelesi için tüm dünyadaki Kırım Tatarlarını birleĢtirmek amacı ile oluĢturulan ve ilki 19-22 Mayıs 2009 tarihinde Akmescit (Simferopol)‟da gerçekleĢtirilen Dünya Kırım Tatar Kongresi (DKTK)‟nin ikincisi 1-2 Ağustos 2015 tarihinde Türkiye‟nin maddi desteği ile 12 farklı ülkeden 184 Kırım Tatar sivil toplum kuruluĢu ve 480 delegenin katılımı ile Ankara‟da gerçekleĢtirilmiĢtir. Bu kongrenin Ankara‟da gerçekleĢmesini engellemek amacı ile Rusya‟nın Türkiye‟ye nezdinde çeĢitli giriĢimleri de olmuĢtur.14

1.3.3. Türkiye’nin Resmi Kırım Politikası

Ukrayna‟daki siyasi krizin Devlet BaĢkanı Victor Yanukoviç‟in devrilmesi ile sonuçlanması ve krizin KÖC‟ne taĢınması bölge ile etnik, kültürel ve tarihi bağları olan Türkiye için konuyu farklı bir boyuta taĢımıĢtır. Türkiye‟nin Kırım konusunda izlediği politikayı analiz ettiğimizde üç temel prensip üzerine oturduğu görülmektedir.

Birincisi, uluslararası hukuk ve Ukrayna‟nın toprak bütünlüğü ve siyasi birliği ilkesi.

Buna göre, Türkiye Ukrayna‟da yaĢanan siyasi krizin Ukrayna‟nın toprak bütünlüğü korunarak, insan hakları ve eĢit vatandaĢlık çerçevesinde Kiev‟de herkesi kuĢatan bir yönetimin oluĢturulması savunmuĢtur. Ukrayna‟da Victor Yanukoviç‟in devrilmesinden sonra kurulan yeni hükümeti ilk ziyaret eden ülkelerden birisi

12 “Gül‟den Kırım‟a Destek Sözü”, Radikal, (Çevrimiçi) http://www.radikal.com.tr/yorum/gulden- kirima-destek-sozu-746004/ (EriĢim Tarihi: 17.03.2016).

13 Fehim TaĢtekin, “Cenaze Diplomasisiyle Kırım Çıkarması”, Radikal, (Çevrimiçi)

http://www.radikal.com.tr/yazarlar/fehim-tastekin/cenaze-diplomasisiyle-kirim-cikarmasi-1065224/

(EriĢim Tarihi: 17.03.2016)

14 Yılmaz, a.g.e.

(26)

12

Türkiye olmuĢtur. 28 ġubat-1 Mart 2014 tarihlerinde dönemin DıĢiĢleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Ukrayna‟ya bir çalıĢma ziyareti gerçekleĢtirmiĢ ve Ukrayna‟nın toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin Türkiye için en temel prensip olduğunu vurgulamıĢtır.15 Ayrıca, Türkiye 16 Mart 2014 tarihinde Kırım‟da düzenlenen referandumu hukuka aykırı ve gayri resmi olduğunu dile getirmiĢ ve referandum sonucunda oluĢacak fiili durumun Türkiye açısından hukuki geçerlilik taĢımayacağını ve tanımayacağını duyurmuĢtur.16

Ġkinci temel ilke, tarihi ve bölgenin asli unsuru olarak Kırım Tatarlarının mevcudiyeti bakımından Kırım bölgesinin Türkiye için özel bir anlam ifade ettiği ve Kırım Tatarlarının güvenlik ve esenliğinin Türkiye için önemli ve öncelikli olduğu resmi yetkililerce birçok defa ifade edilmiĢtir.17 Kırım Tatarlarına her türlü desteği vereceğini ve yanlarında olacağını ifade eden Türkiye, Kırım Tatarları lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, KTMM BaĢkanı Refat Çubarov ve Türkiye‟deki Kırım dernekleri temsilcileri ile sürekli temas halinde olmuĢtur. Ayrıca, Türkiye Kırım konusunda Ġslam ĠĢbirliği TeĢkilatı (ĠĠT) ve Türk Konseyi Genel Sekreteri nezdinde giriĢimlerde bulunmuĢtur.18

Üçüncü olarak da, Karadeniz, Kafkaslar, Balkanlar ve Avrasya‟da barıĢ ve istikrarın omurgası olan ülke olarak Türkiye tüm tarafları sağduyuya davet etmiĢ ve askeri yığınak, manevra ve hareketlerden kaçınmaya ve sorunların diploması yolu ile çözümüne vurgu yapmıĢtır19. 28 ġubat-1 Mart 2014 tarihlerinde Ukrayna‟yı ziyaret eden dönemin DıĢiĢleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Ukrayna DıĢiĢleri Bakan Vekili Andriy DeĢçitsa ile yapmıĢ olduğu ortak basın toplantısında

15 Ahmet Davutoğlu, “Türkiye Olarak Kırım‟da Gerginliğin Azaltılması ve Sorunların Çözülmesi Ġçin Her Türlü Katkıyı Yapmaya Hazırız”, T.C. DıĢiĢleri Bakanlığı, (Çevrimiçi)

http://www.mfa.gov.tr/disisleri-bakani-davutoglu-_turkiye-olarak-kirim_da-gerginligin-azaltilmasi- ve-sorunlarin-cozulmesi-icin-her-turlu-katkiyi-yap.tr.mfa (EriĢim Tarihi: 17.03.2016).

16 “17 Mart 2014, Kırım'da Düzenlenen Referandum Hk”, T.C. DıĢiĢleri Bakanlığı, (Çevrimiçi) http://www.mfa.gov.tr/no_-86_-17-mart-2014_-kirim_da-duzenlenen-referandum-hk.tr.mfa (EriĢim Tarihi: 17.03.2016).

17 “17 Mart 2014, Kırım'da Düzenlenen Referandum Hk”, T.C. DıĢiĢleri Bakanlığı, (Çevrimiçi) http://www.mfa.gov.tr/no_-86_-17-mart-2014_-kirim_da-duzenlenen-referandum-hk.tr.mfa (EriĢim Tarihi: 17.03.2016).

18 Mustafa Abdulcemil Kırımoğlu, “Kırımoğlu Ġslam ĠĢbirliği TeĢkilatı Genel Sekreteriyle

GörüĢecek”, QHA, (Çevrimiçi) http://qha.com.ua/tr/siyaset/kirimoglu-islam-isbirligi-teskilati-genel- sekreteriyle-gorusecek/131661/ (EriĢim Tarihi: 17.03.2016).

19 “6 Mart 2014, Kırım'daki Son GeliĢmeler Hk”, T.C. DıĢiĢleri Bakanlığı, (Çevrimiçi)

http://www.mfa.gov.tr/no_-77_-6-mart-2014_-kirim_daki-son-gelismeler-hk.tr.mfa (EriĢim Tarihi:

17.03.2016).

(27)

13

"Kırım‟daki bütün etnik ve dini grupların barıĢ ve huzur içinde bir arada yaĢamaları, Kırım‟ın refahı için de, Ukrayna‟nın refahı için de, Karadeniz‟in huzuru için de elzemdir.

Türkiye olarak, Kırım‟da bu tansiyonun, gerginliğin azaltılması ve sorunların çözülmesi için her türlü katkıyı yapmaya hazırız"20

ifadelerini kullanmıĢtır. Ayrıca, bu ziyarette DıĢiĢleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Devlet BaĢkan Vekili ve Parlamento BaĢkanı Oleksandr Turçinov, BaĢbakan Arseniy Yatsenyuk, DıĢiĢleri Bakanı Vekili Andriy DeĢçitsa ve Ukrayna Meclisi üyesi Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ile de bir görüĢme gerçekleĢtirmiĢtir21.

Türkiye, Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu22 ve KTMM BaĢkanı Refat Çubarov‟un 5 yıl süre ile Kırım‟a girmelerinin yasaklanmasını23, KTMM‟ye yapılan saldırıları ve baskıları kınayan bildiriler yayınlamıĢtır.24 17 Eylül 2014 tarihinde bölgede yapılan yerel seçimleri de tanımadığını bildirmiĢtir25. Son olarak, ciddi sağlık sorunları olan 12 Kırım Tatarı T.C. Sağlık Bakanlığı‟nın Türkiye‟deki Kırım dernekleri ile iĢbirliği neticesinde Türkiye‟ye getirilerek tedavi ettirilmiĢtir.26

DıĢiĢleri Bakanlığı‟nın 2015 Mali Yılı Bütçe Tasarısının TBMM Genel Kurulu‟na sunulması amacı ile hazırlanan “2015 Yılına Girerken DıĢ Politikamız” adlı kitapçıkta da Kırım konusunda Ģu ifadelere yer verilmiĢtir;

20 Ahmet Davutoğlu, “Türkiye Olarak Kırım‟da Gerginliğin Azaltılması ve Sorunların Çözülmesi Ġçin Her Türlü Katkıyı Yapmaya Hazırız”, T.C. DıĢiĢleri Bakanlığı, (Çevrimiçi)

http://www.mfa.gov.tr/disisleri-bakani-davutoglu-_turkiye-olarak-kirim_da-gerginligin-azaltilmasi- ve-sorunlarin-cozulmesi-icin-her-turlu-katkiyi-yap.tr.mfa (EriĢim Tarihi: 17.03.2016).

21 Ahmet Davutoğlu, “Türkiye Olarak Kırım‟da Gerginliğin Azaltılması ve Sorunların Çözülmesi Ġçin Her Türlü Katkıyı Yapmaya Hazırız”, T.C. DıĢiĢleri Bakanlığı, (Çevrimiçi)

http://www.mfa.gov.tr/disisleri-bakani-davutoglu-_turkiye-olarak-kirim_da-gerginligin-azaltilmasi- ve-sorunlarin-cozulmesi-icin-her-turlu-katkiyi-yap.tr.mfa (EriĢim Tarihi: 17.03.2016).

22 “5 Mayıs 2014, Abdülcemil Kırımoğlu'nun Kırım'a GiriĢinin Engellenmesi ve Kırım Tatar Milli Meclisine KarĢı Tehditler Hk”, T.C. DıĢiĢleri Bakanlığı (Çevrimiçi) http://www.mfa.gov.tr/no_- 140_-5-mayis-2014_-abdulmecil-kirimoglu_nun-kirima_a-girisinin-engellenmesi-ve-kirim-tatar-milli- meclisine-karsi-tehditler-hk.tr.mfa (EriĢim Tarihi: 17.03.2016).

23 “7 Temmuz 2014, Kırım Tatar Milli Meclisi Ve Kırım Tatarlarına Yönelik Artan Baskı ve Hukuk DıĢı Uygulamalar Hk”, T.C. DıĢiĢleri Bakanlığı, (Çevrimiçi) http://www.mfa.gov.tr/no_-231_-7- temmuz-2014_-kirim-tatar-milli-meclisi-ve-kirim-tatarlarina-yonelik-artan-baski-ve-hukuk-disi- uygulamalar-hk.tr.mfa (EriĢim Tarihi: 17.03.2016).

24 “30 Ocak 2015, Kırım Tatar Milli Meclisi BaĢkan Yardımcısı Çiygöz‟ün Tutuklanması Hk”, T.C.

DıĢiĢleri Bakanlığı, (Çevrimiçi) http://www.mfa.gov.tr/no_-41_-30-ocak-2015_-kirim-tatar-milli- meclisi-baskan-yardimcisi-ciygoz_un-tutuklanmasi-hk_.tr.mfa (EriĢim Tarihi: 17.03.2016).

25 “17 Eylül 2014, DıĢiĢleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç‟in Kırım‟da 14 Eylül 2014 Tarihinde GerçekleĢtirilen Yerel Seçimlere Dair Tutumumuz Hakkındaki Bir Soruya Cevabı”, T.C. DıĢiĢleri Bakanlığı, (Çevrimiçi) http://www.mfa.gov.tr/sc-30_-17-eylul-2014_-disisleri-bakanligi-sozcusu- tanju-bilgic_in-kirim_da-14-eylul-2014-tarihinde-gerceklestirilen-yerel-seciml.tr.mfa (EriĢim Tarihi:

17.03.2016).

26 Ġçten, a.g.e.

(28)

14

“Türkiye, Kırım‟ın yasadıĢı ilhakını (Mart 2014) tanımamaktadır. Yarımadanın yerli halkı olan Kırım Tatar Halkı‟nın güvenliğinin ve haklarının korunması önceliğimizdir. Bugüne kadar ve ilhaktan sonraki süreçte hak arayıĢlarını barıĢçı ve demokratik bir çizgide sürdürmelerine rağmen Kırım‟daki soydaĢlarımız baskı ve sindirme politikalarına maruz kalmaktadır. Kırım Tatar liderlerinin Kırım‟a giriĢlerinin engellenmesi, KTMM binasında, Kırım Tatarlarının ibadet yerlerinde, okullarda ve evlerde güvenlik güçlerince yapılan korkutma amaçlı aramalar endiĢe verici geliĢmelerdir. Kırım‟daki soydaĢlarımızın güvenliklerinin sağlanması ve haklarının korunması Kırım‟da fiili yönetimin sorumluluğundadır. Ülkemiz Kırım‟daki soydaĢlarımızın durumunu yakından takip etmeye devam edecektir.”27

Türkiye resmi olarak Kırım‟ın ilhakını tanımamasına ve uluslararası hukuku ve Ukrayna‟nın toprak bütünlüğü ve siyasi birliğini savunmasına rağmen Rusya ile olan iliĢkileri de yaĢanan bu krizden etkilenmeden devam etmiĢtir. Hatta kriz sonrası 1 Aralık 2014 tarihinde Ankara‟da Türkiye-Rusya 5. Üst Düzey ĠĢbirliği Konseyi (ÜDĠK) toplantısı gerçekleĢtirilmiĢ ve toplantı sonrası CumhurbaĢkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet BaĢkanı Vladimir Putin‟in yapmıĢ olduğu ortak basın toplantısında Rusya‟dan Avrupa‟ya doğalgaz akıĢını sağlayan Güney Akım‟ın iptal edilerek yerine Türkiye‟den geçecek olan Türk Akımı projesi üzerinde anlaĢıldığı duyurulmuĢtur.28 Türkiye sorunun çözümü konusunda batılı devletlerin Rusya‟ya karĢı almıĢ olduğu yaptırım kararlarına uymak yerine Rusya ile olan iĢbirliğini daha da derinleĢtirmiĢ ve Kırım krizinin çözümü konusunda Rusya ile diyalog halinde olarak Kırım Tatarlarının güvenlik ve haklarını korumaya çalıĢtığını ifade etmiĢtir.

Röportaj yapılan gazeteci Mehmet Erdoğan Elgin, Mustafa Abdulcemil Kırımoğlu ile CumhurbaĢkanı Recep Tayyip Erdoğan‟ın bir görüĢmesinde Erdoğan‟ın Kırımoğlu‟na

“Rusya Ģu an tüm dünya tarafından sıkıĢtırılmıĢ ve zor durumda. Üstüne çok gitmeyelim ama Rusya‟nın içinde bulunduğu bu sıkıĢmıĢlıktan da yararlanarak Kırım Tatarlarının insan hakları, demokrasi gibi kültürel hakları konusundaki talepleri için

27 “2015 Yılına Girerken DıĢ Politikamız”, T.C. DıĢiĢleri Bakanlığı, (Çevrimiçi)

http://www.mfa.gov.tr/site_media/html/2015-yilina-girerken-dis-politikamiz.pdf (EriĢim Tarihi:

17.03.2016), s.34.

28 “Putin'den Sürpriz Karar: Rusya, Güney Akım'ı Türkiye'ye Çevirdi”, HABERLER.COM, (Çevrimiçi) http://www.haberler.com/putin-den-surpriz-karar-rusya-guney-akim-i-turkiye-6739303- haberi/ (EriĢim Tarihi: 17.03.2016)

(29)

15

Rusya‟dan bir Ģeyler koparabiliriz…Rusya ile anlaĢın, sizin için ha Ukrayna ha Rusya yönetimi ne fark eder ki”.29

dediğini aktarmaktadır. Röportaj yapılan ġener Aktürk, Zafer Karatay, Mehmet Erdoğan Elgin ve diğer yetkililer Kırım bölgesinde gerçekten de Ģövanist Rusların olduğunu ve bölgede yaĢayan Kırım Tatarlarının can ve mal güvenliği için tehlike oluĢturabileceğini ve Türkiye‟nin sessiz ve etkisiz politikasında bu kaygıların da etkili olduğunu ifade etmiĢlerdir. Örneğın, Rusya Liberal Demokrat Parti (LDPR) lideri Vladimir Jirinovski‟nin 2011 yılında “bu Kırım alınmazsa bir gün gelecek Türkler alacak, çünkü burası Türkler ile Ruslar arasında hak iddia edilen bir bölge”30 Ģeklinde bir açıklaması bulunmaktadır. Türkiye‟nin izlediği Kırım politikasında bu kaygıların etkili olduğunu varsaysak bile Rusya ile diyaloğu sürdürmesinin ve iĢbirliğini derinleĢtirmesinin Kırım Tatarlarının haklarını korunması bakımından kayda değer bir yararının olduğunu söylemek de zor gözükmektedir. Çünkü, Türkiye‟nin diyalog ve müzakere ile sorunu çözme çabalarına karĢı Kırım Tatarları bir çok sorun ile karĢı karĢıya kalmıĢlardır. DıĢiĢleri Bakanlığı‟nın 2015 Mali Yılı Bütçe Tasarısının TBMM Genel Kurulu‟na sunulması amacı ile hazırlanan “2015 Yılına Girerken DıĢ Politikamız” adlı kitapçıkta da ifade edildiği gibi bugüne kadar ve ilhaktan sonraki süreçte hak arayıĢlarını barıĢçı ve demokratik bir çizgide sürdürmelerine rağmen Kırım‟daki Kırım Tatarları baskı ve sindirme politikalarına maruz kalmaya devam etmiĢ, Kırım Tatar lideri Mustafa Abdulcemil Kırımoğlu ve KTMM BaĢkanı Refat Çubarov‟un 5 yıl süre ile Kırım‟a giriĢleri engellenmiĢ, KTMM binasında, Kırım Tatarlarının ibadet yerlerinde, okullarda ve evlerde güvenlik güçlerince korkutma amaçlı aramalar yapılmıĢtır.

Tüm bu geliĢmeler bize göstermektedir ki, Türkiye her ne kadar sorunun çözümü konusunda Rusya ile diyalog ve müzakere halinde olduğunu ve bu Ģekilde Kırım Tatarlarının güvenlik ve haklarını korumaya çalıĢtığını iddia etse de bunda da baĢarılı olamadığı görülmektedir. Bu strateji ile her hangi bir sonuç alamamasına rağmen neden Rusya ile iliĢkilerini sürdürmeye ve hatta derinleĢtirmeye çalıĢtı diye sorduğumuzda ise, Türkiye‟nin gerek Rusya‟nın 1993 yılında uygulamaya koyduğu

29 ELGĠN, M. Erdoğan (17 Kasım 2015). Gazeteci Mehmet Erdoğan Elgin ile gerçekleĢtirilen röportaj. Ġstanbul.

30 Elgin, a.g.e.

(30)

16

yakın komĢu politikası gerek ekonomik olarak Rusya ile olan ticari iliĢkileri gerekse de askeri güç bakımından Rusya ile yarıĢamaması, Kırım konusundaki sessiz ve etkisiz bir politika izlemesindeki temel sebepler olarak karĢımıza çıkmaktadır.

1.3.4. Rusya’ya Uygulanan Ambargo ve Yaptırımlar

KÖC‟nin Rusya tarafından ilhak edilmesinden sonra Rusya‟ya karĢı alınan yaptırım ve ambargo kararları kapsamında 133 Rus yetkiliye yaptırım kararı alınmıĢtır.

ABD‟nin yaptırım listesinde 56, AB yaptırım listesinde 132 ve sadece AB yaptırım listesinde 22 Rus yetkili yer almaktadır. Bu isimlerden 8‟i Rus iktidara yakınlığı ile bilinen iĢadamlarıdır. Batı tarafından toplamda 55 Rus Ģirketi ve bankası kara listeye alınmıĢtır ve bunların 13‟ü Rus bankası ve 41 tanesi de Rus petrol, doğalgaz ve savunma Ģirketleridir. ABD, 36 Rus Ģirket ve bankasına yaptırım uygularken AB ise 20 Rus Ģirket ve bankasına yaptırım uygulamaktadır. Bunların dıĢında, Ukrayna‟nın güneydoğu bölgesindeki ayrılıkçı gruplar ve temsilcileri de ABD ve AB‟nin yaptırım listesindedir. ABD ve AB‟nin yanı sıra Avustralya, Arnavutluk, Ġngiltere, Gürcistan, Ġsrail, Ġzlanda, Kanada, Lihtenstayn, Moldova, Norveç, Yeni Zelanda, Ukrayna, Karadağ, Letonya, Kosova, Ġsviçre ve Japonya da Rusya‟ya yaptırım uygulamaktadır. Rusya ise kendisine yaptırım uygulayan ülkelerden sadece Ġsviçre, Ġzlanda, Arnavutluk, Lihtenstayn ve Yeni Zelanda‟ya yaptırım uygulamamaktadır.31 AB tarafından Rusya‟ya karĢı alınan yaptırımları dört baĢlık altında toplayabiliriz.

Bunlar diplomatik tedbirler, dondurulan varlıklar ve vize yasağı, Kırım ve Sivastopol için alınan kısıtlamalar ve ekonomik yaptırımlar Ģekilinde sınıflandırılabilir. Her bir kategori altında alınan yaptırımları da Ģu Ģekildedir;32

Diplomatik Tedbirler:

 Avrupa Yatırım Bankası (EIB) tarafından yeni finansal operasyonların askıya alınması

31Gönül ġamilkızı, “Rusya-Batı Yaptırım SavaĢı”, Ġktibas Dergisi, (Çevrimiçi) http://www.iktibasdergisi.com/rusya-bati-yaptirim-savasi/ (EriĢim Tarihi: 10.12.2014).

32 “Sanctions Overview”, Linklaters LLP, (Çevrimiçi)

https://events.lawsociety.org.uk/uploads/files/564727a8-d8e5-4586-9b75-b62defe1aa5d.PDF (EriĢim Tarihi: 17.03.2016).

(31)

17

 Soçi‟deki Sekizler Grubu (G8) zirvesine Rusya‟nın katılmaması ve Rusya‟nın Ekonomik ĠĢbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve Avrupa Enerji Ajansı‟na katılım müzakerelerinin askıya alınması

 Rusya ile vize ve AB-Rusya arasındaki Yeni AntlaĢma ikili görüĢmelerinin askıya alınması

Dondurulan Varlıklar ve Vize Yasağı:

 Kırım‟ın ilhakı ve doğu Ukrayna‟daki istikrarsızlıktan sorumlu Rus siyasetçilere aktif olarak destek veren ve bunlardan kar sağlayan kiĢiler

 Ukrayna‟nın toprak bütünlüğünü, bağımsızlığını, egemenliğini, istikrarını ve güvenliğini tehdit eden ve buna zarar veren eylem ve politikaları aktif olarak destekleyen ve uygulayan ve iĢbirliği yapan ve de Ukrayna‟da uluslararası kurumların çalıĢmasını engelleyen kiĢi ve varlıklar

 Mülkiyeti Ukrayna yasalarına aykırı olarak transfer edilen veya bu transferden yararlanan Kırım ve Sivastopol‟daki yasal kiĢi, varlık ve kurumlar

 Ukrayna‟nın Donbas bölgesindeki ayrılıkçı gruplarla ticari iliĢkileri olan kiĢi ve varlıklar

Kırım ve Sivastopol Ġçin Alınan Kısıtlamalar:

 Kırım ve Sivastopol menĢeli ürünlerin AB‟ne ithalatı ve ithalat ile ilgili finans, finasal yardım ve sigortanın yasaklanması

 Kırım ve Sivastopol‟da taĢıma, telekomünikasyon ve enerji sektörlerinde iĢ alma, kazanım ve altyapı geliĢtirme faaliyetleri ile petrol, gaz ve mineral kaynakların iĢletmelerinin yasaklanması

 Amaç ve sonuçları ile yasakları delen faaliyetlere katılımın yasaklanması Ekonomik Yaptırımlar

 Rusya‟dan askeri ve askeriye ile ilgili ürünlerin ithalat ve ihracatının yasaklanması ve ilgili ürünlerde teknik yardım, komisyon hizmeti, finans ve finasal yardımın yasaklanması

 Ġstisnalara konu olan ürün ve teknolojilerin satıĢ, tedarik, transfer ve ihracatının sınırlandırılması

(32)

18

 Rusya‟da petrol endüstrisinde derin sularda petrol arama, arktik petrol arama ve üretim ile kaya gazı projeleri konuları için uygun olan teknolojilerin satıĢ, tedarik, transfer ve ihracatının ve sınırlandırılması

 Yasakları aĢma amaç ve sonuçları olan faaliyetlere katılımın yasaklanması ABD tarafından Rusya‟ya karĢı alınan yaptırım kararlarını da seyahat yasağı ve varlık dondurulması, sektörel yaptırımlar ve ihracat sınırlamaları baĢlıkları altında toplayabiliriz. Her bir kategorinin detayları ise Ģu Ģekildedir;33

Seyahat Yasağı ve Varlık Dondurulması:

 Ukrayna‟nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne zarar veren ve Ukrayna‟nın devlet varlıklarını usulsüz bir Ģekilde ele geçiren Rus devlet yetkilileri ve Ģirketleri

Sektörel Yaptırımlar:

 Ticari iĢlemler, finans sağlama, 30 günü aĢan yeni borçlanmalar ile yeni finansal hizmet sektör varlıklarının yasaklanması

 Rusya enerji sektöründe faaliyet gösteren varlıklar ile ticari iĢlemler, finans sağlama, 90 günü aĢan yeni borçlanmaların yasaklanması

 Rus savunma ve ilgili sektörlerde faaliyet gösteren varlıklar ile ticari iĢlemler, finans sağlama, 30 günü aĢan yeni borçlanmaların yasaklanması

 Rusya ve deniz sahasında petrol üretme potansiyeline sahip kaya gazı, arktik offshore ve derin sularda petrol üretmesine yardım edecek finansal hizmet hariç mal ve hizmetlerin tedarik edilmesi, ihraç ve yeniden ihraç edilmesi ve teknolojinin yasaklanması.

Ġhracat Yaptırımları:

 Rusya‟da kaya gazı, arktik offshore ve derin sularda petrol ve gaz üretim ve keĢfinde kullanılacak data, software ve ürünlerde lisans talep edilmesi

 Rusya‟da petrol üretme potansiyeli olan kaya gazı, arktik offshore ve derin sularda keĢif ve üretimde kullanılacak olan ihracat lisansı gerektiren tüm ürünlerin reddedilmesi

33 Linklaters LLP, a.g.e.

(33)

19

Tüm bu yaptırımlara cevap olarak Rusya‟nın almıĢ olduğu yaptırımlar ise bireysel yasaklamalar ve tarım sektörü ürünlerinin ithalatına getirilen kısıtlamalar Ģeklinde olmuĢtur.

Bireysel Yasaklamalar:

 Bazı ABD ve AB temsilcilerine getirilen yasaklamalar Tarım Sektöründeki Ürünlerin Ġthalatına Getirilen Kısıtlamalar;

 Polonya üzerinden Ukrayna menĢeli meyve suyu, meyve ve sebzelerin ithalatının yasaklanması

 ABD, AB, Norveç, Avusturalya ve Kanada‟dan belli yiyyecek ürünlerin ithalatının sınırlandırılması

Rusya‟ya ülkelerin yanı sıra uluslararası kuruluĢlar tarafından uygulanan yaptırımlar da bulunmaktadır. Bunlar da aĢağıdaki gibidir;34

 OECD: 12 Mart 2014 tarihinde Yönetim Kurulu Rusya‟yı üyeliğe kabul etme sürecini durdurdu.

 G8: 18 Mart 2014 tarihinde Soçi‟de yapılması planlanan zirve iptal edildi. 25 Mart 2014 tarihinde ise Rusya‟nın G8 üyeliğine son verildi.

 Kuzey Atlantik AntlaĢması Örgütü (NATO): 2014 Mart ayından baĢlayarak çeĢitli düzeylerde yaptırım uygulamaya baĢladı. Fakat, 7 Ağustos 2014 tarihi itibarı ile NATO Rusya ile iĢbirliğini tamamen durdurduğunu açıkladı.

 Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO): 2 Nisan 2014 tarihinde Kırım‟a tüm uçuĢları yasakladı.

 Avrupa Konseyi (AK): 10 Nisan 2014 tarihinde Rusya heyetinin Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) ‟deki oy hakkı iptal edildi, Ruslar‟ın AKPM‟de üst düzey görevde bulunmaları ve gözlem misyonlarında yer almaları yasaklandı. 25 Mayıs 2014 tarihinde Rusya‟ya yapılması planlanan tüm organizasyonlar iptal edildi.

 Avrupa Ġmar ve Kalkınma Bankası (EBRD): 23 Temmuz 2014 tarihinde Rusya‟daki yeni projelerle ilgili kararlarını dondurdu.

34 ġamilkızı, a.g.e.

Referanslar

Benzer Belgeler

Sanayi-i Nefi­ se mektebinin üçüncü sınıfında iken aliyyüâlâ derecede diplo­ ma ile Avrupaya gönderilmeme karar vermişlerdi.. Fakat beş ve altıncı sınıf

Özdemir Asaf’ın şiir ve nesirlerindeki kelime grupları ana başlıklar halinde sınıflandırılmıştır: isim tamlamaları, sıfat tamlamaları, isim-fiil grupları,

Propriyanın diğer kısımlarında yaygın mo- nonükleer hücre infiltrasyonları, nötrofil lökositler ve değişen derecelerde bağ doku artışı, bazı olgularda

Bu kapsamda, web sitelerinin erişim, tasarım, dolaşım, çekiciliği, İlde yaşayanlara yönelik hizmetler, şeffaflık, turistlere yönelik hizmetler ve ilin tanıtımı,

One of them is caused by zofenopril calcium, one of ACE inhibitors which was not reported before in literature, the other one by lisinopril and another is

Kafkasya, tarih boyunca ticaret ve göç yollarının, kültürlerin kesiştiği önemli bir kavşak noktası olmuştur. Doğu ve Batı arasında bir köprü durumunda

Bunlar özetle Özal’ın pragmatik liderliğinin etkisiyle dış politikada geleneksel reaktif anlayışın terk edilerek, inisiyatif alan bölgesel sorunlara

Kazakistan’ın üye olduğu diğer bir bölgesel oluşum olan Orta Asya İşbirliği Teşkilatı (CACO) ise üye ülkeler arasında bazı konularda görüş birliğine varılamaması ve