38 Türk Dili
İsmail AYKANAT
yaz çelebi bu şair firar etmedir aşka gelip gelip yanaşan bir vebadır dorukta hastalıklı bir usta korkup kaçmadır aşktan oysa ne cesaretli elbette kendine yetmeyen bir vazgeçmedir laleler yetiştirmiş bir zamanlar dağıtıp durmuş dört yana adına yakıştırılmadık kalmamış bir yeniyetme heyecan nicedir uzak yaşamaların şiirine dönüştü yakınlıklara veda gidip gelmedir gelip gitmemektir aşka vedalara elveda kanıksamadır bir kere yâri yardan kurtarma sanatı darbesiyim sanatın hâl senden ibaretti çelebi
yazdığım her mısrayla tanınıyorum ve suçluyum bu yüzyılda suç olsa da yazacağım mısralarla tutunacağım darağacına öyleyse suçluyum darbe yapmaktan eylül kalkışılması aşktan ela gözlüyüm ama mavi duyguluyum çokça yaşamaktan gidiyorum başım dik tanklarınız üstüne taşra güneşliyim göçebe bir şiirin ardı sıra koşturuyorum aşkım ben içimi talan eden bir gemidir içinde aşka gülüşler sunan bana zeytin dalı uzatma kalbimle kalbinin arasında simurg göçerse göçsün kalbim çokça aşktan menevşeli acıların acıdan medet umarak geçtim sükût bedesteninden çelebi senin yaşadığın asırda var mıydı böyle aşklar
ki aşk bir pazar parkı gibi feryat ve figan taşıdı bahçelerime desem ki her başarılı şiirin altında kırık bir yürek vardır ve ben kırık bir asya’yım çokça şiirler berkiten
yeryüzünde bidatim iskân hakkım kalmadı