PRETERM EYLEM POST-TERM EYLEM Doç. Dr. Funda Özdemir
PRETERM EYLEM
37. gebelik haftasından önce doğan bebeklere prematüre bebek, eyleme de pre term eylem
denir.
Preterm eylem yönünden risk grupları
• 20 yaştan önce, 35 yaştan sonraki gebelikler
• Düşük sosyo ekonomik statü
• Gebelikte yetrsiz kilo alma ya da gebelik öcesi düşük vücut ağırlığı
• Özgeçmişte düşük ve erken doğum hikayesi
• Akut idrar yolları enfeksiyonu
• Diyabet ve hipertansiyon
• Servikal konizasyon
• Hidroamniyoz
• Çoğul gebelik
• Aşırı yorgunluk
Preterm eylemin belirti ve bulguları
• Her 10 dakikada ya da daha az aralarla gelen ağrılı ya da ağrısız uterus kontraksiyonları
• Braxton Hicks kontraksiyonlarının düzenli hale gelmesi
• Abdomenin alt kısmında menstrual ağrıya benzeyen kramolar
• Sürekli ya da aralıklı hissedilen pelvik basınç
• Membranların açılması
• Aşağı sırt bölgesinde künt ağrı
• Vajinal akıntıda ani artış
• Vajinal lekelenme
• Kadına günde bir ya da iki kez uterus
kontraksiyonlarını değerlendirmesi öğretilir.
“kadın sırtını bir yastıkla destekleyerek yan
tarafa yatar. Parmaklarını fundusa yerleştirir ve bir saat kontraksiyonları kontrol eder. “
* Kontraksiyonlar eğer 1 saat içinde her 10
dakikada ya da daha sık gelmiş ise bu durumda eylem başlamış olabilir.
Eğer preterm eylem belirtisi 15 dakikadan fazla devam etmiş ise, kadın şu önlemleri alması bakımından
uyarılır.
• Mesanesini boşaltması
• Sol yana yatması
• 3-4 bardak su içmesi
• Uterus kontraksiyonlarını palpe ederek 10 dakikadan daha sık gelen kontraksiyonları rapor etmesi
• Belirtilerden sonra 30 dakika istirahat etmesi
• Eğer bu önlemlere rağmen kontraksiyonlar geçmez ise hastaneye başvurması gerekir.
Preterm eylem geç tespit edilirse kontraksiyonları önlemek güçleşir. Prematüre eylem tespit
edildiğinde kontraksiyonların 10 dakikadan daha kısa aralarla gelmemesi veya 15 dakika içinde en fazla bir kez gelmesi ve
kontraksiyonların 30 saniyeden fazla sürmemesi gerekir ki tedaviye cevap verebilsin. Servikal
değişiklikler dikkatlice değerlendirilir.
*ancak kontraksiyonları uyarmamak için muayene dikkatlice yapılmalıdır.
Prematüre eylemde olan anneye sol yana yatırılarak mayi tedavisi verilir.
Kan volümünü yükseltmenin ve yan pozisyonun plasental perfüzyonu arttırdığı ve bunun da oksitosini baskıladığı düşünülmektedir.
Eğer kontraksiyonlar 15 dakikada iki kez veya daha fazla geliyorsa ve servikal değişiklikler varsa
tokolitik ilaç tavsiye edilir.
Tokolitik tedavi
Uterus kontraksiyonlarını önleyen ilaçlara
myometrial tokolitik ajanlar ismi verilir. Bunlar:
• Progesteron
• Antioksitosik ajanlar
• Beta-sympathomimetic ilaçlar
• Magnezyum sülfat
Progesteron: Gebelik süresince plasental
progesteronun uterus kaslarını gevşettiğini biliyoruz. Progesteron tedavisi eylem
başladıktan sonra etkili değildir. Ancak riskli kadınlarda prematüre eylemi önlemek amacı ile kulanılabilir.
Antioksitosik Ajanlar: Oksitosin uterus
konraksiyonlarını başlatan en büyük faktördür.
Antioksitosik ilaçlar oksitosin salgılanmasını önler veya myometriuma olan etkisini bloke ederler.
Ethanol, oksitosinin salgılanmasını ve
prostaglandinlerin sentezini önleyerek ve uterin kan akımını arttırarak uterus
kontraksiyonlarını durdurur.
Ethanol tedavisinin uygulanmasında özel bir protokol vardır.
Ethanol tedavisi alan annelerde, konuşmada pelteklik, disoryantasyon, bulantı kusma ve ağlama gibi sarhoşluk belirtileri görülebilir.
Ethanol posterior pituiterden salgılanan
antidiüretik hormonu baskıladığı için diüresise neden olur. Bu nedenle dehidratasyon yönünden anne izlenmelidir. AÇ, deri turgoru, tansiyonda düşme, ısı ve kalp atımlarında yükselme gibi dehidratasyona ilişkin ip ucu verebilecek
faktörler izlenmelidir. Tedavi sonrası annenin yeterli sıvı alması sağlanmalıdır.
Beta-Adrenergic Receptor Stimulanları:
Uterus kasları üzerine gevşetici etkisi vardır.
Tedavi sırasında uterus kontraksiyonları, anne ve fetüsün kalp atımları dikkatlice kontrol
edilmelidir. İlacın etkisini ve yan etkisini değerlendirmek, anne ve ailenin mümkün olduğunca tedaviyi rahat atlatmalarını
sağlamak hemşirenin amacı olmalıdır.
İlacın yan etkisi kadından kadına değişebilir.
Hipotansiyon ve taşikardi en önemli yan
etkileridir. Her ikiside stabil oluncaya kadar
değerlendirilmelidir. Stabil olduktan sonra her 15-20 dakikada bir değerlendirilir. Tansiyonun 90/60 ve daha üstünde olmasına dikkar edilir.
IV mayi hidrasyon için hazırlanır. AÇ izlenir.
Pulmoner ödem bu ilacın diğer bir yan etkisi olarak rapor edilmiştir.
Yan pozisyon ve hipertonik veya izotonik
solüsyonlar hipotansiyonu önleyici olarak önerilir.
Taşikardi hipotansiyonu kompanse etmek için gelişir.
Fetal kalp sesleri sıklıkla değerlendirilmelidir.
Fetal taşikardi ilacın direk etkisi olarak gelişir.
Bradikardi ise annedeki hipotansiyona bağlı plasental kan akımının bozulması sonucu
ortaya çıkabilir.
POST-TERM EYLEM
42 haftaya kadar gebeliğin devam etmesine
uzamış gebelik, fetüsede postmatüre fetüs adı verilir. Genç ve 35 yaş üzeri annelerde
insidansı daha yüksektir.
Nedeni bilinmemektedir. Bir çok gebelik goğum tarihini hesaplamadaki hata yüzünden uzamış olarak değerlendirilir. En büyük tehlikesi
plasental yetmezliktir. Çünkü plasental
fonksiyonlar 40. gebelik haftasından sonra
azalma gösterir. Bu nedenle doğum eyleminde de en büyük risk fetal distresstir.
Amniyotik mayinin mekonyumlu olması ve iri fetüs diğer risk faktörleridir. Umblikal kord sıkışması ve mekonyum aspirasyonuna sık rastlanır.
Fetüsün değerlendirilmesi önemlidir.
NST uteroplasental yetmezliği ve kord sıkışmasını ortaya çıkarır.
USG oligohidroamniyozu,
Estriol ve plasental laktojenik hormon ölçümleri plasentanın fonksiyonları ve fetüsün durumu hakkında bilgi verir.
Post matür bebekte potansiyel problemler
• Hipoglisemi
• Hipokalsemi
• Hiperbilirubinemi
• Solunum güçlüğü
KAYNAKLAR
TAŞKIN L (2016). Doğum ve Kadın Sağlığı Hemşireliği. XIII. Basım. Akademisyen Tıp Kitabevi Ankara.