• Sonuç bulunamadı

İran ın Vekâlet Savaşı Stratejisi ve Suriye deki Şii Milisler

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "İran ın Vekâlet Savaşı Stratejisi ve Suriye deki Şii Milisler"

Copied!
7
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Suriye’de iç savaşın başladığı Mart 2011’den itibaren rejime aktif olarak askeri destek veren İran’ın ülkedeki konumu ve yapılanması giderek güç- lenmiştir. Küresel ve bölgesel güçlerin dâhil olmasıyla beşinci yılını geride bırakan savaşın gidişatını etkileyen di- namiklerin başında hiç şüphesiz İran destekli Şii milisler gelmektedir. İran

Devrim Muhafızları’na bağlı Kudüs Gücü tara- fından Şii nüfusun yaşadığı ülkelerden getirilen ve gerekli eğitimden geçirilen milisler, Suriye’de rejimin yanında savaşmaya gönderilmiştir. Mu- haliflere karşı sahada önemli kazanımlar elde ettiği görülen Şii milisler, rejimin ömrünün uza- masına katkı sağlamış ve ülkenin geleceğinde Tahran’ın söz sahibi olmasına imkân tanımıştır.

IŞİD tehdidinin ortaya çıkmasıyla ABD’nin tu- tumundaki değişim, Rusya’nın hava saldırıları ve İran’ın nükleer anlaşma sonrasında artan des- teği, iç savaştaki dengeleri rejim lehine değiş- tirmiştir. Çatışmaların devam ettiği ülkede 27 Şubat 2016’da Rusya ve ABD’nin girişimleriyle geçici olarak ateşkes ilan edilmiştir.

Bu analizde Suriye’deki iç savaşa müdahil olan İran destekli Şii milis gruplar ayrıntılı bir şekilde ele alınmaktadır. Ayrıca İran destekli Şii milislerin Suriye’deki dinamiklere etkileri üzerinde durulmakta ve Tahran yönetiminin uy- guladığı vekâlet savaşı stratejisi incelenmekte-

dir. Analizde Şii milislerin Suriye’de kalıcı hale gelmesinin muhtemel sonuçları üzerinde du- rulmakta, Tahran’ın etkili olduğu bir Suriye’de Orta Doğu’nun geleceği ile ilgili öngörüler pay- laşılmaktadır.

İran’ın Vekâlet Savaşı Stratejisi

Devrim sonrasında Tahran yönetimi, Orta Doğu’da İran’ın menfaatlerine yönelik tehditle- re karşı harekete geçireceği örgütler oluşturma- ya başlamıştır. 1980’li yıllarda Irak ile doğrudan savaşan ve ağır kayıplar veren İran’ın taktiksel ve stratejik olarak silahlı grupları destekleme eğilimine girdiği gözlenmiştir. Zaman içerisin- de İran’ın Şii nüfusa sahip ülkelerde oluşturdu- ğu vekil unsurları kendi çıkarları doğrultusunda caydırıcı bir güç olarak kullandığı görülmüş- tür. 1982’de Lübnan’da Hizbullah’ı kuran Tah- ran yönetimi, Suriye üzerinden Lübnan’daki nüfuzunu kuvvetlendirmiştir. ABD işgali sonra- sında Irak’ta kendi güdümünde Şii kökenli bir yönetim oluşturan İran, Afganistan’da Hazara-

İran’ın Vekâlet Savaşı Stratejisi ve Suriye’deki Şii Milisler

Bekir ÜNAL

(2)

lar, Yemen’de ise Husiler üzerinden etki alanını genişletmiştir. Irak, Lübnan ve Suriye’deki Şii milis grupların oluşturulup desteklenmesi ve Suudi Arabistan’a karşı Yemen’de Husilerin ör- gütlenmesi, İran’ın geliştirdiği çok boyutlu stra- tejinin devamı olarak görülmektedir. Takip ettiği aktif politikalar İran’ın Orta Doğu’da ağırlığının artmasını sağlamış ve Tahran’ı Suriye’deki iç savaş başta olmak üzere bölgedeki temel mese- lelerde söz sahibi konuma yükseltmiştir.

İç savaşın başından itibaren Suriye’deki ge- lişmelerin tüm boyutlarında yer almaya özen gösteren Tahran yönetimi, stratejik ortak olarak nitelendirdiği Esed rejimini her türlü imkânla sa- vunma kararı almıştır.1 ABD, Türkiye ve Körfez ülkelerinin desteklediği muhaliflerin Suriye’de ilerleme kaydetmesi Tahran’ı endişelendirmiş ve İran’ın rejime verdiği desteğin artırmasına ne- den olmuştur. Esed rejimi ilk olarak İran’ın yön- lendirmesiyle ülkedeki Halk Komiteleri’ni ‘Ulu- sal Savunma Gücü’ adı altında yerel milis güçler olarak örgütlemiştir. Çoğunluğu Nusayrilerden oluşan 50 binin üzerinde savaşçıya sahip olduğu tahmin edilen Ulusal Savunma Gücü’ne İran- lı askerler tarafından lojistik ve eğitim desteği verilmiş, sahada muhaliflere karşı savaşması sağlanmıştır.2 Muhaliflerin sahada ilerleme kay- detmesi sonrasında Tahran yönetimi, Şii kutsal mekânları koruma bahanesiyle Suriye’ye asker gönderme kararı almıştır. Savaşın şiddetlen- mesiyle ağır kayıplar verdiği gözlenen İran’ın 2012’de Irak ve Lübnan’dan, 2013’te Yemen ve

1 Jubin Goodarzi, Iran and Syria, The Iran Primer, http://

iranprimer.usip.org/resource/iran-and-syria. (Erişim Tarihi: 1 Şubat 2016).

2 “Iran and Shia militias”, The Economist, http://www.

economist.com/news/middle-east-and-africa/21647367- shia-militias-are-proliferating-middle-east-shia- crescendo. (Erişim Tarihi: 8 Şubat 2016).

Afganistan’dan, 2014’te ise Pakistan’dan getir- diği Şii milis grupları, Devrim Muhafızları’na bağlı Kudüs Gücü vasıtasıyla iç savaşa dâhil et- tiği bilinmektedir.3

İran’ın vekâlet savaşı stratejisini anlamak ve Su- riye’deki dinamikleri doğru yorumlayabilmek için Devrim Muhafızları Ordusu’nu yapılan- masından kısaca bahsetmek yerinde olacaktır.

Doğrudan Ali Hamaney’e bağlı olan Devrim Muhafızları Ordusu, İran’da Genel Kuvvetler Komutanlığı bünyesinde bağımsız bir ordu ha- linde örgütlenmiştir. İran’da Ordu; Devrim Mu- hafızları Komutanlığı, Güvenlik ve İstihbarat Birimi ile Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri, Besic ve Kudüs Gücü ile bunlara bağlı alt birimlerden oluşmaktadır. İran Devrimi’nin ardından ku- rulan Devrim Muhafızları Ordusu’nun birçok alanda faaliyet gösterdiği bilinmektedir. İran’ın en güçlü ve en iyi organize olan örgütlerinin başında gelen Devrim Muhafızları Ordusu; 230 bini kara kuvvetlerinde, 20 bini deniz kuvvetle- rinde ve 15 bini ise hava kuvvetlerinde olmak üzere toplam 265 bin personeli bünyesinde bu- lundurmaktadır.4

Devrim Muhafızları Ordusu’nun alt birimle- rinden olan Kudüs Gücü’nün ise yurt dışındaki askeri faaliyetleri yürttüğü bilinmektedir. 15 bin civarında askeri personeli bulunduğu tahmin edilen Kudüs Gücü’nün komutanı Tümgeneral Kasım Süleymani’nin Suriye iç savaşındaki başarıları sonrasında dikkat çeken bir konuma

3 Nick Paton Walsh, “Afghan’ in Syria: Iranians pay us to fight for Assad”, CNN International, http://edition.

cnn.com/2014/10/31/world/meast/ syria-afghan-fighter/.

(Erişim Tarihi: 12 Ocak 2016).

4 “The Military Balance”, IISS, http://www.iiss.org/en/

publications/military%20balance/issues/the-military- balance-2015-5ea6. (Erişim Tarihi: 12 Şubat 2016).

(3)

yükseldiği görülmektedir.5 İran’ın Suriye politi- kasını sahaya yansıtan ve koordine eden Kasım Süleymani, çatışmaların başlamasının ardından ülkeyi defalarca ziyaret etmiştir. Süleymani’ye bağlı Kudüs Gücü askerleri de muhaliflere karşı savaşta önemli roller üstlenmiştir. Suriye ordu- sunun zaman içerisinde muhalifler karşısında zayıflamasının rejimi Kudüs Gücü’ne ve İran destekli Şii milis gruplara daha bağımlı hale ge- tirdiği değerlendirilmektedir.

Devam eden iç savaşta Şii milisler sayesinde Suriye’nin geleceğinde söz sahibi konumu- na yükselen İran’ın ülkedeki kazanımlarının karşılığında önemli askeri kayıplar verdiği gö- rülmektedir. İran’ın ilk büyük askeri kaybı ola- rak nitelendirilen Tümgeneral Hasan Şatiri, muhalifler tarafından Şubat 2013’te Suriye’de öldürülmüştür. İran’ın üst düzey askeri kayıp- ları Kasım 2015’te artmaya başlamıştır. Halep yakınlarında hayatını kaybeden Tümgeneral Hüseyin Hamedani, Suriye iç savaşında hayatını kaybeden en önemli İranlı askeri yetkili olmuş- tur. Son olarak Mart 2016’da Tuğgeneral Hasan Ali Şemsabadi’nin Suriye’deki çatışmalar sıra- sında öldürüldüğü açıklanmıştır. Son dönemde İran’ın kayıplarının artması İran›ın savaşa daha

5 Dexter Filkins, “The Shadow Commander” The New Yorker, http://www.newyorker.com/magazi- ne/2013/09/30/the-shadow-commander. (Erişim Tarihi:

10 Ocak 2016).

fazla dâhil olduğuna işaret etmektedir. Ocak 2012’den Mart 2016 tarihine kadar 350 civarın- da İranlı askerin Suriye’de öldürüldüğü tahmin edilmektedir.6

Suriye’de Savaşan Şii Milis Gruplar

Suriye’de savaşan Şii milislerin çoğunluğunu Irak ve Lübnanlılar oluşturmakla birlikte birçok farklı ülkeden Şii milis gurubun ülkede faaliyet gösterdiği düşünülmektedir. Irak’tan Afganistan’a kadar farklı ülkeden 30’un üzerinde Şii milis grup Suriye’de rejimin yanında savaş- maya devam etmektedir. Kudüs Gücü tarafından İran ve Irak’taki kamplarda eğitilen Şii milisler sonrasında Suriye’ye gönderilmektedir. Şii sa- vaşçıların Suriye’ye gelmelerinde maddi çıkar elde etmenin yanı sıra ideolojik ve mezhepsel nedenler de önemli rol oynamaktadır.7 İdeolojik nedenle Suriye’ye savaşmaya gelen Şii milisler, İran tarafından yürütülen mezhepçi politikanın etkisiyle hareket etmektedir. Şiileri etkileyen en önemli unsuru Hz. Ali ve Hz. Fatma’nın kızı Hz. Zeynep’in Şam yakınlarındaki türbesi oluş- turmaktadır. Tahran yönetimi tarafından yapılan açıklamalarda Şii inancına göre Hz. Zeynep’in kutsallığı vurgulanmakta ve Esed rejimine destek olmanın gerekliliğine değinilmektedir.8 Para için

6 Ali Alfoneh ve Michael Eisenstadt, Iranian Casualties in Syria and the Strategic Logic of Intervention, The Washington Institute, http://www.washingtoninstitute.

org/policy-analysis/view/iranian-casualties-in-syria-and- the-strategic-logic-of-intervention. (Erişim Tarihi: 13 Mart 2016).

7 Phillip Smyth, “The Shiite Jihad in Syria And Its Regional Effects”, The Washington Institute, http://

www.washingtoninstitute.org/uploads/ Documents/pubs/

PolicyFocus138-v3.pdf. (Erişim Tarihi: 4 Şubat 2016).

8 Christopher Anzalone, “Zaynab’s guardians: The emer- gence of Shi`a militias in Syria”, Combating Terrorism Center at West Point, http:// www.openbriefing.org/issue- desks/politicalviolence/the-emergence-of-shiamilitias-in- syria/. (Erişim Tarihi: 5 Şubat 2016).

Kudüs Gücü tarafından İran ve Irak’ta- ki kamplarda eğitilen Şii milisler sonrasın- da Suriye’ye gönderilmektedir. Şii savaşçı- ların Suriye’ye gelmelerinde maddi çıkar elde etmenin yanı sıra ideolojik ve mezhep- sel nedenler de önemli rol oynamaktadır.

(4)

savaşan milisler ise en çok Afganistan, Pakistan ve Yemen benzeri fakir ülkelerden gelmektedir.

Şii milisler Esed rejimini korumak için aldıkları aylık maaşlarla ailelerinin geçimini temin ettiği bilinmektedir. Ayrıca İran’dan başka ülkelerden mülteci statüsü alamayan Afgan sığınmacılar da Suriye’de savaşarak aileleri için ikamet ve vatandaşlık hakkı kazanmaktadır.

Suriye’deki iç savaşa müdahil olan silahlı grup- ların başında Hizbullah gelmektedir. İran tara- fından yönlendirilen Hizbullah, Suriye’de reji- min ayakta kalmasında önemli rol oynamıştır.

Hizbullah’ın Suriye’deki rejime verdiği desteği anlamak için İran ile arasındaki ilişkileri bil- mek gerekmektedir. İran’ın Hizbullah ile olan ilişkisi hem ideolojik hem de stratejik açıdan önem arz etmektedir. İran, Hizbullah’ın başlıca ekonomik, siyasi ve askeri destek kaynağı ko- numunda bulunmaktadır. Hizbullah, Lübnan’da- ki Şii nüfusa hizmet veren hastane, okul, sosyal yardımlaşma kurumlarını İran’ın her yıl sağla- dığı maddi destek sayesinde finanse etmektedir.

İran’ın Hizbullah’a verdiği yıllık mali desteğin boyutunun 500 milyon doların üzerinde olduğu tahmin edilmektedir.

Suriye’de Kudüs Gücü’nden sonra en etkili ikin- ci silahlı Şii grup olan Hizbullah, resmi olarak rejime desteğini Nisan 2013’te Kuseyr Savaşı sırasında açıklamıştır. Ancak Hizbullah’ın bu tarihten önce de rejime askeri ve lojistik des- tek sağladığı bilinmektedir.9 Savaşın başında Hizbullah, uluslararası medyada çıkan milisle- rinin Suriye’de savaştığı haberlerini reddetmiş- tir. Sonrasında ise Şii nüfusun yaşadığı yerleri

9 “Hezbollah in Syria”, ISW, http://www.understanding- war.org/sites/default/files/Hezbollah_Sullivan_FINAL.

pdf. (Erişim Tarihi: 12 Şubat 2016).

koruma amaçlı savaşçı gönderdiğini kabul et- mek zorunda kalmıştır. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, Hizbullah’ın Suriye’de radikal grup- lara karşı savaştığını açıklamış, Suriyeli militan- ların Lübnan sınırındaki bölgeleri kontrol etme- lerine izin vermeyeceklerini belirtmiştir.

Zamanla Hizbullah, Suriye ordusunun yanında savaşan başlıca güç hâline gelmiş, muhaliflerin eline geçen bölgelerin geri alınmasında önemli rol oynamıştır. Hizbullah’a bağlı milisler, Lüb- nan-Suriye sınırındaki Kuseyr ve Yabrud’un yanı sıra Humus ve Halep’in Şii nüfusa sahip bölgelerinde ve Hz. Zeynep’in türbesinin bulun- duğu Şam yakınlarında etkili olmuştur. Hizbul- lah güçleri ayrıca, İdlib ve Cisr el-Şugur kent- lerini geri alma konusunda Suriye ordusuyla birlikte hareket etmiştir. Son dönemde Hizbullah güçleri Suriye-Lübnan sınırındaki Kalamun’da Nusra Cephesi’yle savaşmakta ayrıca Halep, Hama ve Lazkiye’de muhaliflerle mücadele et- meye devam etmektedir. Hizbullah militanları Mayıs 2015’de Lübnan-Suriye sınırına hâkim bir konumda bulunan Musa Tepesi’ni ele geçir- miş ve Suriye’de kalıcı olduğunu ilan etmiştir.

Hizbullah güçlerinin Suriye’de rejim güç- lerinin yanında Lübnan sınırındaki Beka Vadisi, İdlib, Lazkiye, Halep bölgesinde muhaliflerle savaşırken verdiği kayıpların sayısı da giderek artmıştır. Hizbullah’ın liderlik kad- rosundan önemli isimleri Suriye›de kaybettiği basına yansımıştır.10 Suriye’deki kayıplarının resmi rakamlarını paylaşmayan Hizbullah’ın Suriye sınırı içerisindeki savaşçı sayısının 15 bin civarında olduğu tahmin edilmektedir. İç savaşın

10 “Hezbollah’s top secret casualties”, NOW, https://now.

mmedia.me/lb/en/reportsfeatures/565184-hezbollahs-top- secret-casualties. (Erişim Tarihi: 15 Şubat 2016).

(5)

başından Mart 2016’ya kadar geçen sürede Hiz- bullah, 890 üyesini Suriye’de kaybetmiştir.

Lübnan’daki Hizbullah’ın yanı sıra Suriye’deki iç savaşa Irak’tan gelen Şii milis grupların da önemli ölçüde müdahil olduğu bilinmektedir.

Suriye’de faaliyet gösteren Iraklı milis grup- lar Ağustos 2012’den itibaren rejimin yanında savaşmaktadır. Zamanla Suriye’de gücünü ve milis sayısını artıran Iraklı milis grupların önde gelenlerinden Ebul Fadıl el-Abbas, Zülfikâr, Ka- taib Hizbullah ve Seyyidu’ş Şüheda Tugayı’nın faaliyetleri de yine Kudüs Gücü tarafından koor- dine edilmektedir. Asaib Ehlul Hak, Kefil Zey- nep, El-Vaat Es-Sadık Birliği, Esedullah Galip Tugayı, İmam Hüseyin ve Muemmel Tugayı ve Nuceba Hareketi Irak’tan gelip Suriye’de savaşan diğer önemli Şii milis gruplar olarak dikkat çekmektedir.11 Iraklı milis gruplar içinde zamanla bölünmeler ve ayrışmaların yaşandığı göze çarpmaktadır. Nuceba Hareketine bağlı Şii milisler; Ammar Bin Yasir, Hasan Mucteba ve Hamd Tümeni olmak üzere üç gruba ayrılmıştır.

Kudüs Gücü tarafından eğitilen ve koordine edilen toplam 10 binin üzerinde Iraklı milisin Suriye’de rejimin yanında savaşmaya devam et- tiği düşünülmektedir. Muhalifler ile savaşan Irak- lı milisler Suriye’de önemli kayıplar vermiştir.

Kayıplarının sayısı tam olarak bilinmese de 1000 civarında Iraklı milisin Suriye’de öldürül- düğü tahmin edilmektedir.

Önemli kayıplar vermesine rağmen Suriye’de- ki savaşın gidişatına etki eden bazı Iraklı milis grupların zamanla kendi ülkelerine döndüğü görülmüştür. IŞİD’in 2014’te Irak’ta hızla iler-

11 Oytun Orhan, Suriye’de Şii Milisler ve Siyasi Çözüm, Orsam, http://www.orsam.org.tr/tr/trUploads/Yazilar/

Dosyalar/201562_11oytunorhan.pdf. (Erişim Tarihi: 16 Ocak 2016).

lemesi sonrasında Şii milisler için kendi ülke- lerinin güvenliği öncelik kazanmış ve Şii lider Ali Sistani Suriye’de savaşan milis güçlere geri dönüş çağrısı yapmıştır. Iraklı Şii milis güçlerin bir kısmı da 2014 yılının ortalarından itibaren ülkelerine dönmeye başlamıştır. İranlı askerlerin de Şubat 2016’dan itibaren ülkelerine geri dönmeye başladığı iddia edilmektedir. Ancak bu iddia henüz tam olarak netlik kazanmamıştır.

Afganistan ve Pakistan’dan İran’ın yönlendir- mesiyle getirilen Şii milisler ise Suriye’de sa- vaşmaya devam etmektedir. Afgan Hazaralar- dan oluşan Fatimiyyun Tugayı, Hizbullah’tan sonra Esed rejiminin tarafında savaşan en bü- yük milis grup olarak öne çıkmaktadır. 2015’te statüsü tugaydan tümene çıkarılan Fatimiyyun saflarında 10 bin civarında milisin savaştığı düşünülmektedir. Tahran yönetimi, Suriye’ye gönderdiği Afganların büyük kısmını top- raklarında bulunan sığınmacılardan seçmek- tedir. İran›da 2 milyondan daha fazla Afgan sığınmacının yaşadığı tahmin edilmektedir.

İran›ın en kalabalık ikinci kenti ve Afganistan sınırına yakın mesafedeki Meşhed, Suriye’ye en fazla Afgan savaşçı gönderen yer konumun- da bulunmaktadır. Kudüs Gücü’nün ailelerden yazılı izin getirmeleri koşuluyla 18 yaşından küçük Afganları Suriye’ye gönderdiği basına yansımıştır.12 Suriye’de Şii Afgan milislerin sayısı son dönemde giderek artmakta ve Afgan milisler sahada daha görünür olmaktadır. Fati- miyyun Tugayı’nın komutanı Reza Hevari dâhil 255 Afgan Suriye’de öldürülmüştür. Suriye’de

12 “Afghan refugees in Iran being sent to fight and die for Assad in Syria”, The Guardian, http://www.thegu- ardian.com/world/2015/nov/05/iran-recruits-afghan- refugees-fight-save-syrias-bashar-al-assad. (Erişim Tarihi: 12 Şubat 2016).

(6)

ayrıca Pakistanlı Şiilerden oluşan Zeynebiyyun Tuğayı da 2014’ten itibaren faaliyet göstermek- tedir. İran tarafından eğitilen ve 1100 dolar maaş verilen yaklaşık bin civarında Pakistanlı milis, Zeynebiyyun Tuğayı’na bağlı olarak Suriye’de savaşmaya devam etmektedir.13 Suriye’deki ça- tışmalar sırasında 60 civarında Pakistanlı milisin hayatını kaybettiği bilinmektedir.

Sonuç

Suriye’de iç savaşın uzaması ve ordunun zayıf- laması, İran’ın milis güçler oluşturma sürecini kolaylaştırmıştır. İran geliştirdiği vekâlet sava- şı stratejisi doğrultusunda birçok farklı ülkeden getirdiği Şii milisleri Kudüs Gücü komutasında iç savaşa dâhil etmiş, Suriye’de rejim saflarında savaşmaya göndermiştir. Tahran yönetiminin bu hamlesi iç savaşın gidişatına rejim lehine etki etmiştir. Yaptırımların kaldırılmasıyla ekonomi- si rahatlayan İran, Şii milislerin bir kısmını uzun süre daha Suriye’de tutmaya devam edebilir.

Rusya’nın çekilmesiyle Suriye’deki rejimin Şii milislere bağımlılığının arttığı ve İran’ın ülkenin geleceğinde söz sahibi olma ihtimalinin yüksel- diği değerlendirilmektedir.

Bunun yanı sıra İran’ın yaptığı askeri ve eko- nomik yardımlar ile rejimin ömrünü uzattığı ve Suriye’yi sistemli bir şekilde kendisine ba-

13 “Iran recruits Pakistani Shi’ites for combat in Syria”, Reuters, http://www.reuters.com/article/us-mideast- crisis-syria-pakistan-iran-idUSKBN0TT22S20151210.

(Erişim Tarihi: 20 Şubat 2016).

ğımlı hale getirdiği görülmektedir. İç savaşın başından itibaren Suriye yönetimine 40 milyar dolardan fazla mali yardım yapan İran’ın rejime verdiği ekonomik desteğin ve kredilerin tutarı artmaktadır. Nükleer anlaşma sonrasında yaptı- rımların kalkması ile önemli miktarda yeni gelir sağlayacağı tahmin edilen İran’ın bu parayla Şii milis gruplara verdiği mali desteği artıracağı ve bölgede yeni Şii milis güçler teşkil edeceği dü- şünülmektedir. Suriye’deki iç savaş sonrasında Şii milislerin ülkelerine geri dönecek olması, İran’ın bu ülkelerde kullanabileceği yeni silah- lı gruplara sahip olması anlamına da gelmekte- dir. Suriye’deki iç savaşta tecrübe kazanan ve İran’daki rejim ile bağları güçlenen Şii milislerin gelecekte İran’ın çıkarları doğrultusunda hareket edeceği düşünülmektedir.

Şii milislerin sahadaki başarıları İran’ın elini uluslararası görüşmelerde de rahatlatmıştır.

Cenevre’de Suriye’nin geleceği ile ilgili yapılan iki toplantıya da davet edilmeyen İran, Şii milis- lerin sahadaki başarılarının da etkisiyle Kasım 2015’deki Viyana toplantısına davet edilmiştir.

Tahran yönetimi ayrıca, 18 Aralık 2015’te BM Güvenlik Konseyi tarafından da kabul edilen Suriye’de geçiş için oluşturulan yol haritası ve ateşkes üzerinde etkili olmuştur. Şubat 2016’dan itibaren geçici ateşkesin devam ettiği Suriye’de merkezi otoritenin zayıflaması ve siyasi belirsiz- lik, barış için muhatap bulamama riskini artır- makta ve kalıcı çözümü daha da zorlaştırmak- tadır.

Rusya’nın çekilmesiyle Suriye’deki rejimin Şii milislere bağımlılığının arttığı ve İran’ın ülkenin geleceğinde söz sahibi olma ihtimalinin yükseldiği değerlendiril- mektedir.

(7)

BİLGESAM Hakkında

BİLGESAM, Türkiye’nin önde gelen düşünce kuruluşlarından biri olarak 2008 yılında kurulmuştur.

Kar amacı gütmeyen bağımsız bir sivil toplum kuruluşu olarak BİLGESAM; Türkiye’deki saygın akademisyenler, emekli generaller ve diplomatların katkıları ile çalışmalarını yürütmektedir. Ulusal ve uluslararası gündemi yakından takip eden BİLGESAM, araştırmalarını Türkiye’nin milli problem- leri, dış politika ve güvenlik stratejileri, komşu ülkelerle ilişkiler ve gelişmeler üzerine yoğunlaştır- maktadır. BİLGESAM, Türkiye’de kamuoyuna ve karar alıcılara yerel, bölgesel ve küresel düzeydeki gelişmelere ilişkin siyasal seçenek ve tavsiyeler sunmaktadır.

Yazar Hakkında

Bekir Ünal, lisans ve yüksek lisans eğitimini İstanbul Bilgi Üniversitesi Tarih bölümünde tamam- lamıştır. 2012 yılından itibaren Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi (BİLGESAM) Orta Doğu ve Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü’nde çalışmaktadır.

Ünal, Orta Doğu, Güvenlik, İran dış politikası konuları üzerine araştırmalar yapmaya devam et- mektedir. Orta Doğu ve terörizm alanında ulusal kongrelerde tebliğ sunan Bekir Ünal’ın İran dış politikası hakkında makaleleri ve analizleri bulunmaktadır. Ulusal hakemli bir dergi olan Bilge Strateji dergisinin yayına hazırlanmasına katkı sağlayan Ünal, BİLGESAM Gençlik Platformu’nun da kurucu üyeleri arasında yer almaktadır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Referanslar

Benzer Belgeler

Suriye’de ateşkes olmayacak… Savaş, Irak’taki gibi resmen bitse bile ülkenin her yanında sürekli bombalar patlayacak, insanlar öldürülecek… Suriye için –büyük

ABD’nin Eylül 2014’ten bu yana IŞİD’e karşı mücadele edile- bilmesi amacıyla uluslararası koalisyona İncir- lik üssünün açılması şeklindeki talebine Ankara,

ABD’nin yukarıdaki hedefleri gerçekleştirmek için uygulayacağı yeni stratejinin; devam eden askeri kazanımların, siyasi ve diplomatik kazanımlarla desteklenmesi

Analist, ekonomik açıdan İran’ın Rusya için önemine de değinmiştir: “Birlik üyeleri arasın- da, endüstriyel malların satışı için bir fırsat sunan İslam Cumhuriyeti,

Zulümden/savaştan kaçan mağdur insanlardır Bize yük olan insanlardır Bize ileride çok sorun açacak tehlikeli insanlardır Kendi ülkelerini korumayan insanlardır Ucuz iş

Suriye’de ateşkes olmayacak… Savaş, Irak’taki gibi resmen bitse bile ülkenin her yanında sürekli bombalar patlayacak, insanlar öldürülecek… Suriye için –büyük

O nedenle Türkiye, sadece Suriye konusunda de- ğil, bölgedeki diğer diplomatik adımlarında da, özellikle Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi’yle olan ilişkilerinde de

İran’ın Çin ve Rusya ile gelişen ilişkileri, bölgesel güç olması, Irak’ta artan etkisi, hele de Suriye meselesinin Rusya’nın inisiyatifiyle çö- züme doğru yol