SGK Başkanı Fatih Acar TRT Haber de Büyüteç Programına Konuk Oldu

Tam metin

(1)

SGK Başkanı Fatih Acar TRT Haber’de Büyüteç Programına Konuk Oldu

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR:

- YEŞİL KART SAHİBİ VATANDAŞLARIMIZ HERHANGİ BİR ENDİŞEYE KAPILMASINLAR.

- HEDEFİMİZ İNSAN ODAKLI DEVLET ANLAYIŞIYLA TÜM KURUMLARIN ÖRNEK ALDIĞI MODERN BİR SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNU 24 BİN BEŞ YÜZ ÇALIŞANI İLE OLUŞTURABİLMEKTİR.

-İNTİBAK KONUSUNDA TEKNİK DÜZEYDE İŞLEMLERİMİZİ BÜYÜK ÖLÇÜDE TAMAMLADIK.

-BATIKENT’TE 23 DÖNÜM ALAN ÜZERİNE EN MODERN DONANIM İMKANLARINA SAHİP BİR TEKNOLOJİ ÜSSÜ İNŞA EDECEĞİZ.

- ŞEFFAF VE ETKİN BİR YÖNETİM ANLAYIŞI İZLEYECEĞİZ.

SGK Başkanı Fatih Acar 07 Aralık 2011 tarihinde TRT Haber de “Büyüteç” programının canlı yayın konuğu oldu. Fatih Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Doç. Dr. Savaş Genç’in sorularını yanıtlayan Başkan Acar, yeşil kart ve ilaç konusundaki tartışmalardan intibak çalışmalarına, kayıt dışı istihdam ve sağlık alanında yaşanan suiistimallerden Kurumun yeni dönemde izleyeceği yol haritasına kadar pek çok konuda önemli açıklamalarda bulundu.

Acar: Yeşil Kartlı Vatandaşlarımız Herhangi Bir Endişeye Kapılmasınlar

Yeşil kart sahiplerinin 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren Genel Sağlık Sigortası kapsamına alınacağını hatırlatan SGK Başkanı Fatih Acar, şu anda yeşil kart sahiplerinin harcamalarının Sağlık Bakanlığı bütçesinden karşılandığını, Ocak 2012 tarihinden itibaren ise SGK bütçesinden ödeneceğini söyledi. 9 milyon 200 bin civarında yeşil kart sahibi vatandaş olduğunu ifade eden Acar, yeni yıldan itibaren Yeşil kartlılar ile ilgili gelir testinin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından yapılacağını bildirdi.

Acar, “Yeşil kart hak sahibi olabilmeniz için gelirinizin asgari ücretin üçte birinden az olması gerekiyor. Bu gelir testleri 900 ilçemizde bulunan, Sosyal Dayanışma Vakıflarında yapılacak. Yeni hak sahibi olmak isteyenler buralara müracaat edecekler. Mevcut yeşil kart sahiplerinin vize süreleri geldiğinde de tekrar bu vakıflara müracaat edecek ve tekrar gelir testine tabii tutularak. Gelirleri asgari ücretin üçte birinden az olması halinde hak sahipliklerinin devamı sağlanacak. Kamuoyunda yeşil kartlıların sağlık yardımı alamayacağı gibi yanlış bir yargı oluştu. Bu doğru değil. Dolayısıyla yeşil kart sahiplerimizin herhangi bir endişe duymalarına gerek yok.” dedi.

Acar: Geçmiş Yıllarda 38-43 Yaşlarındaki Kadın ve Erkek Sigortalı Emekli Oluyordu, Bu Sistemi Türkiye’nin Kaldırması Mümkün Değildi

Sosyal Güvenlik Reformuna neden ihtiyaç duyulduğu konusunda da bilgi veren Başkan Acar, Türkiye açısından bu reformun yapılmasının gerekli olduğunu, sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemine ulaşabilmek, sosyal güvenlik sisteminde norm ve standart birliği oluşturabilmek için bu reformun gerçekleştirildiğini söyledi.

Acar, geçmiş yıllarda 38-43 yaşlarındaki kadın ve erkek sigortalılarının emekli olduğu bu sistemi Türkiye’nin kaldırmasının mümkün olmadığını söyledi. 4 çalışanın 1 pasif çalışmayana bakması gerekirken Türkiye’de bu oranın 1.9 olduğu hatırlatan Acar, bu oranın da yeterli olmadığı ve mutlaka artırılması gerektiğini ifade etti.

Reformun bir diğer önemli ayağının da Genel Sağlık Sigortası kapsamında olduğuna işaret eden Başkan Acar, genel sağlık sigortası hakkında şunları söyledi; “Anayasamızda 26 yıldır yazmasına rağmen bir türlü hayata geçirilemeyen Genel Sağlık Sigortası da gerçekleştirilen bu reform sayesinde hayata geçirildi. Bugün kişiler doğar doğmaz anne ve babasının sigortalı olup olmadığına bakılmaksızın Genel Sağlık Sigortası kapsamına alınmaktadır. Bunun çok önemli bir kazanım olduğunu düşünüyorum.”

(2)

Sosyal Güvenlik Reformunun 4 ana parametreden oluştuğuna işaret eden Fatih Acar, bu parametreleri yaş, prim ödeme gün sayısı, güncelleme katsayısı ve aylık bağlama oranlarında değişiklik yapılması olarak sıraladı.

Acar: İntibak Uzun Zamandır Dillendirilmesine Karşın Bir Türlü Çözülememiş Bir Sorun Emeklilerin merakla beklediği intibak çalışmalarına da değinen SGK Başkanı Fatih Acar,

“Emekliler toplumumuzda çok önemli gördüğümüz ve hassasiyet gösterdiğimiz bir kesim. Bütçe imkanlarımız ve Türkiye ekonomisinin global dengeleri çerçevesinde emeklilerimizin durumunu ele almak zorundayız. İntibak sorunu çok uzun zamandır dillendirilmesine karşın bir türlü çözülememiş bir sorun. Bu sorunun çözümü anlamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımızla önemli bir yol katettiğimizi söyleyebilirim. İntibak seyyanen yapılan bir zam değildir. İntibak emeklilerimizin aylıklarında bir adaletsizlik varsa bunun ortadan kaldırılmasıdır.” dedi.

Emekli maaşları arasındaki adaletsizliğin ortadan kaldırılması için yapılan çalışmalarda 8 ayrı model önerisi getirildiğini söyleyen Acar, bu modelin Maliye Bakanlığı ile Hazine yetkilileri ile tartışılarak ve 2 kez emekli derneklerinin de görüşleri alınarak yapıldığını ifade etti.

Acar, “Kişilerin ödedikleri prim gün sayılarını dikkate alarak, almaları gereken aylıkların nedir bunları tek tek dosyalara inmek suretiyle hesaplıyoruz. 2012 yılında bu hesaplamaları inşallah bitirmiş olacağız. Bu kapsamda 2 bin 743 bin kişi ve 2 bin 575 dosya var. Biz SGK olarak teknik düzeyde işlemlerimizi büyük ölçüde tamamladık.” şeklinde konuştu.

Acar: Vatandaşlarımızın İlaçlara Ulaşamama Gibi Bir Endişesi Olmasın

İlaç sektöründe son günlerde yaşanan tartışmaları da değerlendiren Başkan Acar, “İlaç sektörü Türkiye açısından çok stratejik bir konu. Buradaki amacımız Türkiye’de çok önemli yatırımları olan firmaların dünya ölçeğinde rekabet edebilecekleri ve ayakta kalabilecekleri, yerli sanayiyi teşvik edebileceğimiz bir uygulamayı da başlatmaktır. Takdir edersiniz ki Türkiye’de ilaç ödemesi yapan tek Kurum SGK’dır. Bu konuda Kurum olarak bazı tespitlerimiz oldu. 2002 yılında ilaca 5,2 milyar lira ödüyor iken, 2009 yılında 16,1 milyar lira ödendi. Reel anlamda %45’lere yakın bir artış söz konusudur. 2009 yılında kamu ilaç bütçesi 15,5 milyar lira öngörülmüş iken 16,1 milyar lira olarak gerçekleşmiştir.” dedi.

2009 yılında yaşanan global krize de değinen Acar, aynı yıl Türkiye ekonomisi %4,7 küçülürken, ilaç harcamalarının %16,3 reel oranda artış gösterdiğine dikkat çekerek, bu tespitler çerçevesinde ilaçta global bütçe uygulamasına geçildiğini belirtti. Acar, “2010, 2011 ve 2012 yıllarında bütçemizi geçmiş yıl harcamalarımızı dikkate alarak revize ettik. Global bütçe oluşturduk.

Geldiğimiz süreçte 2010 ve 2011 yıllarında bu bütçede 1,1 milyar lira sapma olduğunu gördük. Bu konu Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda değerlendirilerek bu açığın kapatılması kararı alındı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik başkanlığında ilaç sektörü temsilcileri ile bir toplantı yaptık. Bu konunun tekrar Ekonomi Koordinasyon Kurulu Üyesi Bakanlarımızla değerlendirilmesi kararı alındı. Bu çerçevede bir kriz var ise çözülmesi kararlaştırıldı. Bu bağlamda vatandaşlarımızın da ilaçlara ulaşamama gibi bir endişesi olmasın.” dedi.

Acar: 2012 Yılı İlaç İsrafını Önleme Alanında Bizim İçin Bir Milat Olacaktır

Başkan Fatih Acar, Türkiye’de çok yoğun ilaç israfı yaşandığına da dikkati çekerek,

“Gelişmiş ülkelerin bütçesine baktığımız zaman ilaç harcamalarının toplam sağlık harcamaları içindeki payının %15 civarında olduğunu görüyoruz. Bizde ise bu rakam %33 civarında. 2012 yılında bu ilaç israfını önleyici, kamuoyunu bilgilendirici, reklam kampanyaları başlatarak, vatandaşlarımızı bu işin sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için duyarlı olmaya çağıracağız. Ayrıca, bir başka boyutta yazılan reçetelere baktığımız zaman %46’sının aile hekimleri tarafından yazıldığını görüyoruz” diye konuştu.

Aile hekimlerinin reçete yazarken biraz daha dikkatli davranmaları gerektiğinin altını çizen Acar, “Bu konu da Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda aile hekimlerine müracaatta 3 lira ve 3’den fazla ilaç yazılması halinde her kutu ilaç için artı 1 lira daha ilave katılım payı ödenmesi kararlaştırıldı. EKK’da Ayrıca Sağlık Bakanlığı tarafından uygulanacak negatif performans uygulaması ile gereğinden fazla ilaç yazan doktorlara negatif performans verilmesi karara bağlandı.

2012 yılında ilaç sektörü temsilcileri ile daha sık bir araya gelerek ilaç israfını önleme alanında

(3)

çalışmalar yapacağız. 2012 yılı bu konuda bizim için bir milat olacaktır. Sadece ıskonto oranlarını artırarak bu sorunu çözemeyeceğimizin bilincindeyiz.” dedi.

Acar: Hedefimiz Tüm Vatandaşlarımıza Hizmetin En Kalitelisini, En İyisini Ulaştırmaktır Kurumun öncelikli hedefinin vatandaşlara hizmetin en kalitelisini, en iyisini ulaştırmak olduğunu vurgulayan Acar SMS projesi hakkında da bilgi verdi.

Acar, vatandaşların SMS projesi ile şahıs ödemeleri, geçici iş göremezlik ödeneği, hizmet borçlanması, cenaze ödemeleri, aylık bağlama bilgileri gibi birçok konuda cep telefonlarına mesaj gönderilerek bilgilendirileceğini söyledi.

Bir diğer uygulamanın da interaktif çift taraflı SMS uygulaması olduğunu belirten Acar, vatandaşların SMS yolu ile Sosyal Güvenlik Kurumuna soru sorup, aynı yolla cevap alabileceklerini de ifade etti.

Açıklamalarında Medula sistemine de yer veren Başkan Acar, “Medula, medikal ulak dediğimiz, provizyon hak sahiplerini online olarak sorguladığımız bir sistem. Bu sistemle günde 2 milyon civarında provizyon alınıyor. Medula Türkiye’de bir benzeri daha olmayan bir sistemdir.

Halen bu sistemde bir takım aksaklıklar meydana geliyor. Bu sorunların ortadan kaldırılması için iki önemli karar aldık. Bunlardan bir tanesi Batıkent’te 23 dönüm alan üzerine en modern donanım imkanlarına sahip bir teknoloji üssü inşa edeceğiz. İkinci önemli karar da şu an TÜRKSAT ile görüşmelerine devam ettiğimiz alt yapı oluşturma çalışmasıdır. Çalışma Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığının işbirliği ile şu anda diğer kurumlarla aynı otobandan aldığımız hizmet ağını ayıracağız.

Bize ayrı bir yol tahsis edilecek. İşte bu hedefler gerçekleştirildiği zaman Medula sistemindeki aksaklıkların çözüldüğüne şahit olacağız.” dedi.

Acar: Sağlık Alanında Yaşanan Suistimalleri Önlememiz Gerekiyor

Sağlık alanında yaşanan suiistimaller konusunda da açıklamalarda bulunan SGK Başkanı Fatih Acar, son 10 yılda sağlık sektöründe çok önemli gelişmeler yaşandığını, artık herkesin bütün eczanelere, özel hastanelere gidebildiğini hatırlatarak sağlık alanında yaşanan suiistimallerinin mutlaka önlenmesi gerektiğini söyledi.

Acar, “Bizim SGK olarak suiistimalleri, hastanelerimizi ve eczanelerimizi incitmeden çözmemiz gerekiyor. Vatandaşlarımıza kolaylık olsun diye T.C. Vatandaşlık Numarasıyla hastanelerden hizmet almasının önünü açtık. Fakat bazı hastaneler, bu vatandaşlık numaralarıyla kişi hiç hastaneye gitmediği halde hastaneye gelmiş ve hizmet almış gibi göstererek bunu bize fatura etti. Bunu önlemek için Haziran 2012’ye kadar ‘Avuç İçi Damar İzi’ dediğimiz bir sisteme geçiyoruz. Bu sistemle vatandaşın kimlik numarasıyla yanlış işlemler yapılmasının önüne geçeceğiz.

Vatandaşın avuç içindeki damar izi sisteme kaydedilecek. Böylece başkası adına işlem yaptırılamayacak ve sahtekarlığın önüne geçilecek.” dedi.

Acar: Risk Odaklı yönetim Sistemi Hayata Geçiriliyor

Risk odaklı yönetim dediğimiz bir sistemi de hayata geçiriyoruz diyen Başkan Acar, Ocak 2012’den itibaren 16 ayrı veriye dayalı, denetim sisteminin hazır olduğunu ifade etti. Acar, “Bu şeffaf ve etkin bir denetim olacak. Sigortalıların haberi olmadan reçete yazdırılıyor ise bunu tespit edeceğiz. Eczane, firma ve doktor arasında doğru olmayan bir ilişki varsa bunu ortaya çıkaracağız.

Örneğin bir doktor günde ortalama 60 adet reçete yazarken, olağan dışı bir şekilde bu rakam 200 reçeteye yükselirse nedenini araştıracağız.” dedi.

Sosyal Güvenlik Kurumunun başka bir uygulamasının ise Kurumun cep mesajı ile insanları bilgilendirmek olduğunu belirten Fatih Acar, vatandaşın hastane dönüşünde geçmiş olsun dileği ile birlikte adına kesilen fatura tutarı hakkında da bilgilendirileceğini söyledi.

Acar: Şeffaf ve Etkin Bir Yönetim Anlayışı İzleyeceğiz

Hastanelerin denetlenmesinin de çok önemli bir konu olduğunu ifade eden Başkan Acar,

“Örneğin bir hastanenin cirosu aylık 100 Milyon TL iken 6 ay sonra 200 Milyon TL’ye sonra da 800

(4)

Milyon TL’ye çıkmışsa nedenini araştıracağız. Rehberlik ve Teftiş Başkanlığında özel bir ekip kuruyoruz. Düzgün çalışanları tabi ki mağdur etmeyeceğiz. Sağlık harcamalarımız gerçekten çok yüksek. Harcamalar 2002’de 10 Milyar TL iken, bugün 45 Milyar TL’ye ulaşmış durumda. Bu neden yükseldi bakmak gerekiyor. Bütün bilgilerimizi ilgili taraflarla da paylaşacağız. Şeffaf ve etkin bir yönetim anlayışı izleyeceğiz.” dedi.

Acar: Kayıt Dışı Türkiye’nin En Önemli Sorunlarından Birisi

Kayıt dışı istihdamın Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri olduğuna vurgu yapan Acar, Kayıt dışılığın iki şekilde yaşandığını ve bunların sistemde kaydı bulunmayanlar ile sisteme kayıtlı ancak yüksek maaş aldığı halde düşük ücret alıyormuş gibi gösterilenler olduğunu ifade etti. Fatih Acar 23 milyon çalışanın olduğu bir ülkede 10 milyon kişinin önemli bir kısmı düşük ücret alıyormuşçasına, kayıt dışı durumda. Yaklaşık olarak 26 Milyar TL olan kayıt dışı rakamının, sisteme kayıtlı hale getirildiği bir durumda ülke ekonomisinin kazancının ne kadar yüksek olacağını tahmin etmek hiç de zor değil.” dedi.

Acar: Cezalandırma Anlayışını Son Çare Olarak Düşüneceğiz

Gelişmiş ülkelere bakıldığında genelde kayıt dışı oranının %8 ile %15 arasında olduğunu ifade eden Başkan Acar, Türkiye’de bu oranın resmi olmayan rakamlara göre ortalama %50 civarında olduğunu söyledi. Acar sözlerini şöyle sürdürdü: “Gelir İdaresi Başkanlığının açıkladığı resmi rakamlara göre kayıt dışı oranı %32 gözüküyor. Ama yine de çok yüksek bir oran. SGK olarak 2008 Mayıs ayından bu yana 945 bin kişinin kayıtlı olmasını sağladık. Bunu 15 ayrı kurumla protokol yaparak başardık. 15 farklı kurumdan vatandaşlarımıza ait tüm bilgiler bize gelmeye başladı. Sisteme dahil olmayan bu insanları kayıtlı hale getirdik. Onun dışında 81 İl Müdürlüklerinde KADİM, kayıt dışı istihdam servisleri kuruldu. Ayrıca Alo 170 ihbar hattı oluşturuldu. Artık ücretlerin bankalara yatırılma zorunluluğu getirildi. Bu da bizim için her şeyin kayıtlı olması adına önemli.

Rehberlik ve Teftiş Başkanlığımızı da yeniden yapılandırıyoruz. Rehberlik anlayışını ön plana çıkaran bir anlayışla hareket edecek ve cezalandırma anlayışını ise son çare olarak düşüneceğiz.” dedi.

Acar: TOKİ ile 31 Hizmet Binasının Yapılması Konusunda Bir Protokol İmzalandı

Sosyal Güvenlik Kurumunun fiziki binalarının yenilenmesine de değinen Acar; “Sosyal Güvenlik Reformunun gerçekleşme sürecinde fark ettiğimiz bir konuda fiziki binalarımızın kötü durumda olduğuydu. Vatandaş odaklı hizmet anlayışı ile çalışan bir kurum olarak bu olumsuz bir tablo oluşturuyordu. Çünkü vatandaşlarımız daha nezih yerlere giderek hizmet almalıydı. Bu konuda da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımızın da bu konuda büyük destekleri oldu. TOKİ ile 5 gayrimenkul karşılığı 31 adet hizmet binasının yapılmasını konusunda bir protokol imzalandı. Bu binaların bir kısmı yapıldı bir kısmının da yapımı devam ediyor. Hedefimiz 2012 yılı sonuna kadar gerek 81 il müdürlüklerimiz gerekse 430 küsur Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü binalarımızın tamamını inşa ederek bitirmek.” dedi.

Acar: Tüm Kurumların Örnek Aldığı Modern Bir Sosyal Güvenlik Kurumu Hedefliyoruz Sosyal Güvenlik Kurumunun önümüzdeki süreçte 2 temel proje üzerinde yoğunlaştığına vurgu yapan Acar bunlardan ilkinin Sosyal Güvenlik Entegrasyon Projesi olduğunu söyledi.

Entegrasyon projesi hakkında bilgi veren Acar, bu projenin TÜRKSAT ile birlikte hayata geçirileceğini ve proje sayesinde SSK, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur’un eski olan yazılım dillerinin java diline çevrileceğini bu sayede çok daha fonksiyonel, verinin rahat alınabileceği bir teknik alt yapıya kavuşturulacağını, çalışmaların başladığını ve 2-2,5 yıllık bir süre içerisinde tamamlamayı hedeflediklerini anlattı.

İkinci Proje olan Arşiv Yönetim Sistemi hakkında da bilgilendirmede bulunan Acar şunları kaydetti; “Arşiv Yönetim Sistemi sayesinde emekli aylığı almak için dilekçenizi Kurumumuza verdiğiniz anda hangi illerde çalışmış olursanız olun örneğin 5 ilde ayrı hizmet yapmış olsanız dahi tüm bu hizmetleri ekrandan görebilme imkanına kavuşmuş olacağız. Şu anki sistem buna müsait değil. Ayrıca Arşiv Yönetim Sistemi ile tüm veriler dijital ortama aktarılmış olacak.” dedi.

SGK Başkanı Fatih Acar açıklamalarını “Hedefimiz 73 milyon insanın Kurumumuzdan memnun ayrıldığı, teknik alt yapımızın tam olarak tamamlandığı, insan odaklı hizmet anlayışıyla tüm kurumların örnek aldığı modern bir Sosyal Güvenlik Kurumunu 24 bin beş yüz çalışanımız ile oluşturabilmektir.” sözleriyle tamamladı.

(5)
(6)

Şekil

Updating...

Referanslar

Updating...

Benzer konular :