ISSN 2147-4885 (Online) Sayı 23 - Temmuz 2018
E-bültenimizin yıllar içinde bazı gelenekleri oluştu. Bunlardan biri de EMDR Türkiye Sempozyumu`nun düzenlenmesinin ardından çıkan ilk sayının `sempozyum sayısı` olması. Bu nedenle, bu sayımızda bu yıl Kültür Üniversitesi ev sahipliğinde gerçeklesen IV. EMDR Sempozyumu ile ilgili yazılara yer verdik.
Sempozyumumuz, çeşitli alanlarda EMDR`in kullanımı ile ilgili etkileyici sunumları ile konuşmacıların ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen EMDR Terapistlerinin katılımı ile dolu dolu geçti.
Travma ile çalışan ruh sağlığı uzmanları olarak bilgilerimizi paylaşmak ve birbirimiz ile temas etmek için ulusal sempozyum- da bir araya gelmenin bizler için daha da kıymetli olduğuna inanıyorum. Devamını 2. sayfada...
Uzm. Psk. Zeynep Zat
EMDR TürkiyE-Bülteni
Editörden
Bildiriler
IV. EMDR Sempozyumu
IV. EMDR Sempozyumu’nda sunulan sözel bildiriler
“Göz Harekerleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR) ile Travmatik Anıya Müdahale: Olgu Sunumu
Devamı 9. sayfada...
EMDR-TR Derneği Yayın Organı Yayın Kurulu Başkanı: Önder Kavakçı Yayın Kurulu (Alfabetik Sırayla) : Altuna Türkoğlu, Emre Konuk, İnci Canoğulları, Önder Kavakçı, Zeynep Zat,
Editör: Zeynep Zat
Akademik Danışma Kurulu (Alfabetik Sırayla):
Dr. Derek Farell, Dr. Udi Ören,
Prof. Dr. Emine Gül Kapçı, Uzm. Emre Konuk, Doç. Dr. Feryal Çam Çelikel,
Uzm. Psk. Hejan Epözdemir, Dr. Jim Knipe, Dr. Marilyn Luber, Prof. Dr. Nahit Özmenler, Dr. Olcay Güner, Doç. Dr. Ömer Böke, Doç. Dr. Önder Kavakçı, Dr.Richard Mitchell, Prof. Dr. Ümran Korkmazlar, Prof. Dr. Vedat Şar Gülbahar mah. Yenidere sk. No:21/A Şişli İstanbul Tel: 0212 219 85 56 [email protected]
EMDR Alt Komiteleri
Uluslar Arası İlişkiler, Akreditasyon, Eğitim:
Asena Yurtsever, iletişim: [email protected] Araştırma: Önder Kavakçı, iletişim:
EMDR HAP ve Krize Müdahale Başkanı:
Şenel Karaman, iletişim: [email protected], İstanbul Başkanı: Yusuf Ahmet Kulca, iletişim:
Klinik Uygulama ve Protokol Geliştirme Başkanı:
Şirin Atçeken, iletişim: [email protected] Çocuk ve Ergen Başkanı: Ümran Korkmazlar [email protected], Başkan Yardımcısı:
Billur Kurt, iletişim: [email protected] Çeviri, Üye İşleri ve Web Sitesi: Sümer Öztanrıöver, iletişim: sümeroztanrı[email protected] Etik Başkanı: Olcay Güner, iletişim:
Barbara Wizansky ve
Esther Bar Sadeh ile Röportaj
/ Uzm. Kl. Psk. Berfin Bozkurt - Prof. Dr. Ümran Korkmazlar
Udi Oren ile Röportaj
/ Uzm. Psk. Altuna Türkoğlu
Röportaj
Bu sene EMDR Türkiye’nin oluşumu ve gelişi- minde büyük katkıları olan, yıllarca Türkiye’de Devamı 3. sayfada...
Bu Sayıda
Editörden Röportaj Paylaşım
Sempozyum izlenimleri
Psikoloji ve Psikyatri Dünyasından Haberler
3-4-5-62 10-157-8 17
Paylaşım
IV. EMDR Sempozyumu Katılımcılarından İzleminler
2015'ten beri EMDR ailesine ait çok mutlu bir üyeyim. Katıldığım İki EMDR Avrupa Kongresi’nden sonra ilk Devamı 7. sayfa- da...
EMDR TürkiyE-Bülteni
Editörden
E-bültenimizin yıllar içinde bazı gelenekleri oluştu.
Bunlardan biri de EMDR Türkiye Sempozyumu`nun düzenlenmesinin ardından çıkan ilk sayının `sem- pozyum sayısı` olması. Bu nedenle, bu sayımızda bu yıl Kültür Üniversitesi ev sahipliğinde gerçeklesen IV. EMDR Sempozyumu ile ilgili yazılara yer verdik.
Sempozyumumuz, çeşitli alanlarda EMDR`in kullanımı ile ilgili etkileyici sunumları ile konuşmacıların ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen EMDR Terapistlerinin katılımı ile dolu dolu geçti. Travma ile çalışan ruh sağlığı uzmanları olarak bilgilerimizi paylaşmak ve birbirimiz ile temas etmek için ulusal sempozyumda bir araya gelmenin bizler için daha da kıymetli olduğuna inanıyorum. Bu platformu sağlayan EMDR Türkiye Derneği Sempozyum Düzenleme Kurulu başta olmak üzere konuşmacılara, katılımcılara, EMDR Türkiye Derneği ve emeği gecen herkese içten teşekkürlerimizi sunarız.
Bu ay e-bültende, sempozyumda değerli konuşmacılar tarafından yapılmış sunumlara dair bildiri özetlerinden birkaçını görebilirsiniz. Sem- pozyuma katılan katılımcılarımızdan gelen izlenim- leri okuyabilirsiniz.
Bu özel sayımızda, yurt dışından gelerek sem- pozyumumuzu şereflendiren usta EMDR Eğitmen- leri ile sizler için yapılan röportajlara yer verdik.
Prof. Dr. Ümran Korkmazlar ve Berfin Bozkurt Barbara Wizansky ve Esther Bar Sadeh ile çocuklar ve yetişkinler ile çalışmanın farklarından Diyadik Protokol`e, EMDR’ın Türkiye'de çocuk ve ergenler alanındaki gelişiminden İstanbul deneyimlerine uzanan çok keyifli bir röportaj yaptılar. Altuna Türkoğlu ise Udi Oren ile Flash Teknik'ten EMDR’ın Türkiye ve dünyadaki gelişimine, sahte eğitimcil- erden araştırmaların önemine değinen dolu dolu bir sohbet gerçekleştirdi. Keyifle okumanız dileğiyle..
Bu sayımıza yazıları ile katkıda bulunan tüm uzmanlara sonsuz teşekkür ederiz.
Dilerim, kendinize de iyi baktığınız mutlu bir yaz olur.
En derin saygılarımla, Zeynep Zat, MSc
DBE Projeler Koordinatörü
Uzm. Psk. Zeynep Zat
Sayı 23 - Temmuz 2018
EMDR TürkiyE-Bülteni
için çok teşekkür ederiz. Çocuklar ve ergenler ile çalışan EMDR Türkiye Derneği üyeleriyle ilgili izlenimlerinizi sormak istiyoruz.
Hem hızla gelişen çocuklarla ve ergenlerle çalışan EMDR terapist grubunuzdan; hem de grubunuz arasındaki enerji ve sıcaklıktan çok etkilendik. Çocuk- larla EMDR terapisi hakkında bilgi sahibi olmak ve geliştirmek için özverili ve istekli olduğunuzu gördük.
Peki, IV. Ulusal EMDR Sempozyumu hakkında izlenimleriniz nelerdir?
EMDR alanında hem klinik çalışma hem de araştırma yapan uzmanların bakış açılarını görmek etkileyici oldu. Türkiye EMDR Derneği`nin, birçok terapistin mesleki gelişimlerine yatırım yapmalarını teşvik etmeyi başardığı gördük. Aynı zamanda bu yılki temanın çocuklarla ilgili olmasından çok memnun olduk. Bizi de bu sempozyuma davet ettiğiniz için teşekkür ederiz.
Çocuklar ile çalışmanın yetişkinlerle çalışmaktan neden farklı olduğunu düşünüyorsunuz?
Yetişkinlerle çalışırken, odada bir danışan olduğu halde arka planda pek çok aile üyesi vardır. Çocuklarla çalışırken ise, ebeveynler mevcut bir gerçekliktir. Bu IV. Ulusal EMDR Sempozyumu`nda “Konuşma
Öncesi (Preverbal) Travma ve Bağlanma İlişkisi”
başlığıyla açılış konuşmasını ve sempozyum öncesinde de “Çocuğun Bütüncül Terapisi” başlıklı eğitimi gerçekleştiren Barbara Wizansky ve Esther Bar Sadeh ile bir röportaj yaptık.
Roportajimızdan önce, Barbara Wizansky ve Esther Bar Sadeh`i sizlere tanıtmak isteriz. Eshter, İsrail’de ve uluslararası EMDR camiasında çocuk terapileri eğitimi veren Akredite EMDR Eğitmenidir. EMDR-İsrail ve EMDR Avrupa Çocuk Komitesi`nin üyesidir. Aynı zamanda Avrupa EMDR Çocuk Eğitmenleri Komi- tesi`ni yönetmektedir. Barbara ise, 1999 yılından bu yana EMDR ile çalışmaktadır ve şu an Avrupa’da Çocuklarla ve Ergenlerle EMDR Eğitmeni olarak çalışmalarına devam etmektedir. Aynı zamanda EMDR İsrail Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, EMDR-HAP Eş Başkanı ve EMDR Avrupa Çocuk Komitesi Eş Temsilcisi`dir. Barbara ve Esther, İsrail’de ve yurtdışında öğretilen çocuk ve ergen eğitim programları geliştirmiştir.
Öncelikle röportajımızı kabul ettiğiniz ve IV. Ulusal EMDR Sempozyumu’nda yaptığınız aydınlatıcı açılış konuşması ve öncesinde verdiğiniz eğitim
Sayı 23 - Temmuz 2018
!
Uzm. Kl. Psk. Berfin Bozkurt - Prof. Dr. Ümran Korkmazlar RÖPORTAJ
Barbara Wizansky ve Esther Bar Sadeh ile Röportaj
EMDR TürkiyE-Bülteni
işte çok fazla umut var; çünkü çalıştıkça temel bağlan- ma ilişkisini somut olarak etkileme imkanınız var.
Çocuklarla çalışmadaki farklılık “somut” kelimesinde yatıyor. Çünkü “hakkında konuşmak” değil “yapmak”
var. Seans odasında oyun, bağlanma ve güven alan- larındaki gerçek deneyimleri teşvik etmek için tera- pistin aktif olması gerekir.
Ayrıca çocukların kendi işlemleme biçimleri vardır.
Kendi bedenleriyle oyun ve hayal gücü vasıtasıyla çalışırlar. Çocuklarla çalışan terapistlerin hayal gücünün olması ve sanat, oyun terapisi, beden çalışması gibi çeşitli terapötik yöntemlere hakim olması gerekir.
Türkiye'de EMDR çocuk ve ergen terapistlerine ne söylemek istersiniz? Onlar için tavsiyeleriniz neler?
Öğrenmeye ve çocuklarla oynamaya devam edin.
Ebeveynlerle çalışmak ve ebeveyn-çocuk ilişkisinin önemini anlamak için yeteneklerinizi koruyun.
Geliştirmiş olduğunuz Diyadik Protokolü kısaca anlatabilir misiniz?
Diyadik Protokol, ebeveyn çocuk ilişkisinin kaynak olabileceği gibi olası bir travma kaynağı olabileceğini de vurguluyor. Diyadik Protokol, bağlanma ilişkisinin geçmişte ve günümüzdeki etkisini inceleyerek stan- dart protokolün tüm aşamalarını ele alır. Terapist, ebeveynlerin konuşma öncesi travma ve davranışlar arasındaki bağlantıya dayanarak ebeveyn-çocuk ilişkisinin stresi yatıştırıcı ve düzenleyici etkisini anlamalarına yardımcı olur.
Ebeveynlerin geçmiş ve güncel olaylara karşı kendi travmatik tepkilerini normalleştirmelerine ve çözme- lerine yardımcı olunur. Aynı zamanda güncel semp- tomlarla ilgili tutarlı bir anlatım oluşturarak çocuktaki travmanın bütünleyici işlemlenmesine yardımcı olma- ları sağlanır.
Protokol boyunca, güvenliğin oluşturulması, sakin- leştirme (regulation) becerilerinin artırılması ve birlikte- likte “ikili (dyad)” olma becerisindeki rahatlığı,
“eğlenceli” (playfulness) olma duygusunu yaratmak için güncel ilişki sorunlarının “şimdi ve burada” üze- rinde çalışılması vardır. Diyadik müdahaleler, geçmiş ve güncel hedeflerin işlenmesinde kullanılır.
EMDR Türkiye Çocuk ve Ergen çalışmaları hakkın- da ne düşünüyorsunuz?
Çocuklarla ve ergenlerle grup protokolü ve mültecilerle R-TEP ve G-TEP ile ilgili araştırmalar olduğunu biliyoruz. Bütün bu çalışmaların, EMDR terapisinin farklı popülasyonlarla kullanımında geçerliliğin gösterilmesinde katkısı vardır.
Araştırmacıları motive etmek adına, çocuklarla ve ergenlerle EMDR alanını geliştirmek için ne tür araştırmalara ihtiyaç var?
Çocuklarla çok az araştırma çalışması var. Bunlar çoğunlukla grup protokollerine ve tekil travmaya odak- lanmaktadır. Araştırmaların, diğer hedef popülasyonlar ile genişletilmesine büyük bir ihtiyaç var; örneğin OKB ve fobisi olan çocuklarla veya özellikle kompleks travmaya bağlı semptomları olan çocuklarla çalışma- lar yapılabilir.
İstanbul hakkındaki izlenimlerinizi de merak ediyoruz. İstanbul'da güzel vakit geçirdiniz mi?
İstanbul'da geçirdiğimiz zamanı çok sevdik. Ümran, bizi çok sıcak karşıladı ve bütün ekibini bizimle olan zamana dahil etmesi bizi ailenizden hissettirdi ve tabii ki Ümran'ın ailesini, yeğenini ve oğlunu yakından tanıdık. Bizim izlenimlerimiz özellikle canlılık, cömertlik ve eğlence oldu. Bize gösterdiğiniz şehir çok güzeldi ve en son burada olduğumuz zaman ile kıyaslayınca olumlu değişimlerden çok etkilendik.
Biz de sizinle olmaktan çok mutlu olduk. Çok teşekkür ederiz.
RÖPORTAJ
Sayı 23 - Temmuz 2018
EMDR TürkiyE-Bülteni
Bu sene EMDR Türkiye’nin oluşumu ve gelişiminde büyük katkıları olan, yıllarca Türkiye’de EMDR eğitme- ni olarak pek çok eğitimde görev almış olan, sevgili Dr.
Udi Oren’i ağırladık. Kendisi 7-8 Nisan tarihleri arasın- da gerçekleşen IV. EMDR Sempozyumu’nda engin bilgi ve deneyimi ile “Beden Odaklı Psikoterapi olarak EMDR Terapisi” başlıklı bir eğitim geçekleştirdi. Eğitim öncesinde kendisiyle röportaj yapma fırsatı yakaladık.
Hoş geldiniz Udi Oren! Öncelikle bize zaman ayırdığınız için EMDR Türkiye Derneği adına size teşekkür ederiz. İlk olarak bize EMDR dünyasına dair aktarmak istediğiniz yeni bilgiler, haberler var mı?
Muhtemelen verebileceğim en önemli haber EMDR camiasının büyümesiyle ile ilgili. Daha çok Avrupa’da, önemli ölçüde de Asya’da EMDR gelişiyor. 3. dünya ülkeleri dahil, tüm dünyada daha fazla sayıda eğitimler veriliyor. EMDR önceleri Travma Sonrası Stres Bozuk- luğu’na (TSSB) odaklanıyordu yani asıl alanı TSSB’ydi, fakat şu an bunun çok ötesine geçti. Ruh sağlığı, fiziksel sağlık ve gündelik işleyiş de artık EMDR’ın tedavi edebildiği alanlar oldu. Bana göre, hem kötü hem de iyi olan bir başka haber ise, yetkisi olmayan çok sayıda kişilerin EMDR eğitimi vermesi.
Bu durum EMDR camiasının ilgilemesi geren önemli bir husus. Fakat ben hep şey derim,
Uzm. Psk. Altuna Türkoğlu
Sayı 23 - Temmuz 2018
Dr. Udi Oren ile Röportaj
RÖPORTAJ
Pepsi ya da başka kola markaları olmasaydı, Coca- Cola bu kadar başarılı olmazdı (Gülüyor). Coca- Cola başarısından dolayı taklit edildi. Bizde de durum aynı aslında.
Fakat yine de bu taklit edilen eğitimlere karşı tedbir almamız gerekiyor.
Peki son dönemlerde yayınlanan, ilginizi çeken çalışmalar, protokoller ve makaleler var mı?
Son zamanlarda ilgimi çeken birçok çalışma oldu.
EMDR’ın çalışma alanlarının gelişmekte olduğunu söylemiştim. Örneğin üç sene önce yayınlanmış “şiddetli ruhsal bozukluklar” ile alakalı araştırmalar ve depresyon araştırmaları var. EMDR’ın karşılaştığı en büyük sıkıntı TSSB tanınması ve sadece TSSB üzerinde etkili olduğu düşünülmesiydi. Bu yüzden diğer alanlarda çalışmalar yapılması gerektiğini ve farklı alanlarda, tanılarda EMDR’ın tanınmaya ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.
Benim kişisel olarak ilgilendiğim alan daha çok travma ve fiziksel sağlığın ilişkisi. Birkaç çalışma yakında Avrupa ve Hindistan kongrelerinde sunulacak. Bu çalışmalarda, EMDR Terapisi ile kanser hastalarının kemoterapi sürecini daha iyi tolere ettiği görüldü.
Son dönemlerde sıkça Flash Teknik’den bahsedili- yor. Ne düşünüyorsunuz bu teknik hakkında?
Evet, ben de makalesini okudum ve tekniği uyguladım.
Gerçekten ilginç ve kolay bir teknik. Görünen o ki işe
EMDR TürkiyE-Bülteni
Pepsi ya da başka kola markaları olmasaydı, Coca- Cola bu kadar başarılı olmazdı (Gülüyor). Coca- Cola başarısından dolayı taklit edildi. Bizde de durum aynı aslında. Fakat yine de bu taklit edilen eğitimlere karşı tedbir almamız gerekiyor.
Peki son dönemlerde yayınlanan, ilginizi çeken çalışmalar, protokoller ve makaleler var mı?
Son zamanlarda ilgimi çeken birçok çalışma oldu.
EMDR’ın çalışma alanlarının gelişmekte olduğunu söylemiştim. Örneğin üç sene önce yayınlanmış
“şiddetli ruhsal bozukluklar” ile alakalı araştırmalar ve depresyon araştırmaları var. EMDR’ın karşılaştığı en büyük sıkıntı TSSB tanınması ve sadece TSSB üzer- inde etkili olduğu düşünülmesiydi. Bu yüzden diğer alanlarda çalışmalar yapılması gerektiğini ve farklı alanlarda, tanılarda EMDR’ın tanınmaya ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Benim kişisel olarak ilgilendiğim alan daha çok travma ve fiziksel sağlığın ilişkisi. Birkaç çalışma yakında Avrupa ve Hindistan kongrelerinde sunulacak. Bu çalışmalarda, EMDR Terapisi ile kanser hastalarının kemoterapi sürecini daha iyi tolere ettiği görüldü.
Son dönemlerde sıkça Flash Teknik’den bahsedili- yor. Ne düşünüyorsunuz bu teknik hakkında?
Evet, ben de makalesini okudum ve tekniği uygu- ladım. Gerçekten ilginç ve kolay bir teknik. Görünen o ki işe de yarıyor. Henüz bir araştırma yok bu teknikle ilgili fakat benim ve süpervizelerim tecrübelerine göre işe yaradığını söyleyebilirim. Flash Teknik aslında EMDR değil. İkisini karıştırmamız gerek. Flash Teknik’te işleme evresi yok, fakat duyarsızlaşma evresinde oldukça etkili. SUD seviyesinin düştüğünü çok net fark ediyorsunuz. Bu teknik EMDR ile yer değiştirebilecek bir terapi değil, EMDR’a ek olacak bir teknik. Flash Tekniği bulan Phill Mathew ve arkadaşları da zaten bunun bir terapi olmadığından bahsetmişti. Phill’in Flash Tekniği’ne protokol değil de teknik adı vermesine açıkçası sevindim.
Ben de EMDR 1. seviye eğitimlerimde bu teknikten bahsediyorum. 2. seviye eğitimlerde ise bazen anlatıyorum. Ben çok protokollere inanan birisi değil- im. Ben EMDR Terapisi’ne inanıyorum (Gülüyor).
EMDR’ı pantolon olarak düşünün, yapılan protokoller de farklı stilde, renkte olan pantolonlar bana göre.
EMDR’ın Türkiye’de gelişimi hakkında ne düşünüyorsunuz?
EMDR’ın Türkiye’de gelişimi gerçekten çok başarılı buluyorum. Eğitilen terapist, EMDR danışman ve eğitmen sayılarına bakınca bunu görebiliyoruz. Diğer ülkelerden farklı olarak özel alan dışında Kamu’da EMDR’ın kullanılması ve öğretilmesi çok önemli.
Peki son olarak, EMDR Avrupa Derneği Başkanı olma sürecinizi ve süreç içerisinde deneyimle- diklerinizi biraz bizimle paylaşabilir misiniz?
Bu süreçte çok güzel 8 sene geçerdim. EMDR Avrupa Derneği’nin deyim yerindeyse büyümesini seyrettim.
Ruhsal sağlık alanında ama en çok da Travma alanın- da nasıl kendine yer ettiğini görmek çok güzeldi. Çok konferanslar yaptık ve birçok araştırmayı maddi olarak destekledik. Bundan sonrada aynı seyirde gelişeceğine ve bu noktada EMDR Türkiye’den hem insani yardım konusunda hem de araştırmalar konu- sunda büyük destek geleceğine eminim.
RÖPORTAJ
Sayı 23 - Temmuz 2018
EMDR TürkiyE-Bülteni
2015'ten beri EMDR ailesine ait çok mutlu bir üyeyim. Katıldığım İki EMDR Avrupa Kongresi’nden sonra ilk defa bu yıl EMDR Türkiye sempozyuma katıldım. İlk fark ettiğim şey biz bize olmanın nasıl güzel ve sıcak hissettirdiği oldu. Sadece sem- pozyum için değil, tüm etkinliklerde aynı zamanda herkesle bir araya gelebilme fırsatımızın olması çok güzel. Başta Emre hocam, tüm hocalarım ve arkadaşlarım ile buluşmak için bile sempozyuma katılmak çok anlamlı. Çünkü her yerde olmayan bir şey var, herkes çok sıcak ve içten.
Programı elimize alır almaz en zorlandığım konu çıktı yine karşıma. Aynı zamana denk gelen birbirinden çekici çalıştayların hangisini seçsem konusu. Keşke bu konunun bir çözümü olsa, bir de hayattaki her zorluk böyle olsa.
Katılabildiklerimden en çok keyif aldığım ve bol bol öğrendiğim çalıştaylar sevgili Udi Oren'le başlayıp, bu sefer çok daha yakından tanıma fırsatı bulup çok daha fazla sevip saygı duyduğum Önder Kavakçı'yla devam etti. Arada konuştuğumuzda, OKB üzerinde yeni çalışmalarından bahsetmesi çok heyecan vericiydi.
Bitmeyen meslek aşkını ve her yeniliğin heyecanını kıymetli meslektaşlarımın gözlerinde görmeyi çok seviyorum. Bu durum ilham veriyor, güç veriyor.
İlham dediğimde aklıma aşk geliyor, aşk dediğimde ise Mehmet Sungur'un muhteşem anlatımı. Çok samimi ve çok derindi. Sevgili danışmanım Şirin Atçeken’in “Somatik Deneyimleme” çalıştayı, konuya zaten hayran olduğum için Şirin hocamdan dinlemenin keyfi vardı en çok.
İkinci gün tanımakta çok geç kaldığımı hissettirecek güzellikte, ışığıyla sahneyi dolduran Ayşe Hazne- dar Yalın'ın "Çocukluğum ve Çocuklarla Yolcu- luğum” konferansıyla başladı. Zarafetine ve şefkat- le dolu kalbine hayran bıraktı beni. Benim alanım çocuk değil ve İzmir’ de yaşıyorum ama onun verdiği ilham ilk fırsatta Ünye’ ye gidip elimden gelen ne olursa, elimden gelmeyeni de öğrenip hatta, bir şekilde yaptığı güzel işlere katkıda bulu- nabilme isteğiyle doldurdu içimi. Alanımızın onun yüreğine sahip insanlarla dolup taşmasını diledim.
Aynı yüreğe sahip canım hocam çok kıymetli Öget Öktem Tanör’ü de aramızda görmek benim için çok anlamlıydı.
PAYLAŞIM
Sayı 23 - Temmuz 2018
Uzm. Psk. Tuba İnce
IV. EMDR Sempozyumu Katılımcılarından İzleminler
EMDR TürkiyE-Bülteni
İkinci günde iz bırakanlar sevgili Alişan Burak Yaşar ve Sümer Öztanrıöver oldu. Alişan’ın anlatım gücü, bilgiyi paylaşma tutkusu ve sürekli kendisini geliştirmesini izlemenin etkisinde, Sümer Öztan- rıöver’in mail grubunda bir yardım istendiğinde coşkuyla ve özenle önümüze serdiği deneyimini aktarabilme becerisi ve yaratıcılığının en fazla hali karşımdaydı belki de. Her ikisi de çok öğretici ve ilham vericiydi. Günün sonunda daha önce Avrupa Kongresi’nde de izleme fırsatı bulduğum Emre Konuk ve Zeynep Zat’ın Migren ve Fibromiyalji de EMDR çalıştayı bu sefer Hejan Epözdemir Güçlü de eklenince en yoğun halini aldı. Kocaman bir kala- balıkla öğrenmeye doyamadık. Herkesin emeklerine çok teşekkür ederim. Bu kadar öğrenmenin ve ilhamın etkisiyle, vak’a paylaşımlarını izlediğim sırada içimde uyanan keşke önceden haberimiz olsaydı ve bu kısma katılabilseydik düşüncesi tek eleştirim olabilir sempozyum geneli için. Son olarak bilginin bedene yerleşebilmesi için gerekli yumuşa- mayı güzel sesiyle, incelikle gerçekleştiren sevgili Adnan Çoban’a da bilim-sanat bütünlüğü için, bütüne giden her yola olduğu şekilde sonsuz teşek- kürlerimle.
En ilgimi çeken sunum Udi Oren'in “EMDR Therapy for All: Hope to Use EMDR Therapy with Complex Clients” sunumu oldu. Anlatımı, salona hakimiyeti ve konu oldukça dikkat çekiciydi. Çoklu, erken travma öykülerinin olduğu vakalarda dissosiyas- yonun daha sık görülebileceği ve ona göte terapi yaklaşımın belirlenmesi önemli bir vurguydu.
Onun dışında Önder Kavakçı ve Mehmet Zihni Sungur Hocalarımız’ın sunumlarını her zamanki gibi dinlemek büyük bir keyifti.
Yıllarca yöneltilen türlü eleştiriler ve nerdeyse şaklabanlık/kandırmaca ile itham edilme durumu nedeni ile maalesef ben de uzun süre uzak kalmıştım EMDR`a. Öğrenip uygulamaya başladığımda hastalarımda gördüğüm mucizevi yanıtlar sonrasında daha çok merak etmeye ve EMDR ile ilgili ne varsa öğrenmeye çalışıyordum. O dönemde fark ettim ki nisan ayında IV. EMDR Sem- pozyumu düzenlenecekti ve sempozyum merkezi de tam olarak yanı başımda Kültür Üniversitesi`nde oluyordu. Dolu dolu geçen 2 gün oldu benim için.
Gerek panelleri gerek kursları olsun tüm açlığıma hitap edecek yeterlikteydi. Birden bir vaha da bulmuştum kendimi anlayacağınız. Çocuk, ergen ve yetişkin yaş gruplarında EMDR kullanımına dair bir sürü panel ve deneyim paylaşımı vardı ve bu deneyimleri almak için bekleyen ilgili seyirciler. Bize bu ziyafeti sunan değerli hocalarımıza ve arkadaşlarımıza can-ı gönülden teşekkür ediyorum. Seneye hazırlanacak olan sempozyum programını ise şimdiden dört gözle bekliyorum.
Diğer sunumlardan farklı olarak Udi'nin sunumunda katılımcılar sürekli bir şeyler öğrenip ve deneyimle- dikleri vakalarda yaşadıklarını Udi ile paylaştılar. Bu kısım bana etkileyici geldi. Çünkü terapist olarak ciddi anlamda kişiler merak içindeler ve ne yaptıklarının ne işe yaradığını ya da iyi mi kötü mü yaptıklarını anlama gayreti içindeler. EMDR eklektik bir terapi yöntemi bence. Bu anlamda EMDR ile terapi kavramı sadece şu olduğu zaman bu yapılır mantığını aşıyor.
Bu manada da sempozyumun içeriğinde beden, gevşeme, tolerans penceresi, bilişsel müdahaleler ve dissosiye hastalarla çalışma vb. gibi ayrıntılandırılacak sunumlar daha lezzetli olur gibime geliyor. Bu yüzden de Udi'nin sunumu daha akılda kalıcı oldu diyebilirim.
Sevgiler
En ilgimi çeken sunum Udi Oren'in Beden odaklı psikoterapi olarak EMDR Terapisi oldu. Sunumların pek çoğuna katılma fırsatım oldu.
PAYLAŞIM
Sayı 23 - Temmuz 2018
Uzm. Dr. Nuri Yılmaz
Uzm. Dr. Ersin Uygun
Yard. Doç. Dr. Zekeriya Yelboğa
EMDR TürkiyE-Bülteni
PAYLAŞIM
Sayı 23 - Temmuz 2018
EMDR TürkiyE-Bülteni
Yaşanan travmatik olaylar çocukların psikolojik ve sosyal gelişiminde bozulmalara sebep olabilir. Bu tür olaylardan sonra çocuklarda depresyon, dikkat dağınıklığı, okula uyum ve davranış sorunları gibi durumlar ile sıkça karşılaşılmaktadır Bu yüzden doğru klinik müdahale son derece önem taşımaktadır.
Travma tedavisi için uygulanan terapi çeşitleri içerisinde EMDR’ın diğer terapilere göre daha kısa sürede etkili sonuçlar verdiği kanıtlanmıştır Bu yazıda anne ve babasının cinsel ilişkiye girmesine şahit olan bir danışanın EMDR Terapisi ile tedavi süreci açıklan- acaktır.
Danışan on bir yaşında, altıncı sınıf öğrencisi bir kız çocuğudur. Anne ve babası ile birlikte yaşamaktadır.
Kliniğe başvuru sebebi sekiz ay önce danışanın, anne ve babası ile birlikte uyuduğu yatakta onları cinsel ilişkiye girerken görmesi ve sonrasında oluşan içe kapanık, mutsuzluk hali ve baş dönmele-ridir. Bu olay- dan sonra anne ve babasının yan yana bile gelme- lerini istemediğini ve bu olayın sürekli aklında olduğunu ifade etmiştir. Anne ve baba sekiz aydır ayrı odalarda yatmakta ve danışan annesi ile uyumaktadır.
Anne ve babasının bu olaydan önce bebek planı olduğunu ve danışanın da önceden kar-deşi olmasını çok istediğini ama şu anda kesinlikle istemediğini belirtmiştir. Ayrıca okula karşı isteksiz hale geldiğini ve baş dönmesi şikayetinden dolayı iki hafta okula gitmediğini belirtmiştir. Psikiyatrist, Prozac başladıktan sonra terapiye yönlendirmiş ancak danışan terapi süresi boyunca ilacı düzenli kullanmamıştır.
Danışan ile üçüncü seansta EMDR’a başlanmış olup altı seans EMDR Terapisi ile çalışılmıştır. Her bir seansın uzunluğu kırk beş dakika tutulmuştur. İlk EMDR seansında SUD=9, VOC=2 iken, altıncı seans sonunda SUD=0, VOC=7 olmuştur. Danışan dördüncü EMDR seansından sonra kendi oda-sında ve yalnız uyumaya başlamıştır. Annesi ve danışan ile iki ay sonra kontrol seansı yapılmıştır. Danışan, anne ve babasının ilişkiye girdiğine şahit olduğu olayın hemen hemen hiç aklına gelmediği, gelse dahi rahatsızlık vermediğini ve bir kardeşi olmasını istediğini ifade etmiştir. Anne ve babasının kendi odalarında birlikte yatması onu rahatsız etmemekte- dir. Okuluna istekli bir şekilde gitmektedir ve baş dönme şikayeti ortadan kalkmıştır.
EMDR’ın en önemli özelliklerinden birisi de özgün anılarla birlikte, araştırılmamış ve ilgisiz gibi görünen düşünceleri, görüntüleri, duyguları ve hisleri harekete geçirme kapasitesidir (Bessel, 2018). Bunlar günlük hayatın içinde gelişigüzel zamanlarda ortaya çıkan hatırlamalar olabileceği gibi rüyalar yoluyla çeşitli metaforlar kullanılarak da ortaya çıkabilir.
Pek çok EMDR uygulayıcısının karşılaştığı gibi EMDR seanslarını takip eden günlerde danışanların rüya görme sıklıklarında ve rüyaların canlılığında artış gözlenmektedir.
REM uyku mekanizmasının eski travmatik olayları işlemek için çabaladığı varsayıldığında, eski anıları içeren ağda kilitli olan yüksek seviyedeki duygu- lanımın rüyada bir imge olarak ortaya çıkan kognitif karşılık olduğu düşünülebilir
Sayı 23 - Temmuz 2018
SÖZEL BİLDİRİ -1
Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR) ile
Travmatik Anıya Müdahale:
Olgu Sunumu
Uzm. Kl. Psk. Pınar Çelik BİLDİRİLER
SÖZEL BİLDİRİ -2
Bir Anoreksiya Nervoza Vak’asında:
Tekrarlayan Rüyalara EMDR Müdahalesi
Uzm. Kl. Psk. Kasım Hakan Emanetoğlu
Uzm. Kl. Psk. Asena Yurtsever
EMDR TürkiyE-Bülteni
Sayı 23 - Temmuz 2018
Freud, rüya düşüncesini oluşturan duyguların kabul ettiğimiz duygular değil, acı verici olmaları sebebiyle bastırdığımız arzularımız olduğunu söylemektedir.
Bu nedenle uyanık durumdayken bilincimizden uzak tuttuğumuz duygular rüyalarımızda dolaylı olarak su yüzüne çıkar Bizim için hayati anlamı olan her oluş düşlerimizde, rasyonel düşünceyle olmasa da sem- bolik bir resim olarak çözümlenir.
Rüyalar ile hiç aralıksız süregelen bilişsel etkinliğin bir ürünü olan uyanık zamandaki düşünceler arasın- da benzerlikler vardır. 9 yaşından itibaren çocukların rüyaları yetişkinlerin rüyalarına benzer, 11-13 yaşlarındaki çocukların rüyaları ise rüyayı görenin kişiliğini yansıtır. Rüya görmeyi oluşturan 3 koşul vardır :
I. Fizyolojik ve psikolojik süreçleri içeren korti- kal ve bilişsel hareketlenme
II. Dış uyarana kapalı olma
III. Kavrama yeteneği ve özdenetimin istemli terk edilmesi
Bu üç unsur, rüyalar yoluyla kişilerin Limbik sistemde depolanan anı zincirinin ortaya çıkışını kolaylaştır- makta ve terapistin olumlu ve/veya olumsuz anılara ulaşma olasılığını arttırmaktadır.
EMDR’ın erken dönem travmalarında kullanımında ise iki tür zorlukla karşılaşılabilir:
I. EMDR açık bellekteki ulaşılabilir olan anıları hedefler ancak erken dönem travmalar sağ beyinde, örtük bellekte depolanır ve doğrudan hatırlanmaları mümkün değildir.
II. Bebeklik dönemindeki ihmal nedeniyle kaynakları yetersiz olan kişi için erken deneyimlere ulaşmak tahammül edilemez olabilir.
Bu çerçevede çalışmanın hipotezi prenatal dönem- de hem duyu organlarıyla hissedilen hem de annenin duygu durumuna karşılık gelen hormonal faaliyetlerin etkisiyle oluşan duygulanımlar bebeği de etkileyebileceği ve bebeğin örtük belleğinde saklanabileceği üzerine kuruludur.
1. Süreç
Çalışma, terapistin olumsuz kognisyonların yerine olumlu kognisyonları yerleştirmek amacıyla yaptığı bilişsel müdahaleleri içeren anlatımları sonrasında;
anne ve çocuğunun ortaya çıkan olumlu kognisyon- larla kendi içlerinde bağlanma ve ait hissetme/ait olmaya yönelik kaynak geliştirmeleri üzerine yapılandırılmıştır.
Bu sürecin uygulanmasında, anne karnındaki birbi- rini izleyen zaman dilimleri hedeflenmiş ve pozitif deneyimler 36 tekrarlı, sadece titreşim ile uygulanan BLS’ler ve terapistin oluşturduğu imajinasyonlarla hem anneye hem çocuğuna yerleştirilmiştir.
Terapi planının oluşturulmasında aşağıdaki yapı taşları kullanılmıştır:
Çocuk için;
Sorun : Rüya (Asansörden düşmek)
Konteyner : Anne, anne karnı, terapi odası, terapist
Güvenli Yer : Anne karnının güvenli ortamı Kaynaklar : Bu alan beni koruyacak, isteniyorum, güvendeyim
Hedef : Duygusal kaynakları silmek ve yenil- erini yerleştirmek
Anne için;
Sorun : Hamilelik
Konteyner : Hamilelik, terapi odası, tera- pist
Güvenli Yer : Kadınlık, annelik, türe özgü hazır olma
Kaynaklar : Hamileliğe hazırım, onu koruyabilirim.
Hedef : Duygusal kaynakları silmek ve yenilerini yerleştirmek
2. Bulgular
Hem anne hem çocuğa avuç içine yerleştirilen titreşim aparatı ile 36 BLS’lik 30 uygulama yapıldığında, en yüksek SUD değeri 10 ile başlayan çocuğun SUD değeri 22. uygulamadan itibaren 0’a düşmüş ve 30. uygulamaya kadar stabil kalmıştır.
30 uygulama sonunda, SUD değeri 7 ile başlayan annenin SUD değeri 20. uygulamadan itibaren 0’a düşmüş ve 30. uygulamaya kadar stabil kalmıştır.
Başlangıç VOC değeri 2 olan çocuğun VOC değeri 30. uygulamada 7’ye kadar çıkmış ve stabil kalmıştır.
Başlangıç VOC değeri 4 olan annenin VOC değeri 30. uygulamada7’ye kadar çıkmış ve stabil kalmıştır.
EMDR TürkiyE-Bülteni
Sayı 23 - Temmuz 2018
Altı parçalı hikaye tekniği, kişinin stresli durumlarda harekete geçirilecek iç güçleri ve travmayla başa çıkma kaynakları olduğu varsayımına dayanır Altı parçalı hikaye tekniği, inanç (belief), duygu (affect), sosyal (social), imajınasyon (imaginative), düşünce (cognitive) ve davranış (physical) kanallarını kapsamaktadır. Bu yöntemde travma sonrası birey- lerin kendi rahatlama kanallarını fark etmeleri ve kullanmaları amaçlanır. Bireyler ne kadar çok sayıda başetme kanalını kullanabilirse, zor durumlarla başa çıkmaları daha kolay olmaktadır.
Otizmli bireyler değişiklik gerektiren yaşamsal durumlarla başa çıkmada zorlanmaktadırlar. Bu amaçla, bu çalışmada altı parçalı hikaye tekniği ile otizmli bir bireyin ve annesinin, kaygı yaratan bir durumla baş etmede ve rahatlamada hangi kanal ya da kanalları kullandığı belirlenmeye çalışılmıştır.
Bu sunumda, 17 yaşında otizmli bir bireye ve anne- sine EMDR eşliğinde altı parçalı hikaye tekniğinin uygulanabilirliği ve etkisi ele alınmaktadır.
Vakanın Özellikleri
Vaka; 17 yaşında, erkek, Güzel Sanatlar Lisesi 10.
sınıf kaynaştırma öğrencisidir. 2 yaşındayken Mar- mara Üniversitesi Çocuk Psikiyatrisi Kliniği`nde otizm tanısı konulmuştur. Olgunun tanısının; 2017 yılında yapılan psikiyatrik değerlendirmede Yüksek Fonksiyonlu Otizm tanısı olarak değiştirildiği öğre- nilmiştir. Anne, baba ve ablasıyla birlikte yaşamak- tadır. Annesi; 43 yaşında, ilkokul mezunu, ev hanımı, babası; 47 yaşında, lise mezunu, belediyede idari memur ve ablası ise 26 yaşında, yüksek lisans eğiti- mine devam etmekte ve su teknikeri olarak çalış- maktadır.
Anne ve baba otizm tanısının konulması ve ilerleyen süreçlerde psikiyatrist desteği almış, ilaç kullan- mışlardır. Anne; 10 yıl önce otizmli çocuklarla ilgili bir dernek kurmuştur. Bu oluşum ve olgudaki olumlu değişimler ile annenin ilaç kullanımına gerek duymadığı öğrenilmiştir. Ayrıca otizmli çocuklar için ücretsiz atölye ve spor çalışmaları yürütmektedir.
Baba ilaç kullanımına devam etmektedir. Olgu, çalış- mayı yürüten terapistlerin birisi ile 12 yaşına kadar 3. Sonuçlar
Danışanımız ve annesine eşzamanlı olarak uygula- nan erken dönem travmayı yeniden işleme ve duyarsızlaştırma çalışmasında her iki danışanda da SUD değerleri 0’a; VOC değerleri 7’ye yükselmiş ve stabil kalmıştır.
Danışan; son seansı takip eden 1 ay boyunca takip edilmiş ve probleme konu olan “asansörden düşme”
içerikli rüyaya rastlanmadığı tespit edilmiştir.
Otizm; toplumsallaşmada, sözel ve sözel olmayan iletişimde bozukluk, sınırlanmış, tekrarlayan davranış örüntüleri gibi belirtileri olan yaşam boyu devam eden gelişimsel bir bozukluktur Otizmli birey- ler, insanlarla kurdukları duygusal ilişkilerde diğerler- inin duygularını anlama ve kendi duygularını ifade etme zorlukları yaşarlar ve çoğunlukla sosyal ve duygusal karşılık gösteremezler (Tekin ve İftar, 2004). Otizmli bireyler duyguları algılama ve ifade etme becerilerinde, normal gelişim gösteren birey- lerden farklı olarak dışarıdan bir desteğe ihtiyaç duymaktadır. Bu durum, otizmli bireylerin ebeveyn- lerinin de olumsuz duygular yaşamasına neden olabilmektedir (Davis & Carter, 2008). Bu olumsuz duygular tekrarlandıkça travmatik yaşantıların oluşmasına sebep olmaktadır..
SÖZEL BİLDİRİ -3
EMDR Eşliğinde Altı Parçalı Hikaye Tekniğinin (Basic-Ph)
Otizmli Bir Olguda Uygulanması
Uzm. Psk. Nalan Saban Alak
Prof. Dr. Ümran Korkmazlar
EMDR TürkiyE-Bülteni
Sayı 23 - Temmuz 2018
SÖZEL BİLDİRİ -4
Psikotik Bozukluk Hastalarında EMDR’ın Hastalık Semptomlarına Ve Hastaların İşlevselliklerine Etkisi : Vak’a Serisi
Uzm. Dr. Sümer Öztanrıöver, Uzm. Dr. Alişan Burak Yaşar, Dr. İbrahim Gündoğmuş
Psikoz hastaları çok sık şekilde ruhsal travma yaşamaktadırlar. Bu travma yaşantıları kendilikle ilgili olumsuz bilişler, kaçınma yaşantıları, uyarıla- bilirlik ve duygulanım alanında sorunlar gibi semp- tomlar yaratıp hastalığın gidişatını kötü etkileyebil- mektedirler [1, 2].
EMDR’ın psikoz hastaların da uygulanmasını gösteren çalışma sayısı sınırlı olmakla birlikte, EMDR’ın psikoz hastalarında travma sonrası stres bozukluğu tedavisinde etkili ve güvenli olduğunu gösterilmektedir. Bununla birlikte, bu hastalarda EMDR’ın işitsel-sözlü varsanılar, sanrılar, anksi- yete, depresyon ve benlik saygısı üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğunu gösterilmiştir [3].
özel eğitime devam etmiştir. Konuşma terapisine de halen devam etmektedir. İstanbul dışında yaşayan olgu ile her 3 ayda bir 3 haftalık yoğunlaştırılmış eğitim ve terapi yapılmıştır. 2013 yılından itibaren sömestr ve yaz tatillerinde yoğunlaştırılmış terapilere devam etmektedir.
Yöntem
Düzenli ve belli aralıklarla yoğunlaştırılmış konuşma terapisinde, dil gelişimi için dilin semantik, morfolojik, sentaktik, fonolojik, prozodi ve pragmatik evreleri çalışılmıştır.
2015 yılında EMDR terapisi eğitimi ile kaynak ve güvenli yer çalışmaları yapılmıştır.
17 yaşında otizmli bireye ve annesine EMDR eşliğinde altı parçalı hikaye tekniği uygulanmıştır.
EMDR eşliğinde altı parçalı hikaye tekniği uygu- lamasının hazırlık aşamasında, güvenli yer, negatif kognisyon, duygular, beden duyumları, VOC ve SUD puanları belirlenmiştir. Görsel şablon kullanılarak SUD ve VOC puanları alınmıştır.
Çalışmanın sonunda, değişim pozitif kognisyon, VOC, duygular, beden duyumları ve SUD puanları ile değerlendirilmiştir.
Bulgular
EMDR eşliğinde altı parçalı hikaye tekniği uygu- laması hazırlık aşamasında otizmli olguda SUD puanı 9, VOC 3 annenin SUD puanı 7, VOC 3 olduğu belirlenmiştir.
EMDR eşliğinde altı parçalı hikaye tekniği uygu- lamasından sonra otizmli olguda SuD puanı sıfıra düşmüş, VOC 7’ye yükselmiştir. Annenin SUD puanı 1’e düşmüş, VOC puanının 6 olduğu görülmüştür.
Hazırlık aşamasında beden duyumu için otizmli olgu ve annesi karın ve baş ağrısı ifade etmişlerdir. Çalış- ma bitiminde otizmli olguda karnında, anne ise başında az bir ağrı kaldığını ancak bedeninin rahat- ladığını ifade etmiştir.
EMDR eşliğinde altı parçalı hikaye tekniği uygu- laması başlangıcında, otizmli olgu korku ve kızgın anne ise endişeli ve huzursuz olduğunu belirtmişler- dir. Çalışma bitiminde artık iyi hissettiklerini ifade etmişlerdir.
Sonuç Ve Öneriler
Otizm tanılı bireylerde rutinini ve bakımını sağlayan kişinin yokluğu kaygıya sebep olabilmektedir. Bu durumlarda otizmli bireyler stereotipik davranışlar gösterebilmektedir. EMDR eşliğinde uygulanan altı parçalı hikaye tekniği uygulamasının SUD puanını düşürdüğü, olumlu duygu durumunun oluşmasıyla kaygı durumu ile baş edebildiği görülmüştür. Bu çalışma sonucunda, kaygı durumunda ortaya çıkan stereotipik davranışların başlamadığı görülmüştür.
Benzer olarak bakımını sağlayan annede de görülen kaygı durumu EMDR eşliğinde uygulanan altı parçalı hikaye tekniği ile çalışılmış ve baş edebildiği gözlen- miştir. Bu modelinin otizmli birey ve bakım veren ile yapılacak çalışmalara örnek olacağı düşünülmekte- dir.
EMDR TürkiyE-Bülteni
Sayı 23 - Temmuz 2018
Bu çalışmada; psikoz hastalarında EMDR’ın, hastaların pozitif ve negatif belirtileri ile sosyal işlevselliği pozitif yönde etkileyeceğini varsayarak;
travmatik deneyimi bulunan beş psikoz hastasını uygulanan EMDR’ı ve sonuçlarını sunuyoruz.
Yöntem
Psikotik bozukluk tanısı ile takip edilmekte olan, mevcut medikal tedavisi bulunan, EMDR seanslarını sürdürmeye gönüllü, çalışmaya katıl- mak için kendisi ve ailesi tarafından onamı bulunan ek tıbbi sorunu olmayan bir psikiyatriste ardışık başvuran ve seanslara sonuna kadar uyum gösteren beş hasta çalışmaya dahil edildi. Çalış- maya katılan hastaların EMDR seansları başlama- dan ve bittikten sonraki PANNS ve Psikoz hasta- larında İşlevsel iyileşme Ölçeği genel ve alt ölçek puanları kaydedildi. Hastalara 60-90 dakikalık 8-10 seans EMDR uygulandı.
Sonuç
Bu çalışmanın sonuçları Psikoz hastalarında ruhsal yapının üzerine yük olan travmalara EMDR uygu- laması ile hem belirtilerde azalma hem de işlevsel- likte iyileşme görülebileceğini göstermektedir.
13 Mayıs 2014 tarihinde Manisa İli Soma İlçesi'nde özel sektöre ait kömür madeni işletmesinde meyda- na gelen faciada, 301 madenci yaşamını yitirmiş, 486 madenci kurtarılmış, 122 madenci de yaralan- mıştır. En az 500 çocuğun babasız kaldığı ve on bine yakın kişinin doğrudan ya da dolaylı olarak bu felaketten etkilendiği bildirilmiştir. Olayın ardından,
ASPB ve Soma Kaymakamlığı daveti üzerine, EMDR-TR HAP (Travma İyileştirme Grubu) gönüllülerinden bir grup alanda 4 kez çalışma yapmıştır.
Birçok çalışma, TSSB ve diğer davranış problem- lerinin doğal afetlerden hemen veya birkaç ay sonra geliştiğini ve çoğu zaman bunun kendiliğinden çözülemediğini göstermiştir. Ruhsal travmaya müda- halede, rahatlama ve duyarsızlaştırma, bilişsel yapılanma teknikleri ile ebeveyne psiko-eğitimin önemi birçok çalışmada bildirilmiştir (Cohen, 1998;
Morris-Smith & Silvestre, 2013). Travma terapisinde yaygın olarak kullanılan bir teknik olan EMDR ile yapılan çalışmaların, çocuk ve ergenler üzerinde kısa sürede olumlu değişiklikler yarattığı görülmüştür (Greenwald, 1999; Morrris- Smith & Silvestre 2013).
Kısaca, işlevsel olmayan travmatik bir anının işlen- mesine yardım eden bir teknik olarak tanımlanan EMDR, duygusal, bilişsel ve fizyolojik düzeyde öğrenmeyi kolaylaştırmaktadır (Shapiro, 2016).
Felaket sonrasında bireysel psikolojik destek vermek, her zaman pratik ve kolay olmamaktadır.
Çocuklarla EMDR Grup Protokolü (EMDR-GP/ Ç) Korkmazlar tarafından 1999 yılında Marmara deprem felaketi sonrası geliştirilmiş ve o günden itibaren çeşitli felaketlere uyarlanarak kullanılmıştır.
Çocuk EMDR Grup Protokolü Soma Maden Felake- tine göre uyarlanmış ve alanda çalışan gönüllü EMDR terapistleri tarafından uygulanmıştır.
Bu çalışmada Soma Maden Kazası’nda babasını kaybeden çocuklarla önce grup çalışması yapılmış, ardından da bireysel EMDR desteği verilmiş bir olgu derinlemesine ele alınacaktır.
Olgunun Özellikleri
Olgu, 7 yaşında, erkek, ilkokul 1.sınıf öğrencisidir.
Maden kazasında babasını kaybetmiştir. Anne, 37 yaşında, ilkokul mezunu ve ev hanımıdır. 3 yaşında bir erkek kardeşi vardır.
Yöntem
Psikolojik desteğe ihtiyacı olan çocuklar ASPB Soma İlçe Müdürlüğü tarafından belirlenmiştir.
Maden kazasında babasını kaybeden bu çocuklarla Çocuk EMDR Grup Protokolü (EMDR-GP/ C) uygulanmıştır.
SÖZEL BİLDİRİ -5
Soma Maden Kazasında Babasını Kaybeden Bir Çocuk İle Yapılan EMDR Uygulamaları
Uzm. Psk. Dan. Emrah Devrim
Prof. Dr. Ümran Korkmazlar
EMDR TürkiyE-Bülteni
Sayı 23 - Temmuz 2018
Çocuk EMDR Grup Protokolü çalışmasının hazırlık aşamasında, tüm çocuklara “Çocuklar İçin Travma Ölçeği (CROPS), FİDE Travma Belirti Listesi”, uygu- lanmış ve SUD puanları alınmıştır. Çalışmanın sonunda son test olarak tekrar CROPS uygulanmış, son SUD puanları ile alınmıştır.
Çocuk EMDR Grup Protokolü çalışmasının sonrasında SUD puanları 4’ün altına düşmeyen çocuklara bireysel EMDR uygulanmış ve anneleri ile de EMDR Grup Protokolü çalışması ve psiko-eğitim yapılmıştır.
Bulgular
Çocuk EMDR Grup Protokolü çalışmasının başında, çocukların SUD puanlarının 8-10 arasında olduğu görülmüştür. CROPS ve Fide Travma Belirti Listesi’ne göre grup çalışmasına katılan 6 çocuğun tamamının TSSB semptomları gösterdiği belirlen- miştir.
Grup çalışmasının bitiminde SUD puanları 4 çocukta 4’ün altına düşmüş, 2 çocuğun ise SUD puanları 4' ün üzerinde kalmıştır. SUD puanları 4’ün üzerinde olan çocuklar ile bireysel EMDR çalışması yapılmıştır.
Burada ele alınacak olgu, grup çalışmasına katılıp SUD puanı 4’ün üzerinde kalan ve bireysel desteğe ihtiyacı olduğu belirlenen olgulardan biridir.
Olgunun grup çalışması sürecinde, olayı görsel ve sözel olarak tam anlamıyla işlemleyemediği, güvenli yerini doğa resmi olarak çizdiği, olayla ilgili en kötü resim çiziminin karalamalardan oluştuğu gözlemlen- miştir. Çalışmalar sırasında SUD puanlarında iniş çıkışlar görülmüş ve çalışmanın sonunda TSSB belirtileri göstermeye devam ettiği belirlenmiştir.
SUD puanı yüksek kaldığı için terapist tarafından bireysel EMDR çalışmasına davet edilmiştir.
Ertesi gün yapılan bireysel EMDR seansında olgu, travmatik olayı oyun hamuru kullanarak maden kazasını oluşturmuştur. Seans boyunca, travmatik olayı grup çalışmasına göre daha somut bir biçimde işlemlediği görülmüştür.
Sekiz setlik bir işleme sonrasında SUD puanının sıfır olduğu belirlenmiştir. Ardından anne ile bir seans psiko-eğitim yapılmıştır.
Bir yıl sonra yapılan izleme çalışması sırasında anne ve çocuk ile tekrar görüşülmüş, TSSB semptom- larının ortadan tamamen kalktığı bilgisi alınmıştır (CROPS).
Çocukla yapılan bireysel değerlendirme seansında ise güvenli yerini ev resmi olarak çizdiği, yaşına uygun kaynakları geliştirdiği ve bunları kullanabildiği görülmüştür.
Oyun hamuru ile yapılan çalışmada ise bu kez yaşadığı travma ile ilgili bir malzeme getirmemiştir.
Sonuç Ve Öneriler
Grup çalışmasının, toplumun büyük bir kısmını etkileyen travmatik olaylarda uygulamadaki pratikliği, TSSB gelişen kişilerin bireysel çalışma öncesi kolay tespit edilebilmesi ve yine bireysel çalışma öncesi SUD seviyesini düşürerek bireysel çalışmanın daha hızlı ve kolay ilerlemesini sağlaması açısından oldukça önemli olduğu görülmüştür.
Bu çalışma, toplumun önemli bir kısmını etkileyen travmatik olay sonrasında yapılacak müdahalenin etkililiğini görme açısından önemli veriler sunmak- tadır. Tek bir olgu üzerinden anlatılan bu çalışmanın, ileride benzer olaylarda daha fazla sayıda olgu üze- rinde uygulanmaya açık bir model sunduğu düşünülmektedir.
EMDR TürkiyE-Bülteni
1. E-bültene gönderilecek araştırma yazıları, A4 boyutlarında beyaz kağıda üst, alt, sağ ve sol boşluk 2,5 cm. Bırakılarak (16 x 24,7’lik alana) çift aralıklı ve düz metin olarak yazılmalıdır (Bu ölçüler, gönderilen tablo ve grafiklerin dergi sayfa boyutları dışına taşmamasını ve daha kolay kullanılmasını sağlayacaktır).
2. Yazılarda Türk Dil Kurumu’nun yazım kılavuzu örnek alınmalı, yabancı sözcükler yerine olabildiğince Türkçe sözcükler kullanılmalıdır.
Türkçe’de pek alışılmamış sözcükler yazıda kullanılırken ilk geçtiği yerde yabancı dildeki karşılığı parantez içinde verilmelidir (Türkçe ve İngilizce).
3. Araştırma yazıları başlık sayfası, özet (Türkçe ve İngilize), anahtar kelimeler, ana metin, kaynaklar, ekler, tablolar, şekil başlıkları, şekiller, yazar notları ve yazışma adresi ile genişletilmiş İngilize uzun özet (summary) bölümlerini içermelidir.
a) Başlık sayfası: Sadece araştırma yazısı başlığı ve kısa başlık bu sayfada yer almalıdır. Yazarların adı ve soyadı, unvanı ve çalıştığı kurumu içeren bilgiler de bu sayfada yer almalıdır.
b) Özet ve anahtar sözcükler: Araştırma yazısı, Türkçe ve İngilizce olmak üzere her iki dilde ‘Özet’
ve ‘Abstract’ başlıkları altında 250 kelimeyi geçmeyecek şekilde olmalıdır. Anahtar kelimeler (3 ile 6 arasında) Türkçe özetin altında ‘Anahtar kelimeler’ ve İngilizce özetin altında ‘Key words’
başlığı kullanılarak verilmelidir. Türkçe ve İngilizce özetin her biri yeni bir sayfadan başlamalıdır.
c) Ana metin: Yeni bir sayfadan başlamalıdır.
Görgül makalelerde (araştırma yazılarında) metin, sırasıyla giriş, yöntem, sonuçlar ve tartışma bölüm- lerinden oluşmalıdır. Derleme türü yazılarda da yöntem bölümü dışında diğer adımlar benzer şekil- de yazılmalıdır. Makalenin başlığı ana metnin ilk sayfasında yer almalı ve başlıktan sonra, “Giriş” alt başlığı yazılmadan paragraf ile metne başlanma- lıdır. Yöntem, Sonuçlar ve Tartışma bölümleri yeni bir sayfadan başlamamalıdır; bir bölüm bittikten sonra, aynı sayfada diğeri onu izlemelidir.
Giriş bölümü, yapılan araştırma ile ilgili olarak, literatürdeki yaklaşım ve sonuçlar ile araştırmanın amacını içermelidir. Yöntem bölümü örneklem, veri toplama araçları ve işlem olmak üzere 3 alt bölüm- den oluşmalıdır.
Sonuçlar, araştırmada kullanılan istatistiksel
analizleri, her değişkene ait ortalama ve standart sapma değerlerini içermelidir. Tablolar ve şekiller ayrı bir sayfada yazının en sonunda verilmelidir. Veri- lecek olan tablolarda ortalamalar ortalama işareti, standart sapmalar ise “s” ile gösterilmelidir.
d) Kaynaklar: Yeni bir sayfadan başlamalıdır. Metin içinde belirtilen tüm kaynaklar ‘Kaynakça’ listesi içinde yer almalıdır. APA 5 formatına uygun yazıl- malıdır.
e) Ekler: Yeni bir sayfadan başlamalıdır. Araştırmada kullanılan ölçekler gibi ek bilgileri içerir.
f) Tablolar: Yeni bir sayfadan başlamalıdır ve her bir tablo ayrı bir sayfada verilmedir. Tablo numarası (Tablo 1: gibi) ve Tablo başlığı tablonun üstünde kelimelerin yalnızca baş harfleri büyük olarak yer almalıdır.
g) Şekil başlıkları ve şekiller: Yeni bir sayfadan başlamalıdır. Şekil numarası ve şekil başlıkları kelimelerin baş harfleri büyük olarak aynı sayfada alt alta verilmelidir. Şekillerin her biri ise ayrı sayfalarda verilmelidir.
h) Yazar notları: Yeni bir sayfadan başlamalıdır. Eğer araştırma bir tez çalışmasının özeti ise veya araştır- mayı destekleyen kurum(lar) var ise bu bölümde belirtilmelidir. Ayrıca araştırmacının, araştırmaya katkılarından dolayı teşekkür etmek istediği kişiler de bu sayfada belirtilmelidir.
ı) Yazışma adresi: Yeni bir sayfadan başlamalıdır.
Yazarın veya yazarlardan bağlantı kurulabilecek olan kişinin adresi, telefon numarası ve varsa faks numarası ile e-posta adresi bu bölümde yer almalıdır i) Genişletilmiş İngilizce özet (Summary): Yeni bir sayfadan başlamalıdır. Çift aralıklı, 4-10 sayfa uzun- luğunda olmalı; giriş, yöntem, bulgular ve tartışma bölümlerini içermelidir. İngilizce kısa başlık mutlaka belirtilmelidir.
4) Yazılardan ifade edilen düşüncelerden yazarları sorumludur.
5) Yayın Kurulu, yazıda gerekli gördüğü sözcükleri değiştirebilir.
6) Kurallara uymayan yazılar yayınlanmaz.
7) Yayınlanan her araştırmanın verilerinin 5 yıl süre ile araştırmacı tarafından saklanması zorunludur.
Çalışma iki kopya halinde [email protected] adresine gönderilmelidir. Bunlar: a)-Kimlik bilgilerini içeren başlık sayfası dahil b) Kimlik bilgilerini içeren başlık sayfası hariç.
Yazım Kuralları Genel İlkeler
Sayı 23 - Temmuz 2018
Psikoloji ve Pskiyatri Dünyasından Haberler
EMDR TürkiyE-Bülteni
4- 7 Ekim 2018 tarihleri arasında Atlanta, Amerika’da EMDRIA Kongresi gerçekleştirilecektir. Detaylı bilgiye http://www.emdria.org/ adresinden ulaşabilirsiniz.
1. Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler Kongresi 18- 21 Ekim 2018 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleşecektir.
Detaylı bilgiye http://bdt2018.org/index.php?sayfa=ana adresinden ulaşabilirsiniz.
6- 9 Nisan 2019 tarihleri arasında Varşova, Polonya’da 27. Avrupa Psikiyatri Kongresi gerçekleştirilecektir.
Detaylı bilgiye https://epa-congress.org/2019#.W0MTY- dJKjIU adresinden ulaşabilirsiniz.
9-12 Ağustos 2018 tarihleri arasında Gönen Otel’de EMDR I. Düzey Eğitimi verilecektir. Detaylı bilgiye http://yetiskinveaile.dbe.com.tr/ adresinden ulaşabilirsiniz.
Türkiye Psikiyatri Derneği tarafından düzenlenen 54.
Ulusal Psikiyatri Kongresi bu yıl İzmir’de gerçekleştiri- lecektir. Detaylı bilgiye http://www.upk2018.org adresinden ulaşabilirsiniz.
Sayı 23 - Temmuz 2018
Türkiye Travmatik Stres Kongresi 7-9 Aralık 2018 tarihleri arasında yapılacaktır.
Detaylı bilgiye www.ttskongre2018.com adresinden ulaşabilirsiniz.