54 Türk Dili
İsmail KARAKURT
İçinde bülbül olan bir şey var sende Geceye gömmüşler şarkıları
Dinledikçe biri, sonra diğeri, sonra diğeri Bir ruh üşümesi, bir çalkantı, bir gök çarpması Bir erkek geyiğin sıçrayan yıldızlarıyla Karanlığa bıçak hâlinde.
Biraz çılgın biraz mahcup
Zeytinin tuzu merhametin inceliğine bulaşır Kanına karışır
Yüreğinin bir yerine.
Bazen küsüp barışmadan Evde durulmaz
Bazen kendini çektiğin nazdan Ağacın kabuğunu anlamazsın O şeyi duymadan.
Tay değil, çiçek değil, yıldız hiç değil;
Toprağa koşan bir şey var sende Dalların ucuna çekilen
Bir başkasının uyanıklığına yapışan bir şey Ne kalmışsa saflıktan.
Hiçbir balkon seyri karşılamaz;
Ruhuna güz değmiş bir adam gibi gezersin İçindeki bahçe özlemiyle.
Ama yine de sende olan O şeyi duyarsın
Kurşun sıcaklığı gibi bir şey
Başını yastığa koymadan onu duyarsın Sesindeki o şeyi!
Ruhun mızrakla oyulmuş gibi gezersin.