• Sonuç bulunamadı

İslâm dünyasının kutsal ziyaret mahalli:Eyüp Sultan acınacak halde !

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "İslâm dünyasının kutsal ziyaret mahalli:Eyüp Sultan acınacak halde !"

Copied!
3
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

★ Peribacaları satılıyor ★ Bolivya’daki tek

Türk ailesi * Zeki Müren hayatını anlatıyor

★ Eyüp Sultan acınacak halde * Montreal

kâbustu günler yaşıyor ★ Maupassant’ın

TV’de yayınlanan hikâyesi: Mücevherler ★

(2)

Bu hafta

' Sohbet 5 * Ne dediler, he ya p tıla r? 4 * Dünden - Bugünden 6

KB&9CEEZ9

* peribacaları satılıyor 6 - 7 * Handan olayı 14 * Eyüpsultan acınacak halde 1 6 - 1 7 * İstanbul balıkhanesi 2 0 - 2 1 * Anneler Günü 10 bin y ıllık 22 * Bolivya'daki tek Türk ailesi 8 - 9 * Montreal kabuslu günler yaşıyor 25

Zeki M üren hayatını

anlatıyor ( 3 ) 1 0 - 1 3 Çağlar boyunca büyü ( 7 ) 2 9 - 3 0 * Emma ( 5 ) 51 ilâçsız uyku ( 7 ) 52

E S O O g g g

* Mücevherler 27 - 28 SP Piliz Akın 49 ! * Moda 36 - 37 Eviniz ve Siz 38 Temek ta rifle ri 40 Makyaj 41 Sermet M u h ta r Alus 4 * Cem Sultan ( 1 1 ) 4 3 - 4 5 Eirtınayı % beklerken ( 6 ) 4 3 - 4 6 * Melek Ruhlu Şeytan ( 4 ) 5 3 - 5 4

^BSESSEBİ

% Nayat arkadaşı 38 % Cemiyet 56 - 57 % S'z'den B iz e 6 0 - 6 1 ^ d l j Rüya tâ b irle ri 62

^izah - Oyun - Eğlence

^ ' z a h 59 ^arih boyunca T ü rk 0rdusunun lşare tleri ( 1 ) 3 1 - 3 4 e k.

•I, t

Yardımcı

ister misiniz?

K AZEN beklenmedik bir arıza yüzünden araba yola çakılıp kalıverir. Bir sirk kervanıyla be­ raber seyahat eden Michael Austin böyle bir arızayla karşıla­ şınca. filin yardımına başvur­ muş. Terbiyeli de olsa, fil, fildir. Nitekim ön ayaklarını biraz fazla yükseğe kaldırıp arabaya yükle­ nince arka cam aşağıya iniver- miş. Filin ağırlığıyla patlayan lastikler de cabası... Evet, Michael tamirhaneye hic yorul­ madan çabucak ulaşmış. Ama şimdi arabasını tamir ettirmeğe değip değmeyeceğini düşünüyor. Galiba yine en iyisi bizde olduğu gibi kol gücüne dayanmak. Ha gayret! Dayanın çocuklar!... ■

V ;.

% r "

(3)

İslâm dünyasının kutsal

ziyaret

mahalli

Eyüp

Sultan

acınacak

halde !

Sorarız: Vatikan

sarayını pisletmenize

kim göz yumar?

Hangi katedralin

yanıbaşında ahır

yapmak hoşgörüyle

karşılanır? Venedik'e

özel otomobilinizle

girmenize müsaade

ederler mi? Y azık ki

Eyüpsultan ve çevresi

ilgisizlik nedeniyle

her geçen gün

daha da içleracısı

hale düşüyor!

KUTSAL YER

Kamyonlar, otobüsler başta olmak üzere her cins vasıta türbelerin ve mezarların arasındaki bu yoldan, mevsimine göre tozu dumana kata, ya da çamurlar sıçratarak gelip geçerler. Nerede kaldı Eyüp Sultan'ın İslam alemindeki kutsal yönü? Nerede kaldı ecdat yadigârma saygı?

KIRIP

döküyorlar Bilgisiz, görgüsüz ve duygusuz kimselerin elinde, her geçen gün bu müstesna mezar taşları kırılmakta, parçalanıp yokedilmektedir. İleride görülen yapı, ahırdır. Yakın planda, yerde, kırılıp kopartılmış mezar taşları görülüyor. OSMAN ÖNDEŞ

O

SEMT ki, adını İstanbul' un Türk yapısı ilk büyük camiinden almıştır. O semt ki, nice Türk büyüklerini, komutanlarını, padişahları, alim­ leri ve edlbleri, sonsuzluğa uza­ nan kubbesi altında toplamıştır. O semt ki, Türk’ün taş oyma sanatındaki mistik görüşünü, e- debiyatının emsalsiz örneklerini yaşatan mezar taşları ve türbe­ lerle bezenmiştir. Hiç bir tablo, hiç bir heykel, hiç bir tapınak, onlar kadar manalı, onlar kadar duygulu değildir. O semt ki, taş­ lar üzerine hakkedilmiş olan çi­ çekler, cennet bağını, mihrab- lar, rahmet kapısını, yanan kan­ diller ise, müminlerin gönül a- dayışını anlatır.

Gel gör ki, Eyüp Sultan Ca- mii'nin hemen yanındaki ulu me­ zarlıkta bir ahır vardır; gübre kümeleri mezar taşlarını sarmış, çevresi hayvanlara otlak yapıl! mıştır. Oymalı demir kafeslerin ayırdığı duvarların ardında dua edenleri görürsünüz. Mezarlıkta ise, insafsız, duygusuz ve bilgi­ sizlerin günden güne parçala- dıkları nice müstesna mezar ta­ şının kavukları yerlerde yatmak­ tadır. Osmanlı imparatorluğu devrinde, Fatih Sultan Mehmet' ten beri, nice padişahın cuma selâmı için merasimle geçtiği yol İse, günümüzde kamyonla­ rın, minibüslerin ve her çeşit vasıtanın güzergâhından ibaret­ tir. Eyüpsultan’a giderseniz, el­ erini göğe açmış dua eden yüz lerce insanı ve o harabeyi, so- kaga deVrik taşlarıyla el’an gö rebılırsinlz!

Eyupsultan semti, imalâthane­ ler, uyduruk binalar ve her cins

g S r üfam arQS’"dQ ^

EYUPSULTAN SEMTİ ZİYARET MAHALLİ OLARAK KORUNMALIDIR meEtV r ' , a n Kd a S ° k u llu “ r

»»“* bir „„S “ ^

suyunu çoktan kesmişler, mus­ luğunu çalmışlardır! Sultan Meh­ met Reşat'ın türbesi, kendi o- dına inşa edilmiş'okuluyla bir­ likte, mülevves kokular saçan Halic’in kıyısında, mezbelelikler arasında kalmıştır.

Eyüp Sultan Camii'nden uza­ nan, nice sultanlar görmüş yo­ lun Haliç kıyısında, asmalara bürünmüş bir kahvehane vardır- Semtin sevgililerini kuytuluğun­ da barındıran bu kahvehane, pi­ toresk İstanbul görünümlerinden yadigâr kalmış, birkaç örnekten ibarettir sadece. Eğer ağır ve pis kokuya dayanabilirseniz, in­ ce endamlı bir çeşmenin, mazi­ den kalmış o rengârenk roman­ tizmini hayal edebilirsiniz. Ama. çeşme size tek kelime söyleye­ meyecek kadar suskundur. Zira, bakır maşrapası, zinciriyle ye­ rinden kopartılmış, pirinç süsle- meli musluğu, hurdacıya satılalı, uzun seneler olmuştur.

Vakit çok geç dahi olsa, EyüP- sultan semtinin, İslâm’ın mukad­ des bir ziyaret mahalli ola­ rak projelendirilmesi yapılmak ve İstanbul’un emsalsiz bir tu­ rizm merkezi, muhteşem bir dü­ zen içinde, dış âleme açılmalı­ dır. Bu maksatla, vasıtaların, E- yüpsultan’a girmesi belirli bir noktada yasaklanmalı, kamV°n gibi, ağır vasıtaların geçişi®11, tamamıyle başka bir güzergâh­ tan temin edilmelidir.

Turizm ve Tanıtma Bakanlığ1 nın senelerdir, geleneksel b'r Osmanlı mahallesi kurmak te­ şebbüsü için Eyüpsultan, Col< değişik mazisiyle bulunmaz b'r fırsattır. Burada, daha el sürül­ memiş sokaklar vardır; çeşme­ ler, türbeler, mezarlıklar, âdeta omuzomuzadır.

EBLI EYYUB-İ ENSARİ TÜRBESİ

Yazanlar, bu türbe hakkında kaç kereler yazmıştır. Halk d1- ünde «Eyüp Sultan» diye bllir|en mübarek zatın adı «Hallt», b ° '

basınınki «Zeydsdlr. Hazreti Pe'1' gamber Efendimize ilk yardın10 koşunlardan olduğu için

«Ens°-rî» diye ünlüdür. Künyesi «Ebû Eyyûb»dur.

Hazreti Peygamber Mekke’den Medine’ye göç ettiği sırada, de­ vesinin üstünde olarak şehre girmişti. Medineli Müslümanlar Peygamber Efendimizi evlerinde misafir etmek için âdeta yarış halindeydiler. Her biri, deveyi kendi evlerinin önüne çekmeye çalışıyordu Hazreti Peygamber onlara:

— İlişmeyin, o Allah tarafın­ dan memur edildiği yere gider. Ben de oraya inerim, buyurmuş­ lardı.

Nitekim, deve, Medine sokak­ larından geçmiş, Ebû Eyyub-i En­ sarî’nin evinin yakınındaki ar­ saya çökmüştü. Hazreti Peygam­ ber, devenin çöktüğü yere mes­ cit yapılıncaya kadar, Ebû Ey- yub'un evinde misafir kaldı, Hazreti Ebû Eyyub, Peygamber’ İh Bedir, Uhut, Hudeydiyye mu­ harebelerinde ve daha birçok 9azasında yanında bulunmuştur. Bu cesur ve kahraman asker, Hazreti Ali tarafından da hudut- süz sevgi ve saygı görmüştür. Emevî halifelerinden Muaviye’ hin oğlu Yezid’in 668-669 yılla- r|nda yaptığı bir sefere iştirak etmiş, 85 yaşını aşkın olmasına r°ğmen İslâm ordusunun Kos- tantiniye’yi muhasara edişinde Yaşından umulmadık kahraman- hklar göstermişti. Bu sefer sıra­ cada, onunla birlikte, Yezidoğlu Abdullah, ibni Zübeyr gibi tanın­ mış sahâbeler de vardı.

Ebû Eyyûb-ı Ensarî, muhasa- ranın en şiddetli bir anında, sur- |°r|n dibinde iken, başına isa­ bet eden bir taş veya okla şehit düşmüştür. Ancak, bir diğer ri­ vayete göre de, ishalden vefat 6trniştir. Ölüm sebebi hangisi o- lursa olsun, İslâm’ın mukaddes Cer>ginde şehadet mertebesine 6riŞmiştir. Yezid, onun ölümün­ den önceki son demlerinde ziya- ret ederek vasiyetini dinlemiştir. .. pnun vasiyeti şöyledir: «Eğer 0|ürsem, cesedimi de alarak düşman topraklarından çıkınız.

9®r buna imkân bulamazsanız, ni buraya gömdükten sonra,

a°nünüz!»

İLİM Al u r İ i n K İ 7 I İ K v â s ılla rd a n beri İslâm dünyasının en kutsal yerlerinden biri olan Eyüp Sultan ca- L ™ L l lJ Lİ l , . k t a bir ahır vardır ve hayvanlar mezarlıkta ecdat mezarlarının aKlsmda

«KILIÇ ALAYI»

Toz ve kirle örtülü, yosun tutmuş bu duvarlar Eyüp Sultan Gamiinin çevre duvarlarıdır. Minibüslerin, taksilerin birbirini geçmeye çalıştıkları bu yollarda Osmanlı İmparatorluğu devrinde Kılıç Alayı düzenlenir, yeni padişahlar tö­ renle bu yoldan geçerek camie giderlerdi.

imanlı kaynaklan Ebu Ey-

ı Ensarî’nin mezarı üstün­ ler gece nur ışıdığını gören ns imparatorumun, mezar bir türbe inşa etirdiğinı ve r ucundan kaynayan bir su-

s,kınlıya ve her derde deva

Hıristiyanlar, Bizans’ın karşı­ laştığı kurak mevsimlerde, Ebû Eyyub-ı Ensarî’nin türbesi önüne gelip, yağmur duasında bulunur­ lardı. Asırlar boyunca, bu türbe

Müslümanlarla, Hıristiyanların müşterek ve mukaddes bir ziya­ ret mahalli haline gelmiştir. Bu mezar, BizanslIların Cosmidion dedikleri fevkalâde mamur bir semtin doğmasına sebep olmuş­

tur. Devrinde, semtin muhtelif yerlerinde saraylar, manastırlar, kiliseler vardı.

Evliya Çelebi, Ebû Eyyub-ı En- sarî’nin merkadinin bulünuşunu şöyle anlatır;

«Fatih Sultan Mehmet Han, İstanbul’u muhasara ettiği sıra­ da, ordusunda bulunan yetmiş yedi nefes ehlullah kişiler, Ebû

• DEVAMI 54. SAYFADA

İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Osman Öndeş Koleksiyonu

Referanslar

Benzer Belgeler

Our results indicate that in both BALB/c and C57BL/6J mice, injection of mMIP-1α-transfected tumor cell vaccine alone did not significantly inhibit tumor growth. Injection of

Analiz sonuçları ile dağıtım adaleti, prosedür adaleti ve etkileşim adaleti; kabullenici sessizlik, kabullenici seslilik, savunmacı sessizlik ve savunmacı seslilik

Bu sav, biçimsel olarak sağlam olsa da ve evrim bilimciler daha üst seviyede seçilimin ara sıra ger- çekleştiğini düşünseler de, çoğu biyolog doğal seçili- min

fiimdiye kadar bilim adamlar› böceklerin sokmad›¤› kiflilerin vücut kokular›nda baz› kimyasal maddelerin eksik oldu¤unu düflü- nüyorlard›.. ‹flte Rothamsted

Gezegen bu ayın büyük bölümünde yine akşamları batı ufku üzerinde olacak ancak onu görebileceğimiz süre çok kısalmış durumda.. Ayın or- talarından sonraysa

Bu birikimi sağlamak için önce gerçek hayattaki nokta, doğru, düzlem gibi varlıkları so- yutlayıp kuramsal kavramlar olarak düşünmek ve sonra idealize edilmiş bu

layan Anlı 1933 yılında Batı akımlarım ilk defa Türkiye’ye getiren D Grubu ku­ rucularına katıldı, Ressam, 1947 yılında Paris’e gitti.. Paris’te Jean

Bu billur gibi ses Boğaz kıyılarını yalayarak titreye titıeye sularda sö nerken, biz duygularımızı aydan bile kıskanır gibi gözlerimizi yumar, kendi mizden