• Sonuç bulunamadı

Anısı hep yaşayacak

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Anısı hep yaşayacak"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

O

ktay

A

kb

al

Anısı hep yaşayacak...

& ' “ ' İZ İM k u ş a k ç o k p a r t ili y a şa m d ö n e m i •JM L b o y u n c a da Cumhuriyeti ve Atatürkçülüğü sa- !s ® P vunmak uğruna az savaş vermemiş, az çile dol­ durmamıştır. Görevimizi ne ölçüde başarabildik, bu konuda herhangi bir değerlendirmeye kalkışmak bize düşmez. Biz artık devrini tamamlamaya yüz tutmuş bir kuşağız. Bugün varsak yarın yokuz. Başlıca umudumuz bizim dönemde ye­ tişen ve yetişmekte olan yeni kuşakların gerçek halk yöneti­ mi demek olan cumhuriyet ilkelerini yurdumuzda daha sağ­ lam temellere dayama olanağını bulabilmeleridir. Bu konu­ da hiçbir engelden yılmayacaklarına inemiyoruz."

Bu satırları yazdığında Nadir Nadi 80 yaşındaydı. Önün­ de üç y ıllık bir yaşam payı kalm ıştı. Yürüyemiyordu, teker­ lekli koltuğunda gidip geliyordu. Am a, Atatürk devrim ine, cumhuriyet ilkelerine, kısacası sosyal demokrasiye bağlılığını bir yurttaş, bir yazar olarak gençlik günlerindeki inançla sür­ dürüyordu.

Dört yıl oldu bu dünyadan ay rıla lı... 20 Ağustos 1991 'den bu yana geçen zaman içinde 'cum huriyet ilkeleri yurdu­ muzda daha sağlam bir temel'e oturtulabildi mi? Yoksa büs­ bütün gerilere mi düştük? 'Ben Atatürkçü Değilim' diyecek kadar Atatürk devrimcisi olan, yaşam boyunca Atatürk devri- minin temel çizgisinde savaşım veren bir kişiyi böyle bir ki­ tap yazmaya iten neydi? Elbette ki sahte Atatürkçüler, Ata­ türk'ün adını anıp onun devrim ci çizgisine ters düşenler, partisini, kurumlarını kapatanlar, laiklik, halkçılık, cumhuri­ yetçilik, devrim cilik, ilkelerini silip atmaya kalkışanlar!..

Zaman zaman karamsarlığa da düştü. Gazetesi kapatılın­ ca, askeri mahkemeye sanık olarak çağrılınca, devrim ilkele­ rinin ayaklar altına alındığını görünce... Ama kendi karam­ sarlığını yaygınlaştırm adı, yazılarıyla, eylem leriyle her za­ man devrimden yana, gerçek Atatürkçülüğün en önde giden yandaşı oldu...

"Elli yıl bir insanın yaşamında önemli bir zamandır. Fakat ülke için pek o kadar önemli değildir. Bende, bir adım ileri gitmedik gibi bir duygu uyanıyorsa, zaman zaman, bu belki benim aceleciliğimdendir. İnsan hayata başladığı bir işin ge­ liştiğini, sonuca erdiğini görmek ister. Toplumun ne kadar mesafe aldığını görmek ister."

Demokrat Parti iktidarı Türkçe ezanı kaldırıp yerine Arap- çasını koyduğunda ilk karşı çıkan Nadir Nadi olmuştu. Üste­ lik DP listesinden seçilm iş bağımsız bir m illetvekili olduğu halde... G idişin ters yöne döndürüldüğünü daha 1950'de görmüştü. Derken köy enstitülerinin, halkevlerinin kapatılışı, la ik lik ilkesinin görm ezlikten g elinişi, Atatürk döneminin çağdaşlığa, uygarlığa doğru atılım larının teker teker bir yana itilişi...

Nadir Nadi'nin yokluğu bugünlerde her zamankinden da­ ha çok kendini duyuruyor. Birtakım ters tutumları gördükçe inanamayarak 'O lu r şey değil' diyen, ama hiçbir zaman ger­ çek bir umutsuzluğa düşmeden gazetesinde savaşımını sür­ düren bir insan bugünleri görebilseydi ne düşünürdü, Boşu­ na mıydı bütün bu çaba?' mı derdi, yoksa çaba yetmiyor, daha çok çalışm alı, daha çok direnmeli mi?

Ölümünden sonra UğurM um cu'nun dediği gibi:

"Nadir Nadi Kurtuluş Savaşı'mn kan ve ateş hamuru ile yoğrulan bir kuşağın son temsilcilerinden biriydi. Nadir Na­ di inançları cumhuriyet devriminin geliştiği topraklarda ye­ diveren bağımsızlık gülleri gibi filiz vermiş, o günlerden bu­ günlere ulaşmıştır."

Mumcu o yazısında Muammer Aksoy, Tunaya, Işık, Fişek gibi Atatürkçüleri andıktan sonra şöyle sürdürüyor:

"Birbiri ardından son yolculuklarına çıkan bu insanlar bizlere dirençli ve inançlı bir düşünce mirası bıraktılar. Tu­ tarlı olmayı bu kuşaktan öğrendik. Rüzgar gibi dönmemeyi, gelene ağam gidene paşam dememeyi... Cumhuriyet devri- mini ve bağımsızlığı bu ak saçlı devrimciler öğrettiler."

Nadir Nadi'ler, Uğur M um cular, Muammer Aksoy'lar birer simgedir, anıları hep yaşayacak, ölüm nedir bilmeyecek...

ÇİRKİN BİR DAVRANIŞ

Nadir Nadi'nin ölümünden hemen sonra İzm ir Anakent Belediye Başkanı Yüksek Çakmur Belediye M edisi'nin kara­ rıyla kentin önemli bir bulvanna 'N adir Nadi' adını vermiş, büstünü de diktirmişti. ---—"

Yeni Belediye Başkanı Özfatura kendisinden önceki baş­ kanın her yaptığını bozmak istediği için, Nadir Nadi'nin büs­ tünün yer aldığı 'N adir Nadi Bulvarı'nın adını 'M illi Kütüp­ hane Bulvarı' olarak değiştirmiştir.

Yaşamı boyunca Atatürk'ü ve devrim lerîni savunmuş, ün­ lü bir yazarın anısına gösterilen bu saygısızlık pek çok oku­ run ve İzm irlinin tepkisine yol açmaktadır. Özfatura'nın bu çirkin davranışını kamuoyu önünde kınamayı bir görev sayı­ yorum.

Referanslar

Benzer Belgeler

Kitabın okuru, konuşma türleri nelerdir, konuşma zihinsel ve fiziksel olarak nasıl üretilir, konuşmaya ilişkin duyuşsal nitelikler nelerdir, yaygın konuşma yanlışları,

Kü- çük ışık organlarının içindeki aequorin proteini sayesin- de gerçekleşen kimyasal tepkime sonucunda (biyolümi- nesans) mavi ışık oluşur, sonrasında yeşil

Ayrıca Schirmer I test değerlerinin ağır şiddetli OUAS grubunda orta şiddetli OUAS grubundan; hafif şiddetli OUAS grubunda kontrol grubundan daha düşük olduğu, ancak

Ayrıca sonbahar kar örtüsü rezervinden yoksundur (Şekil-30).. Orta yükseklikteki dağlardan kaynağını alan Adıyan ve Akarçay akarsuları, alüvyal ova yüzeylerinde

Dönemin bütün siyasal, sosyal çalkantılannm tanığı, gözlemcisi bir kız çocuğunun bütün baskılara karşın peçe takmaması, işgal Istanbulu’nda İngilizlerle

yapılacak törene başta Vali olduğu halde Vilâyet ve Belediye ileri ge­ lenleri iştirak edecektir. İlçelerdeki törenlerin de yapılacağı lise ve o - kullar

Bundan 24 yıl önce, Ekim ayının ikinci.cum artesi yaşama gözlerini kapayan Halikarnas Balıkçısı, ardında mavi bir

Bu, yağın metabolik olarak parçalanmasına dair bilgi vermekle birlikte kilo verme sırasında yakılan 10 kg yağın hangi oranlarda CO 2 ve H 2 O’ya dönüştüğüne dair bir