~r T -
26
° jziriazamlarmdan, diğer bir ifade ile Sadrazamlarından artık kimse yoktur. Fakat Vezirlerinden ikisi
sağ bulunuyordu. Bu ikiden biri“
birkaç hafta önce öldüğü için tek bir Vezir hayatta kalmış oluyor ki, o da sayın Şerif Çerdaroğ’ u, yani eski vükelâdan ve eski Dar...
mat Mehmet Şerif Paşaiİff. Bu
defa öldüğünü telgrafların dünya
nın dört köşesine bildirdikleri
zata gelince, Osmanlı devleti Ve zirlerinden olduğunu, belki ken
disi de tamamen unutmuştu ve
keyfiyet akima geldikçe dudak
larında ihtimal ki bir tebessüm
nice zamandır belirmekte idi; Bu zat. bu Osmanlı Veziri. Suu
di Arabistan ve Hicaz Mei'ki
Majeste III. Abdülâziz’dir. Mısır Sultanı Hüseyin Kâmil’in ölü müyle bir Abdülâziz Müşiri, Hi caz Kralı Şerif Hüseyin ve eski Bulgar Kralı Ferdinanden ölüm leriyle II. Abdülhamid’in bir Ve ziri ve bir Müşiri vaktiyle öldük leri gibi İÜ. Abdülâziz’in bu defa vefatiyle de V. Mehmet devrinin bir Veziri ötmüş oluyor.
Bu münasebetle âdeta bir tarih kitabı hazırlamağa ve halen A- rabistan yarımadasının büyük bir kısmına sahip bulunan İbnissuut hanedanmın bütün mazisini hika ye etmeğe, elbette ki kalkışacak değilim.
Sade şu kadarım söyliyeyim ki,
bu hanedan İslâm dininde ciddî
bir inkılâp vücude getirmek iste yen bir miiçtehidin telâkkileriyle Arabistan’ın Osmanlı idaresi dı şında kalmış bir kısmından taşıp
Hicaz’a inmiş, Irak hudutlarına
dayanmış ve Mekke ile Medine’ yi onun elinden kurtarmak iste yen padişah ve halife, yani II. Mahmut, bu işi kendi kuvvetiyle
başaramadığından henüz isyan
etmemiş bulunan Mısır Valisi
Mehmet Ali Paşadan istiane et
miş, Kavalalı’nın kuvvetleri Hi
caz’ı istirdat ettiği gibi çöl içer lerine eirİD Ibnissuut'ların asıl
OMA
»/iA
/ i / --J A 1IA;
A 3 A(f
/tfifc
/
aüüşktydo
/ f { V*?û
46
/ ) r / 7fa ¿rnurt âTtiM
j f jû
’ û/â
ArJ
| mülklerini de ele geçirmişti. Ve i İbnissuudlarm reisleri olan Ab- s dullah İbniâsuut’la oğulları ayak
larına pranga vurulmuş olarak
Kaıhire’ye, oradan İstanbul’a ge tirilmişler, payitaht halkına tes hir edildikten sonra da boyunları
kesilip idam edilmişlerdi. Fakat
yıkılıp yakılan mülklerinde Os
manlI idaresini kurmağı Mısır or dusu tabiî düşünmiyecek, Mısır' dan gelen sel çöllerden çekildik ten bir müddet sonra da haneda nın başka bir ferdi eski hâkimi yeti mütevazi bir ölçü dahilinde
yeniden kuracaktı. İbnissuutlar
birbirleriyîe çarpışa çarpışa ve
galip gelen kardeş veya amca
oğlu mağlûbu öldürüp yerini ala ala, zaman İl. Abdülhamit devri
nin ortalarına kadar akıp gele
cekti. Fakat 1896 da birden bü yük b'r felâket zuhur etmişti. Yi
ne çöllerde kurulmuş bir başka
devlet taslağı, İbnirreşit’lerin
devleti, Sultan Hamit’ in himaye sine mazhar bulunuyor ve Os manlI padi&ahı îbnirreşit’leri İb- nissuut’lara karşı kullanmak şar tıyla açılan bir harpte İbnirrs- şitler büyük bir zafer elde etmiş
lerdi. İbnissuut’larm o sıradaki
reisleri Abdurrahman, yanında
genç oğlu Obdiilâziz - yani bu
defa ölen Kral - bulunduğ'u
hnl-de mülkünü terkediyor, Kuveyt
Seyhiiğine sığınmak zorunda ka lıyordu: Küçücük Kuveyt o tarih
te Basra vilâyetimizin resmen
bir kazası idi, vârisi şeyhine Os
manlI devleti kaymakam sıfatı
vermiş buluyordu.
İngiltere'nin himaye ettiği Ku veyt’te mülteci hayat: sürüldüğü sırada Abdurrahman riyaset sıfat ve hakkım oğluna terketti. Ve bu mültecilik 1904 e kadar sürdük ten sonra. Sultan Hamit’in Ara bistan yarımadasındaki prestiji
ve hâkimiyeti Yemen İmamına
mağlûp olup vilâyet merkezi
San’a’yı kaybedişiyle büyük tür
sarsıntı geçirince Abdülâziz Kü-
veyt Şeyhinin ve İngiltere’nin
yardımlariyle çöle döndü, tbnir- reşit’lerle yeni bir savaşa girdi ve artık İstanbul’dan yardım gö remeden İbnissuudları mağlûp e- derek baba mülkünde hükümran olmağa başladı. Sultan Hamit bu hale boyun eğmek zorunda kal mıştı. .10 temmuz inkılâbını ta kip eden siyasi dağdağalar esna sında imparatorluk Arabistan iç lerine nüfuz siyaseti takip etmi- - yoceği iç'n Abdülâziz’ in yarlığı
, ve hâkimiyeti daha sonra da fark
takip ettiği intizar siyaseti saye
sinde İstanbul’un dikkat ve en
dişesini davet etmemeğe çok dik
kat ediyordu. Arzettiği tehlike
ancak Balkan Harbi felâketleriy
le Osmanlı İmparatorluğundaki
çöküntü başlayınca farkedilecek.
Çünkü Abdülâziz, İbnissuut bu
vaziyetten faydalanarak Basra
vilâyetinin Melikiyle hemhudut! olan Necid Sancağını hemen ka milen işgal edip Basra körfezine çıkacak, bu geniş sancaktan eli mizde bir iki limandan başka hiç toprak kalmayacaktı.
Fakat Osmanjı İmparatorluğu
o pek uzak Necid çölleri için bir tedip seferine girişebilecek halde
değildi ve Basra taraflarındaki
yarı müstakil şeyhlerin hâm.si
rolünde bulunan İngiltere ile bir
anlaşma müzakeresine girişmiş
bulunuyordu. Eski Sadrazam Hak
kı Paşa bu maksatla Londra’ya
yollanmıştı. Birinci Cihan Harbi
ne iştirakimizden sonra Mekke
Emiri Şerif Hüseyin Paşa İngil
tere tarafına gittikçe kayar ve
onun yardımıyla nihayet istiklâ lini ilân ederken, Abdülâziz tb- nissuut bir intizar vaziyetine gir
di ve Osmanlı devletine karşı
düşmanca hiçbir harekette bu
lunmadı. İşte bundan dolayı da
Osmanlı devletine hâkim olan İt
tihat ve Terakki hükümeti Ab-
d'ülâziz’e zaten fiilen elinde bu lunan ve mülkü vaziyetine giren Necid k:t’asını bir vilâyet şek linde terk ve kendisine Vezir pa yesi tevcih ediyordu.
Bu tevcihin V. Mehmet Reşit
devrine tesadüf ettiğini, onun
imzasını taşıdığını hatırlıyorsam da tam tarihini hafızamda bulup
kaydedemedim. Bunun için eski
Takvimi Vakayı tozlu sahifeleri- nı karıştırmak icap ederdi ve bu na lüzum görmedim: Eski Vezir lerle Müşirler tâyindeki kıdemle rine göre herhangi bir alayda yer
almayacaklar, zaten do Majeste
III. Abdülâziz'in irtihalleriyle es ki devirlerden artık bir tek Vezir kalmış bulunmaktadır.
v
Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi