• Sonuç bulunamadı

Kandilli Rasathanesi 60 yaşında

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Kandilli Rasathanesi 60 yaşında"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

.„ » u , BIK DE BENİM FİK RİM İ SORSALAR YA!,

DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCELERİ

Kandilli

rasathanesi

60

yaşında

«Osmanlı Türklerinde ilk ra­ sathane 1577'de İstanbul Top­ hane sırtlarında kurulmuştur. Bugünkü modern Kandilli Ra­ sathanesini ise, 31 mart 1909 ayaklanmasından sonra kuru­ lan hükümetin, Salih Zeki ve Fatin Gökmen'e destek olma­ sına borçluyuz...»

B

UGÜN gezegenlere kadar uzanan insan eli her ne kadar bilim ve tek­

niğin kudretini gösteriyorsa da asıl neden insan tecessüsüdür. Bütün

tarih boyunca bu tecessüsü destekleyen bilim ve teknik olmuştur. Bu­

gün gelişmiş memleketlerdeki uzay bilim ve tekniğinin gök bilimcilerinin

düşünce ve arzularına yardım etmek amacı ile meydana geldiğini söylersek

bir gerçeği işaret etmiş oluruz. Uzay bilimi, insanların

gökyüzünü merak

ve heyecanla gözlediği, yâni Adem ile Havva’nın dünyaya gelişi ile başlar.

v'~-i V:.:

Mezapotamya da K aidelilerin Babil kulesinden ve M ısırlıların dikili taşlard an istifade ederek zam an ve m evsim leri tâyin e ttik ­ lerini biliyoruz. H er ne kadar İskenderiye’de b ir rasathaneden bahsedilirse de B atlam yus’un kullandığı gözlem araçlarının çok küçük oluşu b ir rasathane mev­ cudiyetini şüpheli kılar, zira an­ cak büyük gözlem araçlarının kullanılm ağa başlanm ası ile ra ­ sathane m üessesesi ortaya çık­ m ıştır. Dünyada ilk rasathanenin 9. asrın başlarında İslâm dün yasında kurulm uş olduğu b :r gerçektir. 9. asrın başlarında ilk k u ru lan B ağdat’ta Şemm asiye ve Şam ’da Kassuyum rasath an e­ leridir. B atıda ilk rasath an e Is­ panya’da kurulm uş olup, 1257 yılında Azerbeycan’da kurulan, devrin en büyük, Maraga ra sa t­ hanesi ile aynı tarih lere rastlar.

TÜRKİYE'DE İLK...

O sm anlı T ürklerinde ilk ra s a t­ hane 1577 yılında İstanbul Top­ hane sırtların d a Kurulm uştur. Şeyhülislâm ile Hoca S adettin E fendi arasındaki rekabet. 1579 yılında K aptam Derya Kılıç Ali P aşa tarafından rasathanenin bir gecede yıkılm asına sebep olm uş­ tu r. İstanbul rasathanesinin asıl görevi zam anı, dinî günleri tâ ­ yin ve kehanette bulunm a ya­ nında bilim sel niteliğe sahip gözlem ler yapm aktı. Bu k u ru ­ lan rasathanenin en büyük özel­ liği Uluğ Bey rasathanesi ile b atı rasathaneleri arasında bir geçidi tem sil etm esi idi. İs ta n ­ bul rasathanesinin yıkılm ası ile doğunun en son bilim kalesi bir hiç yüzünden ortadan kalktı. E ğ er bu rasathaneyi yaşatabilse idik çok m uhtem elen astronom i alanında büyük ilerlem eler kay­ dedecek ve birçok keşiflerin ön­ cüsü olacaktık.

M ustafa II I. birçok işlerini m üneccim lerine d anışarak yap­ tığından, bunların bilgilerini a rt­ tırm ak am acı ile F ransa’dan za­ m anın en m eşhur astronom i eser lerini g etirtti ve hattâ Prusya K ralından üç m üneccim istedi. B undan am aç uğurlu günleri ve sadık kum andanları seçecek en- liyetli m üneccim yetiştirm ekti P rusya K ralı Frederik II, politi­ k ad a m uvaffakiyet kazanm ak için üç m üneccim yerine üç sır­ r ı T ü rk elçisinin kulağına fısıl­ dadı: 1. Geçmiş tecrübelerden istifade, 2. H azar ve seferde da im a hazır ve kuvveti bir ordtıva sahip olm ak. 3. Hâzineyi daim a dolu m uhafaza etm ek.

GALİLE VE... BİZ

1610 m odern astronom inin per­ delerinin açıldığı yıldır. Galile yaptığı dürbünle gök cisim lerini gözü ile görerek incelemeğe baş­ ladı ve gözle görülemeyen gök cisim lerini görmeği başardı. Bu yeni b ir devrin, gerçek bir gö­ rüşün başlangıcı ve kiliseyi kö­ künden sarsan bir olay idi. A stronom i bu tarihten sonra dev adım larla ilerlem eğe başla­ dı; yeni dünyalar, yeni evrenler keşfedildi. Artık batı dünyası için m üneccim lik ve kehanet b ire r gülünç olaydan başka bir şey değildi. Bu sıralard a bizde ne oluyordu? Din adam larını korkutm am ak için hiç kim se ha tm ııı İnkişafına ayak uydurm a­ ğı bile düşünm üyordu. Bununla b eraber bir eski Türk gözlem aracı rubu tahtası ile namaz vakitlerini tesbit için gözlemler yapılıyor ve takvim ler düzenle­ niyordu. B atıda okutulan m o­ dern astronom inin m em leketim i­ ze girişi 1773’de kurulan

Mühen--

YAZAN:

---

:---Doç. Dr. Muammer DİZER

[Kandilli Rasathanesi Müdürü]

dishanei Bahri ve 1795’de Mü. hendishanei B erri askerî okulla­ rının açılması ile başlar.

Şüphesiz ilk rasathanelerin gökyüzünde görülen gök cisim ­ lerinin insan yaşantısı üzerinde­ ki etkisini ortaya koymak, yâni kehanette bulunm ak am acı ile kurulduğu bir gerçektir. F-ıkat bunun yanında gerçek bilimsel düşünce ve çalışm anın kehanet çalışm alarından daha hızlı iler­ lediğini ve birbirinden kısa bir zam anda ayrıldığını görüyoruz. Bu ayrılm a m em leketim izde ko­ lay olm am ıştır. 1577’de kurulan m eşh u r İstanbul rasathanesinde de gerçekten bilim sel gözlemler yapılıyordu, bunun yanında ke­ hanetin çok m ühim b ir yeri var­ dı. R asathanenin kurulduğu yıl­ lard a İstan b u l sem alarında gö­ rülen m eşhur kuyruklu yıldız üzerine im p arato rlu k astronom u T akiycttin, Sultan M urad’a ke­ h anette bulundu. Bu kuvrııklu yıldızın görünüşünün Türk as­ kerlerinin Iran ordularına karşı m uvaffakiyetinin ve iyi haberle­ rin m üjdecisi olduğunu bildirdi. Bu kehaneti takip eden mııvaf- fakiyetsizlikler ve salgın hasta­ lıklar rasathanenin yıkılm asını kolaylaştırdı. Uzun bir durak la­ m a devrinden sonra batı nıetnd ve düşüncesi ile çalışacak ra sa t­ haneye ancak 1911 yılında ka­ vuştuk.

31 MARTTAN

SONRA...

Salih Zeki ve Fatin G ökm en’în bir rasathane kurulm ası ihtiyacı­ nı belirtm esi üzerine, 31 m art 1909 ayaklanm asından sonra ku­ rulan hüküm etin Millî Eğitim B akam E m rullah Efendi 21 hazi­ ran 1910 tarihli bir yazı ile Fa­ tin G ökm en’i bir rasathane kur­ m ak üzere görevlendirdi ve ku­ rulacak rasathaneye m ü d ü r tâyin etti. Bunun üzerine F’atin Gök­ men Vanlköy sırtla rı üstündeki Icadiye tepesini kurulacak ra s a t­ hane yeri olarak seçti. Kandilli Rasathanesi kurulurken kehanet ve m üneccim lik m evzubahis da­ hi olm am ıştır; batıya dönük bi­ lim sel m etod ve düşüncelerin hâ­ kim olduğu b ir zihniyetle ra sa t­ hane kuruldu. Şüphesiz başlan­ gıçta birbirini tak ip eden h arp ­ ler rasathanenin inkişafını büyük nisbette etkilem iştir. Ancak İ923 yılından sonra yâni Cum huriyet H üküm etinin Millî Eğitim Prob­ lem lerini ele alm ağa başladıktan sonra, rasathane teşkilâtlanm ağa ve teçhlzatlanm ağa başlam ıştır. Bu inkişaf sırasında rasath an e­ nin en büyük sorunu bilimsel araştırm a yapacak gençleri bul­ m aktı. E sasen bu yalnız rasat iıa nenin değil bir m em leket sorunu idi. Bunun için üniversite inkı­ lâbını ve bunun m evvalarını bek­ lemek icap etti. 1946 dan sonra rasathaneye intisap eden gençler rasathanede bir çok tesis, âlet ve hattâ çalışm a im kânı buldu lar. Yalnız eksik olan batı anlayı­ şı ile sorunları ele alm ak ve araş­ tırm a vapm aktı. Ü niversite eği­ tim i araştırm a yapm a koşullarını verm ediğinden, ilk önce eğitim ve sonra da batı olanaklarını gör­ me im kânları sağlandı. Bu yılla­

rı rasathanenin ravm a oturm a dönemi olarak niteleyebiliriz. 1949 yılından sonra Kandilli Ra­ sathanesindeki çalışm alar batı düzeyine girdi ve m illetlerarası tem aslara başlandı. Böylece bilgi ve görgünün artm ası yeni prob­ lem leri ele almağı sağladı ve bu­ günkü m odern rasathaneyi o rta­ ya çıkardı. R asathanenin bugün­ kü durum a gelm esinde yalnız millî beyin gücünden istifade edilm iş olm ası, iftihar edilecek, cn büyük özelliktir.

Bugün Kandilli R asathanesinde ele alm an konular giineş fiziği, zam an, deprem , m eteoroloji, yer m anyetizm ası ve yer m aresidir.

MODERN KANDİLLİ

1949 yılından beri m illetlerara­ sı teşekküllerle yapılan işbirliği­ ni millî kum ullarım ızla yapmak, bilhassa uzay ve yer bilim leri ko­ nularında millî güçlerimizle m em leket ve bilim sel sorunlar üzerine eğilmek genel politika­ mızdır. Bu alanda atılm ış olum ­ lu adım lar m evcuttur. Örneğin Türkiye Bilimsel ve Teknik Araş­ tırm a K ıınım u ile bilim sel p ro ­ jeler. İstanbul Teknik Ü niversite­ si Arz Fiziği E nstitüsü île Pa- leom anyetizm a, İstanbul Üniver­ sitesi Jeofizik E nstitüsü ile E r­ dek Bölgesi Sism o - magnetik proje, O rta Doğu T eknik Üniver­ sitesi ve im a r iskân Bakanlığı ile deprem konularında yapıl­ m akta olan İşbirliğini zikredebi­ liriz. Diğer ta ra fta n m em leketi­ m izdeki bir çok k u ram ların kat­ kıda bulunabileceği, Başbakanlık Devlet Plânlam a Teşkilâtı tarafın dan, Devlet Projesi olarak Kan- dilli R asathanesine verilen. B ir leşmiş M illetler ve Unesco’nun desteklediği. Balkan bölgesinin sism isitesinin etüdlcri projesi de anılm ağa değer. Bu projenin amacı, Batı Anadolu bölgesi dep­ rem lerinin daha iyi anlaşılm ası ve elde edilen bilgilerle can ve mal kaybının önlenm esi koşulla rını araştırm ak tır.

1972 yılından itibaren ele a lın a cak yeni çalışm aların ekseriyeti­ ni m em leket ekonom isine kısmen katkıda bulunacak so ru n la r teş­ kil etm ektedir, .‘şüphesiz kurumu- muz özelliği nedeni ile bütün problem ler bilim sel açıdan ele alınacak ve ta tb ik a tta n kullanı­ lır şekle sokulacaktır, ö n ü m ü z­ deki yıllar ele alınacak

problem-lıııtııtııııııııifiıııııııııiM iıııtııııtııııtııtııtıııım tiM tı

V ■ v • ' - -leri, güneşin uzaya cöm ertçe da­ ğıttığı enerjisini istifadeli şekle sokm ak, yeraltı servetlerim iz hakkında bilgi sahibi olm ak, ça­ lışm alarım ızda kullandığımız op­ tik araçlarla elektronik araçları yapm ak olarak özetleyebiliriz.

Bugün Kandilli Rasathanesi iş­ gal ettiği alan, sahip olduğu m o­ dern tesis ve araçlar ve çalışan personel sayısı bakım ından Tür- kiyenin ve B alkanların en büyük devlet rasathanesidir. Diğer ileri m em leketlerdeki rasathanelerle m ukayesede gözlem araçları ba­ kım ından iddialı olduğumuzu söyleyebiliriz.

60 yıldan beri daim a Kandilli R asathanesinin inkişafım ve m il­ lî ve m illetlerarası so ran lara eğil­ m e im kânını sağlayanlara ve biz- leri destekleyenlere şü k ran ları­ mızı arzederim .

S ttıııııııııııııııııııııı ■ ıııııııı ıtıtııı ıııt ıtı ıııttu ııı ıı ııl*

!

T E Ş E K K Ü R I

| Sevgili kardeşim Metin’ln 1

| onikiparmak bağırsağındaki £

E ülseri, yaptığı başarılı ameli- £

| yatla kurtaran sayın

Doç. Dr.

Kaya Çilingiroğlu I

| İle Başasistan Dr. Ruhsat Arat, |

| Asistan Dr. Mesut Parlak, i

E Asistan Dr Temel Dagoğlu ve E

E Narkozitör Dr. Aziz beye, ay- E

E rica Gureba Hastahanesl 1. E

| Cerrahi Servisi personeline £

E candan teşekkürü borç bilirim . E

EROL TETİK E

E Milliyet: 11078

« I t l I l l l l l l l l l l l l l t l I l l l l l l l i m i l l H l l l l l l l l l l t t l M l I l M H I l l C

ııııııııtn ıııtıım ıııııııtıııııtııııııııiH iıııım ım m m f .

VEFAT ve TEŞEKKÜR

M erhum HACI MUSTAFA EM İR Lİ’nin eşi, Doğan ve Re. \ £ nan E m irli’nin sevgili anneleri, Nevin E m irli’nin kayınvali- ;

E desi, E lif’in babaannesi eşsiz anne =

I Hacı M E M D U H A E M İR L İ |

E kıym etli babam ızın vefatından b ir h afta sonra 7.8.1971 cumar- i E tesi günti H akkın rahm etine kavuşm uştur. H astalığı anında e

| kendisine h er tü rlü ihtim am ı gösteren sin ir hastalıkları pıü- | I tehassısı Dr. Necdet Yıldız ve D r. Hilmi E rtu ğ ru l’a, İntaniye E i M ütehassısı Dr. H ikm et Acuner’e. Dahiliye M ütehassısı D r. E E Cemal Altay’a ve sonsuz ilgilerini gördüğüm üz P ark Eczanesi | E sahibi bayan Sevim ö zak tay ile eşi Lütfi ö z a k ta y ’a ve acıla- e

i rım ızı paylaşan b ü tü n dost ve akrabalarım ıza gazeteniz vasi- |

1 tasiyle teşekkürü b ir borç biliriz. E

j EVLATLARI j

E Milliyet: 11075 £

fuillllllU lltl«llll| l| | ll| l| | l| f| lllf| IM IIim t| | | IM | M I| | | tl| | | | l| | | im il| | t| | lll| lllllllllllll*ll*lllll> > M lltm m M tlllllllr*

Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

[r]

ç) ’’Nuelear Instrumentation” konulu proje için Birleşik Amerikadan talep edilen uzman hakkında cevap beklenmektedir... Bu proje için yeniden bilgi talep

Babasının fo­ toğrafçılığa ve müziğe ilgi­ sinden dolayı evdeki alet­ lerle hoş saatler geçirirmiş Akrep 1.5 yaşındayken.... İstanbul Şehir Üniversitesi Kü

Nasr, entelektüel konumu itibari ile en başta küresel ölçekteki çevre krizi olmak üzere, doğal kaynakların haksız pay edilişi ve insanlığı kasıp kavuran

Bu, dram atik tiyat­ rodan çok başka bir tiyatro, ge­ leneksel tiyatronun dışında bir tiyatro. Belki de çağın

• Romanın tartışılması bence bir gerek- Ulikti. Üstelik geç kalınmış bir tartışma bu. Birçok konu ve alanda olduğu gibi, romanımı­ zın

O Meclisi dold uran milletve­ killeri bu iki düşünce üzerinde süz ve inan birliği

[r]