• Sonuç bulunamadı

Tanzimat Devri dedikoduları

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Tanzimat Devri dedikoduları"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Tam bir asır evvel

TANZİMAT DEVRİ DEDİKODULARI

Sutan Abdülmecid devrinin sonlarına doğru Meclisi Vükela Heyeti; Sadrazam, Şeyhülislâm, Serasker, Kapdanı Derya, Top­ hane Müşiri, Meclisi Vâlâyı Hükkâm Adli­ ye Reisi, Hariciye, Maliye, Hazinei Hassa, Evkaf, ve Ticaret Nazırlariyle Zaptiye Mü- -şiri, Müsteşarı Sadrıâlı (Dahiliye) ve Valde Kethüdasından müteşekkildi. Sadrazam, Serasker, Kapdanı Derya ve Tophane Mü­ şiri, Meclisi Vâlâ Reisi ve Zaptiye Müşiri daima vezirlerden, Müsteşar Sadrı Âli Bâlâ rütbesinden, diğerleri de bazan vezir bazan da Bâlâ rütbesinden idiler.

Vüzeradan olan vükelanın her ay alt­ mış binden yüz bin kuruşa kadar mâliyeden maaşları, ayrıca mükemmel tayinatı (Her nevi yiyecek), Bâlâ rütbelilerin otuz binden elli bin kuruşa kadar maaşları ve münasib miktar et ve ekmek tayinleri var­ dı. Bunlardan başka, nezaretlerin ekseri­ sinde nazırlara mahsus harçlar dahi mev- cutdu. Bilhassa Maliye Nazırının tahsilda- riyesi mikdarı büyük yekûnlara baliğ olur­ du. O vaktin bin kuruşu yirmi dirhem mik­ tarı altına, yahud üçyüz yirmi dirhem ka­ dar halis gümüşe müsavi idi.

Devlet ricali böyle büyük maaşlarla ra­ hat geçinebilirlerdi. Fakat, günden güne se­ fahate daldıklarından ve bazıları da konak ve yalı tedarikine kalktıklarından dolayı borçlanırlardı. Bunlara padişah ayrıca para­ lar verir, bu da yetmez, el altından pek çok hediyeler alırlardı.

Vükelâ yine de doymazlardı. Kodaman­ lan, âşar ile rüsumun iltizamında da mül­ tezimlerle birleşerek büyücek komisyonlar alırdı. Bu hal, devlet parasım gayri meşru surette gasbetmek demekti. O kadar ki Sultan Mecid bile bu iltizam yolsuzluğunu

"Sirkati mıievvele — Tevilli hırsızlık” diye* vasıflandırmıştı. Bir aralık bu şekü iltizam usulü kaldınldı, âşar ve rüsumun müzaye- desiz satılmaması emrolundu. Fakat irtikâb ehli bu sefer gizli rüşvet usulünü hararet­ lendirdiler.

Böylece açıktan bol para kazananların bunları sefahat yolunda sarf etmeleri İstan­ bul içinde alış verişi çoğalttı ve genişletti, esnaf güruhu zengin oldu. Bir aralık

Mısır-Alim ve müverrih (Cevdet Pa$a merhum)

(2)

Kitaba (Yani Kur’ana), sünnete (Yani Peygamberin sözlerine), kitab ile sünnete uygun akla itaat edenlerin mezhebine Sün­ nî, taraftarlarına Ehli sünnet veya Sünnîler denir.

Sünnî mezhebinde olmayanlar ise, Pey­ gamberimizin bildirdiği hükümleri kendi reylerine göre değiştirenlerdir. Bunlara Eh­ li bid’at veya bid’at taraftarları adı verilir. Sünnîlerden, taraftarları yaşayanların başlıcaları: Hanefî, Şafiî, Mâliki, Hanbelî adlarını taşıyan dört mezhebdir. Bu dört mezhebin şefleri de: İmam Âzam, İmam Şafiî, İmam Mâlik, İmam Ahmed’dir.

Bid’at taraftarlarının mezhebleri de: Şiîler, Haricîler, Muu’tezile, Mürcie, Cebri­ ye, Müşebbihe gibi isimlerle tarihe geçen mezheblerdir.

Hanefî mezhebinin Başkam İmam Â- zam (Büyük lider) dir. İki talebesi de İmam Muhammed ile İmam Yusuf’dur. Abbasiler devrinde doğan çeşitli mezhebler arasında bu üç imamın (İmam Âzam, İmam Muham­ med, İmam Yusuf), türlü mezhebleri birleş­ tirme işinde büyük tesirleri görülmüştür.

.Ne yazık ki Halife Mansur, İmam Âza­ mi önce hapsettirmiş, sonra işkencelerle hapishanede öldürtmüştür. Kûfe’de doğan İmam Âzam (Sabit oğlu Nûman), az za­ manda devrinin en büyük âlimi, Hanefî mez­ hebinin büyük imamı olmuştu. İslâm Fık­ hını (İslâm Hukukunu) bir ilim haline ko­ yan İmam Âzam’dır. Büyük üstadımız Ab­ durrahman Şeref Efendi merhum, İmam Âzam hakkında derki: “ Harikulâde zekâsı yüzünden İmam Âzam, bütün dünyada ye­

tişen en büyük kanun vaz’ edenlerin ( yapan­ ların ) başında gelmektedir." İmam Âzam Arab ırkından değildi. Türk olmak ihtimali daha

kuvvetlidir.-Irak Fıkhının reisi İmam Âzam, Hicaz Fıkhının başkanı İmam Mâlik idi. İmanı Âzam, Mansur tarafından yaptırılan Bağ- dad’m inşaatına nezaret etmişti.

Halife Mansurla İmam Âzamin araları bir kadılık (hâkimlik ı yüzünden açıldı. Mansur, İmam Âzama Basra kadılığını tek­ lif etmişti. İmam Âzam bu teklifi kabul et­ medi. Aralarında pek şiddetli münakaşa başlamış: “ Sen zalim halifesin deyip, za­ lim hükümdar adına hâkimlik yapamayaca­ ğını bildirince Mansur tarafından hepsedil- mişti. Yediği kırbacın sayısı yüze çıkınca koca İmam (Büyük müctehid, yüksek hu­ kukçu) hayata gözlerini yumdu. 70 yaşında idi. Cenazesine yetmiş bin müslüman katıl­ mıştı. Öldükleri gün, Şafiî mezhebinin baş­ kanı, İmam Şafii doğmuştu. Türbesini, bü­ yük Selçuk Padişahı Melekşahm vezirlerin­ den Müşerrefülmülûk yaptırmış, Osmanlı padişahları da bir kaç defa tamir ettirmiş­ lerdi.

Mansur zamanında Endülüs kıt’ası Ab­ basî saltanatından ayrılmış, Endülüs Eme- vî devleti adiyle yeni bir devlet olarak or­ taya çıkmıştı.

Bir rivayete göre: Mansur şöyle dermiş: — Halifeler dörttür: Ebubekir, Ömer, Osman, Ali. Hükümdarlar da dörttür: Mu- aviye, Abdülmelik, Hişam ve ben (yani biz­ zat kendisi Mansur).

★ ★ ★

Sultan Üçüncü Mustafa para cem’ine ehemmiyet verdiğinden ekseriya defterdarla isti­ şarede bulunurdu. Bir gün defterdar Halimi Efendiye “ Ordu işi tanzim edilmedikçe A v­

rupa ile baş edilmez, ne yapalım ? ” diye sorunca. Hilmi Efendi “ Yeniçeriyi nizama soka­ lım’’ demiş, “ Onlar nizam kabul eder m i?” diye sorunca da; “ Evet eder, hattâ sened bile veririm” cevabım vermiş. Sultan, eğer Yeniçerilerle birlik olmasa böyle kuvvetli cevap vermezdi, diye kuşkulanmış ve belki bu sırrı Yeniçerilere ifşa eder diye de korkusundan

Halimi Efendiyi Musul’a tayin etmiş ve yolda öldürtmüştür.

★ ★ ★

567

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Suyun canlılığın temel öğelerinden biri olarak kabul edildiği düşünülürse, belki de Eu- ropa gibi buzullarının altında büyük okyanus- lar olan uydularda

Da- ha küçük dalga boyu aralıklarında gözlem yapıl- mak istendiğinde daha az foton yakalamak zorun- da olduğunuzdan, anlamlı gözlemsel veriye ulaş- mak ancak daha büyük

Örneğin, 1200 ışık yılı (bir ışık yılı yaklaşık 10 trilyon km’dir) uzaklıktaki Orion Bulutsusu gökyüzünde Ay’dan biraz büyük görünür.. Ama gerçekte 25

Çalışma grubumuzdaki olgularda en sık gözlenen risk faktörü sigara kullanımı olmakla birlikte daha ciddi altta yatan majör bağışıklık baskılayıcı

Bu nedenle, klinik ve laboratuvar ola- rak KKKA açısından şüpheli olgularda kene tutunması veya keneyle temas öyküsünün olmaması, KKKA

Zavallı kutup ayılarının iznini bile almadan bastığınız resimleriyle dizayn etti ğiniz kredi kartı reklamlarıyla Al Gore konferansı sponsorluğu yapabilirsiniz mesela..

Bir gün kazan doğuracak tenceremizi kaynatmaya başladık, tencerenin sıcaklığı pazara gelen “ bilinçli tüketicileri” tezgah ımıza davet etti; sohbete başladık,

• Avrasya en büyük kara kitlesi olduğundan daha fazla evcilleştirilebilir hayvana sahip.. Çok fazla