• Sonuç bulunamadı

Orta oyunu:orta oyunlarının en meşhuru olan "Kanlı Nigar" oyunu

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Orta oyunu:orta oyunlarının en meşhuru olan "Kanlı Nigar" oyunu"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

19 IIJKTEŞRIN 1939

Yazani. Selim Nüzhet Gerçek , " ~ ' * ' '

Orta

Oyunu

I

Orta Oyunlarının En Meşhuru

Olan “ Kanlı Nigâr „ Oyunu

KANLI NlGÂR

(Zurna pişekâr havası çalarken Pişekâr gelir ve meydanı bir defa do­ laştıktan ve iki elile temennah ettik­ ten so n ra):

Pişekâr — “Kanlı Nigâr,, oyunu­ nun taklidini aldım. Çalsın çalgıcılar huzzara temaşa ettireyim.

(Der ve meydanın bir kenarına çekilir. Zurna Kavuklu havası çal - mağa başlar. Kavuklu arkasında Cü­ ce sendeliyerek gelir. O da bir iki de­ fa sendeliyerek meydanı dolaştıktan sonra Cüceye hitaben söze başlar).

Kavuklu — Kapıyı kitledin mi? Cüce — Kitledim.

K — Öyleyse ver anahtarı.

C — Kitledim amma... Anahtarı kapının üstünde bıraktım.

K — A nahtar kapı üstünde bıra­ kılır mı ayol!

C — Geçen akşam komşuya giren­ ler kapıyı kırmışlar.

K — Onlar hırsızdırlar.

C — iyi ya... Ben bizim kapıyı kırmasınlar diye anahtarı üstünde bıraktım işte.

K — Hay Allah müştahakkmı ver­ sin. A nahtar hırsız girmesin diye - dir... Hırsızlar kapıyı açsın diye de­

ğil-P — (Arkalarından) Hey gidi ap­ tallar hey.. Anahtarlarını kaybet - mişler... Kilitli kalmışlar galiba!

K — Senin çenen açık kalmış ya ona bak... Sen çilingir misin ?

P — Hayır efendim, ben bu mahal­ lenin ihtiyarıyım. Bir müşkülünüz mü var? K — Burada müşkül değil püskül rar. P — Ne püskülü? K — Belâ püskülü... Yahut püskül­ lü belâ.. P — Efendim bir müşkülünüz mü rar? Bir işiniz mi var demek iste­ rim.

K — Benim yok. Bakalım bunun rar mı?

(Cücenin kulağına eğilir bir şey sorar gibi yapar.)

P — Bu ne biçim lâf... Hem siz kim siniz? Ben sizi bir şeye benzeteme­ dim.

K — Şimdi beni kızdırma... Ben es ni adamakıllı bir şeye benzetirim.

P — Canım efendim siz kimsiniz, kimin nesisiniz, nereden geliyorsu - nuz, nereye gidiyorsunuz, ananız, ba­ banız var mı? Onu öğrenmek istiyo­ rum.

K — Müsaade et... Mahalle kütü - günden kayıdları çıkarayım.

P — Ne kayıtları çıkaracaksın? K — Ne bileyim ben... Sinsilemi soruyorsun.

P — Senin adın ne? K — Ali .

P — Nasıl Ali? K — Sade Ali.

P — Maşallah Sade Ali Efendi.

K — Ulan niçin bana Sade Ali E- fendi diyorsun?

P — Şimdi öyle söylemediniz mi ? K — Öyle amma sadenin burada yeri yok. Yalnız Ali Efendi.

P — Maşallah Yalnız Ali Efendi. K — Canım yalnızı, malnızı da yok... Bayağı Ali Efendi.

P — Bu sefer maşallah diyemiye- ceğim... Bayağı Ali Efendi.

K — A rtık tepem atıyor. Ulan be­ nim nerem bayağı... ismim Ali ves­ selam..

P — Vay Ali Vesselam Efendi. K — Haydi defol oradan... Sen be­ nimle alay mı ediyorsun?

P — Yok Ali Efendi yok... Ben se­ ni tanıdım. Kendimi tanıttırm adan biraz üzeyim dedim de ondan.

K — Ben seni tanıyamadım ki... P — Mutlaka tanıyacaksın. K — TanUmıyacağım işte... P — Bak, bak.. Biraz dikkatli bak. Bana insan sarrafı, lâkırdı kavafı, er kân gülü, meydan bülbülü Küçük İs­ mail Efendi derler .

K — Aaa İsmail Efendi... Ben de seni arıyordum. (Sarmaş dolaş olur­ lar) Bir derdim var şimdi anlatırım. Yalnız şu çocuğa biraz harçlık ver de gitsin.

P — (Cüceye) Al oğlum şu yirmi beş kuruşu.

K — (Cüceye) Ver oğlum şu yirmi beş kuruşu.

P — Sen de mi para veriyorsun ? K — Ne olur ne olmaz o yirmi beş

kuruş üstümde bulunsun. (Cüceye)

Haydi bakalım doğruca eve git şim­ di.

P — Ey.. Bakalım ne âlemdesin Aliciğim. Çoktandır görüşemedik.

K — Ne âlemde olacağım... Halimi sorma birader. Pederin vefatından sonra çok sıkıntı çektim. Hangi işi tuttum sa muvaffak olamadım. Sefil oldum. En nihayet şu bizim yukarıki semtteki muhtarın evinin bir odası­ na sığındım.

P — Vah... Vali­

li — Bu sabah erkence kalkmış - tim... Bir de baktım ki ev sahibi gi­ yinmiş, kuşanmış, bir yere gidiyor.

P — Sonra efendim?

K — Aman efendim böyle erken­ ce nereye gidiyorsunuz dedim. Muh­ ta r Efendi, a kardeş beni lâkırdıya tutma, dilenci vapuruna gidiyorum, geç kalırım, dedi.

P — Ey... Sonra?

K — Efendim halimiz malûm. Biz de az sefillik çekmiyoruz.

(Devamı var)

İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Ancak tiroid kanseri hastalarında postoperatif dönem takipte tiroid sintigrafisinin kulla- nımı, bu çalışmada da belirtildiği gibi rezidü dokuyu göstermede I-131

Aziz Nesin son kitabını bir veda mektubu gibi yaz­ mış ve incelikle işlemiş.. Orada diyor ki: “Ama yaz­ dıklarım

Kuşkusuz tüm bu bilgi birikimi yanında DNA’nın mo- lekül yapısının aydınlatılması için kullanılabilen çok güç- lü bir silah daha vardı: X ışını.. 40 yıl kadar önce Lawrence

Musiki ile iştigali on dört yaşın­ da iken kanun çalarak başladı, bu sazda bü­ yük başarı göstere­ rek ayrıca piyano da öğrendi. Taklide fıtrî

•— Bence aşk, büyük eseri san’atlar gibi büyük zekâların ve büyük kalp­ lerin yüksek bir insana karşı olan meftuniyetidir ve o büyük eserler kadar

Bu sonuçlara benzer sonuçlar Randahl (1991 ),Özyürek (1998)'de de gözlenmektedir. Mesleki ilgiler ile OSS başarısı arasında da pek çok anlamlı ilişkiler bulunmuş

Gazeteci - yazar Murad da, bundan böyle Türkiye'ye yararlı olmak için ça­ lışacağını vurgulayarak şunlan söyle­ di: "Eğer ailem hayatta olsaydı, Türk

Beşir el Kutb, gazetemize gön­ derdiği açıklamasında şöyle dedi: “ 13.10.1982 günü yayınlanan Hürriyet Gazetesinde, terörist Be- gin’den Nobel ö d ü