8.SINIF LGS TÜRKÇE DENEME SINAVI VE CEVAP ANAHTARI (1)

Tam metin

(1)

1

1

1

Bu denemede 20 soru bulunmaktadır.

TÜRKÇE

1 - 4. soruları aşağıdaki metne göre cevaplayınız.

Amerikalı antropolog (insan bilimci) Jill Pruetz, Senegal’de yaşayan şempanzeler üzerinde yaptığı araştır-malarda ilginç bulgulara ulaştı. Ormanda yaşayan şempanzelerin bir lemur cinsini avlamak için ağaçtan kopar-dıkları dalları dişleriyle sivrilterek bir çeşit mızrak yaptıklarını gördüğünü belirten Pruetz, diğer şempanzelerin de bu beceriyi izleyerek öğrendiklerini anlattı.

Pruetz, yavru şempanzelerin zaman zaman çocuklar gibi davrandıklarını belirtirken “Yavrulardan biri, bir su birikintisine girip çocuklar gibi eğlendi. Aslında maymunlar sudan hoşlanmaz ve korkar. Ama bu yavru, oyun fırsatını kaçırmadı. Bu özelliğiyle bir çocuğu andırıyordu.” dedi.

Pruetz, laboratuvarda yaptığı kontrollü deneyler sırasında da şempanzelerin kollu makineleri kullanmayı kolaylıkla öğrenerek makinenin içine gizlenen meyveye kolaylıkla ulaştıklarını gördü. Maymunların kısmen bir gelenek sahibi oldukları ve buna da bir çeşit kültür denilip denilemeyeceği sorgulanıyor. Bu soruya yanıt ara-nırken “Dâhi Maymunlar” adında bir de belgesel film çekildi. Filmin yıldızları arasında işaret dilini anlayan Koko adlı goril, matematik şampiyonu orangutan Azy ve 3 binden fazla İngilizce kelime anlayabilen Kanzi adlı Bonobo maymunu da bulunuyor.

1.

Antropolog Jill Pruetz ile ilgili,

I. Araştırmalarının tamamını canlıların doğal orta-mında yapmaktadır.

II. Senegal’deki araştırmaları şempanzeler üzerine-dir.

III. Araştırmalarında lemurlara da sıkça yer vermiş-tir.

IV. Laboratuvar ortamında da çalışmalar yapmıştır. yargılarından hangilerine ulaşılabilir?

A) I ve II B) I ve III C) II ve IV D) III ve IV

2.

Senegal’deki şempanzelerle ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Ne avladıklarına

B) Yavrularının suya verdiği tepkiye C) Nasıl silah yaptıklarına

D) Bir belgesele konu olduklarına

3.

Bu metne dayanarak aşağıdakilerden hangisi ke-sin olarak söylenebilir?

A) Alet yapacak, insan dışında canlı bulunmadığı B) Başka canlıların da insan gibi öğrenme yetilerinin

olduğu

C) Senegal’de yaşayan şempanzelerin daha akıllı olduğu

D) Maymunların sadece açken başka canlılara zarar verdiği

4.

Metinde altı çizili söz grubu içerisinde yer alan fi-ilimsinin tür bakımından özdeşi aşağıdaki cümle-lerin hangisinde vardır?

A) Toplantıya katılacakların bir gün önce haber ver-meleri gerekmektedir.

B) Son şarkısı tutmaz, demedi demeyin.

C) Patateslerin hepsini kızartmış, sıra köftelere gel-mişti.

(2)

1

1

1

5.

Bir sözcükte temel anlamla bağlantılı birden çok anlamın bulunması; bir kelimenin anlam genişle-mesi yoluyla asıl anlamı ile ilişkisini kaybetmeden yeni anlamlar kazanmasına “çok anlamlılık” denir. Örneğin “tutmak” sözcüğü “Kucağında bir çocuk tutuyordu.” cümlesinde “elde bulundurmak, ele al-mak” anlamındayken “Tuttuğumuz balıkları deni-ze bıraktık.” cümlesinde “avlamak” anlamındadır.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde

“çarp-mak” sözcüğünün cümledeki anlamıyla yay ayraç

içinde verilen anlamı örtüşmemektedir?

A) Cep telefonuna bakarak yürüyen genç, trafik levhasına çarptı.

(Hızla değmek, vurmak)

B) Güneşte çok fazla durmayın, çarpar sonra. (Etkisiyle birdenbire hasta etmek) C) Caminin bahçesindeki yatır hepinizi

çar-par.

(Varlığına inanılan bir gücün öfkesine kapılmak)

D) Ablamın masadaki şişkin cüzdanı gözüme çarptı.

(El çabukluğu ile çalmak)

6.

Sinemada hata yapılan sahnelerin video kaydını si-lip yeniden çekebilirsiniz ancak tiyatro; seyircinin önünde, canlı bir şekilde sahnelendiği için sanatçı-nın hata yapmaması gerekir. Diyelim ki sanatçı rep-liğini yani ezberini unuttu. Bu durumda sanatçı us-talığını konuşturmalı, bu hatayı seyirciye sezdirme-melidir.

Altı çizili söz grubunun bu parçaya kattığı anlam, aşağıdaki cümlelerin hangisinde vardır? A) Jüri üyelerinden geçer not alamamışsın. B) Şiir yazma konusunda çok beceriklisin. C) İyi bir sporcu olmak için çok çalışmalısın. D) Kafasındaki soru işaretleri onu strese sokuyor.

7.

(I) Hava açık, gök masmavi ve güneş ışıl ışıldı. (II) Yıllar sonra şehrin gürültüsünden kurtulup köye gi-diyorduk; inekler, kuzular, yemyeşil ağaçlar ve da-hası... (III) Sevinçten birçok şeyi fark edememiştim. (IV) Gün, tepenin arkasından yavaş yavaş devrilir-ken köyün tek katlı evleri göründü.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşa-ğıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) I. cümlede pekiştirilmiş bir sözcük vardır. B) II. cümlede yansıma sözcük vardır. C) III. cümlede deyime yer verilmemiştir. D) IV. cümlede ikileme vardır.

8.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!

M. Akif Ersoy Bu dizelerde kullanılan söz sanatları, aşağıda-kilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

A) Benzetme - Abartma B) Kişileştirme - Mecaz C) Abartma - Konuşturma D) Kişileştirme - Benzetme

(3)

1

1

1

9.

(I) Yazar, sade ve açık bir dil kullanır. (II) Eserlerinde

sözcük sayısı azdır ama anlattığı şeyin sayısı fazladır. (III) Onu okuyan herkes aynı şeyi düşünür, farklı an-lamlar yoktur yazılarında. (IV) Kendine has sözcük se-çimi, onu her devirde okunacak bir yazar yapmıştır. Bu metinde numaralanmış cümlelerle ilgili aşa-ğıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) I. cümlede yazarın üslubundan söz edilmiştir. B) II. cümlede özlülükten bahsedilmiştir. C) III. cümlede eserlerinin akıcılığı vurgulanmıştır. D) IV. cümle, yazarın özgünlüğe ulaştığı ile ilgilidir.

10.

Bir alışveriş merkezinde işe yeni alınan Aylin, Duygu, Yıldız, Birsen, Esra, Okan isimli kişiler gıda, teknoloji ve içecek bölümlerinde görevlendirilecek-tir.

Bu görevlendirmelerle ilgili şunlar bilinmektedir: • Esra gıda bölümünde çalışacaktır.

• Yıldız ve Birsen farklı bölümlerde çalışacaktır. • Aylin ve Okan aynı bölümde çalışacaktır. • Her bir bölümde iki kişi çalışacaktır.

Bu bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi kesin-likle yanlıştır?

A) Duygu ve Yıldız teknoloji bölümünde çalışmıştır. B) Aylin ve Okan gıda bölümünde çalışmıştır. C) Yıldız gıda bölümünde çalışmıştır. D) Duygu ve Birsen aynı bölümde çalışmıştır.

11 ve 12. soruları metne göre cevaplayınız.

Ailesini okurken gören çocuk(1) kitap okumaya henüz küçük yaşlarda heves eder. Bundan dolayı anne ve baba(2) çocuğa kitap okumasını öğütler-ken bu konuda doğru bir model olmalı(3) hatta oku-yacağı kitapları kendisinin seçmesine imkân verir-lerse(4) çocuk okumaya daha çok ilgi duyacaktır. Ben de çocuklarıma bu şekilde yaklaşıyorum.

11.

Bu metin, aşağıdaki sorulardan hangisine veril-miş bir cevap niteliğindedir?

A Anne ve babalar kitap seçiminde nasıl davran-malıdır?

B) Çocuklarınıza okuma alışkanlığı kazandırmak için neler yapıyorsunuz?

C) Ebeveynleri kitap okuyan çocuk, neden kitap okumaz?

D) Çocuklara kitap okumalarını öğütlemek sizce doğru mudur?

12.

Numaralanmış yerlerden hangilerine herhangi bir noktalama işareti getirilemez?

A) 1 ve 2 B) 1 ve 4

(4)

1

1

1

13 ve 14. soruları metne göre cevaplandırınız.

Dede Korkut Kitabı’nın başkahramanı olan Dede Korkut hakkında kesin bilgilere sahip değiliz. Bu-nunla birlikte hikâyelerden yola çıkarak şu bilgilere ulaşıyoruz: Oğuz boylarını tehdit eden dış düşman-ları etkisiz hâle getirmekten başlayarak bir isim ala-bilecek yararlılıklar gösteren Türk çocuklarına isim vermeye kadar birçok görev üstlenmiştir. Eski Oğuz menkıbeleri anlatarak, destansı hikâyeler düzenleye-rek, çevresindeki insanlara tarihten ders alıp, olayları anlama ve manevi hikmetlere varma zevki aşılayan bir şahsiyettir. Bu anlatılanlar, onu bir Türk şairi olarak hayal etmemizi sağlar.

13.

Bu metne göre aşağıdakilerden hangisi Dede Korkut’un bir özelliği değildir?

A) Çocuklara isim verme görevini üstlenmiştir. B) Olağanüstü güçlerle savaşan bir kahramandır. C) Düşmanlarına karşı Oğuz’u korumuştur. D) Tarihî olayları yorumlayarak halkı

bilgilendirmiş-tir.

14.

“Fiil kök veya gövdelerinden, belirli eklerle türetilen fakat fiil özelliğini yitirerek cümlede isim, sıfat ve zarf görevinde kullanılan sözcüklere fiilimsi denir.” Buna göre metinde altı çizili sözcüklerden han-gisi fiilimsi değildir?

A) üstlenmiştir B) getirmekten C) alabilecek D) anlatarak

15. I. Yaklaşık 30 yıl önce kimi köylerimizde,

televizyo-nun adı bilinirdi ama nasıl bir şey olduğunu bilen pek yoktu.

II. İçlerinden kim bilir kaçı, radyoya gönderdiği mektubun okunduğunu duyabilmek için belki de haftalarca beklerdi.

III. Radyodan dinledikleri şarkıların ezgileriyle yü-reklerinde sakladıkları yavuklularını anarlardı. IV. Bu nedenle de köylerimizde, ince ve maharetli

parmaklarıyla resim yaparcasına ilmik ilmik halı dokuyan kızlarımızın radyoları hep açık olurdu. V. Her köydeki radyo, o köyün dışında da bir dün-yanın var olduğunu kanıtlarcasına o köyden başka dünyalara, başka yaşamlara, başka kül-türlere açılan geniş bir kapıydı.

Numaralanmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturması için hangilerinin birbiriyle yer de-ğiştirmesi gerekir?

A) I ile II B) I ile V C) II ile IV D) III ile IV

16.

Aşağıdaki metinlerin hangisinde farklı bir kişi ağ-zıyla anlatım yapılmıştır?

A) Emircan ile gezmek çok mantıklı. Çünkü o, rast-gele gezmiyor. Gördüğü yeni şeylerin ne oldu-ğunu, nasıl yapıldığını iyice araştırıyor. Bir gün onunla gezmeyi çok istiyorum.

B) Kapılar kapanmış, caddeler bomboş. Gece var-diyasından yeni çıkmış olan Ali, yorgun gözlerle çevresine umarsızca baka baka yürüyordu. C) Yazdan kalma bir günde ressam; paletini,

şöva-lesini alıp sahile doğru ilerledi. Bir yandan dal-gaların sesini dinlerken bir yandan da duyduğu sesleri sert fırça darbeleriyle tuvale dökmeye çalışıyordu.

D) Uzun Mehmet aldığı maden kömürünü torbası-na koydu, yola çıktı. Birkaç gün sonra köye var-dı. Anası onu görünce çok sevindi. Ana ve oğul uzun uzun konuşup hasret giderdiler.

(5)

1

1

1

17.

Yazık, gençliğin defteri dürüldü gitti. Hayatın o taze baharı güz oldu gitti. Adına gençlik denen şey var ya,

Anlamadım, ne zaman geldi, ne zaman gitti?

Dedim: Artık bilgiden yana eksiğim yok; Şu dünyanın sırrına ermişim az çok. Derken aklım geldi başıma, bir de baktım: Ömrüm gelip geçmiş, hiçbir şey bildiğim yok.

Bu şiirlerde ortak olmayan yön aşağıdakilerden hangisidir?

A) Görme duyusuna yer verilmesi

B) Sonradan farkına varma anlamı içermesi C) Karşıt anlamlı sözcüklerin bir arada kullanılması D) Hayıflanma anlamı içermesi

18.

Dünyada sadece Ankara’nın Gölbaşı İlçesinde ye-tişen ve dünya koruma birliği kriterlerine göre nesili tükenme tehlikesi altında bulunan yanardöner çiçe-ğinin korunması için yeni önlemler alınıyor.

1

2 3

4

Bu cümlede altı çizili sözcüklerden hangisinin yazımı doğrudur?

A) 1 B) 2 C) 3 D) 4

19. • Kübizm, o zamana kadarki var olan sanat

anla-yışına tepki olarak 1908 yılında ortaya çıkmıştır. • 1930’lara kadar etkisini devam ettiren bu akım,

akıl ve mantığı reddetmiştir.

Bu iki cümlede ifade edilenlerin anlamca doğru bir biçimde birleştirilmiş hâli aşağıdakilerden hangisidir?

A) 1930’lu yıllara kadar akıl ve mantığı reddeden kübizm, 1908 yılında o zamana kadarki sanat anlayışına tepki olarak ortaya çıkmıştır.

B) Akıl ve mantığı reddeden kübizm, 1908’de o zamana kadarki sanat anlayışına tepki olarak doğan ve etkisini 1930’lu yıllara kadar sürdüren bir sanat akımıdır.

C) 1908 yılına kadarki sanat anlayışını reddeden kübizm, 1930 yılında akıl ve mantıktan uzaklaş-mıştır.

D) O zamana kadarki sanat anlayışına tepki göste-ren kübizm, 1908 yılında akıl ve mantığı redde-derek 1930’lu yıllara kadar etkisini sürdürmüş-tür.

(6)

1

1

1

20.

Aşağıdakilerden hangisi burada belirtilen soruna çözüm önerisi olamaz? A) Sanayi ve iş merkezlerinin, yerleşim yerlerinin dışına alınması

B) Elektrikli taşıma araçlarının geliştirilmesi ve kullanımının artırılması C) Kış aylarında ısınmada kullanılan yakıt miktarının en aza indirilmesi D) Kişisel vasıta kullanımı yerine toplu taşımacılığın ön plana çıkarılması

TEST BİTTİ. CEVAPLARINIZI KONTROL EDİNİZ. Atmosferde toz, duman, gaz, koku ve saf olmayan

su buharı şeklinde bulunabilecek kirleticilerin, in-sanların ve canlıların sağlığını olumsuz yönde et-kileyecek veya maddi zararlar meydana getirecek miktarlara yükselmesi “hava kirliliği” olarak nitelen-dirilmektedir.

Fabrikaların bacalarından çıkan kimyasal gazlar, tozlar ve dumanlar havayı kirletmektedir. Fabrika-larda enerji ihtiyacı için yakılan yakıtlar ve fabrikada yapılan işlemden oluşan kirleticiler baca ile havaya atılarak kirliliğe neden olmaktadır.

Ulaşım araçları günlük yaşantımızın bir parçasıdır. Her gün değişik şekilde yararlandığımız bu motor-lu karayomotor-lu taşıtları havaya verdikleri kirletici gaz ve taneciklerle çevremizi ve soluduğumuz havayı kirlet-mektedir. Hava kirliliğinin yarısı motorlu taşıtlarından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle büyük kentlerin ana cadde ve kavşaklarında, karayolları çevrelerinde havayı kirleten madde emisyonları (atmosfere atılan gaz, toz, is vs.) önemli boyutlardadır.

Kentlerimizdeki ısınmadan kaynaklanan hava kir-liliği özellikle kış döneminin başlaması ile birlikte artış göstermektedir. Kış aylarında ısınmadan kay-naklanan hava kirliliğinin temel sebepleri; ısınmada kalitesiz yakıtların (kükürt, kül ve nem oranı yüksek kalori değeri düşük kömürler) iyileştirilme işlemine tabi tutulmadan kullanılması, yanlış yakma teknikle-rinin uygulanması ve kullanılan kazanların bakımla-rının düzenli olarak yapılmaması olarak sıralanabilir.

(7)
(8)

Şekil

Updating...

Referanslar

Updating...

Benzer konular :