• Sonuç bulunamadı

Batı'nın insanlığa söyleyecek sözü kalmadı

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Batı'nın insanlığa söyleyecek sözü kalmadı"

Copied!
6
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

12 lacivert dergi

■ DOSYA

| ROPORTAJ

BATI’NIN

iNSANLIGA

SOYLEYECEK

SOZU KALMADI

ROPORTAJ ::

BiROL BlCER-YUNUS ARSLAN ::

RECEP SENTORK

D

iinyada ki duzen ve gug deng e le ri hizla degi§ip y e rin i yeni b ir yapiya b ira kirke n ge le ce kte daha e tkin b ir konum hedefleyen Turkiye de yeniden y a p ila m yo r. Turn bunlari ve ya rin in dunyasinm nasil b ir y e r olacagim re k to ru oldugu ibn Haldun U n iv e rs ite s i’nde b ir “ G elecek A ra § tirm a la ri M e rk e z i” de kuran sosyolog Prof. Dr. Recep § e n tu rk ’ le konu§tuk. P o stm o d e rn akim in g e le ce kte b ite c e g in i ongoren § e n tu rk, onunla b e ra b e r “ iflas eden B a ti’mn m e ta fiz ik , e tik ve ahlak anlayi§im n dogu rd u g u bo§lugu M uslum an aydinla r, o ze llikle de T urkler d o ld u ra ca k” diyor.

Turkiye yeni bir siyasi sisteme gecti artik. Baskanlik sistemi fikri yeni bir du§iince degildi bildigim kadariyla. ihtiyag olmasina ragmen yeni sisteme neden bugiinlerde gegebildik? Mevcut sistemi oldugu haliyle devam ettirmenin imkansiz hale gelmi§ olmasi en buyuk sebep diyebilirim. 1 5 Temmuz ba§ari- siz darbe giri§imi de bu surecin hizlanmasi gerektigini gosterdi. Turkiye tarihinde daha once bazi siyasi ki§ilikler, akademisyenler, iktidar ve muhalefet partilerinin sistem degi§ikligi talebi olsa da

ba§kanlik gibi bir sisteme gegi§ konusunda ba§arili bir giri^im gergekle§emedi. Gunumuzde ar­ tik sabit bir dunya yok, devletler, sistemler degi^mekte. Turkiye de bu degi^imden geri kalamazdi. Mesela, Avrupa 1 9 2 0 ’li yillar- daki Avrupa degil artik Avrupa Birligi var degil mi? Sovyetler nerede artik?

»

Degi§en diinyada Turkiye de degi§meliydi yani?

Tabii, ibn Haldun Mukaddime adli eserinde soyler bunu: “Toplum- larin en temel ozelligi

degi^mek-tir.” Dolayisiyla degi§imi yok saymak insan tabiatina, sosyal kanunlara aykiri gikmaktir. Bu sebeple butun dunya degi§ime mahkumdur. Turkiye de bu degi- §imi zorunlu olarak yapmaliydi ve yapti da. Bakin burada ilging bir yone dikkat gekeyim. Demok- rat Parti zamanindan beri degi- §im fikrini savunanlarin tamami Turgut Ozal, Adnan Menderes ve Cumhurba^kammiz Erdogan gibi “muhafazakar” isimler olmu^tur. Oysa asil “ ilerici” denilen solcu kesim son derece muhafazakar tavir almi^tir bu konuda.

(2)

Osman 1

1

gelenegine, tarihimize, kulturumuze,

toplumsal hafizamiza daha uygun birsistem

blacak.

13 la civ e rt dergi

Muhafazakar olarak nitelenen k ille r degi^ime gok daha agiklar; bu da ulkemizin ironisi.

Tiirkiye’deki bu sistem degi§ik- ligi ve yeni yapilanma esasen bir gelecek hazirligi mi? Dunyadaki butun buyuk gug- lerin bir gelecek vizyonu var. Avrupa’nm bir Avrupa milleti in§a etmek, ulus kimlikleri silmek ya da geriye itmek gibi bir vizyo­ nu var. Rusya’nm da kendisine gore bir gelecek vizyonu var; Ortadogu’nun lideri olmak. Ote yandan Qin de ipek Yolu ile ken­ disine ticari bir gelecek vizyonu gizmekte. Amerika ise Trump ile kendi istedigi gibi diinyayi yonlendirme istegini agik etti. israil’in de “ Biiyuk israil” projesi mevcut. Turn bunlar soz konu- suyken Turkiye’nin de bir gelecek vizyonu kurmasi gerekiyor. Bah- settigim bu vizyon bugiin pek net sayilmaz. Bir vizyon, ancak hedefler belirlendikten sonra iizerinde dii^unerek, tarti§arak ortaya gikabilir. Yeni sistem bu agidan gok onemli, oncelikle yeni sistemimizi ele alip du^unme- liyiz. Yeni sistemin bizi nereye goturecegi netle^irse gelecek vizyonumuz daha agik olacaktir. Millet olarak bir ideal, iitopya, vizyon olu^turmak iginse toplum olarak ortak bir goru§ sahibi olmaliyiz.

Tiirkiye yeni sistemle boyle bir vizyon olu§tururken neleri esas almali?

BUTUN BUYUK GUCLERIN GELECEK VIZYONU VAR WWW.LACIVERTDERGI.COM

Turkiye gergekten gok zor bir cografyada bulunuyor. Yonetil- mesi hig kolay olmayan bir iilke... Bir tarafimizda Ortadogu, bir ta- rafimizda Balkanlar ulkemize de PKK, FETO gibi orgutler saldir- makta ve biz hepsinin ustesin- den geliyoruz. Tarih boyunca da

(3)

boyle oldu ve bu topraklara sahip giktik. Malazgirt’ten beri birgok giigle ugra§tik ve §imdi de finans odakli saldirilarla kar§i kar§i- yayiz. Bu topraklarda ilanihaye kalmak igin elimizden geleni yapmaliyiz. Risklere ve tehlike- lere kar§i hizli tepki vermemiz gerekiyordu. Yeni sistem bunu kar§iladi. Eski sistemde karar almak da uygulamak da oldukga zorlayiciydi. Kriz gaginda ya§ar- ken en onemlisi de buydu zaten. Egitim sistemimizde, enerjide, uluslararasi politikamizda birlikte bir donu^um saglamahyiz. Bunun igin de biz kimiz, nereden geldik unutmamamiz gerekiyor. Biz ekonomik olarak yukselmekle beraber sanatimizi, estetigimizi de geli^tirmeliyiz. Kalkinmayla beraber aslimizi unutmamaliyiz. ibn Haldun §oyle der: “Toplum- larin hizli ekonomik buyiimesi ahlaki gokuntuyu getirir. Refahin yukselmesi ahlaki degerlerin a§inmasina sebep olur.” Bu sebeple ekonomik ve ahlaki yuk- seli§ paralel olmali. Osmanli’da bunun en guzel ornegini goriiyo- ruz. ibn Haldun’a gore normalde bir devlet 120 yilda goker fakat Osmanli yedi yiizyil ya§ami§tir. islam-Turk ahlak terbiye gele- negi ya§atmi§tir. Eger zenginlik ve refaha du§seydi Osmanli’nm omru boylesine uzun olmazdi. Bunun igin de dinamizmi surekli muhafaza etmek zorundayiz. Turkiye’nin ig dinamiklerinde de birtakim yenilikler olacak gibi. Ancak bunlarla ilgili top- lumumuzda halen tartifm alar devam ediyor. Yeni sistemin bunlara yansimasi nasil olur? Osmanli sistemi tam olarak bir “agik medeniyet” sistemiydi. Dint, mill?, lisanT kimliklerin gok agik §ekilde ifade edildigi pluralist bir ortam vardi. Osmanli benim ge^itlilik yonetimi adim verdigim bir sistem uyguluyordu. Turkiye Cumhuriyeti’nde de bir donem moda olan ulusalciligin

la civ e rt dergi GELECEKTE ONCELiKLE POSTMO­ DERN AKIM BiTECEK. BATI POST­ MODERN DONEM SONRASINDA YENI BiR §EY URETEME- YECEK HALE GELECEK.

etkisiyle homojen bir Turk ulusu yaratma ideali benimsendi. Ara- dan gegen yillar igerisinde bunu Avrupa da birakti. Homojenlikle- rin yerine farkli kimliklerin ifade edilebildigi bir ulus yapisina dogru gidiliyor. Ben bu donemde farkli bir ge§itlilik yonetiminin uygulanacagim du§unuyorum. Dint, etnik ve dile bagli kimlikle­ rin bastirilmayacagi, bu kimlik­ lerin kendilerini gok rahat ifade edebilecekleri yeni bir doneme girdigimizi du^unuyorum. insan haklari ve ifade ozgiirlukleri agisindan gok daha rahat bir doneme girecegiz. 2 0 ’nci yuzyil ba^indaki homojen ulus ideali yerine farkliliklarin bir arada idare edildigi “ kesrette vahdet” (goklukta birlik) olarak ifade et- tigimiz yeni bir yakla^ima dogru gidiyoruz. Bahsettigim bu yeni duzen de Osmanli gelenegine, tarihimize, kulturumuze, toplum- sal hafizamiza daha uygun bir sistem olacak.

Yeni sistem yeni bir uzla§ma modeli olusturacak o zaman... Yeni bir toplumsal uzla§ma ve ulusal kimlik in§asi olacagmi du§unuyorum. Bunun fikrt alt- yapismi aydinlar ve siyasetgiler olu^turmali. Farkliliklarin rahatga ifade edilebildigi bir ortamda yeni bir toplumsal uzla§ma, bizi millet yapan, bir kilan yeni degerleri one gikarmaliyiz. Onceden hepimiz Tiirk’uz, Turkge konu^uyoruz tarzinda bir ulusal birligin temeli vardi. §imdi daha farkli bir ulus in§asi gerekebilir. Milli degerler uzerinde bir kon- sensus olu§turmamiz gerekiyor. Gelecegi in§a ederken gegmi§- ten de bir §eyler almak gereki­ yor. Bizim tarihsel kimligimizle ilgili ciddi kirilma noktalarimiz var. Turkiye’nin kendi tarihi ile ilgili nasil duygusal ve du§iin- sel ili§ki kurmasi gerekiyor? Turkiye’nin sahte ikilem- lerden kurtulmasi lazim...

“Gerici-ilerici”, “ din-bilim” , “ muhafazakarlik-devrimcilik” vs. gibi. Bizim tarihimizde bu tiir ikilemlere dayali gati§ma- lar olmami§. Bu gerilimler bir §ekilde idare edilmi§. Bu yeni donem igerisinde de “Turk-Kurt” , “ Musluman-gayrimuslim” gibi batidan ithal bu ikilemlerden -ki Bati da bunlari terk etmi§ vaziyette- sahte dikotomiler- den (ikilem) kurtularak yeniden bir uzla^ma in§a etme surecine girmemiz gerekiyor. Bu konu- da da en onemli kaynagimiz tarihimiz. Osmanli’mn pluralist tecriibesi gok onemli. Dii§unebi- liyor musunuz, halifenin ya§adigi §ehirde Yahudilerin ba§hahami, Ortodokslarin patrigi ya^ayabili- yor. Bu ne kadar ileri bir tolerans ve din hurriyeti numunesidir? Mesela, Vatikan’da Ortodoks patrigi ya^ayabilir mi? Bugun bile boyle bir §eye musaade et- mezler ama Osmanli tarihi boyle gogulcu bir ornegi ortaya koy- mu§ ve bunu ikilem olarak degil bir gug kaynagi olarak gormu§. Burada ge§itlilik bir tehdit degil bir §ans. 0 ge§itlilik iyi idare edildigi zaman buyuk bir giig ve zenginlik kaynagi olur ama aksi durumda gati§ma kaynagi haline gelebilir. Son yuzyilda ge§itlilik ulusal birlige bir tehdit olarak degerlendirildi. Qe§itligi ne kadar bastirirsak ulusal birligi o kadar muhafaza ederiz tarzinda bir yakla^im sadece bizde degil Sovyetler Birligi ba§ta diinyada da hakimdi. Bu yeni donemde tarihimizle bari^ik hale gelmemiz gerekiyor. Bu “tarih mi giinu- muz mu” sahte ikileminden de bir §ekilde gikmamiz gerekiyor. Ben buna “gelenekli yenilikgilik” diyorum. Gelenegimizle bari§ iginde bir yenilik yakla§imi. Turk aydininin bu yakla§imla hareket etmesi daha saglikli bir yenilik ortaya gikartir. Gelenek yok sayildigi zaman belli travmalara sebep oluyor ve yenilikler daimi hale gelemiyor. Gelenekle bari^ik

(4)

la civ e rt dergi I 1 5

DiGERBOTON

MEDENiYETLER HAVLU ATMI§ DURUMDA. BEN GELECEKTE POST- MODERNiZMLE BERABER iFLAS EDEN BATI

METAFiZiGiNiN, ETiGiNiN, AH LAK AN LAYI § ININ DOGURDUGU BO§LUGU MOSLUMAN AYDINLARIN, OZELLiKLE DETIIRKLERIN DOLDURABiLECEKLERiNi

o n g o rOy o r u m.

FOTOGRAF :: BETUL YAZICIOGLU

DONYANIN EN BOyOK DEVLETLERiNDEN BiRiNi KURDUK

yenilikgilik oldugu zaman bu daha kalici oluyor. Boyle bir yak- la§imla ilerlememiz gerektigini du^unuyorum. Artik Osmanli’ya, dinimize, tarihimize kufretmemi- ze gerek yok. Tam tersi orayi bir zenginlik kaynagi olarak kullamp oradan destek alarak nasil ileri gidebiliriz fikrine kafa yormamiz gerekiyor. Tarihiyle, kulturuyle, medeniyetiyle bari^ikyeni bir vizyon in§a etmemiz gerekiyor. Tarihiyle barifik gelecek vizyonu ba§arilirsa, bu yarinin Tiirkiye’sinin entelektiiel ve kiiltiirel hayatina nasil yansir dersiniz?

§u andaki siyaset du^uncemiz tamamen Avrupa’dan ithal. Halbuki biz siyaset du^uncesi olarak gok zengin bir birikime

sahibiz. Qunku dunyanm en bu­ yuk devletlerinden birini kurmu- §uz. Bir §ekilde oradaki siyaset du§uncesi ile irtibatlanmamiz gerekiyor. Bizim gorulen diinya, gorulmeyen maneviyat diinyasi ve bir de ilahT varlik alemini kap- sayan gok katmanli bir varlik an- layi§imiz var. Mesela tarihimiz ve kulturumuzle irtibatli hale geldi- gimizde varlik anlayi§imizi yeni- den yapilandirmamiz gerekecek. Hakeza bilgi anlayi§imizda aklin, duyularin, ampirik yakla^imin oldugu kadar vahyin de yeri var. Kultur mirasimizla, tarihimizle ir- tibata gegtigimizde bunun kultur uzerinde ne gibi tesirleri olacak: Bilgi anlayi§imiz degi^ecek “Ya rasyonalist olacaksin ya empi- rist olacaksin” anlayi^i yerine “Akildan, duyulardan ve vahiyden

de yararlan” anlayi^i gelecek. Bunlar birbirinin zitti degildir tam tersine birbirini tamamlar. Tarihimizle bari^ik hale geldigi- mizde kulturumiize, etigimize, estetigimize, metafizige neler neler kazandirilir. §erif Mar- din hocamizin bir tespiti vardi: “Modern donemde etik, estetik, metafizik; iyi, dogru, guzel. Bun­ lar tamamen ihmal edildi.” Hoca, Cumhuriyet donemi eksikliklerini bu §ekilde dile getiriyordu. Aym §ey modern islamci dii^unce igin de soz konusu. Modern islamci du§uncede de buyuk olgude siya- sete odaklamlmi§ ve yine etik, estetik, metafizik ihmal edilmi§- tir. Gelenegimizle irtibat kurdu- gumuzda bu gok katmanli varlik anlayi§i Suleymaniye’nin estetigi, Dede Efendi, Itri’nin estetigi

(5)

HAKiKATi KE§FEDEMEDi BATILILAR,

DUNYA CENNETiNi DE iN§A

EDEMEYECEKLER.

larin tekrar gunumuz sanatlarina ta§inmasi soz konusu olacak. Diinyada da bir degi§im-do- nu§um soz konusu diyebiliriz samrim. Sizce bu degi§imin dinamikleri nedir?

Kesinlikle! Ben yeni diizeni “agik medeniyet” a^amasi olarak tammhyorum. “Agik medeni- yette” en onemli unsur ileti^im ve ula§imin bir engel olmaktan gikmi§ olmasi. Gunumuzde me- deniyetler, toplumlar, irklar ig ige gegmi§ durumda. Bahsettigim “agik medeniyet” de tarn olarak budur. insanhk tarihinde onemli biryapisal donii^um olan bu durumun farkina varip devleti- mizi, siyasetimizi, milletimizi, egitimimizi, kulturiimiizii, hatta din algimizi “agik medeniyet” in gerekleriyle yeniden yapilandir- mamiz gerekiyor. Mahalli iktisat, siyaset ve kiiltur kalmadi, kure- sel bir diinyada ya^iyoruz artik. Mahalli aktorlerin artik fazlaca onemi kalmadi. Biitiin sava§lar, iktisadi hamleler kuresel nitelik arz etmekte. Bizim de yapmamiz gereken tam olarak egitimimi­ zi, siyasetimizi, ekonomimizi, sosyal hayatimizi yeni dunya diizenine gore §ekillendirmemiz. Genglerimizin egitimi bu yuzden gok onemli gunku ileride mes- lek hayatinda kuresel dunya ile yari^abilmeleri gerekiyor.

Siz 50 yil sonra nasil bir Tiirki- ye ongoruyorsunuz?

Bu soruyu cevaplamak gok zor... Onun igin biz universitemize “ Gelecek Ara^tirmalari Merkezi” kurduk. Hocalarimizla isti^arele- re devam ediyoruz. Turkiye’nin en biiyuk ihtiyaci bu §u anda; ge­ lecek ara§tirmalari. Dunya nere- ye gidiyor? Bu gidi§atta Turkiye nereye gidecek? Bu gok onemli bir konu ama §u kesin, gelecekle ilgili gok buyuk belirsizlikler var. §u anda dunya oniinu goremiyor. Hakikaten kolay kolay ongorii- lemeyen degi^iklikler oluyor. Onun igin bu konularda Turkiye olarak ciddi anlamda akademik gali§malar yapmamiz gerekiyor. Butiin bunlari gok yakindan takip edecek, dunyanm nereye gidece- gini goren ve bizim bu degi§im- lere kar§i almamiz gereken tavir konusunda gali§malar yapacak merkezlere ihtiyacimiz var. Biz ibn Haldun Universitesi olarak bunu Gelecek Ara§tirma Merkezi ile yapacagiz.

Biitun bunlarla birlikte du§un- ce, zihniyet agisindan diinya- nin 100 sene sonrasini nasil goriiyorsunuz?

» Oncelikle, postmodern akim bite- cek. Bati da postmodern donem sonrasinda yeni bir §ey urete- meyecek hale gelecek. Zaten §u anda post-truth doneminden

(hakikat sonrasi) bahsediyorlar. ‘Modern donemde biz hakika- ti bulduk, aklimizla ve bilimle hakikati ke§fedebiliriz’ diyorlardi. Sonra anladilar ki bilimle hakikati ke^fedemedikleri gibi diinyada cenneti de in§a edemeyecekler. Biitun ideolojilerin hepsi sahte ve bunlari ortaya koyan buyiik dii§unurler de sahte peygamber- ler durumuna du§tu. Bu buyuk bir hayal kirikligi olu^turdu. Bati’da bilime, akla, modern hayat tarzina kar§i buyuk bir §upheciligi ortaya gikardi. Ondan sonra postmodernizme kaydilar. Diyorlar ki; “ Hakikat yoktur.” “ Biz hakikati bulamadik” demek yerine “ Hakikat yoktur” gibi bir yakla§ima yoneliyorlar. Bu §u demek; “ Bundan sonra bizim in- sanliga soylenecek bir sozumiiz kalmadi.” Ahlaki olarak dogru ve yanli§ yoktur du^uncesine sahip- ler: “ Herkes neyi seviyorsa ne yapmaktan zevk aliyorsa yapa- bilir.” Ben 1 9 9 0 ’da Amerika’ya gittigimde ABD Ba§kam Ronald Reagan’in bir konu§masmi din- lemi^tim. “Artik dogru ve yanli§ vardir demenin zamam geldi ve gegiyor” diyordu. §a§irmi§tim, tabii ki dogru ve yanli§ vardir. Sonra oradaki kulturel hayati in- celeyince dogru ve yanli§ yoktur anlayi§inin giderek yayginla§- tigini gordum ve post modern du§unce de bu demek zaten. insanliga bir hakikat sunma, yeni

(6)

bir normatif anlayi§ geli^tirme noktasinda Bati’dan bir §ey bek- leyemeyiz. §u anda Bati mede- niyeti postmodernizmle beraber sabiti olmayan bir medeniyet haline geldi. Higbir sabit degeri yok ve onlar buna ozgurliik deyip degerlere kar^i gikiyorlar. Her §ey s iv i ve aki§kan, degi^ken,

izafi, goreceli...

Ufukta kisir dongu igindeki bu hakim anlayi§a kar§i bir alter- natif goriiyor musunuz? Medeniyet iddiasi olan ba§ka bir havza var mi? Maalesefyok. Qin medeniyetini ihya edelim diye bir du§unce yok. Japon medeniyetini, Afrika medeni- yetini yahut Hint medeniyetini ihya edelim diye bir dii§unce yok. Fakat Muslumanlar arasinda ozellikle Turkiye’de “Biz farkli bir medeniyetiz, Bati’ya alter- natifiz” §eklinde bir biling var. Mesela Sezai Karakog gibi bir adam Japonya’da, Qin’de yahut Hindistan’da yok. islam medeni­ yetini yeniden diriltme istegi var ve Muslumanlar hala direniyor. Muslumanlar diyorlar ki “Hakikat vardir, dogru ve yanli§ vardir, sabitelerimiz vardir.” Burada islam medeniyeti ve Miisluman aydinlar kendi geleneklerinden de beslenerek bir alternatif ure- tebilirler. Diger butun medeni- yetler havlu atmi§ durumda. Ve alternatif bir i§ik ortaya koyma- iari mumkun degil. Ben gelecekte bu post-modernizmle beraber iflas eden Bati metafiziginin, eti- ginin, ahlak anlayi§inin dogurdu- gu bo§lugu Musliiman aydinlarin, ozellikle de Turklerin doldurabile- ceklerini ongoruyorum.

Mevcut durum ortadayken Muslumanlarin yukselifi nasil olacak sizce?

islam medeniyetinin dunyada yukselecegine dair ikinci bir

lacivert dergi I j BA§ARILI OLACAK MEDENiYET MODELi iSLAMiYETiN ORTAYA KOY- DUGU “AQIK MEDENiYET” MODELiDiR. BOYLE BiR YAKLA§IMIN DONYANIN GELECEGi- NE HAKiM OLACAGINI dO§u nOy o -RUM.

sebep de en ba§ta bahsettigimiz bu agik medeniyet donemine girecek olmamiz. Dunyanm bir farklilik, ge§itlilik yonetimine ihtiyaci var. Tarihe baktigimizda bunu da en guzel yapan islam medeniyetidir. Bunun fikih, tasavvuf, ahlak ve felsefemizde kuramsal temelleri var. Hangi medeniyette “Yaratilam severim, Yaratandan oturu” anlayi§i bu- lunur? Bu pluralizmin zirvesidir. Butun insanligi Allah tarafindan yaratildi diye kabul ediyorsun. Bakin sadece tolerans goster- mek degil, sevmek. Toleransin ilerisinde bir §eydir sevmek. Oysa Bati’nm pluralizm konusun- da en ileri gittigi nokta tolerans ve kabullenmek... Dolayisiyla medeniyetlerin ig ige gegtigi, toplumsal farkliliklarin arttigi ve ge§itlilik yonetiminin gok onem kazandigi gelecek yillarda Mus­ lumanlarin sahip oldugu bu tarihi birikim hem teorik planda hem de uygulamada onemli bir rol oynayacak ve gozum sunacak. Tarihte Buhara, Ta§kent, §am, Bagdat, Kahire, istanbul nasilsa bugun Berlin, San Francisco, New York o hale geldi. Farkli dinlerden, farkli kulturlerden, farkli etnik gruplardan insanlar eskiden bu islam §ehirlerinde ya§iyorlardi, §imdi ise Bati §ehir- lerinde. §u anda Avrupa’nm ve Amerika’nin en buyiik problemi farklilik yonetimi.

Samuel Huntington’in Mede- niyetler £ati§masi tezi vardi. Aslinda bir kuramdan ote bir stratejinin ilamydi. ‘Biz diinya- yi bu §ekilde sopayla yone- tecegiz’ anlamina geliyordu adeta. Bu baki§ agisi diinyayi ne hale getirdi?

Bu §u anlama geliyor; farkliliklari yonetemedigimiz igin farkliliklari yok ederek dunyaya yeniden tek ba^imiza hakim olmak istiyoruz. Bati medeniyeti 30 0 yildir butun

dunyaya hakim olmaya gali§i- yor. Tek tarafli bir §ekilde butun dunyayi idare etmek istiyor. Bu imkansizdir gunku tarihte tek bir medeniyetin, tek bir gucun dun­ yaya hakim oldugunu gormedik; gelecekte de olmayacak gunku bu tarihin kanunlarina aykiri. Dolayisiyla kapali medeniyet modelini dunyaya hakim kilma projesi ba§arisiz olmu^tur ve ba- §arisiz olmaya devam edecektir. Ba§arili olacak medeniyet modeli “agik medeniyet” modelidir. 0 da islamiyet’in ortaya koydugu modeldir. Farkli medeniyetler var olsun, farkli dinler var olsun. Onlar kendi kimliklerini fikirlerini rahatga ifade edebilsinler. Hedef, farkliliklari yok etmek degil, onlari bir arada tutup yonetmek olmalidir. Boyle bir yakla§imin dunyanm gelecegine hakim ola- cagini du^uyorum.

Bunu da bizim tarihi uygulama- mizdan ve toplumsal hafizamiz- dan gikararak, yeniden sistem- le^tirilerek dunyaya sunmamiz gerektigi kanaatindeyim. §u anda dunyadaki en onemli prob­ lem farkliliklari yonetme prob- lemidir. Amerika ve Avrupa’da hala siyah beyaz gati§masi devam ediyor, anti-semitizm var, islamofobi var, Meksikalilara, Musluman gogmenlere kar^i dii§- manlik var. Dolayisiyla gelecege yonelik olarak da kuresel bir sistem uretme konusunda gok §anslari yok. Tarihlerinde boyle bir tecrubeleri yok; felsefele- rinde, teolojilerinde bunun bir temeli de yok. Muslumanlarin ise tarih? tecrubeleri var. Ornek olarak; Hindistan’da Budistleri ve Hindulari Muslumanlar yonet- mi§. Balkanlarda Hiristiyanlari Muslumanlar yonetmi^. Bizim felsefemizde ve tasavvufumuzda bunun temeli var. Bu agidan biz insanliga gok ciddi katki yapabi- lecek bir pozisyondayiz.

Referanslar

Benzer Belgeler

Fransa’da bulunduğu günlerde Paris’in «Claude Le- vin» ve Lille’de «Raphael Misch lind» galerilerinde sergiler a- çan Burak, «Outrillo Manzara

Organize Sanayi Bölgeleri’nde üretim faaliyetlerini sürdürmekte olan işletmelerin tedarikçileri ile olan ilişkilerinin inovasyon faaliyetleri üzerindeki etkisini

Arayüzeyin yüzey gerilimi düflünce hava keseciklerinin genifllemesi için ge- rekli bas›nç miktar› azal›r ve böylece nefes alma ifllemi daha az bir

Sonra Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu: “Fakat onun yediği haram, içtiği haram, giydiği haram, gıdası haram idi!. Peki, böyle birisinin duası nasıl

Gösterileni çabuk kavranabilen, bildik bir eyleme işaret eden ve gündelik dilde oldukça yaygın kullanılan selfie gibi bir yabancı söz için binden fazla karşılığın

Bu tarihten sonra aşılama ile ilgili pek çok gelişme, çıkarılan yasalar, aşı karşıtı grupların ortaya çıkışı yine devam etmiş; fakat 1998’de Lancet Dergisi’nde

Bu çalışma, haber sitelerinde ve sosyal ağlarda 31 Mart 2019 yerel seçimi sürecinde yayılan yalan içeriklerin yoğunluğunu, içeriklerin hangi mecralarda ve ne şekilde

Muğla'da aynı oto- mobil içinde gör- düğü ayrı yaşadığı eşi 26 yaşındaki Sedef Berberoğlu ve patronunun ye- ğeni 18 yaşındaki Abdullah Tekin'i pompalı tüfekle