• Sonuç bulunamadı

Büyükşehir belediyelerinde yasal dönüşümün köy yönetimlerinin mahalleye dönüşmesi üzerindeki etkisi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Büyükşehir belediyelerinde yasal dönüşümün köy yönetimlerinin mahalleye dönüşmesi üzerindeki etkisi"

Copied!
122
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİNDE YASAL DÖNÜŞÜMÜN KÖY YÖNETİMLERİNİN MAHALLEYE DÖNÜŞMESİ

ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

(Yüksek Lisans Tezi)

Veysel EROL

(2)

T.C.

DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

Kamu Yönetimi Anabilim Dalı

Yüksek Lisans Tezi

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİNDE YASAL DÖNÜŞÜMÜN KÖY

YÖNETİMLERİNİN MAHALLEYE DÖNÜŞMESİ ÜZERİNDEKİ

ETKİSİ

Danışman:

Doç. Dr. Feyzullah ÜNAL

Hazırlayan: Veysel EROL

(3)

Kabul ve Onay

Veysel EROL’un hazırladığı “Büyükşehir Belediyelerinde Yasal Dönüşümün Köy Yönetimlerinin Mahalleye Dönüşmesi Üzerindeki Etkisi” başlıklı Yüksek Lisans tez çalışması, jüri tarafından lisansüstü yönetmeliğinin ilgili maddelerine göre değerlendirilip oybirliği / oyçokluğu ile kabul edilmiştir.

..../.../2017

Tez Jürisi İmza

Kabul Red

Doç. Dr. Feyzullah ÜNAL(Danışman) Yrd. Doç. Dr. Selami ERDOĞAN Yrd. Doç. Dr. Altan Fahri GÜLERCİ

Prof. Dr. İsmail KÜÇÜKAKSOY Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü

(4)

Yemin Metni

Yüksek lisans tezi olarak sunduğum “Büyükşehir Belediyelerinde Yasal Dönüşümün Köy Yönetimlerinin Mahalleye Dönüşmesi Üzerindeki Etkisi” adlı çalışmamın, tarafımdan bilimsel ahlak ve geleneklere aykırı düşecek bir yardıma başvurmaksızın yazıldığını ve yararlandığım kaynakların kaynakçada gösterilenlerden oluştuğunu, bunlara atıf yapılarak yararlanılmış olduğunu belirtir ve bunu onurumla doğrularım.

.../.../2017

(5)

Özgeçmiş

1990 yılında Batman’da dünyaya geldi. İlk öğrenimini Batman’da, ortaöğrenim ve liseyi Kütahya’da okudu. 2010 yılında başlayan Kütahya Dumlupınar Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümünden 2014 yılında mezun olmasının ardından aynı yıl Kütahya Dumlupınar Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetiminde Yüksek Lisans Eğitimine başladı. “Büyükşehir Belediyelerinde Yasal Dönüşümün Köy Yönetimlerinin Mahalleye Dönüşmesi Üzerindeki Etkisi” adlı bir çalışma hazırladı.

(6)

ÖZET

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİNDE YASAL DÖNÜŞÜMÜN KÖY YÖNETİMLERİNİN MAHALLEYE DÖNÜŞMESİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

EROL, Veysel

Yüksek Lisans Tezi, Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı Tez Danışmanı: Doç. Dr. Feyzullah ÜNAL

Haziran, 2017, 108 sayfa

Günümüzde küreselleşme ile birlikte idari paradigma değişmekte ve idarede yeni değerleri ortaya çıkarmaktadır. Bu paradigma değişimleri idari sistem içinde yerel idarelerin önemini giderek artırmaktadır. Sanayileşme ile birlikte ortaya çıkan demografik yapıdaki değişmeler ve nüfus artışı gibi etmenler yerel idareler içinde önemli bir yer teşkil eden mevcut büyükşehirlerin daha da büyümesine sebep olmuştur. Büyükşehirlerde ortaya çıkan düzensiz ve plansız gelişmeleri önlemek ve şehir alanlarındaki yerel ihtiyaçlara cevap vermek adına Türkiye’de 1980’li yıllarda büyükşehir idare sistemi kurulmuştur. Büyükşehir belediye idare sisteminde günümüze değin önemli yasal ve yapısal değişiklikler yapılarak diğer yerel yönetimler açısından da yeni düzenlemeler ortaya çıkarılmıştır.

Bu çalışmada, Türkiye’de büyükşehir idare sisteminin ortaya çıkışı ve önemi ile köylerin idari yapısı incelendikten sonra, 2012’de 6360 sayılı Kanunla büyükşehir idare sisteminde yapılan değişiklikler ve büyükşehir belediyesi kurulan illerde köylerin mahalleye dönüşmesinin olumlu ve olumsuz etkilerinin neler olabileceği açıklanmış, yapılması gereken yasal ve yapısal değişiklikler konusunda öneriler getirilmiştir. Türkiye’de büyükşehir belediyesi kurulan illerde köylerin mahalleye dönüşmesiyle ortaya çıkan yeni görünümü yansıtmak amacıyla örnek bir köyde köy idarecilerinin ve köy sakinlerinin, köylerinin mahalle olması hakkındaki değerlendirmelerine de yer verilmiştir. Çalışmanın sonunda elde edilen veriler ışığında ortaya çıkan sorunlar ve çözüm önerileri getirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Yerel İdareler, Büyükşehir İdare Sistemi, Büyükşehir Belediyeleri, Köyler, Mahalleler

(7)

ABSTRACT

THE EFFECT ON LOCAL RETURNS OF LEGAL RETURNING VILLAGE MANAGEMENT IN GREAT MUNICIPALITIES

EROL, Veysel

M.A. Thesis Department Of Public Administration Supervisor : Doç.Dr. Feyzullah ÜNAL

June, 2017, 108 pages

Today, with the globalization, the administrative paradigm is changing and revealing new values in administration. These paradigm shifts are increasingly important to local administrations within the administrative system. Changes in the demographic structure and population growth associated with industrialization have led to the growth of existing large cities, which are an important part of local administrations. In order to prevent irregular and unplanned developments in major cities and to respond to local needs in urban areas, a metropolitan management system was established in Turkey in the 1980s. Major legislative and structural changes have been made day-to-day in the metropolitan municipal administration system and new regulations have been uncovered for other local administrations.

In this study, after the examination of the administrative structure of the big city management system in Turkey and the importance of the administrative structure of the villagers, the changes made in the metropolitan administration system with the Law no. 6360 in 2012 and the positive and negative effects of the conversion of the villages to the neighborhoods in the provinces were explained. And suggestions for structural changes were introduced. In order to reflect the new appearance of the villages established in the metropolitan municipality in Turkey, the evaluations of the village administrators and the village residents and the villagers about the neighborhoods were also included in a sample village. Problems arising at the end of the study and problems in the light of the data and solutions are suggested.

Keywords: Local Administrations, Metropolitan Administration System, Metropolitan Municipalities, Villages, Neighborhoods.

(8)

İÇİNDEKİLER Sayfa ÖZET ... v ABSTRACT ... vi İÇİNDEKİLER ... vii KISALTMALAR ... xi GİRİŞ ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ 1.1. BÜYÜKŞEHİR KAVRAMI ... 5

1.2. BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MODELİNİ ORTAYA ÇIKARAN SEBEPLER ... 6

1.3. BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİNİN TARİHSEL YAPILANMASÜRECİ 8 1.3.1. Büyükşehir Belediyelerinin Tarihsel Gelişim Süreci ... 8

1.3.2. 3030 Sayılı Kanun ve Büyükşehir Belediyeleri ... 10

1.3.3. 5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun Getirdikleri ... 11

1.3.4. Büyükşehir Belediyesinin Kuruluşu ve Sınırları ... 12

1.4. BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİNİN GÖREVLERİ ... 12

1.4.1. Büyükşehir Belediyelerine Ait Görevler ... 12

1.4.1.1. İmar ve Şehir Düzenine İlişkin Görevleri ... 13

1.4.1.2. Çevre ve Sağlık Alanı ile İlgili Görevleri ... 14

1.4.1.3. Sosyal ve Kültürel Yaşama İlişkin Görevleri... 15

1.4.1.4. Tesis, İşletme Kurma ve İşlettirme ile İlgili Görevleri ... 16

1.4.1.5. Diğer Görevleri ... 17

1.4.2. İlçe Belediyelerine Ait görevler ... 18

1.5. BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİNİN ORGANLARI ... 18

1.5.1. Büyükşehir Belediye Başkanı ... 18

1.5.1.1. Büyükşehir Belediye Başkanının Seçimi ... 19

1.5.1.2. Büyükşehir Belediye Başkanının Görev ve Yetkileri ... 19

1.5.1.3. Büyükşehir Belediye Başkan Vekili ... 20

1.5.1.4. Büyükşehir Belediye Başkanlığının Sona Ermesi... 21

1.5.2. Büyükşehir Belediye Meclisi ... 21

1.5.2.1. Büyükşehir Belediye Meclis Toplantıları ... 22

1.5.2.2. Büyükşehir Belediye Meclisinin Kararları... 22

1.5.2.3. Büyükşehir Belediye Meclisinin İhtisas Komisyonları... 23

1.5.3. Büyükşehir Belediye Encümeni... 24

(9)

1.5.3.2 Büyükşehir Belediye Encümeninin Görev ve Yetkileri ... 24

1.6. BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİNİN TEŞKİLATI VE PERSONELİ ... 25

1.6.1 Genel Sekreter ve Yardımcıları ... 25

1.6.2. Danışmanlar ... 26

1.7. BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİNİN KOORDİNASYON MERKEZLERİ ... 27

1.7.1. Altyapı Koordinasyon Merkezi ( AYKOME) ... 27

1.7.2. Ulaşım Koordinasyon Merkezi ( UKOME )... 28

1.8. BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİNİN MALİ YAPISI ... 28

1.8.1. Büyükşehir Belediye Bütçesi ... 28

1.8.2. Büyükşehir Belediyelerinin Gelir Kaynakları ... 29

1.8.3. Büyükşehir Belediyelerinin Giderleri ... 30

1.8.4. Büyükşehir Belediyelerinde Şirket Kurulması ... 32

İKİNCİ BÖLÜM KÖY İDARELERİ 2.1. KÖYÜN TANIMI ... 34

2.1.1. Toplumbilimsel ve İdari Açıdan Köy Tanımları ... 34

2.2. KÖYÜN TARİHSEL SÜRECİ ... 35

2.3. KÖYÜN KURULMASI VE SINIRLARI ... 36

2.4. KÖY İDARELERİNİN GÖREVLERİ ... 38

2.4.1. Sağlık ve Sosyal Yardım ile İlgili Görevleri ... 39

2.4.1.1. Sağlık Alanında Görevleri... 39

2.4.1.2. Sosyal Yardım Görevleri... 40

2.4.2. Kültür ve Eğitim ile İlgili Görevleri ... 41

2.4.3. İmar ile İlgili Görevleri ... 41

2.4.4. Ekonomi ile İlgili Görevleri ... 42

2.4.5. Tarım, Hayvancılık ve Ormancılık ile İlgili Görevleri ... 43

2.4.5.1. Tarım Görevleri ... 43

2.4.5.2. Hayvancılık Görevleri ... 43

2.4.5.3. Ormancılık Görevleri ... 44

2.4.6. Köyün Huzur ve Düzeni ile İlgili Görevleri ... 44

2.5. KÖY İDARELERİNİN ORGANLARI ... 44

(10)

2.5.2. Köy İhtiyar Meclisi ... 45

2.5.2.1. Köy İhtiyar Meclisi Seçimi ... 45

2.5.2.2. Köy İhtiyar Meclisinin Görevleri ... 46

2.5.3. Köy Muhtarı ... 47

2.5.3.1. Köy Muhtarının Görevleri... 47

2.5.3.2. Köy Muhtarlığının Sona Ermesi ... 48

2.6. KÖY İDARELERİNİN PERSONELLERİ ... 49

2.6.1. Köy İmamları ... 50

2.6.2. Köy Kâtibi... 50

2.6.3. Köy Öğretmeni ... 50

2.6.4. Köy Korucuları ... 51

2.7. KÖY İDARELERİNİN MALİ YAPISI ... 52

2.7.1. Köy İdarelerinin Gelirleri ... 52

2.7.1.1. İmece ... 52

2.7.1.2. Salma ... 52

2.7.1.3. Diğer Gelirler ... 53

2.7.2. Köy İdarelerinin Giderleri ... 54

2.7.3. Köy Bütçesi... 54

2.8. MERKEZ-YEREL İDARE İLİŞKİLERİNDE KÖYLERE YÖNELİK HİZMETLER ... 55

2.8.1. İl Özel İdareleri Tarafından Köylere Yönelik Hizmetler ... 55

2.8.2. Köylere Hizmet Götürme Birlikleri (KHGB) ... 58

2.8.2.1. KHGB’ in Organları ... 58 2.8.2.1.1. Birlik Başkanı ... 58 2.8.2.1.2. Birlik Meclisi ... 59 2.8.2.1.3. Birlik Encümeni ... 60 2.8.2.2. KHGB’ in Mali Yapısı ... 60 2.8.2.3. KHGB’ in Amaçları ve Faydaları ... 61

2.9. KÖYLERDEN ŞEHİRLERE GÖÇ’ÜN SEBEPLERİ ... 62

2.9.1. Ekonomik Sebepler ... 62 2.9.2. Teknolojik Sebepler ... 63 2.9.3. Sosyo-Psikolojik Sebepler ... 63 2.9.4. Siyasal Sebepler ... 64 2.9.5. Güvenlik Sorunu ... 64 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 6360 SAYILI KANUNUN BÜYÜKŞEHİR VE KÖY İDARELERİNE ETKİSİ: HAYDARLI KÖYÜ ÖRNEĞİ 3.1. YENİ BİR BÜYÜKŞEHİR İDARE SİSTEMATİĞİNE DOĞRU ... 67

(11)

3.2. 6360 SAYILI KANUN VE GENEL ÖZELLİKLERİ ... 68

3.2.1. 6360 Sayılı Kanun’un Gerekçesi ... 69

3.2.2. 6360 Sayılı Kanun’la Gelen Değişiklikler ... 70

3.2.3. 6360 Sayılı Kanun’la İlgili Değerlendirmeler ... 72

3.2.3.1. Olumlu Değerlendirmeler ... 72

3.2.3.2. Olumsuz Değerlendirmeler ... 73

3.3. 6360 SAYILI KANUNUN YEREL İDARELERİN YASAL VE YAPISAL DURUMUNA ETKİSİ ... 76

3.3.1. Köylerin Durumuna etkisi ... 76

3.3.2. Belde Belediyelerinin Durumuna Etkisi ... 78

3.3.3. İl Özel İdarelerinin Durumuna Etkisi ... 79

3.3.4. Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı... 81

3.4. BÜYÜKŞEHİR OLMANIN OLUMLU YÖNLERİ ... 83

3.5. KÖYLERİN MAHALLEYE DÖNÜŞMESİ ... 85

3.5.1. Mahalle ... 85

3.5.2. Mahalle Olan Köylerin Genel Görünümü ... 87

3.5.3. Köylerin Mahalleye Dönüştürülmesiyle Oluşacak Hak Kayıpları ... 89

3.5.4. Mahalleye Dönüştürülen Köylerin Yeni Durumu: Dezavantajlar ve Avantajlar ... 90

3.6. AYDIN-NAZİLLİ İLÇESİ-HAYDARLI KÖYÜ ÖRNEĞİNDE DEĞERLENDİRME ... 93

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME ... 95

KAYNAKÇA ... 98

(12)

KISALTMALAR AYKOME Altyapı Koordinasyon Merkezi

BBK Büyükşehir Belediye Kanunu BK Belediye Kanunu

BM Birleşmiş Milletler

KHGB Köylere Hizmet Götürme Birlikleri KK Köy Kanunu

Km Kilometre

Md Madde

MEHTAP Merkezi Hükümet Teşkilatı Araştırma Projesi ss. Sayfa sayısı

T.C Türkiye Cumhuriyeti

TBMM Türkiye Büyük Millet Meclisi TL Türk Lirası

TODAİE Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü UKOME Ulaşım Koordinasyon Merkezi

vb. Ve benzeri vd. Ve diğerleri vs. Vesaire

(13)
(14)

GİRİŞ

Kamu idare teorisi ve uygulamasında ortaya çıkan ve son yıllarda gittikçe hız kazanan gelişmelere baktığımızda, birçok ülkenin idari yapısında köklü değişikliklere gidildiği görülmektedir. Türkiye ise, kamu idare alanında ortaya çıkan gelişmelere ayak uydurmak ve kendi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla son yıllarda yeni reformları hayata geçirmeye çalışmaktadır. Bu yeni kamu idare reformları için ana ilke ve değerler olarak, etkin, etkili, hesap verebilen, vatandaş odaklı, katılımcı, açık ve olabildiğince yerel idare anlayışı ön plana çıkmaktadır.

Türkiye’de kamu idaresi, merkezi idare ve yerel idare olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bunlardan yerel idarelerin içinde yer alan ve yer yönünden idare birimleri olarak adlandırılan yerel idareler, Türkiye Anayasasının 127.maddesindeki ifadeyle “il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişileridir” (1982 Anayasası, md.127). Bunlardan iller, vali ve belediye başkanın idaresinde olup, ilçeler ve mahallelerden oluşmaktadır. Belediyeler, belediye başkanın idaresinde ve belde alanlarına, köyler ise köy muhtarının idaresinde olup kırsal alanlara hizmet etmektedir.

Belediyeler, yerel idarelerin temelini oluşturmaktadır. Tarihi gelişim süreci içinde şehirlerin oluşumu ve gelişimine paralel olarak belediye hizmetleri de artmış ve kendisine özgü yerel idare modelleri de ortaya çıkmıştır. İşte bazı şehirler için 1984 yılında oluşturulan “büyükşehir belediyesi” modeli de bu kapsamda değerlendirilebilir. Türkiye’de özellikle 1950 sonrasında sanayileşmenin gelişmesiyle şehirlere doğru büyük göçler yaşanmıştır. Şehirlerde oluşan dağınıklığın ve başına buyrukluğun giderilmesi amacıyla bazı büyük şehirlere büyükşehir idare modeli getirilmiştir. Getirilen bu büyükşehir idare modelinin amacı, hizmetleri tek elden ve merkezden yönetmek, hizmetler arası koordinasyonu sağlamak, göç dalgalanması sonucunda nüfusun artmasıyla mevcut alanlardaki ihtiyaçlara cevap vermek olarak gösterilmektedir.

1984 yılında ilk defa İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde uygulamak üzere çıkartılan 3030 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu 20 yıl yürürlükte kalmış ve yerini 2004 yılında 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanuna bırakmıştır.

(15)

3030 sayılı kanun ile İstanbul, Ankara ve İzmir ile birlikte toplam 16 il büyükşehir belediyesine dönüştürülmüştür. 3030 sayılı kanun ile büyükşehir belediyelerine ulaşımdan, sosyal hizmetlere, çevre sağlığından, kültürel hizmetlere kadar pek çok alanda görevler verilmiştir. Ancak, büyükşehir belediyelerine verilen görevlerin karmaşık ve belirsiz olması, söz konusu görevleri yerine getirmek için ellerinde yeterli finansal kaynak olmaması, merkezi idarenin yerel idareler üzerinde etkin olması gibi sebepler, bu büyükşehir idare sisteminin etkili bir şekilde uygulanılmasına engel olmaktaydı. 2004 yılında çıkartılan 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile 3030 sayılı Kanundaki aksaklıklar göz önüne alınarak, büyükşehir belediyelerinin görev ve yetkileri artırılıp kendilerine daha geniş yetkiler verilmiştir.

2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı kanun ile 14 yeni il büyükşehir belediyesine dönüştürülmüş ve böylece büyükşehir belediye sayısı 30’a çıkarılmıştır. 6360 sayılı kanun sadece büyükşehir belediyelerinin yapısında önemli değişikliklere neden olmamış, bütün yerel idare birimleri üzerinde etkili olmuştur. 6360 sayılı kanun ile büyükşehir olan 30 ilde İl Özel İdareler kaldırılmış, büyükşehir sınırları içerisinde yer alan köylerin ve birçok beldenin sahip olmuş oldukları tüzel kişiliklerine de son verilmiştir. Bu Kanun ile özellikle büyükşehir sınırları içerisinde yer alan köylerin mahalleye dönüşmesi büyük eleştiri almış ve Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla tartışmalara yol açmıştır.

Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, büyükşehir kavramı, büyükşehir belediyesini ortaya çıkaran sebepler, büyükşehir belediyelerin yapılanma süreci, büyükşehir belediyelerinin yetki ve görevleri, organları, teşkilatı ve personelleri, koordinasyon merkezleri ve mali yapısı hakkında bilgi verilmektedir.

İkinci bölümde, Osmanlıdan günümüze kadar gelen ve Türkiye’nin yönetim sistemine has ilk yerel idare birimler arasında olan köylere değinilmiştir. Bu bölümde, köy kavramı, köylerin tarihsel süreci, köylerin kurulması, sınırları, görevleri, organları, personelleri ve mali yapısına değinilmekte, merkez-yerel idare ilişkilerinde köylere yönelik hizmetler ile köylerden şehirlere göç olmasının nedenleri üzerinde de durulmaktadır.

Üçüncü ve son bölümde ise, 2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı kanunun gerekçesi ve özellikleri, bu kanun ile gelen değişiklikler, bu kanunun yerel idarelerin

(16)

yasal ve yapısal durumuna etkisi hakkında bilgi verilmektedir. Ayrıca, 6360 sayılı kanun ile büyükşehir belediyesi sınırları içeresinde mahalleye dönüşen köyler hakkında geniş bilgi verilmekte ve mahalleye dönüşen köylerin yeni durumunu yansıtmak amacıyla bir köy örneği de ele alınmaktadır.

(17)

BİRİNCİ BÖLÜM

(18)

1.1. BÜYÜKŞEHİR KAVRAMI

Kentleri tanımlamak için birbirinden farklı ölçütler kullanılmaktadır. Bu ölçütler, ekonomik ölçüt, nüfus ölçütü, toplumbilimsel ölçüt ve siyasi-idari ölçüt olarak dörde ayrılmaktadır. Ekonomik ölçüt, genellikle nüfusun tarım dışında üretim yaptığı yerleri, nüfus ölçütü, belirli bir nüfus sınırını geçen yerleri, toplumbilimsel ölçüt ise kente özgü davranış biçimlerini içselleştiren bireylerin yaşadıkları yerleri, siyasi-idari ölçüt ise siyaset müesseselerinin kent olarak kabul ettikleri yerleri temel almaktadır (Keleş, 2000: 74-75). Bu yüzden, kentleri tanımlarken tek bir ölçütü esas alıp ona göre tanım yapmak yanılgıya düşmemize sebep olabilir.

Büyükşehir kavramı Yunanca asıllı metro (ana, asıl) ve polis(kent) kelimelerinden oluşmuş ve ilk zamanlarda Antik Çağlardaki kent devletlerini tanımlamak amacıyla kullanılmıştır. Sonraki zamanlarda bu kavram New York, Paris, Londra, Tokyo gibi büyük yerleşim merkezlerini nitelemek için kullanılmıştır. Büyükşehir kavramı ile ilgili farklı terimler kullanılmaktadır. Genellikle metropolis, metropolitan veya anakent kavramları ile özdeş olarak kullanılan büyükşehir kavramının uluslararası alanda geçerli bir tanımını yapmak oldukça zordur (Eke, 1985: 41).

Büyükşehir kavramı genel olarak “bir merkezi kent ile merkezle aralarında sosyo-ekonomik ilişkiler olan kent yerleşmelerinin oluşturdukları bütün” olarak tanımlanmaktadır (Görmez, 1993: 19).

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununa göre ise büyükşehir, en az üç ilçe belediyesini kapsayan ve bu belediyeler arasında bağlantıyı sağlayan, kanunlarla verilen sorumluluk ve görevleri yerine getiren, yetkileri kullanan, malî ve idari özerkliğe sahip, karar organı seçmenler tarafından seçilip oluşturulan kamu tüzel kişisi olarak tanımlanmaktadır (BBK, md. 3).

Türkiye’nin hızlı kentleşme süreci 1950’den sonra başlar. Ankara ve İstanbul gibi şehirler 1970’ten sonra büyükşehir olma özelliğini kazanmışlardır. 1984 yılından sonra Türkiye’de bazı kentlerde Büyükşehir İdare uygulamasına geçilmiştir (Görmez, 1993: 19).

(19)

1.2. BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MODELİNİ ORTAYA ÇIKARAN SEBEPLER Kentleşme, dar anlamda kent sayısının ve kentsel alanlarda yaşayan nüfusun artması demektir. Kentleşmeyi, sadece nüfus hareketi olarak görmemiz bizim yanlış kavramamıza sebep olabilmektedir. Çünkü kentleşme olgusu, bir toplumun hem ekonomik hem de toplumsal yapısındaki değişimlerinden meydana gelmektedir (Keleş, 2000: 19). Kentleşme geniş anlamda, sanayileşme ve ekonomik gelişmelere bağlı olarak kent sayısının artması, bugünkü kentlerin büyümesi sonucunu doğuran, toplum yapısında artan oranda örgütlenme, iş bölümü ve uzmanlaşma yaratan, insan ilişki ve davranışlarında kentlere özgü değişikliklere sebep olan bir nüfus birikim süreci olarak tanımlanmaktadır (Ulusoy ve Akdemir, 2010: 281).

Ruşen Keleş, kentleşmenin sebeplerini 4 kümeye ayırmıştır. Bunlar, ekonomik, teknolojik, toplumbilimsel ve siyasal sebeplerdir. Ekonomik sebepler, sanayileşme ile beraber kentlerdeki iş olanaklarının artması artmasıdır. Teknolojik sebepler, teknolojinin ilerlemesiyle birlikte ürünlerin kolay ve ucuz taşınmasını sağlayacak teknolojik araçların gelişmesidir. Toplumbilimsel sebepler, kentlerin çekici olan özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Kentlerdeki özgür yaşam, daha büyük toplumun üyesi olma ve kentli olmanın verdiği gurur düşüncesi bu sebeplerin başında gelir. Son olarak, siyasal sebepler, özellikle yönetim yapısının özelliği ve uluslararası ilişkiler kentleşmeyi özendirici hale getirmektedir (Keleş, 2000: 23-27). Ayrıca günümüz Türkiye’sinde siyasal sebeplere örnek olarak miras davaları, kan davaları, küçük yaşta evlendirme ve en önemlisi de artan terör olayları da verilebilir.

Kentleşme hareketleri hem kent sayısının hem de kentlerde ki nüfus sayısının artmasına sebep olmuştur. Özellikle köyden kente gelen göç dalgalanmasından sonra nüfusun artmasıyla mevcut idarenin kentsel alanlardaki ihtiyaçlara cevap vermesi güçsüzleşmiştir. Ayrıca kentleşmeyle beraber belediye sınırları dışında düzensiz ve plansız gelişmeler ortaya çıkmıştır. Bu sebeplerden dolayı büyükşehirler de ayrı bir yönetim ihtiyacı ortaya çıkmış ve büyükşehir belediye yönetim modelleri arayışı başlatılmıştır (Öner, 2006: 250).

Keleş, Türkiye’de büyükşehir modeline geçmesinin altında yatan sebebi “dağınıklığın ve başına buyrukluğun giderilmesi” olarak göstermektedir. Bununla beraber, büyükşehirlerdeki birimlerde değişik hizmet ölçütlerinin giderilmesi, hizmetler

(20)

arası koordinasyon sağlanması, tek elden ve merkezden görülmesi mecburi olan hizmetlerde, hizmeti üretme ve dağıtma bölünmezliği kuralına bağlı kalınması büyükşehir modelinin altında yatan düşünceler olarak belirtilmektedir (Keleş, 1994: 265). Bu amaçla büyükşehir idarelerinde, tek kademinin var olduğu büyükşehir idareleri, iki kademinin var olduğu büyükşehir idareleri, özel idare bölgeleri ve idareler arası iş birliğinden oluşan 4 farklı idare şekli üzerinde durulmaktadır (Ulusoy ve Akdemir, 2010: 286).

Büyükşehirlerde kentleşme, planlama ve imar hizmetleri ile diğer kamu hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla, dünya da denenmiş modeller birkaç kümede toplanabilir. Bunlar geçici ve kısa süreli çözümler ile uzun süreli modeller olarak ayrılabilir. Geçici ve kısa süreli çözümler kendi aralarında, idareler arası hizmet anlaşmaları, hizmet birlikleri ve özel amaçlı büyükşehir kurumları olarak ayrılır. Uzun süreli çözümler ise kendi aralarında, birleştirmeler ve yerel federasyonlar olarak ayrılır (Eke, 1985: 46).

Geçici ve kısa süreli modelin içinde yer alan, idareler arası hizmet anlaşmaları, yerel idarelerin bir diğer yerel idare birimlerinden, merkezi idare ve ya özel kuruşlarından hizmet satın almasını ifade etmektedir. Hizmet birlikleri, yerel idarelerin belli hizmetleri daha etkin ve daha verimli olması amacıyla kendi aralarında birlik kurmaları olarak görülmektedir. Özel amaçlı büyükşehir kurumları ise, yerel idarelerin hizmet alanında yetersiz kalması durumunda bazı hizmetlerin görülmesi amacıyla özel kurumların kurulmasını kapsamaktadır (Keleş, 1994: 235-241).

Uzun süreli modelin içinde yer alan, birleştirmeler, yerel idareler ile ilgili yeniden düzenleme çalışmasından Büyükşehir belediyelerinin çevresinde bulunan küçük belediyeler ve köylerin tüzel kişiliğine son verip Büyükşehir belediyesine katılmasını ifade etmektedir. Örnek vermek gerekirse, 12 Eylül 1980 darbesinden sonra 34 sayılı Milli Güvenlik Kanunu çıkarıldı ve bu kanuna göre bazı büyükşehirlerin çevresindeki küçük belediyeler ve köyler sözü edilen Büyükşehir belediyelerine bağlanması, kararı örneği verilebilir. Yerel federasyonlar ise yerel idareleri etkin ve verimli kullanmak, kentleşmeden dolayı ortaya çıkan düzensiz kent gelişmesini önlemek, hizmetler arası koordinasyon sağlamak ayrıca gerek yerel özerklik ve katılma gerekse demokratik ilkelerden ödün vermemek gibi amaçları olduğu için dünyadaki bazı

(21)

büyükşehirleri yerel federasyonlar biçiminde örgütlemeye itmiştir. Bu modele en güzel örnek olarak Paris, Toronto ve Tokyo verilebilir (Keleş, 1994: 241-243).

Türkiye’de büyükşehir idare sistemi de uzun süreli modelin içinde yer alan, yerel federasyonları esas almıştır.

1.3. BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİN TARİHSEL YAPILANMASÜRECİ Türkiye’de hızlı kentleşme ile beraber büyükşehirlerin hızlı büyümesi sonucunda sosyal yapıdaki düzensiz ve plansız gelişmeler olması büyükşehir idarelerinde özel model arayışlarına itmiştir (Keleş, 1994:245).

Türkiye’de ilk uygulanan büyükşehir modeli 1984 tarihli 3030 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunudur. İlk olarak İstanbul ve Ankara da uygulanılmak üzere çıkarılan bu kanun 20 yıl boyunca yürürlükte kalmış ve yerini 2004 yılında yürürlüğe giren 5216 sayılı yeni Büyükşehir Belediye Kanuna bırakmıştır (Atmaca, 2013: 169). 1.3.1. Büyükşehir Belediyelerinin Tarihsel Gelişim Süreci

Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra, yerel idareler ile ilgili yapılan ilk düzenleme 1924 tarihinde olan 442 sayılı Köy Kanunudur. 442 sayılı Köy Kanununa göre, nüfusu iki binden aşağı olan yerleşim yerlerine (köy), nüfusu iki bin ve yirmi bin arasında olan yerlere (kasaba) ve nüfusu yirmi binden çok olan yerlere de (şehir) denilmektedir. Nüfusu iki binden bile aşağı olsa belediye teşkilatı mevcut olan vilayet, kaza ve nahiye merkezleri kasaba ’ya itibar olunmaktadır. Ve Belediye Kanununa tabidirler (KK, md. 1). Bu kanunda bile aslında nüfus sayılarına göre yerleşim yerlerinin aynı statü de yönetilmeyeceğini göstermektedir.

Türkiye’de nüfus hızla artmakta ve bu artmakta olan nüfusun büyük bir bölümü büyükşehirlere göç etmektedir. Bugün itibariyle baktığımız zaman bir yanda nüfusu 14 milyonu geçmiş İstanbul diğer yandan da nüfusu 80 bini bile geçmeyen Bayburt’u aynı statüde görmek ve ona göre değerlendirmek mümkün değildir (Şahin, 2014:159).

1930 tarihinde çıkan 1580 sayılı Belediye Yasası, İstanbul’a özel bir yönetim getirmişti. Bu yasa ile Büyükşehir Belediyesi ile İl Özel İdaresi birleştirilmişti. Hem belediye başkanı hem de vali aynı kişi olmuştu. Bu yasa 1956 yılına kadar devam etti

(22)

(Keleş, 1985: 73-74). Bu durum bile aslında en azından İstanbul için farklı bir idare sistemi olması gerektiğini göstermektedir.

Bir taraftan Osmanlı Cumhuriyetinden gelen kamu idarelerinin sorunları diğer taraftan ise özellikle büyükşehirlere olan göç sonucunda ortaya çıkan plansız yerleşmeler ve büyükşehirlerin daha da büyümesiyle bölgeler arası dengesizlik olmasından dolayı 1980’li yıllarda Büyükşehir idare modelleri ile ilgili arayışlar hız kazanmıştır (Ökmen, 2007: 34).

1980 sonrasında Türkiye’ye askeri yönetim geldikten sonra çıkarılan 34 sayılı kararname ile ilk müdahale edilen alanlardan biri büyükşehir idareleri olmuştur. Bu Kararname’ye göre bazı büyükşehir çevresindeki küçük belediyeler ve köylerin bahsi geçen Büyükşehir belediyelerine bağlanmasına karar verilmiştir. Bu düzenleme büyükşehir idaresi uygulamasına geçiş aşamasında önemli bir adım olarak görülmektedir (Toprak, 2006: 204). Türkiye’de 1981 yılında, Büyükşehir idare sistemine geçilerek özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir illerindeki idari yapı yeniden düzenlenmiştir. Fakat yeni uygulamanın belirsizliği ve idare de yaşanan aksaklıklar nedeniyle 1984 tarihine kadar önemli gelişmeler görülmemiştir (Parlak ve Ökmen, 2015: 293). Bu sebeplerden dolayı uygulamanın geciktiğini söylemek mümkündür.

Türkiye de ilk defa, 1982 Anayasası’nın 127.maddesi “Büyük yerleşim yerleri için özel yönetim biçimleri getirilebilir.” hükmünü getirmiştir. Bu hüküm şüphesiz son 25-30 yıl içinde, büyükşehirlerde özel idareler oluşturulması yolunda duyulan gereksinime cevaptır (Keleş, 2009:313). Böylece büyükşehir belediyeleri için yapılan çalışmalar, daha elle tutulur ve somut hale gelmiştir.

1950 ‘den sonra başlayan ve 1970’lerde yoğunlaşan tartışmalardan sonra 1984 tarihinde büyükşehir belediyeleri kurulmuştur. Büyükşehir Belediye yönetimi 1984 yılında 3030 sayılı Büyükşehir Belediye yasasıyla başlamıştır. Bu yasa iki kademli yapıyı esas almıştır. Hem alt kademedeki ilçe belediyeleri hem de üste kademedeki bütün ilçe belediyeleri, büyükşehir belediye sisteminde yer almıştır (Arıkboğa, 2009: 738).

(23)

1.3.2. 3030 Sayılı Kanun ve Büyükşehir Belediyeleri

1984 tarih 195 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Bakanlar Kurulu tarafından kabul edilmiştir. Aynı yılda çıkartılan 3030 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun kabul edilmesi ile birlikte 195 sayılı kararname uygulamadan kaldırılmıştır (Karasu, 2013: 125).

3030 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu Türk yerel idareleri literatürüne büyükşehir belediyesi ve ilçe belediyesi kavramlarını kazandırmıştır. 1984 tarihinde çıkarılan 3030 sayılı kanunun yerine 2004’te 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu getirilmiştir. Dolayısıyla Türkiye’de büyükşehir belediyelerinin uzun bir geçmişe ve geleneğe sahip olmadıkları söylenebilir (Parlak ve Ökmen, 2015: 272).

3030 sayılı kanunda büyükşehir belediyelerine, ulaşım ve kanalizasyon hizmetlerinden sosyal ve kültürel hizmetlere, hal ve mezbaha hizmetlerinden, çevre sağlığı hizmetlerine kadar pek çok alanda görevler verilmiştir. Büyükşehir belediyelerinin elindeki teknik olanaklar ve en önemlisi finansal kaynakların bu hizmetleri karşılayacak düzeyde bulunmamasından dolayı söz konusu hizmetlerin büyükşehir belediyeleri tarafından etkin bir şekilde yerine getirilmesi pek mümkün bulunmamaktaydı (Olgun, 2006: 3).

3030 sayılı kanunun uygulanmasında yaşanan güçlükleri, teknik olanak ve mali kaynakların eksikliğinin yanı sıra Türk kamu idaresinin geleneksel merkeziyetçilik yapısı da etkilemiştir. Çünkü tüm yerinden idare çabalarına rağmen merkeziyetçi yapı, yerel birimler üzerinde güçlü bir idari vesayet yetkisine sahip olmaktaydı (Keleş, 1994: 262).

3030 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun uygulanmasından sonra İstanbul, Ankara ve İzmir’in hem nüfusları hem de faaliyet alanları hızlıca artmıştır. Bu illerin zamanla merkeziyetçi zihniyetten ve yapıdan uzaklaştığı görülmekteydi. Dolayısıyla uygulanan kanundaki aksaklıların giderilmesi halinde bu sistemin şüphesiz kamuoyunca benimseneceği bilinen bir gerçektir (Nadaroğlu, 1994: 208).

3030 sayılı kanunun gerek merkeziyetçi yapısından, gerekse kanundaki aksaklıklardan dolayı ortaya çıkan sorunlar göz önüne alınarak, 5216 sayılı kanunda, büyükşehir belediyelerinin görev ve yetkileri eski kanuna oranla artırılmış ve detaylı şekilde düzenlenmiştir (Ünal, 2014: 145).

(24)

3030 sayılı kanunla 1984’te ilk defa İstanbul, Ankara ve İzmir’de iki kademeli belediyeler kurulmuştur. 3030 sayılı kanunda büyükşehir belediyesi kurmada nüfus ölçütü bulunmamaktadır. Daha sonra 1986 ve 1987 yıllarında, kanun ile Adana, Bursa, Gaziantep, Kayseri ve Konya büyükşehir belediyesi kurulmuştur (İzci ve Turan, 2013: 123). Bu kanun uygulandıktan sonra büyükşehir statüsündeki belediyelere ek mali kaynak sağladığından dolayı 1984’ten bu yana diğer pek çok kentlerde büyükşehir olma eğilimi başlamıştır (Ulusoy ve Akdemir, 2010: 287). 1993 yılında Eskişehir, Mersin, Antalya, Samsun, Diyarbakır, İzmit ve Erzurum illeri büyükşehir belediyesine dönüştürülmüştür. 2000 yılında ise Sakarya(Adapazarı) büyükşehir belediyesi oldu. Yani 3030 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu döneminde toplam 16 büyükşehir belediyesi oluşturulmuştur (İzci ve Turan, 2013: 123).

1.3.3. 5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun Getirdikleri

5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu, 7 bölümden ve 5 geçici maddeden oluşmaktadır. İlk bölümde Kanun amacı, kapsamı ve tanımlar (BBK, md. 1-3) ele alınmaktadır. İkinci bölümde büyükşehir belediyesinin kuruluşu ve sınırları (BBK, md. 4-6) yer bulmaktadır. Üçüncü bölümde Büyükşehir ve ilçe belediyelerin görev, yetki ve sorumluluklarını (BBK, md. 7-11) göstermektedir. Dördüncü bölümde büyükşehir belediyelerin organlarını (BBK, md. 12-20) anlatırken, beşinci bölümde büyükşehir belediyesinin teşkilatı ve personelini (BBK, md. 21-22) ele alınmaktadır. Altıncı bölümde mali hükümlerine (BBK, md. 23-27) yer verilmektedir. Yedince bölümde ise “Çeşitli Hükümler” (BBK, md. 27-33) başlığını taşımaktadır.

5216 sayılı kanun’un amacı, büyükşehir belediyesi idaresinin hukukî statüsünü düzenlemek, hizmetlerin programlı, planlı, uyumlu, verimli ve etkin şekilde yürütülmesini sağlamaktır (BBK, md. 1).

5216 sayılı kanun’un kapsamı, büyükşehir belediyesi ile büyükşehir sınırları içindeki belediyeleri kapsamaktadır (BBK, md. 2). Büyükşehir belediyeleri, en az üç ilçe belediyesini kapsayan ve bu belediyeler arasında bağlantıyı sağlayan, kanunlarla verilen sorumluluk ve görevleri yerine getiren, yetkileri kullanan, malî ve idari özerkliğe sahip, karar organı seçmenler tarafından seçilip oluşturulan kamu tüzel kişisini, ifade etmektedir (BBK, md.3).

(25)

1.3.4. Büyükşehir Belediyesinin Kuruluşu ve Sınırları

3030 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununda, büyükşehir belediye olmak için belli bir nüfus ölçütü bulunmamaktaydı. Bu durum kaynakların israf edilmesine, etkin ve verimli kullanılmamasına sebep olmuştur (Parlak ve Ökmen, 2015: 299). 5216 sayılı kanunda ise bu durum değişmiştir. Buna göre, belediye sınırları içerisinde yer alan ve en fazla 10 bin metre uzaklığındaki yerleşim birimlerinde yapılan son nüfus sayımına göre, nüfusu 750 binden fazla olan il belediyeleri, ekonomik gelişmişlik düzeyleri ve fiziki yerleşim durumları da dikkate alınarak, yasa ile büyükşehir belediyesine dönüştürülebilir (BBK, md. 4). Getirilen bu şart, kaynakların verimli ve etkin kullanılabilmesi açısından önemli bir adımdır.

5216 sayılı kanuna göre, büyükşehirlerin sınırları ise, büyükşehir belediyenin sınırları, adını aldıkları büyükşehir belediye sınırlarıdır. İlçe belediyelerinin sınırları ise bu ilçelerin, büyükşehir belediyesi içerisinde kalan kısımlarının sınırlarıdır (BBK, md. 5).

1.4. BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİNİN GÖREVLERİ

Büyükşehir belediyelerin görevleri, büyükşehir belediyelerine ve ilçe belediyelerine ait görevler olarak ikiye ayrılmaktadır.

1.4.1. Büyükşehir Belediyelerine Ait Görevler

3030 sayılı kanunda büyükşehir ve ilçe belediyeleri arasındaki görev karmaşıklığından dolayı yerine getirilmesi gereken yerel hizmetler sahipsiz kalabiliyordu. Bu durumun tam tersi de olarak, herhangi bir yerel hizmet sunumunda birden fazla belediye kendi bölgesinde görebiliyordu. Anlaşılmazlıkların en çok yaşandığı alanlar ise, altyapı, imar ve planlama konularıydı (Şengül, 2010: 114-115).

5216 sayılı kanunda görevler detaylı şekilde düzenlenerek belirsizlikler ortadan kaldırılmıştır. Bu kanunda büyükşehir belediyelerin görevleri tek bir listede sıralanmaktadır. Bunları detaylı şekilde ele almak gerekmektedir.

(26)

1.4.1.1. İmar ve Şehir Düzenine İlişkin Görevleri

Büyükşehir belediyelerine ait görevlerin çoğunda mekân boyutu bulunduğu için imar ve şehir düzeni ile ilgili görevler ayrı bir öneme sahiptir. Bu görevlerin etkin ve verimli bir şekilde yerine getirilmesi halinde kaçak yapıların ve çarpık şehirleşmenin önüne geçilebilir (Özgür ve Savaş Y., 2016: 917).

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanuna göre, büyükşehir belediyeleri, ilçe belediyelerinin imar uygulamalarını denetlemeye yetkilidirler. Denetim yetkisi, konuyla ilgili her türlü belge ve bilgiyi istemeyi, gerektiğinde bunların örneklerini almayı ve incelemeyi içermektedir. Bu amaçla istenecek her türlü bilgi ve belgeler en geç 15 gün içinde verilmektedir. İmar uygulamalarının denetiminde kamu kuruluş ve kurumlarından, kamu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşları ve üniversitelerden yararlanılabilmektedir. Denetim sonucunda belirlenen aykırılık ve eksikliklerin giderilmesi için ilgili belediyeye 3 ayı geçmemek üzere süre verilmektedir. Bu süre içinde aykırılık ve eksiklikler giderilmemesi durumunda, büyükşehir belediyeleri aykırılık ve eksiklikleri gidermeye yetkilidirler. Büyükşehir belediyeleri tarafından belirlenen ruhsat veya ruhsatsız ve eklerine aykırı olan yapılar, gerekli işlemlerin yapılması için ilgili belediyeye bildirilmektedir. Belirlenen imara aykırı olan uygulama, ilgili belediye tarafından 3 ay içinde giderilmemesi halinde, büyükşehir belediyeleri 3.5.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Yasasının 32 ve 42 ‘nci maddelerinde belirtilen yetkileri kullanma hakları bulunmaktadır (BBK, md. 11).

Ayrıca, 5216 sayılı kanuna göre, büyükşehir belediyeleri, çevre düzeni plânına uygun olmak şartıyla, büyükşehir belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasında olan her ölçekte nazım imar plânını yapmakta, yaptırmakta ve onaylayarak uygulamaktadır. Büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plânına uygun olacak şekilde hazırlayacakları uygulama imar plânlarını ve bu plânlarda yapılacak değişiklikleri, imar ıslah plânlarını ve parselasyon plânlarını aynen ya da değiştirerek onaylamakta ve uygulanmasını denetlemektedir. Nazım imar plânının yürürlüğe girmiş olduğu tarihten itibaren 1 yıl içinde uygulama parselasyon plânlarını ve imar plânlarını yapmayan ilk kademe ve ilçe belediyelerinin uygulama parselasyon plânlarını ve imar plânlarını yapmakta ya da yaptırmaktadır (BBK, md.7/b). 3030 Büyükşehir Belediye Kanunda bu yetki bulunmamaktaydı.

(27)

Kanunlar ile büyükşehir belediyesine verilmiş hizmet ve görevlerin gerektirdiği proje, yapım, onarım ve bakım işleri ile ilgili her ölçekteki parselasyon ile imarı plânlarını ve her türlü imar uygulamasını yapmakta ve ruhsatlandırmakta, 20.7.1966 tarihli ve 775 sayılı Gecekondu Kanunu’nda verilen yetkileri kullanmaktadır (BBK, md.7/c). 2007 yılında 775 sayılı Gecekondu Kanunu yetkileri değiştirilerek Toplu Konut İdaresi’ne (TOKİ) devredilmiştir (5609 Sayılı Kanun, 2007).

5216 sayılı kanuna göre, büyükşehir belediyeleri, büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki bulvar, meydan, cadde ve ana yolları yapmakta, yaptırmakta, onarım ve bakımını sağlamakta, kentsel tasarım projelerine uygun olan alanlara cephesi bulunan yapılar ile ilgili yükümlülükler koymakta, reklam ve ilan asılacak yerleri ve bunların ebadını ve şeklini belirlemekte, bulvar, meydan, yol, cadde ve sokak ad ile numaraları ve bunlar üzerindeki binalara da numara verilmesi işlerini gerçekleştirmektedir (BBK, md. 7/g).

1.4.1.2. Çevre ve Sağlık Alanı ile İlgili Görevleri

Katı atık, su ve hava kirliliği gibi sorunlar çevre sorunlarının başında gelmektedir. Söz konusu sorunlara sebep olarak nüfus artışı, çevresel ve teknolojik faktörler gösterilebilmektedir. Sürdürebilir kalkınma, insanların daha refah içinde yaşamlarını sağlamak amacıyla uzun vadeli planlar yapmaktadır. Bu kalkınmanın amaçları arasında, nüfus artışını dengelemek, kırsal kalkınmayı sağlayarak büyükşehirlere göç olmasını engellemek, ekosistemi kirletmeyen, doğal kaynakları en az kullanacak çözümler bulmak, su kaynakları ve tarım arazilerinin kullanımında verimliği sağlamak vardır (Aksu, 2011:5-7).

Bundan dolayı büyükşehir belediyeleri 5216 sayılı kanununda belirtildiği gibi, sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olacak şekilde, tarım alanlarının, su havzalarının ve çevrenin korunmasını sağlamakta, ağaçlandırma yapmakta, hafriyat toprağı, kum, moloz ve çakıl depolama alanlarını, kömür ve odun satış ve depolama sahalarını belirlemekte, bunların taşınması sırasında çevre kirliliğine neden olmaması için önlemler almakta, büyükşehir katı atık idare plânını yapmakta, yaptırmakta, katı atıkların kaynakta toplanması ile aktarma istasyonuna kadar taşınması hariç hafriyatın ve katı atıkların yeniden değerlendirilmesi, bertaraf edilmesi ve depolanması ile ilgili hizmetleri yerine getirmekte, bu amaçla tesisler kurmakta, kurdurmakta, işletmekte veya

(28)

işlettirmektedir. Sanayi ve tıbbî atıklara ilişkin hizmetleri yürütmekte, bunun için gerekli tesisleri kurmakta, kurdurmakta, işletmekte veya işlettirmekte, deniz araçlarının atıklarını toplamakta, toplatmakta, arıtmakta ve bununla ilgili gerekli düzenlemeleri yapmaktadır ( BBK, md. 7/i)

Büyükşehir belediyeleri 5216 sayılı kanuna göre, çevre kirliliğini önlemekte ve kamu sağlığı için, kanalizasyon ve su hizmetlerini yürütmekte, bunun için gerekli olan baraj ve diğer tesisleri kurmakta, kurdurmakta ve işletmekte, derelerin ıslahını yapmakta, kaynak suyu ya da arıtma sonunda üretilen suları pazarlamaktadır (BBK, md. 7/r) Ayrıca, büyükşehir belediyeleri, gıda ile ilişkin olanlar dâhil olmak üzere birinci sınıf gayrisıhhî kuruluşları ruhsatlandırmakta ve denetlemekte, içecek ve yiyecek maddelerinin tahlillerini yapmak amacıyla laboratuvarlar kurmakta ve işletmektedir (BBK, md. 7/j)

1.4.1.3. Sosyal ve Kültürel Yaşama İlişkin Görevleri

Büyükşehir belediyeleri “sosyal devlet” anlayışının gereği olarak, halkın yerel ve ortak ihtiyaçlarını karşılamakla görevlidirler. Büyükşehir belediyelerinin sosyal ve kültürel yaşam refahını artırmak amacıyla yapmış oldukları görevler 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun 7.ve 14.maddelerinde belirtilmiş bulunmaktadır.

Büyükşehir belediyeleri, gerektiğinde eğitim, kültür ve sağlık hizmetleri için tesis ve binalar yapmakta, kamu kuruluş ve kurumlarına ait bu hizmetlerle ilişkin tesis ve binaların her türlü bakımını, onarımını yapmakta ve gerekli malzeme desteğini sağlamaktadır (BBK, md.7/n)

Büyükşehir belediyeleri, kültür ile tabiat varlıkları ve tarihî dokunun, şehir tarihi bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerinin korunmasını sağlamakta, bu amaçla bakım ve onarımını yapmakta, korunması mümkün olmayanları aslına uygun olarak yeniden inşa etmektedir (BBK, md. 7/o).

Büyükşehir belediyeleri, sağlık merkezleri, gezici sağlık üniteleri, hastaneler ile yetişkinler, yaşlılar, kadınlar, gençler, çocuklar ve engellilere yönelik her türlü kültürel ve sosyal hizmetleri yürütmekte, geliştirmekte ve bu amaçla sosyal tesisler kurmakta, beceri kazandırma ve meslek kursları açmakta, işletmekte veya işlettirmekte,

(29)

bu hizmetleri yürütürken yüksek okullar, üniversiteler, meslek liseleri, sivil toplum örgütleri ve kamu kuruluşları ile işbirliği yapmaktadır (BBK, md. 7/v).

Büyükşehir Belediyeleri, büyükşehrin bütünlüğüne hizmet eden bölge parkları, sosyal donatılar, hayvanat bahçeleri, hayvan barınakları, müze, kütüphane, spor, eğlence, dinlence ve benzeri yerleri yapmakta, yaptırmakta, işletmekte veya işlettirmektedir. Gerektiği zaman amatör spor kulüplerine malzeme vermekte ve gerekli desteği sağlamakta, amatör takımlar arasında spor müsabakalarını düzenlemekte, yurt dışı ve yurt içi müsabakalarda üstün başarı gösteren ya da derece alan sporculara belediye meclisi kararı ile ödül vermektedir (BBK, md. 7/m).

Ayrıca, 5393 sayılı Belediye Kanunda belirtildiği gibi, büyükşehir belediyeleri ve nüfusu 100.000’in üzerinde olan belediyeler, çocuklar ve kadınlar için konukevleri açmak zorundadırlar (BK, md. 14/a).

1.4.1.4. Tesis, İşletme Kurma ve İşlettirme ile İlgili Görevleri

Büyükşehir belediyeleri yükümlü olduğu kamu hizmetlerini ya direk kendileri yapar ya da başkalarına yaptırırlar. 5216 sayılı kanuna göre, Büyükşehir belediyelerinin tesis, işletme kurma ve işlettirme ile ilgili görevleri şunlardır:

Büyükşehir belediyeleri içindeki toplu taşıma hizmetlerini yürütmekte ve bu amaçla gerekli tesisleri kurmakta, kurdurmakta, işletmekte ya da işlettirmekte, büyükşehir sınırları içindeki deniz ve karada taksi ve servis araçları dâhil olmak üzere toplu taşıma araçlarına ruhsat vermektedir (BBK, md. 7/p).

Merkezî ısıtma sistemleri kurmakta, kurdurmakta, işletmekte veya işlettirmektedir (BBK, md. 7/y).

Büyükşehir ulaşım ana plânını yapmakta veya yaptırmakta ve uygulamaktadır. Ulaşım ve toplu taşıma koordinasyonu sağlamakta ve hizmetlerini plânlamakta, kara, deniz, demiryolu ve su üzerinde işletilen her türlü toplu taşıma ve servis araçları ile taksi sayılarını, tarife ve bilet ücretlerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemekte durak yerleri ile karayolu, cadde, sokak, meydan, yol ve benzeri yerler üzerinde olan araç park yerlerini tespit etmekte ve işletmekte, işlettirmekte veya kiraya vermekte, kanunların belediyelere verdiği trafik ile ilgili düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmektedir (BBK, md. 7/f).

(30)

Büyükşehir belediyesi tarafından işletilen ve ya yapılan alanlardaki işyerlerine büyükşehir belediyesinin sorumluluğu altında bulunan yerlerde işletilecek alanlara ruhsat vermekte ve denetlemektedir (BBK, md. 7/d).

Ayrıca, her çeşit toptancı mezbahalarını ve halleri yapmakta, yaptırmakta, işletmekte veya işlettirmekte, imar plânında gösterilen alanlarda yapılacak olan özel mezbaha ve halleri ruhsatlandırmakta ve denetlemektedir (BBK, md. 7/t).

1.4.1.5. Diğer Görevleri

5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununa göre, büyükşehir belediyelerin diğer görevleri ise şunlardır:

İlçe belediyelerinin fikirlerini alarak büyükşehir belediyesinin yıllık hedeflerini, yatırım programlarını, stratejik plânını ve bunlara uygun olacak şekilde bütçesini hazırlamaktadır (BBK, md. 7/a)

5393 sayılı Belediye Kanununun 69. ( konut ve arsa üretimi) ve 73. (kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ) maddelerindeki yetkileri kullanmaktadır ( BBK, md. 7/e).

Coğrafî ve kent bilgi sistemlerini kurmaktadır (BBK, md. 7/h).

Büyükşehir belediyesinin yetkili olduğu ya da işlettiği alanlarda zabıta ile ilgili hizmetleri yerine getirmektedir (BBK, md. 7/k).

Yolcu ve yük terminalleri, açık ve kapalı otoparklar yapmakta, yaptırmakta, işletmekte, işlettirmekte veya ruhsat vermektedir (BBK, md. 7/l).

Mezarlık alanlarını tespit etmekte, mezarlıklar tesis etmekte, işletmekte, işlettirmekte, defin ile ilişkin hizmetleri yürütmektedir (BBK, md. 7/s).

İl düzeyinde yapılan plânlara uygun olacak şekilde doğal afetler ile ilgili plânlamaları ve diğer hazırlıkları büyükşehir belediye ölçeğinde yapmakta, gerektiği zaman diğer afet bölgelerine araç, gereç ile malzeme desteği vermektedir. Acil yardım ve itfaiye hizmetlerini yürütmekte, yanıcı ve patlayıcı madde depolama ve üretim yerlerini tespit etmekte, eğlence yeri, konut, işyeri, fabrika, sanayi ile kamu kuruluşlarını yangına ve diğer afetlere karşı alınacak tedbirler yönünden denetlemekte, bu konuda mevzuatın gerektirdiği ruhsat ve izinleri vermektedir (BBK, md. 7/u).

(31)

Afet riski taşıyan ya da can ve mal güvenliği açısından tehlike oluşturabilecek binaları yıkma ve tahliye etme konusunda ilçe belediyelerinin de talepleri olması hâlinde her türlü desteği sağlamaktadır (BBK, md. 7/z).

1.4.2. İlçe Belediyelerine Ait görevler

Büyükşehir belediyelerin görevli olmadığı her konuda ilçe belediyelerinin yetki sahibi olduğu 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunda belirtilmektedir. İlçe belediyelerin 3030 sayılı kanunda sayılan görevlerini muhafaza ettiği ve büyükşehir belediyelerine göre daha az sayıda olduğu görülmektedir. Söz konusu görevler 5216 büyükşehir belediye kanunun 7. maddesinin b fıkrasında belirtilmiştir.

İlçe Belediyeleri, Kanunlarla büyükşehir belediyelerine verilen görevler ve birinci fıkrada sayılanların dışında kalan görevleri yapmakta ve yetkileri kullanmaktadırlar. Büyükşehir belediyelerin katı atık idare plânına uygun olacak şekilde katı atıkları toplamakta ve aktarma istasyonuna taşımaktadırlar. Sıhhî işyerlerini, ikinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhî kuruluşları, eğlence ve umuma açık istirahat yerlerini ruhsatlandırmakta ve denetlemektedirler. Birinci fıkrada bahsi geçen hizmetlerden, spor, dinlenme, otopark ile eğlence yerleri ve parklarını yapmakta, özürlüler, yaşlılar, gençler, çocuklar ve kadınlara yönelik kültürel ve sosyal hizmetler sunmakta, mesleki beceri ve eğitim kursları açmakta, eğitim, sağlık, kültür, tesis ve binalarının bakım, onarım ve yapımı ile tabiat varlıkları ve kültür ve tarihî dokuyu korumakta, kent tarihi bakımından önem teşkil eden mekânların ve işlevlerinin geliştirilmesi ile ilgili hizmetler yapmaktadırlar. Ayrıca, defin ile ilgili hizmetleri de yürütmektedirler (BBK, md.7/b). 1.5. BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİNİN ORGANLARI

1984 tarihli 3030 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile başlayan üçlü organ modeli, 2004 tarihli 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nda da devam etmektedir. Buna göre, büyükşehir belediye organları, büyükşehir belediye başkanı, büyükşehir belediye meclisi ve büyükşehir belediye encümenidir.

1.5.1. Büyükşehir Belediye Başkanı

Büyükşehir belediye idaresinin yürütme organı olan büyükşehir belediye başkanı, büyükşehir belediye yönetiminin başı ve tüzel kişiliğinin temsilcisidir.

(32)

Büyükşehir belediye başkanının seçimi, görev ve yetkileri, başkan vekili ve başkanlığın sona ermesine ilişkin düzenlemelere detaylı şekilde değinmek gerekmektedir.

1.5.1.1. Büyükşehir Belediye Başkanının Seçimi

Büyükşehir belediye başkanı, 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanunu’nda gösterilen usul ve esaslara göre, büyükşehir belediye sınırlarında yer alan seçmenler tarafından doğrudan 5 yıllığına seçilmektedir (2972 sayılı Kanun, md.4). 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununa göre, büyükşehir ve büyükşehir kapsamı alanındaki ilçe belediye başkanları, görevleri devam ettiği sürece siyasi partilerin denetim ve idare organlarında görev alamaz, ayrıca profesyonel spor kulüplerinin başkanlığını yapamaz ve idaresinde de bulunamaz (BBK, md. 17). Bununla bağlantılı olarak, 5216 sayılı kanunun geçici dördüncü maddesinde, kanunun yayımlandığı tarihte profesyonel spor kulüplerinin başkanlığını yapan ya da idaresinde bulunan belediye başkanları, en geç 1.1.2005 tarihine kadar bu kulüplerin başkanlığından ve idaresindeki görevlerinden ayrılacaklardır.

1.5.1.2. Büyükşehir Belediye Başkanının Görev ve Yetkileri

5216 sayılı kanunda büyükşehir belediye başkanlarına geniş yetkiler verildiği görülmektedir. Büyükşehir belediye başkanlarına geniş yetkiler verilmesi eleştirilere de yol açmış ve zaman zaman seçilmiş diktatörlere benzetilmişlerdir. Çünkü büyükşehir belediye başkanları gerektiğinde büyükşehir belediye meclislerinin temsil ettikleri işlevleri yok sayabilmektedirler. Bu durumda, şahsi ve keyfi uygulamalara yol açabilmektedir (Bulut ve Tanıyıcı, 2008: 175).

5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunun 18.maddesine göre, büyükşehir belediye başkanın görev ve yetkileri şunlardır:

Büyükşehir belediye başkanı, belediye teşkilatının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını idare ve sevk etmekte, belediyenin ve beldenin hak ve menfaatlerini korumaktadır. Belediyeyi stratejik plâna uygun olacak şekilde yönetmekte, belediye yönetiminin kurumsal stratejilerini oluşturmakta, bu stratejilere uygun şekilde bütçeyi hazırlamakta ve uygulamakta, belediye personelinin performansını ve faaliyet

(33)

ölçütlerini belirlemekte, izlemekte ve değerlendirmekte, bunlarla ilgili raporları meclise sunmaktadır.

Büyükşehir belediye meclisi ve encümenine başkanlık etmekte, bu organların kararlarını uygulamaktadır. Bu Kanunla büyükşehir belediyesine verilen görev ve hizmetlerin etkin ve verimli bir şekilde uygulanabilmesi için gerekli önlemleri almaktadır. Büyükşehir belediyesinin ve bağlı kuruluşları ile işletmelerinin etkin ve verimli yönetilmesini sağlamakta, büyükşehir belediyesi ve bağlı kuruluşları ile işletmelerinin bütçe tasarılarını, bütçe üzerindeki değişiklik önerilerini ve bütçe kesin hesap cetvellerini hazırlamaktadır

Büyükşehir belediyesinin menfaat ve haklarını izlemekte, gelir ve alacaklarının tahsilini sağlamaktadır. Yetkili organların kararını almak kaydıyla, büyükşehir belediyesi adına sözleşme yapmakta, karşılıksız bağışları kabul etmekte ve gerekli tasarruflarda bulunmaktadır. Mahkemelerde davacı ya da davalı sıfatı ile resmî mercilerde büyükşehir belediyesini temsil etmekte, bağlı kuruluş ve belediye avukatlarına ya da özel avukatlara temsil ettirmektedir.

Belediye personelini atamakta, bağlı kuruluş ve belediyeleri denetlemektedir. Gerektiği zaman bizzat nikâh kıymaktadır. Diğer kanunların da belediye başkanlarına verdiği yetki ve görevlerden büyükşehir belediyesi görevleri ile ilgili olan hizmetleri yerine getirmekte ve yetkileri kullanmaktadır. Ayrıca, bütçede muhtaç ve yoksular için ayrılan ödeneği kullanmakta, engelliler ile ilgili faaliyetlere destek olmak üzere engelli merkezleri oluşturmaktadır.

1.5.1.3. Büyükşehir Belediye Başkan Vekili

Büyükşehir belediye başkan vekili, 5393 sayılı Belediye Kanununa göre, izin, hastalık ya da başka bir nedenle görev başında bulunmadığı durumlarda, bu süre içinde kendisine vekâlet etmek amacıyla, belediye meclisi üyeleri arasından biri seçilerek başkan vekili olarak görevlendirilmektedir. Başkan vekiline, görev süresi boyunca başkana ödenen aylık brüt ödeneğin gün hesabı üzerinden ödenek verilmektedir. Başkan vekili, başkanın yetkilerine sahip olabilmektedir (BK, md.40).

(34)

1.5.1.4. Büyükşehir Belediye Başkanlığının Sona Ermesi

5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununa göre, büyükşehir belediye başkanı, 5393 sayılı Belediye Kanunundaki hükümler saklı kalmak şartıyla büyükşehir belediye meclisinin feshine sebep olan işlem ve eylemlere katılan büyükşehir ile ilçe belediye başkanlarının görevlerine Danıştay kararıyla son verilmektedir (BBK, md.19).

5393 sayılı Belediye Kanununda, büyükşehir ve ilçe belediye başkanlığı, ölüm ve istifa hâllerinin dışında, kesintisiz ve mazeretsiz olarak 20 günden fazla görevini terk etmesi, bu durumun da mahallin mülkî idare amiri tarafından belirlenmesi, görevini sürdürmesine engel bir hastalık ya da engellilik durumunun yetkili sağlık kuruluşu raporu ile belgelenmesi, seçilme yeterliğini kaybetmesi, meclisin feshine sebep olan işlem ve eylemlere katılması, durumlarından birinin meydana gelmesi halinde İçişleri Bakanlığının başvuru yapması üzerine Danıştay kararı ile başkanlık sıfatı sona ermektedir (BK, md.44).

1.5.2. Büyükşehir Belediye Meclisi

5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununa göre, Büyükşehir belediye meclisi, büyükşehir belediyenin karar organıdır. 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanunu’nda gösterilen usul ve esaslara göre seçilen üyelerden oluşmaktadır (BBK, md. 12). 2972 sayılı Kanuna göre, büyükşehir belediye meclisi seçimleri serbest, eşit, gizli, genel oy, açık sayım, tek dereceli ve döküm esaslarına göre, yargı idare ve denetimi altında yapılmaktadır (2972 sayılı Kanun, md.2). Ayrıca, 2972 sayılı kanuna Göre, büyükşehir belediye sınırları içindeki ilçe belediye başkanı ve meclis üyeleri seçim çevreleri olarak ilçe belediyesinin sınırları içi olarak gösterilmektedir (2972 sayılı Kanun, md. 3).

5216 sayılı kanuna göre, büyükşehir belediye başkanı, büyükşehir belediye meclisinin başkanı aynı zamanda büyükşehir içinde yer alan diğer belediyelerin başkanları ve büyükşehir belediye meclisin doğal üyesidir. Büyükşehir ilçe belediye meclisleriyle bunların çalışma esas ve usulleri ile ilgili diğer konularda 5393 sayılı Belediye Kanunu hükümleri uygulanmaktadır (BBK, md. 12).

(35)

1.5.2.1. Büyükşehir Belediye Meclis Toplantıları

5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununa göre, 5 yıllığına seçilen büyükşehir belediye meclisi, her ayın ikinci haftası öncesinden meclis tarafından belirlenen günde alışılmış toplantı yerinde toplanılmaktadır. Bütçe görüşmesine rastlanan toplantı süresi en fazla yirmi, diğer toplantıların süresi en fazla beş gün olarak belirtilmektedir. Meclis kendisinin belirleyeceği bir ay tatil yapabilmektedir. Alışılmış toplantı yeri dışında toplanılmasının mecburi olduğu durumda üyelere önceden bilgi vermek şartıyla belediye sınırları içinde meclis başkanının belirlediği yerde toplantı yapılabilmektedir. Büyükşehir belediye başkanı, acil olan durumlarda gerekli görmesi halinde belediye meclisini yılda üç defadan fazla olmamak kaydıyla ve her toplantı bir birleşimi geçmemesi üzere toplantıya çağırabilmektedir. Olağanüstü gündem ve toplantı çağrısı en az üç gün öncesinden meclis üyelerine yazılı olarak duyurulmakta ve ayrıca alışılmış usullerle göre ilan edilmektedir. Olağanüstü toplantılarda çağrıyı gerektiren konuların haricinde hiçbir konu görüşülememektedir (BBK, md.13). Yapılan bu toplantıların yeri ve zamanı belli usullerle halka duyurulmaktadır.

1.5.2.2. Büyükşehir Belediye Meclisinin Kararları

5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’na göre, büyükşehir belediye başkanı, hukuka uygun görmediği belediye meclisi kararlarını, yedi gün içinde gerekçesi ile beraber yeniden görüşülmek üzere belediye meclisine iade edebilmektedir. Yeniden görüşülmesi istenilmeyen kararlarla, yeniden görüşülmesi istenip de büyükşehir belediye meclisi üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ısrar edilen kararlar kesinleşmektedir. Büyükşehir belediye başkanı, meclisin ısrarıyla kesinleşen kararlar aleyhine idarî yargıya başvurabilmektedir (BBK, md. 14).

Büyükşehir belediye başkanı, meclisin kararları üzerinde hukuki açıdan denetim yapabilme hakkına sahip iken yerindelik açısından denetim yapma hakkı bulunmamaktadır (Şengül, 2010:120).

5216 sayılı kanuna göre, büyükşehir belediye meclisi ile ilçe belediye meclisinin kararları, kesinleştiği tarihten itibaren en çok yedi gün içinde yerel idarenin en büyük mülkî amirine gönderilmektedir. Meclisin kararlarının mülkî idare amirine gönderilmemesi halinde kararlar yürürlüğe girmemektedir. Büyükşehir kapsamı

(36)

alanındaki ilçe belediye meclisleri tarafından alınan imar ile ilgili kararlar, kararın gelmesinde itibaren üç ay içinde büyükşehir belediye meclisi tarafından nazım imar plânına uygunluğuna göre incelenerek aynen ya da değiştirilerek kabul edilmesinden sonra büyükşehir belediye başkanına gönderilmektedir. Üç ay içinde büyükşehir belediye meclisinde görüşülmemesi halinde kararlar onaylanmış sayılmaktadır (BBK, md. 14).

Büyükşehir belediye meclis kararlarında valinin etkisinin azaldığı görülmektedir. Vali daha önce büyükşehir belediye meclisin kararlarını yargıya taşıyabiliyorken, Anayasa Mahkemesi tarafından bu yetkisi iptal edildi. Bu durum valinin, büyükşehir belediye meclisinin kararlarını hukuka aykırı gördüğü zaman ne yapacağı sorusunu yanıtsız bırakmaktadır (Şahin, 2014: 170).

1.5.2.3. Büyükşehir Belediye Meclisinin İhtisas Komisyonları

5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununa göre, büyükşehir belediye meclisi, üyeleri arasından seçilecek en az 5 en çok 9 kişiden oluşan ihtisas komisyonları kurulabilmektedir. İhtisas komisyonları, her siyasi parti grubunun ve bağımsız üyelerin büyükşehir belediye meclisindeki üye sayısının meclis üye tam sayısına oranlanmasıyla oluşmaktadır. Bayındırlık ve imar komisyonu, sağlık ve çevre komisyonu, bütçe ve plan komisyonu, ulaşım komisyonu, eğitim, gençlik, kültür ve spor komisyonun kurulması zorunlu olmaktadır. Meclis toplantısını müteakip imar komisyonu en çok 10 işgünü, diğer komisyonlar ise 5 iş günü toplanarak kendisine gelen işleri sonuçlanmaktadır. Komisyon bu sürenin sonunda raporunu meclise sunmaması halinde, meclis başkanlığı tarafından bu konu doğrudan meclis gündemine alınmaktadır ( BBK, md. 15).

5216 sayılı kanununa göre, komisyon çalışmalarında uzman kişilerden yararlanılabilmektedir. Gündemdeki konular ile ilgili olmak üzere, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kurum temsilcileri, sendikalar, davet edilen uzman kişiler, üniversitelerin ilgili bölümlerinin ile uzmanlaşmış sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, oy hakkı olmadan bile ihtisas komisyonu toplantılarına katılabilmekte ve görüş bildirebilmektedir. İhtisas komisyonlarının görev sahasına giren işler bu komisyonlar tarafından görüşüldükten sonra büyükşehir belediye meclisinde karara bağlanılmaktadır. Komisyon raporları açıktır, çeşitli yollarla halka duyurulmakta ve

(37)

isteyenlere de büyükşehir belediye meclisi tarafından belirlenecek maliyet bedeliyle verilmektedir (BBK, md. 15).

1.5.3. Büyükşehir Belediye Encümeni

Büyükşehir belediye encümeni, büyükşehir belediyesinin danışma ve yürütüme organı olarak işlevini yerine getirmektedir (Tortop vd., 2006: 225).

1.5.3.1 Büyükşehir Belediye Encümeninin Seçimi

5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’na göre, büyükşehir belediye encümeni, büyükşehir belediye başkanının başkanlığında ve belediye meclisinin kendi üyeleri arasından bir yıl için gizli oyla seçeceği beş üye ile biri malî hizmetler birim amiri, biri genel sekreter olmak üzere belediye başkanının her yıl birim amirlerinin arasından seçeceği beş üyeden oluşmaktadır. Belediye başkanının katılamayacağı toplantılarda, genel sekreter encümen toplantılarına başkanlık edebilmektedir. Büyükşehir belediye encümeninin başkanına ve seçilmiş üyelerine (12.000) gösterge rakamının Devlet memur aylıkları için belirlenmiş olan katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık brüt ödenek verilmektedir. Encümenin memur üyelerine ise bu miktarın yarısı ödenmektedir (BBK, md.16).

3030 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nda büyükşehir belediye encümenin hepsinin atanmış memurlardan oluşması, demokratik bulunmamış ve eleştirilmişti. 5216 Kanunda ise, büyükşehir belediye encümeni seçilmişlerden ve memurlardan oluşan karma bir model bulunmaktadır (Toprak, 2006: 224-225).

1.5.3.2 Büyükşehir Belediye Encümeninin Görev ve Yetkileri

5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunda büyükşehir encümenin görev ve yetkileri ile ilgili bir düzenlenme bulunmamaktadır. Ancak, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda encümenin görev ve yetkilerini gösteren düzenleme aynı zamanda büyükşehir belediye encümenini de kapsamaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunun 34.maddesine göre büyükşehir belediye encümenin görev ve yetkileri şunlardır:

Büyükşehir belediye encümeni, yıllık çalışma programı ve stratejik plân ile bütçe ve kesin hesabı inceleyip belediye meclisine görüş bildirmektedir. Yıllık çalışma

Referanslar

Benzer Belgeler

Müzayede yoluyla satışlarda, araçların tadilatında veya istisnadan yararlanmış olan araçların satın alınmasında ÖTV beyan edecek olan kişi veya kuruluşlardan sürekli

(II) sayılı listede yer alan kayıt ve tescile tâbi olan mallar için dönem şartı aranmaz. Şu kadar ki, iade olunan malların fiilen işletmeye girmiş olması, yersiz veya

4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa Ekli (II) Sayılı Listede Yer Alan Bazı Malların Özel Tüketim Vergisi Oranlarına Esas Özel Tüketim Vergisi Matrahlarının

ÖTV (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin (II-C/1.) bölümünde, engellilerin araç alımında ÖTV istisnası uygulamasına ilişkin çok ayrıntılı

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ilgili liman başkanlığına müracaat ederek, her bir deniz aracı için alacakları yakıt alım defterinde

25/07/2010 tarihli ve 27652 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 07/06/2010 tarihli ve 2010/668 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1 inci maddesi ile 4760 sayılı Özel Tüketim

satırı altında yer alan mallardan özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi dahil gümrük vergilerine ilişkin istisna uygulanmaması durumunda belirlenecek gümrüklenmiş

Yapılan bu değişiklikle özel tüketim vergisine tabi malların vergileme ölçüleri değiştirilmiş ve tüm mallar için Bakanlar Kurulu’na vergileme