• Sonuç bulunamadı

Aday imajına etki eden iletişim faktörleri: 2014 seçimleri Konya araştırması

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Aday imajına etki eden iletişim faktörleri: 2014 seçimleri Konya araştırması"

Copied!
252
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

T.C.

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

GAZETECİLİK ANABİLİM DALI

ADAY İMAJINA ETKİ EDEN İLETİŞİM FAKTÖRLERİ:

2014 SEÇİMLERİ KONYA ARAŞTIRMASI

Tuba BOR AKAY

YÜKSEK LİSANS TEZİ

Danışman

Doç. Dr. Şükrü BALCI

(2)

T.C.

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü

BİLİMSEL ETİK SAYFASI

Bu tezin proje safhasından sonuçlanmasına kadarki bütün süreçlerde bilimsel etiğe ve akademik kurallara özenle riayet edildiğini, tez içindeki bütün bilgilerin etik davranış ve akademik kurallar çerçevesinde elde edilerek sunulduğunu, ayrıca tez yazım kurallarına uygun olarak hazırlanan bu çalışmada başkalarının eserlerinden yararlanılması durumunda bilimsel kurallara uygun olarak atıf yapıldığını bildiririm.

(3)

T.C.

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü

YÜKSEK LİSANS TEZİ KABUL FORMU

Ö ğ re n c in in

Adı Soyadı Tuba BOR AKAY

Numarası 124222001004

Ana Bilim / Bilim Dalı GAZETECİLİK

Programı Tezli Yüksek Lisans Doktora Tez Danışmanı DOÇ. DR. ŞÜKRÜ BALCI

Tezin Adı

ADAY İMAJINA ETKİ EDEN İLETİŞİM

FAKTÖRLERİ: 2014 YEREL SEÇİMLERİ KONYA ARAŞTIRMASI

Yukarıda adı geçen öğrenci tarafından hazırlanan ……… başlıklı bu çalışma ……../……../…….. tarihinde yapılan savunma sınavı sonucunda oybirliği/oyçokluğu ile başarılı bulunarak, jürimiz tarafından yüksek lisans tezi olarak kabul edilmiştir.

(4)

T.C.

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü

ÖZET

Siyaset ve iletişim kavramları günlük hayat ilişkilerini yönlendirmektedir. Bu iki kavramın bir araya gelmesiyle oluşan siyasal iletişim ise, en çok uğraş verilen çalışma alanları içerisinde yer almaktadır. Bu açıdan bakıldığında siyasal adayların, seçmenleri etkilemek amacıyla siyasal iletişim uygulamalarına daha çok önem verdikleri görülmektedir. Bu bağlamda yerel seçimlerde siyasal adayın imajı ve bu imajın seçim döneminde seçmenler üzerindeki etkisi, araştırılması gereken bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu çalışmayla 2014 Konya Yerel Seçimleri sürecini siyasal iletişim kavramları açısından incelemeye yönelik olarak, seçmenin kararında etkili olan, adayların imajına etki eden faktörlerin ne olduğu ve nasıl değiştiği üzerine odaklanılmaktadır. Çalışma bu yönüyle, hem adaylar hem de seçmenler açısından, siyasal iletişimde ortaya çıkan sorunların tespiti ve çözümü, daha sağlıklı bir seçim sürecinin oluşumu için alan araştırmasına dayalı veriler sunmaktadır.

Araştırmanın evrenini, Konya merkezde yaşayan ve oy verme hakkına sahip olan vatandaşlar oluşturmaktadır. Örneklem seçiminde rastlantısal örneklem alma tekniği esas alınmıştır. Araştırmada katılımcılara yüz yüze anket uygulanmış, 388 anketin analiz için uygun olduğuna karar verilmiştir. Verilerin analizinde; faktörlerle çeşitli değişkenler (katılımcıların parti bağımlılığı, oy verme karar zamanları, siyasal kimlikleri, oy vermede etkili faktörler, aday yüz yüze görüşme durumu ve 2014 Yerel Seçiminde oy verilen parti) arasındaki ilişkinin anlamlılığını ortaya koymak için Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Çoklu karşılaştırmalarda Tukey Testi esas alınmıştır. Cinsiyet ile faktörler arasındaki ilişki ise Bağımsız Örneklem T- Testi ile ortaya konulmuştur.

Araştırma bulgularına göre Konya’da yaşayan seçmenler yerel seçimlerde adayın partisini ve adayın kendisini oy verirken daha çok önemseyerek tercihlerini bu yönde kullanmaktadırlar. Araştırmaya katılanların partiye olan bağlılıkları güçlendikçe, oy vermede adayın kendisini daha etkili bulmaktadırlar. Yine seçmenlerin siyasal

(5)

kampanya ve konulara ilgi düzeyleri arttıkça, parti bağlılık düzeylerinde de bir artış yaşandığı tespit edilmiştir. Katılımcıların siyasal kampanya ve konulara orta düzey ilgi gösterdikleri dikkat çekmektedir.

Siyasal bilgilenme açısından takip edilen ve önemsenen kitle iletişim araç ve yöntemleri incelendiğinde; aritmetik ortalama değeri açısından önemsenen iletişim araçları içerisinde televizyon ilk sırada yer almaktadır. Bunu adayın miting ve toplantıları, aile ve yakın çevre izlemektedir.

Araştırma sorularına cevap veren seçmenlerin büyük çoğunluğu belediye başkanlığı seçimleri için adayın mesleğinin çok önemli olmadığını ve bunun yanında mimar ve mühendisliğin aranan bir meslek olduğunu ifade etmektedirler.

30 Mart 2014 Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde en çok oy verilen partiye bakıldığında katılımcıların yüzde 58.2’si AK Parti’yi desteklediklerini ifade etmişlerdir. Yine araştırmaya katılanların yüzde 63.6’sı sağ seçmen grubunda yer almaktadır. Konya örneğinde yürütülen bu yerel seçim araştırmasının bulguları; katılımcıların yarıdan fazlasının seçim öncesinde hangi partiye oy vereceği belli olan seçmenlerden oluştuğunu göstermektedir.

Anahtar Kelimeler: Siyasal İletişim, Seçim, Seçmen, Oy Verme, Yerel Seçim 2014, Aday İmajı.

(6)

T.C.

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü

ABSTRACT

The concepts of politics and communication are directed the everyday life. The political communication which is blended with these two concepts, is included one of the field of occupation. Within this scope, it is clear that political candidates give more importance to political communication practices in order to influece the voters. Therefore, the style of political candidates and the impact of the style over the voters during local election are the subject to be analysed.

This article focuses on the factors affected on the decisions of voters and the factors affected on political candidate with the scope of political communication concepts observed during 2014 Konya Local Elections. The article submits the date based on field survey regarding the problems and solutions occured in the political communication both the perspective of voters and candidates together with healthier voting process.

The population is included the citizens who live in Konya city center and carry the right to vote. Accidental sampling is based on for the sampling process. Face to face questionnarie was conducted during the research and 388 of the surveys was evaluated as applicable. One-Way Analysis of Variance (ANOVA) was conducted in order to reveal the meaningfulness the relation within the various variables such as the political party dependency of the attendees, voting decision time, political identification, the factors affected on voting, the status candidate of face to face interaction, the political party voted at 2014 Local Election. Tukey’s test is based on for multiple comparisons. The factors related with gender is based on Independent Sample T- test. In accordance with the findings, the voters loceted in Konya give more importance and prefer the party of the candidate and the candidate himself while voting. It was observed that the

(7)

stronger the voter advocate the political parties, the more possible the voter vote for the candidate. Furthermore, if the attention of voters go up towards the election campaigns, it was analysed that their independency level goes up, too. However; it was pointed out that the attendees show moderate interest in election topics and campaign.

As per analysing mass media and its methods which are followed and minded for political informing by voters, television takes place on the top based on the arithmetic avarage. It is succeeded by “public demonstration” and “family and immediate environment”.

The majority of the attendees do not regard the occupations of the candidates as an important factor for mayorship election. However, the occupations such as artchitecture, engineering are prefered.

When the most voted party is analysed at Konya Metropolitan Municipality Election on 30th March, 2014, 58.2 % of attendees stated that they voted for Justice and Development Party (AK Parti). The findings based on the related local election, shows that the attendees consist of the voters who take their choice before the election occurs. Besides, 63.6 % of the attendees are on the right wing.

Key Words: Political Communication, Election, Voter, Voting, Local Election 2014, Candidate Style.

(8)

İÇİNDEKİLER

BİLİMSEL ETİK SAYFASI ... ii

YÜKSEK LİSANS TEZİ KABUL FORMU... iii

ÖZET ... iv

ABSTRACT ... vi

İÇİNDEKİLER ... viii

KISALTMALAR LİSTESİ ... xi

ŞEKİLLER LİSTESİ ... xii

TABLOLAR LİSTESİ ... xiii

EKLER LİSTESİ ...xvi

ÖNSÖZ ... xvii

GİRİŞ ...1

BİRİNCİ BÖLÜM SİYASAL İLETİŞİM SÜRECİNDE SİYASAL KAMPANYALAR 1.1. SİYASAL İLETİŞİM OLGUSU VE SÜRECİ ...3

1.1.1. Siyaset ve İletişim ...3

1.1.2. Siyasal İletişim Kavramı ...4

1.1.3. Siyasal İletişimin Fonksiyonları ...6

1.1.4. Siyasal İletişimin Dünya’da ve Türkiye’deki Gelişimi ...7

1.1.5. Siyasal İletişimin Diğer Disiplinlerle İlişkisi ...9

1.2. SİYASAL İLETİŞİM VE TOPLUM ... 11

1.2.1. Siyasal Toplumsallaşma ... 11

1.2.2. Siyasal Katılma ve Siyasal Davranış ... 12

1.2.3. Siyasal Davranış Olarak Oy Verme ... 14

1.3. SİYASAL İLETİŞİM SÜRECİNDE SİYASAL KAMPANYALAR ... 14

1.3.1. Siyasal Kampanyalar ... 14

1.3.1.1. Siyasal Kampanyanın Amacı ... 16

1.3.1.2. Siyasal Kampanyanın İşlevi ... 17

1.3.1.3. Siyasal Kampanyada İletişim Süreci ... 19

1.3.1.4. Seçim Kampanyalarını Etkileyen Unsurlar ... 22

1.3.1.5. Siyasal Kampanya Stratejileri ... 23

1.4. SEÇMEN TERCİHİNE YÖNELİK YAKLAŞIMLAR ... 24

1.4.1. Sosyolojik Yaklaşım ... 25

(9)

1.4.3. Rasyonel Yaklaşım ... 26

1.4.4. Konuya Oy Verme ve İdeolojik Tercih Yaklaşımları ... 26

İKİNCİ BÖLÜM SEÇMEN TERCİHİNDE ADAY İMAJI FAKTÖRLERİNİN ETKİSİ 2.1. ADAY İMAJI ... 28

2.1.1. Siyasi Liderin Genel Özellikleri ... 31

2.1.2. Siyasi Adayların Görevleri ... 33

2.1.3. Siyasi Aday İmajı ve Karizma ... 34

2.2. ADAY İMAJI OLUŞUMUNDA ETKİLİ OLAN DEĞİŞKENLER ... 35

2.2.1. Adayın Kişisel Özellikleri ... 35

2.2.2. Adayın Mevcut Konumu ... 36

2.2.3. Adayın Partisi ve İdeolojisi ... 36

2.2.4. Adayın Çevresi ... 37

2.2.5. Siyasal Kampanya Faaliyetleri ve Medya ... 37

2.3. SİYASAL KAMPANYALARDA KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARININ KULLANIMI ... 38

2.3.1. Televizyon ... 38

2.3.2. Yazılı Basın ... 39

2.3.3. Radyo ... 40

2.3.4. İnternet ... 40

2.3.4.1. Sosyal Ağların Kullanımı ... 41

2.3.4.1.1. YouTube ... 41

2.3.4.1.2. Facebook ... 42

2.3.4.1.3. Twitter ... 42

2.3.4.1.4. Instagram ... 42

2.3.5. Açık Alan Tanıtım Araçları ... 42

2.3.6. Broşür, Seçim Gazetesi ve El İlanları ... 43

2.4. SİYASAL KAMPANYALARDA ADAY İMAJININ ROLÜ VE ETKİLERİ ÜZERİNE YAPILAN ARAŞTIRMA BULGULARI ... 44

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 2014 YEREL SEÇİMLERİ KONYA ALAN ARAŞTIRMASI 3.1. 2014 YEREL SEÇİMLERİ ÖNCESİ SİYASAL VE TOPLUMSAL ORTAM 3.2. METODOLOJİ ... 50

(10)

3.2.2. Araştırmanın Modeli ... 50

3.2.3. Araştırmanın Sınırlılıkları ... 51

3.2.4. Soru Formu ve Ölçüm Araçları ... 51

3.2.5. Verilerin Analizi ve Kullanılan Testler ... 52

3.2.6. Araştırma Soruları ve Hipotezler ... 52

3.3. BULGULAR VE YORUM ... 54

3.3.1. Katılımcıların Sosyo-Demografik Özellikleri ... 54

3.3.2. 30 Mart 2014 Yerel Seçimlerinde Oy Vermeyi Etkileyen Değişkenler ... 57

3.3.3. Belediye Başkanı İçin En Uygun Meslek ... 65

3.3.4. Oy Verilmesi Düşünülen Adayla Yüz Yüze Görüşülme Durumu ... 68

3.3.5. Katılımcıların Oy Verme Karar Zamanı ... 73

3.3.6. Katılımcıların Oy Verdiği Partiye Bağlılık Dereceleri ... 79

3.3.7. Katılımcıların Siyasal Eğilimleri ... 83

3.3.8. Katılımcıların Siyasal Kampanya ve Konulara İlgi Düzeyleri ... 86

3.3.9. 2014 Yerel Seçimlerine İlişkin Bilgi Edinmede Yararlanılan İletişim Araçlarına Verilen Önem Düzeyi ... 90

3.3.9.1. Televizyon Yayınları ... 91

3.3.9.2. Gazete Okuma ... 95

3.3.9.3. Radyo Dinleme ... 99

3.3.9.4. İnternet Kullanımı ... 103

3.3.9.5. Kamuoyu Araştırma Sonuçları ... 108

3.3.9.6. Seçim Afişleri, İlan ve Broşürleri ... 112

3.3.9.7. Aile ve Yakın Çevre... 117

3.3.9.8. Adayların Miting ve Toplantıları ... 122

3.3.10. 30 Mart 2014 Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçimlerinde Oy Verilen Parti ... 127

3.3.11. Aday İmajı Oluşumundaki Etkili Faktörlerin Önem Sırası ... 131

3.3.12. Cinsiyete Göre Aday İmajı Oluşumunda Etkili Faktörlerdeki Farklılık .... 133

SONUÇ ... 139

KAYNAKÇA ... 143

(11)

KISALTMALAR LİSTESİ

ABD : Amerika Birleşik Devletleri AKP : Adalet ve Kalkınma Partisi

akt : aktaran

BBP : Büyük Birlik Partisi BDP : Barış ve Demokrasi Partisi bkz. : Bakınız

CHP : Cumhuriyet Halk Partisi CNN : Cable News Network çev. : çeviren(ler)

der. : derleyen(ler) ed(s). : edıtor(s) haz. : hazırlayan

MHP : Milliyetçi Hareket Partisi

sd. : Serbestlik derecesi

SP : Saadet Partisi

SPSS : Statistical Package for the Social Sciences

vd. : ve diğerleri

www : world wide web YSK : Yüksek Seçim Kurulu

(12)

ŞEKİLLER LİSTESİ

Şekil 1.1. Siyasal iletişim olgusu ve süreci...5

Şekil 1.2. Siyasal İletişim Açısından İlişkili Temel Kavramlar... 12

Şekil 1.3. Nowak ve Warneyd Modeli ... 20

(13)

TABLOLAR LİSTESİ

Tablo 3.1. Katılımcıların Cinsiyete Göre Dağılımı ... 54

Tablo 3.2. Katılımcıların Yaş Kategorilerine Göre Dağılımı ... 55

Tablo 3.3. Yaşa İlişkin Merkezi Eğilim İstatistikleri ... 55

Tablo 3.4. Katılımcıların Eğitim Durumlarına Göre Dağılımları ... 56

Tablo 3.5. Katılımcıların Mesleklerine Göre Dağılımı ... 56

Tablo 3.6. Katılımcıların Aylık Ortalama Gelir Kategorilerine Göre Dağılımı ... 57

Tablo 3.7. Aylık Ortalama Gelire İlişkin Merkezi Eğilim İstatistikleri ... 57

Tablo 3.8. Oy Vermeyi Etkileyen Değişkenlerin Dağılımı ... 58

Tablo 3.9. Oy Vermeyi Etkileyen Değişkenlerin Demografik Özelliklerine Göre Dağılımı ... 60

Tablo 3.10. Oy Vermeyi Etkileyen Değişkenlerin Siyasal Tercih, Tutum ve Davranışlara Göre Dağılımı ... 63

Tablo 3.11. Katılımcılara Göre Bir Belediye Başkanı İçin En Uygun Meslek ... 65

Tablo 3.12. Belediye Başkanı İçin En Uygun Mesleğin Demografik Özelliklere Göre Dağılımı ... 67

Tablo 3.13. Belediye Başkanı Aday İle Yüz Yüze Görüşme Durumu... 68

Tablo 3.14. Belediye Başkanı Adayı İle Görüşme Durumunun Demografik Özelliklere Göre Dağılımı ... 70

Tablo 3.15. Siyasal Tercih, Tutum ve Davranışlara Göre Belediye Başkanı Adayı İle Görüşme Durumunun Dağılımı ... 72

Tablo 3.16. Katılımcıların Oy Verme Karar Zamanlarının Yüzdelik Dağılımı ... 74

Tablo 3.17. Katılımcıların Oy Verme Karar Zamanının Demografik Özelliklere Göre Dağılımı ... 75

Tablo 3.18. Katılımcıların Oy Verme Karar Zamanının; Siyasal Tercih, Tutum ve Davranışlara Göre Dağılımı ... 77

Tablo 3.19. Parti Bağlılığına İlişkin Merkezi Eğilim İstatistikleri ... 79

Tablo 3.20. Katılımcıların Oy Verdiği Partiye Bağlılık Derecelerinin Yüzdelik Dağılımı ... 80

Tablo 3.21. Demografik Özelliklere Göre Parti Bağlılığındaki Farklılık ... 81

Tablo 3.22. Parti Bağlılığı Değişkeninin Siyasal Tercih, Tutum ve Davranışlarla İlişkisi ... 82

(14)

Tablo 3.24. Katılımcıların Siyasal Eğilimlerinin Demografik Özelliklere Göre Dağılımı ... 85 Tablo 3.25. Siyasal Kampanya ve Konulara İlişkin Merkezi Eğilim İstatistikleri ... 86 Tablo 3.26. Katılımcıların Siyasal Kampanya ve Konulara İlgi Düzeylerinin Dağılımı 86 Tablo 3.27. Katılımcıların Siyasal Kampanya ve Konulara İlgi Düzeylerinin

Demografik Özelliklere Göre Dağılımı ... 87 Tablo 3.28. Katılımcıların Siyasal Kampanya ve Konulara İlgi Düzeylerinin; Siyasal

Tercih, Tutum ve Davranışlarla İlişkisi ... 89 Tablo 3.29. Katılımcıların Yerel Seçimlere İlişkin Bilgi Edinmede Yararlandıkları

İletişim Araç ve Yöntemlerine Verdikleri Önemin Betimleyici İstatistikleri ... 90 Tablo 3.30. Katılımcıların Televizyon Yayınlarına Verdiği Önem Düzeyinin Dağılımı 91 Tablo 3.31. Katılımcıların Televizyon Yayınlarına Verdiği Önem Düzeyinin

Demografik Özelliklere Göre Dağılımı ... 92 Tablo 3.32. Katılımcıların Televizyon Yayınlarına Verdiği Önem Düzeyinin Siyasal

Tercih, Tutum ve Davranışlarla İlişkisi ... 94 Tablo 3.33. Katılımcıların Gazete Okumaya Verdiği Önem Düzeyinin Dağılımı ... 95 Tablo 3.34. Demografik Özelliklere Göre Siyasal Bilgilenmede Gazeteye Verilen Önem Düzeyindeki Farklılık ... 96 Tablo 3.35. Katılımcıların Gazete Yayınlarına Verdiği Önem Düzeyinin Siyasal Tercih,

Tutum ve Davranışlarla İlişkisi ... 98 Tablo 3.36. Katılımcıların Radyo Dinlemeye Verdiği Önem Düzeyinin Dağılımı ... 99 Tablo 3.37. Demografik Özelliklere Göre Siyasal Bilgilenmede Radyoya Verilen Önem

Düzeyindeki Farklılık ... 100 Tablo 3.38. Katılımcıların Radyo Yayınlarına Verdiği Önem Düzeyinin Siyasal Tercih,

Tutum ve Davranışlarla İlişkisi ... 102 Tablo 3.39. Katılımcıların Siyasal Bilgilenmede İnternet Kullanımına Verdiği Önem

Düzeyinin Dağılımı ... 103 Tablo 3.40. Demografik Özelliklere Göre Siyasal Bilgilenmede İnternet Yayınlarına

Verilen Önem Düzeyindeki Farklılık ... 104 Tablo 3.41. Katılımcıların İnternet Yayınlarına Verdiği Önem Düzeyinin Siyasal

Tercih, Tutum ve Davranışlarla İlişkisi ... 106 Tablo 3.42. Katılımcıların Siyasal Bilgilenmede Kamuoyu Araştırma Sonuçlarına

(15)

Tablo 3.43. Demografik Özelliklere Göre Siyasal Bilgilenmede Kamuoyu Araştırma Sonuçlarına Verilen Önem Düzeyindeki Farklılık... 109 Tablo 3.44. Katılımcıların Kamuoyu Araştırma Sonuçlarına Verdiği Önem Düzeyinin

Siyasal Tercih, Tutum ve Davranışlarla İlişkisi... 111 Tablo 3.45. Katılımcıların Siyasal Bilgilenmede Seçim Afişleri, İlan ve Broşürlere

Verdiği Önem Düzeyinin Dağılımı ... 113 Tablo 3.46. Demografik Özelliklere Göre Siyasal Bilgilenmede Seçim Afişleri, İlan ve

Broşürlere Verilen Önem Düzeyindeki Farklılık ... 114 Tablo 3.47. Katılımcıların Seçim Afişleri, İlan ve Broşürlere Verdiği Önem Düzeyinin

Siyasal Tercih, Tutum ve Davranışlarla İlişkisi... 116 Tablo 3.48. Katılımcıların Siyasal Bilgilenmede Aile ve Yakın Çevrenin Görüşlerine

Verilen Önem Düzeyinin Dağılımı ... 117 Tablo 3.49. Demografik Özelliklere Göre Siyasal Bilgilenmede Aile ve Yakın Çevrenin

Görüşlerine Verilen Önem Düzeyindeki Farklılık ... 119 Tablo 3.50. Katılımcıların Aile ve Yakın Çevrenin Görüşlerine Verdiği Önem

Düzeyinin Siyasal Tercih, Tutum ve Davranışlarla İlişkisi ... 121 Tablo 3.51. Katılımcıların Siyasal Bilgilenmede Adayların Miting ve Toplantılarına

Verilen Önem Düzeyinin Dağılımı ... 122 Tablo 3.52. Demografik Özelliklere Göre Seçim Döneminde Siyasal Bilgilenmede

Adayların Miting ve Toplantılarına Verilen Önem Düzeyindeki Farklılık 123 Tablo 3.53. Katılımcıların Siyasal Bilgilenmede Adayların Miting ve Toplantılarına

Verdiği Önem Düzeyinin Siyasal Tercih, Tutum ve Davranışlarla İlişkisi 125 Tablo 3.54. Katılımcıların 30 Mart 2014 Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı

Seçimlerinde Oy Verdiği Partilerin Dağılımı ... 127 Tablo 3.55. Katılımcıların Demografik Özelliklerine Göre 30 Mart 2014 Konya

Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçimlerinde Oy Verilen Partilerin

Dağılımı ... 129 Tablo 3.56. Bir Adaya Oy Verirken Etkili Olan Maddelere İlişkin Betimleyici İstatistik

Değerleri ... 132 Tablo 3.57. Bir Adaya Oy Verirken Etkili Olan İfadelerin Demografik Değişken Olan

(16)

EKLER LİSTESİ Ek 1... 151 Ek 2... 153 Ek 3... 155 Ek 4... 158 Ek 5... 160 Ek 6... 161 Ek 7... 163 Ek 8... 165 Ek 9... 167 Ek 10 ... 169 Ek 11 ... 171 Ek 12 ... 173 Ek 13 ... 175 Ek 14 ... 177 Ek 15 ... 179 Ek 16 ... 181 Ek 17 ... 183 Ek 18 ... 185 Ek 19 ... 187 Ek 20 ... 189 Ek 21 ... 191 Ek 22 ... 193 Ek 23 ... 195 Ek 24 ... 197 Ek 25 ... 199 Ek 26 ... 201 Ek 27 ... 203 Ek 28 ... 205 Ek 29 ... 207 Ek 30 ... 209 Ek 31 ... 210 Ek 32 ... 212 Ek 33 ... 214 Ek 34 ... 216 Ek 35 ... 218 Ek 36 ... 220 Ek 37 ... 222 Ek 38 ... 224 Ek 39 ... 226 Ek 40 ... 228 Ek 41 ... 232

(17)

ÖNSÖZ

2014 Yerel Seçimlerinde aday imajına etki eden faktörleri incelemeye yönelik yapılan bu çalışma, Selçuk Üniversite Sosyal Bilimler Enstitüsü Gazetecilik Ana Bilim Dalı’nda yüksek lisans tezi olarak hazırlanmıştır.

Öncelikli olarak bilgi ve tecrübesiyle bana yol gösteren, desteğini hiçbir zaman esirgemeyen saygıdeğer hocam ve tez danışmanım Doç. Dr. Şükrü Balcı’ya teşekkürü bir borç bilirim.

Akademik hayata adım atmam konusunda beni teşvik eden, yönlendiren, anlayış ve desteğini esirgemeyen sevgili eşim Ali Akay’a gösterdiği ilgi ve sabır için teşekkür ederim.

Güzel yüreği ve iyi niyetiyle beni anlayan, dinleyen ve motive eden kuzenim Canan Bor Çifci’ye, öğrenciliğim boyunca desteğini esirgemeyen arkadaşım, aile dostum Şeyma Kahveci’ye teşekkür ederim.

Bu günlere gelmemde emeği olan rahmetli babam Faik Bor’a, maddi manevi desteğiyle her zaman yanımızda olan fedakâr annem Nurgül Bor ve abim Emrah Bor’a, hayatımın hem zor hem de mutlu anlarını paylaştığım, düşüncelerine ve kendisine önem verdiğim, beni kararımda destekleyen, yönlendiren değerli ablam Gülşah Bor Ulusoy ve melek oğlu Tarık Burak Ulusoy’a sonsuz teşekkürlerimle,

Tuba BOR AKAY

(18)

GİRİŞ

Çağdaş demokratik sistemlerde seçimler, siyasal faaliyetlerin ayrılmaz bir parçası olarak karşımıza çıkmaktadır. Siyasette siyasal rekabetin zaman dilimi, siyasal seçim dönemidir. Bu dönem, siyasal alanda iletişime en çok ihtiyaç duyulan süreç olarak değerlendirilmektedir.

Siyasal süreçler ve iletişim süreçleri arasındaki ilişkileri kapsayan siyasal iletişim, seçim kampanyaları boyunca siyasal adaylar tarafından seçmenlere yönelik bir etkileşim alanı olarak kabul edilmektedir.

Siyasal kampanyaların uygulama alanının yaygınlaşmasıyla birlikte seçmen tercihinde aday imajının öneminin daha da arttığı gözlenmektedir. Seçmenler oy verme davranışında siyasal parti adaylarına daha çok önem vermektedir (Uztuğ, 2004: 66). Seçmenlerin imaj değişikliğine verdiği önem, adayın kendi imajını denetlemesiyle mümkün olmaktadır (Tan, 2002: 113). Zira çoğu zaman bir siyasetçinin yöneticiliği onun bilgi ve becerisine göre değil, yansıttığı imaja göre belirlenmektedir (Gökçe, 1993: 95).

Kalender’e göre (2000: 91) göre siyasal seçim kampanyalarının ikna etme, bilgi verme ve kamu seferberliği olarak üç amacı bulunmaktadır. Bir seçim kampanyasında seçmenlere; adaylar, partiler ve partilerin uyguladığı politikalar gibi konular hakkında gündemdeki konular hakkında bilgiler verilmektedir. Bu bilgiler de seçmene karar aşamasında yardımcı olmaktadır. Siyasi parti ve adaylar, seçmenlere bilgi verme amacının yanı sıra ikna etmek için çeşitli stratejiler uygulayarak, onları kendi lehinde oy verme davranışına yönlendirmektedirler. Böylece seçmenler arasında birlik duygusu uyandırılmaya çalışılmakta ve siyasal katılım amaçlanmaktadır.

Seçim sürecinde siyasal partiler ve adaylar, seçmenleri anlama ve kendilerini anlatma çabası içindedirler. Siyasal adayların oy almak için gösterdikleri bu gayret, seçmenleri etkilemeye yönelik verilen rekabetle yakından ilişkilidir. Bu durumda siyasal adaylar, seçmenin zihninde etkili bir imaja sahip olmayı ve bu etkililiği oy olarak dönüştürmeyi hedeflemektedirler.

Güllüpunar (2010: 77) aday imajını, siyasal parti adayının kişisel özelliklerini kapsayan, seçim kampanyasında ele alınan konulara bağlı olarak seçim sürecinde oluşan politik şartlardan beslenen bir durum olarak tanımlamaktadır.

(19)

Seçmenlerin zihninde oluşan aday imajına göre bir siyasal adayın; pozitif bir duruşunun olması, güven aşılaması, dengeli bir kişilik yapısının olması, yenilikçi fikirlerinin bulunması, sabırlı davranması ve dürüstlük gibi erdemlerinin olması, insan ilişkilerini önemsemesi ve hizmet etmeye yönelik bir çalışmayı benimsemesi gibi özellikleriyle öne çıkması gerektiği düşünülmektedir.

Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde siyasal iletişim, seçmen davranışı, siyasal katılma, siyasal kampanya ve seçmen tercihine yönelik yaklaşımlar temelindeki kavram, süreç ve yaklaşımlara yer verilmiştir. İkinci bölümde aday imajı, aday imajını etkileyen unsurlar olarak kitle iletişim araçları konu edilmiş seçimlerde seçmenin karar süreci, siyasal imajı şekillendiren faktörler tartışılmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise araştırma verilerinin değerlendirilmesi yer almaktadır.

Seçmenlerin oy verme davranışına etki eden birçok unsur bulunmaktadır. Bu çalışmada ise seçim öncesi yapılan siyasal kampanyalarda, siyasi parti adayının imajı ve bu imajın seçmen tercihi üzerindeki etkisi çerçevesinde ele alınmaktadır. Bu noktada, yerel seçimlerde doğru ve etkili bir seçim kampanyası yürütülebilmesi için, Türk seçmenlerin oy verme davranışlarının nasıl şekillendiğinin belirlenmesi, siyasal adayların ve partilerin kampanya amaçlarına ulaşabilmeleri açısından büyük önem taşımaktadır.

Aday imajına etki eden iletişim faktörlerini belirlemek amacıyla rastlantısal örneklem tekniği kullanılarak Konya merkezde toplam 388 seçmen katılımcılarla yüz yüze görüşme yapılarak anket uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, 30 Mart 2014 Yerel Seçimleri sürecinde Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı için oy kullananlar üzerinde etkili olan değişkenlerin hangisi olduğu, siyasal eğilimlerinin ne olduğu, bir adaya oy verirken hangi faktörleri göz önüne aldığına dair önemli verilere ulaşılmıştır. Çalışmada bir adaya yönelik imaj incelemesine değil, genel bir ifadeyle adaylar ve seçim ilişkisine bağlı imaj konusuna odaklanılmıştır.

(20)

BİRİNCİ BÖLÜM

SİYASAL İLETİŞİM SÜRECİNDE SİYASAL KAMPANYALAR

1.1. SİYASAL İLETİŞİM OLGUSU VE SÜRECİ

İletişim, hayatın her alanında olduğu gibi siyasette yer alan bir süreçtir. Siyasal iletişim her ne kadar sadece seçim dönemlerinde ön plana çıkıyor olsa da siyasetin tüm mekanizmalarında yer alan bir sürece işaret etmektedir. Her siyasal iletişim sürecinin önemi hem dünyada hem de Türkiye’de giderek artmaktadır.

Siyasal iletişim, siyasal bilgilenmeden kampanya sürecinde siyasal ikna, siyasal kültürün oluşmasında yaşanan toplumsallık ve siyasal iletişim politikaları ve kitle iletişim araçlarına kadar yapılan incelemelerde temel tartışma ve araştırma alanı olarak görülmektedir.

1.1.1. Siyaset ve İletişim

İletişim en basit ifade ile bilginin, duygu ve düşüncenin alışverişi olarak tanımlanabilir. İnsanoğlu var olduğu andan itibaren iletişime ihtiyaç duymakta ve sürekli yaşadığı ortamla etkileşimde bulunmakta, farkında olmadan çevresini etkilemekte ve çevresinden etkilenmektedir.

Toplumsal bir canlı olan insan, varlığını ve ilişkilerini sürdürebilmesi için iletişime ihtiyaç duymaktadır. Diğer canlılar gibi insan da doğada iletişimde bulunarak varlığını sürdürmektedir. Ancak diğer canlılardan farklı olarak insanoğlu doğa ile etkileşiminde araya kültürü ortaya koymaktadır. İnsanların yaşamı içerisinde ihtiyaç duydukları her şeyin ve değerler sistemini oluşturan toplumsal düzenin devamı ise iletişimle mümkün olmaktadır (Oskay, 1994: 7).

İnsan ilişkilerinin ve toplumsal etkileşimin mesajlar aracılığıyla gerçekleşmesini sağlayan bir olgu (Mutlu, 1994: 98) olarak tanımlanan iletişim, insanlar arasındaki ilişkilerin temeli (Tokgöz, 2008: 98) ve toplumsal sistemin devamını sağlayan bir faaliyettir (Erdoğan ve Korkmaz, 2002: 17).

Bilgi üretme, aktarma ve anlamlandırma süreci olarak bilinen iletişim, siyasetle iç içe bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Siyasetin yürütülebilmesi için mesaj,

(21)

imaj, sözel ve sözel olmayan iletişim süreçlerinden geniş ölçüde yararlanmak gerekmektedir (Çobanoğlu, 2007: 46).

İnsanların toplum içinde yaşamasına bağlı olarak devamlılık gösteren siyaset, kamusal bir olaydır. Ancak bir grup insanın bir arada yaşaması tek başına siyasetin varlığını açıklamaya yetmemektedir. Siyasetin varlığından söz edebilmek için, bir arada bulunan insanların çeşitli bağlarla birbirine bağlanması ve etkileşimde bulunması (Turan, 1977: 8) gerekmektedir.

Siyaset genel bir ifade ile insan, devlet ve ülke yönetimi olarak tanımlanmaktadır (Kışlalı, 1987: 3).Weber’e göre (1993: 80) siyaset, devletlerarasında ya da devlet içindeki gruplar arasında gücü paylaşmaya veya gücün dağılımını etkilemeye çalışan bir sistem olarak tanımlanmaktadır.

Toplumsal bir süreç olan siyasetin niteliğini anlayabilmek bakımından iletişim olanaklarından yararlanılmaktadır. Siyaset amacına ulaşmak için iletişimi araç olarak kullanırken (Akay, 2012: 13) bu iki kavram arasındaki yakın ilişki, iletişimin siyasetteki önemine işaret etmektedir.

1.1.2. Siyasal İletişim Kavramı

Özünde bilgi iletme olan iletişim, bu yönüyle siyasetle çok yakından ilişkilidir (Yavaşgel, 2004: 1).İletişimin bilgilendirme işlevinin yanı sıra ikna ederek yönlendirme işlevinden hareketle, iletişim etkinlikleri siyasal nitelikli eylemler olarak değerlendirmek mümkün olmaktadır (Kılıçaslan, 2008: 9).

Siyaset ve iletişim kavramlarının buluştukları ortak noktada ise siyasal iletişim kavramı ortaya çıkmaktadır. Aziz (2013: 3), siyasal iletişim kavramını “Siyasal aktörlerin belli ideolojik amaçlarını, politikalarını belli gruplara, kitlelere, ülkelere ya da bloklara kabul ettirmek ve gerektiğinde eyleme dönüştürmek, uyulamaya koymak üzere çeşitli iletişim tür ve tekniklerini kullanmaları” olarak tanımlamaktadır.

Siyasal iletişim uygulamaları insanoğlunun toplum yaşamında kendini savunması, toplum düzenini sağlaması, tanrı ve tanrılarla ilgili kutsal söylemi oluşturması, ticaret ve ürünlerin durumunu belirleme bakımından kayıt tutması, parayı kullanımı gibi çeşitli kültürel etkileşimlerin sonucunda oluşmuştur. Bu durumla birlikte az da olsa güç ve iktidar ilişkileri ön plana çıkmaya başlamış ve siyasal iletişimin rolü önem kazanmıştır. Betimlemeye çalışılan bu tabloya günümüz açısından bakıldığında

(22)

ise asker, din ve ticaret gibi siyasal iletişim uygulamalarını içerdiği görülmektedir. (Tokgöz, 2008: 22).

Maigret’e göre (2011: 263-264) siyasal iletişim, siyasal sistemin işleyişini sağlayan önemli bir şart ve etkileşim alanı olarak görülmektedir.

Siyasal iletişimin amacı hedef kitleleri etkilemek ve verilen siyasi mesajın benimsenmesini sağlamak olarak değerlendirmektedir. Siyasal iletişim, iletişim araçları aracılığıyla geniş kitlelere ulaşabilmek, reklam, propaganda ve halkla ilişkiler yöntemlerini etkin biçimde kullanarak kamuoyunun siyasi tercihlerini etkilemek olarak tanımlanmaktadır (Çobanoğlu, 2007: 45).

Siyasal iletişimin meydana gelebilmesi için iletişim olgusunda olduğu gibi, beş öğenin (kaynak, mesaj, araç, hedef ve geribildirim) etkili olarak kullanılması gerekmektedir (Aziz, 2013: 5).

Şekil 1.1. Siyasal iletişim olgusu ve süreci

verici kaynak kanallar / mesajlar alıcı

siyasal örgütler (aktörler) kanallar / siyasal mesajlar hedef kitle

geribildirim (feedback)

İletişim olgusu ve sürecinde kullanılan öğeler (verici, alıcı, kanal, mesaj/ileti ve geribildirim), politik ortamlarda gerçekleştirilen siyasal iletişimde de etkili olmaktadır. Siyasal adaylar ve hedef kitle arasında etkili bir iletişimin gerçekleşmesi için bu beş öğenin güçlü bir şekilde kullanılması gerekmektedir.

Siyasal iletişimde kullanılan öğeler iletişim olgusuna göre nitelik açısından farklılık gösterebilmektedir. Bu farklılıklar incelendiğinde öncelikli olarak mesaj, siyasi kimliği olan bir topluluk adına hareket eden kişi ya da gruplar tarafından verilmektedir. Mesajın içeriği siyasi nitelikli olmakta ve hedef kitlenin ilgisini çekebilecek

(23)

söylemlerden oluşmaktadır. Bu söylemler, gruplar halinde bulunan hedef kitlelere ulaştırılmaktadır. Kanal, siyasal söylemin etkili olarak gönderilip gönderilmemesini belirleyen bir öğedir.

Siyasal iletişimde amaç hedef kitleyi etkilemektir. Bu süreç ise hedef kitlenin verdiği tepki ile ölçülmektedir. Bu bakımdan siyasal mesajların verilmesinden kullanılan yöntem ve teknikler geribildirime olanak tanıyacak türden olmalıdır.

Siyasal iletişimi hedef kitle, siyasal örgüt ve kitle iletişim araçları arasındaki ilişki olarak nitelendiren McNair (2005: 6), siyasal iletişim sürecinde siyasal örgütlerin verilmek istenen mesajı ulaştırmak için kitle iletişim araçlarına gereksinim duyduğunu belirtmektedir.

Siyasal iletişim sürecini siyasal alanla ilgili bütün değişkenlerin iletişim süreciyle girmiş olduğu etkileşim olarak açıklayan Heydenrych (1994: 110), ilişkinin zemini, unsurları, boyutları, türleri, araçları ve yönlerine de değinmiştir. Bu bağlamda siyasal iletişim süreci, siyasal kültüre uygun biçimde gelişen; güç tabanını seçmenlerden ve kamusal yapılardan (elitler, katılımcılar, seyirciler, ilgisizler) alan siyasal kurumlar ile kitle iletişim araçlarının kurumları aracılığıyla gerçekleşmektedir.

Öte yandan siyasal iletişim sürecinin sadece seçim kampanyaları dönemine yönelik olarak sınırlandırılması doğru bir değerlendirme olmamaktadır (Balcı, 2003: 157-158). Fakat siyasal iletişim süreci ülkemizde halen sadece seçim kampanyaları döneminde kullanılan bir olgu olarak görülmektedir (Uztuğ, 2004: 18).

1.1.3. Siyasal İletişimin Fonksiyonları

Siyasal iletişim kavramı, demokratik bir siyasi alanının mevcut olduğunu işaret etmektedir. Siyasal iletişimde hedef kitleyi ikna etme çabası, demokratik bir siyasi kültürün varlığıyla mümkün olmaktadır.

Siyasal iletişim, üç temel fonksiyonu bulunmaktadır. İlk olarak siyasal iletişim, medya ve siyasetçilerle birlikte problemleri tanımlamaktadırlar. Siyasal iletişimin ikinci fonksiyonu ise problemlerin çözümü için gerekli olan tartışma ortamlarının hazırlanmasıdır. Bu açıdan bakıldığında ortamın sağlanması ve devamının getirilmesi demokratik bir toplumda, siyasal iletişimin önemli olduğunun göstergesidir. Medya, siyasi konuları gündemden düşürmek ve tekrar gündeme getirmek konusunda temel rolü üstlenerek siyasal iletişimin üçüncü fonksiyonunu oluşturmaktadır (Oktay, 2002: 24).

(24)

Siyasal iletişimin olumlu ve olumsuz fonksiyonlarını şu şekilde sıralamak mümkündür (Çobanoğlu, 2007: 46):

 Haber, bilgi ve kültür iletimini sağlamak,

 Siyasi konuların tartışılacağı zemini oluşturmak,  Mesajları hedef kitleye iletmek,

 Hedef kitleyi yönlendirmek ve ikna etmek,  İktidarın denetlenmesine yardımcı olmak,  Siyasal katılımı sağlamak,

 Toplumda birlik, bütünlük oluşturmak,

 Medya ve siyasi aktörler aracılığıyla gündem oluşturmak,  Gündem belirlemek,

 Kamuoyu araştırmaları aracılığıyla bireylerin beklentilerini belirlemektir. Olumsuz noktaların bulunmasına rağmen siyasal iletişimin demokratik toplumlarda yönlendirme ve ikna etme, siyasal katılım, iktidarın denetlenmesi ve demokratik değerlerin topluma ulaştırılması gibi son derece önemli görevlerinin olduğu açıktır.

Siyasal iletişimi bir örgütlenme yapısı olarak tanımlayan Karaçor (2013: 2), bu sürecin hem seçim dönemlerin de hem de seçim sonrasında hedef kitleyle iletişim içerisinde olması gerektiğine vurgu yapmaktadır. Aynı zamanda siyasal iletişim faaliyetlerinin hedef kitleye istenilen partiye oy verme davranışını gerçekleştirecek etkiyi sağlaması gerektiğini ifade etmektedir.

1.1.4. Siyasal İletişimin Dünya’da ve Türkiye’deki Gelişimi

Siyasal iletişim üzerine yapılan çalışmalar İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, dünya siyasal arenasında görülen büyük değişikliklere paralel olarak yoğunluk kazanmıştır. Siyasal topluluklarda görülen büyük değişiklikler arasında ayrım yapılmaksızın bireylere tanınan oy hakkı, siyasal partilerin varlığı, kitle iletişim araçlarının çeşitlenmesi ve yaygınlaşması yer almaktadır (Tokgöz, 2008: 98).

Siyasal iletişim hakkındaki bilimsel çalışmalara ise, 1979- 1980 yıllarından itibaren rastlanılmaktadır. Bu çalışmalar genelde siyasal iletişimin seçimler, siyasal kampanyalar ve medya ile olan ilişkisine önem veren çalışmalardır (Tokgöz, 2008: 108- 110).

(25)

Dan Nimmo ve Keith Sanders (1981: 17) siyasal iletişim araştırmalarını retorik analizi, propaganda analizi, tutum değişikliği araştırmaları, seçim araştırmaları, hükümet/ medya araştırmaları, işlev ve sistem analizleri ve teknolojik değişme olarak sıralamaktadırlar.

Blumler ve Kavanagh (1999: 209-230) siyasal iletişim araştırmalarını 1940’tan başlayarak dönemlere ayırarak incelemişlerdir. Bu dönemler sırasıyla;

1- Birinci dönem araştırmaları (1940 -1960), 2- İkinci dönem araştırmaları (1960 -1980),

3- Üçüncü dönem araştırmalarıdır (1980 ve sonrası).

Lazarsfeld ve arkadaşlarının 1940 yılında yaptıkları The People’s Choice adını taşıyan araştırmalarında, medyanın bilgi verme ve pekiştirme etkisine vurgu yapılmaktadır. Bu araştırma, medya aracılığıyla gerçekleştirilen siyasetin seçmenlerin oy verme davranışlarına etkisini incelemektedir. Araştırma sonucunda medyanın sınırlı ve zayıf etkisi olduğuna dikkat çekilmiş, buna karşılık kanaat önderlerinin toplum içindeki önemine vurgu yapılmıştır. Bu araştırmayla birlikte, medyanın güçlü etkileri olduğu düşüncesinden medyanın sınırlı etkileri olduğu savına geçilirken Lazarsfeld ve arkadaşlarının 1954’te yaptığı diğer araştırmada bu savı kanıtlar niteliktedir. Birinci dönem siyasal iletişim çalışmalarından, güçlü etkilerden sınırlı etkilere yönelen ikinci dönem siyasal iletişim araştırmalarına yön verilmektedir (Klapper, 1960).

1960- 1980 arasında yer alan ikinci dönem siyasal iletişim araştırmaları, medyanın sınırlı etkilerini olduğunu bildirmektedir. Yalnız bu dönem içinde televizyon gibi yeni bir kitle iletişim aracının devreye girmesi televizyonu dikkate alan siyasal iletişim araştırmalarına yönlendirmiştir. Yapılan siyasal iletişim araştırmaları tekrar medyanın güçlü etkilerini olduğunu göstermektedir. Kitle iletişim araçları ve toplumda yaşanan gelişmeler, siyasal iletişimi farklı bir boyuta taşımıştır. Siyasal iletişim incelemeleri öncelikli olarak siyasal partiler ve kitle iletişim araçları arasındaki ilişkilere yönelirken sonrasında televizyona odaklanmıştır (Blumler ve Kavanagh, 1999: 215).

Siyasal iletişim araştırmaları bakımından 1970’li yıllardan itibaren bilgisayarın devreye girmesi bu dönemin önceki dönemlere göre daha karmaşık bir hal almasına neden olmuştur. Yeni iletişim teknolojisi olarak bilgisayarın siyasi hayattaki rolü ve önemi geleneksel medya olarak nitelendirilen gazete, dergi, radyo ve televizyon yanında tartışmaya açılmıştır. Bu dönemde hedef kitle yoğun enformasyona maruz kalmış ve

(26)

buna bağlı olarak siyasi alan yeni iletişim stratejileri, mesaj ve teknik yöntemler geliştirmek durumundadır (Tokgöz, 2010: 24).

Siyasal iletişim sisteminin Türkiye’deki gelişimi incelendiğinde çok partili hayata geçiş ile işlevsellik kazandığı görülmektedir. 1950 yılında yapılan ilk çok partili seçimde en etkili iletişim aracı olan radyo, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de siyasal iletişimin başlangıç ve gelişiminde önem arz etmektedir. Radyo dışında kitlelere ulaşmak amacıyla, siyasal mesajlar içeren afişler de köy odaları, kahvehaneler ve sokaklarda önemli siyasal iletişim aracı olarak kullanılmıştır (Özkan, 2007: 221).

1960 ve 1970’li yıllarda yapılan seçimlerde radyoya ek olarak gazeteler etkili kitle iletişim aracı olarak karşımıza çıkmaktadır. Gazetelerin seçim dönemlerinde yapılan mitingleri haber olarak aktarmak, lider ve adayları seçmenlere tanıtmak, konulara yönelik görüş bildirmek gibi bir rol üstlendiği gözlenmektedir. Bu durum gazeteleri en etkin kullanılan iletişim aracı haline getirmiştir (Uztuğ, 1999: 28).

1968 yılında Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’nun deneme yayınları ile hayatımıza giren televizyonun 1970 yılından tüm Türkiye’ye yayılması ile yepyeni bir süreç başlamıştır. Ancak bu sürecin siyasal iletişim açısından gelişimi çok hızlı olmamıştır. Televizyon, 1970’lerden itibaren yaygınlaşmaya başlasa da siyasal iletişim faaliyetleri açısından 1990’lardan sonra etkili olarak kullanılmaya başlamıştır. Özellikle özel televizyonların devreye girmesi, seçimlerde siyasi rekabetin yaşanmasına zemin hazırlamıştır (Akay, 2012: 25).

Siyasal iletişim alanı başlangıçta siyasal partiler ve seçmenleri içeren bir süreçken zamanla kitle iletişim araçlarının ve yaşanan döneminin toplumsal özelliklerine bağlı olarak, aday imajlarına, söylemlerine, siyasal kampanyalara yönelik olmuştur (Duman ve İpekşen, 2013: 128).

1.1.5. Siyasal İletişimin Diğer Disiplinlerle İlişkisi

Siyasal iletişim öncelikli olarak siyaset ve iletişim bilimleri temelinde odaklanmaktadır. Bu alanların yanında, felsefe, sosyoloji, sosyal antropoloji ile sosyal psikoloji, psikoloji, tarih, hukuk, halkla ilişkiler, pazarlama ve reklam gibi birçok alanla da ilişki içindedir (Aziz, 2013: 9).

Siyasal iletişim sürecinde psikolojiden yararlanarak bireyin karar verme, tutum, algı, davranış; sosyoloji açısından toplum yapısının incelenmesi, kültür, siyasallaşma

(27)

süreçleri; tarih açısından geçmiş dönem olgularının incelenmesi, hukuk açısından sürecin kanunlara, etik açıdan deontolojiye uygunluğunun denetimi, sosyal psikoloji açısından toplum içinde bireyin ikna süreçleri olarak ele alınmaktadır (Damlapınar ve Balcı, 2014: 41).

Siyasal iletişim ve propaganda kullanılan yöntem ve teknikler açısından benzerlik gösteren bir disiplin olmaktadır. Hedef kitleye yönelik bir strateji izlemek, ikna edici mesajlar aktarmak, çoğunluğa hitap etmek, birliktelik duygusu uyandırmak ve bu duygu ile güç bulmak, geniş kitlelere ulaşmak için kitle iletişim araçlarını kullanmak gibi özellikler siyasal iletişimde de kullanılmaktadır (Akay, 2012: 31).

Halkla ilişkiler ve siyasal iletişim incelendiğinde; hükümet, mahkeme, sosyal güvenlik kuruluşları ile aileler, sendikalar, kulüpler gibi sivil ve resmi kurumlar arasındaki ilişki siyaset kurumunun başarısının temelini oluşturmaktadır. Bu açıdan siyasetteki imajlar halkla ilişkilerdeki etkinlik sonucu oluşmaktadır (Çobanoğlu, 2007: 67).

Siyasal iletişim sürecinde siyasal reklam faaliyetlerine başvurulduğu görülmektedir. Reklam mal ve hizmetlerin tanıtımı için yapılan ve bireyler üzerinde tutum ve davranış değişikliği oluşturulması beklenen bir olgudur. Bu açıdan bireylerin belli siyasal görüşleri kabul etmesini ve bireylerde onaylanan düşüncelerin tutum ve davranış değişikliğine sebep olmasını isteyen siyasal iletişim ile amaç bakımından benzerlik göstermektedir (Aziz, 2007: 17).

Pazarlama ise fikirlerin geliştirilip hedef kitlelere yayılmasını sağlayan bir faaliyetler sistemidir. Bu faaliyetler sadece kar amacı taşıyan kuruluşlar tarafından değil, amaçlarına ulaşmak isteyen politikacılar ve partiler tarafından da yürütülebilmektedir. Bu bağlamda siyasal iletişim, pazarlama olgu ve süreci ile iç içedir (Mucuk, 2009: 4).

Siyasal iletişim mantıklı, inandırıcı konuşma olarak özetlenebilecek retorik ile çok yakından ilişkilidir. Siyasal iletişim olgusu için son derece önemli olan retorik, izleyici ya da seyirci kitlesinin nabzını tutarak onu ikna etmeyi amaçlamaktadır. Geniş hedef kitlelerini etkilemek; tutum ve davranış değişikliği oluşturmak, seçim tercihlerine yön vermek amacıyla uygulanan ikna yöntemleri retoriğin etkisiyle daha kalıcı ve daha etkili hale gelmektedir. Tüm bu açıklamalar retorik ile siyasal iletişim olgu ve süreci arasında paralellik olduğunu göstermektedir.(Özerkan ve İnceoğlu, 1997: 71).

(28)

Toplumların giderek çoğalması ve siyasi aktörlerin artması siyasal iletişimde etik konusunu gündeme getirmiştir. Siyasetçilerin seçkin insanlar olması, ahlaki açıdan zayıf olmaması, toplumun menfaatlerini kendi siyasi ve kişisel menfaatlerinin üzerinde tutması gerekmektedir. Siyasal iletişimi gerçekleştiren siyasetçiler açısından etik, önemli bir değer olarak görülmektedir (Çobanoğlu, 2007: 313).

1.2. SİYASAL İLETİŞİM VE TOPLUM 1.2.1. Siyasal Toplumsallaşma

Toplumsallaşma, bireyin çocukluk döneminden yetişme çağına kadar geçen süreçte, yaşadığı toplumun kültürüne bağlı olarak değişen değerlerin ve davranış modellerinin bireye öğretilmesi süreci olarak tanımlanmaktadır. Toplumsallaşma süreci, kültürü kuşaktan kuşağa aktarırken; sosyal anlayış, düşünsel olgunluk ve sosyal beceriler gibi unsurları içerisinde barındırmaktadır (Maccoby, 2006: 13).

Toplumsal olanla siyasal olan arasında ayrılmaz bir bağ bulunmaktadır. Bu nedenle siyasal olanın toplumsal olandan ayrılabilmesi mümkün değildir (Koçak, 2002: 96).

Siyasal toplumsallaşma, toplumsallaşma sürecinin siyasi boyutunu ele alan bir tanım olmaktadır. Bu bakımdan bir toplumda siyasi hayatın sürdürülmesi için siyasal değerlerin, inançların, kuralların ve davranış kalıplarının siyasi katılımı gerçekleştirenlere aktarılması ve benimsetilmesi gerekmektedir (Dursun, 2004: 217).

Alkan’a göre (1980: 5) siyasal toplumsallaşma, siyasal çevre ile bireyin arasında yaşanan, etkili iletişim sonucunda ortaya çıkan ve bireyin siyasal sistemle ilgili görüş, davranış, tutum ve değerlerinin gelişmesi olarak tanımlanmaktadır.

(29)

Şekil 1.2. Siyasal İletişim Açısından İlişkili Temel Kavramlar

Siyasal Toplumsallaşma

SİYASAL DAVRANIŞ Siyasal Kültür

Siyasal Kurumlar

Kaynak: L. Pye ve Verba (1965) Political Culture and Political Development,

Princeton’dan akt: Yücekök, Ahmet (1970) “Toplumsal Üst Yapı Olarak Siyasal Davranış”, AÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, XXIV(4), 175-199. Siyasal toplumsallaşma, siyasal kültürü, siyasal kültür ise kurumları meydana getirmektedir. Kurumlar tekrar siyasal toplumsallaşmayı etkileyerek siyasal kültür üzerinde değişim oluşturmaktadır. Bu etki ve tepki ilişkileri ise siyasal davranışı meydana getirmektedir (Yücekök, 1970: 179) .

Siyasal iletişim sürecinin her aşaması bireyin toplumsallaşmasına aracı olmaktadır. Bir siyasal liderin gündemdeki olaylara yaklaşımı, bir siyasal kampanyadaki tekniklerinin değerlendirilmesi, oy verme kararına bilinçli bir yaklaşım gösterme, siyasal katılma sürecini gerçekleştirme gibi daha pek çok konu bir gruba, topluma dâhil olmanın, toplumsallaşmanın aracı olarak değerlendirilebilmektedir (Damlapınar ve Balcı, 2014: 62).

1.2.2. Siyasal Katılma ve Siyasal Davranış

Siyasal katılım, vatandaşların siyasal sistem karşısındaki tutum ve davranışlarını yansıtan bir kavramdır (Kapani, 2013: 29). Bir siyasal sistem içerisinde yöneten ve yönetilen kesim arasındaki ilişkilere bakılarak siyasal katılımı değerlendirmek mümkün olmaktadır. Bu açıdan bakıldığında katılımın daha çok yönetilenlerin yönetenleri etkileme, onların kararlarını kendi çıkar ve tercihleri doğrultusunda değiştirme süreci olduğunu söyleyebiliriz.

(30)

Siyasal katılımın gerçekleşmesi için vatandaşların yasal olarak bir takım haklara sahip olması gerekmektedir. Bu anlamda siyasal katılım oy vermenin yanı sıra siyasal amaçla dernek ya da parti kurma, siyasal amaçlı derneklere veya partilere üye olma, toplanma, gösteri yapma, siyasal amaçlı yayın yapma ve seyahat etme gibi geniş çaplı etkinlikleri kapsamaktadır (Eroğul, 1991: 79).

Siyasal katılma vatandaşların içinde bulunduğu siyasal sistemi desteklemek veya etkilemek için giriştikleri her türlü faaliyetleri içeren bir kavramdır (Turan 1986: 91).

Demokratik rejimlerde siyasal katılımın üç düzeyde gerçekleşmektedir. İlki oy verme gibi sınırlı etkinliklerin olduğu bireysel katılımdır. İkinci düzey, grup düzeyinde gerçekleşen ve ulusal düzeyde siyasal iktidarın politikalarını yönlendirmeye çalışan katılımdır. Siyasal katılımın üçüncü düzeyi ise siyasal partiler aracılığıyla gerçekleşen ve siyasal sistemi tümüyle etkileme durumunda olan katılımdır. Bu nedenle klasik demokrasilerde katılım en çok siyasal partiler aracılığıyla gerçekleşmektedir (Çaha, 2008: 50).

Siyasal katılıma etki eden faktörler incelendiğinde, en etkilisinin medya olduğunu söylemek mümkündür. Medya, modern toplumlarda hem gündelik bilgiyi kitlelere ulaştırma hem de habere kaynaklık etmekte görevini üstenmektedir. Bu şekliyle siyasal katılımın aracısı konumunda olmaktadır (Berelson, 1979: 535) .

Siyasal katılımı etkileyen diğer faktör eğitimdir. Eğitim sayesinde birey çevresiyle daha çok ilgilenmekte, siyasetle ilgili bilgi edinmektedir (Kayacıoğlu, 1983: 26).

Kentleşmeyle birlikte toplumsal ve grupsal birliktelik sağlandığı düşünülmektedir. Bu da siyasal katılımı etkilemektedir (Özbudun, 1975: 217).

Kentler, sanayi ve ticaretin merkezi olduğu için meslek edinmenin en yoğun olduğu ortamlar olmaktadır. Bu açıdan meslek, siyasal katılımı etkileyen faktörlerden birini oluşturmaktadır (Turan, 1986: 81).

Siyasal katılıma etki eden diğer bir faktör de cinsiyet olmuştur. Değişik ülkelerde yapılan araştırmalarda elde edilen sonuçlar kadınların erkeklere oranla daha az katılım gösterdiklerini ortaya koymaktadır (Almond ve Verba, 1963: 135).

Siyasal katılımı sağlayan faktörlerden biri de dinsel olgudur. Dini değerlerin toplumu yönlendiren bir güç olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye’de Refah Partisi,

(31)

dini argümanları kullanarak kitleleri siyasal katılama yönlendirmeyi başarmıştır (Göle, 1992: 39).

1.2.3. Siyasal Davranış Olarak Oy Verme

Siyasal katılmayı siyasal bir davranış gösterisi olarak tanımlayan Tokgöz (1979: 67), siyasal katılmanın ayrıca bir karar verme işlemini de içerdiğini ifade etmektedir.

Siyasal katılma sürecinde oy kullanma önemli bir etkinlik olarak görülmektedir. Siyasal katılma yolu olarak oy vermeyenlerin oy verenlerden farkını ortaya koyan araştırmaya göre, oy vermeyenlerin eğitim düzeyi düşük, yoksul sosyal gruplardan gelen, siyasal sorunlara dair kendisi için bile olsa düşünmeyi istemeyen, kişisel bir yetersizlik ve güvensizlik duygularına sahip bireylerden oluştuğu görülmüştür (Lipset, 1986: 206- 207).

Siyasal katılım olarak seçmen davranışının önemi Gülmen’e (1979: 21) göre şu özelliklerden kaynaklanmaktadır:

 Demokratik siyasal ortamın vatandaşların kendi düşüncelerini yansıtmasına olanak sağlaması bakımından siyasal ortam önemlidir.

 Demokratik siyasal sistemlerde vatandaşlar eşit olarak siyasal katılma hakkı kazanmaktadır.

 Her vatandaş oy hakkına sahip olduğu için eşit söz hakkına sahip olmaktadır.

 Seçmen tercihleri siyasal sistemlerde gözlenebilmektedir.

 Seçmen davranışları nicel veya nitel olarak analiz edilebilmektedir.  Seçimler demokratik siyasal sistem açısından önemlilik göstermektedir.

1.3. SİYASAL İLETİŞİM SÜRECİNDE SİYASAL KAMPANYALAR 1.3.1. Siyasal Kampanyalar

Demokratik rejimlerde iktidar, seçmenler tarafından farklı seçenekler arasından tercih yapılarak belirlenmektedir. Bu süreçte seçmenlerin tercihlerini etkilemek amacıyla seçmeni ikna etmeye yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Siyasal ortamı takip eden, siyasete aktif olarak katılan seçmenin belirlediği tercihler, toplumun geleceği üzerinde etkili bir unsur olarak görülmektedir (Kılıç, 2013: 47).

(32)

Siyasal kampanyalar, “seçim dönemlerinde seçmenlerin oy tercihlerini etkilemeyi amaçlayan ikna edici bir iletişim biçimi” (Devran, 2004: 85) olarak tanımlanmaktadır. Uztuğ ise (1999: 24) siyasal kampanyaları “belirli bir hedef kitleye, kitle iletişim araçları veya yüz yüze iletişim yoluyla bir dizi ikna edici mesajların aktarılması” olarak betimlemektedir. Bu bağlamda, siyasi partiler ve adaylar, seçmen tarafından oy alabilmek ve kararsız seçmenleri kendilerine çekebilmek için siyasal kampanyalarla en etkili yöntemlere başvurmaktadırlar.

Siyasal kampanyalar, özellikle seçim dönemlerinde yürütülen siyasal iletişim faaliyetleri olarak değerlendirilmektedir. Bu anlamda siyasal olsun ya da olmasın bir kampanyadan bahsetmek için şu özelliklerin olması gerekmektedir (McQuail ve Windahl, 1997: 214).

 İletişimi başlatan bir süreç olduğu için örgütlenmiş olması gerekmektedir.

 Belirli bir amacı olmalıdır.

 Kamusal bir faaliyet olarak gerekli iletişim teknik ve yöntemlerini içermelidir.

 Geniş bir hedef kitleye yönelik mesaj içermelidir

 Kamusal zeminde yasal bir zemin üzerinde kurulmalıdır.

Siyasal kampanyalar, seçmenlere ulaşmak ve onların tercihlerini kendi lehinde değiştirmek için yürütülen süreç olarak tanımlanmaktadır. Bu nedenle iknanın gerçekleşebilmesi için gerek duyulan belirleyici olgu iletişim olmaktadır (Devran, 2004: 16).

Siyasal kampanyalar, seçmenlere siyasal parti ya da aday hakkında çeşitli mesaj stratejileri aracılığıyla bilgi vermek, onları belirli adaylara oy vermeye yöneltmek amacıyla yapılan eylemlerdir. Yine politik kampanyalar, siyasi parti adaylarının seçmen kitlelere tanıtılması ve belli bir konuda seçmenlerin görüşü alınmak üzere yürütülen ikna edici iletişim yöntemi olarak tanımlanmaktadır (Balcı, 2003: 145).

Siyasal kampanyaların seçmenlerin eylemlerini etkilemeyi amaçlayan ikna edici iletişim biçimi olarak değerlendirenler, siyasal kampanyaları da belirli özelliklere dayandırmaktadırlar. Bu görüşe göre (Rogers ve Stanley, 1987; aktaran Bir, 1994: 16);

(33)

 Kampanyanın hedefi geniş kitlelere ulaşmaktır  Kampanya belirli bir zaman dilimini kapsamalıdır.  Kampanya iletişim faaliyetlerini içermelidir.

Öte yandan hedeflenen kitleye doğru mesajı ulaştırılmasında ve hedef kitlenin ikna edilmesinde iletişim kanalları ve araçlarından yararlanılmalıdır (Uztuğ, 2004: 85).Kitle iletişim araçlarından iletilmek istenen mesaj, seçmenlerin siyasal parti ya da adaylar hakkındaki görüşlerini etkileyen içeriklerden oluşmalıdır (Sağnak, 1996:287).

1.3.1.1. Siyasal Kampanyanın Amacı

Aziz (2013: 113), siyasal kampanyaların bilgi aktarma, ikna etme, oy vermeye ve verdirmeye yönelik kamu seferberliğine neden olması gerektiğine vurgu yapmaktadır.

Siyasal seçim kampanyalarının genel amacı, verilen mesajla hedef kitleyi istenilen yönde eyleme geçirerek (Balcı, 2003: 145), siyasi partilerin iktidara gelmesini sağlamaktır.

Siyasal iletişim yönetiminin en temel faaliyetlerinden biri olan siyasal seçim kampanyaları, seçmen kitlesinde siyasal katılım sağlamayı, farkındalık oluşturmayı, seçmen düşüncelerini pekiştirmeyi ve kararsız seçmenleri ikna etmeye yönelik çalışmaları içermektedir (Akay, 2012: 106).

Seçmenlerin tercihini etkileyen ve onların belirli bir parti veya adaya yönlendiren iletişim faktörlerinden biri olan seçim kampanyaları, parti bağımlılığı zayıf ve hangi partiye oy vereceğine karar vermemiş olan seçmenler üzerinde daha etkili olmaktadır.

Seçim kampanyalarındaki her siyasal partinin ve liderin hedefi ülke yönetimini kontrol altına almaktır. Ülke yönetimine sahip olma amacı olmasa dahi bir siyasal parti ya da adayın seçime girme amacının en temel noktalarını Akay (2012: 106) şu şekilde sıralamaktadır:

 Siyasal parti adayının seçimi kazanamayacak olsa bile siyasi gücünü ortaya koymak istemek,

 Seçimi tek başına kazanamayacağını bilse de sonuçlarının koalisyonu gündeme getirmesi durumunda koalisyona katılmaya imkân tanıyacak miktarda oy almayı düşünmek,

(34)

 İktidar olma şansı olmasa bile partisinin ya da kendisinin fikirlerini geniş kitlelere duyurmak, partiyi tanıtmak, gelecek seçimlerde partiyi desteklemesi mümkün olan seçmenlerle diyalog kurmak,

 Seçimden en yüksek oyu alan aday ya da parti olarak çıkmak ve iktidar olmaktır.

Seçim kampanyalarının genel amacı, seçime katılan siyasi partilerin kazanmasını sağlamak ve tek başına iktidara gelmektir. Bu genel amacın gerçekleşmesi için ise kampanyalarda farklı seçmen kitlesine yönelik stratejiler uygulanmaktadır (Aziz, 2013: 113).

Kararlı seçmen bir siyasal parti için en güvenilir seçmen kitlesidir. Bu kitleye verilen mesajlarda onun güvenini tazeleyen söylemler yeterli olmaktadır ve bu seçmen kitlesinin oyu garantidir. Bir kısım seçmen ise, herhangi bir partiye bağlılık göstermemektedir. Bu tür seçmeninin oyu “yüzen oy” olarak tanımlanmaktadır. Böyle bir seçmen kitlesine yönelik uygulanacak kampanyada, kararsız seçmeni ikna etmeye yönelik planlar oluşturularak, seçmen üzerinde etkili olmak gerekmektedir. Seçim kampanyalarının bir diğer amacı da, sandık başına gitmeyen ilgisiz seçmeni siyasal katılıma duyarlı hale getirmeye çalışmaktır(Aziz, 2013: 113-114).

Siyasal kampanya iletişiminin amaçları Uztuğ’a göre (1999: 105);  Kampanya gündemi oluşturmak ve seçim havasını sağlamak,

 Seçmenlerin adaylar ve tartışılan konular hakkında bilgiyi arttırmak,  Seçmen tavrını olumlu yönde pekiştirmek

 Rakipleri destekleyen seçmenlerde şüphe uyandırmak,

 Aday ya da parti açısından olumlu bir kimlik oluşturmak olarak sıralanmıştır.

1.3.1.2. Siyasal Kampanyanın İşlevi

Siyasal kampanyaların konumu siyasal düzen içerisinde kampanyaların tanımlanmasını sağlamaktadır. Siyasal kampanyaların işlevlerini araçsal ve tamamlayıcı olarak iki başlık altında inceleyen görüşler bulunmaktadır. Siyasal iletişimin araçsal işlevi şunlardır:

 Kampanyaların seçmen tercihlerini değiştirme, tutumları pekiştirme ve seçmenleri oy vermeye güdüleyen bir yanı bulunmaktadır.

(35)

 Siyasal kampanyalar aracılığıyla farklı görüşler ortaya konulmakta ve aralarındaki farklılığın seçmenlerce ayırt edilmesi sağlanmaktadır.

 Kampanyalar, yeni liderlerin seçmene tanıtımına katkı sunmaktadır. Tamamlayıcı işlevler ise seçmenlere sunulan sosyo-psikolojik süreçleri içermektedir. Seçmenlerin siyasal katılım göstermesi, farklı siyasal oluşumların demokratik ortam içerisinde işlevsellik kazanması, oy yoluyla iktidara gelen adayların politik mücadelesi siyasal kampanyaların tamamlayıcı işlevi olarak sıralanabilir. Bu süreçte siyasal kampanyalar seçim döneminin en canlı ve en hareketli sürecini oluşturarak; seçimlerin gündelik hayatın bir parçası olmasına, seçmen ilgisini siyasete yönlendirmeye böylece de demokratik bir sistem içinde yer aldığımızı yoğun hissetmemize de neden olmaktadır (Denton ve Woodward, 1990; Aktaran Uztuğ, 1999). Siyasal kampanyalar aracılığıyla seçmenler, ülkenin gündeminde yer alan sorunları daha net bir şekilde görme ve izleme imkânı bulmaktadırlar. Bu açıdan bakıldığında bir öğrenme süreci olarak siyasal kampanyaların eğitim işlevini yerine getirdiği görülmektedir. Seçmenlerin gündemini belirleyen siyasal kampanyalar, siyasal adayları tanıtma işlevi yerine getirmektedir. Medya, siyasal kampanyalar üzerinde etkili bir unsur olarak siyasal kampanya süresin seçmenlerin adayları tanımasına ve parti programları hakkında bilgi edinmeye aracılık etmektedir. Demokrasi kuramcılarının bazıları seçimi demokratik öğrenmenin merkezine koymaktadır. Oktay’a göre (2002: 144-145), seçim kampanyalarının fonksiyonları şunlardır:

 Siyasal seçim kampanyaları, seçmen tercihlerini değiştirme ve tutumları pekiştirme fonksiyonunun yanı sıra, seçmenleri oy vermeye ve kampanyaya yardımcı olmaya da teşvik etmektedir.

 Siyasal seçim kampanyaları, farklı görüşlerin tartışmasını ve farklılıklar arasındaki ayrımın seçmenler tarafından yapılmasını sağlamaktadır.

 Siyasal seçim kampanyaları, yeni liderleri kamuoyuna tanıtmakta ve onların meşrulaşmasına zemin hazırlamaktadır.

 Siyasal seçim kampanyaları, seçmenlerin siyasi hayata bağlanmalarını sağlamakta ve demokratik bir siyasi hayatı yaygınlaştırmaktadır.

 Siyasal seçim kampanyaları, seçmenler tarafından siyasal parti ve adayların tanıtımını yapmaktadır. Böylece adayların kişisel özellikleri, diğer

(36)

adaylarla arasındaki farklılıklar onların tercihlerini yapmalarına kolaylık sağlamaktadır.

 Siyasal seçim kampanyaları sürecinde medya, parti ve adaylar hakkında bilgi vererek seçmenleri bilgilendirmektedir. Bu açıdan siyasal kampanyaların medya aracılığıyla eğitim işlevini gerçekleştirdiği söylenebilir.

 Siyasal seçim kampanyaları kendi görüşene uygun olmayan parti ve adaylar hakkında şüphe uyandırmaktadır.

Bu özelliklerin yanı sıra, siyasal kampanyalar seçim soncunu etkileyen tek etmen değildir. Diğer önemli etmenler, ülkenin bulunduğu ekonomik, siyasi ve sosyal durum; kamuoyunun beklentileri ile adayların ve partilerin daha önce yapmış oldukları eylemlerdir (Topuz, 1991:191). Bu noktada yine de siyasi parti veya adayların kendilerini kamuoyuna tanıtması, parti programlarını ve faaliyetlerini belirterek seçmenleri etkilemeye çalışmaları bakımından politik kampanyaların etkisini göz ardı etmemek gerekmektedir (Balcı, 2003: 148).

1.3.1.3. Siyasal Kampanyada İletişim Süreci

Siyasal kampanyaların hedefi, siyasal parti ya da adayın seçmen tarafından en çok oy almasını sağlamak ve tercih edilmektir (Oktay, 1996: 187). Siyasal kampanyalar, kaynaktan (siyasal parti ya da aday) hedefe (seçmen kitlesi) kadar uzanan, tanıtımı yapılan siyasal adayların en çok oyu alarak seçilmelerini sağlamaya yönelik iletişim faaliyetleri olarak da dikkat çekmektedir. Bu iletişim sürecinde çeşitli etken faktörler önemli rol oynamaktadır. Aşağıdaki bölümde yer alan Nowak ve Warneyd (1985) Modeli, siyasal kampanyalarda yaşanan iletişim sürecini şematik olarak açıklamaktadır (Altıntaş, 2001: 44-46):

(37)

Şekil 1.3. Nowak ve Warneyd Modeli

Kaynak: Balcı, Ş. (2003). Politik Kampanyalarda İmaj Yönetimi (Genç Parti Örneği),

Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 9,143-161.

Bu model çerçevesinde amaçlanan etki, parti ve adayların tanıtılmasını, tanıtılan parti ya da aday lehine tutum ve davranış değişikliği geliştirilmesi ve en çok oyla iktidar olmayı içermektedir (Tan, 2002:115).

Rekabet edilen iletişim ortamıyla parti ve adayların seçmen kitleyi etkilemek amacıyla kitle iletişim araçlarını kullanmak suretiyle birbirleriyle tartışabildiği ve yeni fikirlerin ortaya atıldığı bir seçim arenası sağlanmalıdır.

Hedef nüfus veya alıcı grup olarak tanımlanan olgu, siyasal kampanyaların etkileme alanı olan oy verme yaşına ve yeterliliğine sahip olan herkesi kapsamaktadır(Tan, 2002:109).

Siyasi parti veya adayların seçmen kitlelerine aday ya da partiye tanıtmaları ve kendi lehine oy kullanılmasını sağlamanın önemli yolu olarak kitlelere ulaşmayı sağlayan kanalların kullanılması önemlilik göstermektedir (Aziz, 2003: 78). Bu bağlamda kanal, siyasal aday ile seçmen arasında mesaj akışını sağlayan araçlar olarak tanımlanabilir.

Politik kampanyalar sırasında televizyon başta olmak üzere radyo, gazete, dergi, broşür, el ilanları, afiş gibi araçlar mesaj taşıma aracı olarak kullanılmaktadır.

Çıkış Noktaları Yönlendirici Etmenler

Rekabet edilen iletişim Mesaj Amaç-lanan Etki Etki Edilen Etki Alıcı Kitle İletişim objesi Kitle iletişim araçları Rekabet edilen iletişim Hedef nüfus

Şekil

Şekil 1.2. Siyasal İletişim Açısından İlişkili Temel Kavramlar
Şekil 1.4. Kişisel İmaj Bileşenler  KONU  ÖZELLİKLER  GÖRÜNÜŞ  Fiziksel  Özellikler  Giysi  Tercihi  Uyumlu Giyim
Tablo 3.9. Oy Vermeyi Etkileyen Değişkenlerin Demografik Özelliklerine Göre  Dağılımı
Tablo 3.10. Oy Vermeyi Etkileyen Değişkenlerin Siyasal Tercih, Tutum ve  Davranışlara Göre Dağılımı
+7

Referanslar

Benzer Belgeler

Jasa Asuransi Indonesia (Jasindo), and PT. Jiwasraya in the city of Bandung), (3) How the influence of work conflict and leadership behavior on employee performance (study at

Ermeniler Nahçıvan’a da saldırdı Cabbar SIKTAŞ İĞDIR/ MİL-HA “ 7 ZERBAYCAN’ın \ Dağlık Karabağ ____ bölgesinde Azeri-Ermeni çatışması hızla sürerken,

As physical testbeds are expensive and not easy to access, evaluations of objective MRHOF and OF0 have been conducted in simulation environment. For these simulations, Cooja

Ancak öğrenme ve momentum oranlarının artırılması δ ( k ) ’nın üstel azalan fonksiyonu olarak değiştirilir.. küçük eğimli bölgelerde, büyük eğimli bölgelere

2001, Inverse eigenvalue problems for Sturm-Liouville equation with spectral parameter linearly contained in one of the boundary conditions. Inverse Problems,

The purpose of this article is to review an activity used within a Multi-Disciplinary Learning lesson and back up or refute the inquiry-based approach with

12. The United Kingdom was mad at the Japanese so they made many Japanese-Australians leave their homes. They were put in camps with barbed wire around the outside of the

According to the interviews, it is possible to examine the reasons for choosing business administration department in three main categories; choice by their own