• Sonuç bulunamadı

Dinler ve dillerin dansı:6-7 Eylül olaylarının vuramadığı, yılların bozamadığı tek semt Kuzguncuk

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Dinler ve dillerin dansı:6-7 Eylül olaylarının vuramadığı, yılların bozamadığı tek semt Kuzguncuk"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

BİR S E M T - BİR Y A Ş A M

6-7 Eylül olaylarının vuramadığı, yılların bozamadığı tek semt: ‘Kuzguncuk...’

D inler ve dillerin dansı

BERAT GÜNÇIKAN

Başını hafifçe öne eğip soru­ yor, “6-7 Eylül olayları nedir bi­

lir misin?”

İnsana ait ilk izlerin ta poleoli- tik döneme, İsa'dan önce yüz- binle otuzbeşbin yıllarına denk düştüğü bir yerden, üstelik dün­ yanın en büyük ud ustası On- nik'in evinden kalkıp otuzdokuz yıl önceye düşüyor soru...

Akşam Gazetesi sekiz sütuna

manşet atmış,“SeIanik’te, Ata­ türk’ün evi bombalandı.” Det mokrat Parti'nin Marshall plan­ lan için milli birlik ve beraberli­ ğe gerek duyduğundan mıdır nedir, radyo da onüç ajanslan- nda doğrulamış “balon” haberi. Bir anda sokağa dökülen binler­ ce kişi, Kasımpaşa, Karaköy. Beyoğlu. Kurtuluş, Tarlabaşı nerede Rum, Ermeni. Yahudi dükkanı, evi varsa yerlebir et­ miş. Balon haberi çıkaranlar bile önleyememiş yağmalamayı. İki gün, binlerce yılda oluşmuş kül­ türün, banşın. dostluğun üzeri­ ne kapkara bulut olup dökülü- vermiş...

Ama onun yaşadığı yeri, yani Kuzguncuk’u zaptedememiş

J?uluiJUfc=5onısu~dar unımsafc

ması da bu yüzden işte. Kiliseyle caminin sırt sırta verdiği, az öte­ deki havranın zangoçluğunu bir müslümanın yaptığı Kuzgun­ cuk'ta müslümanlar, çapulcu yobazların, önünü kesmiş. Kim­ selerin evi yakılmamış, kimsele­ rin burnu kanamamış. “Ama” diye yeniden giriyor söze Mimar

Cengiz Bektaş, “Yürekleri ka­ nadı. Korktular, engelleyemedik. Yahudiler İsrail’e, Rumlar Yuna­ nistan’a gitti. Ermeniler de İstan­ bul’da bir semtte toplanmayı yeğ­ ledi.”

Cengiz Bektaş öyle dededen

kalma değil, sadece onaltı yıllık Kuzguncuklu. Ama onaltı yıl,

Cami-kilise İkilisinin arasında yeşilin büyülü dansı çan sesiyle ezanın gi­ zemli karışımına dönüşüp büyülüyor insanları. Mimar Cengiz Bektaş da Kuzguncuk aşıklarından. (Fotoğraf: G A R B İS Ö ZA TA Y )

tarihini ve kültürünü de araştırı­ nca “Kuzguncukluyum” demek için yetip de artmış bile. Bir de herşeye rağmen dört inancın içi- çeliğinin sürmesi, Yahudiler için mezarlıklarının Kudüs’e bitişik sayılması, dünya haham- başısının burada seçilmesi etki­ lemiş.

Artık-İcadiye Caddesi üç gün halılarla kaplanmasa, çiçekler atılmasa, laternalar çalınıp dans

edilmese de “Yaşanılası ve ya­

şatılası tek yer Kuzguncuk” diye

düşünmüş. “Yaşamın yönlendi­

rilmesinde demokratik katılım ve düzeyde bilgilenme bağımsızlığfi’nın ilk temelleri de

böyle alılm ış...

Üryanizade sokağında ilko­ kul, ortaokul öğrencilerinin ya­ rarlandığı binlerce kitaptan olu­ şan kütüphane işte bu temel üze­ rine oturtulmuş. Eski maran­

gozhane yeni kütüphane zaman gelmiş profesyonel tiyatro grup­ larına prova sahnesi olmuş, za­ man gelmiş mahalle sakinlerinin yemekli toplantılarına tanıklık etmiş. Altmıştan fazla evin röle- vesi bu temele dayanıp çıkarılmış. Yine bu temel Bere­ ket sokağında Karagöz gösteri­ lerine kucak açmış. “İnsanların

çevrelerine sahip çıkmaları ço­ cukluktan başlar” denilip yaz

okulu açılmış. Otuzbeş üni­ versiteli hafta sonlan ikişer sa- saatlerini ayırıp çocukları resi- me, müziğe yakınlaştırmış. Kuzguncuklu çocuklar bu okul sayesinde görmüş Top- kapı Sarayı'nı. Bir de çocuk ti­ yatrosu kurulmuş ama ertesi gün seçim derdine yıkılmış. Evlerindeki eski eşyalarını, eski oyuncuklannı onaran ço­ cuklar kendilerine bir panayır kurmuş, üstelik para ka­ zanmışlar...

Bir gün tek yeşil alanları hastane yapılmak istendiğin­ de kendisini göstermiş bu te­ mel üzerine kurulanlar.

Tüm Kuzguncuklular alanı doldurup bir başkaldırı pikni­ ği düzenlemişler. Akordeonlar çalınmış, valsler, tangolar yapılmış. Alan da tüm yeşilli­ ğiyle Kuzguncuklular'a kalmış...

Türkiye Büyük Millet Mec­ lisi Başkanı Hüsamettin Cin-

doruk, Güngör Dilmen. Can Yücel. Erdal Alova. Ünal Ci- mit. Balıkçı Namık, İsmet

Baba Restaurantı’nın sahibi

Seyfi Dökmecier. Berber Mu­ zaffer eski ya da yeni ama hep

Kuzguncuklu. Turistik bir te­ sise dönüşen İsmet Baba da hala onlar için her zaman boş bir masa var. “Beyoğlu’nda

bile bulamazsınız ” diyor Cen­

giz Bektaş, “Anılarını sakla­

yan insanların oturduğu tek semttir Kuzguncuk.”

Yine eski Kuzguncuk'a dö­ nüyor Bektaş. Yüzme ve fut­ bol karşılaşmalarının yapıldığı, deseni sabitleşsin diye denize batırılan yazma­ ları. ilk kırık metrenin yapı­ lmasını. kadınların eve ış al­ ması nedeniyle İstanbul'da ilk kreşin kurulmasını...

Osmanlı denilen hamamın aslında Ermeni yapımı oldu­ ğunu, çünkü Ermeniler'in evinde banyo bulunmadığını anlatıyor. Rumlar. Ermeniler ve Yahudiler gidince yerini alan Karadenizlilerin burada farklı bir kültürün varlığını se­ zip bozmamak için harcadı­ kları çaba da yabana atılır gibi değil. Bir sit alanı olması bir de dargelirli insanların küçük evlerinin müteahhitlerin iş­ tahını söndürmesi koruyor Kuzguncuk’u betondan...

Nazım Hikmet'in teyzesi Sare Hanım’ı anımsıyor. Be-

yoğlu’na çıkıp da ayağını sandığa uzatan Sare Hanım'a soruyor boyacı. “Kuzguncuk­

lu musunuz hanımefendi?” O

Sare Hanım ki, erguvanlar arasında kurulan sofrada

Camcı Koço'nun omuzuna

elini atmıştı: “Kardeş gibi değil

miydik Barba?”

Dükkanının önüne getiri­ len cenazesinin başına top­ landıklarında. o açık saçık fı­ kralar anlatan Berber Muzaf- fer’in başını tabuttan uzatıp “

İşiniz gücünüz yok mu sizin ?”

diye sormasını beklediklerini de anımsıyor Bektaş...

Kuzguncuk orada, Üskü­ dar'la Beylerbeyi arasında, bunca din savaşma, hoşgörü­ süzlüğe karşı direniyor. Bilile­ ri de onun üzerine titriyor. Peki, sizin üzerine titrediğiniz bir sokağınız, semtiniz var mı?

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Wolfgang Dieter Lebek, Institut fiir Altertumskunde der Universifat zu KOln D-50923 Koln, E-Mail

雞蛋銀耳羹 材料:白木耳 50 公克、雞蛋一個、冰糖少許 製法:先將白木耳放到溫水中浸泡 20 分鐘,洗淨,放入 800c.c

Muallimi, İstanbul Emraz-ı Akliye ve Asabiye Hastanesi'nin başhekimi, hastaların babası M azhar Osman'ı neden yazdığını anlatıyor: " M azhar Osman lider,

İki gökada birbirleri- nin içinden birkaç kez daha geçtikten sonra yakla- şık 100 milyon yıl içinde eliptik bir gökada oluştu- rarak kaynaşmış olacaklar. Eliptik

video çekimi için, profesyonel video kayıt cihazı yerine üretici standartlarına göre profesyonel bile sayılmayan bir fotoğraf makinesi öneriyoruz. 2010 yılında House

Eserde Fâtiha suresinden başlayıp Mülk suresine kadar surelerin isimleri sayılmış, Mülk ve Nebe’ cüzlerinde bulunan sure- ler herkesin malumu olduğu için

Bizanslılar zama­ nında halkın mücadele ve yarış meydanıydı; Türkler zamanında ise yeniçerilerin ve sipahilerin is­ yan meydanı oldu.. A t meydanın­ da,

Buna göre, merkez bankaları etkili alt sınır kapsamında niceliksel genişleme şeklinde geleneksel olmayan para politikası araçlarını tercih etmiştir.. Etkili alt