• Sonuç bulunamadı

Yarım yaşam:Orhan Veli

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Yarım yaşam:Orhan Veli"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

M illiy e t

ahtiialitv

• 15 KASIM • 1987

Yarım yaşam: Orhan Veli

- i. NSAN ömrüne yetmiş yıl biçen bir Kutsal Kitap tümcesine da- JL yanarak, “Hayat yolunun orta­

sında kendimi / Karanlık bir orman içinde buldum / Anladım yolumu kay­ bettiğimi” diye başlar Dante, Divina Commedia eserine; Floransa’dan sürü­

lürken tam otuz beş yaşındadır. Cahit Sıtkı Tarancı, bu dizelere tutunarak,

“ Yaş otuz beş, yolun yarısı eder / Dan­ te gibi ortasındayız ömrün” diye girer

ertesi yıl C H P’nin ödülünü kazanacak şiirine. (O dönemde başka hiçbir ede­ biyat ödülü yoktur.) Ne Dante yürüdü yolun bütününü, ne Tarancı gördü uzun ömrünü; ikisi de Balzac’ın Rap- hael’i gibi (La Peau de Clıagrin, aynı adla üç kez çevrildi dilimize: Tılsımlı

Deri) sorumsuzca yaşarken, istedikleri

her şeyin gerçekleşmesiyle her gün bi­ raz daha ufaldığım görmediler sürele­ rinin. Yine de Dante yarı yoldan fazla­ sını yürüdü (1265 - 1321), Tarancı bile birkaç fazla adım attı (1910 - 1956); hiç olmazsa bir şeyler istemeye vakit bul­ dular. Sanırım insanlığın sonsuz özlem­ lerinden biridir bu: “ ...Ve İbrahim, ko-

camış ve günlere doymuş olarak, güzel ihtiyarlıkta son soluğu verip öldü...”

(Kitabı Mukaddes, 1974 bas.s.23).

HAM MEYVELER, GÖK EKİNLER

Ne yerinilesi bitişler, nice sırasız be­ lalar, ne anlamsız kazalar, ne acı yaz­ gılar var dünyada; bunların hepsini bilir de en çok biri üzerinde durur Yunus Emre’miz: “ Şu dünyada bir nesneye

yanar içim, göynür özüm / Yiğit iken ölenlere, gök ekini biçmiş gibi.” Yir­

mi altı yaşında savaş cephesinde yok olan Macar şairi Sandor Petöfi (1823 - 1849) yine de aşklı bir evliliğin dirli­ ğini tatmış, ev mutluluklarını şiirinde beslemiş, vakitli eylemiyle de adı silin­ mez ulusal bir kahraman olmuştur. Bir gençlik yeteneğiyle ölmezlerin şiir kapıT sından doğan karmakarışık bir Arthur Rimbaud vardır Fransız edebiyatında (1854 - 1891); eserini beslemezse de gönlünce yaşamanın bütün olasılıkları­ nı dener, dünyayı gezip dolaşırken key­ finin tadım çıkarır. Ya bizim talihsizi­ miz? Dün ölümden sonraki otuz yedin­ ci yıl dolan “ bir fakir Orhan Veli’ miz?” (1914 -14 Kasım 1950); daha ya­ rı yoldan sonraki ilk adımını atarken uyarısız bir çukurda, beynini incitive- ren otuz altı yaşındaki civan ölümüz? Bugün ulaştıları sanatsal düzeye

top-3D'\\e.v. \zç>>\ luca hayranlık duyduğumuz okul ve ış arkadaşları Melih Cevdet Anday, Ok­ tay Rifat, üstad Dağlarca, Aziz Nesin gibi (Tanrı ömürlerini dirlik ve sağlık­ la uzun etsin) değer yüksekliklerine ön­ cülükle erişebilecek Orhan Veli’miz? Dirimbilimci gözüyle Claude Bernard, “ Hayat, ölümdür” der; yaşanan her günün bizi yorup eskittiğine, eskiltip tü­ kettiğine inanarak. Neyi bitirip gitti ki Orhan Veli? Yeni Türk şiirinin kapısını ilk açan, şiirimize halkı (demokrasiyi) çağıran, nasırlı Süleyman Efendi’ye yurttaşlık onuru; takıp takıştırarak, sü­ rüp sürtüştürerek piyasa vakti muhal- lebecide bekleyen vesikalı yâre sevme özgürlüğü; gökyüzünü her sabah mavi­ ye boyayan Dalgacı Mahmut’a düşün­ me gücü, Altındağlılara oy hakkı geti­ ren o değil mi? Yine de “ Doğaya ek­ lenmiş insan” diye tanımlanan sanat; insan yaşamı kadar çürük olmadığı, zamana dayanan nitelikleri taşıdığı, dal budak salan ortaklıklar sağladığı için... bir teselli olabilir: “ Düşülür bir hayale

zevk alınır / Belki hâlâ o besteler çalı­ nır / Gemiler geçmeyen bir ummanda”

(Y.K. Beyatlı - Itrî). Tıpkı üstad Dağ­ larca’mn, düş gücüyle Orhan Veli’yi şa­ şırtan şiirindeki gibi: “ Hâlâ yaşar de­

nizde ilk intihar edenin suya teması...” (Denizden Gelen - Çocuk ve Allah). İn­

sanın etkisi yok olmaz.

DAR ÇAĞ YAZGISI

Yaşam özetini kendi ağzından din­

leyin, bir kitaptan izleyin; ulaşılmamış, erişilmemiş, tadılmamış nice mutluluk haklarının tepesinde bir “ Dar Çağ” (Behçet Necatigil’in şiir kitabı, 1960) yazgısını hemen görürsünüz. 1950’lerde biten kısacık bir aydının ömrünün; nice özgürlüğe, hakka, aydınlığa sımsıkı ka­ palı tutulan zavallı kısmeti .İstanbul-An- kara öğrencilikleri, en az üç yıl savaş sınırlarında askerlik , sonra küçük me­ murluklar, çeviri emekleri, şiir çalışma­ ları, dergi yayını (1 Ocak 1949‘da çıkan küçücük Yaprak, ölümünden sonra ar­ kadaşlarının kotaracağı Son Yaprak’a kadar topu topu 28 sayı).

Lambo akşamlarında edebiyat soh­ betleri, kaçamak ilişkiler, kısacık yol­ culuklar (onlar bile bir şiir esinidir: Des­

tan Gibi, 1946), para sıkıntıları... Eş­

siz, yuvasız, eşyasız, dölsüz, desteksiz, yurt dışı ufuklara hiç uzanamadan, işini bitiremeden, yarımdan da kısa kalan (yetişmek için harcanan onca yıldan sonra... ne artıyor ki?), ansızın bitive- ren bir ömiircük. Onun için, “ Uzun sö­ zün kısası, Orhan Veli’nin özlemidir bu:

Bu dar çağ, küçük olanak şairinin .. Yaşamak istiyordu özlediği gibi; yaşa­ mayı bu kadar cömertçe özlediği için­ dir ki genç öldü” demiştim.

Dar çağlarda, küçük olanaklarla öz­ gürlüğü sağlamak ve “ İnsan Gibi” mutlu olmak yalnızca bir düşdür, ger­ çekleşemez. Yazgısında bu özlemle ol­ mazlığın çatışmasını gören Orhan Ve­ li, bilerek vazgeçişlere sığınır. Şiire ça­ lışabilmek için memur aylığını bırakır, sanırım özgür kalabilmek için de evli­ liği aramamıştır. Çoluk çocuk bekleme­ ye vakti yoktur. Yaşamsal özverilerin hepsiyle sanatına sarılır yarım ömrüne karşılık bütünler eserini, Türk şiirini çe­ şitli pasaklarından yalama alışkanlıkla­ rından kurtarır, yolu açar, rahattır şim­ di...

Cemal Süreya şöyle der: “ Orhan

Veli’nin kavgası edebiyatımızın en bü­ yük kavgasıdır. Bu kavganın yurdu­ muzdaki bütün şiir köklerini büyük bü­ yük ırgalayan bir işlevi oldu. Orhan Ve­ li, Türk şiirinin kavgasını kazandı. Ken­ di şiirinin kavgasını kaybetti.” Görü­

yorsunuz, önce tam bir hak tanıyış, ar­ dından yeni kuşağın baş kaldıran tutu­ mu. Doğrusu bir nükte dikkati olarak yerindedir bu son söz; ama edebiyat gerçeği açısından, İkinci Yeni’nin de­ ğerler ve yanılgılar toplamı açısından tartışılıp değerlendirilmesi gerekecektir»

25

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

C’est ainsi qu’en dernier lieu, des écrits parus dans la revue «Time» écrits d’après lesquels « une partie des Orthodoxes fut anéantie dans la Turquie

Olgu Sunumu: Eagle Sendromu (Uzamış Stiloid Çıkıntı Çıkıntı Çıkıntı Çıkıntı)))) Case Report: Eagle’s Syndrome (Elongated Styloid

Geleneksel Alevi örgütlenmesinin bel kemiğini oluşturan kurumsal yapı olarak Dedelik Kurumu ve buna dayalı olarak tarihten günümüze Alevi toplumu için büyük

Index (IIEF) Questionnaire- Erectile Function Domain Score (IIEF-EF score) used in erectile dysfunction (ED) evaluation and the prevalence of priapism after penile

Cumhurbaşkanı Sayın SÜLEYMAN DEMİREL, Başbakan Sayın BÜLENT ECEVİT, CHP Genel Başkanı Sayın ALTAN ÖYMEN, ANAP Genel Başkanı Sayın MESUT YILMAZ,. DYP Genel Başkanı

Hatapakki ve Gülhane (2 015), bu çalışmalarında C tipi 100 ton çalışma yüküne sahip hidrolik presin yapısal dayanım davranışını öğrenmek için sonlu elemanlar analizi

Aşık Veysel’in kültür çiçeği dedi­ ği Ruhi Su, başta Pir Sultan, halkın sesini, ezil­ mişliğini, direnişini, özlemini duyuran tüm ozanlarla özleşiyor,

Hem mimar hem ressam olan sanatçının Ayasofya minaresinden yaptığı ilginç bir resimde, sur önünde yer alan bu kutu gibi evler, bütün tat­ lılığı ile