• Sonuç bulunamadı

Dünyadaki tüm nesnelerin, tüm olayların ve fikirlerin ifadesi yalnızca bu iki kavrama bağlıdır

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Dünyadaki tüm nesnelerin, tüm olayların ve fikirlerin ifadesi yalnızca bu iki kavrama bağlıdır"

Copied!
3
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

29

TDK sözlüğünde ekleri, bileşikleri ve tamlamalarıyla birlikte dört tam sayfayı dolduran iki kelime var: Dil ve söz. Birbirini hem anlam hem kullanım bakımından tamamlayan bu iki kelime, aslında ömrümü- zün sonuna kadar bizimle birlikte olan iki kavramdır.

Dünyadaki tüm nesnelerin, tüm olayların ve fikirlerin ifadesi yalnızca bu iki kavrama bağlıdır.

Dil, her sözü söyleyebilir ama söz, dile bağlı olmadan da ifade edilebilir.

Söz nedir? Bakacak olursanız sözlüklere ya da ansiklopedilere, sözün karşılığında 9 ayrı tanım bulursunuz. Söz, cümledir; söz, kelimedir; söz, ya- zılı veya sesli anlatım yoludur; söz, öğüttür; söz, güftedir; söz, güvencedir vs.

Ben, sözü şöyle tanımlıyorum: Bir maksadı anlatmak için gösterdiğimiz çabaya söz deriz. Bu çaba, ister kelime ister cümle ister bir işaret ya da gü- vence olsun maksadımızı ifade ediyorsa sözdür.

Açıp sayacak olursanız sözlüğümüzde içinde söz kelimesi bulunan 129 adet tamlama ve kavram görürsünüz. “Söz açmak”, “söz etmek”, “söz söyle- mek”, “söz birliği etmek”, “söz kesmek”, “söz başı”, “söz hazinesi”, “söz mey- danı”, “söz konusu”, “ilk söz”, “ön söz”, “son söz”, “tatlı söz”, “atasözü” gibi 129 kavram… Atasözleri, tekerlemeler ve özdeyişlerin içinde geçen söz kelime- leri ise buna dâhil değil…

Bilgisayarda, ağ ortamında gördüm ki söz ile ilgili olarak 78 milyon 200 bin dosya mevcut…

Bu kadar geniş kullanım alanı olan söz ile ilgili kimi tanımlarda, sözün cümle olduğu da yazılmaktadır ama “sözümü yarıda kesti” derken burada kast edilen cümle değil, bir ifadedir. Demek ki söz aynı zamanda, kısa ya

Söz

Şener METE

Türk Dili Ekim 2017 Yıl: 68 Sayı: 790

(2)

Söz

30 Türk Dili

da uzun bir ifade anlamına da gelir. Konuşmada cümle veya kelime sözünü çok sık kullanacaksak arada bir söz demek gerekir çünkü bir cümlede aynı şeyin peş peşe tekrarlanması, kakofoni denilen yanlışa yani sıkıcılığa sebe- biyet verir.

Söz, tek başına kelime de olamaz çünkü kelimenin karşılığı sözcüktür.

Sözcük kelimesindeki -cük, küçültme belirten bir ektir. Ayşecik, kitapçık, bebecik, köycük... gibi adlar hep küçüklüğü veya eksikliği belirtir. O bakım- dan söz, tam anlamıyla kelime değildir.

Anlatım bağlamında söz, aslında kişisel bir dildir. Kişinin dilidir. Ko- nuştuğu lisan Türkçe, İngilizce, Almanca olsa da herkesin kendine özgü bir söz söyleme biçimi vardır. Burada vurgu, tonlama, coşku, duraklama gibi unsurlar rol oynar ama halkın diliyle ‘kişinin aynası’, ağzından çıkan sözler- dir. Bu bağlamda konuşulan söz, insanın kişiliğini de yansıtır.

“Kişi; sözün hamını, kemini, demini bilmeli” demiş Yunus Emre… Yani sözün zamanını, kötü olanını ve doğru olanını bilmelidir.

Sözle ilgili bugüne kadar yazılmış şiirlerin en açık ve en akıcı olanı ben- ce Yunus Emre’ye aittir:

Sözü bilen kişinin yüzünü ağ ede bir söz Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz Söz ola kese savaşı söz ola bitire başı Söz ola ağılı aşı bal ile yağ ede bir söz Sözlerini pişirgil yaramazını aşırgil

Sözün us ile düşürgil demegil çağ ede bir söz Gel ahî ey şehriyâri sözümüzü dinle bâri Hezâr gevher ü dinârı kara taprağ ede bir söz Kişi bile söz demini demeye sözün kemini Bu cihân cehennemini sekiz uçmağ ede bir söz Yürü yürü yolun ile gâfil olma bilin ile Çok sakın ki dilin ile cânına dağ ede bir söz Yûnus imdi söz yatından söyle sözü gayetinden

Çok sakın o şeyh katından seni ırağ ede bir söz…

Yunus’un dizelerinden anladığımızı özetlersek sözle doğar, sözle yaşar ve sözle ölürüz. İnsanın ilki de sonu da sözdür. Söz vardır yüceltir, söz vardır yerin dibine batırır. Mercimek Ahmet’in dediği gibi “Söz Âdemde gizli değil, Âdem sözde gizlidir…”

(3)

Şener METE

Türk Dili 31

Söz, ağzımızdan çıkmaktadır. Bunun karşılığı sözü söylemektir. Dil bi- limciler, söylemek kelimesinin aslının “sözlemek” olduğunu yazar yani sözü ağızdan çıkarmak, bahsetmektir “sözlemek”. Türkmen Türkçesi Deyimler Sözlüğü’nde galat sözlemek, “yanlış konuşmak” olarak açıklanmış.

Ahmet Bican Ercilasun; “Kazakça, Kırgızca, Özbekçe, Türkmence, Uy- gurca, Azeri ve Türkiye Türkçesinde söz biçiminde; Başkurtçada hüz, Ta- tarcada süz şeklinde kullanılmaktadır” der… Şems-i Tebrizi, “Sözü süz de söyle, gönlü bulandırmasın” derken “söz” ve “süz”ü bilinçli mi yoksa uyum amacıyla mı kullanmıştır bilmiyorum.

İslamiyet öncesi Türk edebiyatının en önemli kaynağı olan Oğuz Kağan Destanı’nda söz, itaat ve emir manasında kullanılmıştır. Destanda, “Kim be- nim sözlerime ve buyruklarıma baş eğerse, hediyelerini kabul ederek, onu dost edinirim. Kim baş eğmezse, gazaba gelirim; düşman sayarak, ona karşı asker çıkarır ve derhal baskın yapıp onu astırır ve yok ederim” diye yazmak- tadır.

Divan-ü Lügat-it-Türk’te söz, sav olarak yer almakta ve ‘atalar sözü, darb-ı mesel ve kıssa’ anlamlarında örneklendirilmektedir. Örneğin, “Bil- ginlerin sözlerini öğüt olarak al” denilmektedir.

Kur’an-ı Kerim’de söz ile ilgili pek çok ayet yer alır. Kutsal kitapta;

Allah’ın sözü, peygamberlerin sözleri ve kulların sözleri olarak her birinin üzerinde defalarca düşünülecek ayetler bulunmaktadır ve bu ayetlerle ilgili olarak da binlerce kitap yazılmıştır.

Burada 2 ayetin konumuzla ilgili olduğunu düşünüyorum:

Nisâ suresinde Rabbimiz, “Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar ve doğru söz söylesinler” derken; İsrâ suresinde, “kullarıma söyle: (İnsanlara karşı) en güzel sözü söylesinler” buyurmaktadır.

Bu iki ayeti yan yana getirirsek ‘doğru sözü en güzel biçimde söylemek gerekir’ diye bir sonuç çıkarabiliriz.

Buradan da sözlerimizin bir sanatkârın ince ve rakik dokunuşları gibi dinlenmeye değer olması gerektiğini söylersek “söz sanatı” kavramına ulaş- mış oluruz.

Sözle ilgili olarak saatlerce konuşsak, sayfalarca yazsak gene de bitire- meyiz. Sözü sanat olarak kullanabilen kişilerin, söz üzerinde saatlerce değil yıllarca çaba gösterdiklerini söylemek bile sözün değerini açıkça ortaya koy- maktadır.

Referanslar

Benzer Belgeler

Binlerce belki ve gerek Binlerce olsun ve olmasın Binlerce yapılmamış iş Binlerce keşke ve eğer Binlerce taşınmamış yük Binlerce ola ki ve meğer Binlerce söylenmemiş

Birinci bölümde Yahya Kemal’in beş şiir kitabında yer alan, daha doğrusu kelime grupları oluşturan ad tamlamaları, sıfat tamlamaları, Arapça-Farsça

Gerek ağlat, gerek güldür, Gerek yaşat gerek öldür, Aşık Yunus sana kuldur, Kahrında hoş, lutfun da hoş... 6-İLİM İLİM BİLMEKTİR İlim

Aşağıda verilen söz sanatlarına uygun cümleler oluşturunuz. Abartma - Caddadeki evler ………. Tezat - Bugün iyi gördüğümüz olaylar ……….. Aşağıdaki

Söz ve yazı, sözlü icra ile yazılı icra, söz ve yazının düşünme biçimleri üzerindeki etkisi, sözlü ve yazılı icranın birbiri üzerindeki etkisi ile ilgili

"Öğretmenler hangi kriterlere göre değerlendirme yapıldığını biliyorlar mı?" maddesi ile ilgili yönetici algılarının ortalaması x= 3,17, öğretmen

Giriş, bölümünde Türk dilbilgisi tarihi hakkında genel bilgi verildikten sonra Kütahyalı Abdurrahman Fevzi'nin hayatı, Mikyasu'l-Lisân Kıstasu'l-Beyân'ın içeriği,

Çalışma, bir önsöz, Kıbrıs basını ve Ankebût hakkında kısa bilgiler veren giriş bölümü, 1920-1923 yılları arasında Ankebût gazetesinde yer alan şiirlerin