• Sonuç bulunamadı

QSAR Kantitatif Yapı - Etki İlişkileri

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "QSAR Kantitatif Yapı - Etki İlişkileri"

Copied!
9
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Kantitatif Yapı-Etki İlişkileri

QSAR

(2)

Kimyasal bileşiklerin moleküler nitelikleri (yapısal/fizikokimyasal özellikleri) ile biyolojik aktiviteleri arasındaki ilişkileri matematiksel yöntemlerle nicel olarak çözümleme çalışmalarıdır.

(3)

Kimyasal bileşiklerin nicel olarak saptanan moleküler nitelikleri ile biyolojik etkileri arasındaki ilişkilerden yararlanılarak;

«İdeal ilaç etken maddesi olabilecek yeni önder bileşiklerin tasarlanmasını

veya geliştirilmesini» sağlamaktır.

QSAR analizleri ile;

 Bir seri bileşik üzerinden geliştirilen yapı-etki ilişkileri analiz denklemi kullanılarak daha iyi etki gösterebilecek yeni bir bileşik tasarlanabilir.

 Var olan bileşiğin toksisitesi azaltılabilir.

 Seçilen bir bariyeri (örn; Kan-Beyin Bariyeri) geçmek için optimum lipofilik özelliğe sahip lider yapı optimize edilebilir.

QSAR Analizi

(4)

Hansch Analiz Metodu

h (x)h Hidrofobik (Lipofilik) Özellikler

e (x)e Elektronik Özellikler

s (x)s Sterik Özellikler c Korelasyon sabitesi

log 1/C C = I50, LD50, ED50 veya MİK değerleri şeklinde molar

konsantrasyonda doz miktarını gösteren biyolojik etkinin ters logaritma değerleri

log 1/C = 

h

(x)

h

+ 

e

(x)

e

+ 

s

(x)

s

+ c

(5)

QSAR | Hansch Analiz Metodu > Sistem Akış Şeması

BAŞLANGIÇ NOKTASI

Araştırılacak Kaynak Bileşiklerin Seçimi Bileşiklerin Sentezi

Biyolojik Aktivitenin Gözlenmesi Parametrik Değerlerin Seçimi

Ana Dosyanın Hazırlanarak Bilgisayara Yüklenmesi

Regresyon İşlemi

Regresyon Denklemlerinin Eldesi İstatistiksel Datanın Analizi Korelasyon Denkleminin Seçimi Yapı Etki İlişkileri Analizi Sonucu

Daha Etkin Bileşiklere Ulaşılıp, Ulaşılamayacağının Değerlendirilmesi HAYIR DUR EVET 5 3

(6)

Hidrofobik (Lipofilik) Elektronik

Sterik

moleküler ve /veya sübstitüent sabitelerdir.

Gerek efektör-hedef arasındaki etkileşmelerde rol oynayan dinamiklerin, gerekse de ilaç etken maddesi kimyasal bileşiğin organizmadaki transportunu içeren farmakokinetik olayların çözümlenmesine yardımcı olurlar.

(7)

MOLEKÜLER MODELLEME

YÖNTEMLERİ

(8)

Moleküler modellemenin amacı, bir molekülün kimyasal ve

fiziksel özellikleri arasındaki temel ilişkiyi, kimyasal yapısını ve almış olduğu üç boyutlu (3D) yapıyı anlamaktır.

3-boyutlu çalışma moleküllerin uzaydaki tüm özelliklerinin tanımlanmasıdır.

(9)

Rasyonel İlaç Etken Madde Tasarımında Moleküler Modelleme

Reseptör Yapısına Dayalı Tasarım (Structure Based Design)

Ligant Yapısına Dayalı Tasarım (Ligand Based Design)

Doking 3D QSAR HipHop HipoGen Önder bileşiğin geliştirilmesi ve optimizasyonu Farmakofor Oluşturma CoMFA CoMSIA Fragmana dayalı İlaç tasarımı

Referanslar

Benzer Belgeler

İşte hücre içine giren ve çıkan tüm bu organik ve inorganik maddeler, karbonhidratlar, lipidler, proteinler, vitaminler, enzimler, hormonlar biyokimya

Epoksitin açılması için komşu grup desteği dikkate alınarak yapılan işlemler düşünülmüş ve epoksit-diasetat 40, önce yapıdaki asetatlar hidroliz edilmiş ve

(4,5-c} piridin türevi bileşiklerde antihistaminik etkinin saptanabilmesi için beş model önerilmiş ve bunlar arasında en iyi modelin °ıo İnh.=f (TT) modeli

Bir çok kaynakta reseptör terimi, organizmada efektörlere afinite gösteren ve efektörlerle etkileşerek biyolojik yanıt oluşturabilen yapılar olarak da kullanılmaktadır. Ligant

Teorik İlaç Etken Madde Tasarımı Sentezi YENİ İLAÇ ETKEN MADDESİ Biyolojik Etkinin Gözlenmesi *** Esin AKI BİLGİSAYAR DESTEKLİ İLAÇ TASARIMI

Lipofilik etkinlikler, biyolojik yanıtın ortaya çıkışı sırasında, ilaç etken maddesi bileşiklerin organizmada dağılımı, metabolizması, etki yöresine taşınması

Aynı ana yapıya sahip bir dizi bileşik için uyum yönteminde moleküllerin ortak sahip oldukları aynı ana yapılar çakıştırılır. CADD | 3D QSAR > 3 Boyutlu İlaç

Approved for use in the treatment of anemia associated with chronic renal failure (December, 1990) and anemia in Retrovir- treated, HIV-infected patients and