l I l l i \ 1\.UI UIJUI VCI ll ru ~ LVV.C., JV. V7V-V7.J
Hemodiyaliz Hastalarında Doku Doppler Görüntüleme Yönteminin Diyastolik
Fonksiyonları Değerlendirmedeki Rolü
Uz. Dr. Fatma YİGİT, Uz. Dr. Ayşegül ÖRS ZÜMRÜTDAL*, Uz. Dr. Semra TOPCU, Uz. Dr. Şenol DEMİR CAN, Uz. Dr. Fatih YALÇIN, Prof. Dr. Haldun MÜDERRİSOGLU
Başkent
Vniversitesi Adana Hastanesi Kardiyoloji Anabilim
Dalı,*Nefro/oji Bölümü, Adana
ÖZET
Doku Doppler görüntü /erne (DT!) yöntemi sol ventrikülün sisto/ik ve
diyastolikfonksiyonlarım değerlendirmedekul·
lamlan yeni ve invaziv olmayan bir teknik/ir.
Çalışnıamıwı anıacı
hemodiyaliz
hastalarındaeliya/iz öncesi ve son-
rası
DT/ parametrelerini ölçüp bu yeni yöntemin ön. yük- ten ve
yaştanetkilenip
etkilenmediğini değerlendirmek/ir.Bu amaçla
çalışmaya yaş ortalaması48 ± 14 olan 40 he- modiyaliz
hastası( 17
kadın,23 erkek)
almdı.Hastalara aym doktor tarafindan hemodiyalizden önce ve hemodiya- lizden 1 saat sonra Doppler ekokardiyografi ve pulsed DT/ ekokardiyografi
uygulandı.Standart Doppler para- metreleri (erken diyastolik (E) dalga
hızı,geç diyastolik (A) dalga
hızı,EtA oram, E deselerasyon
zamanı,izovolu-
nıik
relaksasyon
zamanı)ile doku Doppler parametreleri
(nıill·al
anulus erken
eliyasıo/ikdalga
hızı(e), mitral
mıulus geç di yasto/ik dalga
hızı( a), eta oram) ölçüldü.
Sonuçlar: Tüm hastalar
değerlendirildiğindehemodiyaliz
sonrası
E ve e dalgalanndaki azalma
anlamlıydı. (sırasıyla p<O,OOJ ve p=0,002). Ancak 45
yaşve altmda E dalga- smdaki azalma
anlamlıyken(p=0,003) e
dalgasındakiazalma
anlamlı değildi(p=0,16). 45
yaşındanbüyük olan- larda hem E, hem de e
dalgası anlamlı şekilde azaldı (sırasıyla
p<O,OOJ ve p=0,007). Deselerasyon zamamnda ve
izovolunıik
relaksasyon zamanmda ise
anlamlı değişiklik olmadı.EtA oranmdaki azalma 45
yaşınüstündekilerde
anlamlıyken
(p=0,004), 45
yaşve altmda olanlarda an-
lamlı değildi
(p=0,08). Her iki
yaşgmbunda eta oramnda
anlamlı değişiklik olmadı.
Diyabetes
nıellitus,koroner ar- ter
hastalığı,hipertansiyon ve cinsiyet
açısmdan değerlendirildiğinde
gruplar
arasında anlamlıfark
bulunmadı(p>0,05).
Sonuç olarak, 45
yaşmüstündekilerde hem mitral
akınıvelositesi, hem de mitral onuler velosite volum
bağımlıdır.Ancak 45
yaşınaltmdaki/erde volum
değişikliğisadece mitral
akımvelositesini etkilemekte, mitral anuler velosite volumden
etkilennıemekıedir.Bu
durunıdadiyastolikfonk-
siyonların
45
yaşın altındakigrupta volumden
bağımsızolarak DT/ ile
değerlendirilebi/eceğisonucuna van/abi- tir. Tiirk Kardiyol Dern
Arş2002; 30: 690-693
Anahtar kelime/er:
Henıodiyaliz,doku Doppler göriintü- leme, diyastolikfonksiyon
Alındığı
tarih: 8
Kasım,revizyon 1 Ekim 2002 ..
Yazışma
adresi: Uz. Dr. Fatma
Yiğit, BaşkentUniversilesi Has- tanesi,
DadaloğluMah. 39/6, Kardiyoloji Anabilim
Dalı,0 1 250
Yüreğir,
Adana Tlf: (0322) 327 2727 Faks: (0322) 327 1 273 e-posta: [email protected]
Bu
çalışmaXVII. Ulusal Kardiyoloji Kongresinde (Ekim 200 1 ) posterbildiri olarak
sunulmuştur.690
Sol ventrikül diyastolik
fonksiyonlarını değerlendirmede Doppler ekokardiyografi, renkli Doppler M- mod, doku Doppler görüntüleme, manyetik rezonans inceleme ve radyonüklid ventrikülografi gibi birçok
girişimsel
olmayan yöntem
kullanılabilir(1). Bu yön- temler
arasındaen
sık kullanılanteknik Doppler ekokardiyografidir
(2).Ancak Doppler ekokardiyog- rafi ile belirlenen mitral
akımvelositeleri kalp
hızı,ön yük ve arka yük gibi birçok faktörden etkilen- mektedir (3), Son zamanlarda kullanıma giren doku Doppler incelemeyle (DTI) belirlenen mitral anuler diyastoli k velositelerin
kısmen sıvı bağımlı olmadığını
gösteren
yayınlar vardır;ancak bunu des tekle- yen veriler
sınırlıdır(4,5) .
Çalışmamızdahemodiyal iz
hastalarında
diyaliz öncesi ve
sonrasıDTJ paramet- relerini ö lçüp bu yeni yöntemin
sıvı bağımlıo lup ol-
madığını
ve
yaşfaktöründen etkilenip
etkilenmediğini belirlemeye
çalıştık.YÖNTEM
Çalışmaya
üç aydan uzun bir süre hemodiyalize girmekte olan 40 hasta
alındı.Diyastolik fonksiyonlara volum
dışında etki edebilecek nedenlerden biri olan
"yaş"için hastalar iki gruba
ayrıldı.Grup !'e
yaşı45 ve
altındaolan hastalar Grup 2'ye
yaşı45'ten büyük olan hastalar
alındı. Şuözel- likleri olan hastalar
çalışma dışı bırakıldı:Normal sinus ritmi
dışındakiherhangi bir ritm, önemli mitral kapak has-
talığı,
orta veya
şiddetliperikardiyal effüzyon ve herhangi bir akut
hastalık.Tüm hastalar
çalışmaöncesi bilgilend iril- di ve
onayları alındı.Grup !'de 18 (6
kadın12 erkek) ve Grup 2'de 22 (ll
kadınll erkek) hasta
vardı.Grup 1 'deki
hastaların yaş ortalanıası
35 ± 9 (20-45) iken Grup 2'deki
hastaların yaşortalama-
sı
58 ± 8 (46-75) idi. Grup !'deki hastalar 36 ± 30 (3-96)
aydır,
Gru p 2'deki hastalar 30 ± 25 (3-96)
aydırhemodiya- lize girmekteydiler (Tablo 1) . Kronik böbrek
yetersizliğinin etyolojisi !. grupta nedeni bilinmeyen (n=7), diyabetes mellitus (n=3), hipertansiyon (n=2), kronik glomerulonef- rit (n=2), nefrolitiazis (n= i), vezikoüreteral reflü (n=l), ai- lesel akdeniz
ateşi(n= l), Alport sendromu (n=l) idi. Grup 2'de ise nedeni bilinmeyen (n=8), d iyabetes mellitus (n=5), hipertansiyon (n=5), nefrolitiazis (n=2), piyelonefrit (n=
1), polikistik böbrek
hastalığı(n= I) idi.
F.
Yiğitve ark.: Hemodiyaliz Hastalarmda Doku Doppler
GöriintiilenıeYönteminin Diyastolik
Fonksiyonları DeğerlendirmedekiRo/ii
Tablo 1.
Grupların tanımlayıcıözellikleri
Grup 1 ($45
yaş)Grup 2 (>45
yaş)Cinsiyet 6K, 12E l l K, ll E
Yaş
35 ± 9 (20-45) 58 ± 8 (46-75)
VYA
(cm2)1.64 ± 0. 17 1.67 ± 0.16
HO süresi (ay) 36 ± 30 (3-96) 30 ± 25 (3-96) K:
Kaduı.E: Erkek, VYA: Viierli yiizey alam, HD:
Henıodiyalizs
iiresi
Tüm hastalar rutin olarak haftada 3 kez, 4 saat, ortalama 300 ml/dk kan
akım hızıyla, KıNindeksi her seans için en az
ı,2 olacak
şekildekuprofa n 1 he mofan membran la
(ı,1-
1,2 m2 )
bikarbonatlıhe modiyalize girme kteydiler. Hast a- lardan hemodiyaliz
sırasındaort alama 3 ± 1 lt
sıvıçekildi.
Hastalara hemodiyalizden hemen önce ve hemodiyalizde n 1 saat sonra
aynıdoktor
tarafındantranstorasik ekokardi- yografi
yapıldı.Ekokardiyografi Acuson XP-
ı28 (Acuson Computer Sonography, Mountain View, Ca lifornia) ciha-
zıyla
2,5 MHz prob
kullanılarak uygulandı.Doku Doppler inceleme 4 MHz probla ve DTI bilgisayar program
yazılımı
ile
yapıldı.Mitral
akımvelositeleri pulsed-Doppler ile mitral a nule r velosite ler DTI ile
değerlendirildi.Tüm Doppler ölçümle ri sakin solunum
sırasında alındı.Mitral akım ölç ümleri apikal dört boşluktan alındı. Örnekleme hacmi mitra l
kapağın uçlarına yerleştirildi.M itral anuler velosite ler de apikal dört
boşluktanö lçüldü. 5 mm pulsed DTI örne kleme hacmi mitral anulusun lateral
kısmınaiki boyutlu renkli DTI
kılavuzluğunda yerleştirildi.Cihaz, dü-
şük
velositede yüksek amplitüdlü
kayıtlar alınacak şekilde ayarlandı.Her bir Doppler parame tresi içi n iki ölç üm ya-
pıldı
ve
bunların ortalaması alındı.Sonuçlar o rtalama± standart sapma
şeklindeverildi. Test- lerde yanılma olasılığı (confidence !eve!) a=0,05 alındı. İlk önce standart eko ve
DTI'ındiyalizden etkilenip etkilen-
mediğini
görmek üzere, her
değişkeniçin hemodiyalizden önce ve sonraki ölçü mler parametrik o lmayan testlerden
"Wilcoxon Eşleştiril miş İk i Örnek Testi" (The Wi lcoxon Signed-Ranks Test) ile test edildi. Hesaplanan p
değeribe- lirlenen
yanılma olasılığındanküçük (p<0,05)
olduğudu- rumlarda ik i
eşölçüm
arasında farkınistatistiksel olarak
anlamlı olduğu
sonucuna
varıldı.Daha sonra d iyalizden
etkilendiği
belirlenen
değişkenierinyüzdesel
değişimleri,standart eko ve DTI yöntemlerinden hangisi nin di ya! izden daha fazla
etkilendiğinibelirlemek üzere, bir
başkapara- metrik olmayan "Mann-Whitney U Test" ile test edildi.
BULGULAR
Hem Grup I 'de, hem de Grup 2'de hem sistolik kan
basıncı (sırasıyla
p
değerleri0,004 ve 0,003), hem de diyastolik kan basıncı hemod iyali z
sonrası anlamlıolarak azaldı (sırasıyla p
değerleri0,004 ve 0,046) ve kalp h
ızıanlamlı olarak arttı (sırasıyla p değerleri
0, 004 ve 0,002). İki grup birbirleriyle karşıl aştırıld ı-
ğında
kan basıncı ve kalp
hızı değişkenliği yönünden
anlamlı
fark
bulunmadı(p>0,05).
Her iki grupta da transvalvuler mitral erken akım
hızı
(E) hemodiyalizden sonra
anlamlı şekilde azaldı(p=0,003 ve p<O,OO
ı). Tra nsva lvuler mitral geç
akım hız
ı(A) ise grup
ı'de anlamlı olarak
azalırken(p=0,034) grup 2'de değişınedi (p=0,056). Transval- vuler akım hızları
nın oranı(E/A) grup 1 ' de değiş
mezken (p=0,08) grup 2'de anlamlı olarak aza
ldı(p=0,004).
Mitral anuler erken
akım hızı(e) 45
yaşve
altındakilerde değişınedi (p=O, I 6); buna rağmen 45 yaşın üs- tündeki hastalarda anl
amlıolarak azaldı (p=0,007).
Mi tral anuler geç
akım hızı(a) ise grup I 'de
anlamlı
olarak azaldı (p=0,032); ancak grup 2'de değişınedi
(p=0,085). Mitral anuler akım h ızlarının oranı (e/a) her iki grupta da değişınedi (p=0,94 ve p=0,4 1).
Hem transvalvuler elde ed ilen IVRT (p=0,304 ve p=0,5 12) hem de DTI ile anuler bölgeden elde edi- len IVRT'de her iki grupta da hemodiyalizden sonra
anl amlı değişiklik
olmadı (p=0,258 ve p=0,975 ) (Tablo 2).
Gruplar cinsiyet, diyabetes mellitus, hipertansiyon ve diyal iz süresi yönünden karşılaştırıldı
ğındaarala-
rında
anlamlıfark bu lunmadı (p>0,005).
TARTIŞMA
Diyastolik işlev bozukluğu sistolik
işlevlernorma l ya da normale
yakıniken kalp
yetersizliğinin semp- tom ve bulgul
arının oluşmasına neden olabilir. Buna
rağmen
kalbin diyastolik
işlevibirbiriyle
ilişkilibir- çok karmaşık
olayınbir sonucudur. Bu nedenle di- yastolik işlev bozukluğuna bağlı kalp hastalığını an- lamak, tanı koymak ve tedavi e tmek zordur 0 ). Sol ventrikü lün diyastolik fo
nksiyonlarıgeleneksel o la- rak pulsed Doppler ekokardiyografi kullanılarak
transmitral akım velositesinden elde edilen paramet- retere dayanarak değerlendirilir
(2).Ancak bu yönte- min değişi k sın
ırlamalarıvard
ır. Herşeydenönce mitral kapaktan e lde ed ilen
değerlerkalp hızı
,ön yük, arka yük ve sol atriyumun o ank i
basıncındanetkilenmektedir (3). Ayrıca örnekleme hacminin mit- ral kapakta
yerleştirildiği yere göre de değerler deği
şebilmektedir.Bu da diyastolik fonk
siyonları değerlendirmede diğer faktörlerden daha az etkilenen yeni
yöntem
arayışınıberaberinde
getirmiştir (4).Doku
Türk Kardiyol Dem
Arş2002; 30:690-693
Tablo 2. Grup 1 'de
(yaş !>45) he modiyaliz öncesi ve
sonrasımitral
akım hızlarındave mitral anulus
akım hızlarındaki değişikliklerDoppler inceleme ile değerlendirdik.
Ayrıca hastaları yaşa göre iki gruba
ayırarak yaşi anm anın diyastolik fonksiyon üzerindeki etkisini belirle- meye
çalıştık.Böylelikle ön yük
azalmas ının ve yaşianmanın bu para- metreleri nasıl etkilediğini saptamaya
çalıştık.
Hemodiyaliz Hemodiyaliz p öncesi
sonrası değeriMiTRALAKIM
Erken di yastolik (E)
akım hızı(cm/sn)
8ı± 25 57 ± 1 8 0.003 Geç
diyasıolik(A)
akım hızı(cm/sn) 78 ±22 70±
ı80.034
EfA
oranı 1.18±0.9ı0.85 ±0.25 0.08
Bu konuyla ilgili son zamanlarda ya-
yınl anan çalışmalarda mitral anuler velositenin mitra l akım velositesin- den daha az volum bağımlı olduğu
ancak tamamen volumden
bağımsızo lmadığı gösterilmi ştir (8). Doku Doppler görüntüleme
tekniğininyük- ten bağımsız o ld uğu birkaç çalışma
da gösterilmiştir. Konstriktif perikar- dit ile restriktif perikarditi ayırt etme- de DTI'ın kullanılmasıyla ilgili yapı
lan bir çalışmada e dalgası k ısmen ön yükten bağımsız bulunmuştu r
(9).Deselerasyon
zamanı(msn) 226 ± 65 226 ± 90 0.46 i zovolumik relaksasyon zamanı (IVRZ) 68 ±20 74± 14 0.304 MiTRAL ANULUS
Erken diyastolik (e)
akım hızıll ±4
ı0±30.16 Geç
diyasıotik(a)
akım hızı ı ı±3 10±2 0.032
e/a
oranı1.05 ± 0.49
ı.05±0.42 0.94
izovolumik reıaksasyon zamanı (ivrt)
8ı±24 89 ± 33 0.258
Tablo 3. Grup 2'de
(yaş> 45) hemodiyaliz öncesi ve
sonrasımilral
akım hızlarıve mitral anulus
akım hızlarındaki değişikliklerHemodiyaliz Hemodiyaliz p öncesi
sonrası değeriMiTRALAKIM
Erken
diyasıolik(E)
akım hızı(cm/sn) 64
±2ı45 ± 17 <0.001 Geç
diyasıoıik(A)
akım hızı(cm/sn) 78 ±24 69±
ı90.056
E/A
oranı0.84 ±0.33 0.67 ±0.32 0.004
Bizim çalı
şmamızabenzer
şekildepl anl anmış Agmon ve arkadaşlarının
13 hemodiyaliz h astasında yaptığı bir
çal ı şmad a (10) hemodiyaliz sonrası
erken diyastolik mitral akım (E) azal-
mış (p<O,OOl ) ve deselerasyon zama-
nı artm ıştır (p<O,OOI). Geç diyastolik mitral akımda (A) daha küçük bir azalma olurken (p=O,OO I) E/ A ora nı anlam lı şekilde azalmıştır (p=0,02).
Hemodiyaliz
sonrasıerken diyastolik mitral anul er velosite de (e) a nl amlı şekilde azalmış (p<O,OO 1 ); ancak geç diyastolik mitral anuler velositede (a)
anla mlı değiş iklik saptanm amı ştır Deselerasyon
zamanı(msn)
23ı± 76 252 ± 73
o.ı98İzovolumik reı aksasyon zamanı (IVRZ) 80±
ı484± 15
0.5ı2MiTRAL AN ULUS
Erken
diyasıoıik(e)
akım hızı ı ı±4 8±3 0.007 Geç
diyasıoıik(a)
akım hızı ı3± 3
ı2±3 0.085
e/a
oranı0.87 ± 0.43 0.72 ±0.23
0.4ı ıizovolumik
reıaksasyon zamanı (ivrı)85±20
Doppler inceleme (DTI), so l ventrikül sistolik ve di- yastolik fonksiyonlarını belirlemede kullanılan yeni ve invaziv olmayan bir yöntemdir. Global sol ventri- kül diyastolik fonksiyonu bu yöntemle mitral anuler velositeler ölçülerek belirlenir
(5).Hemodiyaliz, ön yükte belirgin azalmayla birliktedir
(6). Yaşianma da hem patolojik, hem de fizyolojik diyastolik fonksiyon bozukluğuyla birlikte olan bir durumdur m. Çalışmamızda hemodiyaliz sonrası
mitral akım parametrelerini hem Doppler ekokardi- yografi ile hem de yeni bir yöntem olan pulsed Doku
692
85 ±23 0.975
(p=0, 15). Agmon ve arkadaşlannın yaş ortalaması
62 ± ll 'dir. Bu sonuçlar biz im yaş ortalam ası 45'in üzerinde olan h astaları kapsayan 2. gruptaki has tala-
rımızdan elde ettiğimiz sonuçlarla benzerdir. Biz de erken diyastolik mitral
akımvelositesinde (E) hemo- diyaliz sonras ı anlamlı azalma saptadık (p<O,OOl).
Geç diyastolik mitral akım velositesinde (A) hemo- diyaliz sonrası azalma vardı; ancak istatistiksel ola- rak sınırda anlamlıydı (p=0,56). E/A oranındaki
azalma da belirgindi (p=0,04). Erken diyastolik mit-
ral anu ler velosite (e) hemodiyaliz sonrası an
lamlışekilde azalırken (p=0,007) geç diyastolik mitral
F.
Yiğitve ark.: Hemadiya/iz
HastalamıdaDoku Doppler
GörılmiilemeYönteminin Diyastolik Fonksiyonlan
DeğerlendirmedekiRo/ii
anuler velositede (a) anlam lı azalma saptanmadı
(p=0,08).
Yaş ortalaması 45 ve altında o lan birinci gruptaysa
sonuçlarımız Agmon ve arkadaşlarından özellikle DTI parametreleri açısından farklıydı. Mitral akım
velosite lerindeki değişiklikler ise Agmon ve arka-
daşlannınkine benzerdi. Erken diyastolik (E) velosi- te hemod iyaliz sonr as ı anlamlı şekild e azald ı
(p=0,003); geç diyastolik (A) velositedeki azalma da
anlamlı ydı (p=0,034). Farklı olarak E/A oranında anlamlı değişiklik saptanmadı (p=0,08). Erken di - yastolik mitral anuler velosite (e) ise gerek 2. grupta- ki hastalardan gerek se Agmon ve arkadaş larının ça-
lışmasından farklı olarak hemodiyaliz sonrası değiş
ınedi (p=0,16). Geç diyastolik mitral anuler velosite- de ise he modiyaliz sonras ı anlamlı azalm a saptandı
(p=0,032). e/ a oranı ise değişınedi (p=0,094).
Agmon ve arkadaş
larısonuç olarak DTI'ın kısmen
volum bağımlı oldu ğu sonucuna varmış
lardır. Biz de 45 yaşın üstündekilerde DTI'ın volum bağımlı oldu-
ğunu; ancak 45 yaş ve altındakilerde volumden etki-
lenınediğ i sonucuna vardık.
Mitral anul er e velositesinin volumde n etkilenmedi-
ğini gösteren çalı şmal ar da vardır. Sohn ve arkadaş
larının
yap tığı bir çalışmada DTI'nın kısmen ön yük- ten bağımsız olduğu gösterilmiştir Ol). Bu çalış mada başlangıçta DTI ile be lirlenen gevşeme anormalliği
olan 20 hastaya salin infüzyonu yapılmış ve infüz- yon sonrası psödonormalizasyon paterninin geliştiği gözlenmiştir. Aynı hasta grubunda erken diyastolik mitral anüler ve lositede anlamlı değişiklik saptanma-
mıştır. Bu grupta yaş ortalaması 64 ± 6'dtr. Aynı ça-
lış mada başl angı çta DTI ile belirlenen diyastolik
fonksi yonları normal olan ll sağlıklı kişiye (yaş or-
talaması 35 ± 8) nitrogliserin infüzyonu yapı lmı ş ve infüzyon sonrası erken diyastolik a nüle r velositede
değişik lik saptanma mıştır. Bizim çalışmamamı zda
da 45 yaş ve altındakile rde erke n diyastolik mitral anüler velosite (e) hemodiyaliz
sonrası değişmed i.
Yaşianınayla hipertansiyon, diyabetes mellitus ve koroner arter hastalı ğı gibi diyastolik işlev bozuklu-
ğuna
neden olan hastalıkl arın görülme sıklığı artar
(I).
Ancak çalışmamızda bu hastalıklar açısından da grup lar değerlendirilmiş ve anlamlı fark bulunma-
mışrır. Buna rağmen yaşla birlikte fizyolojik olarak görülen diyastolik i şlev bozu kluğunun da DTI para- metrelerini etkilemiş olabileceği göz ardı edilmeme-
lidir. Sonuç olarak 45 yaşın üstündekilerde hem mitral akım velositesi, hem de mitral anuler velosite volum bağımlıdır. Ancak 45 yaşın altındaki
lerdevo- lum değişikliği sadece mitral akım velositesini etki- lemekte, mitral anuler velosite volumden etkilenme- mektedir. Bu durumda diyastolik fonksiyonların 45
yaşın altındaki grupta volumden bağımsız olarak DTI ile değerlendirilebileceği sonucuna varılabilir.
KAYNAKLAR
1. Mandinov L, E berli FR, Seiler C, Hess OM: Diasto- lic heart fa ilur e. Cardiovascular Research 2000;45:813-25 2. Nishimura RA, Tajik AJ: Evaluation of diastol ic fil- ling of left ventricle in health and disease: Doppler echo-
cardiograplıy
is the the clinician's rosetta stone. J Am Coll Cardiol 1 997;30:8- 18
3. Choong CY, Herm ann HC , Weymann AE, Fifer MA: Preload dependence of D oppler-derived indexes of left ventricular diastolic function in
lıumans.J Am Coll Cardiol 1987; 10:800-8
4. Garcia MJ, Thomas JD , Klein AL: New Doppler ec-
lıocardiographic