TÜRK TASVİR (MİNYATÜR) TÜRK TASVİR (MİNYATÜR)
SANATI
SANATI
Tanımı: Bir yazma eserdeki metni görselleştirmek amacıyla yapılan resimlere minyatür denir. Ortaçağ Avrupa'sında el yazması kitapların bölüm başlarını vurgulamak amacıyla kullanılan kırmızı boya minium dan üretildiği için bu süslemeleri tanımlamıştır.
Fransızca miniature biçimindeki sözcük zamanla yazma kitaplardaki resimleri tanımlamak için
kullanılmıştır. Ancak Osmanlı kaynaklarında minyatür terimi yerine tasvir ve nakış terimleri kullanılmıştır.
Minyatür resimlenirken suyla inceltilmiş toprak boyalar kullanılırdı. 14-18. yüzyıllarda bu boyaların kalıcı olması için yumurta sarısı kullanıldığı görülür.
Ancak yumurta sarısının karıştırıldığı boyalar
kuruduğu zaman bir kez daha kullanılamadığı için sonraları bunun yerini suda eritilmiş tutkal almıştır.
Bu tutkalın içine iki damla üzüm suyu katılarak tekrar kullanılması sağlanmıştır.
Minyatür yapımına en uygun fırçalar birkaç aylık kedi
yavrusunun gıdısından elde edilirdi. Kağıtlar ise aharlıydı.
Mührelenmiş yani parlatılmış kağıtlar ise tasviri parlak ve canlı gösterirdi. Boyama işleminde önce altın yaldız
sürülür sonra diğer boyalar kullanılırdı.
MİNYATÜR SANATI’NIN MİNYATÜR SANATI’NIN
TARİHÇESİ TARİHÇESİ
Bilinen en eski minyatürler Mısır’da rastlanan ve İÖ Bilinen en eski minyatürler Mısır’da rastlanan ve İÖ 2. yüzyılda papirüs üzerine yapılan minyatürlerdir.
2. yüzyılda papirüs üzerine yapılan minyatürlerdir.
Daha sonraki dönemlerde Yunan, Roma, Bizans ve Daha sonraki dönemlerde Yunan, Roma, Bizans ve Süryani el yazmaları’nın da minyatürlerle süslendiği Süryani el yazmaları’nın da minyatürlerle süslendiği
görülür. Hıristiyanlık yayılınca minyatür özellikle görülür. Hıristiyanlık yayılınca minyatür özellikle
elyazması İncil’leri süslemeye başladı. Avrupa’da elyazması İncil’leri süslemeye başladı. Avrupa’da
minyatürün gelişmesi 8. yüzyılın sonlarına rastlar.
minyatürün gelişmesi 8. yüzyılın sonlarına rastlar.
12. yüzyılda ise minyatürün, süslenecek metinle 12. yüzyılda ise minyatürün, süslenecek metinle
doğrudan doğruya ilgili olması gözetilmeye ve doğrudan doğruya ilgili olması gözetilmeye ve yalnızca dinsel konulu minyatürler değil dindışı yalnızca dinsel konulu minyatürler değil dindışı
minyatürler de yapılmaya başlandı. Baskı minyatürler de yapılmaya başlandı. Baskı
makinesinin bulunuşuna kadar Avrupa’da çok güzel makinesinin bulunuşuna kadar Avrupa’da çok güzel
ve görkemli minyatürler yapıldı
ve görkemli minyatürler yapıldı
. .
Bundan sonra minyatür daha çok madalyonların üzerine Bundan sonra minyatür daha çok madalyonların üzerine portre yapmak için kullanıldı. 17. yüzyıldan sonra fildişi portre yapmak için kullanıldı. 17. yüzyıldan sonra fildişi
üzerine yapılan minyatürler yaygınlaştı. Daha sonra üzerine yapılan minyatürler yaygınlaştı. Daha sonra
minyatür sanatına karşı ilgi azalmakla birlikte dar bir minyatür sanatına karşı ilgi azalmakla birlikte dar bir
sanatçı çevresinde geleneksel bir sanat olarak sürdürüldü.
sanatçı çevresinde geleneksel bir sanat olarak sürdürüldü.
Selçuklular döneminde de minyatüre önem verildi.
Selçuklular döneminde de minyatüre önem verildi.
Selçuklular’ın İran ile ilişkileri nedeniyle minyatür sanatı Selçuklular’ın İran ile ilişkileri nedeniyle minyatür sanatı
İran etkisinde kaldı. Mevlana’nın resmini yapan İran etkisinde kaldı. Mevlana’nın resmini yapan
Abdüddevle ve başka ünlü minyatür sanatçıları yetişti.
Abdüddevle ve başka ünlü minyatür sanatçıları yetişti.
Osmanlı Devleti döneminde ise 18. yüzyıla kadar İran ve Osmanlı Devleti döneminde ise 18. yüzyıla kadar İran ve
Selçuk etkisi sürdü.
Selçuk etkisi sürdü.
MİNYATÜR NASIL YAPILIR? MİNYATÜR NASIL YAPILIR?
Minyatür işlemine başlarken ilk önce resimlendirilecek Minyatür işlemine başlarken ilk önce resimlendirilecek olan eserin konusu tespit edilir. Manzara, portre veya olan eserin konusu tespit edilir. Manzara, portre veya
herhangi bir olayın anlatımı isteniyorsa, bunun herhangi bir olayın anlatımı isteniyorsa, bunun
hakkında gerekli olan araştırma yapılarak bilgi toplanır.
hakkında gerekli olan araştırma yapılarak bilgi toplanır.
Bu hazırlık safhasından sonra, işlenecek olan konu bir Bu hazırlık safhasından sonra, işlenecek olan konu bir eskiz kâğıdına çizilir. Hataları varsa düzeltilerek,
eskiz kâğıdına çizilir. Hataları varsa düzeltilerek,
noksanları tamamlanır. Aharlı bir kâğıt üzerine alınır.
noksanları tamamlanır. Aharlı bir kâğıt üzerine alınır.
Eğer aynı kompozisyondan bir kaç adet yapılması Eğer aynı kompozisyondan bir kaç adet yapılması
isteniyorsa, ince ve oldukça mukavim bir kâğıdın isteniyorsa, ince ve oldukça mukavim bir kâğıdın
üzerine çizilen desen çok ince uçlu bir iğne ile sert bir üzerine çizilen desen çok ince uçlu bir iğne ile sert bir
mukavva üzerinde sık aralıklarla iğnelenerek kalıbı mukavva üzerinde sık aralıklarla iğnelenerek kalıbı
çıkarılır. Söğüt ağacı kömürü toz haline gelene kadar çıkarılır. Söğüt ağacı kömürü toz haline gelene kadar
ezilir. Bir tülbent içinde topak halinde sıkıştırılır.
ezilir. Bir tülbent içinde topak halinde sıkıştırılır.
İşlenecek olan kağıdın üzerine konan iğnelenmiş kalıp İşlenecek olan kağıdın üzerine konan iğnelenmiş kalıp
üzerinden kömür tozu ile geçilerek, desenin boyanacak üzerinden kömür tozu ile geçilerek, desenin boyanacak
kısma çıkması sağlanır.
kısma çıkması sağlanır.
Kurşun kalem ile hatlar sabitleştirilir. Altta kalan kömür Kurşun kalem ile hatlar sabitleştirilir. Altta kalan kömür tozları bir kürk parçası ile temizlenir. Eskiden kurşun tozları bir kürk parçası ile temizlenir. Eskiden kurşun
kalem yerine, çok sulu olarak boya kullanılırdı.
kalem yerine, çok sulu olarak boya kullanılırdı.
Minyatürde boyamaya zemin renklerinin vurulması ile Minyatürde boyamaya zemin renklerinin vurulması ile
başlanır. Eğer zemin olarak altın veya gümüş başlanır. Eğer zemin olarak altın veya gümüş
kullanılacaksa, ilk önce bunlar sürülür, zermühre kullanılacaksa, ilk önce bunlar sürülür, zermühre
denilen bir cins akik taşı ile üzerinden geçilerek denilen bir cins akik taşı ile üzerinden geçilerek
parlatılır parlatılır
Minyatür sanatında, renklerin birbirleri ile uyum Minyatür sanatında, renklerin birbirleri ile uyum
sağlayacak tarzda dağılmasına özellikle dikkat etmek sağlayacak tarzda dağılmasına özellikle dikkat etmek
gerekmektedir. Figürlerin dış kenarları genellikle kendi gerekmektedir. Figürlerin dış kenarları genellikle kendi
renginin oldukça koyusu olan bir tonda çizilerek renginin oldukça koyusu olan bir tonda çizilerek
ayrıntıları belirlenir. Yalnız, altın veya gümüş ayrıntıları belirlenir. Yalnız, altın veya gümüş
kullanıldığında, kontür olarak siyah renk tercih kullanıldığında, kontür olarak siyah renk tercih
edilmiştir
edilmiştir
Bundan sonraki safha, sanatçının bütün sabır ve Bundan sonraki safha, sanatçının bütün sabır ve hünerini gösteren bir uğraş kısmıdır. Elbise üstü hünerini gösteren bir uğraş kısmıdır. Elbise üstü
nakışları, iç ve dış mekânda bulunan bütün nakışları, iç ve dış mekânda bulunan bütün
unsurların detay ve süslemeleri, doğada görülen unsurların detay ve süslemeleri, doğada görülen
çiçek, bitki, kaya, ağaç gibi, diğer elemanlar en çiçek, bitki, kaya, ağaç gibi, diğer elemanlar en
ince ayrıntılarına kadar işlenir.
ince ayrıntılarına kadar işlenir.
Minyatür sanatında en ustalık isteyen Minyatür sanatında en ustalık isteyen
çalışmaların arasında, portreler önde gelir.
çalışmaların arasında, portreler önde gelir.
Erkeklerin sakal ve bıyıkları, kadınların saçları, Erkeklerin sakal ve bıyıkları, kadınların saçları,
kaşları, varsa giysilerindeki kürkler, büyük bir kaşları, varsa giysilerindeki kürkler, büyük bir
sabır ile ele alınarak, tel tel diyebileceğimiz bir sabır ile ele alınarak, tel tel diyebileceğimiz bir incelikle belirtilir. Minyatürde, tarama, akıtma, incelikle belirtilir. Minyatürde, tarama, akıtma,
noktalama ve tonlama gibi her türlü boyama noktalama ve tonlama gibi her türlü boyama
tekniği kullanılmıştır.
tekniği kullanılmıştır.
MİNYATÜRDE KULLANILAN MALZEMELER MİNYATÜRDE KULLANILAN MALZEMELER
1 ) Boya: Osmanlı Dönemi Sanatçıları, toprak boyalar kullanmış , 1 ) Boya: Osmanlı Dönemi Sanatçıları, toprak boyalar kullanmış , renklerin karışmaması için yumurta sarısı eklenerek boyanın
renklerin karışmaması için yumurta sarısı eklenerek boyanın
kağıda sabitlenmesi sağlanırmış. Daha sonraları bir miktar tutkal, kağıda sabitlenmesi sağlanırmış. Daha sonraları bir miktar tutkal,
birkaç damla üzüm suyu karıştırılarak kuruyan boyanın suyla birkaç damla üzüm suyu karıştırılarak kuruyan boyanın suyla tekrar açılması sağlanırmış. Günümüzde Alman İngiliz ve Rus tekrar açılması sağlanırmış. Günümüzde Alman İngiliz ve Rus
profesyonel suluboyalar kullanılmakta. Ayrıca boyayı sabitlemek profesyonel suluboyalar kullanılmakta. Ayrıca boyayı sabitlemek
için çeşitli medium’lar bulunuyor. Zemin boyamalarında akrilik için çeşitli medium’lar bulunuyor. Zemin boyamalarında akrilik boyalardan faydalanılmakta. (tam örtücü olmalı) mürekkep de boyalardan faydalanılmakta. (tam örtücü olmalı) mürekkep de
kullanılan malzemelerden.
kullanılan malzemelerden.
2) Fırça: Osmanlı döneminde 3 ay’a kadar olan kedi yavrularının 2) Fırça: Osmanlı döneminde 3 ay’a kadar olan kedi yavrularının gıdı tüyleri fırça yapımında kullanılırmış. Artık sanat malzemeleri gıdı tüyleri fırça yapımında kullanılırmış. Artık sanat malzemeleri
satan dükkanlarda çok kaliteli ve iyi sonuç veren fırçalar satan dükkanlarda çok kaliteli ve iyi sonuç veren fırçalar
bulunuyor
bulunuyor
3) Kağıt: Eski yöntemlerle kağıt hâlâ yapılmakta. "Aher 3) Kağıt: Eski yöntemlerle kağıt hâlâ yapılmakta. "Aher ve Murakka" minyatürün olmazsa olmazı. Ebrû yapılmış ve Murakka" minyatürün olmazsa olmazı. Ebrû yapılmış
kağıtlar da bir çok sanatçının tercihi. Şekersiz nişasta kağıtlar da bir çok sanatçının tercihi. Şekersiz nişasta
suyla boza kıvamında pişer, soğur, kağıda sürülür.
suyla boza kıvamında pişer, soğur, kağıda sürülür.
Kurutulup mührelenir (parlatma). Bu kağıda “ aherli Kurutulup mührelenir (parlatma). Bu kağıda “ aherli
kâğıt”denir. Bir başka yöntem de yumurta akı şap ile kâğıt”denir. Bir başka yöntem de yumurta akı şap ile
kestirildikten sonra kağıda sürülüp kurutulur ve kestirildikten sonra kağıda sürülüp kurutulur ve mührelenir. Şap ve şekersiz nişasta kullanılması mührelenir. Şap ve şekersiz nişasta kullanılması
kurtların zaman içinde kağıttan uzak durmasını sağlar.
kurtların zaman içinde kağıttan uzak durmasını sağlar.
Aherli kağıtlar “murakka” denen yöntemle boyamaya Aherli kağıtlar “murakka” denen yöntemle boyamaya
hazır hale getirilir. Kağıt sanatçının kendisi veya hazır hale getirilir. Kağıt sanatçının kendisi veya
malzeme tedarik eden kişiler yardımıyla hazırlanır. Her malzeme tedarik eden kişiler yardımıyla hazırlanır. Her
minyatür sanatçısı kağıdını ve murakkasını kendi minyatür sanatçısı kağıdını ve murakkasını kendi
yapabilir yada zaman kazanmak için hazır alır. Murakka yapabilir yada zaman kazanmak için hazır alır. Murakka
yapılmış kağıdın avantajı yanlış yapıldığında kolay yapılmış kağıdın avantajı yanlış yapıldığında kolay
silinebilir olmasıdır.
silinebilir olmasıdır.
4): Altın: Yaprak veya ezilmiş halde kullanılır. 4): Altın: Yaprak veya ezilmiş halde kullanılır.
Yaprak altın geniş zeminlerde olduğu gibi Yaprak altın geniş zeminlerde olduğu gibi
kullanılabilir. Kağıt yüzeyine “miksiyon” denen kullanılabilir. Kağıt yüzeyine “miksiyon” denen
sıvılaştırılmış tutkal sürülür. Saç teli inceliğinde sıvılaştırılmış tutkal sürülür. Saç teli inceliğinde
yaprak altın yapıştırılır. Ezilmiş altın ise arap yaprak altın yapıştırılır. Ezilmiş altın ise arap
zamkı veya jelatin ile sulandırılıp küçük zamkı veya jelatin ile sulandırılıp küçük
yüzeylere sürülür, mührelenip parlatılır. Altın yüzeylere sürülür, mührelenip parlatılır. Altın
çeşitli ayarlardadır.
çeşitli ayarlardadır.
Dikkat edilmesi gereken jelatin kıvamıdır yoksa Dikkat edilmesi gereken jelatin kıvamıdır yoksa çamurlaşır. Altın parlamıyorsa su ilave edilir,
çamurlaşır. Altın parlamıyorsa su ilave edilir,
dokunulduğunda ele bulaşıyorsa jelatin eklenir.
dokunulduğunda ele bulaşıyorsa jelatin eklenir.
MİNYATÜR SANATINDA UYGULANAN MİNYATÜR SANATINDA UYGULANAN
YÖNTEM YÖNTEM
. .
Desen Çizimi: Hazırlanan kompozisyon veya figürün kalıbı, önce Desen Çizimi: Hazırlanan kompozisyon veya figürün kalıbı, önce kırmızı boya ile geçirilip sonra çini mürekkebi ile sabitlenirmiş.kırmızı boya ile geçirilip sonra çini mürekkebi ile sabitlenirmiş.
Günümüzde ise aydıngere kurşun kalemle, sonra kağıda kurşun Günümüzde ise aydıngere kurşun kalemle, sonra kağıda kurşun
kalemle geçirilir. Üzerinden “sepya mürekkep” ile geçilir, kalemle geçirilir. Üzerinden “sepya mürekkep” ile geçilir,
boyamaya hazır hale gelir. Altın kullanılacaksa önce altınlar boyamaya hazır hale gelir. Altın kullanılacaksa önce altınlar
sürülür sonra renklendirilir.
sürülür sonra renklendirilir.
..Minyatür Tekniği: Minyatür tekniğinin temeli tarama, noktalama Minyatür Tekniği: Minyatür tekniğinin temeli tarama, noktalama ve kusursuz keskin çizgidir. Taramalar açıktan koyuya, dipdibe ve kusursuz keskin çizgidir. Taramalar açıktan koyuya, dipdibe
(fırça ucunun kalınlığı kadar) yukarıdan aşağı yada ağıdan (fırça ucunun kalınlığı kadar) yukarıdan aşağı yada ağıdan
yukarı sabırla yapılır. Kumaş taranacaksa, taramalar dokuma yukarı sabırla yapılır. Kumaş taranacaksa, taramalar dokuma
yönüne göredir. (açık-koyu-açık taranır). Noktalamada da yavaş yönüne göredir. (açık-koyu-açık taranır). Noktalamada da yavaş
yavaş sık aralıklarla, fırça ucundaki fazla su temiz bir kağıda yavaş sık aralıklarla, fırça ucundaki fazla su temiz bir kağıda alınarak açıktan koyuya ve mutlaka fırça dik tutularak yapılır alınarak açıktan koyuya ve mutlaka fırça dik tutularak yapılır
Uygurlarda Minyatür Uygurlarda Minyatür
Orta Asya Türk resminin en önemli temsilcileri Uygur Türkleridir.Orta Asya Türk resminin en önemli temsilcileri Uygur Türkleridir.
Uygurlar, tapınakları süslemek için duvar resimleri (fresko); Manihaist Uygurlar, tapınakları süslemek için duvar resimleri (fresko); Manihaist kitapları süslemek için minyatürler yapmışlardır
kitapları süslemek için minyatürler yapmışlardır..
Uygur fresko ve minyatürlerinde konu olarak Buda ve Mani’nin yaşamıyla Uygur fresko ve minyatürlerinde konu olarak Buda ve Mani’nin yaşamıyla ilgili sahnelerin yanı sıra vakıf yapanlar, müzisyenler, kâtipler, dindarlar da ilgili sahnelerin yanı sıra vakıf yapanlar, müzisyenler, kâtipler, dindarlar da işlenmiştir.
işlenmiştir.
Uygur resim ve minyatürlerindeki kompozisyonların en büyük özelliği, Uygur resim ve minyatürlerindeki kompozisyonların en büyük özelliği, figürlerin simetrik bir düzen içerisinde sıralanmış olmasıdır. Bunlarda figürlerin simetrik bir düzen içerisinde sıralanmış olmasıdır. Bunlarda çoğunlukla koyu mavi ve kırmızı başta olmak üzere parlak renklere yer çoğunlukla koyu mavi ve kırmızı başta olmak üzere parlak renklere yer verilmiştir. Ayrıca heykel ve resimdeki realist anlayış, minyatürlerdeki verilmiştir. Ayrıca heykel ve resimdeki realist anlayış, minyatürlerdeki figürlerin portre özelliğini
figürlerin portre özelliğini kazanmalarına neden olmuştur. kazanmalarına neden olmuştur.
Hoço’da bulunan koşan at freskosu realist bir resimdir. At üzerindeki Hoço’da bulunan koşan at freskosu realist bir resimdir. At üzerindeki süvarinin belden aşağı kısmı iyi bir durumda günümüze gelebilmiştir süvarinin belden aşağı kısmı iyi bir durumda günümüze gelebilmiştir
TÜRKLERDE MİNYATÜR SANATI TÜRKLERDE MİNYATÜR SANATI
Türklerin resim sanatına ilişkin ilk örnekleri Türklerin resim sanatına ilişkin ilk örnekleri
Türkistan’da VII-IX yüzyıllar arasında tarihlenen Türkistan’da VII-IX yüzyıllar arasında tarihlenen
Maniheist ve Budist manastır duvarlarında Maniheist ve Budist manastır duvarlarında
soylular,rahipler,öyküler ve salt doğa konularını soylular,rahipler,öyküler ve salt doğa konularını içeren freskler ve konusu Buda ve Mani dininin içeren freskler ve konusu Buda ve Mani dininin
rahipleri ile ilgili kağıt ve kumaş üzerine yapılmış rahipleri ile ilgili kağıt ve kumaş üzerine yapılmış tasvirdir.Zengin renk ve düzenlenmesi,dalgalara tasvirdir.Zengin renk ve düzenlenmesi,dalgalara
duyulan ilgi,uzun örgülü saçlı,çekik gözlü,yuvarlak duyulan ilgi,uzun örgülü saçlı,çekik gözlü,yuvarlak
yüzlü figürler,gölgelerin vurgulanmasıyla elde edilen yüzlü figürler,gölgelerin vurgulanmasıyla elde edilen
kumaş ve yüz oyumlaması kimi zaman yüzün kumaş ve yüz oyumlaması kimi zaman yüzün
ifadesini vermedeki ustalık ve salt doğa ifadesini vermedeki ustalık ve salt doğa
görünümlerinde derinlik izlenimini uyandıran görünümlerinde derinlik izlenimini uyandıran
ayrıntılar Türkistan resimlerinin özellikleridir
ayrıntılar Türkistan resimlerinin özellikleridir
Müslümanlaşan Türklerin Anadolu’ya Müslümanlaşan Türklerin Anadolu’ya yerleşmelerine kadar geçen sürede, yerleşmelerine kadar geçen sürede,
onların bilinen resim sanatı örnekleri de onların bilinen resim sanatı örnekleri de
köşk ve sarayların duvarlarını süsleyen köşk ve sarayların duvarlarını süsleyen
eğlence ve saray erkânını konu alan eğlence ve saray erkânını konu alan
frekslerde görülür.
frekslerde görülür.
SELÇUKLU MİNYATÜRÜ SELÇUKLU MİNYATÜRÜ
Selçuklu Türklerinin İran’da Mezopotamya,Suriye ve Selçuklu Türklerinin İran’da Mezopotamya,Suriye ve Anadolu’ya yayılmasıyla ilk Türk-İslam minyatür
Anadolu’ya yayılmasıyla ilk Türk-İslam minyatür üslubu doğmuştur.Günümüze ulaşan en eski
üslubu doğmuştur.Günümüze ulaşan en eski örnekler Dioskorides’in şifalı otlar hakkındaki örnekler Dioskorides’in şifalı otlar hakkındaki
eserinin Kitabu’l-Haşaiş ve Galen’in zehirlenmeler eserinin Kitabu’l-Haşaiş ve Galen’in zehirlenmeler
konusundaki eserin Kitabu’t-Tiryak adlı Arapça konusundaki eserin Kitabu’t-Tiryak adlı Arapça çevirilerinde görülür.En erkeni olan XI.Yüzyılın çevirilerinde görülür.En erkeni olan XI.Yüzyılın
sonlarına ait Dioskorides yazmasının resimleri sonlarına ait Dioskorides yazmasının resimleri
genellikle metnin arasına sıkıştırılmış çerçevesiz genellikle metnin arasına sıkıştırılmış çerçevesiz
basit bitki ve hayvan tasvirleri şeklindedir.
basit bitki ve hayvan tasvirleri şeklindedir.
XII.yüzyıl sonu ile XIII.yüzyıl başlarında XII.yüzyıl sonu ile XIII.yüzyıl başlarında Selçukluların ve onlara tabi hanedanların Selçukluların ve onlara tabi hanedanların
himayesinde çalışan sanatçıların resimlediği ilmi himayesinde çalışan sanatçıların resimlediği ilmi eserlerin tasvirleri Uygur kökenli Selçuklu tipleri eserlerin tasvirleri Uygur kökenli Selçuklu tipleri
gündelik hayata ait eşya ve sahnelerle birlikte gündelik hayata ait eşya ve sahnelerle birlikte
işlenmiştir.Anadolu’da üretilmiş XII-XIII.yüzyıllara ait işlenmiştir.Anadolu’da üretilmiş XII-XIII.yüzyıllara ait
tarihlenen ilk minyatürler tarihlenen ilk minyatürler
Meyyafarikin,Diyarbekir,Mardin,Aksaray,Kayseri,Kony Meyyafarikin,Diyarbekir,Mardin,Aksaray,Kayseri,Kony
a gibi merkezlerde hazırlanmış eserlerde yer a gibi merkezlerde hazırlanmış eserlerde yer
alır.XIII.yüzyıl başlarında Konya’da hazırlandığı alır.XIII.yüzyıl başlarında Konya’da hazırlandığı
anlaşılan Varaka ve Gülşah adlı mesnevinin nakkaş anlaşılan Varaka ve Gülşah adlı mesnevinin nakkaş
Abdülmü’min el-Huyi tarafından yatay frizler yapılmış Abdülmü’min el-Huyi tarafından yatay frizler yapılmış olan minyatürleri minai tekniğiyle bezeli Selçuklu çini olan minyatürleri minai tekniğiyle bezeli Selçuklu çini
ve seramiklerinde de izlenen geleneksel Selçuklu ve seramiklerinde de izlenen geleneksel Selçuklu
figür üslubunun başlıca örneklerindendir
figür üslubunun başlıca örneklerindendir . .
İLHANLI MİNYATÜRLERİ İLHANLI MİNYATÜRLERİ
12OO’li yıllarda başlayan Moğol istilası 12OO’li yıllarda başlayan Moğol istilası
sonucunda İslam minyatür sanatında yeni bir sonucunda İslam minyatür sanatında yeni bir
tasvir tarzı ortaya çıkmıştır.İlhanlıların hakim tasvir tarzı ortaya çıkmıştır.İlhanlıların hakim
olduğu İran’da hazırlanan yazmalar Uzak Doğu olduğu İran’da hazırlanan yazmalar Uzak Doğu
ve özellikle Çin sanatına özgü bir teknikle ve özellikle Çin sanatına özgü bir teknikle resimlenmiştir.Meraga’da kaleme alınmış resimlenmiştir.Meraga’da kaleme alınmış
hekim İbn Buhtişu’un Menafiu’l-hayevan’ı ile hekim İbn Buhtişu’un Menafiu’l-hayevan’ı ile Biruni’nin el-Aşaru’l-bakiyyesi bu döneme ait Biruni’nin el-Aşaru’l-bakiyyesi bu döneme ait
melez üslubun sergilendiği başlıca eserlerdir
melez üslubun sergilendiği başlıca eserlerdir
OSMANLI TASVİR SANATI (ERKEN DÖNEM)
En erken tarihli örnekler II. Murad ve Fatih devirlerinde Amasya ve Edirne’de hazırlanmışlardır. İskendername
Makedonyalı bu tarihi kişiliğin hayatının konu eden önemli bir eserdir. 1460-80 yıllarında hazırlanan bir diğer eser
Külliyat-ı Katibi’dir.
Dilsuzname(1455-80), Şerafettin Sabuncuoğlu’nun Cerrahiyetü’l Hakanniye (15. yy ilk çeyreği) adlı
resimli tıp kitabı erken devrin önemli eserleridir.
Fatih Sultan Mehmed Batılı yöneticiler gibi kendi portresini yaptırma arzusu içinde Bellini ,
Constanza Ferrara gibi İtalyan sanatçıları İstanbul’a davet etmiştir. Türk nakkaşlardan Sinan bey ve
Bursalı Şiblizade Ahmet’ te bu sanatçıların etkisiyle porte geleneğinde resimler üretmişlerdir.
TASVİR SANATININ KLASİK (YÜKSELİŞ) DÖNEMİ Klasik dönem olarak ta adlandırılan bu sanat süreci Yavuz Sultan Selim’le başlar ve Kanuni devrinde zirve yapar. Tebriz seferi ile doğudan Osmanlı sarayına
getirilen nakkaşlar çok önemli eserler üretmişlerdir.
Safevi Tebriz üslubu, Hüseyin Baykara Herat üslubu ve Memluk resim san. etkileri bu devir resmini
etkilemiştir.
Özellikle Kanuni Sultan Süleyman devrinde Matrakçı Nasuh’un yaptığı fethedilen yerlerin kale, liman ve sefer sırasındaki şehirleri kuşbakışı gösteren
tasvirleri “Topoğrafik” çizimler olarak
sınıflandırılmıştır. Piri Reis’in Kitab-ı Bahriyesi ve Dünya Haritası da bu devrin önemli eserlerindendir.
16. Yüzyılın ortalarından itibaren Şehnamecilik kurumunun da oluşturulmasıyla tarihi konuların
işlendiği ve padişaha sunulmak için yapılan resimli el yazmalarının hazırlandığı büyük tasarımlar
yapılmıştır.
Kanuni Sultan Süleyman’ın saltanatının 1558 yılına kadar ki olayları anlatan 69 minyatürlü
Süleymanname Arifi tarafından yazılmıştır. Beş
sanatçı tarafından resimlenen bu yazma da devrin ünlü baş nakkaşı nakkaş Osman’ın da çalıştığı
düşünülür.
Bu eserde iyi bir gözleme dayanılarak hazırlanmış Macar ordu giysileri ve çadırları, Macar bir sanatçının da eser hazırlanırken çalıştığı düşünülmektedir.
Nigari lakaplı şair Haydar Reis, Barbaros Hayrettin Paşa’nın, Kanuni’nin ve II. Selim’in portrelerini de çizmiştir.
Şehnamecilik kurumunun başına atanan(1569)
Seyyid Lokman Aşuri, nakkaş Osman’ın da bulunduğu bir tasarım gurubu ile Klasik Dönem tasvir üslubunu oluşturacak eserler hazırlamışlardır. Bunlardan en önemlisi 12 padişahın portresinin bulunduğu
Şemailname’dir(1579 tarihli). Bu eserin diğer ismi Kıyafet el İnsaniye fi Şemâil el-Osmaniye’dir. Bu ikilinin ikinci büyük eseri ise Tarih-i Sultan
Süleyman’dır.
Türk Minyatür sanatının en önemli eserlerinin
üretildiği diğer bir dönem de III. Murad’ın (1574-95) saltanatıdır. Padişahların zaferlerini, seferlerini ve
hünerlerini aktaran tasvirlerin bulunduğu yazma eserler padişah şahnameleri olarak 1579-97 yılları arasında Şehnameci Seyyid Lokman, baş nakkaş Osman ve çırakları tarafından üretilir. Şahname-i Selim Han(TSM.A.3595), Şahname-i Sultan Murad III(İÜK. F.1404), Hünername(TSM. H. 1523-24)
resimleri, tezhipleri, ciltleri ile muntazam hazırlanmış ve sultana sunulan eserler olarak dikkati
çekmektedir. Bu eserlerde Osmanlı ordusunun
intizamı, görkemi, saray törenlerinin gösterişi bütün ayrıntısıyla izleyiciye sunulmuştur. Bunlar adeta
dönemin belgesel fotoğrafları niteliğindedir. 1583’ te yazılan peygamberler tarihini de içeren Zübdet el
Tevarih ‘te Nakkaş Osman'ın da aralarında
bulunduğu 13 ressam tarafından hazırlanmıştır.
Sultan III.. Murad’ın şehzadesi için düzenlenen sünnet şenliği Surname(TSM. H.1344) olarak 1582 yılında
hazırlanmıştır. 52 gün ve gece süren bu muhteşem tören imparatorluğun zenginliğini ve yüceliğini de hem halkına hem de davetli yabancı konuklara göstermeyi
amaçlamaktadır. Bu eserde şehrin esnaf alayları da hükümdarın önünde geçit törenine katılmışlardır. 250 resim adeta bir video kaydı gibi töreni an be an
nakletmektedir.
1595 yılında hazırlatılmış Siyer-i Nebi ise Hz.
Muhammed’in yaşamını konu alan resimlerle süslenmiştir.
814 resimli bu eserin günümüze beş cildi ulaşmıştır.
Peygamberimizin savaşları, mucizeleri bu resimlerde aktarılmıştır.
16. Yy ikinci yarısında murakka(albüm) geleneği
yaygınlaşmış mürekkeple çizilmiş saz üslubundaki melek ve peri resimleri üretilmiştir. Özellikle Veli Can imzalı
olanlar muhteşem örneklerdir.
Sultan I. Ahmed döneminde ise vassale (albüm) ustası Kalender paşa tarafından hazırlatılan örnekler dikkati çekmektedir. Falname adlı eserde bir resmin
karşısındaki metinde o resmi açan kişinin fal yorumu yazılıdır. I. Ahmed Albümü’ nde ise günlük yaşamdan kesitler, saraylı ve halk kesminden tek figürlü tasvirler yer almaktadır.
17. Yy en verimli dönemi II. Osman dönemine rastlar.
Şehnameci Nadiri ile ressam Nakşi’nin üretimi çok güzel örneklerdir. Nakşi dönemin Manisi olarak
yorumlanır. Derinlik ve hacim izlenimi veren kemer ve kapılar Nakşi’nin boyut denemeleridir.
18. Yüzyıldan itibaren Türk minyatür sanatı batı
etkisiyle farklılaşmaya başlamıştır. Batılı resim üslubu Türk minyatür sanatıyla harmanlanarak kullanılmıştır.
Özellikle nakkaş Levni boyama da tonlamalar kullanmaya başlamıştır.
Levni’nin en önemli eseri III. Ahmed’in şehzadelerinin sünnet düğününü gösteren Surname-i Vehbi’dir. 1720 tarihli bu eserde ışıklı eğlenceler, cambazlar, esnaf
alayları resimlenmiştir. 137 resimli eser de ip üzerinde yürütülen arabalar, dev kuklalar bile vardır.
Levni’nin Silsilenamesi (TSM. A. 3109) Osmanlı
padişahlarının portrelerini içermektedir. Levni sonrası Abdullah Buhari de kadın ve erkek güzellerini
gösteren tasvirleri ile yeni bir çığır açmıştır.
El yıkama aleti, Cezari Otomota, Suriye, Şam, Memluk d. 14.yy
Otomata, el Cezari, iki adam, Memlük d. 14. yy başları.
Labathun bitkisi, 13. yy.
Materia Medica
Sultan I. Bayezıd'ın Cülusu, Ahmedi
İskendername, VBNM, 1460 c., Cod. Or. XC,
Bellini, Fatih Portresi, 1480, LNG.
Fatih Sultan Mehmed portresi, albüm, 1460-80, TSM. H. 2153.
Fatih portresi, albüm, 1480 c.
TSM. H. 2153
Musavvir portresi,
Albüm, 1480 c. WFGA, F 1932
Fatih'e atfedilen çizimler, Defter, 1440 c. TSM H. 2324.
Muhammed Siyah Kalem, iki dev, 1453
Kır meclisi, Şahi Divan, 1528, TSM. B. 140.
Bediüzaman Mirza Yavuzun
huzurunda, Şükri, Selimname, 1530, TSM. H. 1597-98.
Perilerin kır meclisi, Cami, Tuhfet'ül Ahrar, 1530c.
TSM R. 914.
ejder, saz üslubu, 16.yy ortaları.
Ejder, Saz üslubu, sanatçısı bilinmiyor, 16.yy ikinci yarısı,
altın, gümüş ve opak boya.
Osmanlı d. aslan, cihili, ejder, 16. yy ortaları, mürekkep.
Ejder, Şah Kulu, 16. yy ortaları.
Küçük ejder, 16. yy sonları, mürekkep resmi, saz üslubu
Peri resmi, 16.yy, mürekkep, ve boya.
Şah Kulu, melek, 16.
yy ortaları.
Şah Kulu, uçan melek, Osmanlı.
Velican, Cennet bahçesinde huri.
Genç avcı, Veli Can stili, 16. yy.
Veli Can imzalı, hatayi demeti ve
peri, albüm, 1580-90, TSM. E.H. 2836, y.
8a ve H. 2162, y. 8b
Barboros Hayrettin paşa Portresi, Nigari, Albüm, 1540 c. TSM. H.
2134.
Halep, Mecmu-i Menazil, 1537, İÜK, T 5964
İstanbul, Matrakçı Nasuh, Mecmua-i Menazil, 1537, İÜK. T.
5964
İnebahtı, Matrakçı Nasuh, Tarh-i Sultan Bayezıd, 1540 c.
TSM, R. 1272.
Sultan Süleyman'ın cülusu, Arifi, Süleymanname, 1558, TSM, H. 1517.
Barbaros Hayrettin Paşa Kanuninin huzurunda,
Arifi Süleymanname, TSM.
H. 1517.
Devşirmelerin toplanması, Arifi, Süleymanname, 1558, H. 1517.
Sultan Süleyman’a şehzadelerin sünnet düğünü sebebiyle hediye sunulması,
Arifi, Süleymanname, 1558, TSM. H.1517.
Şehzade Selim ok atarken, Albüm, 1561,62, TSM. H. 2134
Kanuni portresi, Nigari, Albüm, 1560-65, TSM, H.
2134.
II. Selim, 1570, Nigari.
II. Murad, albüm yaprağı, 1600 c.
II. Selim, albüm
yaprağı, 1566-1575.
Şehzade Selim'in Belgrad'a hareketi, Ahmed Feridun, Nüzhet-i Esrarü'l ahbar der Seferi Zigetvar, 1569, TSM. H. 1339.
Hükümdarın Ahlaksız Kadıyı aniden denetlemeye gelmesi, Sadi, Gülistan, 1565, WFGA, F.
1949.2.
Sultan Süleyman'ın
cenazesinin Süleymaniye’ye getirilmesi, Seyyid Lokman, Zafername, 1579, DCBL, T.
413, y. 115b
Sultan Süleyman'ın Eyüp Sultan
Türbesini ziyareti, Seyyid lokman, Zafername, 1579, DCBL, T.413.
Safevi Elçisi Tokmak Han'ın huzura kabulü, S. Lokman, Şehinşehname I, 1581, İÜK, F. 1404
Takiyüddin ve arkadaşlarının rasathanede çalışmaları, S.
Lokman Şehinşehname I, 1581, İÜK, F. 1404, y. 56b-57a
Mısırdan getirilen su aygırının başının Arslanhane de halka
sunulması, S. Lokman, Şehname- i Selim han, 1581, TSM. A. 3595
Galetta kalesinin kuşatılması, Seyyid lokman, Şehname-i Selim Han, 1581, TSM. A. 3595.
Ahmed Karabaği, Seyyid Lokman, Ahmed Feridun, Nakkaş Osman ve Nakkaş ali
toplantıda, Seyyid Lokman, Şehname-i Selim Han, 1581, A.3595.
Ayasofya, Seyyid lokman, Şehname-i Selim Han, TSM. A.
3595.
Topkapı Sarayının II. avlusu, Hünername I, S.
Lokman, 1584, TSM. H. 1523, y. 18b-19a
İstanbul, S. Lokman, 1584, Hünername I, 1584, TSM. H. 1523, y. 158b-159a
Kebapçıların geçişi, Surname-i Hümayun, 1587, TSM.
H. 1344, y.343a
Mohaç savaşı, S.
Lokman, Hünername II, 1589, TSM H. 1524, y.
256b
Kanuninin yaşlı bir kadının şikayetini dinlemesi,
Hünername II, 1589, TSM.
H. 1524, y. 152a
Kanuninin Filibe sarayında avlanması, S. Lokman, Hünername II, 1589, TSM. H. 1524, y. 256b
yay, oğlak ve kova burçları, Sururi, Tercüme-i Acaibü'l Mahlukat , 1590, TSM. A. 3632, y. 33b-34a
İstanbul, Atlas, 1580 c. BWAG, W.660.
Lala Mustafa
Paşanın İznikbend te ziyafeti,
Gelibolulu Mustafa Ali, Nusretname,
1584, TSM. H. 1365, y. 34b
Adem ile Havva, S.
Lokman, Zübdetü't Tevarih, 1583,
TİEM, 1973, y. 18b
III. Murad'ın Eğri seferinden dönüşünde İstanbul'da
karşılanışı, Tlikizade, Eğri Fetihnamesi, 1596-1600, TSM. H.
1609, y. 68b-69a
Fareye tuzak kuran bakkal,
Hakkı, Tercüme-i Baharistan-ı
Cami, 1600 c., TSM. H. 1711, y.
14a
Gazanfer ağanın kendi
yaptırdığı medresede ders vermesi, Nadiri Divanı, 1605 c. TSM. H. 889. Nakşi’ ye
atfedilir.
Hz. Hızır İskender vak vak ağacının
dibindeler, Falname, TSM H. 1703
III. Murat'ında bulunduğu albüm
sayfası, 1610 c. TSM.
B. 408, y. 8b
Kabil'in Habil'i öldürmesi
Gökte ve yerde başka canlı kalmayınca
Azrail'in parmağını
gözüne sokarak kendi canını alması, Ahval-i Kıyamet, SK Hafid
Efendi 139
Hz. İbrahim'in oğlunu kurban etmesi, alt ise Hz
Kıyafetnamelerden seçmeler
Ralamb Albümü, Sokak Berberi
Ralamb Albümü’nden gelin ve çeyizi
Yün eğiren kadın ve sokak kıyafetleri içerisinde bir Türk kadını,PBN.
Venedik Museo Civico Correr, at pazarı.
Bir hanın iç ve dış görünüşü, Venedik Museo Correr.
Gündelik yaşamda eğlenceler
Kahvehane, Dublin Chester Baetty Library MS.439,
1610.
Mantran, İstanbul
kahvehânelerinde kahve içmenin dışında tavla, satranç ve müzik gibi etkinliklerinde yapıldığından söz eder. Ahmed Refik ise en
güzel gazel ve rûbailerin
kahvehanelerde okunduğundan bahsetmektedir. Thevenot, bu kahvehanelerin çoğunda müşteri çekmek için gün boyunca uzun bir süre çalıp söyleyen
müzisyenler bulunduğunu söyler.
Bu tasvir de bu anlatımları doğrular niteliktedir. Resimde kemençe ile müzik yapan
müzisyenler, dans eden köçek, bir köşede fal bakan falcı, tavla ve minkale oynayanlar ve elinde tuttuğu kağıttan muhtemelen güzel bir şiir okuyan mevlevi dervişi görülmektedir.
Gece eğlencesi, I.Ahmed Albümü, TSM. B.408, 1610 civarı.
Fener alayı, Taeschner Albümü
Dönme dolapta eğlenen çocuklar, Taeschner Albümü
Panayır eğlencesi, Taeschner Albümü, Karl Teby Dersaadet’ te Avusturya Sefirleri adlı kitabında
Ramazan bayramı eğlencelerini aktarırken “ Kurulan salıncağın
yanına davul çalan birini de oturturlar. Birde kaval çalan bulurlar ve eğlence günlerce
sürer “ demektedir.
Bir beyin konaklaması, Taeschner Albümü
Sünnet düğünü ve yatağı, Taeschner Albümü.
Osmanlı devlet görevlisi, 1650 c.
Levni’nin
albümünden çeşitli figürler
Rumeli ve Anadolu hisarları, Nevizade Atayi, Hamse, 1721, BWAG, W. 667, y.10a
Huban-ı İngiliz, Zenanı Rus, Fazıl Endaruni, Hubanname ve Zenanname, 1793, İÜK, T.
5502, y. 135 b ve y. 78a
Müzikli eğlence, 18.yy.
Gonca gül ve şakayık, murakka, TSM. H.2155, y. 18b, 39b
Sümbül ve sıklemen, Ali
Üsküdari, albüm, İÜK. T. 5650, y. 34a
III. Selim'in kabulü, Konstantin Kapıdağlı, tuval üzerine yağlıboya, 1789-90, TSM. H. 17- 163
Osman Gazi, Konstantin Kapıdağlı, guvaj, 1804-06, TSM 17-69
III. Selim, Resm-i
Konstantin Kapudağlı imzası var. 1803, TSM.
17-30
III. Selim, 1805.
Topkapı sarayı harem, Valide Sultan Dairesi üst kat sofası, 1789, duvar resmi
Katı vazoda çiçek, VGM, Vakıf 83, 3a
II. Abdülhamit’in 25. cülus yıl dönmü anısına hazırlanmış albüm, Arz-ı Mukaddes kitabı, İÜK 90718
Osmanlı Minyatüründe Osmanlı Minyatüründe
Siyer-i Nebi Siyer-i Nebi
Siyer-i Nebi’de her ne kadar PeygamberSiyer-i Nebi’de her ne kadar Peygamber
‘‘in yüzü bir peçeyle örtülmüş şekilde tasvir edilmişse de in yüzü bir peçeyle örtülmüş şekilde tasvir edilmişse de Osmanlı minyatür sanatında bir ilki temsil ettiği ve çok az Osmanlı minyatür sanatında bir ilki temsil ettiği ve çok az
kopyası bulunduğu için bu esere paha biçilememektedir.
kopyası bulunduğu için bu esere paha biçilememektedir.
Selçuklu dönemi minyatürlerine baktığımızda ise, Osmanlı’da Selçuklu dönemi minyatürlerine baktığımızda ise, Osmanlı’da görülen Peygamberin yüzünü gizleme hassasiyetinin
görülen Peygamberin yüzünü gizleme hassasiyetinin bulunmadığını görürüz. Selçuklu minyatür sanatçıları bulunmadığını görürüz. Selçuklu minyatür sanatçıları
Peygamberin yüzünü de resmetmiş olmalarına rağmen minyatür Peygamberin yüzünü de resmetmiş olmalarına rağmen minyatür
sanatının gerekleri doğrultusunda “genel” bir yüz ifadesi sanatının gerekleri doğrultusunda “genel” bir yüz ifadesi
kullanmışlardır. Burada genelden kasıt,minyatür sanatında yüz kullanmışlardır. Burada genelden kasıt,minyatür sanatında yüz
çizimleri her insan için aynı ve fazla detay içermeden yapılan çizimleri her insan için aynı ve fazla detay içermeden yapılan
çalışmalardır.
çalışmalardır.