• Sonuç bulunamadı

TÜRK TASVİR (MİNYATÜR) TÜRK TASVİR (MİNYATÜR) SANATI SANATI

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "TÜRK TASVİR (MİNYATÜR) TÜRK TASVİR (MİNYATÜR) SANATI SANATI"

Copied!
134
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

TÜRK TASVİR (MİNYATÜR) TÜRK TASVİR (MİNYATÜR)

SANATI

SANATI

(2)

Tanımı: Bir yazma eserdeki metni görselleştirmek amacıyla yapılan resimlere minyatür denir. Ortaçağ Avrupa'sında el yazması kitapların bölüm başlarını vurgulamak amacıyla kullanılan kırmızı boya minium dan üretildiği için bu süslemeleri tanımlamıştır.

Fransızca miniature biçimindeki sözcük zamanla yazma kitaplardaki resimleri tanımlamak için

kullanılmıştır. Ancak Osmanlı kaynaklarında minyatür terimi yerine tasvir ve nakış terimleri kullanılmıştır.

Minyatür resimlenirken suyla inceltilmiş toprak boyalar kullanılırdı. 14-18. yüzyıllarda bu boyaların kalıcı olması için yumurta sarısı kullanıldığı görülür.

Ancak yumurta sarısının karıştırıldığı boyalar

kuruduğu zaman bir kez daha kullanılamadığı için sonraları bunun yerini suda eritilmiş tutkal almıştır.

Bu tutkalın içine iki damla üzüm suyu katılarak tekrar kullanılması sağlanmıştır.

(3)

Minyatür yapımına en uygun fırçalar birkaç aylık kedi

yavrusunun gıdısından elde edilirdi. Kağıtlar ise aharlıydı.

Mührelenmiş yani parlatılmış kağıtlar ise tasviri parlak ve canlı gösterirdi. Boyama işleminde önce altın yaldız

sürülür sonra diğer boyalar kullanılırdı.

(4)

MİNYATÜR SANATI’NIN MİNYATÜR SANATI’NIN

TARİHÇESİ TARİHÇESİ

 Bilinen en eski minyatürler Mısır’da rastlanan ve İÖ Bilinen en eski minyatürler Mısır’da rastlanan ve İÖ 2. yüzyılda papirüs üzerine yapılan minyatürlerdir.

2. yüzyılda papirüs üzerine yapılan minyatürlerdir.

Daha sonraki dönemlerde Yunan, Roma, Bizans ve Daha sonraki dönemlerde Yunan, Roma, Bizans ve Süryani el yazmaları’nın da minyatürlerle süslendiği Süryani el yazmaları’nın da minyatürlerle süslendiği

görülür. Hıristiyanlık yayılınca minyatür özellikle görülür. Hıristiyanlık yayılınca minyatür özellikle

elyazması İncil’leri süslemeye başladı. Avrupa’da elyazması İncil’leri süslemeye başladı. Avrupa’da

minyatürün gelişmesi 8. yüzyılın sonlarına rastlar.

minyatürün gelişmesi 8. yüzyılın sonlarına rastlar.

12. yüzyılda ise minyatürün, süslenecek metinle 12. yüzyılda ise minyatürün, süslenecek metinle

doğrudan doğruya ilgili olması gözetilmeye ve doğrudan doğruya ilgili olması gözetilmeye ve yalnızca dinsel konulu minyatürler değil dindışı yalnızca dinsel konulu minyatürler değil dindışı

minyatürler de yapılmaya başlandı. Baskı minyatürler de yapılmaya başlandı. Baskı

makinesinin bulunuşuna kadar Avrupa’da çok güzel makinesinin bulunuşuna kadar Avrupa’da çok güzel

ve görkemli minyatürler yapıldı

ve görkemli minyatürler yapıldı

. .

(5)

Bundan sonra minyatür daha çok madalyonların üzerine Bundan sonra minyatür daha çok madalyonların üzerine portre yapmak için kullanıldı. 17. yüzyıldan sonra fildişi portre yapmak için kullanıldı. 17. yüzyıldan sonra fildişi

üzerine yapılan minyatürler yaygınlaştı. Daha sonra üzerine yapılan minyatürler yaygınlaştı. Daha sonra

minyatür sanatına karşı ilgi azalmakla birlikte dar bir minyatür sanatına karşı ilgi azalmakla birlikte dar bir

sanatçı çevresinde geleneksel bir sanat olarak sürdürüldü.

sanatçı çevresinde geleneksel bir sanat olarak sürdürüldü.

Selçuklular döneminde de minyatüre önem verildi.

Selçuklular döneminde de minyatüre önem verildi.

Selçuklular’ın İran ile ilişkileri nedeniyle minyatür sanatı Selçuklular’ın İran ile ilişkileri nedeniyle minyatür sanatı

İran etkisinde kaldı. Mevlana’nın resmini yapan İran etkisinde kaldı. Mevlana’nın resmini yapan

Abdüddevle ve başka ünlü minyatür sanatçıları yetişti.

Abdüddevle ve başka ünlü minyatür sanatçıları yetişti.

Osmanlı Devleti döneminde ise 18. yüzyıla kadar İran ve Osmanlı Devleti döneminde ise 18. yüzyıla kadar İran ve

Selçuk etkisi sürdü.

Selçuk etkisi sürdü.

(6)

MİNYATÜR NASIL YAPILIR? MİNYATÜR NASIL YAPILIR?

Minyatür işlemine başlarken ilk önce resimlendirilecek Minyatür işlemine başlarken ilk önce resimlendirilecek olan eserin konusu tespit edilir. Manzara, portre veya olan eserin konusu tespit edilir. Manzara, portre veya

herhangi bir olayın anlatımı isteniyorsa, bunun herhangi bir olayın anlatımı isteniyorsa, bunun

hakkında gerekli olan araştırma yapılarak bilgi toplanır.

hakkında gerekli olan araştırma yapılarak bilgi toplanır.

Bu hazırlık safhasından sonra, işlenecek olan konu bir Bu hazırlık safhasından sonra, işlenecek olan konu bir eskiz kâğıdına çizilir. Hataları varsa düzeltilerek,

eskiz kâğıdına çizilir. Hataları varsa düzeltilerek,

noksanları tamamlanır. Aharlı bir kâğıt üzerine alınır.

noksanları tamamlanır. Aharlı bir kâğıt üzerine alınır.

Eğer aynı kompozisyondan bir kaç adet yapılması Eğer aynı kompozisyondan bir kaç adet yapılması

isteniyorsa, ince ve oldukça mukavim bir kâğıdın isteniyorsa, ince ve oldukça mukavim bir kâğıdın

üzerine çizilen desen çok ince uçlu bir iğne ile sert bir üzerine çizilen desen çok ince uçlu bir iğne ile sert bir

mukavva üzerinde sık aralıklarla iğnelenerek kalıbı mukavva üzerinde sık aralıklarla iğnelenerek kalıbı

çıkarılır. Söğüt ağacı kömürü toz haline gelene kadar çıkarılır. Söğüt ağacı kömürü toz haline gelene kadar

ezilir. Bir tülbent içinde topak halinde sıkıştırılır.

ezilir. Bir tülbent içinde topak halinde sıkıştırılır.

İşlenecek olan kağıdın üzerine konan iğnelenmiş kalıp İşlenecek olan kağıdın üzerine konan iğnelenmiş kalıp

üzerinden kömür tozu ile geçilerek, desenin boyanacak üzerinden kömür tozu ile geçilerek, desenin boyanacak

kısma çıkması sağlanır.

kısma çıkması sağlanır.

(7)

Kurşun kalem ile hatlar sabitleştirilir. Altta kalan kömür Kurşun kalem ile hatlar sabitleştirilir. Altta kalan kömür tozları bir kürk parçası ile temizlenir. Eskiden kurşun tozları bir kürk parçası ile temizlenir. Eskiden kurşun

kalem yerine, çok sulu olarak boya kullanılırdı.

kalem yerine, çok sulu olarak boya kullanılırdı.

Minyatürde boyamaya zemin renklerinin vurulması ile Minyatürde boyamaya zemin renklerinin vurulması ile

başlanır. Eğer zemin olarak altın veya gümüş başlanır. Eğer zemin olarak altın veya gümüş

kullanılacaksa, ilk önce bunlar sürülür, zermühre kullanılacaksa, ilk önce bunlar sürülür, zermühre

denilen bir cins akik taşı ile üzerinden geçilerek denilen bir cins akik taşı ile üzerinden geçilerek

parlatılır parlatılır

Minyatür sanatında, renklerin birbirleri ile uyum Minyatür sanatında, renklerin birbirleri ile uyum

sağlayacak tarzda dağılmasına özellikle dikkat etmek sağlayacak tarzda dağılmasına özellikle dikkat etmek

gerekmektedir. Figürlerin dış kenarları genellikle kendi gerekmektedir. Figürlerin dış kenarları genellikle kendi

renginin oldukça koyusu olan bir tonda çizilerek renginin oldukça koyusu olan bir tonda çizilerek

ayrıntıları belirlenir. Yalnız, altın veya gümüş ayrıntıları belirlenir. Yalnız, altın veya gümüş

kullanıldığında, kontür olarak siyah renk tercih kullanıldığında, kontür olarak siyah renk tercih

edilmiştir

edilmiştir

(8)

Bundan sonraki safha, sanatçının bütün sabır ve Bundan sonraki safha, sanatçının bütün sabır ve hünerini gösteren bir uğraş kısmıdır. Elbise üstü hünerini gösteren bir uğraş kısmıdır. Elbise üstü

nakışları, iç ve dış mekânda bulunan bütün nakışları, iç ve dış mekânda bulunan bütün

unsurların detay ve süslemeleri, doğada görülen unsurların detay ve süslemeleri, doğada görülen

çiçek, bitki, kaya, ağaç gibi, diğer elemanlar en çiçek, bitki, kaya, ağaç gibi, diğer elemanlar en

ince ayrıntılarına kadar işlenir.

ince ayrıntılarına kadar işlenir.

Minyatür sanatında en ustalık isteyen Minyatür sanatında en ustalık isteyen

çalışmaların arasında, portreler önde gelir.

çalışmaların arasında, portreler önde gelir.

Erkeklerin sakal ve bıyıkları, kadınların saçları, Erkeklerin sakal ve bıyıkları, kadınların saçları,

kaşları, varsa giysilerindeki kürkler, büyük bir kaşları, varsa giysilerindeki kürkler, büyük bir

sabır ile ele alınarak, tel tel diyebileceğimiz bir sabır ile ele alınarak, tel tel diyebileceğimiz bir incelikle belirtilir. Minyatürde, tarama, akıtma, incelikle belirtilir. Minyatürde, tarama, akıtma,

noktalama ve tonlama gibi her türlü boyama noktalama ve tonlama gibi her türlü boyama

tekniği kullanılmıştır.

tekniği kullanılmıştır.

(9)

MİNYATÜRDE KULLANILAN MALZEMELER MİNYATÜRDE KULLANILAN MALZEMELER

1 ) Boya: Osmanlı Dönemi Sanatçıları, toprak boyalar kullanmış , 1 ) Boya: Osmanlı Dönemi Sanatçıları, toprak boyalar kullanmış , renklerin karışmaması için yumurta sarısı eklenerek boyanın

renklerin karışmaması için yumurta sarısı eklenerek boyanın

kağıda sabitlenmesi sağlanırmış. Daha sonraları bir miktar tutkal, kağıda sabitlenmesi sağlanırmış. Daha sonraları bir miktar tutkal,

birkaç damla üzüm suyu karıştırılarak kuruyan boyanın suyla birkaç damla üzüm suyu karıştırılarak kuruyan boyanın suyla tekrar açılması sağlanırmış. Günümüzde Alman İngiliz ve Rus tekrar açılması sağlanırmış. Günümüzde Alman İngiliz ve Rus

profesyonel suluboyalar kullanılmakta. Ayrıca boyayı sabitlemek profesyonel suluboyalar kullanılmakta. Ayrıca boyayı sabitlemek

için çeşitli medium’lar bulunuyor. Zemin boyamalarında akrilik için çeşitli medium’lar bulunuyor. Zemin boyamalarında akrilik boyalardan faydalanılmakta. (tam örtücü olmalı) mürekkep de boyalardan faydalanılmakta. (tam örtücü olmalı) mürekkep de

kullanılan malzemelerden.

kullanılan malzemelerden.

2) Fırça: Osmanlı döneminde 3 ay’a kadar olan kedi yavrularının 2) Fırça: Osmanlı döneminde 3 ay’a kadar olan kedi yavrularının gıdı tüyleri fırça yapımında kullanılırmış. Artık sanat malzemeleri gıdı tüyleri fırça yapımında kullanılırmış. Artık sanat malzemeleri

satan dükkanlarda çok kaliteli ve iyi sonuç veren fırçalar satan dükkanlarda çok kaliteli ve iyi sonuç veren fırçalar

bulunuyor

bulunuyor

(10)
(11)

3) Kağıt: Eski yöntemlerle kağıt hâlâ yapılmakta. "Aher 3) Kağıt: Eski yöntemlerle kağıt hâlâ yapılmakta. "Aher ve Murakka" minyatürün olmazsa olmazı. Ebrû yapılmış ve Murakka" minyatürün olmazsa olmazı. Ebrû yapılmış

kağıtlar da bir çok sanatçının tercihi. Şekersiz nişasta kağıtlar da bir çok sanatçının tercihi. Şekersiz nişasta

suyla boza kıvamında pişer, soğur, kağıda sürülür.

suyla boza kıvamında pişer, soğur, kağıda sürülür.

Kurutulup mührelenir (parlatma). Bu kağıda “ aherli Kurutulup mührelenir (parlatma). Bu kağıda “ aherli

kâğıt”denir. Bir başka yöntem de yumurta akı şap ile kâğıt”denir. Bir başka yöntem de yumurta akı şap ile

kestirildikten sonra kağıda sürülüp kurutulur ve kestirildikten sonra kağıda sürülüp kurutulur ve mührelenir. Şap ve şekersiz nişasta kullanılması mührelenir. Şap ve şekersiz nişasta kullanılması

kurtların zaman içinde kağıttan uzak durmasını sağlar.

kurtların zaman içinde kağıttan uzak durmasını sağlar.

Aherli kağıtlar “murakka” denen yöntemle boyamaya Aherli kağıtlar “murakka” denen yöntemle boyamaya

hazır hale getirilir. Kağıt sanatçının kendisi veya hazır hale getirilir. Kağıt sanatçının kendisi veya

malzeme tedarik eden kişiler yardımıyla hazırlanır. Her malzeme tedarik eden kişiler yardımıyla hazırlanır. Her

minyatür sanatçısı kağıdını ve murakkasını kendi minyatür sanatçısı kağıdını ve murakkasını kendi

yapabilir yada zaman kazanmak için hazır alır. Murakka yapabilir yada zaman kazanmak için hazır alır. Murakka

yapılmış kağıdın avantajı yanlış yapıldığında kolay yapılmış kağıdın avantajı yanlış yapıldığında kolay

silinebilir olmasıdır.

silinebilir olmasıdır.

(12)

 4): Altın: Yaprak veya ezilmiş halde kullanılır. 4): Altın: Yaprak veya ezilmiş halde kullanılır.

Yaprak altın geniş zeminlerde olduğu gibi Yaprak altın geniş zeminlerde olduğu gibi

kullanılabilir. Kağıt yüzeyine “miksiyon” denen kullanılabilir. Kağıt yüzeyine “miksiyon” denen

sıvılaştırılmış tutkal sürülür. Saç teli inceliğinde sıvılaştırılmış tutkal sürülür. Saç teli inceliğinde

yaprak altın yapıştırılır. Ezilmiş altın ise arap yaprak altın yapıştırılır. Ezilmiş altın ise arap

zamkı veya jelatin ile sulandırılıp küçük zamkı veya jelatin ile sulandırılıp küçük

yüzeylere sürülür, mührelenip parlatılır. Altın yüzeylere sürülür, mührelenip parlatılır. Altın

çeşitli ayarlardadır.

çeşitli ayarlardadır.

 Dikkat edilmesi gereken jelatin kıvamıdır yoksa Dikkat edilmesi gereken jelatin kıvamıdır yoksa çamurlaşır. Altın parlamıyorsa su ilave edilir,

çamurlaşır. Altın parlamıyorsa su ilave edilir,

dokunulduğunda ele bulaşıyorsa jelatin eklenir.

dokunulduğunda ele bulaşıyorsa jelatin eklenir.

(13)

MİNYATÜR SANATINDA UYGULANAN MİNYATÜR SANATINDA UYGULANAN

YÖNTEM YÖNTEM

. .

Desen Çizimi: Hazırlanan kompozisyon veya figürün kalıbı, önce Desen Çizimi: Hazırlanan kompozisyon veya figürün kalıbı, önce kırmızı boya ile geçirilip sonra çini mürekkebi ile sabitlenirmiş.

kırmızı boya ile geçirilip sonra çini mürekkebi ile sabitlenirmiş.

Günümüzde ise aydıngere kurşun kalemle, sonra kağıda kurşun Günümüzde ise aydıngere kurşun kalemle, sonra kağıda kurşun

kalemle geçirilir. Üzerinden “sepya mürekkep” ile geçilir, kalemle geçirilir. Üzerinden “sepya mürekkep” ile geçilir,

boyamaya hazır hale gelir. Altın kullanılacaksa önce altınlar boyamaya hazır hale gelir. Altın kullanılacaksa önce altınlar

sürülür sonra renklendirilir.

sürülür sonra renklendirilir.

..Minyatür Tekniği: Minyatür tekniğinin temeli tarama, noktalama Minyatür Tekniği: Minyatür tekniğinin temeli tarama, noktalama ve kusursuz keskin çizgidir. Taramalar açıktan koyuya, dipdibe ve kusursuz keskin çizgidir. Taramalar açıktan koyuya, dipdibe

(fırça ucunun kalınlığı kadar) yukarıdan aşağı yada ağıdan (fırça ucunun kalınlığı kadar) yukarıdan aşağı yada ağıdan

yukarı sabırla yapılır. Kumaş taranacaksa, taramalar dokuma yukarı sabırla yapılır. Kumaş taranacaksa, taramalar dokuma

yönüne göredir. (açık-koyu-açık taranır). Noktalamada da yavaş yönüne göredir. (açık-koyu-açık taranır). Noktalamada da yavaş

yavaş sık aralıklarla, fırça ucundaki fazla su temiz bir kağıda yavaş sık aralıklarla, fırça ucundaki fazla su temiz bir kağıda alınarak açıktan koyuya ve mutlaka fırça dik tutularak yapılır alınarak açıktan koyuya ve mutlaka fırça dik tutularak yapılır

(14)

Uygurlarda Minyatür Uygurlarda Minyatür

Orta Asya Türk resminin en önemli temsilcileri Uygur Türkleridir.Orta Asya Türk resminin en önemli temsilcileri Uygur Türkleridir.

Uygurlar, tapınakları süslemek için duvar resimleri (fresko); Manihaist Uygurlar, tapınakları süslemek için duvar resimleri (fresko); Manihaist kitapları süslemek için minyatürler yapmışlardır

kitapları süslemek için minyatürler yapmışlardır..

Uygur fresko ve minyatürlerinde konu olarak Buda ve Mani’nin yaşamıyla Uygur fresko ve minyatürlerinde konu olarak Buda ve Mani’nin yaşamıyla ilgili sahnelerin yanı sıra vakıf yapanlar, müzisyenler, kâtipler, dindarlar da ilgili sahnelerin yanı sıra vakıf yapanlar, müzisyenler, kâtipler, dindarlar da işlenmiştir.

işlenmiştir.

Uygur resim ve minyatürlerindeki kompozisyonların en büyük özelliği, Uygur resim ve minyatürlerindeki kompozisyonların en büyük özelliği, figürlerin simetrik bir düzen içerisinde sıralanmış olmasıdır. Bunlarda figürlerin simetrik bir düzen içerisinde sıralanmış olmasıdır. Bunlarda çoğunlukla koyu mavi ve kırmızı başta olmak üzere parlak renklere yer çoğunlukla koyu mavi ve kırmızı başta olmak üzere parlak renklere yer verilmiştir. Ayrıca heykel ve resimdeki realist anlayış, minyatürlerdeki verilmiştir. Ayrıca heykel ve resimdeki realist anlayış, minyatürlerdeki figürlerin portre özelliğini

figürlerin portre özelliğini kazanmalarına neden olmuştur. kazanmalarına neden olmuştur.

Hoço’da bulunan koşan at freskosu realist bir resimdir. At üzerindeki Hoço’da bulunan koşan at freskosu realist bir resimdir. At üzerindeki süvarinin belden aşağı kısmı iyi bir durumda günümüze gelebilmiştir süvarinin belden aşağı kısmı iyi bir durumda günümüze gelebilmiştir

(15)
(16)
(17)
(18)
(19)
(20)

TÜRKLERDE MİNYATÜR SANATI TÜRKLERDE MİNYATÜR SANATI

Türklerin resim sanatına ilişkin ilk örnekleri Türklerin resim sanatına ilişkin ilk örnekleri

Türkistan’da VII-IX yüzyıllar arasında tarihlenen Türkistan’da VII-IX yüzyıllar arasında tarihlenen

Maniheist ve Budist manastır duvarlarında Maniheist ve Budist manastır duvarlarında

soylular,rahipler,öyküler ve salt doğa konularını soylular,rahipler,öyküler ve salt doğa konularını içeren freskler ve konusu Buda ve Mani dininin içeren freskler ve konusu Buda ve Mani dininin

rahipleri ile ilgili kağıt ve kumaş üzerine yapılmış rahipleri ile ilgili kağıt ve kumaş üzerine yapılmış tasvirdir.Zengin renk ve düzenlenmesi,dalgalara tasvirdir.Zengin renk ve düzenlenmesi,dalgalara

duyulan ilgi,uzun örgülü saçlı,çekik gözlü,yuvarlak duyulan ilgi,uzun örgülü saçlı,çekik gözlü,yuvarlak

yüzlü figürler,gölgelerin vurgulanmasıyla elde edilen yüzlü figürler,gölgelerin vurgulanmasıyla elde edilen

kumaş ve yüz oyumlaması kimi zaman yüzün kumaş ve yüz oyumlaması kimi zaman yüzün

ifadesini vermedeki ustalık ve salt doğa ifadesini vermedeki ustalık ve salt doğa

görünümlerinde derinlik izlenimini uyandıran görünümlerinde derinlik izlenimini uyandıran

ayrıntılar Türkistan resimlerinin özellikleridir

ayrıntılar Türkistan resimlerinin özellikleridir

(21)

 Müslümanlaşan Türklerin Anadolu’ya Müslümanlaşan Türklerin Anadolu’ya yerleşmelerine kadar geçen sürede, yerleşmelerine kadar geçen sürede,

onların bilinen resim sanatı örnekleri de onların bilinen resim sanatı örnekleri de

köşk ve sarayların duvarlarını süsleyen köşk ve sarayların duvarlarını süsleyen

eğlence ve saray erkânını konu alan eğlence ve saray erkânını konu alan

frekslerde görülür.

frekslerde görülür.

(22)

SELÇUKLU MİNYATÜRÜ SELÇUKLU MİNYATÜRÜ

Selçuklu Türklerinin İran’da Mezopotamya,Suriye ve Selçuklu Türklerinin İran’da Mezopotamya,Suriye ve Anadolu’ya yayılmasıyla ilk Türk-İslam minyatür

Anadolu’ya yayılmasıyla ilk Türk-İslam minyatür üslubu doğmuştur.Günümüze ulaşan en eski

üslubu doğmuştur.Günümüze ulaşan en eski örnekler Dioskorides’in şifalı otlar hakkındaki örnekler Dioskorides’in şifalı otlar hakkındaki

eserinin Kitabu’l-Haşaiş ve Galen’in zehirlenmeler eserinin Kitabu’l-Haşaiş ve Galen’in zehirlenmeler

konusundaki eserin Kitabu’t-Tiryak adlı Arapça konusundaki eserin Kitabu’t-Tiryak adlı Arapça çevirilerinde görülür.En erkeni olan XI.Yüzyılın çevirilerinde görülür.En erkeni olan XI.Yüzyılın

sonlarına ait Dioskorides yazmasının resimleri sonlarına ait Dioskorides yazmasının resimleri

genellikle metnin arasına sıkıştırılmış çerçevesiz genellikle metnin arasına sıkıştırılmış çerçevesiz

basit bitki ve hayvan tasvirleri şeklindedir.

basit bitki ve hayvan tasvirleri şeklindedir.

(23)
(24)
(25)
(26)
(27)

XII.yüzyıl sonu ile XIII.yüzyıl başlarında XII.yüzyıl sonu ile XIII.yüzyıl başlarında Selçukluların ve onlara tabi hanedanların Selçukluların ve onlara tabi hanedanların

himayesinde çalışan sanatçıların resimlediği ilmi himayesinde çalışan sanatçıların resimlediği ilmi eserlerin tasvirleri Uygur kökenli Selçuklu tipleri eserlerin tasvirleri Uygur kökenli Selçuklu tipleri

gündelik hayata ait eşya ve sahnelerle birlikte gündelik hayata ait eşya ve sahnelerle birlikte

işlenmiştir.Anadolu’da üretilmiş XII-XIII.yüzyıllara ait işlenmiştir.Anadolu’da üretilmiş XII-XIII.yüzyıllara ait

tarihlenen ilk minyatürler tarihlenen ilk minyatürler

Meyyafarikin,Diyarbekir,Mardin,Aksaray,Kayseri,Kony Meyyafarikin,Diyarbekir,Mardin,Aksaray,Kayseri,Kony

a gibi merkezlerde hazırlanmış eserlerde yer a gibi merkezlerde hazırlanmış eserlerde yer

alır.XIII.yüzyıl başlarında Konya’da hazırlandığı alır.XIII.yüzyıl başlarında Konya’da hazırlandığı

anlaşılan Varaka ve Gülşah adlı mesnevinin nakkaş anlaşılan Varaka ve Gülşah adlı mesnevinin nakkaş

Abdülmü’min el-Huyi tarafından yatay frizler yapılmış Abdülmü’min el-Huyi tarafından yatay frizler yapılmış olan minyatürleri minai tekniğiyle bezeli Selçuklu çini olan minyatürleri minai tekniğiyle bezeli Selçuklu çini

ve seramiklerinde de izlenen geleneksel Selçuklu ve seramiklerinde de izlenen geleneksel Selçuklu

figür üslubunun başlıca örneklerindendir

figür üslubunun başlıca örneklerindendir . .

(28)
(29)
(30)

İLHANLI MİNYATÜRLERİ İLHANLI MİNYATÜRLERİ

12OO’li yıllarda başlayan Moğol istilası 12OO’li yıllarda başlayan Moğol istilası

sonucunda İslam minyatür sanatında yeni bir sonucunda İslam minyatür sanatında yeni bir

tasvir tarzı ortaya çıkmıştır.İlhanlıların hakim tasvir tarzı ortaya çıkmıştır.İlhanlıların hakim

olduğu İran’da hazırlanan yazmalar Uzak Doğu olduğu İran’da hazırlanan yazmalar Uzak Doğu

ve özellikle Çin sanatına özgü bir teknikle ve özellikle Çin sanatına özgü bir teknikle resimlenmiştir.Meraga’da kaleme alınmış resimlenmiştir.Meraga’da kaleme alınmış

hekim İbn Buhtişu’un Menafiu’l-hayevan’ı ile hekim İbn Buhtişu’un Menafiu’l-hayevan’ı ile Biruni’nin el-Aşaru’l-bakiyyesi bu döneme ait Biruni’nin el-Aşaru’l-bakiyyesi bu döneme ait

melez üslubun sergilendiği başlıca eserlerdir

melez üslubun sergilendiği başlıca eserlerdir

(31)

OSMANLI TASVİR SANATI (ERKEN DÖNEM)

En erken tarihli örnekler II. Murad ve Fatih devirlerinde Amasya ve Edirne’de hazırlanmışlardır. İskendername

Makedonyalı bu tarihi kişiliğin hayatının konu eden önemli bir eserdir. 1460-80 yıllarında hazırlanan bir diğer eser

Külliyat-ı Katibi’dir.

(32)

Dilsuzname(1455-80), Şerafettin Sabuncuoğlu’nun Cerrahiyetü’l Hakanniye (15. yy ilk çeyreği) adlı

resimli tıp kitabı erken devrin önemli eserleridir.

Fatih Sultan Mehmed Batılı yöneticiler gibi kendi portresini yaptırma arzusu içinde Bellini ,

Constanza Ferrara gibi İtalyan sanatçıları İstanbul’a davet etmiştir. Türk nakkaşlardan Sinan bey ve

Bursalı Şiblizade Ahmet’ te bu sanatçıların etkisiyle porte geleneğinde resimler üretmişlerdir.

TASVİR SANATININ KLASİK (YÜKSELİŞ) DÖNEMİ Klasik dönem olarak ta adlandırılan bu sanat süreci Yavuz Sultan Selim’le başlar ve Kanuni devrinde zirve yapar. Tebriz seferi ile doğudan Osmanlı sarayına

getirilen nakkaşlar çok önemli eserler üretmişlerdir.

Safevi Tebriz üslubu, Hüseyin Baykara Herat üslubu ve Memluk resim san. etkileri bu devir resmini

etkilemiştir.

(33)

Özellikle Kanuni Sultan Süleyman devrinde Matrakçı Nasuh’un yaptığı fethedilen yerlerin kale, liman ve sefer sırasındaki şehirleri kuşbakışı gösteren

tasvirleri “Topoğrafik” çizimler olarak

sınıflandırılmıştır. Piri Reis’in Kitab-ı Bahriyesi ve Dünya Haritası da bu devrin önemli eserlerindendir.

16. Yüzyılın ortalarından itibaren Şehnamecilik kurumunun da oluşturulmasıyla tarihi konuların

işlendiği ve padişaha sunulmak için yapılan resimli el yazmalarının hazırlandığı büyük tasarımlar

yapılmıştır.

Kanuni Sultan Süleyman’ın saltanatının 1558 yılına kadar ki olayları anlatan 69 minyatürlü

Süleymanname Arifi tarafından yazılmıştır. Beş

sanatçı tarafından resimlenen bu yazma da devrin ünlü baş nakkaşı nakkaş Osman’ın da çalıştığı

düşünülür.

(34)

Bu eserde iyi bir gözleme dayanılarak hazırlanmış Macar ordu giysileri ve çadırları, Macar bir sanatçının da eser hazırlanırken çalıştığı düşünülmektedir.

Nigari lakaplı şair Haydar Reis, Barbaros Hayrettin Paşa’nın, Kanuni’nin ve II. Selim’in portrelerini de çizmiştir.

Şehnamecilik kurumunun başına atanan(1569)

Seyyid Lokman Aşuri, nakkaş Osman’ın da bulunduğu bir tasarım gurubu ile Klasik Dönem tasvir üslubunu oluşturacak eserler hazırlamışlardır. Bunlardan en önemlisi 12 padişahın portresinin bulunduğu

Şemailname’dir(1579 tarihli). Bu eserin diğer ismi Kıyafet el İnsaniye fi Şemâil el-Osmaniye’dir. Bu ikilinin ikinci büyük eseri ise Tarih-i Sultan

Süleyman’dır.

(35)

Türk Minyatür sanatının en önemli eserlerinin

üretildiği diğer bir dönem de III. Murad’ın (1574-95) saltanatıdır. Padişahların zaferlerini, seferlerini ve

hünerlerini aktaran tasvirlerin bulunduğu yazma eserler padişah şahnameleri olarak 1579-97 yılları arasında Şehnameci Seyyid Lokman, baş nakkaş Osman ve çırakları tarafından üretilir. Şahname-i Selim Han(TSM.A.3595), Şahname-i Sultan Murad III(İÜK. F.1404), Hünername(TSM. H. 1523-24)

resimleri, tezhipleri, ciltleri ile muntazam hazırlanmış ve sultana sunulan eserler olarak dikkati

çekmektedir. Bu eserlerde Osmanlı ordusunun

intizamı, görkemi, saray törenlerinin gösterişi bütün ayrıntısıyla izleyiciye sunulmuştur. Bunlar adeta

dönemin belgesel fotoğrafları niteliğindedir. 1583’ te yazılan peygamberler tarihini de içeren Zübdet el

Tevarih ‘te Nakkaş Osman'ın da aralarında

bulunduğu 13 ressam tarafından hazırlanmıştır.

(36)

Sultan III.. Murad’ın şehzadesi için düzenlenen sünnet şenliği Surname(TSM. H.1344) olarak 1582 yılında

hazırlanmıştır. 52 gün ve gece süren bu muhteşem tören imparatorluğun zenginliğini ve yüceliğini de hem halkına hem de davetli yabancı konuklara göstermeyi

amaçlamaktadır. Bu eserde şehrin esnaf alayları da hükümdarın önünde geçit törenine katılmışlardır. 250 resim adeta bir video kaydı gibi töreni an be an

nakletmektedir.

1595 yılında hazırlatılmış Siyer-i Nebi ise Hz.

Muhammed’in yaşamını konu alan resimlerle süslenmiştir.

814 resimli bu eserin günümüze beş cildi ulaşmıştır.

Peygamberimizin savaşları, mucizeleri bu resimlerde aktarılmıştır.

16. Yy ikinci yarısında murakka(albüm) geleneği

yaygınlaşmış mürekkeple çizilmiş saz üslubundaki melek ve peri resimleri üretilmiştir. Özellikle Veli Can imzalı

olanlar muhteşem örneklerdir.

(37)

Sultan I. Ahmed döneminde ise vassale (albüm) ustası Kalender paşa tarafından hazırlatılan örnekler dikkati çekmektedir. Falname adlı eserde bir resmin

karşısındaki metinde o resmi açan kişinin fal yorumu yazılıdır. I. Ahmed Albümü’ nde ise günlük yaşamdan kesitler, saraylı ve halk kesminden tek figürlü tasvirler yer almaktadır.

17. Yy en verimli dönemi II. Osman dönemine rastlar.

Şehnameci Nadiri ile ressam Nakşi’nin üretimi çok güzel örneklerdir. Nakşi dönemin Manisi olarak

yorumlanır. Derinlik ve hacim izlenimi veren kemer ve kapılar Nakşi’nin boyut denemeleridir.

18. Yüzyıldan itibaren Türk minyatür sanatı batı

etkisiyle farklılaşmaya başlamıştır. Batılı resim üslubu Türk minyatür sanatıyla harmanlanarak kullanılmıştır.

Özellikle nakkaş Levni boyama da tonlamalar kullanmaya başlamıştır.

(38)

Levni’nin en önemli eseri III. Ahmed’in şehzadelerinin sünnet düğününü gösteren Surname-i Vehbi’dir. 1720 tarihli bu eserde ışıklı eğlenceler, cambazlar, esnaf

alayları resimlenmiştir. 137 resimli eser de ip üzerinde yürütülen arabalar, dev kuklalar bile vardır.

Levni’nin Silsilenamesi (TSM. A. 3109) Osmanlı

padişahlarının portrelerini içermektedir. Levni sonrası Abdullah Buhari de kadın ve erkek güzellerini

gösteren tasvirleri ile yeni bir çığır açmıştır.

(39)

El yıkama aleti, Cezari Otomota, Suriye, Şam, Memluk d. 14.yy

(40)

Otomata, el Cezari, iki adam, Memlük d. 14. yy başları.

(41)

Labathun bitkisi, 13. yy.

Materia Medica

(42)

Sultan I. Bayezıd'ın Cülusu, Ahmedi

İskendername, VBNM, 1460 c., Cod. Or. XC,

(43)

Bellini, Fatih Portresi, 1480, LNG.

(44)

Fatih Sultan Mehmed portresi, albüm, 1460-80, TSM. H. 2153.

(45)

Fatih portresi, albüm, 1480 c.

TSM. H. 2153

(46)

Musavvir portresi,

Albüm, 1480 c. WFGA, F 1932

(47)

Fatih'e atfedilen çizimler, Defter, 1440 c. TSM H. 2324.

(48)

Muhammed Siyah Kalem, iki dev, 1453

(49)

Kır meclisi, Şahi Divan, 1528, TSM. B. 140.

(50)

Bediüzaman Mirza Yavuzun

huzurunda, Şükri, Selimname, 1530, TSM. H. 1597-98.

(51)

Perilerin kır meclisi, Cami, Tuhfet'ül Ahrar, 1530c.

TSM R. 914.

(52)

ejder, saz üslubu, 16.yy ortaları.

(53)

Ejder, Saz üslubu, sanatçısı bilinmiyor, 16.yy ikinci yarısı,

altın, gümüş ve opak boya.

(54)

Osmanlı d. aslan, cihili, ejder, 16. yy ortaları, mürekkep.

(55)

Ejder, Şah Kulu, 16. yy ortaları.

(56)

Küçük ejder, 16. yy sonları, mürekkep resmi, saz üslubu

(57)

Peri resmi, 16.yy, mürekkep, ve boya.

(58)

Şah Kulu, melek, 16.

yy ortaları.

(59)

Şah Kulu, uçan melek, Osmanlı.

(60)

Velican, Cennet bahçesinde huri.

(61)

Genç avcı, Veli Can stili, 16. yy.

(62)

Veli Can imzalı, hatayi demeti ve

peri, albüm, 1580-90, TSM. E.H. 2836, y.

8a ve H. 2162, y. 8b

(63)

Barboros Hayrettin paşa Portresi, Nigari, Albüm, 1540 c. TSM. H.

2134.

(64)

Halep, Mecmu-i Menazil, 1537, İÜK, T 5964

(65)

İstanbul, Matrakçı Nasuh, Mecmua-i Menazil, 1537, İÜK. T.

5964

(66)

İnebahtı, Matrakçı Nasuh, Tarh-i Sultan Bayezıd, 1540 c.

TSM, R. 1272.

(67)

Sultan Süleyman'ın cülusu, Arifi, Süleymanname, 1558, TSM, H. 1517.

(68)

Barbaros Hayrettin Paşa Kanuninin huzurunda,

Arifi Süleymanname, TSM.

H. 1517.

(69)

Devşirmelerin toplanması, Arifi, Süleymanname, 1558, H. 1517.

(70)

Sultan Süleyman’a şehzadelerin sünnet düğünü sebebiyle hediye sunulması,

Arifi, Süleymanname, 1558, TSM. H.1517.

(71)

Şehzade Selim ok atarken, Albüm, 1561,62, TSM. H. 2134

(72)

Kanuni portresi, Nigari, Albüm, 1560-65, TSM, H.

2134.

(73)

II. Selim, 1570, Nigari.

(74)

II. Murad, albüm yaprağı, 1600 c.

(75)

II. Selim, albüm

yaprağı, 1566-1575.

(76)

Şehzade Selim'in Belgrad'a hareketi, Ahmed Feridun, Nüzhet-i Esrarü'l ahbar der Seferi Zigetvar, 1569, TSM. H. 1339.

(77)

Hükümdarın Ahlaksız Kadıyı aniden denetlemeye gelmesi, Sadi, Gülistan, 1565, WFGA, F.

1949.2.

(78)

Sultan Süleyman'ın

cenazesinin Süleymaniye’ye getirilmesi, Seyyid Lokman, Zafername, 1579, DCBL, T.

413, y. 115b

(79)

Sultan Süleyman'ın Eyüp Sultan

Türbesini ziyareti, Seyyid lokman, Zafername, 1579, DCBL, T.413.

(80)

Safevi Elçisi Tokmak Han'ın huzura kabulü, S. Lokman, Şehinşehname I, 1581, İÜK, F. 1404

(81)

Takiyüddin ve arkadaşlarının rasathanede çalışmaları, S.

Lokman Şehinşehname I, 1581, İÜK, F. 1404, y. 56b-57a

(82)

Mısırdan getirilen su aygırının başının Arslanhane de halka

sunulması, S. Lokman, Şehname- i Selim han, 1581, TSM. A. 3595

(83)

Galetta kalesinin kuşatılması, Seyyid lokman, Şehname-i Selim Han, 1581, TSM. A. 3595.

(84)

Ahmed Karabaği, Seyyid Lokman, Ahmed Feridun, Nakkaş Osman ve Nakkaş ali

toplantıda, Seyyid Lokman, Şehname-i Selim Han, 1581, A.3595.

(85)

Ayasofya, Seyyid lokman, Şehname-i Selim Han, TSM. A.

3595.

(86)

Topkapı Sarayının II. avlusu, Hünername I, S.

Lokman, 1584, TSM. H. 1523, y. 18b-19a

(87)

İstanbul, S. Lokman, 1584, Hünername I, 1584, TSM. H. 1523, y. 158b-159a

(88)

Kebapçıların geçişi, Surname-i Hümayun, 1587, TSM.

H. 1344, y.343a

(89)

Mohaç savaşı, S.

Lokman, Hünername II, 1589, TSM H. 1524, y.

256b

(90)

Kanuninin yaşlı bir kadının şikayetini dinlemesi,

Hünername II, 1589, TSM.

H. 1524, y. 152a

(91)

Kanuninin Filibe sarayında avlanması, S. Lokman, Hünername II, 1589, TSM. H. 1524, y. 256b

(92)

yay, oğlak ve kova burçları, Sururi, Tercüme-i Acaibü'l Mahlukat , 1590, TSM. A. 3632, y. 33b-34a

(93)

İstanbul, Atlas, 1580 c. BWAG, W.660.

(94)

Lala Mustafa

Paşanın İznikbend te ziyafeti,

Gelibolulu Mustafa Ali, Nusretname,

1584, TSM. H. 1365, y. 34b

(95)

Adem ile Havva, S.

Lokman, Zübdetü't Tevarih, 1583,

TİEM, 1973, y. 18b

(96)

III. Murad'ın Eğri seferinden dönüşünde İstanbul'da

karşılanışı, Tlikizade, Eğri Fetihnamesi, 1596-1600, TSM. H.

1609, y. 68b-69a

(97)

Fareye tuzak kuran bakkal,

Hakkı, Tercüme-i Baharistan-ı

Cami, 1600 c., TSM. H. 1711, y.

14a

(98)

Gazanfer ağanın kendi

yaptırdığı medresede ders vermesi, Nadiri Divanı, 1605 c. TSM. H. 889. Nakşi’ ye

atfedilir.

(99)

Hz. Hızır İskender vak vak ağacının

dibindeler, Falname, TSM H. 1703

(100)

III. Murat'ında bulunduğu albüm

sayfası, 1610 c. TSM.

B. 408, y. 8b

(101)

Kabil'in Habil'i öldürmesi

(102)

Gökte ve yerde başka canlı kalmayınca

Azrail'in parmağını

gözüne sokarak kendi canını alması, Ahval-i Kıyamet, SK Hafid

Efendi 139

(103)

Hz. İbrahim'in oğlunu kurban etmesi, alt ise Hz

(104)
(105)

Kıyafetnamelerden seçmeler

(106)

Ralamb Albümü, Sokak Berberi

(107)

Ralamb Albümü’nden gelin ve çeyizi

(108)

Yün eğiren kadın ve sokak kıyafetleri içerisinde bir Türk kadını,PBN.

(109)

Venedik Museo Civico Correr, at pazarı.

(110)

Bir hanın iç ve dış görünüşü, Venedik Museo Correr.

(111)

Gündelik yaşamda eğlenceler

Kahvehane, Dublin Chester Baetty Library MS.439,

1610.

Mantran, İstanbul

kahvehânelerinde kahve içmenin dışında tavla, satranç ve müzik gibi etkinliklerinde yapıldığından söz eder. Ahmed Refik ise en

güzel gazel ve rûbailerin

kahvehanelerde okunduğundan bahsetmektedir. Thevenot, bu kahvehanelerin çoğunda müşteri çekmek için gün boyunca uzun bir süre çalıp söyleyen

müzisyenler bulunduğunu söyler.

Bu tasvir de bu anlatımları doğrular niteliktedir. Resimde kemençe ile müzik yapan

müzisyenler, dans eden köçek, bir köşede fal bakan falcı, tavla ve minkale oynayanlar ve elinde tuttuğu kağıttan muhtemelen güzel bir şiir okuyan mevlevi dervişi görülmektedir.

(112)

Gece eğlencesi, I.Ahmed Albümü, TSM. B.408, 1610 civarı.

(113)
(114)

Fener alayı, Taeschner Albümü

(115)

Dönme dolapta eğlenen çocuklar, Taeschner Albümü

(116)

Panayır eğlencesi, Taeschner Albümü, Karl Teby Dersaadet’ te Avusturya Sefirleri adlı kitabında

Ramazan bayramı eğlencelerini aktarırken “ Kurulan salıncağın

yanına davul çalan birini de oturturlar. Birde kaval çalan bulurlar ve eğlence günlerce

sürer “ demektedir.

(117)

Bir beyin konaklaması, Taeschner Albümü

(118)

Sünnet düğünü ve yatağı, Taeschner Albümü.

(119)
(120)

Osmanlı devlet görevlisi, 1650 c.

(121)

Levni’nin

albümünden çeşitli figürler

(122)

Rumeli ve Anadolu hisarları, Nevizade Atayi, Hamse, 1721, BWAG, W. 667, y.10a

(123)

Huban-ı İngiliz, Zenanı Rus, Fazıl Endaruni, Hubanname ve Zenanname, 1793, İÜK, T.

5502, y. 135 b ve y. 78a

(124)

Müzikli eğlence, 18.yy.

(125)

Gonca gül ve şakayık, murakka, TSM. H.2155, y. 18b, 39b

(126)

Sümbül ve sıklemen, Ali

Üsküdari, albüm, İÜK. T. 5650, y. 34a

(127)

III. Selim'in kabulü, Konstantin Kapıdağlı, tuval üzerine yağlıboya, 1789-90, TSM. H. 17- 163

(128)

Osman Gazi, Konstantin Kapıdağlı, guvaj, 1804-06, TSM 17-69

(129)

III. Selim, Resm-i

Konstantin Kapudağlı imzası var. 1803, TSM.

17-30

(130)

III. Selim, 1805.

(131)

Topkapı sarayı harem, Valide Sultan Dairesi üst kat sofası, 1789, duvar resmi

(132)

Katı vazoda çiçek, VGM, Vakıf 83, 3a

(133)

II. Abdülhamit’in 25. cülus yıl dönmü anısına hazırlanmış albüm, Arz-ı Mukaddes kitabı, İÜK 90718

(134)

Osmanlı Minyatüründe Osmanlı Minyatüründe

Siyer-i Nebi Siyer-i Nebi

Siyer-i Nebi’de her ne kadar PeygamberSiyer-i Nebi’de her ne kadar Peygamber

‘‘in yüzü bir peçeyle örtülmüş şekilde tasvir edilmişse de in yüzü bir peçeyle örtülmüş şekilde tasvir edilmişse de Osmanlı minyatür sanatında bir ilki temsil ettiği ve çok az Osmanlı minyatür sanatında bir ilki temsil ettiği ve çok az

kopyası bulunduğu için bu esere paha biçilememektedir.

kopyası bulunduğu için bu esere paha biçilememektedir.

Selçuklu dönemi minyatürlerine baktığımızda ise, Osmanlı’da Selçuklu dönemi minyatürlerine baktığımızda ise, Osmanlı’da görülen Peygamberin yüzünü gizleme hassasiyetinin

görülen Peygamberin yüzünü gizleme hassasiyetinin bulunmadığını görürüz. Selçuklu minyatür sanatçıları bulunmadığını görürüz. Selçuklu minyatür sanatçıları

Peygamberin yüzünü de resmetmiş olmalarına rağmen minyatür Peygamberin yüzünü de resmetmiş olmalarına rağmen minyatür

sanatının gerekleri doğrultusunda “genel” bir yüz ifadesi sanatının gerekleri doğrultusunda “genel” bir yüz ifadesi

kullanmışlardır. Burada genelden kasıt,minyatür sanatında yüz kullanmışlardır. Burada genelden kasıt,minyatür sanatında yüz

çizimleri her insan için aynı ve fazla detay içermeden yapılan çizimleri her insan için aynı ve fazla detay içermeden yapılan

çalışmalardır.

çalışmalardır.

Referanslar

Benzer Belgeler

Küme- nin yo¤un merkezinde nötron y›ld›zlar› ve beyaz cüce içerenlerin d›fl›nda, normal y›ld›zlar›n olufltu8rdu¤u ikili sitemler de var.. Ancak bunlar›n

Selim Edes, Engin Civan, Dündar K ılıç arasında K ılıç ’m Selimpaşa’daki yazlığında yapılan görüşmeye katılan Engin C ivan’m kavgalı, ABC.. Menkul

Sonuç: Klinik erken evre meme kanseri tedavisinde sentinel lenf nodunu tespit etmede kombine yöntem yüksek doğruluk oranı ile güvenli ve uygula- nabilir bir yöntemdir..

Bunun yanı sıra; sıcak ortam, uzamış yatak istirahati, düşük beden kitle indeksi, büyük öğünler ve alkol alımı gibi çevresel faktörler de ortostatik hipotansiyona

«Cumhuriyet'ten bu yana Kurtuluş Savaşı ve Devrimler edebiyatında Mustafa Kemal'in yeri lâyık olduğu kadar yüceltilirken, diğerlerinin yerleri hiç de lâyık

«İki Kemal» başlıklı fıkrayı kı­ saca hatırlatayım: 1922 martının birinde malî yıl vesilesile Gazi Mustafa Kemal Paşa çok mühim ve tarihî nutkunu

Karaciğer Sağlıklı portörler Hepatitin kronik şekli Hepatosellüler Kanser %50 persistan infeksi yonlar ı Karaciğer Sağlıklı portörler ı ı 40-45 mn küresel 27 mn kor