1*
1•11•1E•
üç AYLIK immeling
İ rROOPERATIF INCELEMELER DERGIstm
lIlli ıııı •a ıııı e ıı ee ı i ııı n ı o ı a ı m ıııııı ira ı mr ı lg 1111111111111111111111111111111111111111111111•11111111111
1 ■ ••••••• ■ •••••••••1111 11••••••••••••••••••111 111••••••••••••••••••IN
'91•1111i
l 11•11 ı a,
1 t
1
1 1 1 e E
1 ■
1•••••• I•••/: 11Pqr'
-IV A ,
/411
Türk Kooperatifçilik Kurumu Organları YÖNETIM KURULU
Başkan : Prof.Dr. Rasih DEMİRCİ
Gazi Üniversitesi İ.İ.B.F. İşletme Bölümü Öğretim Üyesi
Başkan Yardımcısı : Doç.Dr. Burhan AYKAÇ
Gazi Üniversitesi İ.İ.B.F. Öğretim Üyesi Muhasip Üye : Kaplan YILDIZ
T.C. Ziraat Bankası Kooperatifler Müdürü Üye : Doç.Dr. Kadir ARICI
Gazi Üniversitesi İ.İ.B.F. Öğretim Üyesi Üye : Yrd. Doç.Dr. Nevzat AYPEK
G.Ü. Ticaret ve Turizm Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Üye : Mete BAŞÇI
Tarım Kredi Koop. Merkez Birliği Genel Müdür Yardımcısı Üye : Erol DOK
Ziraat Yüksek Mühendisi, İş adamı Üye : Prof.Dr. Celal ER
A.Ü. Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Üye : Dr. Şenol ERDOĞAN
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Üye : Prof.Dr. Ahmet ÖZÇELİK
A.Ü. Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Üye : Kâmil ÖZDEMIR
Pankobirlik Genel Müdürü Üye : Yrd.Doç.Dr. Ahmet TURAN
A.Ü. Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Üye : Nevzat USLUCAN
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı TÜGEM Değerlendirme ve Koordinasyon Dairesi Başkanı
Üye : Dr. Selim YÜCEL
Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.
Şeker Enstitüsü Deneme ve Istatistik Şubesi Şef Uzmanı Üye : Hayri YÜRÜR
D.P.T. Uzmanı
DENETLEME KURULU
Başkan : Nail TAN
Kültür Bakanlığı Türk Halk Müziği Korosu Uzmanı Üye : Nail ÇELEBİ
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Başmüfettişi Üye : Dr. Mustafa DOYUK
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı APK•kurul Başkanı
HAYSİYET ~ANI
Başkan : Nurettin HAZAR
Türk Kooperatifçilik Kurumu Eski Başkanı Üye : Prof.Dr. Orhan ARSLAN
G.Ü. Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Üye : Hüsnü POYRAZ
Türk Kooperatifçilik Kurumu Eski Başkanı
pecya
ISSN 1300-1469
KOOPERATIFÇILIK
ÜÇ AYLIK KOOPERATIF INCELEMELER DERGISI
Sayı : 114 Ekim, - Kasım - Aralık 1996
Türk Kooperatifçilik Kurumu ve Türk Kooperatifçilik Eğitim Vakfı Tarafından Üç Ayda Bir Yayınlanır
Fiyatı : 150.000.- TL.
Yıllık Abone : 500.000.- TL.
Yurtdışı : 3 $
Yazışma Adresi : Türk Kooperatifçilik Kurumu Mithatpaşa Caddesi 38/A - 06420 Kızılay/ANKARA
Tel : 431 61 25 - 431 61 26 Fax : 434 06 46
•
Türk Kooperatifçilik Kurumu Adına Sahibi Prof.Dr Rasih DEMIRCI
•
Yazı İşleri Müdürü Prof.Dr. Celöl ER Teknik Sorumlu İrfan GÜNDOĞDU
YAYIN KURULU Başkan : Dr. Selim YÜCEL Raportör : Osman OKTAY
Üye : Prof.Dr. Ahmet ÖZÇELİK Üye : Yrd. Doç. Dr. Ahmet TURAN Üye : İrfan GÜNDOĞDU
pecya
IÇINDEKILER
Sayfa
Başyazı 4
Ülkemizde Tüm Kooperatifleri Kapsayan Tek Bir Kooperatifler Yasası Çıkarılmalıdır
Esen FİGEN 6
Sanayi Devriminin Modern Koopratifçiliğin Doğuşuna Etkisi
Faruk Kayhan TEMIZ 21
Güneydoğu Anadolu (GAP) Alanında Mülkiyet Dağılımı ve Toprak Reformu
Dr. Zafer BABAGİRAY 29
Ordu İli Fındık Üretiminde Belirsizlik Analizleri
Murat SAYİLİ 41
Su Ürünleri Projeleri ve Formulasyonu
Hasan H. ATAR 55
pecya
Türk Kooperatifçilik Kurumu taraf ı ndan a ş a ğı da belirtilen konularda yap ı lacak ara şt ı rmalar desteklenecektir.
S ığı r ithalat ı nda Karşı la şı lan Sorunlar, Kooperatiflerin Durumu ve Çözüm Önerileri,
553 Say ı l ı Kanun Hükmünde Kararna- menin Tar ı m Kredi Kooperatifleri Üzerine Etkileri,
Türkiye'de Tar ı m Kesiminin Örgütlen- mesinde Kooperatifler, Üretici Birlikle- ri ve Köye Hizmet Götürme Birlikleri- nin Yeri ve Öneminin Ara ş t ı r ı lmas ı , - Tüketici Koruma Kanunu Çerçevesin-
de Türkiye'de Tüketim Kooperatifçili ğ i ilgili ara ş t ı rmalara yap ı lacak teklifler için gerekli ba ş vuru formlar ı Türk Koope- ratifçilik Kurumu'ndan temin edilebilir.
Ba ş vurular 31 Aral ı k 1996'da sona ere- cektir.
pecya
KOOPER.11 1 F- 1:11.11i S:\Y1 : 114 EKIN' KASIN1 \l< I IK
1996
Değerli okuyuculanmız;
Kooperatifçilik Dergisi'nin 114. sayısı ile yine sizlerle birlikte ol- maktan mutluluk duyuyoruz.
Geçen sayımızın Başyazısında duyurduğumuz üzere, Türk Koope- ratifçilik Kurumunun uluslararası düzeydeki faaliyetlerinden her üç yılda bir tertiplenen "Milletlerarası Türk Kooperatifçilik Kongresi"nin onbeşincisi 6-9 Kasım 1996 tarihleri arasında Ankara'da yapıldı. Kongreye ülkemiz ve yabancı ülkelerden davetli bilim adamı ve koo- peratifçilerden oluşan tebliğcilerle, kongreyi takip eden çok sayıda dinleyici katıldı. Konu "XXI. Yüzyıla Doğru Dünyada ve Türkiye'de Kooperatifçilik" ana başlığı altında "Dünyada Kooperatifçiliğin Yeniden Yapılanması" ile "Türkiye'nin Avrupa ile Bütünleşmesi ve Kooperatif- çilik" oldu ve bu konularda ilgiyle izlenen tebliğler sunuldu.
Türk Kooperatifçilik Kurumu kongrede sunulan tebliğleri daha ge- niş kitlelere yaymak düşüncesiyle bir kitap halinde toplayarak yayın- ladı.
Kooperatifçilerin gündeminde bu defa 21. aralık Kooperatifçilik kutlamaları var. Her yıl olduğu gibi bu yılda Türk Kooperatifçilik Ku- rumu yurdumuzun çeşitli illerinde düzenleyeceği toplantı ve diğer et- kinliklerle 21 Aralık kutlamalannı gerçekleştirecektir.
Kooperatifçilik Dergisi'nin bu sayısında sizlere yine 5 adet ilmi makale sunuyoruz.
FİGEN, "Ülkemizde Tüm Kooperatifleri Kapsayan Tek Bir Koopera- tifler Yasası Çıkanlmalıdır" isimli makalesinde son yıllarda sıkça söy- lenen ancak bir türlü gerçekleşmeyen, kooperatifçiliğin en önemli me- selelerinden birine ilişkin görüşlerini belirtiyor. Bizde Sayın FİGEN'in görüşlerine katılıyor, biran önce bütün kooperatifleri tek bir kanunla aynı çatı altında toplanmalannı görmek istiyoruz.
pecya
SAYI: 114 KOOPERATIFÇILIK EKIM - KASIM - ARALIK '96 =e
TEMIZ, "Sanayi Devriminin Modern Kooperatifçiliğin Doğuşuna Et- kisi" konulu makalesinde, Dünyada kooperatifçilik hareketinin ba şla- masını sağlayan nedenlerden biri olarak sanayi devrimini gösteriyor ve sanayi devrimi ile dünyanın iktisadi, siyasi ve sosyal tarihinde çok büyük değişikliklere yol açıldığını ortaya koyuyor.
BABAGIRAY, "Güneydoğu Anadolu Alanında Toprak Mülkiyet Dağı- lımı ve Toprak Reformu" konulu çalışmasında GAP Kapsamındaki İl- lerin toprak mülkiyet dağılımı açısından analizi ve 3083 sayılı "Sula- ma Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu"ndaki hükümler çerçevesinde muhtemel bir toprak reformu çalışmalann sonuçlan ile ilgili kısa bir değerlendirme yapıyor.
SAYILI, "Ordu İli Fındık Üretiminde Belirsizlik Analizleri" konulu araştırma ile 20 yıllık bir zaman sürecinde; gerek Ordu ili gerekse Doğu Karadeniz Bölgesi üreticilerinin hemen hemen tek geçim kayna- ğı durumunda olan fındığın verim, fiyat ve gelir belirsizliğini inceli- yor.
ATAR'ın, "Su Ürünleri Projeleri ve Formulasyonu" isimli tercüme çalışmasıyla bu sayımızı da böylece tamamlamış oluyoruz.
Değerli Kooperatifçiler; Dergimizin her sayısında olduğu gibi bun- dan sonraki sayılanrida da özellikle kooperatifçilik konularındaki ya- zılannızla bize destek vereceğinizi umuyor kooperatifçi selamlanmızı sunuyoruz. Bir sonraki sayımızda buluşmak ümidiyle...
pecya
KOOPERATIFÇILIK SAYI: 114 EKIM - KASIM - ARALIK
1996
ÜLKEMIZDE TÜM KOOPERATIFLERI KAPSAYAN TEK B İ R KOOPERAT İFLER
YASASI ÇIKARILMALIDIR
Esen FİGEN
S
erbest pazar ekonomisi kurum ve kurallarının hakim olduğu ül- kelerde kalkınmanın gerçekleştirilmesinde, temel ekonomik poli- tikaların uygulanmasında değişik organizasyonlar faaliyet gös- termekt,edirler. Bu organizasyonlar içinde, Devlet sektörü ile özel teşebbüslerin yanında, fertlerin güçlerinin sınırlı olmasından dolayı, ortak menfaatlerin önemli yeri olmaktadır; nitekim, gelişmiş ülkeler daha 19. yüzyılın ortalarında kooperatifçiliği ülkelerinin kalkındınl- ması için bir araç olarak görmüşler ve kooperatifçiliğin gelişip, yay- gınlaşması için her türlü çabayı sarfetmişlerdir.Kooperatifçilik özellikle kırsal alanlarda dağınık, düzensiz imkanla- rı birleştiren, geliştiren ve güçlendiren, milli nitelikler kazandıran mükemmel bir dayanışma aracıdır.
Son yıllarda sanayi alanındaki önemli gelişmelere rağmen Türk ekonomisi tarıma bağlılığını büyük ölçüde korumaktadır. Kırsal alan- da yaşayanların hemen hemen tamamı ise tarımsal faaliyetle geçimle- rini sağlamaktadırlar. Gerek kırsal alandakilerin geçimlerini sağlama, gerekse ekonomik kalkınmanın temel unsurunu teşkil etme yönün- den, tarım üretiminin rasyonel bir yapıya kavuşturulması ülkemizin önemli meselelerinden birisidir.
Tarım üretiminin rasyonelleştirilmesini güçleştiren en önemli prob- lem tarım işletmelerinin çeşitli sebeplerle, küçük ve aynı zamanda parçalı yapıya sahip olmalandır. Ülkemizde, tanm kesimindeki küçük
* Tarım ve Ki:ıyi:geri Bakanlığı Teşkilatlannıa ve Destekleme Genel Müdür Yardımcısı
pecya
SAYI: 114 KOOPERATIFÇILIK EKIM - KASIM - ARALIK '96 -
aile işletmelerinin sayısı, toplam işletme sayısının büyük bir kısmını meydana getirmektedir. Küçük işletmeler tarımda verimliği attırma ve ürettiği ürünleri değerlendirmede sermaye imkanlarından yoksun ol- duğu gibi, ürünlerin satışında pazarda etkili olamamaktadır.
Küçük işletmelerin tarımsal girdi ve kredi ihtiyaçlarının temin edil- mesi, ürettikleri ürünlerin değerlendirilerek en uygun fiyat satışının sağlanması ve dolayısıyla bu işletmelerin ülkemiz ekonomisinde önemli birer varlık haline gelebilmesi için, tarımsal amaçlı kooperatif- lerin etkili bir biçimde geliştirilmesi gerekmektedir.
O halde serbest pazar ekonomisi esaslarına göre yönetilen ülke- mizde de kooperatiflerin piyasa sistemini işler hale getirmek üzere bir araç olarak kullanmak günümüzün ihtiyaçlarına tamamen uygun düşmekte ve uygulanan ekonomik politikaya yardımcı olmaktadır; bu itibarla, kalkınma hareketimiz içinde kooperatif işletmelerinden önem- li katkılar beklenmektedir.
Nitekim, kooperatifçiliğimizin geliştirilmesi Yıllık ve 5 Yıllık Kalkın- ma Planlarımızda ilke olarak benimsendiği gibi 1961 Anayasında ve mevcut Anayasımızın 171. maddesinde de kooperatifçiliğimizin gelişti- rilmesi hususu yer almış bulunmaktadır.
Ayrıca, Hükümet Programında da çiftçilerimizin teşkilatlanmasına önem verilerek; tarım satış kooperatiflerinin özerkleştirilmesi yanında üreticinin ürün ve bölge bazında teşkilatlanmaları için gerekli zemi- nin hazırlanacağı, üretimin başlangıcından pazarlamaya kadar bütün sistem içerisinde, üreticilerin kendi destek sistemlerinin temini ve teşvik edileceği hedefleri yer almış bulunmaktadır.
Esasen toplumumuz eskiden beri gelenek ve görenekleri gereği belli bir kooperatifçilik kültürüne sahip bulunmaktadır.
Türk toplumunda kooperatif hareketinin belirli ve en eski örneği imece faaliyetidir. İmece, yardımlaşarak toplu halde iş görme esasına dayanan eski bir Türk Geleneğidir; teşkilatsız, gönüllü bir harekettir.
İmece, kırsal kesimde çiftçilerimiz arasında yaygın bir şekilde kulla- nılmıştır; bu hareketin tabii uzantılannı kooperatifçilik hareketimizde görmekteyiz.
pecya
SAYI: 114 KOOPERATIFÇILIK EKIM - KASIM - ARALIK '96 -
Geçmişte Türk Toplumunda yerleşmiş, kooperatifçiliğin benzeri olan bir başka teşebbüs de Ahilik teşkilatıdır. Ahilik teşkilatı, bütün işleyiş, gelenek ve görenekleriyle V. ve VI. yüzyıldanberi Orta Asya'da yaşayan Türkler arasında gelişmiş ve yaygınlaşmış, daha sonra bun- ların Anadoluya
göç
etmeleri ile de XIII. yüzyıldan itibaren Anado- lu'da yerleşip, Bizans ekonomisinde üstünlük kazanmıştır.Ahilik, demokratik yönetim, üyelerinin ahlaki ve mesleki yönden eğitimi, üyeler arasında mesleki dayanışma ve ekonomik çıkarların korunması yönleriyle kooperatifçilik teşkilatına oldukça benzemekte- dir.
Türkiye'de bugünkü anlamıyla kooperatifçilik hareketi ilk defa 1863 yılında çiftçinin kredi ihtiyacını sağlamak üzere "Memleket San- dıklarrnın kurulması ile başlamış, daha sonra bu kuruluşlann T.C.
Ziraat Bankası'na katılması sağlanarak 1929 yılında da Zirai Kredi Kooperatifleri Kanunu çıkarılmıştır; bunu takiben de 1935 yılında Tarım Kredi ve Tarım Satış Kooperatifleri Kanunları yürürlüğe kon- muştur.
1969 yılında 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun yürürlüğe gir- mesi ile kırsal alanda kurulan tarımsal amaçlı kooperatiflerde hızlı bir gelişme olmuştur. Türkiye'de hür ve gönüllü kooperatifçilik hare- keti Kooperatifler Kanunu'na göre tarımsal kalkınma kooperatiflerinin kurulmasıyla başlamıştır.
Bugünkü durum itibariyle ülkemizdeki kooperatifler aynı kanuna tabi olarak kurulmakta ve faaliyetlerini sürdürmektedirler.
Bu kanunlar;
- 24.04.1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler kanunu ve bu kanunu değiştiren 06.10.1988 tarihli ve 3476 sayılı Kanun,
- 18.04.1972 tarihli ve 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu ve bu kanunu değiştiren 07.06.1985 tarihli 3223 sayılı Kanun, 28.06.1995 tarihli ve 553 sayılı Kanun Hükmünde Ka- rarname,
8
pecya
mıwıııme■ıaı SAYI: 114 KOOPERATIFÇILIK EKIM - KASIM - ARALIK '96
- 21.10.1935 tarihli 2834 sayılı ve 30.04.1985 tarihli ve 3186 sa- yılı Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri kanunu,
- 25.12.1969 tarihli ve 1196 sayılı Tütün Tarım Satış Koopera- tifleri ve Bölge Birlikleriyle Türkiye Tütün Tarım Satış Koopera- tifleri Genel Birliği Kanunu,
Sözkonusu kanunlara göre kurulan kooperatifler ile ortak sayıları, birlik ve merkez birliklerinin sayıları (EK-1) tabloda gösterilmiştir.
Bu durumda ülkemizde dört ayrı kanuna tabi, 25 çeşitte 51.665 kooperatifin 7.369.730 ortağı bulunmaktadır. Bu kooperatiflerin 366 birliği, 5'de merkez birliği mevcuttur. Kooperatiflerin en üst kuruluşu olan Türkiye Milli Kooperatifler Birliği 1991 yılında kurulmuş bulun- maktadır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanuna tabi olarak kurulan Tarımsal Kalkınma, Sulama, Su Ürünleri ve Pancar Ekicileri Kooperatifleri ile
1581 ve 3223 sayılı Kanunlara göre kurulan Tarım Kredi Kooperatif- leri olmak üzere 3.695.176 ortağa sahip 9.640 kooperatifin 58 birlik ve 1 merkez birliğinin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından, geriye kalan 21 çeşitte 3.674.554 ortağa sahip, 42.025 kooperatifin 310 bir- lik ve 4 merkez birliğinin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından ku- ruluş ve denetimleri yapıldığı gibi kanunlarla ilgili ortaya çıkacak problemleri de bu Bakanlıklar tarafından çözüme kavuşturulmakta- dır.
4.424.678 ortağa sahip, 10.100 kooperatif, 74 birlik ve (1) merkez birliği tarımsal konularda, geriye kalan 2.945.052 ortağa sahip 41.565 kooperatif, 292 birlik ve 4 merkez birliği ise tarım dışı konu- larda faaliyet göstermektedir.
Bu durumda dört ayrı kanuna tabi olarak kurulan 25 çeşitte 51.665 kooperatif, kuruluşları yönünden büyük dağınıklık göstermek- te, ülkemiz ihtiyacı gözönüne alındığında sayıları çok fazla olmakta ve bu sebeple kooperatif politikasının tek bir doğrultuda toplanması- nı engellemektedir.
pecya
SAYI: 114 KOOPEI ATİFOI, İ k EKIM - KASIM - ARALIK '96
Diğer taraftan kooperatif ve üst kurulu şlarının finansman ve des- teklenmesi yönünden de oldukça büyük dağınıklık göze çarpmakta- dır. (EK-2) Tabloda görüldüğü üzere 8 ayn kuruluş, 8 ayrı banka ve bazı diğer bankalar 4 ayrı kanuna göre kurulan kooperatiflerin fi- nansmanma yardımcı olmaktadır.
Şimdi; kooperatifleri düzenleyen kanunların uygulamadaki önemli farklılıkları ve karşılaşılan sorunlan görelim.
Birez, evvel belirtildiği üzere ülkemizdeki kooperatiflerin kuruluş ve gelişmeleri ve 4 ayrı kanun ile düzenlenmekte, bunlardan birisi olan Tütün Tanm Satış Kooperatifleri Kanunu'na göre kurulan koo- peratiflerin etkinliği bulunmadığından, burada üç ayn kanunun uy- gulamadaki farklılıklan ve ortaya çıkardığı sorunlar üzerinde durula- caktır.
1- 1163 sayılı Kooperatifler Kanuna göre kurulan; gerek koopera- tifler, gerekse birlik ve merkez birlikleri için kurulu şta anasözleşmele- rin noter tasdiki ile tescil ve ilan zorunluluğu getirildiğinden, ticaret sicili memurluklan ve ticaret odalarına küçümsenemeyecek ölçülerde nakdi ödemeler yapılmaktadır.
Tanm Kredi Kooperatifleri ise; tescil ve ilan keyfiyetinden kurulu ş- ta muaf tutulmuş, bu durum 1163 sayılı Kanuna göre kurulan koo- peratiflerde olduğu gibi masraf gerekmemektedir. Yalnızca birlikler ve merkez birliği tescil ve ilana tabi olmaktadır.
Tanm Satış Kooperatifleri ve birliklerinde de noterce tasdikli ana- sözleşmenin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın onayından sonra ticaret siciline tescilli ile ilanını takiben tüzel kişilik kazanacağını hükme bağlanmıştır.
2- Ortaklık paylarının değeri, asgari ve azami miktarları, ödeme şekli ile gelir-gider farkının paylaşımı konularında her üç kanunda ve anasözleşmelerde birbirlerine nazaran büyük farklılıklar bulun- maktadır.
3- 1163 sayılı Kanunda kooperatif organları bölümünde genel ku- rulun yetkisi, çağrı, gündem, oy hakkı, temsil. kararlar başlıkları al-
pecya
meme SAYI: 114' KOOPERATIFÇILIK EKIM - KASIM - ARALIK '96 —
tında genel kurul toplantılarının yapılma şekline açılık kazandırılmış- tır. Bu kanuna göre genel kurul bütün ortakları temsil eden en yet- kili organ olup, kanun ve anasözleşme hükümlerine uygun olarak alınan kararlar herhangi bir kuruluşun onayına tabi olmadan yürür- lüğe girmektedir. Genel kurulun kanun, anasözleşme ve gündeme gö- re yürütülmesini denetleme ve temin amacı ile ilgili Bakanlığın tem- silcisinin genel kurullara katılması zorunluluğu getirilmiştir. Bu kanun kapsamındaki genel kurul toplantıları kooperatifçilik ilkelerin- den demokratik yönetim ilkesine göre yapılmaktadır.
Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği genel kurullannda alına- cak kararların Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın onayı ile kesinlik ka- zanacağı, Tarım Satış Kooperatifleri Birliklerinin genel kurullannda alacağı kararlannda Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın onayından sonra yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.
4- 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan kooperatif ve üst kuruluşlarında yönetim herhangi bir kuruluşun müdahalesi ol- madan kendi kendine yönetim, kendi kendine yardım ve müşterek mesuliyet esaslarına bağlı olarak düzenlenmektedir.
1581 ve 3223 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanun- ları maddelerini değiştiren 24.06.1995 gün ve 553 sayılı Kanun Hük- münde Kararname ile bu kooperatifler kooperatifçilik ilkelerine uy- gun; kendi kendine yardım, müşterek mesuliyet ve kendi kendine yönetim esaslarına bağlı olarak çalışan kurumlar haline getirilmiş, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile bağlantıları yalnızca kuruluş ve dene- tim yönünden kalmış bulunmaktadır.
Ancak 553 sayılı KHK ile merkez birliği yönetim kurulunun suç teşkil eden filleri için yine bu yönetim kurulu tarafından atanmış olan müfettişlerce teftiş ve denetiminin yapılması öngörülmüş, dene- tim sonucu suçlu bulunmaları halinde göreve son verme işleminin ise kendileri tarafından uygulanması hüküm altında alınmıştır. Bu durumda ast birim olan merkez birliği teftiş kurulunun onun üst bi- rimi olan merkez birliği yönetim kurulunu suçlarından dolayı görev- den almalarını, gerektirmekte, ancak hiyerarşik düzen içerisinde mer-
pecya
SAYI: 114 KOOPERATIFÇILIK EKIM - KASIM - ARALIK '96 em
kez birliğinin denetimi ile görevli olan Tanm ve Köyişleri Bakanlı- ğı'nın bu görevi ifa etmesi uygun olmaktadır.
Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Kanununda; "Kooperatif ve birliklerde işler kanun, anasözleşme, diğer mevzuat hükümleri ile Sa- nayi ve Ticaret Bakanlığı'nın ve üst kuruluşunun talimatları, genel kurul ve yönetim kurulu kararlarına uygun olarak kooperatiflerde müdürlük, birliklerde genel müdürlük tarafından yürütülür.
Birliklere bağlı kooperatiflerde müdür ve imzaya yetkili diğer per- sonel genel müdürün teklifi ve birlik yönetim kurulunun kararı ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın onayı ile atanmaktadır.
Birliklerde genel müdür Sanayi ve Ticaret Bakanı'nın önerisi üzeri- ne ortak kararname ile, genel müdür yardımcıları ve imzaya yetkili personel genel müdürün teklifi yönetim kurulunun kararı ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın onayı ile atanır."
Bu duruma göre Tanm Satış Kooperatifleri ve birliklerinin yöneti- mi demokratik kooperatifçilik yerine, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ka- rarları doğrultusunda yürütülmektedir.
5- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na göre kurulan kooperatifle- rin ve üst kuruluşlarının denetim kurullanna atama yolu ile denetçi getirilmemekte ve bu suretle bütün denetçilerin genel kurullarda se- çimle belirlendiği görülmektedir. TanmKredi Kooperatifleri ve Birlikleri kanununda denetçilerle ilgili; "Kooperatiflerde; genel kurulca temsilci- ler arasından veya dışarıdan iki denetçi seçilir. Merkez Birliğinde; ge- nel kurulca temsilciler arasından veya dışıradan iki denetçi seçilir.
Ayrıca, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile T.C. Ziraat Bankası'nı temsi- len, mensupları arasından birer denetçi atanır." hükmü bulunmakta- dır. Bu durumda Merkez Birliğinde genel kurulca seçilen denetçilere ilaveten atama yolu ile kamu kuruluşlarından iki denetçi gelmekte- dir.
Diğer taraftan, Tarım Satış Kooperatifleri Birliklerinde de genel ku- rulca seçilen denetçilere ilaveten atama yolu ile kamu kurulu şların- dan iki denetçi gelmektedir.
pecya
SAYI: 114 ı: ol>ER.VIİFÇİI,I
ı
K EKIM - KASIM - ARALIK '96 mei6- 1163 sayılı Kooperatifler Kanununda; "Kooperatiflerin müşterek menfaatlerini korumak, amaçlannı gerçekleştirmek için iktisadi faali- yette bulunmak, faaliyetlerini koordine etmek ve denetlemek, dış memleketlerle olan münasebetlerini düzenlemek, kooperatifçiliği geliş- tirmek ve eğitim yapmak, kooperatifçilik konularında tavsiyelerde bu- lunmak gibi hizmetlerin yerine getirilmesi için kooperatif birlikleri, kooperatifler merkez birlikleri ve Türkiye Milli Kooperatifler Birli ği ku- rulur" hükmü yer almıştır.
Bu durumda herhangi bir kurum veya kuruluşun müdahalesine gerek kalmaksızın hür ve gönüllü kooperatifçilik hareketi olarak koo- peratifler birleşmek suretiyle birlikleri, birlikler birleşmek suretiyle merkez birliklerini, birlik ve merkez birlikleri de birleşmek suretiyle Türkiye Milli Kooperatifler kurabilmektedirler.
Bu suretle kooperatiflerin dikey teşkilatlanmalan hedeflendiğinden piramidin teşkili sağlanmıştır. Diğer taraftan, kooperatifçilik ilkelerin- den serbest giriş ilkesine uygun olarak kanunda üst kuruluşlara ka- tılma zorunluluğu bulunmamaktadır.
Tarım Kredi Kooperatiflerinde en üst kuruluşun merkez birliği ol- duğu belirtilmiştir. Diğer taraftan Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlik- leri Kanunu'nda: "Bölge birliklerinin çalışma alanı içine alınan koope- ratiflerde bölge birlikleri, üst kuruluşlara girmek zorundadırlar. Bu zorunluluğa uymayan kooperatif ve bölge birlikleri bu kanun hüküm- lerinden yararlanamazlar." hükmü getirilmekle, kooperatifçilik ilkele- rinden birisi olan serbest giriş ilkesi ihlal edilmiş olunmaktadır.
Dikey teşkilatlanmada Tanm Satış Kooperatifleri Kanununda en üst kuruluş olarak birliklerin olduğu belirtilmiştir. Tanm Satış Koo- peratifleri ve Birlikleri kanunu'nda kooperatiflerin birliklere ortak ol- ması ile ilgili herhangi bir zorunluluk. bulunmamaktadır.
7- Tarım Satış ve Tanm Kredi Kooperatifleri Kanunları, bu kanun- larla kurulan kooperatif ve üst kuruluşlarına sınırsız vergi muafiyeti tanımış olmasına rağmen 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan kooperatif ve üst kuruluşları sınırsız vergi muallyetinden ya- rarlanamamakta, bazı vergilerden şartlı olarak yararlanabilmektedir.
pecya
SAYI: 114 KOOPERATIFÇILIK EKIM - KASIM - ARALIK '96 New
8- Devletle olan ilişkiler yönünden,
1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulun kooperatif ve üst kuruluşlarında ilgili Bakanlıklar; kooperatiflerin yönetimlerine her- hangi bir müdahalede bulunmaksızın kendilerinden sağlanan kay- naklarla fon teşkil ederek eğitim hizmetlerini gerçekleştirmekte, hu- kuki problemlerinin çözümüne yardımcı olmakta, kooperatif içi denetimin yanında denetime tabi tutarak yasalara uygun faaliyet gös- termelerine yardımcı olmaktadır.
Tarım Kredi Kooperatifleri ve üst kuruluşlan ile ilgili olarak 1995 yılında yürürlüğe giren 553 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yönetim kurulu üyeliğine Devlet tarafından atama yapılması uygula- masına son verilmiştir. Bu durumda bu kooperatifler ve üst kuruluş- ları sadece kuruluş ve denetim yönünden Tarım ve Köyişleri Bakanlı- ğı'na bağlı bulunmaktadır. Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Denetim Kuruluna T.C. Ziraat Bankası ile Tarım ve Köyişleri Bakan- lığı'ndan birer temsilci atanması uygulaması halen yürürlükte bulun- makta olup, bu uygulamanın amacı yönetim kurulu faaliyetlerinin yasalara uygunlıığunu sağlamaktır.
Tarım Kredi Kooperatifleri ve üst kuruluşlarının kredi ihtiyaçları esas itibanyla T.C. Ziraat Bankası ve mevduat toplamak suretiyle kendi kaynakları ile oluşturulacak banka kanalıyla sağlanması ka- nunda öngörülmüştür; ancak mevduat toplama görevi yerine getiril- mediğinden kendi bankalannı kuramamışlar ve bu sebeple T.C. Zira- at Bankasına bağımlılıkla= sürdürmek zorunda kalmışlardır.
Tarım Satış Kooperatifleri ve Birliklerinde kooperatifçilik ilkelerin- den en önemlisi olan "Demokratik Yönetim" ilkesi çalışmamaktadır.
Genel kurulda alınan kararlar Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe girdiği gibi seçimle gelen yönetim ku- ruluna ilaveten kooperatiflerde müdür Sanayi ve Ticaret bakanı tara- fından atanmakta, birliklerde ise Genel Müdür Sanayi ve Ticaret Ba- kanının önerisi üzerine ortak kararname ile göreve getirilmekte, aynı zamanda yönetim kuruluna başkanlık etmektedir.
pecya
SAYI: 114 KOOPERATIFÇILIK EKIM - KASIM - ARALIK '96
Diğer taraftan Devlet destekleme alımlan ile görevlendirilecek bir- liklerde, destekleme alım görevinin verildiği tarihten desteklenen ürü- nün satışının tamamen yapıldığı tarihe kadar görev yapmak ve des- tekleme alımlan ile ilgili işleri yürütmek üzere Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı ile T.C. Ziraat Bankası, kendi men- supları arasından yönetim kurullannda birer temsilci görevlendirmek- tedir.
Bu durumda kooperatif ve birliklerin yönetimi, kendi kendine ida- re ve müşterek mesuliyet prensiplerinden uzak olarak devlet tarafın- dan organize edilmektedir.
Diğer taraftan Tanm Satış Kooperatifleri Birliklerinin denetim ku- rullanna, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı T.C. Ziraat Bankasının men- supları arasından görevlendireceği birer temsilci atanarak katılmakta- dır.
Tanm Satış Kooperatifleri ve Birliklerin kredi ihtiyaçları esas itiba- riyle T.C. Ziraat Bankası tarafından karşılanmaktadır. Bu durumda sözkonusu kooperatif ve birlikler finansman yönünden de T.C. Ziraat Bankasına bağımlı bulunmaktadır.
7. Beş Yıllık Kalkınma Planında Tarım Satış Kooperatifleri Birlikle- ri yönetimlerinin özerkleştirileceği, üretim ve değerlendirme birimleri ve iştiraklerinin özelleştireleceği, özel hukuk hükümlerine tabi reka- bet şartlannda faaliyet göstereceği amaçlanmıştır. Bu amaçla Tarım Satış Kooperatifleri ve Birliklerine ilişkin 3186 ve 2834 sayılı Kanun- larda değişiklik yapılacağı plan hedefleri olarak yer almıştır. Bu ama- cın gerçekleştirilmesi için Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca kanun tekli- fi hazırlanarak TBMM'ne sevkedilmiştir. Sözkonusu kanun değişikliği henüz gerçekleşmemiştir.
Sonuç olarak;
Hür ve demokratik ülkelerde kooperatiflerin kurulu ş ve işleyişi (ABD Hariç) tek bir kanun çerçevesinde olmakta, hemen hepsinde kooperatifleri fınanse eden, yönetimlerine kendilerinin hakim olduğu bir banka bulunmakta ve buradaki kooperatifler kooperatifçilik ilkele-
pecya
SAYI: 114 EKIM KASIM - ARALIK '96 -
rine uygun olarak kendi kendine yardım, kendi kendine idare ve müşterek mesuliyet prensiplerine göre çalışmaktadır.
Ülkemizdeki kooperatifler ise, dört ayrı kanunla yönlendirilmekte, bugünkü durum itibariyle 25 çeşitte faaliyet gösteren 51.665 koope- ratifin 7.369.730 ortağı, 366 birliği, 5 merkez birliği ve en üst kuru- luş olarak Türkiye Milli Kooperatifler Birliği bulunmaktadır. Kuruluş ve denetim yönünden Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve Sanayi ve Tica- ret Bakanlığı olmak üzere iki Bakanlığa, finansman yönünden de 8 ayrı kuruluş, 8 ayn banka ve bazı diğer bankalarla ilişkili bulun- maktadır.
Bu durumda dört ayn kanunla yönlendirilen kooperatifler ülkemi- zin ihtiyaçlarına nazaran çeşit ve sayı yönünden oldukça fazla ve da- ğınık olduğu görülmektedir. Bu durum kaynakların bölünmesine ve götürülen hizmetlerin dağınıklığına sebep olduğu gibi, kooperatifçilik anlayışı yönünden ikilemelere yol açmaktadır. Diğer taraftan Hükü- metlerce de kooperatifçilik politikasının tek bir yönde birleştirilmesi yönünde zorluk çıkarmaktadır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulun kooperatifler ile özel kanunlara göre kurulan tarım satış ve tarım kredi kooperatifleri arasında mualiyet hükümleri yönünden büyük farklılıklar bulunmak- tadır. Özel kanunlarla kurulan kooperatifler sınırsız vergi muafiyetin- den yararlanmasına rağmen 1163 sayılı Kanunla kurulan kooperatif- ler sınırsız vergi muafiyetinden yararlanamadığı gibi bazı vergi, resim ve harçlardan şartlı olarak yararlanabilmektedir. Kooperatifleraras ı gelişmişlik farkının ortadan kaldınlabilmesi için yasal düzenlemelere gidilmesi önem arzetmektedir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan kooperatifler ve üst kuruluşları, yönetimlerinde kendi kendine yardım, kendi kendine idare ve müşterek mesuliyet prensiplerine göre demokratik bir şekil- de faaliyetlerini sürdürmekte, ancak özel kanunlarla kurulan, özellik- le tanriı satış kooperatifleri ve birliklerinin bu prensiplere göre yöne- tilmediği görülmektedir. Bu sebeple sözkonusu farklılığın giderilebilmesi için yasal düzenlemeye ihtiyaç vardır.
pecya
SAYI: 114
KooPtız,vriF ılli
K EKIM - KASIM - ARALIK '96 ImeDikey teşkilatlanma konusunda 1163 sayılı Kanunda kooperatif, kooperatifler birliği, Kooperatifler Merkez Birliği ve Türkiye Milli Koo- peratifler Birliği şeklinde bir üst yapı oluşturulmuşken, Tarım Kredi Kooperatiflerinde, kooperatif, bölge birliği ve merkez birliği düzeyinde kalındığı, tarım satış kooperatiflerinde ise kooperatif ve kooperatifler birliği düzeyinde üst yapının oluşturulduğu görülmektedir. Her ne kadar 1163 sayılı Kooperatifler Kanununda Tanm Kredi ve Tarım Sa- tış Kooperatifleri Kanunlanna göre kurulan kooperatif ve kooperatif birlikleri, kooperatif merkez birlikleri halinde teşkilatlanabilecekleri gi- bi Türkiye Milli Kooperatifler Birliği'ne de girebilir hükmü bulunmak- ta ise de kendi kanunlannda yer almadığı için uygulamada çalışma- maktadır. Bu hususlar, kooperatifçilik alanında bütünleşmeyi engellediginden, farklılıkları ortadan kaldırabilmek için yasal düzenle- melere gidilmesi gerekmektedir.
Avrupa Birliğine üye ülkelerdeki kooperatifler Devlete yük olma- dan, kaynak tüketen değil, kaynak üreten hür ve gönüllü bir şekilde geliştiklerinden, ülkemizde de bu sektörde Avrupa birliğine uyum ça- lışmaları çerçevesinde, kanunlardan gelen farklı uygulamalardan koo- peratiflerimizi kurtararak tek bir kanun bünyesinde toplanması zaru- ri bir ihtiyaç teşkil etmektedir.
Bu sebeplerle yukarıda belirtilen farklı uygulamaların ortadan kal- dınlabilmesi için; kooperatifçilik sektörünü ayakta tutan 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve bu kanunu değiştiren 3476 sayılı Kanunun, 1581 ve 3223 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu ile bu Kanunun bazı maddelerini değiştiren 553 sayılı Kanun Hük- münde Kararnamenin, 2834 ve 3186 sayılı Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Kanununun müstakil bir "Kooperatifler Kanunu"nda top- lanmak suretiyle eski kanunların yürürlükten kaldırılması, uygula- mada konu bazında doğacak farklılıkların anasözleşmelerle düzenlen- mesi Bakanlığımızca uygun görülmektedir.
pecya
SAYI: 114 KOOPERATIFÇILIK EKIM - KASIM - ARALIK '96 — EK-1 ÜLKEMIZDEKI KOOPERATİFLERİN BAĞLI OLDUĞU
KANUN, KOOPERATIF VE ORTAK SAYILARI, BİRLİK VE MERKEZ BİRLIĞI SAYILARINI GÖSTERIR LISTE
(08.11.1996 TARİHİ ITIBARIYLE)
BAĞLI BULUNDUĞU
KOOP. ÇEŞIDI KANUN SAYISI
ORTAK SAYISI
BİRLİK SAYISI
MRK.
BIR.
SAYISI
01- Tarımsal Kalkınma 1163 Sayılı Koop. Kanunu 02- Sulama 1163 Sayılı Koop. Kanunu 03- Su Ürünleri 1163 Sayılı Koop. Kanunu 04- Pancar Ekicileri 1163 Sayılı Koop. Kanunu
4.704 2.075 321 30
553.333 150.362 15.918 1.405.148
33 3 5 1
ARA TOPLAM 7.130 2.124.761 42
05- Tarım Kredi 1581-3223 Sayılı Tarım
Kredi Kanunu 2.510. 1.570.415 16
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İle Ilgili Koop. Toplamı 9.640 3.695.176 58 1 06- Tarım Satış 2834, 3186 Say. Tar. S. Kan. 415 721.004 16
07- Tütün Tarım Satış 1196SayılıTıltünT.S.Kanunu 45 8.498
Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Toplamı 10.100 4.424.678 74 1 08- Konut Yapı 1163 Sayılı Koop. Kanunu 34.006 1.659.346 234 2 09- Tüketim 1163 Sayılı Koop. Kanunu 2.062 449.708 9 1 10- Motorlu Taşıyıcılar 1163 Sayılı Koop. Kanunu 2.243 107.827 11
11- Esnaf Sanat Kefalet 1163 Sayılı Koop. Kanunu 796 418.933 26 1 12- Küçük Sanat 1163 Sayılı Koop. Kanunu 114 9.946
13- Küçük Sanayi Sitesi Yapı1163 Sayılı Koop. Kanunu 736 136.278 5 14- Turizm Geliştirme 1163 Sayılı Koop. Kanunu 228 15.692 2 15- Üretim Pazarlama 1163 Sayılı Koop. Kanunu 196 23.054 3.
16- Tedarik Kefalet 1163 Sayılı Koop. Kanunu 1 407
17- Toplu işyeri Yapı 1163 Sayılı Koop. Kanunu 876 81.458 2 18- Yayıncılık 1163 Sayılı Koop. Kanunu 5 93
19- Hammal Taşıyıcılar 1163 Sayılı Koop. Kanunu 2 110 20- işletme 1163 Sayılı Koop. Kanunu 161 29.893
21- Sigorta 1163 Sayılı Koop. Kanunu 1 1.221
22- Yardımlaşma 1163 Sayılı Koop. Kanunu 3 379
23- Eğitim 1163 Sayılı Koop. Kanunu 11 533
24- Bağımsız T.S.K. 1163 Sayılı Koop. Kanunu 3 222
25: Temin Tevzi 1163 Sayılı Koop. Kanunu 121 9.952 - Tarım Dışı Kooperatifler Toplamı 41.565 2.945.052 292
GENEL TOPLAM 51.665 7.369.730 366 5
pecya
ıı■e~r SAYI: 114 KO O PE T İ 14:1 I, İ K EKIM - KASIM - ARALIK '96 elem
EK-2 KOOPERATİFLERE KURULUŞ İZNİ VEREN, DENETLEYEN VE DESTEKLEYEN KURULUŞLAR
KOOPERATIF ÇEŞIDI TABI OLDUĞU
KANUN
KURULUŞ IZNI VEREN BAKANLIK
DENETLEYEN BAKANLIK
DESTEKLEYEN KURULUŞLAR
1- Tarımsal Kalkınma 1163 S. Koop. K. Tar. ve Köyişleri Bak. Tar. ve Köyişleri Bak. TEDGEM-Orköy Gn. Md., Çaykur Gn. Md., T.C. Ziraat Bankası 2- Sulama 1163 S. Koop. K. Tar. ve Köyişleri Bak. Tar. ve Köyişleri Bak. TEDGEM, DSI, Köy Hiz.
Gn. Md., T.C. Ziraat Bnk.
3- Su Ürünleri 1163 S. Koop. K. Tar. ve Köyişleri Bak. Tar. ve Köyişleri Bak. TEDGEM, T.C. Ziraat Bank.
4- Pancar Ekicileri 1163 S. Koop. K. Tar. ve Köyişleri Bak. Tar. ve Köyişleri Bak. Şekerbank 5- Tarım Kredi 1581, 3223 S.K. Tar. ve Köyişleri Bak. Tar. ve Köyişleri Bak. T.C. Ziraat Bankası 6- Tarım Satış 2834, 3186 S.K. San. ve Tic. Bakanlığı San. ve Ticaret Bak. T.C. Ziraat Bankası 7- Tütün Tarım Satış 1196 S.K. San. ve Tic. Bakanlığı San. ve Ticaret Bak. T.C. Ziraat Bankası 8- Konut Yapı 1163 S. Koop. K. San. ve Tic. Bakanlığı San. ve Ticaret Bak. Emlakbank, Toplu
Konut idaresi, Bşk., Pamukbank, Yapı Kredi Bank. Vakıfbank 9- Tüketim 1163 S. Koop. K. San. ve Tic. Bakanlığı San. ve Tic. Bakanlığı Muhtelif Bankalar 10-Motorlu Taşıyıcılar 1163 S. Koop. K. San. ve Tic. Bakanlığı San. ve Tic. Bakanlığı Muhtelif Bankalar 11-Esnaf Sanat Kefalet 1163 S. Koop. K. San. ve Tic. Bakanlığı San. ve Tic. Bakanlığı T. Halk Bankası 12-Küçük Sanat 1163 S. Koop. K. San. ve Tic. Bakanlığı San. ve Tic. Bakanlığı T. Halk Bankası ve
Muhtelif Bankalar 13-Küçük San. Sit. Yapı 1163 S. Koop. K. San. ve Tic. Bakanlığı San. ve Tic. Bakanlığı Küçük Sanat ve San.
Bö.Gn.Md. T.Halk Bankası ve Muhtelif Bankalar 14-Turizm Geliştirme 1163 S. Koop. K. San. ve Tic. Bakanlığı San. ve Tic. Bakanlığı Turizm Bakanlığı ve
Muhtelif Bankalar 15-Üretim Pazarlama 1163 S. Koop. K. San. ve Tic. Bakanlığı San. ve Tic. Bakanlığı Muhtelif Bankalar 16-Tedarik Kefalet 1163 S. Koop. K. San. ve Tic. Bakanlığı San. ve Tic. Bakanlığı Muhtelif Bankalar 17-Toplu Işyeri Yapı 1163 S. Koop. K. San. ve Tic. Bakanlığı San. ve Tic. Bakanlığı Muhtelif Bankalar 18-Yayıncılık 1163 S. Koop. K. San. ve Tic. Bakanlığı San. ve Tic. Bakanlığı Muhtelif Bankalar 19-Hamal Taşıyıcılar 1163 S. Koop. K. San. ve Tic. Bakanlığı San. ve Tic. Bakanlığı Muhtelif Bankalar 20-Işletme 1163 S. Koop. K. San. ve Tic. Bakanlığı San. ve Tic. Bakanlığı Muhtelif Bankalar 21- Sigorta 1163 S. Koop. K. San. ve Tic. Bakanlığı San. ve Tic. Bakanlığı Muhtelif Bankalar 22-Yardımlaşma 1163 S. Koop. K. San. ve Tic. Bakanlığı San. ve Tic. Bakanlığı Muhtelif Bankalar 23- Eğitim 1163 S. Koop. K. San. ve Tic. Bakanlığı San. ve Tic. Bakanlığı Muhtelif Bankalar 24-Bağımsız T.S.K. 1163 S. Koop. K. San. ve Tic. Bakanlığı San. ve Tic. Bakanlığı Muhtelif Bankalar 25- Temin Tevzi 1163 S. Koop. K. San. ve Tic. Bakanlığı San. ve Tic. Bakanlığı Muhtelif Bankalar
pecya
KOOPERATİF1:11.1K SAY1: 114 EKIM - KASIM ARALIK
1996
SANAYI DEVR İ M İ N İ N
MODERN KOOPERAT İFÇ İL İĞİ N DO ĞU Ş UNA ETKISI
Faruk Kayhan TEM İZ *
I
• şbirliği" (Kooperasyon) kavramı; insanlık tarihi kadar eskidir. İn- sanların toplu halde yaşamaya başladıklanndan beri, kendi baş- larına yaşamayacaklar birçok işlerde işbirliğine gittikleri görülmekte- dir. Yardımlaşma duygusu, insanın doğasından gelen, kişinin yaradılışında bulunan bir olgudur. Ülkemiz köylerinde eski devirler- den beri süregelen "imece" usulü, toplum halinde yaşamla doğan ko- operasyonun en güzel örneği olarak gösterilebilir. Yine, işbirliği kav- ramından hareketle gelişen kooperatifçilik fikrinin de çok eski bir tarihi olduğunu söyleyebiliriz. Fakat, sistemli ve bilimsel olarak, bu- gümkü anlamda modern kooperatifçiliğin gelişme gösterdiği tarihin19.yy. başları olduğu bilinmektedir. Kooperatifçilik fikrinin, özellikle 19.yy.da gelişmesinin bir nedeni olarak da "sanayi devrimini göstere- biliriz.
James Watt'ın, buharlı makineyi icadıyla, sanayi devriminin teme- linin atıldığını söyleyebiliriz. Belirgin bir şekilde sanayi devriminin, ilk defa 1750 ile 1800 yılları arasında İngiltere'de ortaya çıktığı ve daha sonra diğer Avrupa ülkelerine yayıldığı bilinmektedir. Buhar makinalan ile ortaya çıkan sanayinin, odunun yerini maden kömürü- nün kullanılması ve demiryolu taşımacılığının geliştirilip nakliye sis- teminin kolaylaşması sayesinde daha da hız kazandığı söylenebilir.
Makinaların kullanılması ve fabrikaların çoğalmasından sonra üreti- min arttığı, fiyatların ucuzladığı ve artık, üretimin, piyasa talebinin
* Alaşehir M.Y.O. Tarımsal Kooperatifçilik Bölümü Mezunu
pecya
ıııısıew■ııı SAYI: 114 KOOPERATIFÇILIK EKIM - KASIM - ARALIK '96 —
çok üstüne çıktığı bilinmektedir. Bu durumda artan üretimi dış piya- saya yönlendirerek, ihracatı artırmak gerekiyordu. Çünkü; gittikçe çoğalan fabrikalar_ ve artan üretim sonucunda ürünler devaml ı iç pi- yasaya arz edildiğinde, fazla artış göstermeyen talep karşısında fiyat- ları düşebilir ve bunun sonucunda hem fabrika sahiplerinin, hem de devletin kârı azalabilirdi. Buna göre, hükümetin, yeni pazarlar bul- ması gerekiyordu. Tarih bilgilerimizi biraz yoklayacak olursak, o yıl- larda çıkan savaşların nedenleri arasında sanayi devrimini de görebi- liriz. Bu yüzden birçok ülkenin, sırf ticari alanda kazanç sağlamak, ekonomilerini genişletmek, yeni pazarlar elde etmek amacıyla savaş- lara girdiği ve birçok insanın ölümüne sebep olduğu bilinmektedir.
Bütün bu savaşlardan, Osmanlı İmparatorluğu'da oldukça etkilen- miştir. Ayrıca; Osmanlı İmparatorluğu'nun ekonomik yapısını sarsan ve çöküşüne zemin hazırlayan nedenlerden biri olarak bilinen "Balta Limanı Ticaret Anlaşması"nın da, sanayi devrimi ile ortaya çıkan pa- zar arayışının bir ürünü olduğunu söyleyebiliriz.
18.yy. sonlan ve 19.yy. başlarında geliştiği bilinen sanayi devrimi ile birlikte çoğalan fabrikalar sonucunda işçilerin sayısı da birdenbire artış göstermiş, köylerden şehirlere akın başlamıştır. Fabrikalarda ça- lışan işçilerin, yeni bir sınıfın doğmasına neden olduğu ve bu sayede işçi sınıfının belirginleştiği bilinmektedir. Fabrikaların, piyasada tutu- nabilmeleri için ucuz mal satmaları gerekiyordu. Buna göre, maliyeti düşürme yollarından biri de, ucuz ücretle işçi çalıştınlması idi. Bu durumda da, yaşamak zorunda olan işçiler, düşük ücretlerle ve kötü şartlar altında çalışmaya mecburdular. Çünkü; henüz sanayileşmenin yeni başladığı bir devirde sosyal hakların da henüz gelişmediğini söy- leyebiliriz. Sanayi devriminin yeni başladığı yıllarda, bir işçinin günde
16 saat çalıştığı ve bunun yanında fabrikalarda ucuz işgücü olarak 10 yaşın da altında çok sayıda çocuk çalıştınldığı bilinmektedir. Ayrı- ca, işçilerin zaten düşük olan ücretlerinden para cezası kesilmesi de adet haline getirilmişti.
pecya
SAYI: 114 KOOPERATIFI,' İLIK EKIM - KASIM - ARALIK '96 =e
Bütün bunların sonucunda işçiler, hem sosyal, hem de ekonomik yönden kötü duruma düşmüşlerdi. Bu şartlardan kötü yönde etkilen- miş olan insanlar, yaradılışlannda bulunan işbirliği duygusunu çare olarak sezmişler, fakat, bu yönde atılacak bir adım, bir öncü bekle- mişlerdir. Çok geçmeden, insanlann sorunlarına çare olmak amacıy- la, birçok fikrin ortaya atıldığı ve kooperatifçiliğin de bu yönde yavaş yavaş gelişmeye başladığı görülmektedir.
Konuyu daha iyi kavrayabilmek amacıyla, 19.yy. başlarında önem kazanmaya ve belirginleşmeye başlayan kooperatifçiliğin gelişim süre- cini kısaca anlatmakta fayda vardır.
Kooperatifçiliği, insanlann karşılaştığı bir takım sorunların halle- dilmesinde çare olarak sezen ve bu yönde çaba harcayan ki şilerden biri de İngiltere kooperatifçiliğinin babası olarak nitelendirebileceğimiz Robert OWEN (1771-1858) dir. Robert OWEN, daha genç yaşında bir dokuma fabrikasına ortak olmuş, zengin bir kişidir. Fakat Owen, za- manın zenginleri gibi parasını devamlı artırma yolunu seçmeyip ser- vetini, insanların sorunlarına çare olarak düşündüğü kooperatifçilik fikrinin uygulanması için kullanmıştır. Owen ile aynı yıllarda, İngilte- re'de Dr. William KING'de (1786-1865) kooperatifçilik için çali şmalar yapmış ve Brighton'da 1827 yılında ilk tüketim kooperatifıni kurmuş- tur. Kısa zamanda, bu kooperatife benzer, 300 kooperatif kurulmuş, fakat bu deneme de başanzıslığa uğrayarak, 1832 yılına kadar sür- müştür. (1) Owen ve King'den sonra yapılan üçüncü deneme ise, ko- operatifçilik tarihin de Rochdale Öncüleri olarak anılan, 28 dokuma işçisinin 1844 yılında kurdukları tüketim kooperatifidir. Rochdale ön- cülerinin kurdukları bu tüketim kooperatifi kısa zamanda başarılı ol- muş ve yayılma göstermiştir. Ayrıca, Rochdale'lilerin belirledikleri il- keler, aradan 150 yıl kadar bir süre geçmesine rağmen hala günümüzde geçerliliğini korumakta ve modern kooperatifçilik ilkeleri- nin temelini oluşturmaktadır. İngiltere, bugün dünyanın en güçlü tü-
1- MÜLAYIM, Ziya Gökalp, Kooperatifçilik, Yetkin Yayınları, Ankara 1992, s.27-29.
23
pecya
SAYI: 114 KooPERATIFO ii K EKIM - KASIM - ARALIK '96 mem
ketim kooperatifçiliğine sahiptir ve perakende ticaret yapan tüketim kooperatiflerinin yıllık iş hacminin 4.44 milyar İngiliz Sterlini (yakla- şık 710 Trilyon TL.) olduğu bilinmektedir. (2) İngiltere'de kooperatif uygulamaları ilerlerken, Fransa'da da bazı kooperatifçilik hareketleri- ne rastlanmaktadır Fransa'daki bu hareketin, daha çok fikir ve dü- şünce yönünde olduğu, üretim kooperatifçiliği çerçevesi içinde belir- tildiği bilinmektedir. Bu hareketin önderliğini ise Charles FOURIER (1772-1837) yapmıştır. Fourier, en önemli eserlerinden biri sayılan
"Yeni Işçi Dünyası ve Kooperasyon" adlı kitabında "falanj" adını ver- diği bir toplum tasarlar. Her bir falanj yaklaşık 1600 kişiyi barındıra- cak ve herkes kendine en hoş gelen işi yapacaktır. Her falanj yakla- şık 2000 hektar araziye sahip olacak, işler grup halinde yapılıp, bir işçi gün esnasında iş değiştirebilecektir. Falanjlarda yeme, yıkama, ütüleme gibi işler de toplu halde yapılacaktır. Fourier'in tasarladığı bu falanjlann, bugünkü Kolhoz'lara ve özellikle İsrail'deki Kib- butz'lara benzediğini söyleyebiliriz.Fourier'in, bugün dünyada birçok ülkede uygulanmasını gördüğümüz ve yukarıda belirttiğimiz fikirlerini gerçekleştiremeden 1837 yılında açlık ve sefalet içinde öldüğü bilin- mektedir. Fransa'da Fourier'in yaydığı fikirlere dayanarak, Philip BUCHEZ (1769-1865) Paris'te dağınık halde bulunan marangozlan 1831'de kooperatifleştirmiştir. Daha sonra 1835'te Lyon'da, Fourier'in düşüncelerine dayanan bir tüketim kooperatifi kurulmuştur. (3) İngil- tere ve Fransa ile beraber, modern kooperatifçiliğin öncülüğünü ya- pan bir diğer ülkede Almanya'dır. Almanya kooperatif hareketinin ön- cüleri arasında, dünya kooperatifçilik tarihinde de çok önemli yerleri olan Hermann Schulze - Delitzsch ve Frederich Wilhellm Raiffeisen bulunuyordu. Hermann Schulze (1808-1883), doğduğu kasabanın adıyla anılır (Delitzsch). Hermann Schulze, 1848'de Berlin Millet Mec- lisine üye seçilmiştir. Bu zamandan sonra Schulze, sanayi devrimi ile gelişen büyük endüstrinin rekabetinden olumsuz yönde etkilenen es- nafın kredi ve himaye ihtiyacı ile karşılaşmış, sonuçta bu esnaf kesi- mini kooperatifleştirmeye karar vermiştir. Çok geçmeden, esnaflar
2- ÇIK1N, Ayhan, KARACAN, Ali Rıza, Genel Koop., E.Ü. Ziraat Fakültesi Yayınları No: 511, Bornova 1994, S: 29-30.
3- MOLAY1M, Ziya Gökalp, a.g.e., S: 31-33.
pecya
SAYI: 114 KOOPERATIFÇILIK EKIM - KASIM - ARALIK '96 -
için bir hammadde tedarik kooperatifi kurmuş ve ertesi yılda bir es- naf kredi kooperatifi oluşturmuştur. Bununla birlikte, bazı işadamları ile işbirliği yaparak Esnaf Kredi Bankası ve bir de tüketim kooperati- fi kurmuştur. Kısa süre sonunda, Schulze'nin kurduğu bu tip kuru- luşlar, Almanya'da çoğalmıştır. Daha sonra Schulze, küçük sanatkAr- ların ürettikleri malları satabilmeleri için kooperatif mağazaları açmış ve 1859 yılında o zamana kadar kurulmuş olan bütün küçük sanat kooperatiflerini "Alman Küçük Sanat ve iktisat Kooperatifleri Birli ği"
adı altında bir araya toplamıştır. 1864 yılında Berlin'de ilk "Alman Kooperatif Bankası" kurmayı başaran Schulze, 1867 yılında Prus- ya'da bir kooperatif kanunu kabul ettirmiş ve 1870'de bütün Alman- ya bu kanunun kapsamına girmiştir. Schulze'nin fikirleri ve girişim- leri sonucu şehirli esnafın sorunlarına çare bulunmuş, esnaftan daha kötü durumda olan köylünün korunması için de, yine Alman- ya'da, Frederich Wilhelm Raiffeisen (1818-1888) çalışmalarda bulun- muştur. Raiffeisen'in ilk kooperatifçilik girişimini, belediye başkanı ol- duğu Weyerbusch'ta yaptığı bilinmektedir. 1847 yılında Weyerbusch'ta hasat kötü gitmiş ve köylüler oldukça zor durumda kalmıştı. Bunun sonucunda Raiffeisen, bir "geçim komitesi" oluştur- muş ve maddi durumu yerinde olan ailelerle birlikte komite, köylüye o yıl hububat ve patates temin etmiş, böylece o yıl ki zor durum at- latılmıştı. Raiffeisen, bu uygulamanın başanlı geçmesinin verdiği ce- saretle, kooperatifçiliğe dair düşüncelerini geliştirmeye çalışmıştır. So- nuçta, istismarcı hayvan ticaretini önlemek ve yoksul köylüye yardım için 1849 yılında "Flammmersfeld kurrnuştur. Bu birlikte
"sınırsız sorumluluk ve müteselsil kefalet" esası oluşturulmuştur. Bu birliğin görevi, köylüye uygun şartlarda hayvan temin etmekti. Bu uygulamanın, köylünfın ihtiyacını tam anlamıyla karşılamadığı düşü- nüldü ve köylüye kredi verilmesi kararlaştırıldı. Bu amaçla, birlikler ikraz sandığı olarak düzenlenmiştir. Çok geçmeden de ikraz sandıkla- n, tasarruf sandığı haline dönüştürülmüştür. Raiffeisien, Schulze'nin deneyimlerinden de faydalanarak kurduğu ortaklıklara son şeklini vermiş ve onları "İkraz Sandıkları Birliği"ne çevirmiştir. Birliğin ser- maye ihtiyacını karşılamak için de 1872'de Kooperatif Bankaları, 1877'de de Merkezi Banka Kuruluşuna girişti. Raiffeisen'in 1888'de
pecya
SAYI: 114 KOOPERATIFÇILIK EKIM - KASIM - ARALIK '96 ~e
ölümünden sonra, bu banka, Berlin'e taşınmış ve Raiffeisen'in adını almıştır. (4).
Özetle anlatmak istediğimiz, yukanda kısa hayat hikayelerini an- latmış olduğumuz ve günümüz kooperatifçiliğinin öncüleri olarak ni- telediğimiz kişilerin yaşam tarihleri ve fikirleri doğrultusunda uygula- maya geçtikleri kooperatifçilik hareketinin, hemen hemen sanayi devrimi ile aynı yıllara rastladığıdır. Sanayi devriminin, 1800'lü yılla- rın başında, İngiltere'de geliştiğini ve beraberinde getirdiği sorunları daha önce belirtmiştik. Yine aynı yıllarda İngiltere'de yaşamış olan Robert OWEN'in (1771-1858), kooperatifçiliğe dair fikirlerini, sanayi devriminin beraberinde getirdiği sorunlara maruz kalan insanlann se- lahiyeti için kullandığını ve bu yönde çaba harcadığını söyleyebiliriz.
Ayrıca; yine İngiltere'de Dr. William KING'in (1786-1865) kooperatifçi- lik uygulamaları ve Rochdale Öncülerinin kurduğu tüketim kooperati- finin de (1844) yine aynı yıllara rastladığı görülmektedir. İngiltere'de gelişen sanayi devriminin, kısa zamanda diğer Avrupa ülkelerine sıç- radığı bilinmektedir. Bundan sonra Fransa'da da gelişen kooperatifçi- lik düşüncesinin öncülüğünü Charles FOURIER (1771-1837), Louis BLANC (1811-1882), Philippe BUCHER (1796-1865) ve daha sonra da Charles GIDE (1847-1932)'nin yaptığını söyleyebiliriz Almanya'da bu işin öncülüğünü Hermann Schulze-DELİTZSCH (1808-1883), Fre- derich Wilhelm RAİFFEISEN (1818-1888) ve Wilhelm HAA S (1839- 1913)'ın yaptıkları bilinmektedir.
Sanayileşmesini geç tamamlamış bazı ülkelerde ise kooperatifçili- ğin geliştiği tarihler şu şekildedir: Birmanya, Şili, Pakistan, Bangla- deş (1904), Tunus (1905), Kore, Filipinler (1907), Bostwana, Mali Se- negal (1910), Libya (1915), Tayland (1917), Gambiya, Malezya (1920), Burundi, Zaire (1921), Singapur, Tanzanya (1925), Sudan, Madagas- kar (1930), Togo (1937), Nepal, Somali (1950), Bahreyn (1954), Suudi Arabistan, Gabon, Orta Afrika Cumhuriyeti (1961), Bhutan (1972), Lahos, Katar (1973) (5)
4- ÇIKIN, Ayhan, KARACAN, Ali Rıza, a.g.e., S: 33-36.
5- Daha geniş bilgi için Bkz: ÇIKIN, Ayhan, KARACAN, Ali Rıza. a.g.e., S: 23-26.
pecya
SAYI: 114 KOOPERATIFÇILIK EKIM - KASIM - ARALIK '96
Yukarıda vermiş olduğumuz tarihlerden hareketle daha önce de belirtmiş olduğumuz gibi, dünyada kooperatifçilik hareketinin başla- masını sağlayan nedenlerden biri olarak sanayi devrimini gösterebili- riz. Sanayi devrimi, çevresindeki insanları hem sosyal, hem de eko- nomik yönden oldukça etkilemiştir. Bu durumdan en çok işçilerin kötü yönde etkilendiği, hem ücretlerinin düşüldüğü bakımından ve hem de çalışma saatlerinin fazla oluşu bakımından çok zor duruma düştükleri bilinmektedir. O yıllarda kurulan tüketim kooperatiflerinin asıl amacının, insanların karşılaştığı ekonomik zorlukları bir bakıma azaltmaya yönelik olduğunu görmekteyiz. Aynca; sanayi devrimi ile birlikte bir çok değişiklikler olmuş, yeni düşünce sistemleri ortaya çıkmış, ekomomik alanda yeni teoriler ortaya atılmış, işçi sınıfi belir- ginleşmeye başlamış ve bununla birlikte sendikal hareket de gelişim göstermiştir. Kısaca; sanayi devriminin, dünyanın iktisadi, siyasi ve sosyal tarihinde çok büyük değişikliklere yol açtığını söyleyebiliriz.
Dünya kooperatifçilik hareketi, yaklaşık 200 yıllık bir birikim ve tecrübe, insanlık tarihi kadar eski bir kavram olan "işbirliği" sayesin- de bugünkü durumuna gelmiş, bugünkü tecrübe ve fikirlerle de de- vamlı gelişerek sonsuza kadar sürmesi tek dileğimizdir.
KAYNAKLAR
ÇIKIN, Ayhan, KARACAN, Ali Rıza, Genel Kooperatifçilik, E.Ü. Ziraat Fakültesi Yayınlan No:511, E.Ü. Basımevi, Bornova 1994.
EROĞLU, Hamza, Türk Inkılap Tarihi, Savaş Yayınları, Ankara 1990.
KOÇTÜRK, O. Murat, Kooperatifçilik Tarihi, C.B.Ü. Alaşehir M.Y.O., Basılmamış Ders Notları, Bornava 1995.
MÜLAYIM, Ziya Gökalp, Kooperatifçilik, Yetkin Yayinları, Ankara 1992.
pecya
KOOPFIZATIFOLİK SAYI: 114 Eki11-1:1S111 -ARALIK'
1996
GÜNEYDO Ğ U ANADOLU (GAP) ALANINDA TOPRAK MÜLKİYET
DA ĞILIMI VE TOPRAK REFORMU
e Dr. Zafer BABAGIRAY *
1- GİRİŞ
B
ilindiği gibi tanmsal üretim, bitkisel ve hayvansal üretimlerin toplamıdır. Bazı çevreler bu iki üretimi ayn ayn değerlendirme- ye tabii tutsalarda, konu ilmi olarak araştınldığında iki üretim kolu birbirini bütünleyen birer parça olduğu sonucuna vanlacaktır. Bu bütünlük kırsal kesimde çok bariz bir şekilde ortaya çıkmakta- dır.Çünkü; bitkisel üretim yapan her çiftçinin ahınnda bir inek, 3-5 koyun veya keçi, 10-15 tavuğu muhakkak mevcuttur. Bunlar, birer aile işletmeleridir. Ailenin geliri bitkisel ve hayvansal geliri toplamı ile ölçülmektedir.Bir toplumun zenginliği fertlerinin zenginliği ile doğru orantılıdır.
Kırsal kesimde ki çiftçinin zenginliği tanmsal gelirine bağlıdır. Çiftçi ne kadar çok üretim yaparsa o oranda da geliri fazla olacaktır. Ta- nmsal üretimi etkileyen birçok faktörler mevcuttur. Bunlann başında
"Arazi Tasarruf Şekli" gelmektedir. Mülkiyet çiftçiye ait olan işletme- lerde, kiracı ve ortakçı olarak değerlendirilen işletmelerde daha çok verim alınmaktadır. Çünkü mal sahibi araziye gözü gibi baktığından münavebeli olarak ekim yapmakta veya bazı kısımları nadasa bırak- maktadır. Bunun yanında büyük mülk sahibi olan çiftçiler de toprağı gerektiği şekilde değerlendirmedikleri ifade edilmektedir. Bu husus genellikle Güney Doğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamanda bulunan iller için sık sık dile getirilmekte olup, Bölgede halâ Ağalık sistemi (Feodal Yapı)nın varlığı iddiası bazı siyasilerimize bile büyük malzeme olmaktadır.
* Tarım Reformu Genel Müdürlüğü - Arazi Dağıtım ve Kiralanıa Şube Müdürü
pecya
SAYI: 114 KOOPIlL 1TIFOLİ EKIM - KASIM - ARALIK '96 Nem
Bu yazıda yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde GAP kapsa- mındaki iller toprak mülkiyet dağılımı açısından analiz edilerek bir yoruma gidilmeye çalışılacak ve 3083 sayılı "Sulama Alanlannda Ara- zi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu"ndaki hükümler çer- çevesinde muhtemel bir toprak reformu çalışmalannın sonuçları ile ilgili olarak kısa bir değerler dirilme yapılacaktır.
2- GAP ALANINDA TOPRAK MÜLKİYET DAĞILIMI (Gini Katsayısı) Toprak mülkiyet dağılımı, gelir dağılımı vb. konularda dağılım den- gesini tesbitte kullanılan bir değer olan Gini Katsayısı; Gini oranı ve- ya Gini Konsantrasyon oranı olarak da bilinmektedir. Konumuz itiba- riyle GAP alanında mülkiyet dağılımını tesbit için kullanılan Gini Katsayısı; arazi guruplan itibariyle, işletme sayılan ve bu işletmelerin işledikleri arazi miktarları dikkate alınarak yapılan işlemler sonucun- da, GAP alanında işlenen arazi miktarları işletmelere dengeli bir şe- kilde dağıtılmış mıdır? Yoksa, varlığı iddia edilen feodal yapımı mev- cut mudur, bir başka ifadeyle bölgedeki işlenen alan çok büyük işletmelerde mi toplanmıştır. Gini Katsayısı bu sorulara açıklık geti- rebilecek bir dağılım göstergesi olup, "O" ile "1" arasında değişmekte- dir. Katsayı "0"a yaklaştıkça dengeli, "1"e yaklaştıkça dengesiz bir da- ğılım olduğunu göstermektedir.
GAP illerinde toprak mülkiyet dağıtımındaki genel dengeyi inceledi- ğimizde, her ilin diğer illere, GAP ve Türkiye ortalamalarma göre du- rumu Gini Katsayılannda açık bir şekilde görülmektedir.
Illerdeki GİNİ katsayılan büyüklük sıralamasma göre aşağıdaki tab- loda verilmiştir.
GİNİ KATSAYISI TABLOSU
ILLER GİNİ
KATSAYISI
MARDİN 0.75
SİİRT 0.75
DİYARBAKIR 0.72
BATMAN 0.69
GAZİANTEP 0.62
ADIYAMAN 0.61
ŞIRNAK 0.55
ŞANLIURFA 0.55
GAP ORT. 0.70
TÜRKİYE 0.60