• Sonuç bulunamadı

Traditional Arts Competition 2015 Masters of Future 3 مسابقة الفنون التقليدية 2015 معلمي المستقبل 3.

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "Traditional Arts Competition 2015 Masters of Future 3 مسابقة الفنون التقليدية 2015 معلمي المستقبل 3."

Copied!
154
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)
(2)

www.geleceginustalari.org

Traditional Arts Competition 2015 Masters of Future 3

2015 ةيديلقتلا نونفلا ةقباسم

3 لبقتسملا يملعم

Ahmet Akcan

EDİTÖR Aslıhan Erkmen

PROJE KOORDİNATÖRÜ Pelin Avcı

ETKİNLİK KOORDİNASYONU Halil Türkmen Mehmet Şafi Özalp Büşra Berşan Göksu

BASIN KOORDİNASYON Seyhan Sara Koç

SERGİ TASARIMI Mehmet Lütfi Şen

FOTOĞRAFLAR Abdusselam Ferşatoğlu

TASARIM Çiğdem Vural

YAPIM Lale Organizasyon

www.laleorganizasyon.com

BASKI Seçil Ofset www.secilofset.com

Sertifika No: 12068

BASIM TARİHİ Şubat 2016

Bu yayın 2015 yılında üçüncüsü düzenlenen

“Geleceğin Ustaları Geleneksel Sanatlar Yarışması”nın sergi kataloğudur.

(3)

www.geleceginustalari.org

Traditional Arts Competition 2015 Masters of Future 3

2015 ةيديلقتلا نونفلا ةقباسم

3 لبقتسملا يملعم

Ahmet Akcan

EDİTÖR Aslıhan Erkmen

PROJE KOORDİNATÖRÜ Pelin Avcı

ETKİNLİK KOORDİNASYONU Halil Türkmen Mehmet Şafi Özalp Büşra Berşan Göksu

BASIN KOORDİNASYON Seyhan Sara Koç

SERGİ TASARIMI Mehmet Lütfi Şen

FOTOĞRAFLAR Abdusselam Ferşatoğlu

TASARIM Çiğdem Vural

YAPIM Lale Organizasyon

www.laleorganizasyon.com

BASKI Seçil Ofset www.secilofset.com

Sertifika No: 12068

BASIM TARİHİ Şubat 2016

Bu yayın 2015 yılında üçüncüsü düzenlenen

“Geleceğin Ustaları Geleneksel Sanatlar Yarışması”nın sergi kataloğudur.

(4)

BAŞKAN Beşir Ayvazoğlu

HÜSN-İ HAT Hüseyin Kutlu

Fuat Başar Mehmet Memiş

Ayten Tiryaki Merve Altunel

TEZHİP Çiçek Derman Nilüfer Kurfeyz Emel Türkmen Orhan Dağlı Atilla Yusuf Turgut

MİNYATÜR Günseli Kato Nilgün Gencer Gülçin Anmaç Berrin Çakın Güç

Nurten Ünver ÇİNİ Sitare Turan Bakır

Mehmet Gürsoy Adil Can Güven Alev Demirkesen

Başak Çoraklı EBRU Alparslan Babaoğlu

Sadreddin Özçimi Sedat Altınöz Ahmed Sacid Açıkgözoğlu

Nihal Türe

KATI’

Dürdane Ünver Feyza Oyat Serap Bostancı Tuluk

Meryem Güney Esma Akoğlu

CİLT İlhami Turan Ahmet Saim Arıtan

Gürcan Mavili Mehmet Ali Kunduracıoğlu

Betül Oral

KALEMİŞİ Semih İrteş

Kaya Üçer Mamure Öz Ali Fuat Baysal Abdullah Oğuzhanoğlu

Seçici Kurul

(5)

BAŞKAN Beşir Ayvazoğlu

HÜSN-İ HAT Hüseyin Kutlu

Fuat Başar Mehmet Memiş

Ayten Tiryaki Merve Altunel

TEZHİP Çiçek Derman Nilüfer Kurfeyz Emel Türkmen Orhan Dağlı Atilla Yusuf Turgut

MİNYATÜR Günseli Kato Nilgün Gencer Gülçin Anmaç Berrin Çakın Güç

Nurten Ünver ÇİNİ Sitare Turan Bakır

Mehmet Gürsoy Adil Can Güven Alev Demirkesen

Başak Çoraklı EBRU Alparslan Babaoğlu

Sadreddin Özçimi Sedat Altınöz Ahmed Sacid Açıkgözoğlu

Nihal Türe

KATI’

Dürdane Ünver Feyza Oyat Serap Bostancı Tuluk

Meryem Güney Esma Akoğlu

CİLT İlhami Turan Ahmet Saim Arıtan

Gürcan Mavili Mehmet Ali Kunduracıoğlu

Betül Oral

KALEMİŞİ Semih İrteş

Kaya Üçer Mamure Öz Ali Fuat Baysal Abdullah Oğuzhanoğlu

Seçici Kurul

(6)

İçindekiler

Sunuş Yazıları

Murat Aydın

Zeytinburnu Belediye Başkanı

Prof. Dr. Faruk Taşkale

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları

Bölüm Başkanı

Nedret Apaydın

İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü

Av. Ahmet Akcan Dr. Aslıhan Erkmen Geleneksel Sanatlar Derneği Yönetim Kurulu Adına Dereceye Giren Eserler Hüsn-i Hat

Tezhip Minyatür Cilt Ebru Katı’

Kalemişi Çini

Yarışma Sonuçları 9

11

13

14-15

19 35 53 73 85 105 113 133 150-151

6

Geleceğin Ustala

(7)

İçindekiler

Sunuş Yazıları

Murat Aydın

Zeytinburnu Belediye Başkanı

Prof. Dr. Faruk Taşkale

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları

Bölüm Başkanı

Nedret Apaydın

İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü

Av. Ahmet Akcan Dr. Aslıhan Erkmen Geleneksel Sanatlar Derneği Yönetim Kurulu Adına Dereceye Giren Eserler Hüsn-i Hat

Tezhip Minyatür Cilt Ebru Katı’

Kalemişi Çini

Yarışma Sonuçları 9

11

13

14-15

19 35 53 73 85 105 113 133 150-151

6

Geleceğin Ustala

(8)

Geleceğin Ustala

Sunuş Yazıları

(9)

Geleceğin Ustala

Sunuş Yazıları

(10)

9

Geleceğin Ustala

Tarih boyunca pek çok medeniyete beşik, yuva, yurt olmuş Anadolu’nun sa- yısız hazinelerinden biri de günümüze kadar belirli prensipler içinde, kendine özgü felsefesiyle ulaşan geleneksel sanatlarımızdır. Kitap sanatları, dokuma sanatları, çini-seramik, ahşap, maden, taş sanatı gibi çeşitli dallar altında, bü- yük bir motif ve kompozisyon zenginliği ve yüzyıllardır değişmeyen usta-çı- rak ilişkisi ile icra edilen bu sanatların korunması ve yarınlara taşınması bizim için bir görev mahiyetindedir. Bu bağlamda özgün eserleri sanatseverlerle buluşturan, genç sanatçıları teşvik eden, yeni çalışmalara ışık tutan faaliyetle- rin desteklenmesi ve artırılması gerekmektedir.

Zeytinburnu Belediyesi olarak üzerimize düşeni yapma gayretiyle, düzenlen- diği ilk yıldan itibaren “Geleceğin Ustaları” Geleneksel Sanatlar Yarışması’na katkıda bulunmakta; kıymetli ustalarımızı, akademisyenlerimizi, sanatçıları- mızı ve geleceğin ustası gençlerimizi ilçemizde ağırlamaktayız. Böylece gün- cel üretimleri toplumla buluşturmanın, genç sanatçıları teşvik etmenin ve ya- rışmanın bu yılki teması olan “Kardeşlik” mesajını sanat aracılığıyla vermenin gururunu yaşıyoruz. Elinizdeki bu katalog da geleneksel sanatların geleceği- nin ne denli parlak olacağına ilişkin ümidin kanıtı, bu alandaki görevimizin bir diğer aşamasıdır.

“Geleceğin Ustaları” Geleneksel Sanatlar Yarışması 2015’e katkı veren bu yılın başarılı sanatçılarına, onları yetiştiren usta ve akademisyenlerimize, yarışmayı organize eden Geleneksel Sanatlar Derneği’ne, maddi ve manevi emeği ge- çen tüm sanatseverlere teşekkür ediyorum.

Murat Aydın

Zeytinburnu Belediye Başkanı

(11)

9

Geleceğin Ustala

Tarih boyunca pek çok medeniyete beşik, yuva, yurt olmuş Anadolu’nun sa- yısız hazinelerinden biri de günümüze kadar belirli prensipler içinde, kendine özgü felsefesiyle ulaşan geleneksel sanatlarımızdır. Kitap sanatları, dokuma sanatları, çini-seramik, ahşap, maden, taş sanatı gibi çeşitli dallar altında, bü- yük bir motif ve kompozisyon zenginliği ve yüzyıllardır değişmeyen usta-çı- rak ilişkisi ile icra edilen bu sanatların korunması ve yarınlara taşınması bizim için bir görev mahiyetindedir. Bu bağlamda özgün eserleri sanatseverlerle buluşturan, genç sanatçıları teşvik eden, yeni çalışmalara ışık tutan faaliyetle- rin desteklenmesi ve artırılması gerekmektedir.

Zeytinburnu Belediyesi olarak üzerimize düşeni yapma gayretiyle, düzenlen- diği ilk yıldan itibaren “Geleceğin Ustaları” Geleneksel Sanatlar Yarışması’na katkıda bulunmakta; kıymetli ustalarımızı, akademisyenlerimizi, sanatçıları- mızı ve geleceğin ustası gençlerimizi ilçemizde ağırlamaktayız. Böylece gün- cel üretimleri toplumla buluşturmanın, genç sanatçıları teşvik etmenin ve ya- rışmanın bu yılki teması olan “Kardeşlik” mesajını sanat aracılığıyla vermenin gururunu yaşıyoruz. Elinizdeki bu katalog da geleneksel sanatların geleceği- nin ne denli parlak olacağına ilişkin ümidin kanıtı, bu alandaki görevimizin bir diğer aşamasıdır.

“Geleceğin Ustaları” Geleneksel Sanatlar Yarışması 2015’e katkı veren bu yılın başarılı sanatçılarına, onları yetiştiren usta ve akademisyenlerimize, yarışmayı organize eden Geleneksel Sanatlar Derneği’ne, maddi ve manevi emeği ge- çen tüm sanatseverlere teşekkür ediyorum.

Murat Aydın

Zeytinburnu Belediye Başkanı

(12)

11

Geleceğin Ustala

Prof. Dr.

Faruk Taşkale

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

Geleneksel Türk Sanatları

Bölüm Başkanı Geleneksel sanatlar olarak adlandırdığımız hat, tezhip, ebru, çini, katı’, min- yatür gibi görsel sanatlar konusunda devlet birimleri, özel kurumlar ve özel şahıslar tarafından yapılan etkinlikler; yarışmalar, sergiler, sempozyum, kong- re ve seminerler son derece önemlidir. Bu etkinlikler, sanatçıların ilgisini çek- mekte ve onları motive etmektedir. Sanatçılar, bu etkinliklere katılmakta, daha nitelikli eserler üretip sergiler açarak bunları sanatseverlerle paylaşmaktadır- lar. Koleksiyonerler, günümüz sanatçıları tarafından yapılmış olan eserleri ko- leksiyonlarına dâhil etmektedirler. Devlet birimlerinin düzenlediği kurslarda, özel atölyelerde, devlet üniversitelerinde ve özel üniversitelerde geleneksel sanatların eğitim ve öğretimi yapılmakta ve üniversitelerde bu konuda yük- sek lisans ve sanatta yeterlik düzeyinde programlar açılmaktadır. Yurt dışın- dan değişim programları ile güzel sanatlar, özellikle tezhip, ebru, hüsn-i hat, minyatür ve çini sanatları eğitimi almak için ülkemize gelen yabancı öğrenci sayısında da kayda değer bir artış vardır. Bütün bu etkinlikler geleneksel sa- natlara olan ve her geçen gün artan ilginin bir göstergesidir.

2015-2016 sanat ve kültür döneminde geleneksel sanatlar konusunda plan- lanmış ve uygulamaya geçmiş birçok sergi, sempozyum ve yarışma bulun- maktadır. Geleneksel Sanatlar Derneği tarafından düzenlenen “Geleceğin Us- taları Geleneksel Sanatlar Yarışması” da bunlardan bir tanesidir. Bu etkinlik, yarışmaya katılan nitelikli eser sayısındaki artışla, jüri üyelerinin yarışmaya ka- tılan eserleri, tarafsız ve titiz bir şekilde değerlendirmeleriyle ve her yarışmada daha düzenli olan organizasyonu ile takdire şayan, nitelikli bir yarışma olma özelliğini kazanmıştır. “Geleceğin Ustaları Geleneksel Sanatlar Yarışması”’nda ve diğer birçok yarışmada jüri üyelerinin çoğunun mensubu olduğu Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Geleneksel Türk Sanatları Bölümü olarak bu tarz etkinlileri her zaman desteklemekteyiz.

(13)

11

Geleceğin Ustala

Prof. Dr.

Faruk Taşkale

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

Geleneksel Türk Sanatları

Bölüm Başkanı Geleneksel sanatlar olarak adlandırdığımız hat, tezhip, ebru, çini, katı’, min- yatür gibi görsel sanatlar konusunda devlet birimleri, özel kurumlar ve özel şahıslar tarafından yapılan etkinlikler; yarışmalar, sergiler, sempozyum, kong- re ve seminerler son derece önemlidir. Bu etkinlikler, sanatçıların ilgisini çek- mekte ve onları motive etmektedir. Sanatçılar, bu etkinliklere katılmakta, daha nitelikli eserler üretip sergiler açarak bunları sanatseverlerle paylaşmaktadır- lar. Koleksiyonerler, günümüz sanatçıları tarafından yapılmış olan eserleri ko- leksiyonlarına dâhil etmektedirler. Devlet birimlerinin düzenlediği kurslarda, özel atölyelerde, devlet üniversitelerinde ve özel üniversitelerde geleneksel sanatların eğitim ve öğretimi yapılmakta ve üniversitelerde bu konuda yük- sek lisans ve sanatta yeterlik düzeyinde programlar açılmaktadır. Yurt dışın- dan değişim programları ile güzel sanatlar, özellikle tezhip, ebru, hüsn-i hat, minyatür ve çini sanatları eğitimi almak için ülkemize gelen yabancı öğrenci sayısında da kayda değer bir artış vardır. Bütün bu etkinlikler geleneksel sa- natlara olan ve her geçen gün artan ilginin bir göstergesidir.

2015-2016 sanat ve kültür döneminde geleneksel sanatlar konusunda plan- lanmış ve uygulamaya geçmiş birçok sergi, sempozyum ve yarışma bulun- maktadır. Geleneksel Sanatlar Derneği tarafından düzenlenen “Geleceğin Us- taları Geleneksel Sanatlar Yarışması” da bunlardan bir tanesidir. Bu etkinlik, yarışmaya katılan nitelikli eser sayısındaki artışla, jüri üyelerinin yarışmaya ka- tılan eserleri, tarafsız ve titiz bir şekilde değerlendirmeleriyle ve her yarışmada daha düzenli olan organizasyonu ile takdire şayan, nitelikli bir yarışma olma özelliğini kazanmıştır. “Geleceğin Ustaları Geleneksel Sanatlar Yarışması”’nda ve diğer birçok yarışmada jüri üyelerinin çoğunun mensubu olduğu Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Geleneksel Türk Sanatları Bölümü olarak bu tarz etkinlileri her zaman desteklemekteyiz.

(14)

13

Geleceğin Ustala

Geleneksel sanatlar, tarihi ve milli birikimlerimizi yeni yaklaşımlarla harman- layarak geleceğe dair perspektiflerimizin belirlenmesinde en çok önem ver- memiz gereken sanat dallarından biridir. Zira bu sanatlar ile hemhal olanlar, sadece görsel eser üretmekle kalmayıp bu eserlerin ortaya çıkmasını sağ- layan ve arka planda tasavvurlarını yoğurmaya devam eden olguların so- nuçlarını bize sunarlar. Yani bu sanatla uğraşanlar medeniyet tasavvurumuzu oluşturan tevhid, hikmet, ahenk, ayet, kelime, kelam, hayret, meşk, zikir, gibi ilk akla gelen kavramların bilincindirler veya olmaları beklenir. Bu nedenle bu tür yarışmalar vesilesiyle sanatın kadim düsturlarından ayrılmadan ruhundan ve kalbinden damıttığı desen ve motifleri kullanarak oluşturulan bütün eser- ler bizler için birer mesaj niteliğindedir.

Hiç şüphesiz farklı eğitim yöntemleri ile eser üretmeye başlayan sanatçılar farklı sonuçlara ulaşacak ve karşımıza çok renkli bir yelpaze çıkacaktır. Bunu bir zenginlik olarak kabul etmek gerekir. Bizim medeniyetimiz her daim çe- şitliliği bir zenginlik kaynağı olarak görmüş ve desteklemiştir. Zaten görsel eserler, görenlerin algı dünyasında nasıl bir etki bırakıyorsa, estetik ve güzellik algısı bakımından varacakları sonuçlar da farklı olacaktır.

Bu yarışma, amacının geleneksel sanatları koruma, teşvik etme ve geliştirme olması hasebiyle bizleri umutlandırmaktadır. Yıllar boyunca adeta üvey evlat muamelesi gören ebru, tezhip, hat gibi medeniyet geleneğimizin pırlanta- sı mahiyetinde olan bu şaheserler mecrasında son yıllarda bir canlanma ve rağbet görme durumuna şahit olmanın sevincini yaşıyoruz. Bununla birlik- te daha yapılacak çok iş olduğua çıktır. Birkaç yılda uluslararası katılıma açık hale gelmiş olan “Geleceğin Ustaları Geleneksel Sanatlar Yarıması”na destek vermeye devam edeceğiz. Düzenleyenleri, diğer destekçileri ve katılımcıları tebrikediyor, başarılarının devamını diliyorum.

Nedret Apaydın

İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü

14

Geleceğin Ustala Geleneksel sanatlarını kamuoyuna tanıtmak, geliştirmeye yönelik faaliyetlerde

bulunmak, akademik ve sanatsal üretimi teşvik etmek misyonunu taşıyan ve yeniden yapılandırılan Geleneksel Sanatlar Derneği ile başından beri desteğini eksik etmeyen Zeytinburnu Belediyesi’nin ortak düzenlediği “Geleceğin Usta- ları” Geleneksel Sanatlar Yarışması bu sene üçüncü yılını kutladı.

Hüsn-i Hat, Tezhip, Minyatür, Ebru, Katı’, Cilt, Çini ve Kalemişi olmak üzere sekiz dalda yapılan “Kardeşlik” temalı yarışmaya, aralarında Suriye, Japonya, Cezayir, Yemen, Almanya, Hollanda, vb. ülkelerden sanatçıların bulunduğu 227 eser başvurdu. 1-31 Aralık 2015 tarihleri arasında toplanan eserler, Beşir Ayvazoğlu’nun başkanlığındaki seçici kurullar tarafından değerlendirildi ve 51 eser dereceye ve sergilemeye layık görüldü. 13 Şubat 2016’da Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapılan ödül töreninin ardından dereceye giren tüm eserler 22 Şubat 2016 tarihine kadar aynı mekanda sergilendi. Yarışma- nın tüm dijital ve basılı malzemesi yine Türkçe, İngilizce ve Arapça dillerinde hazırlandı. Kazanan sanatçılara toplam 82.500 TL ödül dağıtıldı.

Yarışmanın bu seneki teması olan “Kardeşlik”, ülkemizin ve içinde yaşadığı- mız coğrafyanın en çok ihtiyaç duyduğu kavramdan seçildi. Eski Dünya’nın merkezinde yer alan ve binyıllardır çeşitli uygarlıkların üzerinde iz bıraktığı Anadolu’nun, kardeşlik duygusunun gücü ile ayakta duracağına vurgu yapıl- dı. Gelecek nesillere sanat aracılığı ile bugünden izler bırakabilmek için önce geleneği bilmek gerektiği şiarıyla, geleneksel sanatlara verilen desteğin bir- leştiği yarışmada seçilen metinler de kardeşlik ve sanatı buluşturuyor.

“Geleceğin Ustaları” Geleneksel Sanatlar Yarışması’na olan ilginin her geçen yıl artmakta olduğunu gözlemliyoruz. Gerek Türkiye içinden gerekse Tür- kiye dışından bu yoğun katılımın eserlerin kalitesine ve özgünlüğüne yan- sıdığını da söylemekten mutluluk duyuyoruz. Bu tarz fikirler ortak aklın ve

Av. Ahmet Akcan Dr. Aslıhan Erkmen

Geleneksel Sanatlar Derneği Yönetim Kurulu Adına

(15)

13

Geleceğin Ustala

Geleneksel sanatlar, tarihi ve milli birikimlerimizi yeni yaklaşımlarla harman- layarak geleceğe dair perspektiflerimizin belirlenmesinde en çok önem ver- memiz gereken sanat dallarından biridir. Zira bu sanatlar ile hemhal olanlar, sadece görsel eser üretmekle kalmayıp bu eserlerin ortaya çıkmasını sağ- layan ve arka planda tasavvurlarını yoğurmaya devam eden olguların so- nuçlarını bize sunarlar. Yani bu sanatla uğraşanlar medeniyet tasavvurumuzu oluşturan tevhid, hikmet, ahenk, ayet, kelime, kelam, hayret, meşk, zikir, gibi ilk akla gelen kavramların bilincindirler veya olmaları beklenir. Bu nedenle bu tür yarışmalar vesilesiyle sanatın kadim düsturlarından ayrılmadan ruhundan ve kalbinden damıttığı desen ve motifleri kullanarak oluşturulan bütün eser- ler bizler için birer mesaj niteliğindedir.

Hiç şüphesiz farklı eğitim yöntemleri ile eser üretmeye başlayan sanatçılar farklı sonuçlara ulaşacak ve karşımıza çok renkli bir yelpaze çıkacaktır. Bunu bir zenginlik olarak kabul etmek gerekir. Bizim medeniyetimiz her daim çe- şitliliği bir zenginlik kaynağı olarak görmüş ve desteklemiştir. Zaten görsel eserler, görenlerin algı dünyasında nasıl bir etki bırakıyorsa, estetik ve güzellik algısı bakımından varacakları sonuçlar da farklı olacaktır.

Bu yarışma, amacının geleneksel sanatları koruma, teşvik etme ve geliştirme olması hasebiyle bizleri umutlandırmaktadır. Yıllar boyunca adeta üvey evlat muamelesi gören ebru, tezhip, hat gibi medeniyet geleneğimizin pırlanta- sı mahiyetinde olan bu şaheserler mecrasında son yıllarda bir canlanma ve rağbet görme durumuna şahit olmanın sevincini yaşıyoruz. Bununla birlik- te daha yapılacak çok iş olduğua çıktır. Birkaç yılda uluslararası katılıma açık hale gelmiş olan “Geleceğin Ustaları Geleneksel Sanatlar Yarıması”na destek vermeye devam edeceğiz. Düzenleyenleri, diğer destekçileri ve katılımcıları tebrikediyor, başarılarının devamını diliyorum.

Nedret Apaydın

İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü

14

Geleceğin Ustala Geleneksel sanatlarını kamuoyuna tanıtmak, geliştirmeye yönelik faaliyetlerde

bulunmak, akademik ve sanatsal üretimi teşvik etmek misyonunu taşıyan ve yeniden yapılandırılan Geleneksel Sanatlar Derneği ile başından beri desteğini eksik etmeyen Zeytinburnu Belediyesi’nin ortak düzenlediği “Geleceğin Usta- ları” Geleneksel Sanatlar Yarışması bu sene üçüncü yılını kutladı.

Hüsn-i Hat, Tezhip, Minyatür, Ebru, Katı’, Cilt, Çini ve Kalemişi olmak üzere sekiz dalda yapılan “Kardeşlik” temalı yarışmaya, aralarında Suriye, Japonya, Cezayir, Yemen, Almanya, Hollanda, vb. ülkelerden sanatçıların bulunduğu 227 eser başvurdu. 1-31 Aralık 2015 tarihleri arasında toplanan eserler, Beşir Ayvazoğlu’nun başkanlığındaki seçici kurullar tarafından değerlendirildi ve 51 eser dereceye ve sergilemeye layık görüldü. 13 Şubat 2016’da Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapılan ödül töreninin ardından dereceye giren tüm eserler 22 Şubat 2016 tarihine kadar aynı mekanda sergilendi. Yarışma- nın tüm dijital ve basılı malzemesi yine Türkçe, İngilizce ve Arapça dillerinde hazırlandı. Kazanan sanatçılara toplam 82.500 TL ödül dağıtıldı.

Yarışmanın bu seneki teması olan “Kardeşlik”, ülkemizin ve içinde yaşadığı- mız coğrafyanın en çok ihtiyaç duyduğu kavramdan seçildi. Eski Dünya’nın merkezinde yer alan ve binyıllardır çeşitli uygarlıkların üzerinde iz bıraktığı Anadolu’nun, kardeşlik duygusunun gücü ile ayakta duracağına vurgu yapıl- dı. Gelecek nesillere sanat aracılığı ile bugünden izler bırakabilmek için önce geleneği bilmek gerektiği şiarıyla, geleneksel sanatlara verilen desteğin bir- leştiği yarışmada seçilen metinler de kardeşlik ve sanatı buluşturuyor.

“Geleceğin Ustaları” Geleneksel Sanatlar Yarışması’na olan ilginin her geçen yıl artmakta olduğunu gözlemliyoruz. Gerek Türkiye içinden gerekse Tür- kiye dışından bu yoğun katılımın eserlerin kalitesine ve özgünlüğüne yan- sıdığını da söylemekten mutluluk duyuyoruz. Bu tarz fikirler ortak aklın ve

Av. Ahmet Akcan Dr. Aslıhan Erkmen

Geleneksel Sanatlar Derneği Yönetim Kurulu Adına

(16)

Geleceğin Ustala

hayallerin sonucunda ortaya çıkar ama gerçekleştirmek için sanatseverlerin maddi-manevi katkıları şarttır. Bu süreçte bilgi birikimlerini ve sanatsal bakış açılarını değerlendirme aşamalarında ortaya koyan tüm seçici kurul üyeleri- ne teşekkürü bir borç biliriz. Yarışmaya ve sürece destek veren İstanbul Bü- yükşehir Belediyesi, Albayrak Grubu, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü’ne de katkılarından dolayı minnettarız.

2016 yılı itibariyle yeniden yapılandırılan ve yeni yönetiminin getirdiği sinerji ile çalışmalarını büyük bir şevkle devam ettiren Geleneksel Sanatlar Derne- ği’nin, bu vesileyle önümüzdeki dönemlerde geleneksel sanatların geliştiril- mesi ve teşviki için pek çok sanatsal faaliyeti ve yayını hayata geçireceği- ni sizlerle paylaşmak isteriz. Siz değerli sanatseverlerden, ustalarımızdan ve genç sanatçılarımızdan aldığımız geri bildirimler bizim en büyük motivasyon kaynağımızdır.

Geleceğin Ustala

(17)

Geleceğin Ustala

hayallerin sonucunda ortaya çıkar ama gerçekleştirmek için sanatseverlerin maddi-manevi katkıları şarttır. Bu süreçte bilgi birikimlerini ve sanatsal bakış açılarını değerlendirme aşamalarında ortaya koyan tüm seçici kurul üyeleri- ne teşekkürü bir borç biliriz. Yarışmaya ve sürece destek veren İstanbul Bü- yükşehir Belediyesi, Albayrak Grubu, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü’ne de katkılarından dolayı minnettarız.

2016 yılı itibariyle yeniden yapılandırılan ve yeni yönetiminin getirdiği sinerji ile çalışmalarını büyük bir şevkle devam ettiren Geleneksel Sanatlar Derne- ği’nin, bu vesileyle önümüzdeki dönemlerde geleneksel sanatların geliştiril- mesi ve teşviki için pek çok sanatsal faaliyeti ve yayını hayata geçireceği- ni sizlerle paylaşmak isteriz. Siz değerli sanatseverlerden, ustalarımızdan ve genç sanatçılarımızdan aldığımız geri bildirimler bizim en büyük motivasyon kaynağımızdır.

Geleceğin Ustala

(18)

Geleceğin Ustala

Dereceye Giren Eserler

(19)

Geleceğin Ustala

Dereceye Giren Eserler

(20)

Hüsn-i Hat

20

Geleceğin Ustala Nesilden nesile intikal eden usuller, fikirler ve yaşayış tarzları gelenekleri meydana

getirmektedir. Bir toplumda zaman içinde meydana gelen kültür birikiminin neticesi olan bu gelenekler, o toplumun sosyal yapısı ve inançları çerçevesinde şekillenir.

Giyim kuşamdan tutun, yeme içme, âdab-ı muaşeret, eğlence anlayışı, vb. birçok konuya kadar inancın yansımalarını görmek mümkün olduğu gibi, toplumun hayat müddeti içinde ortaya koyduğu sanat faaliyetlerini de bundan bağımsız düşünmek mümkün değildir. İşte Müslüman Türk toplumunun tarih boyunca kendi gelenek, düşünce ve sosyal anlayışıyla yoğurarak, aynı zamanda milli bir karakter kazandırdığı geleneksel sanatlarımız da İslam inancı içerisinde ve onun ana kaynağı olan Kur’an-ı Kerim etrafında gelişmişlerdir.

Bu sanatlarımızın merkezinde aynı zamanda kitabın varlık sebebi olan yazı, yani hat sanatı yer alır. İslamiyet’in gelişiyle birlikte yepyeni bir gelişme seyrine giren Arap yazısı, ilahi vahyin yazım vasıtası olarak daha fazla önem kazanmıştır. Başta Hz. Mu- hammed’in (a.s.) tavsiyeleri yanında ashabın da gayretleriyle yazıda şekil yönünden gelişmeler başlamış; yüzyıllardır devam edegelen, ilahi kelamı en güzel şekilde yaz- ma gayretleri sürekli bir gelişmeyi de beraberinde getirmiştir. Bir ibadet şevkiyle bu sanata gönül veren nice ustaların elinde hat sanatı, başka kültürlerde benzeri olma- yan ve giderek evrenselleşen bir sanat dalı haline gelmiştir.

Doğal olarak erken dönemde hat sanatındaki gelişmeler Arap aleminde meydana gelmekle beraber on altıncı asır başlarından itibaren Osmanlıların bu sanata dam- gasını vurduğu bilinmektedir. Bu hususta bazıları tanınmış hattat olan Osmanlı sul- tanlarının katkılarını da unutmamak gerekir. Sanatı ve sanatkarı koruyup kollayan bu sultanlar zamanında yazı sanatı resmi müesseselerde de gereken ilgi ve ehemmiyete mazhar olmuştur.

Yirminci yüzyıl başlarına gelindiğinde asırların birikimi ile hat sanatı en olgun devri- ni yaşıyordu. Ancak imparatorluğun içine düştüğü siyasi ve ekonomik çalkantıların kültür ve sanat alanını da olumsuz yönde etkilemesi kaçınılmazdı. Nitekim öyle de oldu. Geleneksel sanatlarımız neredeyse unutulmakla yüz yüze kaldı. Bilahare uygu- lamaya konulan harf devrimi neticesi ciddi bir sarsıntı geçiren hat sanatımız yaklaşık yarım asırdır yeniden toparlanma sürecini yaşamaktadır. Kaydedilen gelişmeler bu sürecin bir hayli mesafe kat etmiş ve başarıya ulaşmış olduğunu göstermektedir.

Bu başarıda son otuz yıldır yapılmakta olan çeşitli yarışmaların da önemli ölçüde

Doç. Dr. Mehmet Memiş

Sakarya Üniversitesi

Öğretim Üyesi

(21)

Hüsn-i Hat

20

Geleceğin Ustala Nesilden nesile intikal eden usuller, fikirler ve yaşayış tarzları gelenekleri meydana

getirmektedir. Bir toplumda zaman içinde meydana gelen kültür birikiminin neticesi olan bu gelenekler, o toplumun sosyal yapısı ve inançları çerçevesinde şekillenir.

Giyim kuşamdan tutun, yeme içme, âdab-ı muaşeret, eğlence anlayışı, vb. birçok konuya kadar inancın yansımalarını görmek mümkün olduğu gibi, toplumun hayat müddeti içinde ortaya koyduğu sanat faaliyetlerini de bundan bağımsız düşünmek mümkün değildir. İşte Müslüman Türk toplumunun tarih boyunca kendi gelenek, düşünce ve sosyal anlayışıyla yoğurarak, aynı zamanda milli bir karakter kazandırdığı geleneksel sanatlarımız da İslam inancı içerisinde ve onun ana kaynağı olan Kur’an-ı Kerim etrafında gelişmişlerdir.

Bu sanatlarımızın merkezinde aynı zamanda kitabın varlık sebebi olan yazı, yani hat sanatı yer alır. İslamiyet’in gelişiyle birlikte yepyeni bir gelişme seyrine giren Arap yazısı, ilahi vahyin yazım vasıtası olarak daha fazla önem kazanmıştır. Başta Hz. Mu- hammed’in (a.s.) tavsiyeleri yanında ashabın da gayretleriyle yazıda şekil yönünden gelişmeler başlamış; yüzyıllardır devam edegelen, ilahi kelamı en güzel şekilde yaz- ma gayretleri sürekli bir gelişmeyi de beraberinde getirmiştir. Bir ibadet şevkiyle bu sanata gönül veren nice ustaların elinde hat sanatı, başka kültürlerde benzeri olma- yan ve giderek evrenselleşen bir sanat dalı haline gelmiştir.

Doğal olarak erken dönemde hat sanatındaki gelişmeler Arap aleminde meydana gelmekle beraber on altıncı asır başlarından itibaren Osmanlıların bu sanata dam- gasını vurduğu bilinmektedir. Bu hususta bazıları tanınmış hattat olan Osmanlı sul- tanlarının katkılarını da unutmamak gerekir. Sanatı ve sanatkarı koruyup kollayan bu sultanlar zamanında yazı sanatı resmi müesseselerde de gereken ilgi ve ehemmiyete mazhar olmuştur.

Yirminci yüzyıl başlarına gelindiğinde asırların birikimi ile hat sanatı en olgun devri- ni yaşıyordu. Ancak imparatorluğun içine düştüğü siyasi ve ekonomik çalkantıların kültür ve sanat alanını da olumsuz yönde etkilemesi kaçınılmazdı. Nitekim öyle de oldu. Geleneksel sanatlarımız neredeyse unutulmakla yüz yüze kaldı. Bilahare uygu- lamaya konulan harf devrimi neticesi ciddi bir sarsıntı geçiren hat sanatımız yaklaşık yarım asırdır yeniden toparlanma sürecini yaşamaktadır. Kaydedilen gelişmeler bu sürecin bir hayli mesafe kat etmiş ve başarıya ulaşmış olduğunu göstermektedir.

Bu başarıda son otuz yıldır yapılmakta olan çeşitli yarışmaların da önemli ölçüde

Doç. Dr.

Mehmet Memiş

Sakarya Üniversitesi

Öğretim Üyesi

(22)

21

Geleceğin Ustala

katkıları vardır. Ancak bu olumlu gelişmeler yanında bazı olumsuzluklar da yok de- ğildir. Zamanımızın teknolojik imkanları bu alanda yeni problemleri de beraberinde getirmektedir. Başta hat sanatı olmak üzere klasik sanatlarımızın ciddi bir yozlaşma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu unutmamak gerekir.

Bugünün sanat ehline düşen görev, güçlü bir usta-çırak ilişkisi ve icazet geleneği sa- yesinde yabancı tesirlerden de etkilenmeden günümüze ulaşan bu sanatımızı temel prensiplerini koruyarak gelecek nesillere aktarmaktır. Bu, hat sanatımızın yeniliklere ve gelişmelere açık olmayacağı anlamına gelmez. Ancak klasiğin köklü geleneğine vakıf olmadan yapılacak yeni arayışlar da sonuçsuz kalacaktır.

“Geleceğin Ustaları” adı altında yapılan bu yarışma, genç sanatkarların geçmişten güç ve ilham alarak yaptıkları yeni çalışmalarını sanat dünyamıza kazandırması vesilesiy- le, hat sanatının geleceğe doğru bir şekilde taşınmasına katkıda bulunacaktır.

Bu sanata gönül verenlerin feyzi bol, geçmiş üstadlarımızın ruhu şad olsun.

22

Geleceğin Ustala

Birincilik Ödülü

Abdulvahap Ali Hasan Saif

1992 yılında Yemen’in Lahc kentinin Radfan ilçesinde doğdu. Küçük yaşta hat sanatı ile ilgilenmeye başladı ve hattını geliştirmek için hat sanatının merkezi olan İstanbul’a geldi. Burada, Hasan Çelebi, Mümtaz Seçkin Durdu ve Ferhat Kurlu’dan Sülüs-Nesih dersleri aldı. “7 Tepe 7 Sanat” yarışmasında Sülüs-Nesih birinciliği alan Saif, halen bir- çok meşhur hattattan ders almaya devam etmektedir.

(23)

21

Geleceğin Ustala

katkıları vardır. Ancak bu olumlu gelişmeler yanında bazı olumsuzluklar da yok de- ğildir. Zamanımızın teknolojik imkanları bu alanda yeni problemleri de beraberinde getirmektedir. Başta hat sanatı olmak üzere klasik sanatlarımızın ciddi bir yozlaşma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu unutmamak gerekir.

Bugünün sanat ehline düşen görev, güçlü bir usta-çırak ilişkisi ve icazet geleneği sa- yesinde yabancı tesirlerden de etkilenmeden günümüze ulaşan bu sanatımızı temel prensiplerini koruyarak gelecek nesillere aktarmaktır. Bu, hat sanatımızın yeniliklere ve gelişmelere açık olmayacağı anlamına gelmez. Ancak klasiğin köklü geleneğine vakıf olmadan yapılacak yeni arayışlar da sonuçsuz kalacaktır.

“Geleceğin Ustaları” adı altında yapılan bu yarışma, genç sanatkarların geçmişten güç ve ilham alarak yaptıkları yeni çalışmalarını sanat dünyamıza kazandırması vesilesiy- le, hat sanatının geleceğe doğru bir şekilde taşınmasına katkıda bulunacaktır.

Bu sanata gönül verenlerin feyzi bol, geçmiş üstadlarımızın ruhu şad olsun.

22

Geleceğin Ustala

Birincilik Ödülü

Abdulvahap Ali Hasan Saif

1992 yılında Yemen’in Lahc kentinin Radfan ilçesinde doğdu. Küçük yaşta hat sanatı ile ilgilenmeye başladı ve hattını geliştirmek için hat sanatının merkezi olan İstanbul’a geldi. Burada, Hasan Çelebi, Mümtaz Seçkin Durdu ve Ferhat Kurlu’dan Sülüs-Nesih dersleri aldı. “7 Tepe 7 Sanat” yarışmasında Sülüs-Nesih birinciliği alan Saif, halen bir- çok meşhur hattattan ders almaya devam etmektedir.

(24)

23

Geleceğin Ustala

Âyet-i Kerîme (Âl-i İmrân / 102-105), 50x35 cm

24

Geleceğin Ustala

İkincilik Ödülü

Abdurrahim Muley

1985 yılında Cezayir’in Bouira kentinde doğdu. İlk hat derslerini Cezayir’de Safarbati Hoca’dan aldı. 2009 yılında Türkiye’ye gelerek üç yıl Fuat Başar ile hat çalıştı ve 2012 yılında hocasından icazet aldı. Cezayir ve Türkiye’deki yarışmalarda dereceler kaza- nan Muley, halen İstanbul’da çalışmakta ve hat dersleri vermektedir.

(25)

23

Geleceğin Ustala

Âyet-i Kerîme (Âl-i İmrân / 102-105), 50x35 cm

24

Geleceğin Ustala

İkincilik Ödülü

Abdurrahim Muley

1985 yılında Cezayir’in Bouira kentinde doğdu. İlk hat derslerini Cezayir’de Safarbati Hoca’dan aldı. 2009 yılında Türkiye’ye gelerek üç yıl Fuat Başar ile hat çalıştı ve 2012 yılında hocasından icazet aldı. Cezayir ve Türkiye’deki yarışmalarda dereceler kaza- nan Muley, halen İstanbul’da çalışmakta ve hat dersleri vermektedir.

(26)

25

Geleceğin Ustala

Hadîs-i Şerif (Müslim, Birr 30), 35x50 cm

26

Geleceğin Ustala

Üçüncülük Ödülü

Betül Erikoğlu

1984 yılında Fransa, Strasbourg’ta doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Konya’da ta- mamladı. 1997 yılında Konya Destegül Güzel Sanatlar Mektebi’nde Prof. Dr. Fevzi Günüç’ten rik’a meşk etmeye başladı. 2005 yılında Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Hat Ana Sanat Dalı’ndan bölüm ikincisi olarak mezun oldu. 2007’de Prof. Dr. Fevzi Günüç’ten sülüs-nesih yazı icâzeti aldı.

2003-2008 arasında Konya Destegül Güzel Sanatlar Mektebi’nde asistanlık yaptı.

2009 yılında Selçuk Üniversitesi’nde “Konya’da Selçuklu Dönemi Yapı Kitabelerinin Hat Sanatı Bakımından Değerlendirilmesi” başlıklı teziyle yüksek lisansını tamamladı.

2015 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bö- lümü Hat Ana Sanat Dalı’nda Sanatta Yeterlilik programına başlayan Erikoğlu Doç.

Dr. Ali Rıza Özcan’dan talik meşk etmektedir. Sanatçı 2014 yılından bu yana Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Hat Ana Sanat Dalı’nda öğretim görevlisidir ve Hat Tasarımı, Osmanlı Türkçesi, Paleografi ve Epig- rafi dersleri vermektedir. Ayrıca Konya Destegül Güzel Sanatlar Mektebi’nde 2015 yılından itibaren yeniden hizmet vermeye başlamıştır. Ulusal ve uluslararası pek çok sergiye katılan Betül Erikoğlu evli ve iki çocuk annesidir.

(27)

25

Geleceğin Ustala

Hadîs-i Şerif (Müslim, Birr 30), 35x50 cm

26

Geleceğin Ustala

Üçüncülük Ödülü

Betül Erikoğlu

1984 yılında Fransa, Strasbourg’ta doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Konya’da ta- mamladı. 1997 yılında Konya Destegül Güzel Sanatlar Mektebi’nde Prof. Dr. Fevzi Günüç’ten rik’a meşk etmeye başladı. 2005 yılında Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Hat Ana Sanat Dalı’ndan bölüm ikincisi olarak mezun oldu. 2007’de Prof. Dr. Fevzi Günüç’ten sülüs-nesih yazı icâzeti aldı.

2003-2008 arasında Konya Destegül Güzel Sanatlar Mektebi’nde asistanlık yaptı.

2009 yılında Selçuk Üniversitesi’nde “Konya’da Selçuklu Dönemi Yapı Kitabelerinin Hat Sanatı Bakımından Değerlendirilmesi” başlıklı teziyle yüksek lisansını tamamladı.

2015 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bö- lümü Hat Ana Sanat Dalı’nda Sanatta Yeterlilik programına başlayan Erikoğlu Doç.

Dr. Ali Rıza Özcan’dan talik meşk etmektedir. Sanatçı 2014 yılından bu yana Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Hat Ana Sanat Dalı’nda öğretim görevlisidir ve Hat Tasarımı, Osmanlı Türkçesi, Paleografi ve Epig- rafi dersleri vermektedir. Ayrıca Konya Destegül Güzel Sanatlar Mektebi’nde 2015 yılından itibaren yeniden hizmet vermeye başlamıştır. Ulusal ve uluslararası pek çok sergiye katılan Betül Erikoğlu evli ve iki çocuk annesidir.

(28)

27

Geleceğin Ustala

Hadîs-i Şerif (Müslim, Birr 30), 35x50 cm

28

Geleceğin Ustala

Üçüncülük Ödülü

Hakan Arslan

1985 yılında Kahramanmaraş Afşin’de doğdu. 2003’te Afşin İmam Hatip Lisesi’nden, 2011’de Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. 2008 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı’nda İmam-Hatip olarak göreve başladı. Hat sanatına ilgisi 2004 yılında İstanbul’da bulunduğu dönemde ortaya çıktı. 2009 yılında Süleymaniye Kütüphane- si’nde tanıştığı Hattat Davut Bektaş’tan üç yıl boyunca e-posta yoluyla dersler aldı.

2012’de İstanbul’a gelmesiyle birlikte hocasının bizzat derslerine katıldı; Sülüs-Nesih ve Rik’a meşklerine devam etti. Halen Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde hat sanatı alanında yüksek lisans eğitimine ve Hattat Davut BEKTAŞ’tan ders almaya de- vam etmektedir. 2013’ten bu yana “17. Devlet Türk Süsleme Sanatları Yarışması”, “7 Tepe 7 Sanat Yarışması”, Diyanet İşleri Başkanlığı’nca düzenlen “Kur’an Kitabeti Yarışması”,

“18. Devlet Türk Süsleme Sanatları Yarışması” gibi organizasyonlardan başarı, teşvik ve sergileme ödülleri bulunan Arslan, 2015 yılında Dubai’de düzenlenen “Uluslararası Ra- mazan Buluşması”na katılmış ve Muhakkak-Sülüs-Nesih hatlarıyla 10. cüzü yazmıştır.

(29)

27

Geleceğin Ustala

Hadîs-i Şerif (Müslim, Birr 30), 35x50 cm

28

Geleceğin Ustala

Üçüncülük Ödülü

Hakan Arslan

1985 yılında Kahramanmaraş Afşin’de doğdu. 2003’te Afşin İmam Hatip Lisesi’nden, 2011’de Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. 2008 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı’nda İmam-Hatip olarak göreve başladı. Hat sanatına ilgisi 2004 yılında İstanbul’da bulunduğu dönemde ortaya çıktı. 2009 yılında Süleymaniye Kütüphane- si’nde tanıştığı Hattat Davut Bektaş’tan üç yıl boyunca e-posta yoluyla dersler aldı.

2012’de İstanbul’a gelmesiyle birlikte hocasının bizzat derslerine katıldı; Sülüs-Nesih ve Rik’a meşklerine devam etti. Halen Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde hat sanatı alanında yüksek lisans eğitimine ve Hattat Davut BEKTAŞ’tan ders almaya de- vam etmektedir. 2013’ten bu yana “17. Devlet Türk Süsleme Sanatları Yarışması”, “7 Tepe 7 Sanat Yarışması”, Diyanet İşleri Başkanlığı’nca düzenlen “Kur’an Kitabeti Yarışması”,

“18. Devlet Türk Süsleme Sanatları Yarışması” gibi organizasyonlardan başarı, teşvik ve sergileme ödülleri bulunan Arslan, 2015 yılında Dubai’de düzenlenen “Uluslararası Ra- mazan Buluşması”na katılmış ve Muhakkak-Sülüs-Nesih hatlarıyla 10. cüzü yazmıştır.

(30)

29

Geleceğin Ustala

Âyet-i Kerîme (Âl-i İmrân / 102-105), 50x35 cm

30

Geleceğin Ustala

Sergileme Ödülü

Muhammed İbrahim Bahsiti

1968 yılında Halep, Suriye’de doğdu. Hat öğrenimine Macid Hayyata ve Abdülke- rim Derviş’in öğrencisi olarak başladı. Macid Hayyata’dan nesih ve rik’a, Abdülkerim Derviş’ten sülüs hattı icazeti aldı. Halep’teki Ağa Han Kurumu’nda Arap hattı dersleri verdi. 2002 yılından bu yana “İslam Dünyası’nda Hat Sanatı Uluslararası Forumu”,

“İkinci Arap Hattı Uluslararası Forumu”, “Albaraka Uluslararası Hat Yarışması”, “IRCICA Hat Yarışması”nın bulunduğu yarışmalara katılan sanatçı eserleri ile çeşitli dereceler aldı. Bahsiti ayrıca “Biladü’ş-Şam Mushafı” ile “Dubai Mushafı”nın çeşitli cüzlerinin ya- zılmasına katkıda bulunmuştur. Sanatçı halen Denizli’de yaşamakta ve hat derslerine devam etmektedir.

(31)

29

Geleceğin Ustala

Âyet-i Kerîme (Âl-i İmrân / 102-105), 50x35 cm

30

Geleceğin Ustala

Sergileme Ödülü

Muhammed İbrahim Bahsiti

1968 yılında Halep, Suriye’de doğdu. Hat öğrenimine Macid Hayyata ve Abdülke- rim Derviş’in öğrencisi olarak başladı. Macid Hayyata’dan nesih ve rik’a, Abdülkerim Derviş’ten sülüs hattı icazeti aldı. Halep’teki Ağa Han Kurumu’nda Arap hattı dersleri verdi. 2002 yılından bu yana “İslam Dünyası’nda Hat Sanatı Uluslararası Forumu”,

“İkinci Arap Hattı Uluslararası Forumu”, “Albaraka Uluslararası Hat Yarışması”, “IRCICA Hat Yarışması”nın bulunduğu yarışmalara katılan sanatçı eserleri ile çeşitli dereceler aldı. Bahsiti ayrıca “Biladü’ş-Şam Mushafı” ile “Dubai Mushafı”nın çeşitli cüzlerinin ya- zılmasına katkıda bulunmuştur. Sanatçı halen Denizli’de yaşamakta ve hat derslerine devam etmektedir.

(32)

31

Geleceğin Ustala

Âyet-i Kerîme (Âl-i İmrân / 102-105), 50x35 cm

32

Geleceğin Ustala

Sergileme Ödülü

Sami Naddah

1980 yılında Şam’da doğdu. 2008 yılında Selçuk Üniversitesi Geleneksel Türk Sanat- ları Bölümü Hat Ana Sanat Dalı’ndan fakülte birincisi olarak mezun oldu. 2009 yılın- da Şam Üniversitesi Güzel Sanatlar Yüksek Okulu Hat ve Tezhip Ana Sanat Dalı’nda öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. 2010-2013 yılları arasında, Selçuk Üniver- sitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Geleneksel Türk Sanatları Anabilim Dalı’nda Doç.Dr Fatih Özkafa danışmanlığında yüksek lisans yaptı. 2010 yılında Hattat Yrd. Doç. Hü- seyin Öksüz’den Sülüs-Nesih dalında icâzetnâme aldı. 2013 yılında Necmettin Erba- kan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İslam Tarihi ve Sanatları Anabilim Dalı’nda doktora çalışmalarına başlayan Naddah, 2014 yılından bu yana Necmettin Erbakan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde öğretim görevlisidir. Sanatçı yurt içi ve yurt dışında birçok sergiye katılmıştır.

(33)

31

Geleceğin Ustala

Âyet-i Kerîme (Âl-i İmrân / 102-105), 50x35 cm

32

Geleceğin Ustala

Sergileme Ödülü

Sami Naddah

1980 yılında Şam’da doğdu. 2008 yılında Selçuk Üniversitesi Geleneksel Türk Sanat- ları Bölümü Hat Ana Sanat Dalı’ndan fakülte birincisi olarak mezun oldu. 2009 yılın- da Şam Üniversitesi Güzel Sanatlar Yüksek Okulu Hat ve Tezhip Ana Sanat Dalı’nda öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. 2010-2013 yılları arasında, Selçuk Üniver- sitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Geleneksel Türk Sanatları Anabilim Dalı’nda Doç.Dr Fatih Özkafa danışmanlığında yüksek lisans yaptı. 2010 yılında Hattat Yrd. Doç. Hü- seyin Öksüz’den Sülüs-Nesih dalında icâzetnâme aldı. 2013 yılında Necmettin Erba- kan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İslam Tarihi ve Sanatları Anabilim Dalı’nda doktora çalışmalarına başlayan Naddah, 2014 yılından bu yana Necmettin Erbakan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde öğretim görevlisidir. Sanatçı yurt içi ve yurt dışında birçok sergiye katılmıştır.

(34)

Geleceğin Ustala

Hadîs-i Şerif (Müslim, Birr 30), 50x35 cm

(35)

Geleceğin Ustala

Hadîs-i Şerif (Müslim, Birr 30), 50x35 cm

(36)

Tezhip

36

Geleceğin Ustala İnsanoğlu binlerce yıldır kendisi için en kıymetli olanı altın ile süslemiştir. Sevdiğini en

değerli olan ile süslemek ve onu daha değerli hale getirmek insanın yaratılışında vardır.

Kelime manâsı olarak “altınlamak”, “altın sürmek”’ olan tezhip (tezhîb) Arapça kökenlidir.

Diğer bir deyişle, İslâm sanatları içinde hat sanatından sonra en önemli dal olan tezhîb sanatı, Kur’ân-ı Kerim, cüzler, âyetler, hadîsler, salâvâtlar, hilyeler başta olmak üzere pek çok dînî kitap, murakka’ ve levhaya gösterilen saygının, verilen değerin, her şeyden önce Allah aşkının, peygamber sevgisinin, ruhî fıtrattan gelen güzellik ve İslâmî hassasiyet ile tecessüm edip, Hat sanatı ile imtizâc etmiş en mükemmel süsleme şeklidir. İslâm coğrafyası içinde neredeyse bütün dînî eserlerin süslenme- sinin vazgeçilmez ögesi olan tezhîb sanatı, aynı zamanda lâdînî olan edebî eserler, saray yazışmaları, vakfiyeler, ve ihtiyaç duyulan her detayda eserin keyfiyetine göre yer almıştır.

Tezhîb sanatında kullanılan süsleme ögeleri Nebâtî (bitki kaynaklı), Rûmî (stilize hay- van motifleri) ve Çin bulutu olmak üzere üç ana başlık halindedir. Her türlü tefer- ruttan arındırılmış dâiresel bir kurgu anlayışıyla, sanatkârın kendi zevk ve görüşü ile ortaya konmuş eserlerde, altın her zaman ana unsurdur. Altınla beraber renk olarak kobalt ve lapislazuli mavisi başta olmak üzere beyaz, siyah, sarı, sülyen, küf yeşili, jengâr yeşili ve kiremit kırmızısı her devirde bolca kullanılmıştır.

MÖ. üçüncü yüzyıla tarihlenen Pazırık kurganında bulunan İskit halılarının üzerindeki süslemeler, Türklere ait bulunmuş, elimizdeki en eski desenlerdir. Daha sonrasında beşinci ve sekizinci yüzyılda yapılmış ve Karahoço’da bulunan Uygur Türkleri’ne ait duvar süslemelerinde de hatâyî ve rûmî dediğimiz motiflerin ilk örneklerini görebiliriz.

Emevî döneminde âyetlere yuvarlak altın durakların koyulması ile başlayan tezhîb sa- natı, rûmî formlar ile zenginleşmiş; Abbasî döneminde nebâtî ve geometrik formların ustaca kullanılması ile gelişmiş; Selçuklu ve Memlükler döneminde ilk ciddi eserler ortaya konmuştur. Rûmî, münhanî ve geometrik geçmelerin bugün bile taklid edilen bir ustalıkla kullanıldığı bu eserlerde, nebâtî formlar daha zayıf bir görüntüye sahiptir.

Timurlu döneminde tezhîb sanatı estetik ve kurgu olarak her açıdan büyük bir gelişim göstermiştir. Osmanlı Devleti’nin erken dönemlerinde tezhîb varolsa da yükselişi Fa- tih döneminde Baba Nakkaş desenleri ile başlar. II. Bâyezîd döneminde de bu yükse- liş devam etmiştir. Yavuz Sultan Selîm zamanında yapılan büyük fetihler ile ele geçen

Orhan Dağlı

Trakya Üniversitesi Öğretim Görevlisi

(37)

Tezhip

36

Geleceğin Ustala İnsanoğlu binlerce yıldır kendisi için en kıymetli olanı altın ile süslemiştir. Sevdiğini en

değerli olan ile süslemek ve onu daha değerli hale getirmek insanın yaratılışında vardır.

Kelime manâsı olarak “altınlamak”, “altın sürmek”’ olan tezhip (tezhîb) Arapça kökenlidir.

Diğer bir deyişle, İslâm sanatları içinde hat sanatından sonra en önemli dal olan tezhîb sanatı, Kur’ân-ı Kerim, cüzler, âyetler, hadîsler, salâvâtlar, hilyeler başta olmak üzere pek çok dînî kitap, murakka’ ve levhaya gösterilen saygının, verilen değerin, her şeyden önce Allah aşkının, peygamber sevgisinin, ruhî fıtrattan gelen güzellik ve İslâmî hassasiyet ile tecessüm edip, Hat sanatı ile imtizâc etmiş en mükemmel süsleme şeklidir. İslâm coğrafyası içinde neredeyse bütün dînî eserlerin süslenme- sinin vazgeçilmez ögesi olan tezhîb sanatı, aynı zamanda lâdînî olan edebî eserler, saray yazışmaları, vakfiyeler, ve ihtiyaç duyulan her detayda eserin keyfiyetine göre yer almıştır.

Tezhîb sanatında kullanılan süsleme ögeleri Nebâtî (bitki kaynaklı), Rûmî (stilize hay- van motifleri) ve Çin bulutu olmak üzere üç ana başlık halindedir. Her türlü tefer- ruttan arındırılmış dâiresel bir kurgu anlayışıyla, sanatkârın kendi zevk ve görüşü ile ortaya konmuş eserlerde, altın her zaman ana unsurdur. Altınla beraber renk olarak kobalt ve lapislazuli mavisi başta olmak üzere beyaz, siyah, sarı, sülyen, küf yeşili, jengâr yeşili ve kiremit kırmızısı her devirde bolca kullanılmıştır.

MÖ. üçüncü yüzyıla tarihlenen Pazırık kurganında bulunan İskit halılarının üzerindeki süslemeler, Türklere ait bulunmuş, elimizdeki en eski desenlerdir. Daha sonrasında beşinci ve sekizinci yüzyılda yapılmış ve Karahoço’da bulunan Uygur Türkleri’ne ait duvar süslemelerinde de hatâyî ve rûmî dediğimiz motiflerin ilk örneklerini görebiliriz.

Emevî döneminde âyetlere yuvarlak altın durakların koyulması ile başlayan tezhîb sa- natı, rûmî formlar ile zenginleşmiş; Abbasî döneminde nebâtî ve geometrik formların ustaca kullanılması ile gelişmiş; Selçuklu ve Memlükler döneminde ilk ciddi eserler ortaya konmuştur. Rûmî, münhanî ve geometrik geçmelerin bugün bile taklid edilen bir ustalıkla kullanıldığı bu eserlerde, nebâtî formlar daha zayıf bir görüntüye sahiptir.

Timurlu döneminde tezhîb sanatı estetik ve kurgu olarak her açıdan büyük bir gelişim göstermiştir. Osmanlı Devleti’nin erken dönemlerinde tezhîb varolsa da yükselişi Fa- tih döneminde Baba Nakkaş desenleri ile başlar. II. Bâyezîd döneminde de bu yükse- liş devam etmiştir. Yavuz Sultan Selîm zamanında yapılan büyük fetihler ile ele geçen

Orhan Dağlı

Trakya Üniversitesi Öğretim Görevlisi

(38)

37

Geleceğin Ustala

müzehheb kitaplar ve seferler sonunda İstanbul’a getirilen değerli sanatçılar, Osmanlı İmparatorluğu’nda bu sanatın altın devrini başlatmıştır. Artık “Nakkâş-ı Rûmîyân” ve

“Nakkâş-ı Acemiyân” olarak ikiye ayrılan Osmanlı nakışhânesi, sanatın zirvesi sayılan Kânûnî dönemi, II.Selîm ve III.Murad’ın saltanatları boyunca, Şahkulu mektebinin saz yolu üslûbu ve Karamemi’nin yarı stilize çiçek formları ile en muhteşem dönemini yaşamış, en nadide Osmanlı klasik tezhîb örnekleri ortaya koyulmuştur.

Lâle Devri ile Osmanlı sanatında artık ciddi bir batı etkisi görülür. Tezhîb sanatında gerçekçi uslûb ile yapılmış çiçek buketleri (şukûfe) ve Barok formlar klasik desenlerin yerine kullanılmaya başlanmıştır. Ali Üsküdârî, dönemin tartışmasız en önemli ismi- dir. Bu dönemden Osmanlı Devleti’nin yıkılışına kadar olan zaman aralığında “Os- manlı Rokokosu” adını alacak olan bu tarz, bütün tezyînât anlayışına hakim olmuş, son iki yüzyıl bu tavır ile devam etmiştir.

Cumhuriyet döneminin ilk yarısında tezhîb sanatındaki gelişmeler çok yavaş olsa da 1980’lerden sonra yaşanan canlanma, üniversiteler ve kaliteli eğitim veren resmî ku- rumlar ile hızlı bir yükselişe geçmiş; özellikle klasik tezhîb sanatı tekrar zirveye taşın- mıştır. Daha çok levha tezyînâtı olarak gelişen Cumhuriyet dönemi tezhîb sanatında serbest tasarımlar ve yeni arayışlarda kendine yer bulmuştur.

38

Geleceğin Ustala

Birincilik Ödülü

Zehra İpek

1980 yılında İstanbul’da doğdu. 2002 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölü- mü’nden mezun oldu. Meslek hayatına 2003 yılında Bağcılar Belediyesi’nde başladı.

Daha sonra İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nde mimar olarak görev aldı. Sanat eğitimi- ne 2009-2010 yılları arasında Şifa Toptaş atölyesinde tezhip dersleri alarak başladı.

2010 yılından itibaren, Hüseyin ve Emel Türkmen Hat ve Tezhip Atölyesi’nde tezhip derslerine devam etmekte olup klasik ve özgün tezhip çalışmaları icra ederek eği- timini sürdürmektedir. Aralarında Birlik Vakfı “Oluşum Sergisi” (2010), Emel Türkmen ve Talebeleri Tezhip ve Hat Sergisi (2013), “Anadolu’da Klasik Sanatlar 81 İlde 81 Sergi 81 Seminer-Bursa Sergisi”nin (2014) bulunduğu çeşitli organizasyonlarda eserleri yer alan Zehra İpek evli ve iki çocuk annesi olup, halen İstanbul Büyükşehir Belediyesi’n- de mimar olarak görev yapmaktadır.

(39)

37

Geleceğin Ustala

müzehheb kitaplar ve seferler sonunda İstanbul’a getirilen değerli sanatçılar, Osmanlı İmparatorluğu’nda bu sanatın altın devrini başlatmıştır. Artık “Nakkâş-ı Rûmîyân” ve

“Nakkâş-ı Acemiyân” olarak ikiye ayrılan Osmanlı nakışhânesi, sanatın zirvesi sayılan Kânûnî dönemi, II.Selîm ve III.Murad’ın saltanatları boyunca, Şahkulu mektebinin saz yolu üslûbu ve Karamemi’nin yarı stilize çiçek formları ile en muhteşem dönemini yaşamış, en nadide Osmanlı klasik tezhîb örnekleri ortaya koyulmuştur.

Lâle Devri ile Osmanlı sanatında artık ciddi bir batı etkisi görülür. Tezhîb sanatında gerçekçi uslûb ile yapılmış çiçek buketleri (şukûfe) ve Barok formlar klasik desenlerin yerine kullanılmaya başlanmıştır. Ali Üsküdârî, dönemin tartışmasız en önemli ismi- dir. Bu dönemden Osmanlı Devleti’nin yıkılışına kadar olan zaman aralığında “Os- manlı Rokokosu” adını alacak olan bu tarz, bütün tezyînât anlayışına hakim olmuş, son iki yüzyıl bu tavır ile devam etmiştir.

Cumhuriyet döneminin ilk yarısında tezhîb sanatındaki gelişmeler çok yavaş olsa da 1980’lerden sonra yaşanan canlanma, üniversiteler ve kaliteli eğitim veren resmî ku- rumlar ile hızlı bir yükselişe geçmiş; özellikle klasik tezhîb sanatı tekrar zirveye taşın- mıştır. Daha çok levha tezyînâtı olarak gelişen Cumhuriyet dönemi tezhîb sanatında serbest tasarımlar ve yeni arayışlarda kendine yer bulmuştur.

38

Geleceğin Ustala

Birincilik Ödülü

Zehra İpek

1980 yılında İstanbul’da doğdu. 2002 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölü- mü’nden mezun oldu. Meslek hayatına 2003 yılında Bağcılar Belediyesi’nde başladı.

Daha sonra İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nde mimar olarak görev aldı. Sanat eğitimi- ne 2009-2010 yılları arasında Şifa Toptaş atölyesinde tezhip dersleri alarak başladı.

2010 yılından itibaren, Hüseyin ve Emel Türkmen Hat ve Tezhip Atölyesi’nde tezhip derslerine devam etmekte olup klasik ve özgün tezhip çalışmaları icra ederek eği- timini sürdürmektedir. Aralarında Birlik Vakfı “Oluşum Sergisi” (2010), Emel Türkmen ve Talebeleri Tezhip ve Hat Sergisi (2013), “Anadolu’da Klasik Sanatlar 81 İlde 81 Sergi 81 Seminer-Bursa Sergisi”nin (2014) bulunduğu çeşitli organizasyonlarda eserleri yer alan Zehra İpek evli ve iki çocuk annesi olup, halen İstanbul Büyükşehir Belediyesi’n- de mimar olarak görev yapmaktadır.

(40)

39

Geleceğin Ustala

50x35 cm

40

Geleceğin Ustala

İkincilik Ödülü

Ayşe Hümeyra Maşlak

1984 yılında Ankara’da doğdu. 2000 yılında Fatih Belediyesi Mihrimah Sultan Külliye- si’nde Emel Türkmen’le başladığı tezhip eğitimine halen Hüseyin ve Emel Türkmen Hat ve Tezhip Atölyesi’nde devam etmektedir. 2001 yılından bu yana çeşitli sergilere katılan sanatçı, 2007 yılında Kültür Bakanlığı 14. Devlet Türk Süsleme Sanatları Yarış- ması’nda Başarı Ödülü ve İSMEK tarafından düzenlenen “Mevlana Sevgi, Saygı, Hoş- görü” konulu Türk İslam Sanatları Branş Yarışması’nda 1 lik ödülü kazanmıştır. Maşlak evli ve bir çocuk annesidir.

(41)

39

Geleceğin Ustala

50x35 cm

40

Geleceğin Ustala

İkincilik Ödülü

Ayşe Hümeyra Maşlak

1984 yılında Ankara’da doğdu. 2000 yılında Fatih Belediyesi Mihrimah Sultan Külliye- si’nde Emel Türkmen’le başladığı tezhip eğitimine halen Hüseyin ve Emel Türkmen Hat ve Tezhip Atölyesi’nde devam etmektedir. 2001 yılından bu yana çeşitli sergilere katılan sanatçı, 2007 yılında Kültür Bakanlığı 14. Devlet Türk Süsleme Sanatları Yarış- ması’nda Başarı Ödülü ve İSMEK tarafından düzenlenen “Mevlana Sevgi, Saygı, Hoş- görü” konulu Türk İslam Sanatları Branş Yarışması’nda 1 lik ödülü kazanmıştır. Maşlak evli ve bir çocuk annesidir.

(42)

41

Geleceğin Ustala

35x35 cm

42

Geleceğin Ustala

Üçüncülük Ödülü

Sema Onat

1977 yılında Trablusgarp, Libya’da doğdu. İlkokulu Libya’da, ortaokul ve liseyi İstan- bul’da bitirdi. Tezhip derslerine Serap Bostancı ile 1999 yılında Hekimoğlu Ali Paşa Medresesi’nde başladı. Burada üç yıl boyunca Türk tezhip sanatının temel eğitimini aldıktan sonra bir yıl Şehnaz Biçer Özcan’la çalıştı. Ardından Emel Türkmen’le Küçük Ayasofya’daki atölyesinde üç yıl, İSMEK’te iki yıl çalışarak 2009 yılında icazetini aldı.

2009-2013 yılları arasında Mağfirat Onat’tan minyatür dersleri alan Sema Onat pek çok kişisel ve karma sergilere katılmıştır. Cezayir Sanat Festivali’nde üçüncülük ödülü alan sanatçının eserleri Kültür Bakanlığı Devlet Türk Süsleme Yarışması’nda sergilen- miştir. Onat, halen kendi atölyesinde tezhip dersleri vermektedir.

(43)

41

Geleceğin Ustala

35x35 cm

42

Geleceğin Ustala

Üçüncülük Ödülü

Sema Onat

1977 yılında Trablusgarp, Libya’da doğdu. İlkokulu Libya’da, ortaokul ve liseyi İstan- bul’da bitirdi. Tezhip derslerine Serap Bostancı ile 1999 yılında Hekimoğlu Ali Paşa Medresesi’nde başladı. Burada üç yıl boyunca Türk tezhip sanatının temel eğitimini aldıktan sonra bir yıl Şehnaz Biçer Özcan’la çalıştı. Ardından Emel Türkmen’le Küçük Ayasofya’daki atölyesinde üç yıl, İSMEK’te iki yıl çalışarak 2009 yılında icazetini aldı.

2009-2013 yılları arasında Mağfirat Onat’tan minyatür dersleri alan Sema Onat pek çok kişisel ve karma sergilere katılmıştır. Cezayir Sanat Festivali’nde üçüncülük ödülü alan sanatçının eserleri Kültür Bakanlığı Devlet Türk Süsleme Yarışması’nda sergilen- miştir. Onat, halen kendi atölyesinde tezhip dersleri vermektedir.

Referanslar

Benzer Belgeler

MADDE 1 – (1) Bu Yönergenin amacı; Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesine yeni kayıt yaptıran öğrencilerin daha önce, uzaktan eğitim programları hariç, Mimar

1 Tekstil üretim yöntemleri ile kumaş, desen, giysi ve ev tekstili alanında özgün ürünler tasarlama yöntemlerini öğrenir.(bilgi).. 2 Ürünleri yüksek teknolojik

Programınızda olup da başka bir yarıyılda verilen dersler üzerinde gün ve saatini değiştirmemek koşuluyla değişiklik yapabilirsiniz.. SİNAN NİYAZİOĞLU

MADDE 1- (1) Bu yönergenin amacı, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümüne bağlı Mimari Proje Atölyesinin yapısı,

5 Dekor, kostüm, kukla tasarımı ile diğer sanatlar arasındaki disiplinlerarası etkileşimi sağlayabilmek için ileri düzeyde bilgi ve kavrayışa sahip olmak ve bunu kullanabilmek.

10 Sanat eserlerinin yapım teknikleri, malzeme içerikleri ve bozulma nedenlerinin tespitinde kullanılan teknikler hakkında bilgi sahibidir*. 11 Kuram ve uygulama

RESTORASYON II GÇN 499 a1-a2-a3- a4 Diploma Ödevlerinin Değerlendirilmesi. 13.00 GCL

Endüstri Ürünleri Tasarımı Uygulama ve Araştırma Merkezi bünyesinde kurulmuş olan Endüstri Ürünleri Tasarımı Uygulama Laboratuarı, araştırma projeleri ve