• Sonuç bulunamadı

BATI TARKYA'DA SEÇEK YÖRESİ DÜĞÜN GELENEKLERİNDE MÜZİK UNSURLARI. Doç. Dr. Hüseyin YALTIRIK 1 TRT İzmir Radyosu Türk Halk Müziği Sanatçısı Akademisyen

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "BATI TARKYA'DA SEÇEK YÖRESİ DÜĞÜN GELENEKLERİNDE MÜZİK UNSURLARI. Doç. Dr. Hüseyin YALTIRIK 1 TRT İzmir Radyosu Türk Halk Müziği Sanatçısı Akademisyen"

Copied!
16
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

BATI TARKYA'DA SEÇEK YÖRESİ DÜĞÜN GELENEKLERİNDE MÜZİK UNSURLARI

Doç. Dr. Hüseyin YALTIRIK1

TRT İzmir Radyosu Türk Halk Müziği Sanatçısı – Akademisyen

Music Elements in Wedding Traditions of Seçek (Hilia) Region in Western Thrace Assoc. Prof. Dr. Hüseyin YALTIRIK

Özet

Türkiye’nin Trakya bölgesinin batısında, Yunanistan sınırları içinde yer alan ve “Batı Trakya” olarak adlandırılan yörede Müslüman olarak yaşamlarını sürdüren Türk toplulukları İslâm dinini Anadolu’daki gibi iki farklı “renk” olarak yaşamakta, aile ve sosyal hayatlarını bu iki rengin geleneklerine göre biçimlemektedirler. Gümülcine ve İskeçe Türklerinin

“Sünnî” rengine karşılık Seçek Yaylası (Hilia) ve çevrelerinde yaşayan Bektaşî–Alevi toplulukları da doğal olarak Türk Müslümanlığının “Alevi–Bektaşi” kültürü çerçevesinde geleneklerini ve göreneklerini yaşamaktadırlar. Her iki kesimin ortak geleneklerinden biri

“düğün”dür. Folklorda “geçiş dönemleri” olarak da adlandırılan “doğum–evlenme–ölüm”

gelenekleri bağlamında yapılan ritüeller ve pratikler yöreden yöreye, köyden köye küçük büyük farklılıklar göstermektedir. Anadolu’nun Türk düğün gelenekleriyle pek çok ortak yönleri bulunan Batı Trakya düğün gelenekleri genel olarak sırasıyla “kız isteme ve mendil alma–söz düzme ve değişimi–nişan–düğün” aşamalarından oluşur. Her aşamanın geçmişten günümüze belli özel günleri olmakla beraber günümüze gelindikçe ihtiyaca göre bu özel günler değişebilmektedir. Kız isteme aşamasında geleneğe bağlı kalınarak yapılan bazı uygulamalar mesaj niteliğinde olup kızın gönlünün olup olmamasıyla ilişkilidir. Düğün aşaması kendi içinde “davetçi salma–çeyiz alma–kına gecesi/harballı (bindallı) ile kına gecesi–gelinin beyazını (gelinliğini) giymesi ve güvey halkı–alay günü–damat tıraşı ve güvey kapama–güvey sofrası–cuma sabası (sabahı)” gibi uygulamalardan oluşmaktadır.

Bu çalışmada Batı Trakya’da Düğün Gelenekleri bağlamında Seçek Yöresi Bektaşi–

Alevi düğün geleneklerinden kaydedilmiş sesli–görüntülü örnekler sunulacak ve müzik unsurları incelecektir.

Anahtar kelimeler: Batı Trakya, Seçek, Bektaşî–Alevî, Düğün, Müzik

1 TRT İzmir Radyosu THM Ses Sanatçısı; [email protected] ; https://orcid.org/0000-0002-7987-8582

(2)

Summary

Turkish communities are continuing their Islamic life as well as two different

"colours" as the Islamic religion as in Anatolia according to the tradition forms of family and social lives of these two colours in "Western Thrace”, which is in the west of Thrace region of Turkey having the borders of Greece. Opposite of “orthodox" (Sunni) colour of Komotini and Xanthi, Bektashi and Alevi communities living in Seçek Plateau (Hilia) are maintaining their

"Alevi-Bektashi" culture in a different colour within the framework of their customs and traditions alive. One of the common traditions of both sides is “Wedding". The rituals and traditional practices in the context of traditions of “Birth-Marriage-Death" also called as

"transition period" in folklore, shows small-big differences from region to region, from village to village. Wedding traditions of Western Thrace, which has much in common with the Turkish wedding traditions respectively in Anatolia in general, are composed of “Asking the girl and taking the handkerchief - Arranging gifts for promise and exchange – Engagement – Wedding” in respectively. Although each stage has certain special days from past to the present, as to nowadays these special days can vary according to the needs. At the stage of asking the girl adherence to tradition some applications are in the nature of the message related to the girl's heart is ok, or not. Wedding stage in itself consists of the practices as (Sending summoner- Taking dowry -Henna Night / Henna Night with Harballı / Bindallı and -Dressing Bridal White / The Wedding Dress and Groom’s People-Regiment Day-Groom Shaving and putting the groom into the room-Groom Table - Friday Morning).

In this study, in the context of Wedding Traditions in Western Thrace region audio- visual samples, recorded from wedding traditions of Alevi-Bektashi communities in Seçek (Hilia) region, will be presented and musical elements will be examined.

Keywords: Western Thrace, Seçek (Hilia), the Bektashi-Alevi, Weddings, Music

Giriş

Türkiye’nin Trakya bölgesinin batısında, Yunanistan sınırları içinde yer alan ve

“Batı Trakya” olarak adlandırılan yörede Müslüman olarak yaşamlarını sürdüren Türk toplulukları İslâm dinini Anadolu’daki gibi iki farklı “renk” olarak yaşamakta, aile ve sosyal hayatlarını bu iki rengin geleneklerine göre biçimlemektedirler. Gümülcine ve İskeçe Türklerinin “Sünnî” rengine karşılık Seçek Yaylası (Hilia) ve çevrelerinde yaşayan Bektaşî–

Alevi toplulukları da doğal olarak Türk Müslümanlığının “Alevi–Bektaşi” kültürü çerçevesinde geleneklerini ve göreneklerini yaşamaktadırlar. Her iki kesimin ortak gelenekleri

(3)

bulunmaktadır. Bunlardan biri “düğün”dür. Dinî inançlara dair gelenekler farklı iki renk olarak Anadolu ve genelde İslâm coğrafyasındaki gibi aynı Allah’a, aynı meleklere, aynı kitaba, aynı peygambere ve “Ehl-i Beyt’e” iman başta olmak üzere yan yana yaşanmaktadır.

İnanç bağlamında farklı uygulamaların ve yorumların bulunmasının yanı sıra ortak edebiyat ve müzik unsurlarının da olduğu gözlenmektedir. “İlâhiler” bunlara örnektir.

Batı Trakya (Kırmızı renkli bölge)

“Yunanistan ile Türkiye arasında, Lozan Antlaşması’na ek olarak imzalanan VI. No.lu Yunan ve Türk Halklarının Mübadelesine İlişkin Sözleşme ve Protokol’e göre, Türk topraklarına yerleşmiş Rum Ortodoks dinine mensup Türk uyruklularla, Yunan topraklarına yerleşmiş Müslüman dinine mensup Yunan uyrukluların zorunlu mübadelesine gidilmiş, ancak bu protokolün 2. maddesiyle İstanbul’da oturan Rumlar ile Batı Trakya’daki Müslümanlar muaf tutulmuştur. Batı Trakya’daki dinî hayat çeşitli antlaşmalar ve iç hukuk düzenlemeleriyle biçimlendirilmekte ve din unsuru hep ön planda tutulmaktadır. 1913 yılında Yunanistan ile Türkiye arasında imzalanan Atina Antlaşması’nın 11. maddesine göre, Yunanistan’da bırakılan Müslüman–Türk halkının can ve mallarıyla namus, din, mezhep ve âdetlerine tam bir özen ve saygı gösterileceği ve bu halkın, Yunan asıllı olan Yunan uyrukluların taşıdıkları medeni ve siyasal hakların tümüne sahip olacakları ifade edilmektedir.

Lozan’dan önceki uygulamalar 1913 Atina Antlaşması’na göre yapılmaktaydı. Yunanistan 1913 Atina Antlaşması’nı iç hukuk haline getirince 1920 tarih ve 2345 sayılı “İslam Cemaatleri kanunu, müftülükler ve baş müftü seçimiyle İslam cemaatlerine ait varidat-ı evkafın sureti idaresine müteallik kanun” çıkarılmıştır ki, bu yasayla Müslüman Türk Azınlığına baş müftü ve müftülerini özgürce seçme ve dinî hayatlarını gereği gibi idame ettirme hakkı sağlanmıştır. Ne yazık ki, antlaşmalara ve yöneticilerin verdiği taahhütlere Yunanistan’ın uymadığı görülmektedir. Halkın seçtiği fakat antlaşmalara rağmen Yunan

(4)

devletinin tanımadığı Gümülcüne ve İskeçe’de iki müftü ile Yunan devletinin atadığı fakat halkın büyük bir kısmının kabul etmediği Evros, Gümülcine ve İskeçe’de olmak üzere üç müftü bulunmaktadır. O dönemde Batı Trakya’daki Müslüman Türk Azınlığı cismen Hıristiyanlarla iç içe olmasına karşın ruhen ayrı yaşamaktaydı. En çok karşılaştıkları alan, alış–veriş ve iş ortamlarıydı. Bu durum uzun yıllar sürdü. Günlük yaşantıda sosyal ilişkiler

“iyi” olmasına rağmen hep bir çekimserlik hâkimdi. Batı Trakya’da pek çoğu Anadolu’daki âdetlere paralellik arz eden düğün, sünnet, doğum, ölüm gibi önemli günlerde mevlit okutma geleneği, hatim cemiyetleri, hafızlık törenleri, vaazlar, özel kandil programları, ramazanlar, sahur davulları, iftar topları, teravih namazları, aşure etkinlikleri ve hıdrellez kutlamaları ile olabildiğince yoğun kültür birikimi yaşanmaktadır.”2

Öte yandan Evros vilayet sınırları içinde yer alan Seçek (Hilia) yöresinde yaşamlarını Bektaşi–Alevi kültürü geleneği içinde sürdüren topluluklar gerek köylerindeki iç meydanlarında, gerekse günümüzde “Büyük Meydan/Koca Meydan” olarak da tabir edilen Seyit Ali Sultan Vakfı sınırları içindeki “Meydan Evi”nde3 cemlerini ve kültürel pratiklerini uygulamaktadırlar. Her yıl tarihî Seçek yaylasında gerçekleştirilen yağlı güreşler ve çeşitli etkinliklerden sonra “Yayla Bayramı” yapılmakta ve ikrarlılar büyük meydan da denilen

“Meydan Evi”nde toplanarak o yılki “Yayla Ağası”nın ve yakınlarının hizmetlerinin Hakk Erenler nazarında kabulü için büyük bir “Ayin-i Cem” yapmaktadırlar. Bu cem, Anadolu Bektaşî–Alevi geleneklerinden pek çok bakımdan farklıdır. Seyit Ali Sultan süreği olan bu toplulukta 12 hizmet postu sahibi babalar ile erkânı yürüten mürşit, çerağcı, rehber ve er–bacı canların birlikte katılımıyla gerçekleşen toplu namaz ve niyazlarla, dua ve tercemanlarla birlik, beraberlik ve kardeşlik pekiştirilir.

Batı Trakya Türk Folklorunda Düğün Geleneği ve Müzik

Batı Trakya Türk folklorunda evlenme adetleri belli bir sıra takip eder ve her aşamada belli gelenekler ve adetler çerçevesinde hem kız tarafında hem erkek tarafında çeşitli uygulamalar yapılmaktadır. Belli bir sıra takip eden bu uygulamalar şunlardır:

2 İbrahim Şerif (Gümülcine Seçilmiş Müftüsü), “Batı Trakya Müslüman Türklerinde dinî ve sosyal hayat”, http://www.diyanetdergisi.com/diyanet-dergisi-139/konu-803.html

3 Tarihî Bektaşi Tekkelerinde Ayin-i Cem yapılan yer daima “Meydan Evi” olarak adlandırılmış ve bu adlandırma günümüze kadar korunmuştur. Örnek olarak Hacı Bektaş Velî Dergâhında, Seyit Ali Sultan Dergâhında ve daha nice eski vakıf dergâhlarında durum aynı olup bu mekânlarda ”Meydan Evi” tabelası halen asılı bulunmaktadır. Günümüzde Alevi Kültürü çevrelerinde bir inanç uygulama yeri olarak açılan yapılara genel olarak “Cem Evi” denmektedir. Cem Evi, bir komple yapıyı ifade etmekte olup Alevi yurttaşlarımızın geleneksel ibadet biçimlerine göre tasarlanmış yapılar için kullanılan bir terimdir. Çeşitli sebeplerle henüz resmen “İbadethane” ya da “İbadet Yeri” olarak genelleşmemesine rağmen, Alevi yurttaşlarımızın ihtiyacına hizmet veren yapılar olarak yaygınlaşmaktadır.

(5)

1- KIZ İSTEME 2- MENDİL ALMA 3- NİŞAN TÖRENİ 4- NİKÂH KIYILMASI

5-TOPRAK BASTI PARASI – YOL KESME 6- DÜĞÜNÜN DUYURULMASI

7-ÇEYİZ ALMA 8-KINA GECESİ

9-GELİNİN BEYAZINI (GELİNLİK) GİYMESİ 10-DÜĞÜN VERGİSİ

11-ALAY GÜNÜ 12-GÜVEY KAPAMA 13-GÜVEY SOFRASI

14-CUMA SABASI (SABAHI 15-DAMAT TRAŞI

16- YARIŞLAR (AT YARIŞI, YUMURTAYA NİŞAN, GÜREŞ VB.) 17-GELİNİ MÜBAREKLEME

Seçek Düğünleri

Seçek yöresinde düğün geleneği Batı Trakya’nın diğer yörelerindeki düğün gelenekleri ile genel olarak örtüşmekle beraber bazı uygulamalar farklıdır. Düğünlerde genel olarak sırasıyla şu üç uygulama yapılır:

1-KINA GECESİ 2-SUYA GÖTÜRME

3-GELİN ALMA VE DÜĞÜN

Seçek düğünlerindeki müzik Bektaşî–Alevi erkânları ve müziği ile ilişkili değildir, lâdinidir. Düğün gelenekleri (kına–suya götürme–gelin alma ve düğün) bu özellik çok dikkat çekicidir. Hem Türk hem de Yunan popüler müziklerinden örnekler içerir. Kına gecelerinde müzik tamamen playback olup bir D.J. tarafından yürütülmektedir. Tamamen popüler türkü ve şarkılar D.J. tarafından bilgisayar ortamından çalınmakta ve açık havada katılanların duyabilecekleri bir ses düzeni kullanılmaktadır.

(6)

Seçek - Salıncak Köyü kına gecesinde kullanılan D.J. masası 22 Ağustos 2013 (Foto: H. Yaltırık)

2/4 ve 4/4 lük türküler ile 9/8 tartımlı ezgiler genellikle “Karşılama” biçiminde karşılıklı iki sıra halinde oynanmaktadır. Sıralar birden fazla da olabilmektedir.

(7)

Seçek - Salıncak Köyü kına gecesinde “Karşılama” Biçimi 22 Ağustos 2013 (Foto: H. Yaltırık)

En çok çalınan Türkçe şarkı ve türküler: Zühtü, Yâr evinin başından yol geçeyi geçeyi - Çayır Biçiyom Çayır, Konyalı, Yaylanın Çimenin Kuzu Yayılır, Yaylı Geliyor Yaylı – Bekâr Gezelim, Fidayda; Yunanca olup 4 zamanlının üçerli şekli olan (3–3–3–3) tartımdaki Siteriyu Horası, Teke yöresi havaları karakterindeki 9/16 (2–2–2–3) tartımlı Lagana Horası – Çalgısal, bizim Karadeniz ezgilerine çok benzerliği olan 7/16 tartımlı (2–2–3) Tik – Çalgısal havası gibi horalarla Türkçe olup 5/16 tartımlı Balkan Güzeli gibi oyunlar öncelikli olanlardır.

(8)

Seçek - Salıncak Köyü kına gecesinde “Siteriyu” Horası 22 Ağustos 2013 (Foto: H. Yaltırık)

Kına mutlaka Yüksek Yüksek Tepelere Ev Kurmasınlar türküsü eşliğinde yakılmaktadır. Kına töreni günümüzde bir “kalıp ritüel” olup kızlar ve kadınlar tarafından belli bir sıra takip edilerek uygulanır. Kına tepsisi gelinin genç kız arkadaşları, ahretliği ve akrabadan kadınlar tarafından Yüksek Yüksek Tepelere Ev Kurmasınlar türküsü eşliğinde özel bir oyun ile meydana taşınır.

(9)

Kına tepsisi meydana Yüksek Yüksek Tepelere türküsü eşliğinde belli bir oyunla getirilir.

Oynayanlara birer eşarp hediye olarak verilir (Foto: H. Yaltırık)

Sandalyeye oturtulan gelinin elleri kınalanır ve bu kınadan katılanlara da dağıtılır. Bu esnada yine popüler türkü ve şarkılar çalınır. Uzun süren kına merasimi esnasında Yüksek Yüksek Tepelere Ev Kurmasınlar, Çemberimde Gül Oya vb. türküler ile bazı popüler şarkılar da vokal veya sözsüz olarak D.J. tarafından dinletilmiştir. Bunların başında o gün için Sezen Aksu, Yıldız Tilbe, Edip Akbayram vb. sanatçıların albümlerinden seçilen şarkılar uzunca süren kına yakımı ve fotoğraf çektirme sırasında dinletilmiştir.

Kına tepsisi meydana getirilirken 22 Ağustos 2013 (Foto: H. Yaltırık)

(10)

Geline Kına Vurulurken 22 Ağustos 2013 (Foto: H. Yaltırık)

2013 yılında kaydettiğimiz kınada ayrıca Ankara’nın Bağları da sıkça çalınıp karşılama biçiminde oynanmıştır. Yine sözsüz olarak Gamzedeyim Deva Bulmam, Avuçlarımda hâlâ sıcaklığın var gibi şarkılar da dinletilir.

“Suya götürme” ve “gelin alma” sırasında müzik mutlaka davul–zurna ile yapılmaktadır.4 En çok çalınan ezgilerin başında Emine’m Emine’m Çakır Emine’m, Tik, Lagana ve Siteriyu Horaları, oturak havalarının başında ise Çanakkale, Osman Paşa, İzmir’in Kavakları, Oyun havalarından A bre Sülman Aga, Konyalı, Çekirge, Kızılcıklar Oldu Mu, Cemile, Drama İçinde Yaparlar Pazar.

4 Günümüzde Seçek Yaylasında bulunan 13 köy içindeki düğünlerde “suya götürme” ve “gelin alma”

aşamalarında Ruşanlar köyünde oturan Türk zurna ustası Mehmet Bargan, davul çalan torunu Ümit ile bu geleneğin son temsilcisidir. Zaman zaman “dem zurna” olarak yanlarına yörenin Yunanlı zurnacılardan birini de alarak üç kişilik bir davul–zurna grubu oluşturmaktadırlar. Mehmet Bargan 1956 Mesemler doğumlu olup babası Hakkı Bargan’dan kaval dinleyerek öğrenmiş ve çobanlık yapmıştır. Erik ağacı yapımı üç parçadan oluşan ekleme bir kaval çalmıştır. Zamanla panayırlarda zurna çalan Arif ustadan zurna çalmasını öğrenmiş ve düğünlerde zurna çalmaya başlamıştır. Arif usta Dimetoka romanlarından olup Seçek panayırına zurnacı olarak daha ziyade onlar tutulurlarmış. Kaval ve Zurna yapımı konusunda Seçek yöresinde sadece bir usta kalmıştır: Recep Karapancar. Salıncak köyünde oturan bu usta da geleneksel kaval ve zurna yapımcılığının ne yazık ki, son temsilcisi durumundadır. Zurna, kaval yapımcılığı ve icracılığının günümüze doğru tükenip yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalınmasının çeşitli nedenleri bulunmaktadır. Bunların başında arz–talep dengesinin bozulması, Yunanlı idarecilerin bu yörede yaşamakta olan Müslüman–Türk etnisitenin kültürel etkinliklerine pek sıcak bakmamaları, Müslüman–Türk köylerinde yaşayanların uzun yıllar akraba ilişkilerinin ve ziyaretlerinin adeta “pasaport” yerine geçen bir izin kâğıdına bağlanarak sürdürülmesi gelmektedir. Ayrıca davul–zurna yerine org vb. çağlıların ön plana geçmesi ve D.J. uygulamaları davul–zurna geleneğini zayıflatmış ve gelişmesinin önünde engel teşkil etmiştir.

(11)

Gelini “Suya Götürme” esnasında mutlaka davul-zurna çalınır Ruşanlar Köyü - 2005

Gelin pınardan su alıp küçük çocuklara verir ve döktürür.

Bu sırada avucundaki buğday ve pirinç tanelerini pınara, suya bırakır.

Ruşanlar Köyü - 2005

Gelin alma sırasında, Hora oyunlarından sonra gelin evine yaklaşırken Yüksek Yüksek Tepelere Ev Kurmasınlar ezgisi çalınır. Gelin alma sırasında özellikle gelinin evden çıkarılması için adeta yalvar–yakar olarak kapıda uzun süre bekleşen damat tarafına çeşitli türküler söyletilmekte ve bunlar da genellikle “gelin” konulu olmaktadır. Köprüden Geçti Gelin, Geline Bak Geline ve Ağlama Gelinim Sızlama Gelinim gibi türküler öncelikle söylenmektedir.

(12)

Gelinin evden çıkması için çeşitli türküler söyletilen damat tarafı kadınları Ruşanlar Köyü - 2005

Bu türkülerden biri Saba Makamında, tamamen mahalli özellikte olup gelinin evden çıkarılması istemi üzerine yakılmış anonim ve çok orijinal bir örnektir:

VERİN GELİNİ GİDELİM

GELDİ BAK GELİN ALICI

YOL VERİN EVE GİRELİM / GÜL VERİN EVE GİRELİM GÖSTERİN GELİN(İ) GÖRELİM

CANIMIZDAN CAN VERELİM

VERİN GELİNİ GİDELİM SİZLERE DUVA EDELİM

MANDAMIZIN ALNI SAKAR YEM YİMEZ ARDINA BAKAR GÜVEYİMİZ YOLA BAKAR

VERİN GELİNİ GİDELİM SİZLERE DUVA EDELİM

(13)

AĞLASIN GARİP ANNESİ SEVİNSİN ÇOCUK ANNESİ DİLERİM MESUT KALASIN ÖLÜNCE MUTLU OLASIN

VERİN GELİNİ GİDELİM SİZLERE DUVA EDELİM

Gelinin, anne-babanın ve kardeşlerin en zor anı: Veda Ruşanlar Köyü - 2005

Gelin, babasının ya da yerine geçebilecek en yakın akrabadan birinin koluna girerek mutlaka kırmızı renkli bir duvak ile evden çıkarılır:

(14)

Gelinin baba kolunda evden çıkışı Salıncak Köyü – 2013 (Foto: H. Yaltırık)

Damat evine getirilirken yine horalardan sonra Parmağında Yüzükler, Eminem, Dol Kara Bakır Dol, Drama’nın İçinde Yaparlar Pazar gibi ezgiler çalınır. Damat evine gelindiğinde ise Konyalı ve diğer bilinen horalar çalınıp oynanır. Gelini damat alkışlar arasında çiçekle karşılar. Duvağını açar ve alnından öper. Çiçeği geline verirken damat şekerler ve paralar saçar. Gelin yeni evine girerken hazır bulunan halk üzerine doğru gelin çiçeğini atar. Bu çiçeği evlenmemiş kızlar kapmak için adeta yarışırlar. Çiçeği hangi genç kız eline geçirirse yakında evlenme sırasının kendisine geleceğine inanılır.

Düğün gecesi ise müzik profesyonel düğüncü gruplar tarafından “canlı” olarak icra edilmektedir. Bu topluluklarda bağlama, org, basgitar, klarnet, keman ve ritim çalgıları kullanılmaktadır.

(15)

Düğünde yerini alan düğüncü canlı müzik topluluğu Ruşanlar Köyü - 2013 (Foto: H. Yaltırık)

Oyun havaları, popüler şarkı ve türküler düğünde canlı olarak çalınır ve söylenir.

Başlangıçta “askı” olarak da tanımlanan “takı merasimi”nin hemen ardından Damat ve Gelinin Dansından sonra katılanların hepsi meydana girer ve zikredilen horaları oynarlar.

Özellikle “Siteriyu Horası”, “Debreli Hasan” ezgisine çok benzer olup ritimce farklıdır.

Debreli Hasan 5/8 ve 7/8’lik olarak farklı iki tartımla icra edilirken, ezgi benzeri olan Siteriyu Horası 4 zamanlının üçerli şekliyle çalınmaktadır. Debreli Hasan oyununa günümüz Seçek kına ve düğünlerinde rastlanmamasının nedeni zaman içinde bu ezgisel dönüşümdür. Yunan

“sesli kaynakları”nda (Taş plak, CD, DVD, Plak vb.) ses taşıyıcıları ve bunların dijital ortamlara taşınmış örneklerinde aynen Debreli Hasan türküsünün ezgisiyle ve ağır ağır icra edilmiş örneklerine rastladığımız Siteriyu Horası ve halk şarkısı Türk-Yunan halklarının ortak ezgilerinden biridir. Bu ezgiyi “ortak” yapan unsurların başında şüphesiz 600 yılı aşkın bir Osmanlı yönetimi altında “komşu” olarak beraberce yaşamak gelmektedir. Bu nedenle ortak yaşam alanlarında bulunan farklı kültürler birbirleriyle doğal olarak etkileşirler ve ortak kültür unsurları oluştururlar. Sanat alanı da buna tabidir ve pek çok halk şarkısı, halk dansları, giyim kuşam, halk inançları ve mutfak gibi folklora dair unsurlar paylaşılarak ortak yaşam alanlarında ortak kültür unsurları üretirler ve zaman içinde paylaşırlar. Bu bir anlamda çok kültürlülük sürecinin de doğal bir sonucudur.

Batı Trakya’da Seçek yöresi (Hilia) düğünleri, gecenin belli bir vaktinde son bulur.

(16)

Sonuç

Seçek yöresi düğünlerindeki müzik, Bektaşî–Alevi erkânları ve müziği ile ilişkili değildir, lâdinidir. Hem Türk hem de Yunan popüler müziklerinden örnekler içerir. Kına gecesinde müzik tamamen playback olup bir D.J. tarafından yürütülmektedir. “Suya götürme”

ve “gelin alma” sırasında müzik davul–zurna ile yapılmaktadır. Kınanın baskın ezgisi Yüksek Yüksek Tepelere Ev Kurmasınlar türküsü olup kına başlangıcında oyunuyla icra edilir. Gelini evden çıkarma sırasında “damat tarafı” gelin konulu türküler ve popüler şarkılar söyler.

Düğünlerde müzik “canlı” performans iledir. Kına yakılmasından önce ve sonra D.J.

tarafından oyun havaları, türküler ve Türkçe–Yunanca karışık popüler şarkılar çalınmaktadır.

Oyun havaları oyun karakterine göre iki farklı gruba ayrılmaktadır: Karşılamalar ve Horalar.

Siteriyu, Tik, Balkan Güzeli ve Lagana baskın horalardır.

KAYNAKÇA

ŞERİF, İbrahim - (Gümülcine Seçilmiş Müftüsü), “Batı Trakya Müslüman Türklerinde dinî ve sosyal hayat”, http://www.diyanetdergisi.com/diyanet-dergisi–139/konu–803.html

YALTIRIK, Hüseyin. Özel Arşiv (Seçek Yöresi 2007, 2009, 2011, 2013 yılları alan araştırmaları ve derleme malzemeleri; video ve ses kayıtları)

---

NOT: Bu çalışma 14 Nisan 2014 tarihinde Çorlu’da gerçekleştirilen bir sempozyumda yayımlanmıştır.

Referanslar

Benzer Belgeler

Bu bağlamda Oğuz Kağan’ın tam anlamıyla hem kendi psişik ikti- darının merkezinde hem de kut kavra- mı ile tanımlayabileceğimiz üç boyutlu iktidar anlayışı bağlamında

Makalede sözlü tarihin Türkiye’deki gelişimi ve Türkiye’de söz- lü tarih alanındaki belli başlı çalışmalar hakkında bilgi verilecek, sözlü tarih-ile- tişim

Unlike previously published cases all concentric rings in our case showed marked enhancement, supporting the view of synchronous active demyelination in the lesion. Follow-up MRI

From the physics phenomena down to interpretation o f the results, there is a strongly connected chain o f links including detector development, design o f front- end (FE) and

Burada sunulan çalışmada JICA çalışmasından farklı olarak, hem birden fazla hasar fonksiyonunun içerisine yerleştirilebileceği bir mantık ağacı yaklaşımı

doğrultusuda yaptığı çalışmalar sonucunda Türkiye’ye kazandırdığı kurumlarla, yazdığı eserlerle, ismen davet edilerek katıldığı uluslararası kongrelere

Araştırmada, medya okuryazarlığı konusunda daha duyarlı olması beklenen -ileride med- yanın içinde ya da yanında olacak bir meslek ile hayata atılacak olan- ve

In order to consider qualitative properties of the past related to the construction of memory, one needs to reach a reconciliation among diverse