Tarihi Hasankeyf kentini sular altında bırakacağı için eleştirilen Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santralı'nın (HES) ticari anlaşması, Devlet Su İşleri (DSİ) ile Türkiye, Almanya, İsviçre ve Avusturyalı firmalardan oluşan Ilısu Konsorsiyumu arasında imzalandı. Anlaşmanın imzalanmasına çevreciler, tarihçiler ve Hasankeyf'i Yaşatma Girişimi tepki gösterdi. Projenin imza töreninde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, "Bunun kadar zor bir projeyi gerçekleştirmemiştik. Esas teşekkürümüzü Sayın Başbakan'a borçluyuz" dedi. Ilısu Projesi'ni yapacak konsorsiyum ihalesiz olarak belirlenmiş, konsorsiyuma sonradan da Başbakan'a yakınlığıyla bilinen Rizeli müteahhit Mehmet Cengiz 'in sahibi olduğu Cengiz İnşaat ile çelikel İnşaat eklenmişti.
KORUMAYA YÜZDE 2
DSİ Genel Müdür Vekili Haydar Koçaker de sözleşme bedelinin 1 milyar 12.5 milyon Avro, sağlanacak toplam kredi miktarının ise 1.2 milyar Avro olduğunu söyledi. Buna karşın Koçaker, baraj gölü altında kalan Hasankeyf kültürel varlıklarının korunması için sadece 25 milyon Avro'nun ayrılacağını bildirdi.
TARİHİN ALTERNATİFİ YOK
Anlaşmanın imzalanmasına çevreciler, tarihçiler ve Hasankeyf'i Yaşatma Girişimi tepki gösterdi. Girişim Koordinatörü Diren Özkan , "Sadece maddi çıkarlarını göz önünde bulundurarak bu imzaları attılar" dedi. Ilısu
Barajı'nın su altında bırakacağı bölgenin uygarlık tarihi açısından önemine değinen Özkan, "Ilısu projesi 55 bin kadar insanın yerlerinden göç ettirilip yoksullaştırılmasına, kentlerde ekonomik ve sosyal sorunlar yaşanmasına neden olacaktır" diye konuştu. Özkan, anlaşmayı kınadıklarını, proje durana kadar mücadeleye devam edeceklerini söyledi. Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Diyarbakır Şube Başkanı Nedim Tüzün ise "Enerjinin daima alternatifleri var ve sürekli gelişiyor. Ancak tarihi değerlerimizin alternatifi olmadığı gibi geri dönüşü de yok" dedi.