MODERN OYUNLARDA DEGER DEGİşİMİNİN YARATTIGIİKİLEMLER
(MATMAZEL ]ULIE,MARIA MAGDALENA, SA TICININ
ÖLÜMU)
Gülay~e ERKOÇ XX; Yüzyıl di.i~ünürleri Modern .Tiyatroyu Gerçekçi Akünla ba~latırlilr. Tohumları Romantik Akım'da atılmaya ba~lanan, aynı zamanda Roİnantızme bir tepki olarak da açıklilna.n Realizm ve he-men sonra olu~maya ba~layan Na'turalizm, dönemin toplumsal, eko-nomik, bilimsel geli~im ve deği~melerinden etkilenmi~tir. Gerçekçi Akım'ın Romantik Akım'a en büyük tepkisi, oyunlarda ele alınan gerçeğin, dü~sel olu~u ve bu nedenle ya~anan gerçeklerden uzakla~-mı~ oluşuydu. Oysa Gerçekçi Akım kurarncıları ve ya~arları, gerçeği, yaşanılan somut gerçek olarak ele alırlar. Bu yakla~ıin toplumdaki deği~imlerin bir. sonucudur. Toplumda görülen buçieği~irhler neler-o dir?
Gerçekçi Akım döneminin en güçlü kesimi büyük burjuva kesi-- midir. Bilindiği gİbi burjuva sınıfının doğu~u, Rönesans dönemine
kadar uzanır. Bireyin atılım gücünü ön plana çıkaran Rönesaııs dö-neminde, kentlerin uyanı~ına ko~ut olara:k, küçük ticaret ve zanaat1a uğra~arak ohı~maya' b_aşlayan burjuva sınıfı, XVIII. yüzyıla kadar ticaret alanında büyük ba~aiılar 'elde etmi~; kazanç özgÜrlüğünü il-ke olarak kabul. etmi~ ve XVIII" yüzyİlın sonunda, yanına büyük h~lk kesimlerini de alarak mutlak yetkili hükümdarı ve yönetimdeki soylu' sınıfı devirmiştir. İ~te ekonomik üstüiılüğünden sonra, siyasal alana da hakim olmayı ba~aran bu sınıf, XIX. yüzyıldan ba~ilayarak, toplumun en güçlü kesimi olarak yeni giri~imleri ve yeni değer an-layı~ı ile toplumdaki deği~imleri yaratacaktır.
. Burjuva sınıfınınönderliğinde gü,çleİıenkapitalizm ve endüstri-le~me, bu büyük deği~imin önem,li nedenlerini olu~turur. İlk a~aıııası
iModern Oyunlarda' Değer Değişiminin Yarattığı İkilemler
106 GÜLAYŞE ERKOÇ
..
XVIII. yüzyılın sonlarına uzanatı endüstri devrimi, makina endüstri-sinin kurulması ile gelişir. Bunun doğal sonucu olarak dokumacılık, el tezgahlarını sona erdirir. Yerine burjuva sınıfının sermayesi ile fabrikalar kurulmaya başlar. Fabrikaların büyümesi ile kurulan yeni kentler, endüstri ve ticari faaliyetlerinin merkezi durumuna gelir. Kentler arasında ulaşımın sağlanması için yollar yapılır, kanallar açı-,lır, ulaşım araçları gelişir, haberleşme kolaylaş~r, okuma-yazma oranı artar. Bu nedenle büyüyen sermaye, rekabeti arttırır, para tutku ol-maya başlar. Çıkar ve kazanç kaygısı nedeni ile, eski ahlak değerleri sarsılır.
El emeğinin yerine geçen dokuma ve makina endüstrisinin bir sonucu olarak, köy ve kasabalardan kentlere göç başlar. Böylece kentlerde yeni bir sosyal sınıflar tablosu ortaya çıkar. Köyden kente göç eden yoksul insanlar, düşük ücretle çalışmak ve sağlıksız şartlar altında yaşamaı zorunda kalırlar. İyi koşullara sahip olan ve kazanç-larını arttırmak için çalışan, dükkan sahipleri, küçük işletme sahipleri ve zanaatkarlar, toplumda küçük 'burjuva sınıfı olarak yeralır. Ka-zanç özgürlüğü anlayışı ilc rekabet içine giren, kazancı ve sermayeyi bir değerhaline getiren serbest meslek sahipleri, işadamları, fabrika: törler, yönetic.iler ve bankacılar ise büyük burjuva sınıfını oluşturur- . lar. Bu güçlülüksavaşında ezenlerle, savaşamayıp ezilenler görülür. İşte dönemin yazarları oyunlarında, bu bunalımlı ortamı ve ortamın yarattığ'ı çetin koşullar sonucu oluşan toplumun sorunlarını ele alarak yaşam mücadelesinibütün gerçekliği ilc yansıtmaya başlarlar.
Gerçekçi Akim yazarlarını etkileyen, dönemin toplumsal deği- .•• şimini sağlayan bir başka etmen de bilim ve düşünce alanındaki ge-lişmelerdir. Positivizmin, Darwin kuramlarının, Hippolyte Taine. ku~ ramlannın, Sigmund Freud'un bulg~larının etkileri, dönemin' oyun-larında gözlemlenir. Bu bulgular ve düşünceler de, toplumdaki bü-tün bu değişimlerden etkilenerek, dönemin yapısını, dönemin insan-larını ve ilişkilerini bÜimsel olarak açıklamaya çalışırlar.
Toplumda ve değer 'yargılarında görülen değişimler modern _ oyunların konusunu .oluşturur. Çağımızın oyunlarında bu ortam
içe-risinde bulunan ve, çevresini oluşturanetmenlerin kuşattığı insanlar ele alınır.
August Strindberg'in j\;Iatmazel Julie adlı oyununda, böylesi bir ortamın içinde bulunan, artık yok blmaya mahkum bir sınıfın son temsilcilerinden olan Matmazel
J
ulie'nin dramı ele alınmıştır.MODERN OYUNLARDA DEGER,.DEGİşİMİ .107
Bir Kont kızı olan Matmazel Julie, soylu sınıfın genç ku~ağının son temsilcilerindendir. Julie, Yazdönümü Gecesi Şenliğinde babası ile birlikte akrabalarına gitmek istemeyip, konakta kalarak hizmet-karlarla. dans eder, sonra mutfakta oturan uşak Jean'ın yanına gelir, onu dansa kaldırır ve onunla sevişir. Oyunun ateşleyici gücü 91an ve genç kadının çevresini kuşatan etmenleri August Strindberg, oyunun önsözünde şöyle sıralamaktadır:
" annenin kişiliği, babanın kızını yanlış "yetıştırışı, kendi yaradılışı, nişanlısının güçsüz yozlaşmış bir kafa üstündeki etkisi. Ayrıca doğr,udan doğruya Yazdönümü Gecesi'nin şenlik havası, babasının yokluğu, ayba,şısının tutması, hayv"anlara düşkünlüğü, dansın coşkusu, alaca karanlığıIl büyüsü, çiçeklerin ~ehvet uyandırıcılığı, son ola-rak da iki kişinin bir odada yalnız kalmalarını hazirlayan' olay, ayrıca, duyguları uyanmış bir adamın i~ini çabuk tut-mak isteyişini de burada eklemek gerekir.,.:" 1
•
Bu etkiler altında girişilen elIem, Julie'nin yıkımını hazırlar. Julie, anne ve babasının hataları, onu yanlış bir şekilde yetiştirmeleri sonucu mutsuz ve sağlıksız bir çocukluk dönemi geçirmiştir. Nişanlı-sının da bu güçsüz kafa üstündeki etkileri ile Julie'nin iç dengesi bo-zulmuştur. Bu iç koşullara, o gecenin ortamınıbelirleyenıtahrik edici dış koşullaı~eklenince, Julie çevresindeki etkilerin kurbanı olmuş, yı-kımını hazırlayan eylemi özgür iradesi ile seçerek değil, etki altında yapmıştır. Gerçekçi ve Naturalist kura m anlayışına göre kişinin çev-resini saran etmenler yazgısal bir kesinlik içindedirler.
Matmazel Julie, ancak uşağına teslim olduktan sonra, ,bulun-duğu durumun bilincine varır. Çünkü gençkadın, hem uşağına tes-lim olmuş, hem de kendi sınıfsal konumuna ve değer anlayışına ~y-gun olmayan bir eylemde bulunmuştur. Bu ilişki. öncesi Julie'ye, ço-cukluğundan beri d~yduğu sevgiyi anlatan; giderek tutkulu bir aşk ilanında bulunan Jean, ilişki sonrası hanımefendisine duyduğu say-gıyı yitirmiştir. Jean davranışları ile Julie'yi küçük düşürecek, genç kadın, bunalıma girecektir.
Sınıf atlama çabası içinde olan Jean, Julie'ye kendisi ilc birlikte İtalya'ya kaçmasını ve yeni bir hayata başlamasını önerir. Bu teklif Julie'yc, kurtarıcı gibi görünür. Artık babası ile birlikte yaşaya:maya-caktır. Bu' düşünce tarzı da soyluca bir dürüstlükten kaynaklanır.
108 • GÜLAYŞE ERKOÇ
.
.Oysa Jean'ın, onu elde etmeden önceki "sevgi sözcükleri" dürüstlük-ten uzaktır. J ulie, Jean'ın teklifini kabul eder. Yeni kuracakları ha-yat, Jean tarafından planlanmıştır. Julie'nin böyle bir planı yapma olasılığı yoktur. Konaklarının dışındakiyaşam konusunda: fikri yok-tur. Ju1ie'nin güçsüzlüğü ve bilgisizliği karşısında Jean'ın gücü, de-neyimi ve becerisi, iki kişi arasında daha da yoğunlaşacak olan güç ve soyluluk ikileminin ilk belirtileridir.
Jean, hanımefendisinden daha fazla yer görmüş; dışardaki ya-şam tarzı hakkında bilgi edinmiş; gerçek yaya-şam koşulları içinde' bü-yümüş ve bu nedenle mücadele etmeyi öğrenmiş, kendisini sınıf atla-mak üzere yetiştirmiştir. Giyim kuşamı zevkl.idir, iyi konuşmasını, davranmasını, dans etmesini öğrenmiştir. Çünkü Jean uşaklıktan kur-tulmak, sınıf atlamak çabasındadır. İlel'de yeni bir yaşam 'kurma kararı vermiş olan, bir küçüJ! burjuva adayıdır. Toplumda yeni güç-lenen bir sınıfın kişisidir. Eline yeterince para geçince, küçük bir otel ya da lokanta açacaktır. Yeni bir yaşama hazırlanmakta olan Jean' ın tek eksiği sermayesidir. Yeterli bir kültür yapısı olmadığı için. ilkel
•
bir yırtıcılığa sahip olan Jean'a f!öre, Julie'nin parası bu iş için bir başlangıç olacaktır. Fakat genç kadının kendisine ait parası yoktur. Julie böylece Jean'ın gözünde iyice küçülmüştür.
Matmazel Jtılie yaşamına, gerçeği 'gizleye~ek devam edebilir ama soyluluğundan kaynaklanan onuru bunu reddeder. Oysa Jean için "onur" denen ölümcül bir değer yoktur. Jean, o gece, yaşadıkları olayların, kendi planlarını bo?:~asına izin vermeyecek denli katı ve . gerçekçidir. Julie, ön.celeri"kendişine büyük bir sevgi ve incelikle yak~ laşmış olan uşağının gerçek yüzünü görmeye başlar. Kurulan .planın uygulanma olasılığı yoktur. Bu aşamada amansız bir' ölüm kalım sa-vaşıbaşlar. Bu güçler savaşımı Darwin'in "doğal eleme" kuramı ile büyük bir koşutluk taşımaktadır. Güçlü olan ayakta kalacak, güçsüz olan ise yenik düşecek, eleneı;ektir. Julie'nin kadın oluşundan ileri ge-len yırtıcılığı, soylu oluşundan kaynaklanan onurlu amagüçsüz di-renişi ile, Jean'ın, içinden geldiği yaşamın ilkel- zorbalığından, sınıf atlama çabasında olmasından (hiç olmazsa bulundl,lğu konumu ko-ruma çabasında olmasından) ileri gelen güçlülüğü ve acımasızlığı ara-sındaki çatışma dranıatik bir boyut kazanır. Babasının dönüş saati yaklaşan Julie için çıkış yı;ı1u kalmamıştır. İntihar ederek savaşım
alanını terk eder. . ,
Fiedrich Hebbel'in Maria Ma,gdalena adlı oyunundaki Klara'nın intihar nedeni de Julie'nin intihar nedenine benzemektedir.
..
MODERN OYUNLARDA DEGER DEGİŞİMİ 109
Eski ahl<lk değerlerine bağlı bir marangoz olan Anton Usta'nın • kızı olan Klara, ni~anl~:>ıLeonhard .ile ili~kiye girmi~ ve. hamile
kal-mı~tır. O da tıpkı Julie gibi, kendisini ölüme götürecek olan eylemini bilerek ve seçerek gerçekle~tirmemi~tir. Seçim Klal'a'ya kalsa, namu-sunu sonuna kadar koruyacaktır. Çünkü bu değerlerle yeti~tirilmi~-tir. .Fakat çıkarcı ni~anlısı, Klara'yı, çocukluğunda ondan ho~lanan Noter Katibi ile kar~ıla~malanİ1dan dolayı kıskanmı~, Klara'yı ken-disine bağlamak için elde etmiştir. Bencillik ve çıkar kaygısı, döne-mine ayak uyduran. Leonhard'ın'özelliği olmu~tur. Toplumun ahlaki değerlerindeki değişim ki~ileri etkilemektedir.
Matmazel Jiılie'de de görüldüğü gibi endüstrileşen, rekabet içinde
olan, kapitalist toplumlarda para en üst değer olarak ortaya çıkmı~-tır. Para, güç, saygınlık ve rahat bir ya~am sağlamaktadır. Bu ne-denk kazanç eldeetme çabası, her türlü davranı~ı yasal saydırmakta-dır. Oysa Anton Usta ailesi ile birlikte erdemli bir ya~am sürmek için gerekli olan parayı, alınteri ile kazanmı~; paranın az olu~una değil, "hehU" olu~una önem vermi~tir. Anton Usta'nın oğlu. Karl, kendi zevkleri ve ihtiyaçları için gerekli olan parayı herkesden fazla çalı~a-rak elde eder. Genç hevesleri için, çok çalı~ması, onu aile orta.mından uzaklaştırmı~,.6ailesine olan bağının azalmasına yol açmı~tır: Oysa L~onhard, kolay kazanç yollar~na ba~vurur: Onun için önemli o~an,
ne şekilde olursa olsun elde. etmektir. . •.
Leonhard, rakipIC1'iniçe~itli hilelerle safdı~ı ederek bir i~ sahibi oimu~tur.Beledeiye Reisi'nin kızına kur yaparak, mesleğinde daha önemli yerlere gelmeyi dü~ünmektedir. Leonhard'a göre "kazanç özgürlüğü" varsa, .kazanma yolları da özgür olmalıdır. Leonhard'ın tav~ı, toplumun ahlak değerlerindeki deği~imin kanıtıdır.
Öte yandan Anton Usta, ailenin reisi olarak son derece tutucu, katı ve gelenekçi bir tutum içindedir. Aliton Usta '''ondokuzuncu yüzyılın katila~mı~saygı ve erdem heykeli. .."2dir. Klara'nın
ev'orta-mında, eski değerlerın ne kadar güçlü olduğu, oğlunun hırsızlık yap-tığını öğrenen' annenin, salt bu nedenle ölmı:;si.olayında açıkça görü-lür. -Anton Usta için, oğlunun hırsızlıkla suçlanİnasından sonra, en önemli ~ey, kızının namusudur. Tersi bir durumda, kendi hayatına .son. vereceğini ima eder. Hırsızlık olayından ötüru, kimse ilc
kar~ı-la~mamak için evinden uzaklara gider.
Karl'ın hırs}z olduğu söylentisi, Leonhard'ın çıkarlarına ters dü~er. Toplumda hile ile kazandığı yeri, kaybetmemek için, Klara ile
no GULAYŞE ERKOÇ
evlenmekten vazgeçer, ve hemen Belediye Reisi'nin kızı ile olan
ya-kınlığını 'Pekiştirmeye bakar. •
Klara, toplumdaki değerler değişimi sonucu "çıkar" ve. "namus" ikileminin ortasında ka}mıştır. Kardeşinin suçsuz olduğunu öğren-mek ona bir kurtuluş olarak görünür. Bir görev duygusu ile, artık sev-mediği nişanlısının yanına gider. Leonhard, hırsızlık olayınİn iç yü-zünü anladığı halde, ondan ayrılır. Oysa Klara hamiledir. Babasını düşkırıklığına uğra~mamak için iiıtihar eder.
Toplumda gözlenen gelenekçi tutum ile, yeni düşünce arasındaki çelişki, dram kişisinin yazgısı olmuştur. Oyunda dramatik olan, bire-yin onursuz yaşama,ma adına verdiği güçsüz sava~ımdan ve yıkımın-dan kaynaklanmaktadır.
Çağdaş Amerikan Tiyatrosu'nun, Gerçekçi Dram yazarı olarak bilinen Arthur Miller'in Satıcı'nın Ölümü adlı oyunundaki WilIy Lo-man'ın ölümüne neden olan gerçekler de, toplumdaki yaşama biçi-minden; değer değişimlerinden ve bu ortam içinde bulunan dram kişinin özlemleri ve dü~leri ile yaşam gerçekleri aı asındaki uyumsuz-luktan kaynaklanır. WilIy Loman'ın bumılımı, endbstrilqen Ameri-kan toplumundaki bunalımdır. "
,
Endüstrileşen toplumda, makinanın baskısı altında olan insanın, kendisine ve geleneksel değerlere olan in,ancı sarsılmıştır. Kazanç endişesi ve maddi değerler~ manevi değerlerin yerine geçmiştir. .•Ka-pitalist ekonomi anlayışının sonucu olarak, ticari kazanç, yarışmayı özendirici niteliktedir. Paranın birikimi, 'alım gücünün artışı ve daha rahat bir yaşam kurabilmek demektir. Sürekli bir yenilik, "es.ki"nin hükmünü yok etmekte, "yeni olan"ı elde etmek için, daha çok pa-raya ve dal;ıa çok emeğe' gereksinim duyulmaktadır. Öte yandan nü-fusun artışı, üretimin fazlalaşmasına, yeni binaların göklere tırmanışı-na neden olmaktadır. Bu kalabalık, mekanık ve yarışmacı yaşam tar-zı, bireyi kuşatır; tedirgin eder ve bunalıma sürükler.
Otuz yıldır satıcılık yaparak, emeği karşılığında, kardan payala-rak geçimini sağlayan WilIy Loman, böyle bir düzende yaşayan bir Amerikan vatandaşıdır. Ailesine daha rahat bir yaşam kurabil~1ek için gençliğinden beri amansız bir çalışma temposuna girmiş, başarısı oranında para" kazanmıştır. Çocuklarını da (özellikle Biff'i) yetenek-lerini geliştirici, kişilik kazandırıcı bir şekilde yetiştirmeye çalışmış;
•
MODERN OYUNLARDA DEGER DEGtşİMİ III
girişken, etkileyici, başarılı birer insan (ideal bir Amerikalı gibi) ol-maları için koşullarını zorlamıştır. Küçük oğlu Happy çağının iş ko-şullarına ayak uydurmnş, ortalama bir yaşam tarzı sürdürmektedir.. 'Oysa; Satıcı'nın daha çok sevdiği, yetenekleri ile parlak bir' gelecek
vaadeden büyük oğlu Biff, iş sahibi olamamıştır. Bu durum Loman'ı düşkırıklığına ve bunalıma sürüklemekte, sürekli geçmişe dönerek yaptığı hatayı aramaktadır. Bir zamanlar, genç bir kadınla. ilişkiye ,girmiş ve bu durum oğlu Biff tarafından öğrenilmiştir. Bu durumun,
oğlunun başarısını etkilediğini düşünür. WillyLoman'ın ağabeyi, geçmişte ona iyi bir iş teklifinde bulunmuş ama' Loman, yaşamını kendi kendine kurmak' için, teklifi geri çevirmiştir. Çünkü Amerikan toplumundaki insanın yaşam mücadelesi, bireyselbir mücadeledir. işte b1,1iki olay kafasını rahatsız etmektedir. .
Willy Loman'ı fizyolojik durumu da etkihımektedir. Çünkü
yaşlandığı için, eskisi kadar iyi araba kullanamamakta, gençliğindeki kadar çok satış yapamamaktadır. Bu durum hem işini aksatmasına neden olmakta hem de onu trafik kazası yapma olasılığıile karşı kar-şıya bırakma:ktadır.
Satıcı, gençliğindeki kıyasıya çalışma sonucu, yaşlılığında rahat edeceğini tahm;n etmiştir. "Yaşlandığınagöre, işini yerleşikbir düzen içinde yürütme hakkına sahip olduğunu düşünür. Gelecek güvencesi, çalışkan bir Amerikalı vatandaşın beklentisidir. Oysa gerçek onun umduğunun tersine gelişir. Yerine yeni, genç, dinç, dinamik elemanlar alınacağıiçin (tıpkı Amerikan toplumundaki üretim ve tüketim iliş-kilerinde olduğu gibi) eskinin hükmü yok olmuştur. Satıcı'nın patronu • ile konuşmasının sonucunda, patronu ona bu işi bırakmasını önerir:
Willy Loman'ın acımasız gerçekle karşı karşıyagelişi, ilk olarak mes-leki yaşantı;ında olur. Bu durumun asal nedeni, toplumdaki piyasa değerlerinin manevi değerler ile birbirine karşıt olmasından kaynak-lanır.
Willy Loinan'ın, ikinci yıkımı; yine düşler (umutlar) ile gerçek-lerin uyuşmama ikileminden kaynaklanan, umut ve gerçek,çatışması sonucu oluşur. Geleceği üzerine parlak hayaller kurduğu oğlu Biff, uzun bir ayrılıktan sonra evine dönmüş~ür. Bu geri donüş, Satıcı'nın yeni düşlere dalmasına neden olur. İki oğlu işbirliği ederek, yeni b:r iş kurmak üzere girişimlerde. bulunacaktır. Bu düş, geçmişte ağabeyi ile kuramadığı ortaklığın, kendi içinde bir hata olarak ye~leşmesinden de kaynaklanmaktadır. Yeni kurulan iş, "beceriklilO oğullarının saye-sinde iyi kazanç getiıecek, kazanç ise daha rahat bir yaşam taı-zı, bir
ilZ . aÜLA YŞE ERKÖC
ii
sınıf atlama umudu sağlayacaktır. Henüz evinin son taksitleri bitme-.. mi~ olan Satıcı sınıf atlama çabasında güçsüzdür. Bu umut da, gerçek-le kaqı1a~tığı a~amadasonuçlanamaz. Bir haksızlık duygusunaka:-pılan Loman, ..ne için ya~adığınıj ne için haksızlığa uğradığını (flü~ü-nür,
Görüldüğü gibi oyunda, dram ki~isiriin, ya~adığı ko~tilları yarat-ma ya daolu~turyarat-ma gibi bir seçim ~ansı yoktur. O, kendisine ko~ulları sunulan bir yaşama biçimi içinde yıllarca, <imansız bir tempo ile sa-va~n1iştır. Tek istediği; ailesini güvence altına 'alabilmek ve ko~uııatını yerine getirerek daha rahatbir ya~am kurabilmektir. Bumın içiIi ge-rcidi 6zverıyi göstermi~, yapılinası gerekenleri yapmı~tır. Umut ettiği ~eyıeri birer hak olarak dü~ünmektedir. Dü~lerinin gerçekle~İl1erriesi sonucu, umutları ile gerçekler arasındaki uzla~mazlığın, kar~ıtlığın ve çatı~manın far!Qna varır. O, bu kar~ıtlığın, bir zamanlar kendi ya~a-mındaki iki hatanın var olu~una bağlar. Oysa bu sürükleni~ gerçekte, Amerikan ya~amına egemenolan piyasa değerleri ile, insani -değerler arasındaki kar~ıtlıktan kaynaklanır.
Gerçekleşmeyen düşleri, Loman'da "haksızhğa uğramışlık" duy-gusu uyandırıl. Düzenin köklerini kavrayamayacak kadar akıllı ol-masa da omırsuz yaşayamayacak kadar yüreklidir. Dü~le gerçeğin bulu~maması, Satıcı Willy Loman'ı büyük bir bunalıma sokmu~tur. Geçmiş zamanı, gelecek zamanı vç ~imdiki zamanı beraber ya~ama-ya başlar. Ailesi ve onuru adına son bir ~ey ya~ama-yapmayı tasarlar. Kaza süsü verere~ kendisini öldürür. Ya~amınınpara getirmediği 1:Judü-zende, ölümünün ailesi için maddi bir rahatlik getireceğini dü~ünür. Sağken hep onurlu bir yaşam sürdürmeye çalışmı~ olan dram ki~isi-.nin, karşılaştığı yıkımlarla, onuru incinmiştir. Kendi canına kıyarak
hiç olmazsa, ardından "o, onurlu bir insandı" diyec~klerini dü~ler. Fakat gerçek, onun bu son düşlerini desonuçsuzbırakır. İntihar ettiği anlaşıldığı için, ailesine, ölümüne kar~ılık verilecek olan sigorta parası ödenmez .. Bu da toplumsal düzenin temelinde bulunan gerçeğe, ka-ramsar, ezici, acımacız ve insansızla~mış bir aiılam katar. Oyunda dramatik olan, bireyin, kendisini hiçleyen ko~ullar kar~ısıİ1da,onursuz yaşamama adına giriştiği güçsüz savaşırndan ve yikımından kaynak-.lanır.
Her üç oyun kişisi de, kendilerini reddeden, küçülten, hiçleyen, ezen etmenlere karşı, onurlarını koruma ya/da onursuz yaşamama adına intihar ederler. Her üçü de çevresel koşulların yarattığı yazgı-. sal kesinlik karşısinda, kendi sonlarına sürüklenirler. Birey hiç
olmaz-MODERN OYUNLARDA DEÖER D~Ö1Ş1Mİ ıi3
sa, var olduğunu kanıtlamak için, kendini yok eder. Fakat birey, yaz-gisına meydan okuyan güçlü ve inançli bir trajik kahraman olarak değil, güçsüz, dü~mü~; inançları sarsılmı~ birer kurban 'olarak ortaya
9br. .
Modern oyunlarda, dram ki~isiözgür iradesi ile seçerek bir eylem gerçekle~tirm~diği için, mücadelesiiıi kendi. seçimi ile sürdürmediği için, ko~ulların yarattığı ezici gerçeğin' akı~ı ile sürüklendiği için" çev-resine yazgıh bir kurbandır.
İçinde bulunduğu ko~ullara yenikdü~meye yazgılı olan dr~m ki~isi, ne kadar gliçsüz olursa olsun, çevresini saran güçlerle, boyutla-rını ve sonuçlaboyutla-rını bilmeyerek, sonuna dek sava~ır. Birey, var <jmak, varlığının anlamını 'kaybetmemek ve onurunu korumak adına giri~-tiği mücadelede anlam kazanır. Dramatik olan, insanın, ya~amını devam ettirmek ya' da onurunu korumak adına verdiği mücadelede ve yıkımında görülmektedir. Bu mücadeleyi yaratan ikilem, toplum-daki deği~imlerin bir son';lcudur.
Modern Oyunlarda, dünya, karamsar bir ~ekilde'göiünür. Dram ki~isiyok olup giderken, gerisinde bıraktiğı dünya durumu, karma~a-sı, bencilliği, insancıl değer tanımazlığı, yökediciliği ilekaramsar ve kötümser bir tablo çizer. 1~te Modern Oyun yazarları da, bo dün-yayı, bu dünya içinde ya~ayan insanı ve bu dünya gerçeklerini gös-tererek, insanları, gerçekler ha'kkında bilgilendirmeyi; dü~ündürmeyi amaçlayan toplumsal bir görev üstlenmi~lerdir.
NOTLAR
1 August Strindberg, Seçilmiş Oyunlar I-Miıtm;zel .lulie, çev. Aziz Çalışlar, İstanbul,
Adanp Yay., 1982, S. 82.
2 Özdemir Nutkıı, Modmı T~vatroAkımları, Ankara, Dost Yay., 1963. S. 55.