P L A N İŞLERİ
E v inşaatında en güzel z a m a n p l â n işlerinin başla-dığı v a k i t t i r . Ev y a p t ı r m a k isteyen h e m e n h e r k e s d a h a senelerce evvel a k l ı n d a p l â n l a r h a z ı r l a m a ğ a , kâğıt üze-r i n e p üze-r o j e l e üze-r bile y a p m a ğ a başlaüze-r. H e üze-r g ö üze-r d ü ğ ü evi h e üze-r gezdiği inşaatı u m u m î s u r e t t e veya t e f e r r u a t ı bakı-m ı n d a n k e n d i y a p a c a ğ ı eve ona y a r a y ı p y a r a bakı-m ı y a c a ğ ı düşüncesile t e t k i k eder, k ı y m e t l e n d i r i r ve kendisinin nasıl y a p a c a ğ ı n ı d ü ş ü n ü r . E v inşaatına ait b i r ç o k m e c -m u a l a r ve k i t a p l a r sat-madır, b e l k i de, b i r -m i -m a r d a n fazla m e c m u a ve k i t a b a sahip olur. Bazan m i m a r d a n daha fazla inşaata ak:l erdirdiğini zan eyleyen m ü s t a k -bel ev s a h i p l e r i n e de tesadüf edilir. Bu h a l senelerce de-v a m eyliyen, bu güzel h a y a l l e r i m i m a r y ı k m a k zaru-r e t i n d e kaldığı z a m a n d a h a m ü t e b a zaru-r i z bizaru-r şekil alızaru-r. Müstakbel ev sahibi çok defa m i m a r ı n p r o j e hazırla-m a k t a n n e k a d a r hoşlandığıhazırla-m anlayışlı ve bilgili ve hususî f i k i r l e r i olan bir k i m s e ile iş b e r a b e r l i ğ i y a p -m a k t a n n e k a d a r zevk aldığını t a s a v v u r ede-mez.
Ev yaptıracak, kimse m a l sahibinin f i k i r ve buluşlarının t a t b i k edilerek y a p ı l a c a k b i n a n ı n daha m ü k e m m e l olmasının bir m i m a r için b ü y ü k bir m e m n u -n i y e t m e -n b a ı olduğu-na bir t ü r l ü akıl erdiremez.
P l â n bir f i k r i n t a s a v v u r u d u r . Kâğıt ü z e r i n d e tat-bikat, düşünceler, tadiller, y e n i baştan p r o j e l e r anla-yışlı b i r m a l sahibi ve m i m a r a r a s ı n d a güzel bir fikir mücadelesidir. Yeni y e n i eskizler bina esaslarının bü-t ü n inceliklerile bü-t a n z i m ve bü-tesbibü-ti g e r e k m a l sahibi, ger e k s e m i m a ger için çok entegeresan f i k ger î f a a l i y e t l e ger i h a ger e -k e t e getiren bir hadisedir. Her şey h a z ı r l a n d ı -k t a n , bü-tün t e f e r r u a t i l e p l â n l a r bittikten, yâni ev f i k i r o l a r a k m e y d a n a geldikten sonra en güzel zaman da sona er-miştir,
P l â n ı n t a t b i k a t sahasına intikali ile aylarca süren yalnız t e k n i k v e ustalığın bahis m e v z u u olduğu hayli üzücü z a m a n başlamıştır. İyi h a z ı r l a n m ı ş p l â n l a r d a mal sahipleri b u n a i n a n m a m a k l a b e r a b e r s ü r p r i z l e r l e k a r -şılaşması n a d i r d i r . Yapı işleri b i t t i k t e n sonra da ev a n c a k insanların içine y e r l e ş m e l e r i v e gündelik h a y a -tın y a ş a n m a s ı ile h a k i k î h a y a t ve k ı y m e t i n i kazanır.
S. T. Ecnebi Karikatürü:
r
MANZARA!
İstanbulurı neresi güzel. değildir ki, her semtinin, her mahallesinin ayrı ve başka bir güzelliği, özelliği vardır. Bu-nunla beraber, tabiatın, şehir topoğra-fisinin bütün imkânlarına rağmen, bazı Beyoğlu ve İstanbul mahallelerinin da-ha doğrusu sokaklarının teşekkülü, bir sahil ve manzara şehri olan İstanbulla hiç alâkası yoktur.
Meselâ, Aksarayın veya Cihangirin bir çok sokakları tabiatın bahşettiği imkândan bilgisizliğimiz yüzünden fay-dalanmamıştır.
Yandaki karikatür bana, arkada-şım, Cahit Çeçen'den dinlediğim,
Pa-ris'te geçmiş hakiki bir vak'ayı hatır, lattı.
İmtihanlarını bitiren bir Türk tale-besi, oturduğu odanın kasvetinden sıkı-larak ferrah ve manzaralı bir odaya ta-şınmak ister. Gazeteleri gözden
geçirir-ken, bir ilânda şu satırı görür: «Cham. bre d louer, vue splendite».
Aradığını bulduğuna sevinen talebe, ertesi gün ilândaki adrese koşar. Oda-yı görmek istediğini söyler:
İhtiyar bir kadın, onu üst kata çıka-rır. Talebe, oturduğu odadan farksız bir yer görünce kadına haklı olarak sorar: «Madam bu odanın manzarası yok.» Kadın: «Monsieur, der lütfen cumbanın yan penceresinden bakınız.» Genç, pencereden bakar, yine bir şey göremeyince:
«Madam bir şey göremiyorum» der. Kadın ısrarla: «Monsieur, eğiliniz, eğiliniz, parktaki ağacı göreceksiniz!» diye cevap verir.
Manzara, birçok şehirler için bu hale gelmiştir. Tabiatın türlü imkânlar bahşettiği İstanbulda, eski, hattâ; yeni kurulan bazı mahallelerin vaziyeti acaba bundan farklı mıdır?
Z. S.
Otelde — Masanın üzerinden denizi görebilirsiniz!...