• Sonuç bulunamadı

ELİF GÜLER KAZANCI

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "ELİF GÜLER KAZANCI"

Copied!
13
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Yenidoğan Hemolitik Hastalığında Minor Kan Grubu Uyuşmazlığı

Dr.Elif Güler Kazancı

SBÜ Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Bursa

(2)

GİRİŞ

Yenidoğan hemolitik hastalığı (YHH) eritrosit yaşam süresinin annede oluşan ve plasentadan geçen antikorlar nedeniyle kısalıp yıkılması ile oluşan bir hastalıktır.

Rh izoimmunizasyonu yenidoğanın en sık görülen hemolitik hastalık nedeni olup profilaktik anti-D gamaglobulinin kullanımı ile prevalansında azalma olmuştur.

Rh sensitizasyonuna sekonder YHH sıklığının azalmasıyla minor grup eritrosit antikorlarından kaynaklanan YHH sıklığında artış olmuştur. En sık minor kan grubu antikorları Anti-Kell, Anti-E, Anti-c’dir.

Minör kan grup uyuşmazlığında subklinik hemoliz bulgularından aktif hemoliz ve kan değişimi gerektiren yenidoğan sarılığına kadar değişkenlik gösteren çok farklı tablolar görülebilir.

(3)

AMAÇ - YÖNTEM

Bu çalışmada YHH nedeniyle izlenen Rh ya da ABO uygunsuzluğu olmayan 25 yenidoğan incelendi.

Gestasyon yaşı ve doğum ağırlığı,

Hemogram, retikülosit, direkt coombs, total bilirubin ve indirek bilirubin değerleri, periferik yayma ,

Annenin anamnezindeki transfüzyon, ölü doğum, düşük, küretaj öyküsü,

Anne ve bebek minor kan grup antikorlarına göre değerlendirildi.

(4)

BULGULAR

Hastalar 0/365 ve 21/365 günler arasında başvurmuşlardı, doğum ağırlıkları 1300 gr ile 4250 gr arasında değişmekteydi.

9 hastada prematüre doğum öyküsü vardı.

Annelerin anamnezi değerlendirildiğinde 16 annenin ilk gebeliğiyken, diğerlerinde birden fazla gebelik, ölü doğum, küretaj, düşük öyküsü olduğu öğrenildi.

Bir anne gebelikte, bir anne doğum sonrası transfüze edilmişti.

Kardeşlerde ciddi hemolitik hastalık öyküsü yoktu.

(5)

BULGULAR

Hastaların başvuru anındaki serum total bilirubin değerleri 12.5 - 27.1 mg/dl , hemoglobin 9.9 - 20.4 g/dl arasındaydı, 5 hastada trombositopeni, 3 hastada direkt coombs pozitifliği vardı.

Periferik yayma değerlendirmesinde 6 hastada hemoliz bulguları görüldü.

Hastaların 5’inde bir antikor pozitifliği,13’ünde birden çok antikor pozitifliği saptandı.

Altı antikor pozitifliği saptanan bir hastanın direkt coombsu pozitifti, Anti-E, Anti-c, Anti-Fya ve Anti-S kuvvetli pozitifti, fototerapi yanısıra steroid ve intravenöz immunglobulin tedavisi uygulandı, tekrarlayan kan transfüzyonu ihtiyacı gösterdi.

(6)

Dört hastada anti-E, 4 hastada anti-c, 4 hastada anti-Fya, 4 hastada anti-s, 4 hastada anti-N, 4 hastada anti-S saptandı.

Belirlenen diğer minör kan grubu antikorları anti-C, anti-Kell, anti-Fyb, anti-JKa, anti-JKb, anti-Lua idi.

Uzamış sarılığı olan bir hasta dışında tüm hastalara fototerapi başlandı, 3 hastaya exchange transfüzyon yapılması gerekti, direk coombs pozitifliği olan 3 hastaya steroid ve intravenöz immunglobulin tedavisi verildi

(7)

Anti-Kell antikorunu bir hastada tek başına, bir hastada Anti-c ile birlikte pozitif saptandı.

Bu hastalar 17/365 ve 21/365 günlükken uzamış sarılık nedeniyle, 21.7 mg/dl ve 14.9 mg/dl bilirubin düzeyleriyle başvurmuşlardı ve her ikisinde direk coombs testi negatifti.

Direk coombs testi pozitif olan, fototerapi ve steroid tedavisine ek olarak kan transfüzyonu da gerektiren bir hastamızda Anti-c antikoru saptandı.

(8)

Tablo 1: Minor Kan Grubu ve Klinik Tedavi

Minor Kan Grubu Antikorları

Kan

Değişimi N=3

FT +Steroid +IVIG

N=3

Kan

Transfüzyonu N=2

Uzamış Sarılık

Anti-Fya kuvvetli

+ * *

Anti-c / Anti-JKa

Anti-C / Anti-N *

*

Anti-E / Anti-c

Anti-Fya / Anti-S * *

Anti-c * * *

Anti-c / Anti-Kell *

(9)

TARTIŞMA

Rh D veya ABO uyuşmazlığına bağlı olmayan izoimmün hemolitik hastalık vakalarında minor kan grubu uyuşmazlığından şüphelenilmelidir.

Minor kan grubu uyuşmazlığı olguları yenidoğan hemolitik hastalığının %3’ünden sorumludur.

Gebelik döneminde minor grup eritrosit antikorları taraması yapılması giderek önem kazanmaktadır.

Antenatal tarama programları ile gebe kadınların

% 0.24-1’inde klinik olarak anlamlı antikorlar gösterilmiştir.

(10)

Yapılan birçok çalışmada ABO ve Rh uygunsuzluklarında bile direkt coombs pozitiflik oranı %33 olarak bulunmuştur.

Dolayısıyla direkt coombs testinin negatifliği uyuşmazlık olmadığının göstergesi değildir.

Bizim çalışmamızda da sadece üç hastada direk coombs testi pozitif saptanmıştır.

(11)

Yenidoğan hemolitik hastalığına en sık neden olan antikorlar Anti-Kell, Anti-E ve Anti-c’dir.

Anti-Kell, Rh hastalığından sonra ikinci en sık ciddi hemolitik hastalık nedenidir.

Çalışmamızda Anti-Kell bir hastada tek başına, bir hastada Anti-c antikoru ile birlikte olmak üzere 2 hastada saptanmıştır.

(12)

Gebelik döneminde minor grup eritrosit antikorları taraması yapılması giderek önem kazanmaktadır.

Rh D veya ABO uyuşmazlığına bağlı olmayan izoimmün hemolitik hastalık vakalarında minor kan grubu uyuşmazlığından şüphelenilmelidir.

(13)

TEŞEKKÜRLER….

Referanslar

Benzer Belgeler

Although it is a rare disease, anti-GAD-ab-associated cerebellar ataxia should be considered, especially in female patients with coexisting autoimmune disorders, for prompt

Hastane bünyesinden temin edilmeyen sadece Kızılay‟dan temin edilen eritrosit süspansiyonu buffy coat uzaklaĢtırılmıĢ filtre-ıĢınlı kan ürünün maliyeti

- Yirmi dört saat içinde 10 ünite veya daha fazla eritrosit süspansiyonunun transfüzyonu,.. - Dört saat içinde 5 ünite veya daha fazla eritrosit

Bu çalışmanın amacı Denizli ilinde, 1-6 yaş arası çocuklarda, HBsAg seroprevalansı, anti-HBs sıklığı ve hepatit B aşılanma durumunu araştırmaktır.. Çalışmaya

Gereçler ve Yöntem: Sancaktepe Şehit Prof.Dr.İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği, 01 Şubat 2018-31 Ekim 2018 tarihleri

Hemşirelerin daha önce kan transfüzyonu yapma durumlarına göre kan transfüzyonu sonrası bakım ve komplikasyonlara yönelik bilgi düzeyleri arasında istatistiksel

H ve G maddelerinden eşit kütlelerde alıp özdeş ısıtıcılarda farklı sürelerde ısıtırsa.. H ve G maddelerinden farklı kütlelerde alıp özdeş ısıtıcılarda eşit

Dirsek teması da laf mı, be­ lirli bir tarihten itibaren fıkra yazan Haşan Pulur, Türk halkıyla özdeşleşmiştir; Haşan Pulur demek, yönetimlerin türlü