• Sonuç bulunamadı

ISPARTA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "ISPARTA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ"

Copied!
40
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

SINAV KAYGISI İLE BAŞ ETME PSİKOEĞİTİM GRUBUNUN

GELİŞTİRİLMESİ

ISPARTA 2019

ISPARTA REHBERLİK VE

ARAŞTIRMA MERKEZİ

Rehberlik Hizmetleri Bölümü

(2)

ISPARTA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

Analiz-Değerlendirme

Anıl KELEŞ

Rehberlik Hizmetleri Bölüm Başkanı

Sınav Kaygısı İle Baş Etme Psikoeğitim Grubu Düzenleme Ekibi

Ahmet DİLMAÇÜNAL

RAM Rehberlik Öğretmeni Gökhan AKGÜN RAM Rehberlik Öğretmeni

R. Saim DALBAY RAM Rehberlik Öğretmeni

Sultan ŞİMŞEK RAM Rehberlik Öğretmeni

Sınav Kaygısı İle Baş Etme Psikoeğitim Grubu Uygulama Ekibi

Bilal ÖZTAŞ

Hızırbey Ortaokulu Rehberlik Öğretmeni Ülkü KARACA

Gülkent Anadolu Lisesi Rehberlik Öğretmeni Vildan ÇETİN

Şehit K. M. Kiremitçi İmam Hatip Ortaokulu Rehberlik Öğretmeni

(3)

İÇİNDEKİLER

Giriş ………..

1

Yöntem ………

2

Sonuçlar ………...

3

Ek (Sınav Kaygısı Grup Oturumları)………...……….

6

Kaynaklar ………. 36

(4)

1

SINAV KAYGISI PSİKOEĞİTİM GRUBUNUN GELİŞTİRİLMESİ

1. GİRİŞ

Psikoloji literatüründe kaygı, kişinin bir uyaranla karşı kaşıya kaldığında gösterdiği duygusal, düşünsel ve fiziksel tepkidir (Taş, 2001; akt. Öner Koruklu, Öner ve Oktaylar, 2006). Belki de hayatın devamlılığını sağlayan temel yaşam güdülerinden birisidir. Yaşanan bu sürecin sınav gibi spesifik durumlara uyarlanmış hali ise sınav kaygısının temelini oluşturur. Kişi genel olarak sınav kaygısını; duyuşsallık ve kuruntu adı verilen iki boyut üzerinden yaşar. Kuruntu boyutu, bireyin sınavda yapması gerekenleri yapamayacağı ve soruları çözemeyeceğine ilişkin olumsuz bilişsel yönünü kapsarken; duyuşsallık boyutu ise aşırı kalp atışı, mide bulantısı, gerginlik, öfke ve terleme gibi fizyolojik tepkileri ifade etmektedir (Öner, 1990; akt. Güler ve Çakır, 2013).

Günümüzde uygulanmakta olan liseye ve üniversiteye giriş sınavlarının öğrenciler ve aileler üzerinde yarattığı baskı, öğrencilerle birlikte ailelerin de geleceğe dair yoğun gerginlik hissi yaşamalarına neden olabilmektedir. Ortaya çıkan bu yorucu süreç, sınavın başarıyı ölçmek için kullanılan bir araç olmasından çok; geleceği şekillendirmede amaç olarak algılanmasını beraberinde getirmektedir. Sınavın tamamen amaç olarak kabulü ise yapılabilecek hataları minimuma düşürmeye yönelik her türlü önlemi içeren yoğun hazırlık safhalarını artırmaktadır. Hazırlık aşamasının yanında çoğu bireyin sınav ve değerlendirme süreçlerini özvarlıklarına tehdit olarak algılaması, dikkatlerinin dağılmasına ve gerçek performanslarını sergilemede engel oluşmasına neden olmaktadır (Ergene, 1994; Yıldırım ve Ergene, 2003).

Bireylerin bu tür süreçleri doğru yönetebilmesinde uygulama temelli çözümlerin

gerekli olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle Isparta Rehberlik ve Araştırma Merkezi olarak,

sınava hazırlanan öğrencilerin yaşadıkları kaygıyı kontrol edebilmesine dönük uygulama

geliştirilmesi amaçlanmıştır. Öğrencilerin kendilerini ifade edebilecekleri, okul psikolojik

danışmanlarıyla işbirliği içinde çalışabilecekleri grup oturumlarının geliştirilmesi, hem

meslektaşlarımız hem de öğrencilerimiz açısından önemli görülmektedir. Planlanan

(5)

2

psikoeğitim grubu beş oturumluk süreci kapsamaktadır. İlk oturumda; grubu yapılandırma, kaygıya giriş, sınav kaygısını neden ve belirtileri yönünden ele alma; ikinci oturumda bireyin sınav kaygısını doğru değerlendirebilmesine dönük kendini tanıma süreçlerini (hazırlık, hedef, motivasyon) işletme; üçüncü oturumda sınav kaygısıyla baş etmede bilişsel süreçleri fark etme ve yöntem olarak bilişsel önlemler geliştirebilme; dördüncü oturumda sınav kaygısını kontrol edebilmede davranışçı yöntemler kullanabilme ve son oturumda ise süreci tamamlama, kazanımlara yönelik bireysel değerlendirme yapabilme konuları ele alınmıştır.

2. YÖNTEM

a. Araştırma Modeli

Bu çalışmada psikoeğitim grubunun, öğrencilerin sınav kaygısı ile baş etme düzeylerine etkisini tespit edebilmek amacıyla kontrol grupsuz öntest - sontest deneysel desen kullanılmıştır. Deneysel desenler, neden-sonuç ilişkisini test edebilmek amacıyla araştırmacının kontrolü altında, gözlenmek istenen verilerin üretilebildiği araştırma modelleridir (Karasar, 2008).

b. İşlem

Beş oturum olarak şekillendirilen sürecin geliştirilmesinde, literatürde yapılan çalışmalardan

ve hazırlanan etkinliklerden faydalanılmıştır. Geliştirme aşamasının ardından grup

oturumlarının şekil, içerik ve süre olarak değerlendirilebilmesi amacıyla Hızırbey

Ortaokulu’nda 12 kişilik bir gruba ilk uygulama yapılmıştır. İlk uygulamada elde edilen

dönütler doğrultusunda gerekli düzeltme, ekleme ve değişiklikler yapılarak psikoeğitim

grubuna son şekli verilmiştir. Son hali oluşturulan grup oturumlarının farklı yaş grupları

çerçevesinde verimliliğini inceleyebilmek amacıyla Şehit Komiser Muhsin Kiremitçi İmam

Hatip Ortaokulu ve Gülkent Anadolu Lisesi’nde öntest - sontest basamaklarını içeren

uygulama gerçekleştirilmesi planlanmıştır. Öntest - sontest uygulaması için “Revize Edilmiş

Sınav Kaygısı Ölçeği” kullanılmıştır. Ortaokul ve lise kademelerinde öntest-sontest

uygulamasına dâhil edilecek deney gruplarının oluşturulmasında, sınav kaygısı yönünden

sorun yaşadığı düşünülen 48 kişilik (24 Ortaokul-24 Lise) büyük gruba Revize Edilmiş Sınav

Kaygısı Ölçeği uygulanmış, sonuçlar doğrultusunda yoğun kaygı yaşadığı tespit edilen 24

kişiyle (12 Ortaokul-12 Lise) deney grupları oluşturulmuştur. Çalışmanın iki farklı kademede

(6)

3

de yürütülmesi psikoeğitim grubunun geniş yaş aralığındaki etkililiğini görme amacıyla ilgilidir. Oluşturulan 12’şer kişilik iki farklı deney grubuna beş hafta boyunca sınav kaygısı psikoeğitim grubu uygulanmıştır. Beşinci hafta sonunda grup üyelerine tekrardan Revize Edilmiş Sınav Kaygısı Ölçeği uygulanarak çalışma tamamlanmış ve veriler elde edilmiştir.

c. Veri Toplama Araçları

Revize Edilmiş Sınav Kaygısı Ölçeği; Benson ve El-Zahhar (1994) tarafından geliştirilen

ölçeğin, Türk kültürüne uyarlama çalışmaları Akın, Demirci ve Arslan (2012) tarafından gerçekleştirilmiştir. Ölçek; gerginlik, sınavla ilgisiz düşünceler, bedensel belirtiler ve endişe olmak üzere 4 alt ölçeğe bağlı 20 maddeden oluşmaktadır. Ölçekte, Hiç bir zaman (1), Bazen (2), Çoğu zaman (3) ve Her zaman (4) şeklinde 4’lü derecelendirme tipi kullanılmış olup, ters puanlanan madde bulunmamaktadır. Ölçekten alınan yüksek puan, yüksek düzeyde sınav kaygısı olduğunu işaret etmektedir. Ölçeğin bütününün iç tutarlılık güvenirlik katsayısı .89 olarak hesaplanmıştır. Ölçeğin düzeltilmiş madde toplam korelasyonları .37 ile .65 arasında sıralanmaktadır.

d. Verilerin Analizi

Verilerin analizinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmış olup, öncelikle puanların normalliği incelenmiştir. Elde edilen verilerin normal dağılım sergilediği tespit edildikten sonra, deney gruplarının öntest - sontest sonuçlarını değerlendirmek üzere bağımlı örneklem t

testi kullanılmıştır. Bağımlı örneklem t testi, birbiri ile ilişkili iki ölçüm ya da puanın elde

edildiği deneysel ve tarama çalışmalarında kullanılabilen bir yöntemdir (Büyüköztürk, 2016).

3. SONUÇLAR

Uygulamalarda olduğu gibi analizde de ortaokul ve ortaöğretim kademeleri ayrı ayrı değerlendirilmiş, geliştirilen grup oturumlarının verimliliği test edilmiştir. Bu kapsamda öncelikle ortaokul düzeyi, ardından ise ortaöğretim kademesi için ulaşılan sonuçlar paylaşılmıştır.

Sınav kaygısı ile baş etme grup oturumlarının ortaokul düzeyinde etkililiğini değerlendirmek

üzere, öğrencilerin Revize Edilmiş Sınav Kaygısı Ölçeğinden aldığı puanlar bağımlı örneklem

t testiyle analiz edilmiştir. Ulaşılan öntest-sontest değerleri Tablo 1’de sunulmuştur.

(7)

4

Tablo 1. Ortaokul Grubu Öntest-Sontest Puanlarına İlişkin t testi Sonuçları

N Ortalama Standart Sapma t p

Ortaokul Grubu Öntest 12 56,25 8,76 3,455 ,005*

Sontest 12 45,25 13,30

*p<0,05

Tablo 1’de görüldüğü üzere sınav kaygısı grup oturumlarına katılan öğrencilerin öntest puan ortalamaları ile sontest puan ortalamaları arasında anlamlı farklılık bulunmaktadır. Bu farklılık, öğrencilerin sınav kaygısı oturumlarına girmeden önceki öntest puanları (Ortalama 56,25) ile oturumlardan faydalandıktan sonraki son test puanları (Ortalama 45,25) arasında görülmektedir. Oturumlar öncesinde öğrencilerin Revize Edilmiş Sınav Kaygısı Ölçeğine göre kaygı düzeyi daha yüksekken; oturumların ardından kaygı düzeylerinde belirgin bir düşüş yaşandığı gözlenmektedir. Bu durum sınav kaygısı grup oturumlarının ortaokul düzeyinde etkili olduğunu, diğer bir deyişle öğrencilerin sınav kaygısıyla baş etmesine anlamlı düzeyde fayda sağlayabileceğini göstermektedir.

Sınav kaygısı ile baş etme grup oturumlarının lise düzeyinde de etkililiğini değerlendirmek üzere öğrencilerin Revize Edilmiş Sınav Kaygısı Ölçeğinden aldığı puanlar bağımlı örneklem t testiyle analiz edilmiştir. Ulaşılan öntest-sontest değerleri Tablo 2’de sunulmuştur.

Tablo 2. Lise Grubu Öntest-Sontest Puanlarına İlişkin t testi Sonuçları

N Ortalama Standart Sapma t p

Lise Grubu Öntest 12 44,33 7,41 2,343 ,039*

Sontest 12 40,58 7,46

*p<0,05

Tablo 2’de görüldüğü üzere sınav kaygısı grup oturumlarını alan öğrencilerin öntest puan

ortalamaları ile sontest puan ortalamaları arasında anlamlı farklılık bulunmaktadır. Bu

farklılık, öğrencilerin sınav kaygısı oturumlarını almadan önceki öntest puanları (Ortalama

44,33) ile oturumları tamamladıktan sonraki son test puanları (Ortalama 40,58) arasında

görülmektedir. Revize Edilmiş Sınav Kaygısı Ölçeğine göre oturumlar öncesinde

katılımcıların kaygı düzeyi daha yüksekken; oturumların ardından kaygı düzeylerinde düşüş

(8)

5

olduğu gözlenmektedir. Bu durum sınav kaygısı grup oturumlarının lise düzeyinde de verimli olduğu ve öğrencilerin sınav kaygısıyla baş etmesine olumlu katkı sağlayabileceği yönünde yorumlanabilir.

Öntest-sontest uygulamaları ve analiz doğrultusunda ulaşılan sonuç, hazırlanan sınav kaygısı grup oturumlarının ortaokul ve lise kademelerindeki öğrencilerin sınav kaygısını yönetmesine yardımcı olabileceği yönündedir. Diğer yandan psikoeğitim grubunda temel alınan yaş ranjının genişliği göz önünde bulundurulduğunda; hem ortaokul hem de lise kademeleri için araştırmacı ya da alan uygulayıcıları tarafından yeni geçerlilik çalışmaları yapılması faydalı olabilir.

Sınav kaygısı, en küçük ölçme-değerlendirme sürecinde dahi ortaya çıkması olağan, hayatımızın ortasına yerleşmiş sorunlardan birisidir. Gözden kaçırılmaması gereken husus, kaygıyı tamamen yok etmeye çalışmak değil; kaygıyı optimum düzeyde tutmaya çalışarak, itici bir unsur gibi motivasyon ve başarı yolunda kullanabilmektir. Bu nedenle oturum süreçlerinde de vurgulandığı gibi kaygıyı tanıma ve fark etme yönünde kendimizi değerlendirebilmek ve kaygıyı kontrol edebilmede bilişsel ve davranışçı yöntemleri kullanabilmek önemlidir. Diğer yandan sınavlarda hedeflenen başarıya ulaşabilmek için sınav öncesi ve sınav esnasındaki kaygıyı kontrol edebilmenin yanında, eğitsel hazırlık safhasını da doğru yürütmek gerekmektedir. Grup oturumlarının sonundaki eklerde yer alan verimli ders çalışma ile ilgili bölümlerin grup uygulamaları dışında da kullanılması yarar sağlayacaktır.

Hazırlanan psikoeğitim grubunun okullarda çalışan ve uygulama temelli çözümler arayan

psikolojik danışmanlarımıza ve sınav stresini yoğun yaşayan öğrencilerimize faydalı

olabileceği düşünülmektedir. Isparta Rehberlik ve Araştırma Merkezi olarak psikoeğitim

grubunun hazırlanmasında emeği olan tüm çalışma arkadaşlarımıza ve uygulamada

yardımlarını esirgemeyen Bilal Öztaş, Ülkü Karaca ve Vildan Çetin’e teşekkürlerimizi

sunuyoruz.

(9)

6

SINAV KAYGISI İLE BAŞ ETME GRUP OTURUMLARI

Seviye 8-12. Sınıflar Katılımcı Sayısı 12-14 Kişi

Süre Her oturum 60-80 Dakika

Genel Hedefler Sınav kaygısını tanıma

Sınav kaygısını fark edebilme

Sınav kaygısının belirtileri ve nedenleri üzerinde bilgi sahibi olma

Sınav kaygısıyla baş etmede verimli ders çalışabilme basamaklarını uygulayabilme

Sınav kaygısıyla ilgili bilişsel faktörleri tanıma

Sınav kaygısıyla baş etmede bilişsel teknikler kullanabilme

Sınav kaygısıyla baş etmede davranışçı yöntemler kullanabilme

Olumlu bir bakış açısıyla oturumları tamamlama

(10)

1. OTURUM Tema Grubu yapılandırma ve sınav kaygısını tanıma

Hedef Sınav kaygısını, nedenlerini ve belirtilerini fark edebilmek.

Araç-Gereç Form-1

Yazı tahtası, tahta kalemi, renkli kartonlar ve renkli keçeli kalemler Hazırlayan Sultan ŞİMŞEK

Amaçlar 1. Kaynaşmayı ve birlikteliği sağlama

2. Grup üyelerinin bireysel amaçlarının ve grup amacının belirlenmesi 3. Grup kurallarının belirlenmesi

4. Kaygıyı tanıma

5. Kaygının belirtilerini ve nedenlerini fark etme 6. Gruba umut aşılanması

Süreç 1. Tanışma Etkinliği:

Grup daire şeklini alır. Her üyeye kendini tanımlayan bir sıfat bulması istenir.

Örneğin Gülen Gülsüm, Fırtına Ali gibi. Bir üyeden süreç başlatılır. Diğer kişiye geçince bir önceki arkadaşını ve kendisini tanıtması istenir. Örneğin ben Fırtına Ali, arkadaşım Gülen Gülsüm gibi. 3. Kişiye gelince 1. 2. ve kendini tanıtması istenir.

Son kişiye kadar böyle devam ettirilir.

2. Grubu Yapılandırma:

Grup çalışmasına grup liderinin yapacağı açılış konuşması ile başlanacaktır.

Grubun amacından bahsedilir.

“Grup çalışmalarımız beş hafta boyunca devam edecektir. Bu çalışmalara kaygının ne olduğunu tanımlayarak başlayacağız. Daha sonra yaşadığımız kaygının vücudumuzda ne tür değişikliklere neden olduğunu görmeye çalışacağız. Daha sonra kaygı durumunun ders çalışma ve motivasyonumuza olan etkisinden bahsedeceğiz. Sonraki adımda yapmaya çalışacağımız kaygılarımızın arkasında yatan ve çoğu zaman farkında olmadığımız mantık dışı düşüncelerimizi bulmak. Bu düşünceleri bulduktan sonra ise, olumlu olanları değiştirmeye bu düşüncelere alternatif düşünceler bulmaya çalışacağız. Son aşamada ise kaygı sırasında yaşadığımız fiziksel gerginliği ortadan kaldırmayı ve nefesimizi kontrol etmeyi öğreneceğiz.

Bu çalışmaları yaparken her birimiz kendi yaşantılarımızdan yola çıkacağız. Çeşitli grup etkinliklerinde yararlanacağız. Bu açıklamalarımla ilgili aklınıza takılan sormak istediğiniz herhangi bir şey var mı ?” Bu sorunun ardından gruptan gelen sorular yanıtlanacak ve tartışmaya geçilecektir.

(11)

*Grup kuralları lider tarafından açıklanır.

 5 hafta boyunca haftanın bir günü bir araya gelinecek.

 Gruba devamın esastır

 Grupta güven için gizlilik ilkesinin önemlidir

 Grupta yıkıcı eleştiri, yargılama ve yorum yapmanın grup dinamiğini olumsuz etkiler

 Grupta saygı, birbirini dinleme, gruba devam ve geç gelmemek gereklidir.

Grup lideri üyelere bu maddelere ek söylemek istedikleri kural var mı sorar?

3. Kaygıyı Ele Alma

Hangi durumlarda kaygılanıyoruz? Kaygı ve korku ayrımını bizimle paylaşmak isteyen var mı diye sorulur.

Karşıdan bir köpek bize doğru dişlerini göstermiş geliyor geliyor bu yaşadığımız korku mudur kaygı mı? Diye sorulur böylece korku ve kaygı ayrımı somutlaştırılır.

Alınan cevaplardan sonra kaygının tanımı yapılır.

“Nedeni belirsiz korkuya kaygı denir. Kaygıda korkudan farklı olarak fiziksel açıdan tehdit eden bir uyaran söz konusu değildir. Kaygı sırasında verdiğimiz duygusal tepki, tehditle doğru orantılı değildir.

Sınav Kaygısı nedir?

Sınav kaygısı nedir diye sorulur? Gelen cevaplardan sonra doğru tanımı yapılır.

Sınav kaygısı; literatürde, öğrencinin sınavla doğrudan olmayan düşüncelerini arttıran, yoğun bedensel uyarımlara yol açarak dikkati bölen, böylelikle verimli çalışmayı, öğrenmeyi ve öğrenilenlerin etkin biçim de kullanılmasını güçleştiren, yoğun bir uyarı durumu olarak tanımlanmaktadır.

Kısaca sınav kaygısı; öncesinde öğrenilen bilginin sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygı olarak tanımlanır.

Sınav kaygısı neyle ilişkilidir?

Sınav kaygısı ve etkileyen faktörlerle ilgili yurtiçi ve yurtdışı pek çok araştırma yapılmıştır. Bu araştırmalardan elde edilen sonuçlar doğrultusunda (Eker, 2016);

(12)

Yüksek düzeyde akademik başarı beklentisi, Bireyin sınava yüklediği anlamlar

Düşük benlik saygısı, Mantık dışı inançlar, Çocuğun başarı durumu, Kişilik özellikleri, Hedef belirsizliği, Plansızlık,

Çalışma yöntemlerinin bilinmemesi, Danışacak kişilerin bulunmayışı, Arkadaş çevresi, cinsiyet, Kardeş sayısı,

Kaçıncı çocuk olduğu,

Ebeveynlerin mesleği ve eğitim durumu, Ailenin sosyoekonomik durumu,

Aile yapısı, okuldaki otoriter eğitim-öğretim anlayışı;

Olumsuz, soğuk ve kırıcı öğretmen eleştirileri, kaygı oluşumu üzerinde etkilidir.

*Tahta ikiye bölünür. Bir tarafına sınav kaygısının fiziksel belirtileri bir tarafına davranışsal belirtileri diye başlık atılır gönüllü öğrencilerden kaygı anında yaşadıkları belirtileri tahtaya yazmaları istenir. Eksik kalan kısımlar Form-1 den grup lideri tarafından tamamlanır.

Sınav Kaygısının Fizyolojik Belirtileri:

Sınav Kaygısının Duygusal Belirtileri:

Sınav kaygısı yaşandığı nasıl anlaşılır?

*Öğrencinin başarısında belirgin bir düşüş gözlenir.

(13)

*Ders çalışmayı erteleme, sınav ve hazırlığı hakkında konuşmayı reddetme vardır.

*Soru sorulmasından rahatsız olurlar.

*Dikkat dağınıklığı, odaklanamama, Fiziksel yakınmalarda dikkat çeken bir artış (karın ağrısı, mide bulantısı, terleme, uyku düzensizliği, iştahsızlık ya da tersine aşırı yeme, genel mutsuz bir ruh hali vb.),

*Çok çalışılmasına karşın performans düşüklüğü kaygının varlığını gösterir.

Etkinlik: Slogan Bulma

Materyal: Yazı tahtası, tahta kalemi, renkli kartonlar ve renkli keçeli kalemler Lider, grup üyelerinden bu oturumu özetleyen kelimeler söylemelerini ister ve bunları tahtaya yazar. Sonra grup üyelerinden 5 kişinin birer rakam söylemeleri istenir ve yazılan kelimeler yukarıdan aşağıya sayılarak söylenen rakamlara denk gelen kelimeler seçilir ve her grup üyesi bu kelimeleri kullanarak bu oturumu özetleyen anlamlı birer slogan bulmaya çalışır. Daha sonra herkes kendi sloganını gruba okur ve ortak bir slogan üzerinde uzlaşılır. En son bu slogan büyük bir kartona yazılır ve çalışmaların yapıldığı mekânda uygun bir yere asılır.

4. Gruba Umut Aşılama:

Gruba umut aşılama konusunda kendinden referans verme yoluna gidilecek ve grup lideri sınav kaygısı konusunda grup üyeleri ile benzer yaşantılar geçirdiğini ve katıldığı grup çalışmasından yararlanarak bu konuda önemli bir yol aldığını paylaşacaktır.

Grup liderinin oturumu özetlemesinden sonra çalışma sonlandırılacaktır.

(14)

2. OTURUM

Tema Sınav Kaygısını Değerlendirmede Kendini Tanıma

Hedef Sınav Kaygısını Değerlendirmede Kendini Tanıma Becerisi Edinir.

Araç-Gereç Form–2, Form-3, Form–4

Ek-1,Ek-2, Ek-3, Ek-4, Ek-5, Ek-6 Hazırlayan Ahmet DİLMAÇÜNAL

Amaçlar 1. Verimli ve etkili ders çalışma alışkanlıkları kazanma 2. Doğru ders çalışma alışkanlıklarını bilme

3. Yanlış ders çalışma alışkanlıkları konusunda farkındalık kazanma 4. Zamanı yönetme becerisi kazanma

5. Doğru, gerçekçi ve ulaşılabilir hedef belirleme

6. Doğru, gerçekçi ve ulaşılabilir hedeflerin motivasyon ve sınav kaygısı üzerindeki etkisini fark etme

Süreç 1. Isınma Oyunu: Öğrencilere bir hafıza oyunu oynamak istediğiniz söylenir ve onlardan ayağa kalkarak bir halka oluşturmaları istenir. Bu etkinliği 10- 15 kişi ile oynanır. Sayının çok olması durumunda öğrenciler gruplara ayrılır ve her grubun ayrı olarak oynaması sağlanır. Öğretmen öğrencilere şu şekilde yönergeyi verir.

“Bugün sizlerle alışverişe çıkacağız. Alacağımız çok şey var. O yüzden her birimiz bir şey almak zorunda. Önce ben başlayacağım ve şöyle diyeceğim: ‘Bugün markete gideceğiz ve yumurta alacağız. Sonra yanımdaki öğrencim diyecek ki

‘Bugün markete gideceğiz yumurta ve süt alacağız’. Bir sonraki öğrencim hem benim, hem arkadaşının hem de kendi alacağını söylemek zorunda. Başlayalım mı?” der ve oyuna başlanır. Halkanın sonuna gelindiğinde, halkanın sonundan başlayarak veya halkayı karıştırarak oyunu tekrarlanır. Oyunu şu sorularla bitirilir.

 Listeyi hatırlamak için ne tür yöntemler kullandınız?

 Şu an nasıl hissediyorsunuz?

(Ortaöğretime Uyum Programı Uygulama Kılavuzu-Uyum Etkinliklerinden alıntılanmıştır)

2. Giriş: Öğrencilerden bir önceki oturumun özetinin yapılması istenerek etkinlik başlatılır. Bir önceki oturumda verilen ev ödevi üzerinde paylaşımlar yapılır. Öğrencilere aşağıdakine benzer bir açıklama yapılarak oturuma devam edilir.

Birinci Adım: Ders çalışma alışkanlıklarımızın farkında olmamız ve bu alışkanlıklarının verimliliğimiz üzerindeki etkisini bilmemiz bizim için çok

(15)

önemlidir. Doğru bir şekilde ders çalışmak başarıyı beraberinde getirecek ve bizim hedeflerimize ulaşmadaki motivasyonumuzu artıracaktır. Motivasyonumuzun yüksek olması ve kendimizi sınavlara hazır hissetmemiz kendimize olan güvenimizi artıracak; sınav kaygısını da azaltacaktır.

1. Form–2 (Ders Çalışma Alışkanlıkları ve Verimliliği Değerlendirme Anketi) öğrencilere verilir ve doldurmaları istenir.

2. Öğrencilerden ankete vermiş oldukları cevaplardan yola çıkarak ders

çalışma alışkanlıklarının verimliliğini değerlendirmeleri istenir.

3. Aşağıdaki sorularla grup etkiletişimi başlatılır.

Derslerinize nasıl çalışıyorsunuz?

 Ders çalışma alışkanlıklarınızın başarınız üzerindeki etkisi nedir?

Sizce ders çalışma alışkanlıklarının verimli ve etkili ders çalışma açısından önemi var mı? Neden?

Derslerinizdeki verimliliği arttırabilmek için çalışma alışkanlıklarınızda neleri değiştirmek istersiniz?

4. Öğrencilerden yıl boyunca ders çalışma alışkanlıklarında nelerin değişip

değişmediğini değerlendirmeleri için “

Ders Çalışma Alışkanlıkları ve Verimliliği Değerlendirme Anketini saklamalarının

önemi vurgulanır.

5. Ders çalışma alışkanlıkları açısından sorun yaşadığını düşünen öğrencilerin okul rehberlik servisinden yardım isteyebileceği söylenir.

6. Ders çalışma alışkanlıklarının verimlilik açısından, yüksek motivasyon ve sınav kaygısını normal seviyede tutmasının önemi vurgulanır.

İkinci Adım:

Yaşamda herkesin gerçekleştirmek için kurduğu hayalleri vardır. Bu hayalleri gerçekleştirmek ve istediğimiz sonuçlara ulaşabilmek için amaç belirlememiz gerekir. Amaç belirlerken bu amacın ulaşılabilir ve gerçekçi olmasına dikkat etmeli, açıkça ifade edilebilmeli ve bu amacı gerçekleştirmek için neler yapabileceklerimizi ortaya koymamız gerekir.

Hayallerine ulaşan kişilerin, amaç belirleyen ve amaçlarını gerçekleştirmek için çaba sarf eden kişiler olduğu unutulmamalıdır.

1. Form–3 “(Amaçlarınıza ulaşabilmek için)” tahtaya yazılır. Öğrencilerle içerikte yer alan öneriler tartışılır.

(16)

2. Öğrencilere Form-4 (Amaçlar) verilir ve doldurmaları istenir.

3. Öğrencilere aşağıdakine benzer sorular yöneltilerek grup etkileşimi başlatılır:

Bu güne kadar ulaşmak isteyip de ulaşamadığınız amaçlar oldu mu? Neden?

Ulaşabildiğiniz hedeflerin motivasyonunuz üzerindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ulaşamadığınız hedeflerin motivasyonunuz üzerindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu amaçlarınıza ulaşmamanızın sebepleri nelerdir?

Kendiniz için amaçlar belirliyor musunuz? Örnekler verir misiniz?

Belirlediğiniz amaçlarınız sizce uygun mu?

Bu amaçlara ulaşmak için planlarınız var mı?

Geleceğe yönelik belirlediği amaçların ulaşılabilirliğini değerlendirmenin önemi, doğru, gerçekçi, ulaşılabilir hedef belirlemenin ne kadar önemli olduğu, motivasyon ve sınav kaygısı üzerindeki olumlu etkisi vurgulanarak oturum sonlandırılır.

Not:

(Ekler grup oturumlarından bağımsız olarak verimli ve etkili ders çalışma

basamağı olarak kullanılabilir)

Oturumun ardından ya da farklı zamanlarda; Öğrencilere Ek-1 (Yanlış Ders Çalışma Alışkanlıkları), Ek-2 (Dinleme Becerilerini Geliştirmek), Ek-3(Okuma Becerilerini Geliştirmek), (Not Alma ve Yazma Becerilerini Geliştirmek), Ek-4 (Bireysel Çalışma Becerilerinizi Geliştirmek) ve Ek-5 (Zaman Yönetimi)’ten faydalanılarak bilgi verilebilir. Hatta Form–2’deki (Ders Çalışma Alışkanlıkları ve Verimliliği Değerlendirme Anketi)’ne verdikleri cevapları aldıkları bilgiler ışığında değerlendirmeleri sağlanabilir. Ayrıca zaman yönetimine vurgu yapılması faydalı olabilir.

Ev ödevi Hedeflerinizi gerçekleştirmek içi yapacak olduğunuz çalışmaları yazın, hedeflerinizi gerçekleştirmek için kullandığınız yöntemlerin işlevselliğine dikkat edin ve hedeflerinizi ne ölçüde gerçekleştirdiğinizi kontrol ederek yazın” şeklinde bir ev ödevi verilerek bir sonraki oturuma ev ödevlerini hazırlayıp getirmeleri istenir.

(17)

3. OTURUM Tema Sınav Kaygısıyla Baş Etmede Bilişsel Stratejiler

Hedef Sınav kaygısı ile baş etmede bilişsel teknikleri kullanabilmek Araç-Gereç Form-5, Form-6

Hazırlayan Gökhan AKGÜN

Amaçlar 1. Sınav kaygısının bilişsel nedenlerini kavrayabilme

2. Sınav kaygısı ile baş etmede kullanılacak stratejileri kavrayabilme 3. Olumsuz/Mantıkdışı düşünceler ve bunların sınav kaygısı üzerindeki

etkisini kavrayabilme

4. Mükemmeliyetçilik ve meli-malıların kaygının oluşumundaki rolünü kavrayabilme.

5. Aşırı genelleme ve filtrelemenin kaygının oluşumundaki rolünü kavrayabilme.

6. Etiketlemenin ve kutuplaşmış düşüncenin kaygı oluşumundaki rolünü kavrayabilme.

Süreç 1. Isınma Oyunu: Sınıf üçerli olarak küçük gruplara bölünür. Bir ebe seçilir.

Üçerli olan gruplardan iki kişinin karşılıklı geçerek ellerini avuç içleri açık olarak birbirine dayayarak bir çatı oluşturmaları istenir. Bunlara ev sahibi denir. Üçüncü kişi ise yapılan bu çatının içine iki kişinin arasına girer, böylece kiracı olur. Ebe ortadadır. Liderin komutu ile oyun başlar ve sürer. Lider kiracılar dediğinde ev sahipleri sabit dururken kiracılar ev değişikliği yapar, tüm kiracıların ev değiştirmesi zorunludur. Bu arada ebe kendine ev bulup yerleşmeye çalışır, dışarıda kalan kimse yeni ebe o olur. Lider Ev sahipleri derse bu defa kiracılar sabit durur ev sahipleri yer değiştirerek farklı kimselerle kiracıların üzerine ev olmaya çalışır. Yine kendine eş bulamayıp, ev olamayan dışarıda kaldığı için ebe olur. Ev sahipleri için eş değiştirmek zorunludur. Lider komutuna göre oyun devam eder. Sınıfın büyüklüğüne göre 4 ebe değişimi ile oyun sona erer.

2. Giriş: Öğrencilerden bir önceki oturumun özetinin yapılması istenerek etkinlik başlatılır. Bir önceki oturumda verilen ev ödevi üzerinde paylaşımlar yapılır.

Öğrencilere aşağıdakine benzer bir açıklama yapılarak oturuma devam edilir.

‘’Kaygı temelde kişiye rahatsızlık veren olayın kendisinden değil, olayın kişi için taşıdığı anlamdan kaynaklanır. Birçok öğrenci sınavla birlikte, kendi kişiliğinin ve varlığının değerlendirildiğini düşünür. Böyle değerlendirmenin doğurduğu kaygı

(18)

sırasında, beden kimyasında meydana gelen değişiklikler, beyinde öğrenme için gerekli protein zincirlerinin oluşumunu engeller. Daha açık ifade ile kaygı, akıl yürütme ve soyut düşünme yönünde zihinsel faaliyeti bozar. Bu nedenle yüksek sınav kaygısı, öğrenci başarısızlığına yol açan en önemli faktörlerden biridir.’’

“Sınav kaygısını her öğrenci yaşamayabilir. Öğrencilerin sınav kaygısı yaşamasının önemli sebeplerinden biri sınava yükledikleri olumsuz algıları/düşünceleridir. Bu sebeple sınav kaygısıyla baş etmede bilişsel teknikleri öğrenerek uygulamaya koymak öğrencinin kaygı sebebiyle başarısız olmasını engelleyecektir.’’

1. Öğrencilere sınava yükledikleri anlamla ilgili ya da sınav deyince akıllarına gelen ilk düşünce ve duyguların neler olduğu ile ilgili sorular yöneltilir.

Öğrencilerin cevaplarını paylaşmaları sağlandıktan sonra aşağıdakine benzer açıklama yapılır.

“Sınav kaygısı sınav öncesinde öğrenilen bilginin, sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygıdır. Kimi öğrenciler için sınav, eğitimin doğal bir sürecidir. Kimi öğrenciler için ise gerçekçi olmayan düşüncelerin neden olduğu yoğun kaygı dönemidir.”

2. Öğrencilere daha önce girdikleri önemli sınavlardan önceki ve sınav anındaki duygu ve düşüncelerini hatırlamaları istenir. Bu sınavlarda sınav kaygısı yaşayıp yaşamadıkları ile ilgili içsel bir değerlendirme yapmaları istenir.

3. Bu adımda duygu ve düşüncelerle ilgili Form-5 deki uygulamalar sırasıyla yaptırılır.

4. Öğrencilere sınav kaygısının sebeplerinin ve sınav kaygısı ile başa çıkma yollarının neler olabileceği sorulur. Öğrencilerden cevaplar alındıktan sonra Form–

6 (ABC Kuramı-Sınav Kaygısı İle Başa Çıkma Yolları) öğrencilere okunur.

5. Öğrencilere sınavla başa çıkma yollarını gerçekleştirmek için çaba harcadıkları halde sınav kaygısı ile başa çıkamadıklarında bir uzman desteğini almalarının daha sağlıklı olacağı hatırlatılarak etkinlik sonlandırılır.

Ev Ödevi Grup üyelerine “Yaşadığınız bir olayı net bir şekilde düşünüp yazın, bu olaya verdiğiniz tepkileri ve son olarak da bu tepkilere neden olan düşünce ve yorumlarınızı yazın.” Şeklinde bir ev ödevi verilerek bir sonraki oturuma hazırlayıp getirmeleri istenir.

(19)

4. OTURUM

Tema Sınav Kaygısını Azaltmada Davranışçı Yöntemler Kullanma

Hedef Sınav Kaygısını Azaltabilmek İçin Davranışçı Yöntemleri Kullanabilme Araç-Gereç Form–7, Form-8

Fon müziği dokümanı Hazırlayan Saim DALBAY

Amaçlar 1. Kaygı durumunda bozulan nefes ritmini düzeltebilir, doğru nefes alabilir.

2. Gergin bir beden ile gevşemiş bir beden arasındaki farkı görebilir.

3. Kaygı durumunda vücudunda kas gevşemesini sağlayabilir.

4. Kaygı durumunda gevşeme egzersizleri uygulayarak bedeninin gevşetebilir.

Süreç

1. Isınma Oyunu: Akıllı telefon ya da herhangi bir ses cihazından hareketli bir müzik çalınır ve grup üyelerinin serbestçe dans etmeleri istenir. Daha önce hazırlanmış olan bir balon verilerek dans ederken bu balonu elden ele dolaştırmaları istenir. Müzik durduğunda balon kimde kalırsa oyun dışında kalır.

2. Giriş: Bir önceki oturumun grup üyelerinden biri tarafından özetlenmesi ile çalışma başlatılacaktır. Geçen oturumda verilen bilişsel yeniden yapılandırma ile ilgili ödevler kontrol edilecektir. Üyelere bu ödevi yaparken yaşadıkları sorulacaktır. Mantık dışı olumsuz düşüncelere olumlu mantıklı cevap bulmakta zorlanan öğrencilerle bu işlem bir örnek üzerinde yeniden işlenecektir.

3. Süreç:

1. Daha sonra kaygıyı azaltmada ve bedeni kontrol etmede birinci basamak olan solunum kontrolü ve nefes egzersizlerine geçilecektir. Öncelikle neden nefes alma önemlidir sorusu aşağıdaki şekilde cevaplanacaktır. Doğru ve derin nefes almanın kendisinin doğrudan damarları genişletme ve kanın bedenin en uç ve derin noktalarına kadar ulaşmasını sağlama özelliği vardır. Eğer hatırlayacak olursanız, kaygı sırasında kan beden yüzeyinden çekiliyor ve yüzey sıcaklığı düşüyordu. Bu sebeple doğru ve derin nefes alarak sağlanan değişiklik, öncelikle kaygının da dahil olduğu bir çok durumda kişinin başlayacak olan stres tepki zincirini kırmakta ve ters yönde zinciri başlatmaktadır. Daha sonra iyi nefes nasıl alınır sorusu yanıtlanacaktır.

“İyi nefes ağır, derin ve sessiz olmalıdır. Bunun içinde denge, ölçü ve uyum gerekir. İyi bir nefes almak iyi nefes vermekle başlar. İyi bir nefes, yavaş olarak

(20)

burundan alınır, sessiz olur ve akciğerin bütününü doldurarak diyaframı aşağı iter.

İyi nefes, alındığının iki katı sürede verilir.”

Akciğerin üçe bölünmüş olduğunu düşünün. Derin tam bir nefes diyaframın aşağıya hareket etmesi ve akciğerin en alt bölümünün havayla dolmasıyla başlar. Daha sonra orta bölüm havayla dolar ve göğüs genişler. Son olarak da akciğerin üst bölümü dolar ve omuzlar hafifçe kalkabilir.

Bu bilgilerin verilmesinden sonra nefes egzersizi yapılacaktır. Bunun için aşağıdaki yönerge verilir.

a. Nefes almaya başlamadan önce, sağ avucunuzu göbeğinizin hemen altına, sol elinizi göğsünüzün üzerine koyun ve gözlerinizi kapatın.

b. Nefes almadan önce ciğerinizi iyice boşaltın. Nefes alırken; içinize rahatlığın, huzurun, mutluluğun dolduğunu ve bu durumun kan gibi vücudunuzun her köşesine ulaştığını hayal edin.

c. Ciğerinizi hayali olarak ikiye bölün. Dörde kadar sayarak burundan nefes alın. Sağ avucunuzun yukarı doğru itildiğini hissedin. Bir- iki saniye nefesinizi tutun. Sekize kadar sayarak içinizdeki tüm nefesi yavaş yavaş ağızdan verin. Nefes verirken ise; kaygının ve onu oluşturan etkenlerin soluğunuzla birlikte vücudunuzdan dışarı atıldığını düşleyin.

d. Aynı işlemi bir kez daha tekrar edin. İki derin nefesten sonra mutlaka 4-5 normal nefes alın. Bu şekilde en az 20 kere nefes alın-verin.

Bedendeki oksijen miktarının bu şekilde artması ve bu oksijenin en uç ve derin dokulara kadar ulaşması, stres sırasında ortaya çıkan maddelerin azalmasına ve kaybolmasına sebep olduğu için kişiyi sakinleştirir ve duygusal açıdan daha dengeli kılar.

2. Nefes egzersizi anlatıldıktan sonra kas gevşetme egzersizlerine geçilecektir.

Önce basit düzeyde kas gevşeme tekniği(Form 7) uygulanacak sonra progresif kas gevşeme egzersizi (PKG) (Form 8) tüm gruba uygulanacaktır.

Grup oturumunun bir grup üyesi tarafından özetlenmesi ve ev ödevinin verilmesinden sonra çalışma sonlandırılacaktır.

Ev Ödevi 1. Günde en az 10 defa nefes egzersizi yapmaları istenecektir.

2. Bedenlerini gergin ve gevşemiş olarak hissettikleri zamanları gözlemlemeleri, Progresif kas gevşeme egzersizini (PKG) uygulamaları istenecektir. Form 8 (Progresif kas gevşeme egzersizi) çoğaltılarak katılımcılara verilebilir.

(21)

5. OTURUM Tema Sonlandırma

Hedef Olumlu duygularla oturumu sonlandırabilmek Araç-Gereç Bir yumak ip

Hazırlayan Sultan ŞİMŞEK

Amaçlar 1. Tüm grup sürecini değerlendirebilme

2. Amaçlara ulaşılıp ulaşılmadığı konusunda duygu ve düşünceleri söyleyebilme

Süreç 1. Isınma Etkinliği: Ters Ayna

Öğrenciler ikişerli eş olup sınıfın değişik yerlerinde ayakta dururlar.

Çiftlerden biri ne yaparsa, karşısında ki onun tersini yapar.

Örneğin; Sağ kulağını tutmuşsa diğer öğrenci sol kulağını tutar.

Sol ayağını kaldırmışsa sağ ayağını kaldırır.

Mutlu ise mutsuz durur, gülüyorsa ağlarmış gibi yapar.

Bir süre sonra roller değiştirilir. Yanılan oyunu izler.

2. Giriş: Son oturumda, bütün oturumların genel bir değerlendirmesini yaparak, programın amacının; sınav kaygısından kaynaklanan kaygı durumlarını zihinsel ve bedensel olarak kontrol altına alabilmelerini sağlamak olduğunu tekrar vurgulayın. Programın amacına ulaşılıp ulaşılmadığını kontrol etmek amacıyla da üyelere, “Bu grup etkinliğine katılmaktan memnun oldunuz mu? Memnun olmadınız ise bunun nedenleri nelerdir? Oturumlardan neler kazandınız?” sorularını yöneltin ve her üyeye söz hakkı vererek, üyelerin duygu ve düşüncelerini gruba getirmelerini sağlayın.

3. Veda Etkinliği: Oturumun sonunda üyeler bahçeye çıkar. Grup lideri 1 yumak ipi eline alır, kapanış cümlelerini söyler. İpin ucunu tutar ve attığı kişiye gruptan neler öğrendiğini sorar. Söz alan kişi başka arkadaşına yumağı atar ipi tutmaya devam eder. İşlem son kişi söz alana kadar böyle devam eder.

Değerlendirme

(22)

FORMLAR

FORM-1

Sınav Kaygısının Belirtileri

Sınav Kaygısının Fiziksel Belirtileri: Sınav Kaygısının Duygusal Belirtileri:

 Kalp çarpıntısı,

 Hızlı nefes alıp - verme,

 Nefes darlığı,

 Terleme ve/veya titreme,

 Mide şikâyetleri,

 Karın ağrısı,

 Bağırsak hareketlerinde değişme (ishal- kabızlık),

 Organize olamama,

 Baş ağrısı,

 Baş dönmesi,

 Huzursuz uyku, kâbus görme, aşırı uyku veya uykusuzluk,

 Konsantrasyon bozuklukları,

 Yorgunluk belirtileri,

 Yeme alışkanlıklarında değişme.

 Gerçeklik hissinin kaybolması,

 Kontrolün kaybedileceği hissi,

 Endişe,

 Huzursuzluk,

 Güvensizlik,

 Çaresizlik,

 Öfke-Kızgınlık,

 Korku,

 Ümitsizlik,

 Hayal kırıklığı,

 Mutsuzluk,

 Tedirginlik.

Not: MEB-Ortaöğretim Rehberlik ve Yönlendirme Ders Programından esinlenilmiştir.

(23)

FORM–2

Ders Çalışma Alışkanlıkları Ve Verimliliği Değerlendirme Anketi

Not: MEB-Ortaöğretim Rehberlik ve Yönlendirme Ders Programından alınmıştır.

S.

No

Sürekli yaparım

Sıklıkla yaparım

Bazen yaparım

Hiç yapmam 1. Ders çalışma ortamımı uygun bir şekilde düzenlerim.

2. Çalışmak için kendi odamı kullanırım.

3. Ders çalışırken dikkatimi dağıtacak uyarıcılardan uzak dururum.

4. Bir çalışma planı yaparım.

5. Ders çalışmaya başlamadan önce neyi çalışmam

gerektiğine karar verir, dersin niteliğine uygun çalışırım.

6 Derslerimi günlük olarak çalışmaya özen gösteririm.

7 Önemli bulduğum noktaları altını çizerim.

8. Konuların özetini çıkararak çalışırım.

9. Önemli konuları tekrar ederim.

10. Çalışma sırasında kendime Soru sorarak öğrenme durumumu kontrol ederim.

11. Çalıştığım yeni konuları eski konularla birleştirebilirim.

12. Çalıştığım konuda eksiğim varsa geri döner ve eksiklerimi tamamlarım.

13. Çalışma yöntemimde eksiklikler bulursam yöntemimi değiştiririm.

14. Sınavlara sınav tarihinden en az bir hafta önce çalışmaya başlarım.

15. Derste bir konuyu dinlerken ana temayı ve fikri yakalamaya çalışırım.

16. Derste anlatılanları dinler ve derse aktif olarak katılırım.

17. Derste not alırken kısaltmalar kullanırım.

18. Genelde bilgisayarımdan ders çalışırım

19. Anlayamadığım konuları öğretmenime sorarım.

20. Ders çalışma materyali bulmakta zorluk çekiyorum.

(24)

FORM-3

Amaçlarınıza Ulaşabilmek İçin 1. Bir amaç seçin.

2. Bu amacı yazın.

3. Amacınızı çok açık olarak belirtin.

4. Bu amaca ulaşabilmek için ihtiyacınız olan şeylerin bir listesini çıkarın.

5. Bu amaca ulaşabilmek için sizin yapmanız gereken şeylerin bir listesini çıkarın.

6. Amacınızın gerçekleşebileceği tarihi yazın.

7. Amacınıza ulaştığınızda kendinizi nasıl değerlendireceğinizi belirleyin.

8. Yeni amaç takımları oluşturun.

Not: MEB-Ortaöğretim Rehberlik ve Yönlendirme Ders Programından alınmıştır.

FORM -4 Amaçlar

Amaçlar bir seyahatin varış noktalarına benzer. Örneğin Ankara‘dan İstanbul’a gittiğimizi varsayacak olursak İstanbul sizin amacınız olacaktır. İstanbul’a ulaşmak, yani amacınıza ulaşmak bir takım planlamaları ve eylemleri gerektirir.

Şimdi sizden istenen Ankara‘dan İstanbul’a gitmek için neler yapmanız gerektiğini belirlemenizdir. Bu konuda yapılması gerekenleri aşağıya yazın.

1.

2.

3.

4.

5.

6.

7.

8.

9.

10.

Yukarıda belirttikleriniz sizin alt amaçlarınızı oluşturmaktadır. Alt amaçlar, bir amaca ulaşmak için gerekli belirgin eylemlerdir.

Şimdi sizden iki amacınızı ele alarak, bu amaca ulaşmak için gerekli alt amaçlarınızı belirlemeniz isteniyor. Alt amaçlarınızı aşağıdaki sorulara vereceğiniz cevaplarla belirleyebilirsiniz.

(25)

Amaç 1:

A. Bu amaca ulaşabilmek için ihtiyacım olan şeyler neler?

1. Bilgi:

2. Materyal:

3. Para:

4. İnsan:

5. Diğer:

B. Bu amaca ulaşabilmek için neler yapmalıyım?

1. Plan ya da çalışmalar:

2. Yazışma ya da görüşmeler:

3. Alışveriş ya da hazırlıklar:

4. Diğer:

Amaç 2:

A. Bu amaca ulaşabilmek için ihtiyacım olan şeyler neler?

1. Bilgi:

2. Materyal:

3. Para:

4. İnsan:

5. Diğer:

B. Bu amaca ulaşabilmek için neler yapmalıyım?

1. Plan ya da çalışmalar:

2. Yazışma ya da görüşmeler:

3. Alışveriş ya da hazırlıklar:

4. Diğer

Not: MEB-Ortaöğretim Rehberlik ve Yönlendirme Ders Programından alınmıştır.

(26)

FORM–5

Duygu ve Düşüncenin Temelleri

Uygulama 1:

“ Bir mağazada kıyafet almak için sıraya girdiniz, bu sırada hiç tanımadığınız biri gelip size çarparak önünüze geçmeye çalıştı.” Ne tepki verirsiniz?

Görüldüğü gibi aynı yaş grubu ve benzer sosyal çevrede yaşayan bir grup olarak aynı olaya karşı tepkilerimiz farklı. Bundan nasıl bir sonuç çıkarabiliriz? Bu örnekte de görüldüğü gibi bir olay belli bir duyguyu oluşturmak için yeterli değildir. O olayla ilgili kişisel düşüncelerimiz, bilgimiz o olayı nasıl yorumlayacağımızı ve sonuçta neler hissedeceğimizi belirleyen gerçek nedendir. Algılarımız neler hissedeceğimizi belirler, algılarımızı da daha önceden sahip olduğumuz bilgilerimiz, yaşantılarımız oluşturur. Dolayısı ile algılarımız değişirse duygularımız da değişir.

Uygulama 2:

Öğretmen aşağıda maddelenmiş, öğrenci ifadelerinin yazılı olduğu kâğıtları ortaya koyar grup üyelerinden birer tane almalarını ve bu durumlarla ilgili konuşmalarını ister.

 “Bu sınavda çıkacak soruları çok iyi biliyorum. En az 80 soru çözdüm ve hepsi doğru çıktı. Bu gün yaptığım son tekrarda da her şey yolunda gitti. Her şey istediğim gibi. Bu sınavda başarılı olacağım.’’

 “Eyvah sınava çok az kaldı. Sınavın yaklaştığını düşündükçe nefesim daralıyor, ellerim titriyor. Ya başarısız olursam! Bir türlü odaklanamıyorum, başaramayacağım.”

 “Ya başaramazsam, bunu düşünmek bile istemiyorum. Mahvolurum, mutlaka başarmalıyım, başarmam şart.”

 “Son konulardan çıkarsa yapamam. Arkadaşlarımın çoğu bu sınav için kolay diyor. Bu gidişle kesin kazanamayacağım.”

 “Buna da sınav mı denir. Ben bu sınavı zamanından önce bitiririm. Zaten çıkabilecek tüm soruları çözdüm.”

 “Bu sınavdan en yüksek puanı ben almalıyım. Üstelik aileme de söz verdim. Onlar bana güveniyor, onların güvenini boşa çıkarmamalıyım.”

 “Midem bulanıyor, 10 gündür bu sınav için ter döküyorum ve günlerdir kendimi eve kapadım.

Daha yarısını bile çalışamadım. Diğerleri şimdiye kadar çoktan bitirmişlerdir. Sabaha kadar çalışsam bitirebilir miyim acaba?”

(27)

 “Anlamıyorum işte saatlerce çalışsam da olmuyor. Herkes nasıl öğreniyor. Annemler benim aptal olduğumu düşünecekler ve beni komşunun çocuğuyla kıyaslayacaklar. Öf midem nasıl bulanıyor, hiç çalışacak halde değilim.”

 “Öğretmeni derste çok iyi dinledim. Evde de yeteri kadar tekrar yaptım. Bu sınavı çok rahat başarırım.”

Öğretmen, bu çalışma esnasında öğrencilerin neler hissettiklerini (hem bu rollerde hem de oturum esnasında) paylaşmalarını ister. Örnek çalışmamızda olayımız her öğrencinin sınava girmesiydi.

Girdiğimiz rollerdeki kişilerin bu olayı algılayış tarzı duygu ve davranışlarının belirleyicisi oldu.

Yaşadığımız olaylar değil o olaylara yüklediğimiz anlamlar duygu ve davranışlarımızı yönlendiriyor.

Bu etkinlik ile öğrencilerin, bireylerin aynı olay karşısında farklı duygu ve düşünceleri olabileceğini kavramaları beklenir.

Not: MEB-Ortaöğretim Rehberlik ve Yönlendirme Ders Programından ve Ankara MEM- Sınav Kaygısı Grup Eğitim Programından esinlenilmiştir.

(28)

FORM–6 ABC Kuramı

Pek çok kişi, düşüncelerin, duyguların ve davranışın bir birinden ayrı ve bağımsız olduğunu düşünür.

Günlük ilişkilerimizde sık sık, “ Heyecanlanmak istemiyorum, ama elimde değil “ veya “Sinirlenmek istemiyorum, ama elimde değil “ şeklinde sözler duyarız. Böyle bir ifade, düşünce ve duyguların birbirinden bağımsız olarak ortaya çıktığını ve doğrudan birbirlerine bağlı olmadıklarını varsaymaktadır. Ancak gerçek, bu varsayımın tam tersidir. İnsanın hayatında engel olunamayacak üzüntü, öfke ve hayal kırıklıkları çok ender meydana gelir.

Düşünceler, duygular ve davranış arasındaki ilişkiyi Dr. A. Ellis’in geliştirdiği A-B-C modeli üzerinde şöyle açıklayabiliriz. Bu model üzerinde A noktası, duygu ve davranışa yol açtığı varsayılan olaydır.

Örneğin anneniz, babanız veya öğretmeniniz, bir ödevinizi zamanında tamamlamadığınız için size çıkışmış olabilir. Bu olaydan sonra da siz sinirlenmiş ve üzülmüş olabilirsiniz. C noktası sizin bu olaydan sonraki duygunuzu ve davranışınızı göstermektedir. Örneğin böyle bir eleştiri karşısında savunucu olabilir ve “Bu öğretmen beni ne sanıyor?” veya “ Sınıfta ödevi zamanında yapmayan bir tek ben miyim?” veya “ Bu adam bir tek kendi dersi var sanıyor “ gibi bir tepki verebilirsiniz. Ne yazık yaygın bir inanış olarak, birçok insan A noktasındaki olayın, doğrudan C noktasındaki duygu ve düşünceye yol açtığına inanır.

Not: MEB-İlköğretim ve Ortaöğretim Sınıf Rehberlik Programı-İlköğretim Etkinlik Örneklerinden faydalanılarak çizilmiştir.

Oysa A ve C noktası arasında gerçekte çok önemli bir şey daha bulunur. A ve C noktalan arasında B (bizim yorum ve yaklaşım biçimimiz) vardır. Düşünce ve davranışı esas etkileyen bu yorum ve yaklaşım biçimidir.

A Olay ( Öğretmenin eleştirisi)

B Yorum ve yaklaşım biçimi ( “Bütünüyle unutmuşum, sınıfta kalacağım” veya “Neden herkese değil de sadece bana kızıyor...” veya “ Bu öğretmen bana taktı”)

(29)

C Duygu ve davranış ( Üzgün, kızgın, savunucu,” Ne yapsam boş “ duygusu) Eğer olayı “Neden öğretmen sadece beni görüyor”, veya “Bana taktı” diye yorumlarsanız, öğretmene karşı öfke ve kızgınlık duyarsınız. Bunun arkasından da, öğretmeni kızdıracak ve size karşı olumsuz davranmasına yol açacak bir söz veya tutumunuz gelebilir. Eğer olayı “ O kadar kişinin içinde beni buldu, bende hiç şans yok. Zaten her zaman böyle oluyor” diye yorumlarsanız “Ne yapsam boş, ben bu şansla hiç bir yere varamam, nasıl olsa başarısız olacağım” dersiniz. Bu durum çalışma temponuzu düşürür. Bu basit şemadan da görüleceği gibi, süreci başlatan öğretmeniniz olsa bile, duygunuza yol açan sizin kendi düşünce biçiminizdir. Bir öğrencinin hayatında her gün defalarca meydana gelen bu basit örneklerden de anlaşılacağı gibi, herhangi bir olay çok çeşitli ve farklı davranışlara yol açabilir. Sizi gerilime sokan, sınav kaygınızı yükselten olayın kendisinin stres verici özelliği değil, olayı değerlendiriş biçiminizdir.

Çoğunlukla stresi ve sınav kaygısını yaratan doğru ve akılcı olmayan düşünce biçimidir. Bu açıklamalardan sonra, birçok kişi düşünce ve yaklaşım biçiminin duygularına ve davranışlarına sebep olduğunu kabul etmekle beraber, çok az kimse öğrenmeyi zorlaştıran, başarıyı engelleyen sınav kaygısını azaltmanın mümkün olabileceğini kabul etmektedir. Çok kişi bunun için ya bir sihirli değnekten yarar beklemekte veya bütünüyle kendini kadere terk etmiş görünmektedir. Oysa olumsuz duygu ve davranışa yol açan düşünce biçimini “ Zihinsel Düzenleme Tekniği” adını verdiğimiz bir yöntemle değiştirmek mümkündür. Bu tekniğin öğrenilmesi gerginliği azaltmak ve nispeten olumlu veya bunun mümkün olmadığı durumlarda nötr (tarafsız) bir duygu geliştirmek üzere düşüncelerin kontrol altında tutulmasını sağlar.

SINAV KAYGISININ BİLİŞSEL SEBEPLERİ Sınav → düşünce → duygusal ve davranışsal tepkiler

Aşırı genelleme → Herhangi bir özellik ya da herhangi bir durumun, bütünü temsil ettiği inancıdır.

“beceriksizin tekiyim”, “zavallı ben”, “asla bu dersten geçemeyeceğim”, “herkes başarılı sadece ben başaramıyorum” gibi.

Etiketleme → Yapılan işe değil, kişiliğe etiket yüklenmektedir. “Ahmet genelde başarılı bir öğrencidir. Sadece son sınavda kötü bir not almıştır, o halde başarısızdır” gibi.

Kutuplaşmış düşünce → Kendinize ve diğer insanlara verdiğiniz değerler ya bir uçtadır ya da öbür uçtadır. “Yaptığım ödev mükemmel olmayacaksa hiç olmasın daha iyi”, “Ya sınavlarda başarılı olursun ya da değersiz ve önemsiz biri” gibi.

-Me’li, -ma’lı ifadeler→ Her şey bizim için anayasa maddelerine bağlanmıştır, yere, zamana ve duruma göre değişmezler.

(30)

“Mükemmel olmalıyım”, “Başarılı olmalıyım”, “En yüksek notları ben almalıyım” gibi.

Facialaştırma → Emniyet içinde olmak mutluluğun garantisi gibi algılanır. Bu eğilim içinde olan insanlar daha yoğun kararsızlık yaşarlar.

“Sınavda kötü not alırsam mahvolurum”, “Sınıfta görüşümü söylersem rezil olurum” gibi.

Çevrenin ipoteğine girme → Kişi çevre için yaşamalıdır. En büyük ödülü ve cezayı çevreden alır.

Kendi isteklerimiz önemli değildir.

“Annem babam ne der.”, “Arkadaşlarım ne düşünür.” gibi.

SINAV KAYGISIYLA BAŞA ÇIKMA STRATEJİLERİ

 Düşünce ve buna bağlı olarak duygu ve davranış biçimimizi objektif gerçeklere dayandırmamız gerekir. Kendi kalıplaşmış düşüncelerimizin farkına varıp, bu düşüncelerin alternatiflerini geliştirme sınav kaygısıyla başa çıkmanın önemli bir bölümüdür.

 Değerlendirmelerimiz ve yaklaşım biçimimiz problemi çözmemize dolayısıyla bize yardımcı olmalıdır. Duygusal ve davranışsal tepkilerimiz eğer problemi çözmemize yardımcı olmuyorsa yaklaşım ve yorumlayış biçimimiz gerçekçi değildir. Sağlıklı bir yaklaşım biçiminin çatışma ve gerginlik yaratmayan türden olması gerekir.

 Yapanı değil, yapılanı değerlendirmek gerekir. Yani kendi kişiliğimizin değil, o dersteki bilgi birikimimizin değerlendirildiğini gözden kaçırmamak gerekir.

 Gereklilikler, -me’li, -ma’lılar, kanunlar yerine tercihlerimiz olmalıdır. Aksaklık ya da hatalar arzu edilmez, ancak bu eksiklik ve hatalar elimizi kolumuzu bağlayıp kilitlenmeyi değil, olumlu bir şekilde yaklaşarak, akılcı bir şekilde öğrenmemizi sağlayan araçlardır.

 Çevrenin bizimle ilgili değerlendirme ve eleştirileri elbette ki bizim için önemlidir. Ancak yaptıklarımızdan hareketle kişiliğimizle ilgili değerlendirme ve yargılara varıyorlarsa bu onların sorunudur.

 Sadece sınav kaygısına neden olan akılcı olmayan düşünce yapımızı değiştirmek çözüm değildir.

Etkili ders çalışma tekniklerini öğrenerek uygulamak gerekir.

 Zamanı etkili kullanma yöntemlerini uygulayarak, kişisel gelişimimize ortam yaratmak önemlidir.

 Son olarak sınav kaygısıyla baş etmede kapasitemize uygun gerçekçi hedefler koymak oldukça önemlidir.

Not: MEB-Ortaöğretim Rehberlik ve Yönlendirme Ders Programından ve MEB-İlköğretim ve Ortaöğretim Sınıf Rehberlik Programı-İlköğretim Etkinlik Örneklerinden esinlenilmiştir.

(31)

FORM–7 Basit Gevşeme Tekniği Öncelikle hafif bir fon müziği açılmalıdır

* Yerinize iyice ve rahatça yerleşin.

* Herhangi bir tedirginlik hali varsa bir kenara bırakın.

* İçinizden "rahatla ve bırak" deyin ve derin soluk alın.

* Soluk alırken içinizin rahatladığını hissedin.

* İçinizdeki kaygıyı bir taşa dönüştürdüğünüzü hayal edin. Bu taşı nefesinizle birlikte vücudunuzdan attığınızı düşleyerek rahatladığınızı fark edin.

FORM–8

Progresif kas gevşetme (PKG) tekniği

Progresif kas gevşetme (PKG) tekniği, psikoterapist tarafından verilen yönergelerle yapılacağı gibi bir kez eğitim aldıktan sonra evde de tekrarlanabilecek bir tekniktir. Vücudun on altı farklı kas grubunda telkinle germe ve gevşemeyi kapsamaktadır. Bu teknik her bir kas grubunu yaklaşık olarak 7 saniye süreyle germek ve daha sonra aniden bu gerginliği ortadan kaldırmaya dayanır. Dış çevreden gelecek uyaranları mümkün olan en alt seviyeye çekebileceğiniz bir oda seçin. Odanın aydınlatmasının loş ışıklı bir oda olması sizin için daha uygun olabilir. Bu uygulamayı uzanarak ya da rahat bir şekilde koltukta oturarak yapabilirsiniz. Gözlerinizi kapatın ve derin, yavaş bir soluk alın.

“Gevşe…gevşe… kendini rahat bırak.. rahat.. daha rahat…” diyerek gerginliğinizi yavaş yavaş gevşetmeye başlayın. Gerginliğin yavaş yavaş vücudunuzdan giderek uzaklaştığını hissedin. bir kas grubunu gerer veya gevşetirken uygun cümleleri yinelemeyi unutmayın.

Üzerinizde sizi sıkan tayt, ayakkabı, kravat gibi giysiler olmamasına dikkat edin.

Bacak üstüne atmayın, kollarınız yanda olsun.

Kaslarınızı mümkün olduğunca sıkın ancak kendinizi rahatsız hissedecek veya bir krampa neden olacak kadar zorlamayın.

Her kas grubunu gerip gevşettikten sonra derin bir nefes alın ve acele etmeden yavaşça bırakın.

Bu uygulamayı her gün günde iki kez ya da en az bir kez yapmaya çalışın. Unutmamak için muhakkak hatırlatıcılar koyun.

(32)

Uygulama tekniği

Özel bir kas grubunu hiç zorlamadan oldukça etkin bir şekilde 5-7 saniye süreyle gerin. Saniyeleri zihninizde daha doğru bir şekilde belirleyebilmek için “bin bir”… “bin iki”… “bin üç” şeklinde sayı sayabilirsiniz.

1. Üç kere derin karın solunumu yapın ve her seferinde nefesinizi yavaş bir şekilde verin. Soluğunuzu verdikçe gerginliğin tüm bedeniniz boyunca akıp gitmeğe başladığını hayal edin.

2. Kaşlarınızı olabildiğince yukarı kaldırarak alın kaslarınızı gerin. Kaslarınızı böyle tutun … ve daha sonra gevşetin. Derin bir nefes alın, durun ve yavaşça verin.

3. Gözlerinizi sıkıca yummak suretiyle göz çevresindeki kaslarınızı gerin. Bu şekilde tutun … ve daha sonra gevşetin. Derin bir gevşemenin göz çevresindeki tüm kaslara yayıldığını hayal edin. Derin bir nefes alın, durun ve yavaşça verin.

4. Ağzınızı olabildiğince geniş bir şekilde açmak suretiyle çene kaslarınızı gerin. Bu şekilde tutun … ve daha sonra gevşetin. Derin bir nefes alın, durun ve yavaşça verin.

a. Başınızı, sanki sırtınıza değecekmiş gibi geriye doğru çekerek boyun kaslarınızı gerin (bu işlem sırasında bu kas grubunu incitmemek için nazik olun). Sadece boyun kaslarınızın gerginliği üzerinde odaklanın. Bu şekilde tutun … ve daha sonra gevşetin. Bu kas grubu çoğu kez özellikle gergin olduğu için germe-gevşetme işlemlerinizi iki kez yapmanız daha iyi olur. Derin bir nefes alın, durun ve yavaşça verin.

5. Omuzlarınızı sanki kulaklarınıza değecekmiş gibi yukarı kaldırın. Bu şekilde tutun … ve daha sonra gevşetin. Derin bir nefes alın, durun ve yavaşça verin.

6. Kürek kemiklerinizi birbirine değecekmiş gibi yaklaştırarak omuzlarınızı geri çekin ve omuz kaslarınızı gerin. Omuz kaslarındaki gerginliği hissedin… ve daha sonra gevşetin. Bu kas grubu özellikle gergin olduğu için, germe-gevşetme uygulamasını iki kere yapın. Derin bir nefes alın, durun ve yavaşça verin.

7. Yumruklarınızı sıkın. 7-10 saniye boyunca yumruklarınızın bu şekilde sıkılı kalmasını sağlayın ve daha sonra 15-20 saniye serbest bırakın. Tüm kas grupları için aynı zaman aralıklarını kullanın. Derin bir nefes alın, durun ve yavaşça verin.

8. Omuzlarınızı kaldırmak ve ön kollarınızı kendinize çekmek suretiyle pazularınızı şişirin. Bu şekilde tutun … ve ardından gevşetin. Derin bir nefes alın, durun ve yavaşça verin.

9. Kollarınızı yana açıp dirseklerinizi kilitleyerek “triceps” (kolunuzun arka tarafındaki kas) kasını gerin. Bu şekilde tutun … ve daha sonra gevşetin. Derin bir nefes alın, durun ve yavaşça verin.

10. Derin bir nefes alarak göğüs kaslarınızı gerin. 10 saniye süreyle böyle tutun … ve daha sonra gevşetin. Soluğunuzu verirken göğsünüzdeki aşırı gerginliğin akıp gittiğini hayal edin.

11. Karnınızı içeri çekerek karın kaslarınızı gerin. Bu şekilde tutun … ve daha sonra gevşetin. Bir gevşeme dalgasının tüm karnınıza yayıldığını hissedin. Derin bir nefes alın, durun ve yavaşça verin.

12. Bir köprü kurmak suretiyle sırt kaslarınızı gerin. Bu şekilde tutun … ve daha sonra gevşetin. Derin

(33)

bir nefes alın, durun ve yavaşça verin.

13. Her iki kabanızı birbirine yaklaştırarak kalça kaslarınızı gerin. Bu şekilde tutun … ve daha sonra gevşetin. Kalça kaslarınızın gevşediğini hayal edin. Derin bir nefes alın, durun ve yavaşça verin.

14. Sırt üstü yatın kollarınızı arkaya atın ve sanki iki taraftan çekiliyormuşsunuz gibi tüm vücudunuzu iki yana itin. Vücudunuzu bu şekilde kasılı tutun … ve daha sonra gevşetin. Derin bir nefes alın, durun ve yavaşça verin.

15. Dizlerinizden tutun ve göğsünüze doğru çekin. Bu şekilde tutun … ve daha sonra gevşetin. Derin bir nefes alın, durun ve yavaşça verin.

16. Ayak uçlarınızı kendinize çekerek baldır kaslarınızı gerin. Bu şekilde tutun … ve daha sonra gevşetin. Derin bir nefes alın, durun ve yavaşça verin.

17. Ayakuçlarınızı aşağıya (yani geriye) doğru kıvırarak ayak kaslarınızı gerin. Bu şekilde tutun ve daha sonra gevşetin. Derin bir nefes alın, durun ve yavaşça verin.

Uygulamadan sonra tekrar edin: Bedenimin bütün kasları yumuşadı. Ağır ve gevşemiş durumda. Alın kaslarım, göz kaslarım gevşek. Çene ve boyun kaslarım gevşek, omuz ve sırt kaslarım yumuşak ve gevşek. Kol, göğüs ve karın kaslarım yumuşak ve gevşek. Kalça, bacak ve ayak kaslarım da yumuşak ve gevşek.

Bütünüyle gevşemiş durumda, sakin ve huzur içindeyim kendimi rahat, yumuşak ve sükûnet içinde hissediyorum. Bütün bu duyguları sükûneti, huzuru, rahatlığı gün boyu kendimde taşıyacağım. Derin bir nefes alıyorum. Geriniyorum ve usulca gözlerimi açıyorum.

Tüm vücudunuzu izleyin nasıl hissediyorsunuz? Nefesinize odaklanın değişmiş mi? Dinleyin.

Not: Uzman Psikolog Özgür Duran Yurtsever’e ait internet sitesinden alıntılanmıştır.

(34)

EKLER EK-1

Yanlış Ders Çalışma Alışkanlıkları En yaygın yanlış ders çalışma alışkanlıkları şu şekilde karşımıza çıkmaktadır.

1. Amaçsız çalışma

2. Plansız ve programsız çalışma 3. Evin değişik yerlerinde çalışma 4. Yatarak, uzanarak çalışma

5. TV karşısında ya da sesli ve sözlü müzikle çalışma 6. Kaynaklardan yararlanmama

7. Derslerden korkma, anlayamadığı dersi bırakma 8. Derslerle ilgili önyargılar

Eğer siz yukarıdaki alışkanlıklara sahipseniz büyük ölçüde yanlış ders çalışıyorsunuz demektir. Doğru ders çalışma alışkanlıkları nelerdir? Şimdi onları konuşalım.

EK-2

Dinleme Becerilerini Geliştirmek

Etkili dinleme, dinlerken o ana kadar söylenenlerden bir sonra söylenebilecekleri tahmin etmeyi içerir. Bunu yapmaya çalışmak derste sürekli uyanık kalmanızı, dikkati sürdürmenizi, motivasyonunuzun artmasını ve aktif olmanızı sağlayacaktır. Doğal olarak bunu sağlayabilmek için etkili dinlemede öğrenmenin daha aktif ve etkili olmasını sağlayan İFİKAN isimli etkili dinleme yaklaşımı uygulayabilirsiniz. Bu yaklaşımı uygularken size uyan ve uymayan yanlarını keşfetmeniz gerekmektedir.

İleriye Bak

Dersten önce o dersle ilgili kısımları okumak ve hazırlıklı olmak. Bu sırada önemli formüllere, yerlere, isimlere, kavramlara dikkat etmek kalıcılığı sağlayacaktır.

Derse ilişkin ön okuma sırasında kafada oluşan soruları yazmak gerekir. Eğer bunları sağlayamadıysanız bile ders sırasında tahminler yapmanıza engel değil, dinlediğiniz kısımlardan diğer kısımları tahmin etmeye çalışabilirsiniz.

(35)

Fikirler

Önemli olan ve konuyu oluşturan fikirlere uyanık olmanızı sağlamaya yöneliktir. Bir konuyu dinlerken ana temayı ve fikri yakalamaya çalışmak öğrenmenin önemli bir adımını atmak anlamına gelir. Bilginin yeni olup olmadığını, neyi ortaya koyduğunu, temelde anlatmak istediğinin ne olduğunu sorgulayarak yapılan dinleme ile fark edeceksiniz ki; temel bir bilgi sürekli olarak işlenmektedir.(Açıklamalarla, örneklerle, tekrarlarla, ödevlerle vb).

İşaretler

Dinlerken de okumadaki gibi belli noktalara, bölümlere işaret edilir. Tıpkı bir kitaptaki bilginin daha koyu veya italik yazılması; bazı işaretler konması gibi öğretmen veya dinlediğiniz kişi de önemli bölümlerde ses tonunda, hecelerin vurgusunda ya da doğrudan bazı kelimelerle: önemli, başlıca, can alıcı, unutmayın ki, gerçekte gibi ifadelerle, örnekler vererek veya kendine özgü bazı ifadeler ve yöntemlerle konunun önemini, farklı görüşleri ortaya koyacaktır. Bu noktaları kaçırmamak özellikle o dersin sınavlarında sizin için önemli ipuçları olabilir.

Katıl

Ders veya dinlediğiniz konuyu etkileşim içinde son derece önemlidir. Sizi uyanık tutarken, anlatanı da motive der. Anlatılan konuyu daha zevkli hale getirmek sizin ne kadar katıldığınızla da yakından ilgilidir. Anlatan kişinin yöntemi bu konuda en önemli faktör olsa da ona katılarak; konuya arklı açılardan bakabilmek, anlatılanın motivasyonun artırmak, beden diliyle kendini ifade edebilmek dinlenen konuyu daha zevkli ve hareketli bir hale getirecektir.

Araştır

Ön hazırlık sırasında veya dinlerken aklınıza takılan sorular sormalı, konuyu farklı boyutlarıyla ele almayı denemelisisiniz. Verilen cevaplar yeterli gelmediyse yenilerini sormaya çekinmemelisiniz çünkü öğrenmek için ordasınız. Hiç bilmediğiniz bir konuda “bu konudan hoşlanmıyorum” diyerek uzaklaşmak yerine kendinize o konuyla ilgili şans tanımak yerinde olur. Bir süre sonra “eğitimim sırasında bu konuyu hiç böyle düşünmemiştim çok daha zevkliymiş” demek için konuyla ilgili fikir sahibi olmadan önce bilgi sahibi olmak gereği unutulmamalıdır.

Not tut

Not tutmak dinlemeyi aktif bir şeklide sağlayan, şimdiye kadar anlatılanları toparlayan bir içeriğe sahiptir. Gerçek anlamda kalıcı bilgileri edinmeye ve bilgileri kalıcı kılmaya yönelik not tutmak;

ileriye bakarak, fikirlere ve işaretlere dikkat ederek, katılarak, araştıran sorular sorarak olabilir. Bu da etkili dinlemenizin sağlayacağı uyanıklığı, motivasyonu ve hareketliliği sağlar. Ancak not tutarken anlaşılır, kısa, özgün işaretleri kullanarak, okurken veya tekrar ederken kendinize en uygun olan tarzda tutmaya dikkat etmelisiniz.

Not: MEB-Ortaöğretim Rehberlik ve Yönlendirme Ders Programından alınmıştır.

Referanslar

Benzer Belgeler

Yanıtı, bir veya birkaç sözcükten ya da en çok birkaç cümleden oluşan sorulara kısa yanıtlı soru, böyle sorulardan oluşan sınavlara da kısa yanıtlı

Düzenleme Mümkünse ΑΓ &lt; ∆Ζ olsun.. ΕΗ çizilsin [P. Dolayısıyla ΗΕ = ΕΖ [P. Bu durumda ΕΗΖ = ΕΖΗ [Ön. ΕΗΖ , dik açıdan büyüktür [Ön.  ile

Buna göre Hz. Aşağıdakilerden hangisi bir dü- şünceye veya bir inanışa körü körüne bağlanmayı, aşırı taraf ol- mayı ifade eden kavramlardan biri değildir?.. A) Tefekkür

D) Peygamberin hayatı hakkında ayrıntılı bilgi vermek.. Aşağıdakilerden hangisi İslam akaidinin temel özelliklerinden biri değildir?. A) Kesin

4. Aşağıdakilerden hangisi Firavun ile ilgili Kur’an-ı Kerim’de verilen bilgi- lerden biri değildir?. A) Hz. Musa ile

19. Uyku ile ilgili aşağıda verilen bilgi- lerden hangisi yanlıştır?. A) Uyku sinir sisteminin dinlenmeye

Bilimadamları, küresel ısınmayla ilgili yeni uyarılarda bulunurken, 62’inci genel kurul toplantıları başlayan Birleşmiş Milletler de özel bir oturumda bu konuyu ele alacak..

 Stresle Başa Çıkma ve Sınav Kaygısını Azaltma  Meslek Seçimi ve Doğru Tercih..  Yakın Doğu